
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'e, Atam ben bir kız çocuğu olarak sana olan minnetimi hangi kelimelerle açıklayabilirim bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar kalacağıdır. Biz kadınlara verdiğin haklar için sana çok teşekkür ediyorum. Seni unutturmaya çalışanlar elbette ki var, fakat ben seni unutmayacağım. Yıllar önce yazdığın yazılar şu an doğru çıkıyor. Din üzerinden devlet yönetmeye çalışıyorlar. Sana Müslüman değildi diyorlar ama ben senin dininle ilgilenmiyorum ve Müslüman olduğunu düşünüyorum. Müslüman olmasan bile benim için önemli olan bu vatana yaptıkların, bu vatan senin sayende kuruldu. Hayatında kitap yüzü görmemiş insanlar sana laf edebiliyor. Bu zoruma gitmiyor değil ama seni her zaman savunacağım. "Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın" diyorsun ya söz veriyorum kendimi ezdirmeyeceğim. Ve senin yolundan gideceğim. Mektubu sonlandırmak zorundayım. Seni seven bir kız çocuğu...
devamını görNisanur VERİLEN
Merhaba Atam senin var ettiğin topraklarda doğdum büyüdüm ve öleceğim. CUMHURİYET'imizin 100 Yılı'nı gördüm. NE MUTLU BANA, NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE... CUMHURİYET'imiz ilelebet var olacaktır. Elbet bunu yok etmek isteyenler var ama bizler, senin çocukların olduğu müddetçe hiç kimse bu güzel VATAN'ımızı bölemeyecektir. Emanet ettiğin topraklar nesilden nesle CUMHURIYET, ÖZGÜRLÜK, BARIŞ içerisinde olacaktır. Yarın 100. yılımızı kutlayacağız senin sayende. İyi ki varsın, iyi ki var oldun ATAM. NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.
devamını görPembe AKBAŞ
Atatürk ve Cumhuriyet sevgimin sonsuz olduğu bu yıllarda, amacım her çocuğa Cumhuriyet'in önemini Atatürk'ü sevmenin insanın içini ısıtan bir duygu olduğunu anlatmak oldu... Sonsuza kadar süreceğine inandığım Cumhuriyet'te benim de Atam gibi bütün ümidim gençliktedir...
devamını görZeynep ÇİÇEK
Atatürk ve Cumhuriyet, yüreğimde sıcacık bir sevgiyle yanıp tutuşan iki kutsal değerdir. Atatürk'ün vizyonu ve Cumhuriyetimizin ışığı, sadece geçmişin değil, aynı zamanda geleceğin rehberidir. Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ne en büyük armağanlarından biri de kadınlardır. "Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir’’ diyerek kadının toplum ve medeniyet içindeki yerini takdir etmiştir. Türk kadınına her zaman güvenerek toplumda hak ettiği yere gelebilmesi için öncü olmuştur. Bugün Cumhuriyetimizin 100. yılında ben bir Türk kadını olarak, Atatürk'ün görünür kılınması için verdiği mücadelesini temsil etmekten gurur duyuyor ve bu mirası taşımanın sorumluluğunu hissediyorum. Ayrıca voleybol branşındaki başarılarımız yoluyla, geniş kitlelere ulaşarak Cumhuriyet’in temel değerlerini yüceltmeyi amaçlıyoruz. *Cumhuriyetin Işığında Voleybolun Rolü Cumhuriyet dönemi, sosyal eşitlik ve kadın hakları konusunda önemli adımların atıldığı bir dönemdir. Her alanda kadınların varlığı belirginleşmeye başlamıştır. Atatürk’ün sporu ve sporcuyu desteklemesi, aynı zamanda kadınların toplumda daha etkin bir rol oynamasını teşvik etmiştir. Voleybol, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin herkesin katılımına açık bir spor dalı olması nedeniyle, kadınların spor yapma ve rekabet etme hakkını spor alanlarında daha görünür kılmıştır. Bu bilinçle voleybol sahalarında sergilediğimiz başarılarla genç kızlara örnek olmayı ve onları spora teşvik etmeyi hedefliyoruz. Benim hikâyemde spor, Cumhuriyet’in özgürlük, eşitlik, adalet gibi değerlerini sahaya taşımanın bir yolu haline geldi. Voleybol, sadece bir oyun değil, aynı zamanda Atatürk’ün mirasını yaşatma ve Cumhuriyet’i temsil etme aracı oldu. Her vuruşumda, sahadaki varlığımı Cumhuriyet’in ışığında hissediyorum. *Olimpik Sporcu Apoleti: Uluslararası Temsilin Gururu Bu süreçte, Olimpik Sporcu Apoleti'ni taşıma şansına eriştik. Uluslararası arenada ülkemizi temsil etmek, sadece sporcu olarak değil, aynı zamanda Atatürk'ün izindeki kadınlar olarak da büyük bir gurur kaynağı oldu. Bu apolet, sadece bireysel bir başarı değil, aynı zamanda ülkemizi dünya sahnesinde temsil etmenin sorumluluğunu taşımak anlamına geliyor. Spor toplumların aynasıdır ve sembolik olarak kültürel bir elçidir. Bu bağlamda Olimpik bir sporcu olarak; ülkemizi yalnızca müsabık değil aynı zamanda bir kültür köprüsü oluşturma görevini de temsil ettiğimizin bilincindeyiz. *Spor, Kadın Hakları ve Toplumsal Değişim Günümüzde kadın hakları; özellikle sporda 100 yıllık varoluş mücadelesinin sonunda gelinen noktada, geleneksel toplumsal normların dışında bir gelişim göstermektedir. Spora eşit katılım ve erişim ile gelen ve özellikle kadınların başarıları ışığında toplumda genel bir bilinçlenme ve değişim sürecini tetiklemiştir. Bu doğrultuda ben “Mavi Şimşek” olarak Cumhuriyet’in ışığında voleybolun gücünü kullanarak, kadın haklarına olan inancımı ve toplumsal değişimde etkili olma misyonunu taşıyorum. Kız çocuklarına, sporun sadece bir aktivite olmanın ötesinde, bir toplumu değiştirme aracı olabilecek güce sahip olduğunu göstermek istiyorum. *Atatürk'ün İzindeki Kadınlar Olarak Sorumluluk Cumhuriyetimizin 100. yılında, bir Türk kadını olarak, bir Cumhuriyet kadını olarak, milli bir voleybolcu olarak, Cumhuriyetin değerlerini sadece saha içinde değil, aynı zamanda günlük hayatımızda da yaşatma sorumluluğunu taşıyoruz. Sporun görünen yüzünün ötesinde, toplumsal değişimin birer temsilcisi olarak sorumluluklarımızın farkındayız ve bu yolda her bir adımımız Cumhuriyetimizin ışığını daha da parlak kılma gayretiyle atılıyor. Sorumluluklarımızın bilinci, Atatürk'ün sevgisi ve Cumhuriyetimizin gücüyle, daha nice 100 yılların kadınlarına ilham olmayı sürdüreceğiz.
devamını görMeryem BOZ
