
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Her şey bir kıvılcımla başladı ve etrafında da inananlar toplandı. Aydınlıktan bir an bile asla uzaklaşmadılar. Kıvılcım alevlendi, kızıl kan rengine büründü. Kanla mürekkep birbirine karıştı romanlarda, gazetelerde ve epik şiirlerde. Kan bitti, alev ve mürekkep kazandı. Alevin başında her yıl toplanan, bu yıl da 100.kez toplanan kişiler oldukça, aydınlığın etrafında toplanan aydınlar oldukça, şanlı Türk Bayrağını, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti'ni, Türk Milletini, Türk tarihini ve Türk istikbalini anlatacak yazarların, şairlerin, gazetecilerin, bilim insanlarının, öğretmenlerin ve daha nicelerinin kılıçtan keskin kalemleri, kanları mürekkebe karışsa bile yine yazmaya hiç kuşkusuz devam edecekler. Bu unutulamayacak kadar büyük olay nice asırlarca konuşulacak, gece gündüz yapılan savaşlarda Mehmetçiklerin yere akan kanlarına yansıyan ay ve yıldızı herkes konuşmaya devam edecek, en karanlık gecede ay yıldızın nasıl parladığına yeniden şahit olacaklar. Yaşasın Cumhuriyet!
devamını görSelin ŞANLI
Bu vatan hiç sensiz olmaz ey güzel CUMHURİYET!
devamını görCanan ASLAN
Sevgili Cumhuriyet, Sen 100 yaşındasın, ben 55. Yaşamımın 50 yılında her yıl Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere armağanı olarak seni kutladım. Umuyorum gelecek yüzyıllarda da kutlanmaya devam edeceksin. Bir Cumhuriyet çocuğu, genci, kadını olarak, seninle hep gurur duydum, varlığın olmasaydı biz bugün biz olmazdık. Seni anlamayanlar, değerini bilmeyenler de kendileri olamazlardı. Dünya var olduğu sürece var olmanı diliyorum. İyi ki doğdun, iyi ki varsın. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.
devamını görŞebnem Önal Hoşkara
BENİM CUMHURİYETİM
devamını gör
Siz nasıl bilirsiniz bilmem ama Cumhuriyet benim için şefkat, sevgi ve umuttur. Bunu çocukluk dönemimdeki sıkıntılı ve yoksul günlerimde öğrendim. Cumhuriyet sevgisi Atatürk’ün söylemlerinde, bayramlarda dalgalandırdığımız kırmızı ay yıldızlı bayraklarda, stadyumlarda yaptığımız törenlerde gelişti. Ben de Cumhuriyet’in bir bekçisi olabilirim diye düşündüm. Ben de Ulu Önder’in bize çizdiği aydınlık yolda yükselebilirim diye heveslendim. Hiç başaramam diye endişeye kapılmadım. Anadolu’nun ücra bir köşesinde doğmuş, okuma yazma bilmeyen bir aileden çıkmış bir çocuğun bu yolda yol alamayacağını aklıma bile getirmedim. Çünkü Cumhuriyet sevecen, şefkatli, teşvik edici ve her şeyden önce adildi. İnsanları ayırmıyor, ötekileştirmiyor, hak edene yükselme yolunu çağdaş ufuklarına kadar açıyordu.
Yaşasın Atatürk Cumhuriyeti!Prof. Dr. Naci GÖRÜR
