ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Doğanın olduğu gibi düşüncelerin, şehirlerin, ilkelerin ve kadim kişiliklerin de renkleri vardır. Kış beyaz, ilkbahar yeşil, yaz rengârenk, sonbahar sarı, kırmızı, yeşil iç içe. İstanbul yarısı yeşil yarısı mavi, Urfa eflatun, Trabzon bordo ve yine mavi. Ya düşünceler, erdem ve değerler? Tevazu kahverengi, aşk kırmızı, bilgi gri. Monarşinin, oligarşinin ve cumhuriyetin de renkleri vardır. Tek bir kişinin egemenliğini ifade eden monarşinin rengi halkı hiçe saydığı için elbette siyah, bir zümrenin egemenliğini ifade eden oligarşinin rengi ise renksizlik olmalıdır. Cumhuriyet ise halkların özgür iradesiyle kendi içlerinden temsilciler seçerek bir anlamda kendi kendisini yönetmesi, yüceltmesidir. Yani rengi çok renkliliktir. Lakin yüzüncü yaşını kutladığımız bizim cumhuriyet içerisinde barındırdığı tüm renklerden bir tanesi ile diğerlerinden ayrışır. Bizim cumhuriyetin baskın rengi mavidir. Ve bu renk cumhuriyetimizin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gözlerinin renginden dolayıdır elbette. Mavi cumhuriyetimizi kuran kamil insan Mustafa Kemal’i bilen, anlayan ve anlamlandırabilen herkes cumhuriyeti yaşayarak yaşatabilir. Yaşayan korur, yaşayamayan yok sayar veya tahrip eder. Mavi cumhuriyeti yaşayarak vicdanı hür, fikri hür nesiller yetiştirdiğimizde ( ki Atatürk’ün vasiyetidir) çağdaş medeniyetler içerisinde Anadolu’yu hak ettiği gibi ve geçmişte olduğu gibi önder kara parçası haline getirebiliriz. Cumhuriyetin çocukları cumhuriyetin olanaklarıyla yükselirler; ilim, irfan, vicdan, tevazu ve daha nice değerlerle o denli donanırlar ki nihayetinde cumhuriyetin ilkelerini yaşayarak ve yaşatarak cumhuriyetin rengine bürünürler. Aşk olsun bunu yaşayan nesle, merhaba olsun bunu yaşatan, yaşatacak nesillere. Anadolu’nun mavi çocuklarıdır bu nesil. Ay’ın çocuklarıdır bunlar. Her biri hem birlikte hem de ayrı ayrı yönlere gönderilmiş altı ilke ile yol alıp yol yapan mavi Ay’ın çocuklarının cumhuriyet güneşi Atatürk’tür. İşgal ve emperyalizm karanlığından bizi mavi gözlü dev adam Atatürk ve yoldaşları kurtardı lakin bu kurtuluşu ebedi kılacak olanlar onun ilkeleriyle onu ve zamanı anlayabilen mavi Ay’ın çocukları olacaktır hem de ilelebet. Selam olsun bizden, “ay’ın çocuklarından “güneşe", Gazi Mustafa Kemal’e. Aşk olsun kendi kendisini yönetmekle kendisini özgür tutabilenlere. Cumhuriyet özgürleştirir ve onun bireyleri kendisini köleleştirenleri ise yok eder elbette. Büyük bir coşku ile kutladığımız cumhuriyetimizin ilk yüzyılı kutlu olsun. Bizden yüzlerce yüzyıl sonra cumhuriyeti kutlayacak olan mavi Ay’ın çocuklarına ise bu mektup ile en mavisinden merhaba, en kırmızısından aşk olsun. Cumhuriyetimiz ilelebet mavi kalsın.

