ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Sevgili Cumhuriyet, Sana yüzüncü yılını kutlama fırsatıyla bir mektup yazmak büyük bir onur ve ayrıcalık. Senin yükselişin, Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşu ve modernleşme sürecinin başlangıcı oldu. Sen, herkesin eşit ve özgür olduğu bir toplumun kurulmasında öncü oldun ve kadınların haklarının tanınması gibi önemli adımları attın. Ancak, günümüzde hala bazı sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Hala adalet ve eşitlik konusunda çalışmamız gereken çok iş var. Ayrıca, basın özgürlüğü, insan hakları ve demokrasi gibi temel ilkelerimizi korumalıyız. Bu yüzden, yüzüncü yılını kutlarken aynı zamanda geleceğe de bakmalıyız. Senin ideallerin ve değerlerinle uyumlu bir toplum yaratmak için daha fazla çalışmamız gerekiyor. Yine de, senin bize sunduğun bu değerleri her zaman ön planda tutacağız ve her zaman sana minnettar olacağız. Sevgi ve saygılarımla, Azmi Yağlı

    devamını gör
    Azmi YAĞLI
  • Bugüne kadar Türk milletine verilmiş en güzel hediye Cumhuriyet'tir. bize bu güzel vatanı armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına sonsuz teşekkürler. bizlere bu vatanı bıraktığınız için size minnettarız Cumhuriyetimizin 100. Yılı kutlu olsun. Nice 100 yıllara...

    devamını gör
    Nur BÖREKÇİ
  • En büyük emanetin Cumhuriyet 100 yaşında. Ne mutlu ki seni anlayabildim, yolum sen oldun. Nasıl anlatabilirim ki sana olan sevgimi. Hangi cümleyi kursam da hep eksik olacak. Seni çok çok seviyorum mavi gözlü dev. Canım Atam, iyi ki geçtin bu dünyadan. İlelebet sevgiyle.

    devamını gör
    Gözde ÖZKAYA
  • Türkiye Cumhuriyet’inin 100 yılının 81 yılını Türkiye’de yaşayan bir kişi olarak yoğun bir siyasal, ekonomik, toplumsal, kültürel belleği taşıyorum. Lise yıllarım 1951’de yeniden açılan Alman Lisesi’nde 1. ve 2. Dünya Savaşlarını, faşizmi, Nazizmi ve Avrupa ve ABD’nin sorgulanan demokrasisini, Sovyet ve Çin komünizmini, emperyalizm ve kolonyalizmin, ülkeleri ve kültürleri parçalayan etkilerini ve Hiroşima ve Nagazaki’yi öğrenerek ve bu olayların sonucunda nasıl karmaşık bir dünyada yaşadığımı ürküntüyle fark ederek geçti. İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde de binlerce yıllık uygarlıkları ve onların çoğunun Anadolu’da bıraktığı değerli mirası öğrendim; bu eğitim de bana dünyaya daha güvenli ve geniş açıdan bakmayı öğretti. Bütün bu bilgileri taşırken Türkiye Cumhuriyeti’nin benim kuşağım ve gelecek kuşaklar için ne anlama geldiğini kavradım. 2023 yılında bu anlamı şöyle tanımlayabiliyorum: Avrupa, Asya, Afrika arasında konumlanan Türkiye’de doğmak, 20.yüzyıl boyunca ve 2000’li yıllarda hem bu bölgede hem de kendi ülkemde yaşanan bütün siyasal, ekonomik, kültürel sorunlara, çıkmazlara ve felaketlere karşın bir ayrıcalıktır. Bu konumda insan dünyaya 360 derece bir bakışa sahip olabiliyor. Türkiye bu bölgede, Cumhuriyet’in kuruluşunun nedeni olan modernizmi en erken yaşayan ülkedir; Postmodernizmi, küreselleşmeyi de sert geçişlere ve direnişlere karşın özellikle sanat ve kültür alanındaki üretimleriyle içselleştirmiş bir ülkedir. 1980’den günümüze sanat ve kültür alanındaki çalışmalarımı da bu ayrıcalıklı jeopolitik konuma borçluyum. Deneyimlerim bugün olduğu gibi gelecekte de Türkiye’de sanat ve kültür üretiminin geniş kitleye, içinde yaşadığı düzeni, siyaseti ve ekonomiyi anlamlandırmak için, düşünsel ve tinsel bir güç vereceğini gösteriyor. Bilim ve teknolojideki tüm gelişmeler de sanat ve kültürün gücünü ve etkisini güçlendiriyor. Metaforlarla ve dolaylı biçimde de olsa, sanat yalnız söz konusu olan ayrıştırıcı, köktendinci ve kutuplaştırıcı kalıntılardan kurtulmak üzere değil, tüketim ve medya ideolojilerinin olumsuz etkilerini de dönüştürmek üzere de yol ve strateji gösteriyor ve göstermeye devam edecek. Sanat yapıtlarıyla oluşturulan görsel metaforlar kutuplaştırıcı siyasal tartışmaların açtığı yarığı iyileştirici düşüncelerle dolduruyor ve doldurmaya devam edecek. Bilim ve teknolojiyle işbirliği içinde çalışan kültür ve sanat insanları karanlık siyasal ideolojilerin ağına karşı aydınlatıcı seçenekler sunuyor ve sunmaya devam edecek. Siyasi ve ekonomik gücün halk ve temsilcileri tarafından paylaşıldığı bir devlet yönetim şekli olan Cumhuriyet ile gelecek kuşakların önünde sahip çıkmaları gereken böyle bir seçenek var.

    devamını gör
    Beral MADRA