
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Sevgili Cumhuriyet, Yeni yaşın kutlu olsun. Dilerim ki yıllar geçtikçe ismini en güzel şekilde anar, varlığını daim ettiririz. Sen iyi ki hayatımıza geldin. Bir bebeğin ilk kalp atışı, bir annenin ilk heyecanı, bir kadının da en büyük şansısın. Senin sayende bugün okuyor, oy kullanıyor, kendi hür irademizle seçimlerimizi yapıyor, yaşıyor ve yaşatıyoruz. Senin sayende her sokağımız denize çıkıyor. Adım attığımız her yol çiçekleniyor. Biz Türk gençlerine geniş ufuklar, mutlu yarınlar sunuyorsun. Senin varlığın biz gençleri güçlü kılıyor. Susmamız gerektiğini söyleyenlere sesimizi daha gür çıkarıyor, doğru bildiğimiz yolda seni bize armağan eden Atatürk gibi korkmadan yürüyoruz, çünkü biz Cumhuriyetin çocuklarıyız. Senin adınla kazandığımız her hakkı senin adını yaşatmak için kullanacağız. Sana sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Seni bizimle kavuşturan Gazi Mustafa Kemal’e bin teşekkür ediyoruz. İyi ki Mustafa Kemal var. İyi ki Cumhuriyet var. İlelebet var olsun. Yaşasın Cumhuriyet!
devamını görYüsra BATUR
Sevgili Atam; Bizim yolumuzu ilim ve fen ışığıyla aydınlattınız. Öğütlerinizi bize kıymetli birer miras olarak bıraktınız. Bizleri tanımadan bir ülke, bir devlet ve sayamayacağım kadar çok hak ve imkân verdiniz. Ve diğer isimsiz bütün kahramanlarımız; iyi ki vardınız. İyi ki bu ülke için cesurca mücadele ettiniz. İyi ki Atamızın izinden gittiniz. Sizlere olan vatan borcumuz asla ödenmez. Tek yapabileceğimiz şey işimizi en iyi şekilde yaparak ülkemize sahip çıkmak olur. Belki o zaman gökyüzünden bizleri gururla izlersiniz. Ben bugün sayenizde 22 yaşında bir genç kadın olarak ülkemde istediğim haklarımı kullanabiliyorum. Okuyorum, çalışıyorum, oy kullanıyorum, seçme seçilme hakkına ve sayamayacağım birçok hakka sahibim. Atam ve sevgili silah arkadaşları, bize topraklarımızda özgürce yaşama imkânı verdiğiniz için size minnetlerimi sunuyorum. İyi ki sizin gibi bir ATA'ya sahibim. Gururla her yerde iyi ki Türk'üm diyorum. Çok çalışıp sizleri gururlandıracağıma söz veriyorum.
devamını görBeyza KUVVET
Sevgili Cumhuriyet, benim adım Murat. Bize 29 Ekim gibi bir bayram verdin. Bunu yapan kişi, yani kurucun da Mustafa Kemal Atatürk. Atatürk'e bunun için çok teşekkür ediyorum. Cumhuriyet, o kadar büyüdün ki 100 yaşına geldin.
devamını görMurat AYGÜN
SEVGİYLE YEŞERECEK BİR İNANCA Yitik, kayıp, hasta, yoksul, paramparça bir ülkenin kısıtlı imkânlar içinde ortaya koyduğu varoluş öyküsünün adıdır, Türkiye Cumhuriyeti. Bağımsızlıkla başlayan, yine aynı dönemde çalışmaya, üretmeye, dönüştürmeye, işaret edilen hedefe doğru emin adımlarla ilerleyen bir yolculuk. Bu öyküye tanıklık eden dönemin gençlerine bırakılan büyük bir emanet vardır: “Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz.” Çocuklar ve gençler, içinde bulundukları toplumun kültürel özelliklerini ve yaşam biçimini rol-model alarak öğrenirler, 1920’li ve 1930’lı yılları düşündüğümüzde dönemin çocukları ve gençlerinin gördüğü toplum modeli kurtuluşa inanan, büyük hayalleri olan, bu hayalleri yeşertmek için de var gücüyle çalışan insanlardı. Ve zannedildi ki bu cümleleri okullara, sınıflarda tahtalara, öğrencilerin kitaplarına yazarsak Cumhuriyet heyecanı devam edecek ve gelecek nesiller de bu inançla çalışacaktı. Öyle olmadı, çünkü unutulan bir şey vardı o da eğitimdeki didaktik anlatının sıkıcılığı ve işe yaramazlığı. Baba ve annelerimizin öğrencilik yıllarımızda “Ders çalış, daha çok çalış” öğütleri nasıl ki ters tepiyor ve bir kulaktan girip diğer kulaktan çıkıyorsa şimdi bizlerin gençlere verdiği “Bu Cumhuriyet sizin, onu yüceltecek olan da sizlersiniz” öğütleri karşıda bir heyecan yaratmıyor. Çocukların ve gençlerin gördüğü büyükler çalışkan, üreten, ülkeyi ileriye taşımaya çalışanlar değil, bunun yerine hızla köşeyi dönmeye çalışan, bir şekilde ülkeden gitmeye çalışan yetişkinler. Geçmişi iyi bilmek ve anlamak cümlelerine sarılmayı bir kenara bırakıp bugün ne yapabiliriz sorusuna odaklanır; eksik olan heyecanı, coşkuyu yeniden nasıl inşa edebiliriz konusunu eğitim bilimi penceresinde önceliklendirebilirsek kendi adımıza Cumhuriyetimiz için en önemli görevi yerine getirmiş oluruz. Vatan ve millet sevgisi, Cumhuriyet aşkı erken çocukluk dönemi ve ilkokul yıllarındaki öğrenciler için soyut kavramlardır. “Vatanını sev, bayrağını koru, Cumhuriyet’e sahip çık” gibi öğütler bu yaş grubundaki öğrenciler için sadece bir ezberdir. Cumhuriyet ve vatan sevgisini ezberden çıkarmanın yolu eğitim politikalarını dönüştürmekten geçiyor. Kuru kuruya bir vatan sevgisi aşılamak yerine gerçekten çocukları üstünde yaşadıkları toprakla tanıştırmak, yaşadıkları ve büyüdükleri topraklara dokunmalarını sağlamak, toprağı ekip sabırla beklemek, ardından toprağın onlara neler vereceğini görmelerini sağlamak toprak sevgisinin ilk adımı olacaktır. Vatanını sevmek, önce toprağını sevmekle başlayacaktır. “Vatanını sev, Cumhuriyet’i koru” emir cümleleri yerine, sevgiyle beslenen “vatan ve cumhuriyet aşkı” bu neslin ihtiyacıdır. Sevgiyle beslenen bir cumhuriyet aşkını filizlendirmek dileğiyle…
devamını görMüjdat ATAMAN