    devamını gör
    Ali Canip OLGUNLU
  • Daha gidecek çok yolumuz, öğrenmemiz gereken çok şey var canım Ata'm . "Açtığın yolda, kurduğun ülküde..." diyerek dilimize marş, gönlümüze kilit olmuş andımız var bizim. Küllerinden yeniden kurduğun bu cennet vatan için bizler de elimizden ne geliyorsa yapacağız hiç şüphesiz. Her milli bayramda sokaklara dökülerek hep birlikte el ele , omuz omuza vererek sana verdiğimiz sözü tekrar tekrar hatırlayacağız ve birbirimize her dâim hatırlatacağız. Bugün eli kalem tutan, kitaplar yazan çağdaş ve modern eğitimli bir bireysem, bunu senin yenilmez gücüne, eşsiz zekâna ve üstün gayretine ve seninle müthiş bir bağımsızlık mücadelesi veren o ölümsüz kahramanlara borçluyum. Hep gösterdiğin o ışıklı yoldan devam edeceğim ben de yoluma. Cumhuriyetimizin 100.yılını kutladığımız bu yıl ve her geçen yıl seni ve aydınlık fikirlerini çok daha iyi anlıyor ve idrâk ediyoruz. Yüce varlığın ve eşsiz ışığın her dâim bizimle, biliyor ve bunu yürekten hissediyoruz. Sonsuz şükrânla...

    devamını gör
    Serpil KAYA
  • YAŞ ALDIKÇA GENÇLEŞEN CUMHURİYET Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Yarın cumhuriyeti ilan ediyoruz” demesinden bu yana yüz yıl geçti ama cumhuriyetimiz hâlâ ilk günkü gibi canlı, taze ve diri. Çünkü bu millet bütün engellemelere rağmen Atatürk’ü ve onun kurduğu cumhuriyeti çok sevdi. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet'i kurduktan sonra onu demokrasiyle taçlandırmak istedi, zira demokrasi olmadan cumhuriyet mefkûresinin eksik kalacağını biliyordu. Bunun için de çok çaba sarf etti, siyasi partilerin kurulmasını sağladı sözgelimi. Ama henüz halkın nazarında demokrasi ideali tam oturmadığı için demokrasiye geçiş denemeleri başarılı olamadı. Bu başarısız denemelere rağmen Mustafa Kemal Atatürk’ün aklında demokrasiye geçiş düşüncesi hiç ölmedi. Ama Avrupa bile yerleşik demokrasi düşüncesinden henüz uzaktı. Almanya’yı Hitler, İtalya’yı Mussolini, İspanya’yı Franco, Portekiz’i Salazar gibi faşist diktatörler yönetiyordu. Ve Avrupa topyekûn büyük bir savaşın eşiğindeydi. Buna rağmen Mustafa Kemal ardı ardına demokratik hamleler yaptı. 1934’te kadınlara seçme, seçilme hakkı tanıdığında Fransa’da kadınların bu hakkı kazanmak için 10 yıldan fazla bir zaman beklemeleri gerekti. Mustafa Kemal Atatürk, demokrasi ideline kavuşmadan aramızdan ayrılmış olsa da Türkiye toplumu bu ideale ulaşmak için çok beklemek zorunda kalmadı. İsmet İnönü 1946’da çok partili sisteme geçilmesini sağladı ve demokrasinin inşasını gerçekleştirdi. 1950’de ise nihayet cumhuriyet tam olarak demokrasiyle taçlandırıldı ve Türk tarihinde ilk defa seçim marifetiyle yönetim el değiştirdi. Bu çok büyük bir devrimdi. Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet'in diğer kurucu önderleri gerçekten az zamanda çok iş yaptılar. Açıkçası bizler onların inşa ettiği cumhuriyet ve demokrasi mevhumuna yeterince sahip çıkamadık. Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine henüz uzağız. Bütün tökezlemelere, güçlüklere, engellemelere rağmen cumhuriyet orada bir güneş gibi parlamaya devam ediyor; yaş aldıkça gençleşiyor, yenileniyor, tazeleniyor.

    devamını gör
    Cem KALENDER
  • Atam senin inandığın, emanet ettiğin Cumhuriyet 100.yaşında. Eminim bizi izliyor olacaksın. Bizimle omuz omuza, Cumhuriyet'in 100 yaşını kutlayacağız. Bizlere bıraktığın bu güzel vatanı, Cumhuriyetinin kıymetini her an daha iyi anlıyoruz. Gökyüzüne baktığımda, özgürce nefes aldığım için minnettarım canım Atam. Bir kadın olarak, eşitliği Cumhuriyet'le kazandığım için seni çok seviyorum. İyi ki varsın Atam. Sen rahat uyu. Cumhuriyet biz çocuklarına emanet.

    devamını gör
    Dilek AYNA