ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Düşün ki Ortadoğu'nun kıyısında, emperyalizm işgalinde Anadolu'da Atatürk 100 yıl önce laik Cumhuriyeti ilan etmiş ve 100 yıl sonra, yalnız yaşayan bir Türk kadını bu satırları yazabiliyor, o büyük vazifeli mavi gözlünün emanetini bir asır yaşatanlardan biri olmanın kıvancıyla. Şefkatini ve öfkesini, bütün hislerini doruğunda yaşayan Türk milleti, Doğu ile Batı arasında köprü Anadolu'da, yanıp yanıp küllerinden doğarak dönüşürken dönüştürme vazifesiyle bir önderin peşinden gitti. Ne mutlu bize! Sonsuz şefkat değil mi bizi bağlayan, açığı kapalısıyla, namaz kılan, yoga yapan, şarapla güzelleşeniyle.. Aramıza sokulan nifak tohumlarıyla defalarca sınansak da çeşitliliğimizle gurur duymayı, onu sahiplenmeyi özümüzden biliriz. Tam da bu sebeple Yunus'u Mevlana'sı Atatürk'ü gelmiş, daha niceleri gelecek ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

    devamını gör
    Zeynep TOPÇUGİL
  • Merhaba, ben Eylem. 19 yaşında sınava hazırlanan, geleceği için çabalayan binlerce gençten biriyim. Ülkemizin bulunduğu durum itibariyle gelecekte ne olur bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var ki o da Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır. Atamın biz gençlere güvenip emanet ettiği bu ülkeyi, canı kanı pahasına koruyacak gençlerden biriyim. Dilerim ki güzel ülkem hiçbir zaman zor duruma düşmez; bize İstiklal Marşı'nı, Çanakkale Türküsü'nü yazdırmaz. Buradan geleceğe sesleniyorum. Siz vatanın evlatları! Olur da gelecekte başaramam, yapamam korkusuna düşerseniz Atamın şu sözlerini hatırlayın, "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!" Nice laik, sevgi dolu, barış dolu yüzyıllara. Hep sevgiyle kalın, coşkuyla kutlayın!

    devamını gör
    Eylem ERCAN
  • İlkokuldayım. Kışları sert geçen, karın altı ay kalkmadığı bir Doğu Anadolu şehri. Derslerde çok sıkılıyorum ve pek bir şey anlamıyorum. Dünyanın sıkıcı bir yer olduğunu düşünüyorum. Kara tahtanın üzerindeki Atatürk portresine bakıyorum durmadan. Onun kim olduğunu henüz tam anlamış değilim ama o yeşil ağırlıklı görünen resimde bir şey var. O gün adını bilmediğim sonrasında “yücelik” olarak tanımlayabileceğim bir şey. Benim için o soğuk, bunaltıcı sınıftan kaçmak için bir kapı gibi o resim. Beni çağıran, daha büyük bir dünyaya, daha yüce şeylere çağıran bir kapı. Ona baktıkça Atatürk de beni izliyor, anlıyor, yalnız değilmişim gibi hissediyorum. Öğretmenimiz soruyor: Atatürk bize neyi hediye etti? Hep bir ağızdan çatlayan seslerimizle yanıtlıyoruz: Egemenliğimizi! Egemenlik nedir bilmiyorum… Ama önemli bir şey olduğunu seziyorum. Bugün Cumhuriyetimizin 100. yılında çocuk aklımla sezdiğim o “yüce”liğin gerçekte ne olduğunu artık çok iyi biliyorum. En büyük hediyenin egemenliğimiz, Atatürk’ün bu topraklara verilmiş en büyük hediye olduğunu biliyorum… Minnetle saygıyla anıyorum…

    devamını gör
    Handan AKDEMİR
  • Sevgili Cumhuriyet, senin değerini en çok bilmemiz gereken bir dönemden sana yazıyorum. 100.yılında seni, elimizde bayraklar ve aklımızda hür, çağdaş fikirlerle koşacak yeni nesle sesleniyorum... Bu emanet hepimizin, bu yol aydınlık, bu yol birleştirici... Sen bu yolda yürüdükçe, vazgeçmedikçe hep ileriye taşınacak bu bayrak. Coşkuyla seni selamlıyorum... Yaşa Cumhuriyet!

    devamını gör
    Nurtaç ÖZKAN