
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

İstiklalde ve istikbalde Cumhuriyetimizin 100. yılında başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı ve minnetle anıyorum.
devamını görİsmail PAYDAŞ
Var ol TÜRKİYE CUMHURİYETİ. NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!
devamını görRecep HOCAOĞLU
Cumhuriyet kelimesi Arapça “halk” manasına gelen bir sözcükten türetilmiş. Ve ben, bu “orijininde” Arapça olan kelimenin, sözlük anlamının ötesindeki gerçek manasını, Arap dünyasında, bilhassa da bir kadın olarak geçirdiğim yıllar boyunca ve sonrasında anladım. Cumhuriyet, Türkiye’de inşa edildiği haliyle, ilkokuldan beri zihinlerimize nakşedildiği en basit haliyle halkın kendi kendini idare etmesinden öte bir kavram. Siyasi gücün bir ailenin elinde değil, halk ve temsilcileri tarafından paylaşılıyor olmasının da ötesinde. Sahip olduğu şeyin değerini, onu kaybedince daha iyi idrak ediyor insan. Bizler aslında, en azından şu an için, kaybetmedik. Ancak kaybedenlerin veya ona hiç sahip olmayanların arasında yaşamak da elinizdekinin kıymetini ve ona sahip çıkmanın önemini anlamanızı sağlıyor. Cumhuriyet de benim için öyle oldu. Ben uzunca bir süre bir Arap ülkesinde yaşadım. Orada, başka Arap ülkelerinin halini öğrendim. Araba kullanma cüretini gösterdikleri için mahkemeye verilen, işlerini kaybeden kadınlarla tanıştım. Yaşadıklarım, gördüklerim, duyduklarım, okuduklarım ve hissettiklerim, cumhuriyetin bilhassa laiklik ve kadın hakları temelinde ne büyük kazanımlar getirdiğini görmemi sağladı. Ortadoğu’nun başka bir Atatürk’ü olmadı. Bölgede Atatürk’e ve reformlarına hayran olan, onları kendi ülkesine adapte etmek isteyen liderler oldu. Ancak hiçbiri Atatürk çapında bir devrim yapamadı. Bunun için elbette iç-dış koşulların müsait olması, biraz da talihin sizden yana olması gerekti. Ancak yine de cesaret gerekti, vizyon gerekti. Atatürk’te diğer her şeyin ötesinde o cesaret vardı, o vizyon ve misyon vardı. Bugün zorunlu başörtüsü kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle gencecik bir kadının gözaltına alındığı ve polis nezaretinde hayatını kaybettiği İran, daha birkaç yıl öncesine kadar kadınların araba kullanıp kullanamayacağının tartışıldığı Suudi Arabistan veya yabancı bir erkekle evlenen Katarlı annenin, çocuğuna vatandaşlığı geçiremediği Katar -ve diğer Körfez ülkeleri- ile aynı klasmanda değilsek, bunu Atatürk’ün kurduğu ve emanet ettiği Cumhuriyet’e borçluyuz. Ve ben yalnızca bunlar için bile ona minnettarım.
devamını görFeyza GÜMÜŞLÜOĞLU
Yaşarken hep üretmek, hep söz sahibi olmak önemli. Kadın topluma kendini kabul ettirmeye zorunlu: kadının özgürlüğü bireyin özgürlüğü, toplumun özgürlüğü demek aslında. Ben 50’yi, annemse 90’ı geçti, bazı şeyler maalesef hâlâ değişmedi… Bugün başım dik yürüyebiliyorsam Cumhuriyet sayesindedir. Yetim olduğu için eğitimi ilkokuldan sonra tutucu çevre baskısı sebebiyle engellenen, örnek bir Cumhuriyet kadınının, çalışkan, üretken hatta duruma göre yoktan var eden, çevresinin akıl hocası bir kadının kızıyım. Özgürlüğün ne demek olduğunu, bir olmanın önemini bugünlerde daha çok anladığımızı düşünüyorum. Bizi ayakta tutan umut. Geleceğe umutla bakmakta zorlanıyoruz .Değerlerimize, bizi biz yapan kültürlere, duygulara, gelenek ve göreneklere toplum olarak sarılmalıyız. Güneş olan yerde gölge hep olacaktır. Doğru bildiğimiz Cumhuriyet ilkelerine sahip çıkarak, bu ilkeler doğrultusunda bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz. 100.yıl kutlu olsun!
devamını görReyhan KOCABAL
