
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Sevgili Cumhuriyet; 103 yıllık varlığın ile şahsımı Anadolu'nun Adıyaman şehrinden bana tanımış olduğun eğitim hakkı ile, kadın kimliğim ile; okumamı, öğrenmemi sağlayarak ayaklarımın üstünde durmayı ve onurumla Devlet Memuru olarak Türkiye Cumhuriyeti halkına hizmet vermemi sağladın. Ekmeğimsin, ışığımsın ve suyumsun. Mustafa Kemal ATATÜRK'ün bana en büyük armağanısın. Sana ve Mustafa Kemal ATATÜRK'e minettarım ve son nefesime kadar borçluyum. 29 yaşımda sana söz olsun ömrüm boyunca Cumhuriyet'e ve Cumhuriyet'in ilkelerine bağlı kalacağım ve ülkemin çağdaş muasır medeniyet seviyesine ulaşması için tüm varlığım ile çalışacağım. İyi ki varsın Cumhuriyet, iyi ki varsın Atam Mustafa Kemal ATATÜRK.
devamını görÖzgül GÜNGÖR
Türkiye'de doğduğum için kendimi şanslı hissediyorum... Ulu önder Atatürk'ün açtığı yolda muasır medeniyet seviyesini aşacağımıza inanıyorum, gençlerimizin bu kapasitede olduğuna eminim...Ne mutlu Türküm diyene :)
devamını görÜnal USLU
Ulusal Egemenliğin tahtları yıktığı, bir avuç Türk'ün tüm dünyaya meydan okuduğu bir zaferdir Cumhuriyet.Halkın "kul" değil "efendi" olduğu gündür Cumhuriyet.Demokrasinin Beşiğinde bile kadının seçme ve seçilme hakkı yokken,Atatürk'ün cumhuriyetinde vardı.Halkın egemenliği sonuna kadar savunan Atatürk'ün cumhuriyetinde kadın savaş pilotları vardı.Atatürk'ün cumhuriyetinde kadın akademisyenler vardı.Ne mutludur ki Atatürk'ün cumhuriyetinde Liyakat ve Adalet vardı.Türk milleti şanslıdır ki onlara yoktan var etmeyi ve asla umutsuzluğa kapılmamayı öğreten bir öğretmenleri var.Atatürk'ün en büyük eseri olan Cumhuriyet şüphesiz ki ilelebet payidar kalacaktır.Cumhuriyet bir umutdur,Türkiye'de umut ebediyen var olacaktır.
devamını görİlker YILMAZ
Ebediyetle taçlanan bir mirasın 100. yılına… Bağımsızlık, özgürlük, eşitlik… Tüm bunlara ancak kadınların da sahip olmasıyla muasır medeniyetler seviyesine yükseleceğimize inanan bir liderin ve silah arkadaşlarının verdiği mücadelenin 100. yılını gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Bugün; bir kadın, iş dünyasının bir üyesi, temsil ettiğim kurumun sıkı sıkıya tutunduğu değerlerin toplumdaki sözcülerinden biri olabildiysem bunun temeli 100 yıl önce bu topraklarda Halide Edip, Nene Hatun, Safiye Ali ve nicesiyle atıldı. Bu yüzden bir kadın olarak, bu büyük mirası korumanın ve daha da ileriye taşımanın sorumluluğunu hissediyorum. Cumhuriyetimiz, kadınlar için çağdaş ve eşit bir yaşamın kapılarını araladı. Toplumsal cinsiyet eşitliği için günümüze ışık tutan adımlar atıldı. Atatürk'ün önderliğinde seçme ve seçilme hakkı pek çok Avrupa ülkesinden önce Türk kadınlarına verildi. Eğitimde, işte, siyasette, sosyal hayatta kadının var olduğu her alanda sesinin daha gür çıkması Cumhuriyet'in en büyük arzusuydu. Evet, Türk kadını güçlüdür, akıllıdır, mücadelecidir ancak ne yazık ki geride bıraktığımız yıllarda ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda gerçekleştirilen reformlar bazen sesimizi bastırdı, hatta bazen kazanılmış haklarımızda geriye sarmamıza yol açtı. Kullandığım bu ifadeler tek bir kadın için bile umutsuzluğa yol açmasın. Her ne kadar olumsuz süreçlerden geçsek de Cumhuriyet’in yeni yüzyılını kaygımıza rağmen; gururla, umutla, birliktelik duygusuyla karşılıyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu Cumhuriyet, Anadolu’nun bir köyünde tarlada çalışan bir çocuğun doktor olma hayalini gerçekleştirecek kadar umut dolu; bir kız çocuğunun 300 tonluk uçağı uçurabilecek koşullara ulaşabildiği kadar gerçek. Bu yüzden 100 yıl önce imkânsızlıklar içinde kurulan bu Cumhuriyet'e olan sorumluluğumuzla, "Coğrafya kaderdir" demeyenlerin izinde, umutsuzluğu, cesaretsizliği, akıl ve bilimin dışında kalan tüm düşünceleri arkamızda bırakarak geleceğe bakıyoruz. Biz, 1952 yılında kurulan ve bugün 8 binden fazla çalışanıyla Türkiye’nin en köklü grup şirketlerinden biri olarak bir yarısı, diğer yarısı ile eşit haklara sahip olmayan toplumun ilerlemesinin mümkün olmayacağına inanıyoruz. Cumhuriyet'in yeni yüzyılında da Kadınların Cumhuriyeti’ne varmayı hedefliyor, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı bir kadın meselesi değil, demokrasi meselesi olarak görüyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, “Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.” İşte, yüzyıl önce teşhisi konulan bir hastalığı iyileştirmek bizim elimizde. Şimdi sırada geçmişin gücüyle, gelecek nesile olan borçluluğumuzla çalışmak, durmamak, hep ileriye uzanmak var. Geleceğin aydınlığıyla yeni yüzyılımızı parlatmanın tam zamanı… Nice aydınlık ve eşit yüzyıllara...
devamını görÜmit BOYNER
