
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Doğum günün kutlu olsun Cumhuriyet. Sen, yaşadığım, neslimin şahit olduğu en güzel gerçeksin. Bir yüz yıl sonrasında da güçlenerek var olman dileğiyle. Sen ki dünyanın kıskandığı bir liderin eserisin. Hayal peşinde koşan bir avuç imkânsız Türk'ün zaferisin. Ne mutlu Türk'üm diyen bir milletin gururusun. Ben bir kadın olarak özgürce yaşayabiliyor, haklarımı savunabiliyorsam senin sayendedir. Hep var ol, olur mu... Cumhuriyet sen olmazsan olmaz çünkü...
devamını görPınar KAPLAN
Cumhur, Arapça bir sözcük Cumhur. İslam'da; İslam alimlerinin çoğunluk kararı, ileri gelenler topluluğu olarak ifadeleniyor. Öte yandan, modern dil; Cumhur'u, çoğunluk, halk, topluluk olarak ifadelendiriyor. Cumhur'a ve Cumhuriyet'e hangi değerler üzerinden, kabaca hangi açıdan yaklaştığınız o Cumhuriyet'i şekillendiriyor aslında. İslami referansların Cumhuriyeti ile modernitenin Cumhuriyeti fazlaca çelişiyor, çatışıyor, bir egemenlik kavgasına dönüşüyor. Bu güzel ülke, bundan 100 yıl önce, tercihini belirledi aslında, modern bir Cumhuriyet olma yolunda kararını da, yolunu da belirledi. Bu yolda engeller çok, geçmişin hesaplarıyla bilenenlerin, rövanşist zevklerin peşinde koşanların muhalefetiyle de mücadeleye devam edecek modern Cumhuriyetçiler. Cumhur Arapça bir sözcük ama çağı doğru okuyanlar, Cumhuriyet'i İslami referanslardan kurtararak yaşatacaklar. Evrim kararını verdi aslında, günümüz insanı bu kararı, gerici karşıtlarına tebliğ etmekle yükümlü bir bakıma.
devamını görMustafa KAHRAMANOĞLU
Benim, Bizim, Hepimizin Cumhuriyeti 100 yaşında! 1973 ilkokula başladığım yıl. 1973 Cumhuriyetimizin 50. Yılı. Okulun ikinci günü okula geciktiğimde, okulu dolaşıp bütün öğrencilerin sınıfa girdiğini görünce herhalde artık sınıfa girilmez diye düşünerek eve geri dönmüştüm. O gün okul koridorlarını dolaşırken bir çiçeğe benzeyen Cumhuriyet’in 50. Yıl amblemi koridorları süslüyordu. Şu anda bile 50. Yıl marşının dizeleri aklımda: “Müjdeler var, yurdumun toprağına taşına Erdi Cumhuriyetim, elli şeref yaşına” O yıllarda en azından benim için, öğretmenlerimiz ve okulumuz için, Cumhuriyet sanki dün ilan edilmiş gibiydi, öylesine canlı ve çoşkulu bir şekilde 50. Yılı ulusça kutladığımızı hatırlıyorum. O yıllarda bir çocuk olarak Cumhuriyetimizin 100. Yılı her açıdan ileriye, çok daha ileriye ve iyiye ulaşacağımız, bizim için hayal etmesi bile çok heyecan verici bir ütopya idi. 1980’de yaşamının geri kalan kısmını geçireceğim, Cumhuriyetimizin başkentine geldiğimde, Ankara’da yaşayacağımız ilk evimize giden yolda TBMM binasının önünden geçerken Meclis’i ilk gördüğüm an, bugün gibi canlı bir şekilde aklımda. O yılların havası puslu Ankara’sında, arada parlayan bir masal figürü gibiydi benim için Meclis binası. O güne dek hep kitaplarda gördüğüm bu Ankara’ya özgü ve anlamlı simge yapı benim gözümde ülkemizin ve Cumhuriyetimizin somutlaştığı bir anıt yapı olduğu için belki de bu büyük heyecanı duymuştum. Evet bizler yani 1970’lerde çocukluğunu yaşayanlar, kendimizi bildik bileli Cumhuriyetin içine doğan ve onunla büyüyen bir nesiliz. Bizim için Cumhuriyet halkın kendisini yönettiği yönetim biçimi olmanın ötesinde toptan bir yaşam şekli idi. Cumhuriyet bilim, uygarlık, yerlilik, millîlik hepsini kapsayan bir kavramdı. Cumhuriyet bizdik. Cumhuriyet, onun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde belki de başta çok kısıtlı bir topluluğun paylaştığı bir hayalin gerçekleşip giderek bütün bir ulusa mal olmasının, “egemenliğin kayıtsız şartsız Türk milletine ait olmasını” hedefleyen büyük bir ülkünün gerçekleşmesinin öyküsüydü. Biz bu ülkünün süregiden yaşamının şimdi tam 100.yılındayız! Cumhuriyet’in çocukları olarak yapabildiklerimiz ve yapamadıklarımız var. Bizim için önemli olan Cumhuriyet’in ilke ve değerlerine sahip çıkarak toplumsal bir ideal olarak o yörüngede devam etmek. Bu bizler için noktalanacak bir süreç değil, yaşam boyu ardından yürüyeceğimiz bir ideal olarak var olmaya devam edecek. Önce bir insan, sonra bir bilim insanı, bir doktor, bir ruh sağlığı uzmanı olarak Cumhuriyet’in kapsayıcı, herkesi dikkate alan, eşitlikçi, dayanışmacı, destekleyici, birleştirici, özgürleştirici, şefkatli, sevgi ve güven dolu özelliklerinin birey ve toplum olarak bizler için çok önemli ve yaşamsal olduğuna inanıyorum. Cumhuriyetimizin kurucuları, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde her alanda çok önemli kazanımlar sağlayıp bir Cumhuriyet nesli oluşturmayı başardılar. Bizler, bir bütün olarak hepimizin bu emaneti koruyarak hem bizim insanımız ve hem de evrensel insanlık ailesi için yeni güzellikler katarak geliştireceğiz. Cumhuriyet yolculuğumuzun sonsuza dek süreceği inancıyla nice yeni yüzyıllara!
devamını görProf. Dr. Mehmet Hakan TÜRKÇAPAR
Bir Türk genci olarak Cumhuriyetimizin 100. yılında vatanıma, milletime sahip çıkacağıma; vatanım için faydalı, yararlı işler yapacağıma; Atatürk'ün inkılaplarına ve ilkelerine sahip çıkacağıma yemin ediyorum. Ne mutlu, onurlu, şerefli bir gündür bizim için Cumhuriyetimizin 100. yılı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun. Daha nice yıllara. "İstikbal Göklerdedir" pilot olmak isteyen bir kız...
devamını görGüneş BOZKURT
