
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

CUMHURİYET’İN 100. YILI Cumhuriyet, her şeyden önce, bağımsızlık ve özgürlük demektir. Emperyalizmin dünya halklarını köleleştirdiği, tüm kaynakları sömürdüğü bir dönemde, işgalci orduları kovmanın özgürlük için yeterli olmayacağını bilen, ileri görüşlü bir kavrayışın eseridir. Atatürk ve arkadaşları, tam bağımsız, özgür ve onurlu bir ülke olabilmenin ekonomik açıdan güçlü, kurumsallaşmış bir devlet ve sosyal, kültürel ve bilimsel açıdan gelişmiş bir toplum olabilmekten geçtiğini çok iyi kavramışlardı. Cumhuriyet devrimlerinin hepsinin altında yatan hedefin böyle bir devleti kurmak, böyle bir toplumsal gelişimi sağlamak olduğu açıkça görülebilir. Bunu sağlayacak olan aklı hür, vicdanı hür nesillerdir ve Cumhuriyet, böyle nesilleri yetiştirebilmek için bütün olanaklarını seferber etmiştir. Yetişen ilk nesiller de Cumhuriyet’in ideallerini tüm ülkeye yayabilmek için var gücüyle çalışmıştır. Bu açıdan Cumhuriyet büyük bir fedakârlığın da adıdır. Cumhuriyet aynı zamanda bir umudun adıdır. Tüm bireylerin eşit ve onurlu vatandaşlar olarak refah içinde insanca bir yaşam sürebildiği bir ülke umududur. İçi boş bir hayal değil, bilimsel yöntemle hayata geçirilecek bir umuttur söz konusu olan ve o yüzden hayatta en doğru yol gösterici olarak kendine bilimi seçmiştir. Kendi yaptıklarının, söylediklerinin bilimle çelişmesi durumunda bilimin söylediğine kulak verilmesini isteyen bir liderin umududur. Bugün 100. yılımızda başlangıca göre büyük mesafeler kaydettiğimiz muhakkak. Ancak 100 yıl önceki umudu hayata geçiremediğimiz de bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Tüm bireylerin eşit ve onurlu vatandaşlar olarak, refah içinde, insanca bir yaşam sürebildiği, insanlığa bilimsel, kültürel katkı sunabilen, tam bağımsız bir ülke olabilmemiz için ihtiyacımız olan şey 100 yıl önceki ile aynı; fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmek ve çok çalışmak. İkinci yüzyılda, çok geçmeden, bunu başaracağımıza tüm kalbimle inanıyor, güveniyorum.
devamını görProf. Dr. Alpay AZAP
Merhabalar ben eski adı ile 3 M den oluşan ( MUSİKİ MULLALİM MEKTEBİ) Ankara Devlet Konservatuvarın dan mezun olmuş bir klasik bale sanatçısıyım, CUMHURİYETİN kurucusu ulu önder ve konservatuvarın da kurulmasıni sağlayan MUSTAFA KEMAL ATATÜRK un sanata ,sanatçıya verdiği önemi düşünerek onun kurdurmuş olduğu Cebeci deki Konservatuvar da okudum.Hala ana kapısına dikkat ederseniz 3 M harflerini fark edersiniz , 100. Yılını kutlayacağımız CUMHURİYET’İmiz de biraz olsun sanatımla ve hala eğitmen olarak da destek verdiğim genç sanatçı adaylarına yardımcı olabiliyorsam ne mutlu bana. Daha nice 100 yıllara , KUTLU OLSUN 100. YILINI KUTLADIĞIMIZ CUMHURİYET’imiz.
devamını görOktay KERESTECİ
Mavi gözlü bir komutan, beraberinde Türkiye'nin umutları, silah arkadaşları ve karşında bir dünya düşman. Bir an bile ürkmeden, vazgeçmeden, nice zorluklar ile yapılan fedakârlıklar, sonucunda ise armağan edildi bize bu vatan. Tıpkı o dönemde Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna tanık edenler gibi 100. Yılı'na bizzat şahit olmanın ve onu en güzel biçimde yaşatacak olmanın gururunu yaşıyorum. Evlatlarıma bırakacağım en büyük miras hiç şüphesiz Cumhuriyetimize sahip çıkmak olacaktır. Son sözlerimi Atamızın bir sözü ile bitirmek isterim "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır".
devamını görMilen Su BALCI
Ben bugünlere çeşitli zorluklarla gelmiş Türk milletinin bir evladıyım. Bugüne kadar kat edilen yoldan daha fazla ilerlemesi ümidiyle, her zaman daha yükseklere. Gelecek yüzyıllarda bu topraklarda yaşayan insanlar Cumhuriyet'in ne kadar kıymetli bir emanet olduğunu unutmamalılar. Bize ezberletilen doğruları değil, önceki atalarımızın da yaptığı gibi doğru bildiğimiz ilkeleri korumalıyız. Bazen ışıksız, yolunuzu kaybetmiş, biçare olabilirsiniz; korkmayın ve yılmayın. Başarı daima en umutsuz olduğunuz anda ortaya çıkar; aynı bir ışığın oluşması için karanlığın gerektiği gibi sizler de her zaman daima küçük adımlarla da olsa ilerlemeye devam edin; en sonunda bir yıldız gibi koskoca evreni aydınlatabilirsiniz.
devamını görRumeysa POLAT
