
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Ey Büyük Atatürk; yazdığım mektubu canlı olarak karşında okuyamıyor olsamda yazdığımı bir yerde okuduğunu,hissettiğini ve benimle aynı duyguları paylaştığını biliyorum.Cumhuriyet kurulurken yaşanan zorluklarda sana ve canı pahasına cepheden cepheye koşan silah arkadaşlarına kendim ve ülkem adına teşekkürlerim sonsuz.Kurduğun bu sonsuz cumhuriyetin bir neferi,açtığın yolda gösterdiğin hedefe yürüyen Atatürk genci olmaktan gurur duyuyorum.Cumhuriyet Nene Hatunların,Seyit onbaşıların sesidir.Atam benim için cumhuriyet kadın haklarıdır,inkılaptır,devrimdir karanlığın üstüne bir güneş gibi doğmaktır. Aziz Atatürk bu sene apayrı bir sevinç var ülkemde her yer al al bayrağım.İlalebet payidar kalacak dediğin cumhuriyet bir asrı geride bırakıyor.Tam yüzyıl oldu.Atamızın biz gençlere bugünkü ve gelecek neslin demir ellerinde her an yüce ve payidar olacağına inancım berkemaldir diyerek emanet ettiği sonsuz cumhuriyetin nice yüzyılları görmesi umuduyla çok yaşa cumhuriyet!Seni saygıyla anıyorum.
devamını görAyça Kenar
Efsaneye göre tüm savaş alanı kan gölüne dönüşür ve bedenler, bu kutsal topraklara karışır. Ve işte o anda bu kan gölünün üzerinde bir hilal ve bir de yıldızın yansıması belirir; işte Türk bayrağı böyle çıkar. Bu efsane bize sembolik bir mesaj verir atalarımızdan miras; bu topraklar, kolay kazanılmadı, cumhuriyet bir hediye değil bir hak ediştir. Nasıl gökteki ayın, yıldızın bir araya gelişi imkânsızsa, küçücük bir topraktan bu vatanın kurtarılması da öylesine imkânsızdı. Binlerce kadın, erkek, çocuk, yaşlı, genç kendini feda etti ve imkânsız bir şey meydana geldi. Böylesi bir coğrafyada, böylesi kadim toprakların 100 yıldır Atatürk’ün Gençliğe Hitabe'de söylediği gibi “Bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahlara” rağmen ayakta kalması, bu topraklara karışmış atalarımızın kemikleri, hayalleri ve elbette geleceğe doğru Cumhuriyet'e, bu vatana ve Ulu Önder’e olan aşkla ilerleme sözü vermiş her bir ferdi sayesinde ve Cumhuriyet şüphesiz ilelebet baki kalacaktır.
devamını görEfe ELMAS
Benim için CUMHURİYET, sadece özgürlüğü ve hür yaşamayı ifade etmiyor. Benim için CUMHURİYET tüm canlı varlıkları olduğu gibi kabul etmek. Araştırmak, sorgulamak, haklarını savunmak, ezilmemek, ayrıştırmamak, seçmek, SEÇİLMEK, ilkelere sahip çıkmak, şu zor zamanlarda bile umudu kaybetmemek... Tam umudun yok olduğunda milletin kenetlenmesi ne muhteşem bir duygudur. GELECEĞE YÖN VEREN LİDER, CANIM ATAM şu zamanda yaşadıklarımızı hak etmiyoruz ama her ne olursa olsun SENİN BİZE IŞIK TUTTUĞUN YOLDA DAİMA YÜRÜYORUZ. SEN HİÇ MERAK ETME ÖYLE BİR MİLLETİZ Kİ 7'DEN 77'YE ATASINA, CUMHURİYETİNE SAHİP ÇIKAN MİLYONLAR VAR.100. Yıla sahip çıkmak ve gelecek nesillerin 200. Yılını kutlaması için elimizden ne geliyorsa onu yapacağız. YÜCE TÜRK MİLLETİ 100. YILIMIZ KUTLU OLSUN...
devamını görZeynep CARCAR
CUMHURİYET’TE EMEĞİMİZ VE SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ VAR Kurtuluştan kuruluşa Cumhuriyet’te emeği olan kadınların 1850’li yıllardan bu yana süregelen mücadelesinin sayesinde biz kadınlar Cumhuriyet ile var olduk. Cumhuriyet’in harcında yoğrulduk. Kafes arkasından çıkıp aydınlıklara eriştik. İş kadını, doktor, öğretmen, mühendis olduk; kısaca insan sayıldık. Karar mekanizmalarında yer aldık, yaşamlarımız üzerinde birey olarak söz ürettik. Medeni Kanun ile miras hakkından, nafaka ile insan onuruna yakışan sürdürülebilir yaşama; eğitime, ulaşıma ve istihdama kadar yasal mevzuatların koruyucu kalkanı oldu Cumhuriyet bize. Laiklik, muasır medeniyet, Anayasal eşitlik, Medeni Kanun ve birey olma hakları, yani adına kısaca Cumhuriyet kazanımları dediğimiz haklar bizim güvencemizdir. Bu yüzden Cumhuriyet kadın demektir. Ancak bugün kapkaranlık günlerin içinden geçerken Cumhuriyet’e emeği geçen kadınların torunlarına, sizlere seslenmek istiyorum. Sevgili kadınlar, mücadelede yol arkadaşlarım, Cumhuriyet kazanımlarının rahatlığında sandık ki bu düzen hep böyle sürecek. Çok ama çok yanıldık. Anayasa’nın değişmez ilkelerinden Medeni Kanun’da müftüye nikâh yetkisi veren müdahaleye tanıklık ettik. Son 10 yılda kadın mücadelemiz ne yazık ki sadece satıh mücadelesine döndü. Var olanları korumaya yönelik mücadeleyle bugünlere geldik. Bugün Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına az bir zaman kala bu kazanımlar üzerinden siyaset yaparken kadınları kullanan siyasi zihniyet şimdilerde tarikatlar, cemaatler, Hizbullah kalıntıları ve baba mirası üzerinde tepinenlerle kol kola bize gelecek vaat ediyor. Kadınlar ve kız çocukları için vaat edilen cennet, aile kurumunun mütemmim cüz’i olma, erken yaşta evlilik, şiddet sonucu katledilme, güvencesiz yaşam hakkı, iş, eğitim ve sosyal hayattan el çektirmeye kadar varan bir dizi erkek egemenliğinin hayalleri. Yani LAİKLİKTEN vazgeçiş. Cumhuriyet mitinglerinden üçüncüsü İzmir’de ve laiklik için yapılmıştı. Düzenleyicisi olarak daha sonra adım “Laikçi teyze” olarak anıldı. O zamanlar laikliğin kazanımlarını net anlamayanlar için bugün altını önemle çizmek istiyorum: LAİKLİK bu ülkenin kadınlarının nefesidir, yaşam garantisidir. Cumhuriyetimizin vazgeçilmezidir. Sokakta yürürken, eğitime erişirken giydiği kıyafetin, yaşadığı özel hayatın sorgulanmasının önünde benttir. “Boş ol boş ol” denilerek bir köşeye atılmayacağı hukuki güvencesidir. Hangi dine, hangi mezhebe ve hangi siyasi partiye mensup olursanız olun LAİKLİĞİN yılmaz savunucusu olun. Demokrasiden çağdaşlıktan vazgeçmeden mücadele edin. Kadınlar için CUMHURİYET kadın mücadelesine inanan ve siyasi kazanımları hayata geçiren Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkmaktır. O zaman da bu zamandır. Unutmayınız ki, mücadele kazandırır.
devamını görCanan GÜLLÜ
