
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Koskoca bir asır geçmiş Türkiye Cumhuriyeti kurulalı, dile kolay. Cumhuriyetle yaşadığım her gün için minnettarım, okula gidebildiğim için, oy kullanabildiğim için minnettarım. Ülkeme olan sevgim benim damarlarımda akıyor, “Memleketim” şarkısını her duyduğumda ağlayışımdan, bu yazıyı yazarken ağlayışımdan belli. Ben daha üniversite eğitiminin başında bir öğrenciyim ve hayat beni nereye sürüklerse sürüklesin, Türkiye dışında başka nerede bulunup okursam okuyayım, her şekilde, ateş topuna döndüğüm an geri döneceğim. Bu ülke sahipsiz değil, burası benim ülkem. Ellerim her zaman uzanacak buraya, Atam rahat uyuyacak.
devamını görDefne Zeren YÖNDEM
Ey Cumhuriyet'ten kaçan sen, anlamamak için kulaklarını kapatan sen, görmemek için gözlerini yuman sen: Sözüm size, ey karanlık dünyalı, sen o karanlık dünyanı bile Cumhuriyet'in gücüne borçlusun. Yaşa Mustafa Kemal Atatürk, çok yaşayacaksın. Öyle güçlüyüz ki çocukların olarak, daha nice 100 yaşlar görecek, emanetine torunların devam edecek, kalbimiz ağlayarak sevinçle sahip çıkacağız sana ve emanetlerine. Varsın inletsinler ortalığı, ışığının gücünden diz çökecekler. Cumhuriyetim ilelebet payidar kalacaktır, ben tek dişi kalmış o canavara karşı gücüm yettiğince direnirim, gücüm senden geliyor Atam. Gaflet içinde olanlara karşı dik duruyoruz; ey Cumhuriyet şıkır şıkır giyin, yeniden doğacaksın bu yıl. 100 yaşını görmek muhteşem, biz bu kadar heyecanlıyız, sen kim bilir nasılsın. Yanındayız, korkma dimdik gel bütün ihtişamınla, doğ tekrar ve bir dahaki 100 yıllara ışığının kudreti haber salsın. Ey Cumhuriyet sevdalısı arkadaşım, korkma yarınlarımız için hepimiz dik duralım, en güzel günler geliyor,,,
devamını görBerna ASLAN
CUMHURİYET VARSA VARIZ, YOKSA YOKUZ Bu yıl, kendimi bildim bileli horlanan, başına gelmedik bırakılmayan cefakâr Cumhuriyetimizin 100. yaş dönümü. Yüz yıllık bu ömür, bir insan ömrü olsaydı ne büyük bir mutlulukla karşılanırdı. Oysa bugün Cumhuriyet’in 100. Yılı öylesine coşkusuz, öylesine sönük ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundaki acılar ve kurtuluş mücadelesini, tebaadan vatandaşlık mertebesine geçişimizle ilgili devrimlerin muhteşem bir dönüşüm olduğunu kavrayamamış gibiyiz. Çünkü, işgalin ne olduğunu bilmiyoruz. Milli Mücadele’yi yaşamadık. Cumhuriyetimizin kuruluşundaki sosyal ve ekonomik değişimin koşullarını, sanayileşmenin nasıl başladığını, bin bir güçlükle demir ağlarla örülen yurdumuzda birbirimize ulaşmanın ne anlama geldiğini bilmiyoruz. Açıkçası 100 yılın sonunda kimse bu kadar üzgün ve kırgın olacağımızı da hayal etmemiştir diye düşünüyorum. Oysa, Türkiye Cumhuriyeti’nin anlamı öylesine büyük ki; ulusal bütünlük, uygarlık, laiklik, akıl ve bilim, fırsat eşitliği, liyakat, kadın hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasi. Cumhuriyetimizi kutladığımızda her birinin varlığını kutlayıp sahip çıkıyoruz. Ancak anlıyoruz ki, Cumhuriyetimizi yaşatmak ve daha ileriye taşımak için sadece kutlamak yetmiyor. Yeni fırsatlara erişmek, bazı tehlikeleri ve belirsizlikleri aşmak için arada bir oy kullanan değil; cesur, bilinçli, aktif ve sorumlu birer yurttaş olmayı da öğrenmemiz gerekiyor. Böyle bir yurttaşlık, halk olarak kamusallığın ve ortak iyinin yeni anlamlarını keşfetmekle de ilişkili. Bu kadar üzgün ve kırgınken umut taşıyabilir miyiz? Yüz yıl uzun bir zaman, ne badirelerden geçti Cumhuriyetimiz. Egemenlik hakkının belli bir kişi ya da aileye ait olduğu monarşi ve oligarşinin tam karşısında bir yönetim biçimi olduğunu, bizi bir halk olarak bir arada tutma gücünü unutmayalım. Cumhuriyetimizin bu gücü umudumuzun da kaynağı. Ve Cumhuriyet varsa varız, yoksa yokuz... Elbet yaşayacak, yaşatacağız!
devamını görProf. Dr. Şengül HABLEMİTOĞLU
Senin naçiz vücudun toprak olalı 85 yıl oldu. Bu ülke, ilelebet payidar kalacak dediğin Türkiye Cumhuriyeti, bir asrı geride bırakıyor Atam. İlan edildiği günden itibaren zorluklarla mücadele etmiş olan cumhuriyetimiz ve insanları gözü pek bir şekilde tüm azim ve kararlılığını kanının son damlasına kadar göstermiştir, göstermeye devam edecektir. Beni görmek demek yüzümü görmek değildir, fikirlerimi, duygularımı hissediyorsanız bu kâfidir demiştin. Dedelerimizden torunlarına süregelen bu fikriyat ve hissiyat bizlerden gelecek nesillerimize de şüphesiz süregelecektir. İçimizde ve dışımızda bu ülkeyi tehdit edici unsurların başı eninde sonunda tamamen ezilecektir. Bulunduğumuz durumdan daha ileriye, senin gösterdiğin yoldan akıl ve bilim yolundan gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir neferi, senin de bir askerin olarak, açtığın yoldan gösterdiğin hedefe durmadan ilerleyeceğime ant içiyorum.
devamını görDoğukan BABACAN
