ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve tüm aziz şehitlerimizi en derin saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. İyi ki bu vatanı bizlere yurt yapmışsınız. Türk olmaktan her zaman büyük ve onur duyuyorum. Ecdadımı ve atamı biliyorum. Bugün bu topraklarda rahat ve huzurlu bir şekilde yaşıyorsak bunu sizlere borçluyuz. Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır sözünü şiar edinmiş bir Türk milliyetçisi olarak Cumhuriyetimize ilelebet sahip çıkacağız. Ne Mutlu Türküm Diyene!

    devamını gör
    Bilge YAMAN
  • Varoluşumuzun en güçlü mayası sevgili Cumhuriyet, Seni andığımda aklıma önce anneannem düşer. Sen anneannemin varoluş halisin çünkü. “Cumhuriyetçi olmak değil, Cumhuriyet olmak”, o böyle öğrenmişti seni. Babası, Mevlâna Dergâhı'nın son postnişini Veled Çelebi İzbudak, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nun kurucularındandı. Hem bir Türk dilbilimci hem de milletvekiliydi. Ailede “Elinden Kur’an ve Hadis düşmezdi” diye anılan bu değerli insan, Mevlevi Dergâhı dahil tekke ve zaviyeler kapatılırken bu kararın arkasında duracak, Mevlevi sikkesini çıkarıp şapkasını takacak ve hatta bu konularda nükteli şiirler yazacak kadar da aydın ve cesurdu. Anneannem bu sayede Cumhuriyet’in ta kendisi olmuştu, olabilmişti. Damarlarımızdaki asil kanın, soydan soya geçmesi de böyle oluyordu işte Türkiye Cumhuriyeti! Sen, gündelik kısır tartışmalarla anlaşılabilecek bir hal değilsin. Sen bir akışsın, aktarımsın, varoluş halisin ve ebediyete kadar var olmaya devam edeceksin. İyi ki doğdun.

    devamını gör
    Yaprak ÇETİNKAYA
  • Sevgili Cumhuriyet, Her şeyden önce varlığınla bizi onurlandırdığını belirtmek isterim. Seni hayatımıza aldığımız günden bu yana ortak sevincimiz oldun ki farklı insanlardan oluşan bizim gibi kalabalık bir ülke için bu çok da alışılmış bir durum değil. Tüm yönetim kararlarını senin şemsiyen altında yaşayan insanların seçtiği vekillerin vermesini istiyorsun, dolayısıyla o ülke halkının. Yıllarca tek kişinin kararları ile yönetilmiş milyonlarca insanın, kendisine danışılabileceğini, kararlarda kendisinin de etkili olabileceğini öğrenmesi onlar üzerinde muhteşem bir etki yaratmış olmalı. Şimdi bizi yönetecekleri seçmek için oy kullanmak sıradan ve doğal hakkımız gibi görünse de yüz yıl önce bu haktan söz etmenin bile tehlikeli olduğu bir düzende yaşıyorduk. Mustafa Kemal Atatürk de aynı düzeni sürdürebilir ve buna alışık olan halk büyük bir olasılıkla itiraz da etmezdi. Oysa o büyük bir cesaret göstererek hem ülkemize seni sundu hem de senin işleyebilmen, köklenebilmen için gerekli sistemleri kurma işini odağına aldı. Köklendin, yüz yıllık aşk oldun bizim için. Ama bizden neler beklediğinin de farkındayız. Yönetim yüz yıldır halkımızda, daha yüz yıllarca halkımızda kalabilmesi için yapmamız gerekenler var. İlk önce her birimizin, büyük bir sorumluluk taşıdığımızı anlamamız gerekiyor. Bu sorumluluğu taşımak, çevre için, ekonomi için, insanlık için en doğru kararları alabilmek demek. Araştırmak, kendisine söylenenlerle yetinmeyip doğrunun peşinde koşmak, okumak demek. Ancak bu şekilde cumhuriyet sağlıklı işler. Okumak keyifle yapılan çok ciddi bir iştir. Okuyalım, soralım, dinleyelim ki sen çok yaşa Cumhuriyet.

    devamını gör
    Birsen Ekim ÖZEN
  • Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye doğdu 100 yıl önce. Cumhuriyet demek bağımsızlık demek , özgürlük demek... Biz ve bizden sonraki nesiller olarak ülkemize sahip çıkmak ,Atatürk ve silah arkadaşlarına , Türk halkına borcumuzdur.

    devamını gör
    Elif GÜREL