
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Sevgili Cumhuriyet Sana senin niteliklerinin en zarar verildiği bir dönemden yazıyorum. Ama senin kuruluş tarihinden de biliyorum ki bu zor zamanlar geçecek. Çünkü sen parçalanmış bir imparatorluğun ertesinde Atatürk ve silah arkadaşları sayesinde ortaya çıktın. Bu ortaya çıkış elbetteki kolay olmadı. Şimdi ise tam 100 yaşına giriyorsun. Bu 100 yılda çok şey yaşadın. Ama bu dönem kadar sana zarar verilen bir dönem de olmadı. Bütün bunlara rağmen Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'sinden ilhamla sana olan inancımızı hep diri tutuyoruz. Bunu sadece ben değil bütün gençler yapıyor. Bu sebeple çoğul kullanıyorum. Çünkü biz senin yetiştirdiğin aklı hür vicdanı hür Türk gençliğiyiz. Sana hiçbir şekilde zarar verilmesine izin vermeyiz. Her daim hizmetçin ve koruyucunuz. 100. Yıla girerken senin değerini bir kez daha anlıyor ve seni daha nice yüzyıllara taşımak için her şeyi yapacağıma söz veriyorum. İyi ki varsın Cumhuriyet. Sana nice 100. Yıl mektupları yazmak dileğiyle.
devamını görSafa Furkan AYAS
Aşığım Atatürk Cumhuriyeti'ne...Yürekten bağlıyım Atatürk Devrimlerine....Yaşasın Cumhuriyet
devamını görKemal SAKA
Sevgili Cumhuriyet, Öncelikle kendin kadar temiz bu beyaz sayfayı bana ayırdığın için çok teşekkür ederim. Dile kolay 100 yaşındasın. Umarım daha nice güzel yüzyıllar olur önünde. Cumhuriyet nedir diye soracak olanlara işte budur diyebilirim belki: Cevabıdır dünyaya asil bir neslin Umududur küllerinden doğan milletin Mutluluğun resmidir çizilebilen Hürriyetin meşalesidir yakılabilen Ulu önder Atatürk ve beraberindekilerin hediyesi Rüyaların gerçek olduğunun bir göstergesi İstikbalin göklerdeki parıltısı Yurtta sulh cihanda sulhun anahtarı Egemenliğin kayıtsız şartsız aidiyeti Teşekkürler yüzyıllık mucize ve ötesi
devamını görNecip GÖZÜAÇIK
Cumhuriyet’e mektup Cumhuriyet, hiçbir sınır tanımaksızın hayal kurabilmekti çocukluğumda. Biraz büyüyünce, ilk önce yönetenleri seçebilmek olanağıydı, daha sonra ise egemenlik koşulsuz olarak ulusun dense de çoğulcu bir demokrasiyle bunun ancak mümkün olabileceğini anlamaktı. Çok dilli, çok kültürlü ve çok dinli Anadolu coğrafyasında, emperyalizme karşı omuz omuza verilen savaşımın simgesi oldu benim için. “İyi ki Cumhuriyet var” diye başlayan tümceler kurdum, monarşi sona ermiş, oligarşi reddedilmiş, demokrasiye doğru bir adım atılmıştı. Kolay olmadı, ilk yüzyılda tam istediğimiz gibi de olmadı. Uzun yıllar boyunca süren savaşlardan yorulmuş, dünyadaki ilerlemenin gerisinde bırakılmış, bir arada yaşadığı toplulukların başta din olmak üzere farklılıkları çatışma yaratmak için kullanılmış ve birinci paylaşım savaşında yenik düşmüş bir toplum, Cumhuriyet’e kapılarını açmış, ancak Cumhuriyet’i çoğulcu ve güçlü bir demokrasiyle tamamlamakta gecikmişti. Devrimleriyle güçlü bir toplum yaratmak için önemli adımlar attı genç Cumhuriyet. Eğitim ve sağlık en önemli kazanımlar arasındadır. Emekçi sınıfın çocukları kamu okullarında iyi eğitim alarak daha iyi yaşamak olanağı elde edebilmeye başladılar. 1930’lu yıllarda ürettiği aşıları yurtdışına bile gönderebilen bir Cumhuriyet vardı artık. 2019’da başlayan pandemide mevcut hükümet 90 yıl sonra hiçbir değişiklik yapamadan 1930’da çıkarılan Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile yönetti salgını. 12 Eylül 1980’de olduğu gibi zaman zaman askeri darbelerle kesintiye uğradı ulusun egemenliği. Aslına bakarsak, askeri darbeler dışında da Cumhuriyet, halkın karar süreçlerinde egemen olması bakımından tam bir egemenliği sağlayabilecek düzeye gelemedi. Devlet; eşit yurttaşlığı sağlayarak kamu yararına çalışan ve güçlü sosyal koruma sağlayan bir toplumsal örgüt olmak yerine, sağ iktidarlar ile büyük ölçüde sermaye sınıfının çıkarlarını gözeten bir aygıt olarak işlev gördü. Cumhuriyet’i temsilde adaleti yerine getirecek, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim sistemini güvenceye alacak, yasama, yürütme ve yargı arasında kuvvetler ayrılığı ilkesini yaşama geçirecek, çoğulcu ve demokratik bir parlamenter sistem ile taçlandırmalıyız.
devamını görProf. Dr. Kayıhan PALA
