ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • 100.yaşını kutladığımız Cumhuriyetimizi bize armağan eden Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm silah arkadaşlarını, bu coşkuyu yaşamamıza emeği geçen herkesi saygı ve rahmetle anıyor, bu ülkenin evladı olmaktan gurur duyuyorum. Ne Mutlu Türküm Diyene!

    devamını gör
    Özgür ŞENAY
  • Çok mutluyum, çok gururluyum, Cumhuriyetimizin 100. yılını kutluyorum. Bize bu vatanı, cumhuriyetimizi armağan eden Canım ATAM.❤️

    devamını gör
    Aynur ÖZERDEM
  • Bugün benim için öyle özel bir gün ki, ölümsüzleştirmek için bir şeyler yapmak istedim ve çareyi mektup yazmada buldum. Çünkü söz gider, anılar gider ama yazı kalır. Bugün benim doğum günüm. Ülkemle aynı günde doğmak o kadar harika bir his ki. Bunun kesinlikle bir anlamı olduğuna inandım çocukluğumdan beri. Çocukken okulumda bulunan Atatürk büstünün yanına gider, Atamla dertleşirdim. O zamanlarda yaptığım şeyin ömrüm boyunca devam edeceğini düşünmemiştim. Ne zaman sıkışsam, bu ülkede yaşamak için bir sebep arasam yine ona koştum. Çünkü biliyordum beni anlayacağını. Hatta öyle bir anlamak ki bana mektup bile yazmıştı. Gençliğe Hitabe... bu vatanın çocuklarını öyle anlamış ki her kelimesi başka bir teselli. 100 yıllık bir öngörü... Evet, cumhuriyet naçiz vücudunda değil, ruhunda. Senin ruhun başlı başına cumhuriyet Atam. 100. Yılı en güzel bayramdır, kutlu olsun. Emanetin bizimle güvende. Saygı ve minnetle...

    devamını gör
    Şevval YILDIZ
  • CUMHURİYET VARSA VARIZ, YOKSA YOKUZ Bu yıl, kendimi bildim bileli horlanan, başına gelmedik bırakılmayan cefakâr Cumhuriyetimizin 100. yaş dönümü. Yüz yıllık bu ömür, bir insan ömrü olsaydı ne büyük bir mutlulukla karşılanırdı. Oysa bugün Cumhuriyet’in 100. Yılı öylesine coşkusuz, öylesine sönük ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundaki acılar ve kurtuluş mücadelesini, tebaadan vatandaşlık mertebesine geçişimizle ilgili devrimlerin muhteşem bir dönüşüm olduğunu kavrayamamış gibiyiz. Çünkü, işgalin ne olduğunu bilmiyoruz. Milli Mücadele’yi yaşamadık. Cumhuriyetimizin kuruluşundaki sosyal ve ekonomik değişimin koşullarını, sanayileşmenin nasıl başladığını, bin bir güçlükle demir ağlarla örülen yurdumuzda birbirimize ulaşmanın ne anlama geldiğini bilmiyoruz. Açıkçası 100 yılın sonunda kimse bu kadar üzgün ve kırgın olacağımızı da hayal etmemiştir diye düşünüyorum. Oysa, Türkiye Cumhuriyeti’nin anlamı öylesine büyük ki; ulusal bütünlük, uygarlık, laiklik, akıl ve bilim, fırsat eşitliği, liyakat, kadın hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasi. Cumhuriyetimizi kutladığımızda her birinin varlığını kutlayıp sahip çıkıyoruz. Ancak anlıyoruz ki, Cumhuriyetimizi yaşatmak ve daha ileriye taşımak için sadece kutlamak yetmiyor. Yeni fırsatlara erişmek, bazı tehlikeleri ve belirsizlikleri aşmak için arada bir oy kullanan değil; cesur, bilinçli, aktif ve sorumlu birer yurttaş olmayı da öğrenmemiz gerekiyor. Böyle bir yurttaşlık, halk olarak kamusallığın ve ortak iyinin yeni anlamlarını keşfetmekle de ilişkili. Bu kadar üzgün ve kırgınken umut taşıyabilir miyiz? Yüz yıl uzun bir zaman, ne badirelerden geçti Cumhuriyetimiz. Egemenlik hakkının belli bir kişi ya da aileye ait olduğu monarşi ve oligarşinin tam karşısında bir yönetim biçimi olduğunu, bizi bir halk olarak bir arada tutma gücünü unutmayalım. Cumhuriyetimizin bu gücü umudumuzun da kaynağı. Ve Cumhuriyet varsa varız, yoksa yokuz... Elbet yaşayacak, yaşatacağız!

    devamını gör
    Prof. Dr. Şengül HABLEMİTOĞLU