
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Sevgili Cumhuriyet, Yüz sene evvel çeşitli zorluklarla, ama Ulu Önderimiz, Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde sana kavuşmamızın coşkusunu yaşadığımız bugünlerde, gelecek yüzyıllardaki beklentilerimin, şu an seksen beş yaşımda olduğumdan, ben göremeyecek olsam da, gelecek nesiller için, mutlaka gerçekleşeceğine inandığımı söylemek isterim. Bu inancımın kaynağı, Ulu Önderimizin seni ne kadar sağlam temeller üzerinde inşa ettiği ve seni Türk Gençliğine emanet etmiş olduğudur. Onun güvencini bugüne kadar boşa çıkarmamış olan gençlerimizin bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceklerine olan inancımın tam olmasıdır. Arada sırada onları engellemek isteyecek olanlar olacaksa da temelin sağlam olduğundan bu çatlak sesler gençlerimizin azminde boğulacaktır. Benim hayallerime gelince: Gençlerimizi aydınlık günlere yöneltecek, kendine daha güvenli ve geleceğinin mutlu olacağına inanan bireyler olarak yetiştirecek öğretmenlere ihtiyacımız olduğuna inanmaktayım. Bunun için bence en önemli adım öğretmenlerimizin yaşam standartlarının ve saygınlıklarının ve yükseltilmesidir. Okullarımızda ahlaki derslere çok önem verilmeli ve bilhassa YALAN’ın, kötü ahlakın en temel yardımcısı olduğu vurgulanmalı ve her vesileyle DOĞRULUĞUN çok ödüllü olduğu tekrarlanmalıdır. Dürüstlüğün her zaman en iyi yol olduğu genç nesillere aşılanmalı, KURNAZLIK aşağılanmalı ve kurnazca davranmanın sonunda mutlaka cezalandırılacağı vurgulanmalıdır. Öğrenmenin beşikte başladığı, anne ve babanın da buna dikkat etmesi ve çocukların ufacık bir yalan söylemeleri dahi yumuşak ve ayrıntılı bir biçimde anlatılarak cezalandırılmalıdır. Türk çocuklarının dürüst ve güvenilir olduğu her fırsatta tekrarlanmalı ve dürüstlük ödüllendirilmelidir. Gençler hangi mesleği seçerlerse seçsinler o mesleği en doğru, en güzel, en uygun şekilde yapmalarının kendi menfaatlerine olduğu kadar vatan ve millete de faydalı olacağına inandırılarak büyütülmelidir. Hurafelerden arındırılmış İNANÇ’ın, insanlığı yücelteceğinin genç nesillere öğretilecek en önemli bilgi olduğunu da anne babalara her fırsatta telkin ederek gençlerimizi çağımıza daha uygun yetiştirmeye özen göstermeliyiz. Bence, sevgili cumhuriyet, SENİ İLELEBET YAŞATMANIN EN ÖNEMLİ KOŞULU, BİLİME DAYALI EĞİTİMLE, DÜRÜST VE GÜVENİLİR NESİLLER YETİŞTİREREK, SENİN EN GÜZEL VE MUTLULUK DOLU BİR YÖNETİM ŞEKLİ OLDUĞUNA ONLARI İNANDIRMAK olduğuna, emekli bir öğretmen olarak, tüm kalbimle inanmaktayım! Sevgiyle,
devamını görAyfer ÇARKOĞLU
Varoluşumuzun en güçlü mayası sevgili Cumhuriyet, Seni andığımda aklıma önce anneannem düşer. Sen anneannemin varoluş halisin çünkü. “Cumhuriyetçi olmak değil, Cumhuriyet olmak”, o böyle öğrenmişti seni. Babası, Mevlâna Dergâhı'nın son postnişini Veled Çelebi İzbudak, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nun kurucularındandı. Hem bir Türk dilbilimci hem de milletvekiliydi. Ailede “Elinden Kur’an ve Hadis düşmezdi” diye anılan bu değerli insan, Mevlevi Dergâhı dahil tekke ve zaviyeler kapatılırken bu kararın arkasında duracak, Mevlevi sikkesini çıkarıp şapkasını takacak ve hatta bu konularda nükteli şiirler yazacak kadar da aydın ve cesurdu. Anneannem bu sayede Cumhuriyet’in ta kendisi olmuştu, olabilmişti. Damarlarımızdaki asil kanın, soydan soya geçmesi de böyle oluyordu işte Türkiye Cumhuriyeti! Sen, gündelik kısır tartışmalarla anlaşılabilecek bir hal değilsin. Sen bir akışsın, aktarımsın, varoluş halisin ve ebediyete kadar var olmaya devam edeceksin. İyi ki doğdun.
devamını görYaprak ÇETİNKAYA
100 yıllık Cumhuriyet'te, bu son 20 yıl ülkemiz gözü doymaz insanlar tarafından tarumar edildi. Sevgili Atam sen bunları görseydin inanırım ki kahrolurdun. Bu tarumar edilişe tabii ki bir kısmımız karşı çıktı, susmadı ama tehditle, türlü müdahalelerle susturuldu. Özellikle susanlar ise menfaatleri uğruna adaletin çiğnenmesine sevinerek izledi. Tabii ki her 100 yılda düşmanlar olur ama bunlar içere sızmış dost görünümlü düşmanlar oldu. Atamın öngörüleri bir bir çıktı. Bir 100 yıl daha kim yaşar, kim okursa bu yazdıklarımızı bilsinler ki bu ülkeyi tarumar edenler Atamızın izinden çıkmış olanlardır. Çocuklarımıza nasıl bir ülke kalacak, nasıl bir dünya kalacak bilmiyoruz ama umarım kötülerden arınmış bir Türkiye, sadece barış yanlısı bir dünya olmasını dilerim. Şimdiden bir ikinci 100 yıla erenlere bu 100 yıldan selamlar olsun. Atamızı kitaplardan belki gün gelecek silecekler ama siz onu daima hatırlayın, onun izinde güçlü, tekrar ayağa kalkmış bir Türkiye'ye sahip olmanızı diliyorum.
devamını görDeniz ÇETİN
Sevgili Cumhuriyet, sen olmasaydın şu an çok kötü bir ülke olabilirdik. Sen olmasaydın ne sevgi ne de bir dostluk kutlayabileceğimiz bir bayram olmazdı. Özgür olamazdık, demokrasi hayatımızda olmazdı. Dört gün sonra 100. yılı kutlayacağız. Bu bizim için en önemli bayram. Bu bayramda bazı öğrenciler okula gidip gösteri yapacaklar. Bunlardan biri de benim. Bunun için her gün eve gidip gösteriyi çalışıyorum. Ben bunun için çok heyecanlıyım, Pazar gününü (29 Ekim) bekliyorum.
devamını görElif Gül UYAR
