ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • 100. Yıl’a ulaşabildiğimiz, küllerinden doğan Simurg’dan bile daha olağanüstü olan bu eşsiz vatanımız için sonsuz şükranlarımı sunuyorum canım Atatürk’üm. Fikirlerini yeterince ve layıkıyla yaşatamadığımız için de senden af diliyorum. Ve kemiklerini sızlatmamış olmayı canı yürekten Allah’ımdan niyaz ediyorum. Ne mutlu Türküm diyene. Sonsuza dek…

    devamını gör
    Fazıla DURUL
  • Sevgili Atatürk, Canım Atam, ne kadar büyük bir değer olduğunu her geçen gün daha çok anlıyorum. Cumhuriyeti bize kazandırdığın için ne kadar teşekkür etsem az. Sen o dönem için değil, bugünümüz için bile çok büyük bir dehasın. Çocukluğumdan beri her milli bayramda gözyaşlarım sel olurdu. Adının geçtiği her an. Ülkemiz için yaptığın her şey için sana ve arkadaşlarına minnettarım. Kızıma seni hep anlatıyorum. 23 Nisan'ı öğretiyorum. Biliyor musun, Gençliğe Hitabende söylediklerin bugünümüzü anlatıyor. Yıl 2023, bugün Cumhuriyetimizin 100.yılı kutlu olsun! Atam, nice 100yıllara... Ve sen o büyük zekân ile bu yılları o dönemde görebiliyordun. Senin mirasın olan Türkiye'miz ne kadar zor dönemlerden geçse de, daima payidar olacak, sonsuza dek yaşayacak. Sana olan sevgim, saygım sonsuz. Türk milleti olarak seni hep sevecek ve asla unutmayacağız. O yıllarda yaptıkların inanılmaz Atam. İyi ki, bizim Atamızsın. Her şey için, sonsuz minnettarım.

    devamını gör
    Nurşah DOĞAN
  • Merhaba, Gaziantep'ten yazıyorum, lise 2'ye gidiyorum ve bu mektubu biri okur mu bilmiyorum. Ama her binada, her binanın her katında Türk bayrağı görmek beni çok onurlandırıyor ve çok gururlandırıyor. Düşününce 700 yıllık saltanattan sonra Cumhuriyet kurmak kolay olmamalı ve biz bu kurulan Cumhuriyetin 100.yılını gördük. Bugünü gördüğüm için şanslı hissediyorum. Ülkenin 4 bir yanından milli duygular içerisinde bir arada bulunmamız beni çok mutlu ediyor, umarım bu milli birlik ve beraberliğimizi hiç kaybetmeyiz.

    devamını gör
    Sevim YILMAZ
  • Cumhuriyet’e mektup Cumhuriyet, hiçbir sınır tanımaksızın hayal kurabilmekti çocukluğumda. Biraz büyüyünce, ilk önce yönetenleri seçebilmek olanağıydı, daha sonra ise egemenlik koşulsuz olarak ulusun dense de çoğulcu bir demokrasiyle bunun ancak mümkün olabileceğini anlamaktı. Çok dilli, çok kültürlü ve çok dinli Anadolu coğrafyasında, emperyalizme karşı omuz omuza verilen savaşımın simgesi oldu benim için. “İyi ki Cumhuriyet var” diye başlayan tümceler kurdum, monarşi sona ermiş, oligarşi reddedilmiş, demokrasiye doğru bir adım atılmıştı. Kolay olmadı, ilk yüzyılda tam istediğimiz gibi de olmadı. Uzun yıllar boyunca süren savaşlardan yorulmuş, dünyadaki ilerlemenin gerisinde bırakılmış, bir arada yaşadığı toplulukların başta din olmak üzere farklılıkları çatışma yaratmak için kullanılmış ve birinci paylaşım savaşında yenik düşmüş bir toplum, Cumhuriyet’e kapılarını açmış, ancak Cumhuriyet’i çoğulcu ve güçlü bir demokrasiyle tamamlamakta gecikmişti. Devrimleriyle güçlü bir toplum yaratmak için önemli adımlar attı genç Cumhuriyet. Eğitim ve sağlık en önemli kazanımlar arasındadır. Emekçi sınıfın çocukları kamu okullarında iyi eğitim alarak daha iyi yaşamak olanağı elde edebilmeye başladılar. 1930’lu yıllarda ürettiği aşıları yurtdışına bile gönderebilen bir Cumhuriyet vardı artık. 2019’da başlayan pandemide mevcut hükümet 90 yıl sonra hiçbir değişiklik yapamadan 1930’da çıkarılan Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile yönetti salgını. 12 Eylül 1980’de olduğu gibi zaman zaman askeri darbelerle kesintiye uğradı ulusun egemenliği. Aslına bakarsak, askeri darbeler dışında da Cumhuriyet, halkın karar süreçlerinde egemen olması bakımından tam bir egemenliği sağlayabilecek düzeye gelemedi. Devlet; eşit yurttaşlığı sağlayarak kamu yararına çalışan ve güçlü sosyal koruma sağlayan bir toplumsal örgüt olmak yerine, sağ iktidarlar ile büyük ölçüde sermaye sınıfının çıkarlarını gözeten bir aygıt olarak işlev gördü. Cumhuriyet’i temsilde adaleti yerine getirecek, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim sistemini güvenceye alacak, yasama, yürütme ve yargı arasında kuvvetler ayrılığı ilkesini yaşama geçirecek, çoğulcu ve demokratik bir parlamenter sistem ile taçlandırmalıyız.

    devamını gör
    Prof. Dr. Kayıhan PALA