ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • İşgalci güçlere karşı verilen Kurtuluş Savaşı ve onu izleyen Cumhuriyet ilanıyla Atatürk ve çalışma arkadaşları, çağdaş ve medeni uluslar arasında yer almak istediklerini bildirdiler. Çağını aşan vizyonerliğiyle Atatürk, savaşlardan sonraki kısacık ömrüne sığdırdığı, her biri devrim niteliğinde sayısız eğitim, sanat, sağlık, ekonomi, üretim, kalkınma, demokratikleşme, modernizasyon, bireye, kadına, çevreye değer verme hamlesiyle ulusumuzun önünü açtı. Emperyalist güçlere karşı özgürlük, gericiliğe karşı laiklik, hükümranlığa karşı eşitlik, adalet savaşı verdi. 29 Ekim 2023’te Cumhuriyetimiz yüzüncü yaşına ulaştı. İkinci yüzyılda onun izinde, hayalini kurduğu gelişmiş, aydınlanmış, kalkınmış, çağdaş, özgür, onurlu ve saygın bir toplum olma yolunda üzerimize düşeni yerine getirmek için, inatla, vazgeçmeden çalışmaya devam edeceğiz.

    devamını gör
    Çiğdem DÖNMEZ
  • CUMHURİYETİN KIYMETİNİ BİLELİM Babam, babası şehit olduğunda henüz çok küçükmüş. Cumhuriyet ilan edildiğinde olanları ona annesi ve kendinden oldukça büyük ablaları anlatmış. “Babamız bu uğurda şehit oldu ama bak, kanı yerde kalmadı babamızın. Bu gün Cumhuriyet ilan edildi. Artık devletimiz her birimizi insan yerine koyacak. Kimseye kulluk etmeyeceğiz. Hepimize eşit muamele edilecek. Bunlar ne demek, sen biliyor musun? Sen henüz küçüksün ama Cumhuriyet’in kıymetini bil” demişler. Memlekette davullar çalınmış, evlerin camlarına bayraklar asılmış. Herkesle birlikte babam da bağırmış; “Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Mustafa Kemal Paşa” diye… Ben ilkokula giderken okulda öğrendiklerimi babama anlatır, Cumhuriyet Bayramı’nda kürsüye çıkıp şiirler okurdum. Beni dinlerken hep gözleri dolardı. “Ne mutlu bize, öyle değil mi kızım… Çok şanslı bir neslin evlatlarıyız biz. Sen de erkek çocuklarla birlikte okula başladın. Büyüyünce sen de onlar gibi oy kullanacak, istersen Meclis’e girip mebus olacaksın. Ya da istediğin okulda okuyup istediğin mesleği seçeceksin.” Bunları dinlerken babamın bana ne demek istediğini pek de anlamazdım, çünkü onlar benim için o kadar doğaldı ki… Tabii ki öyle yaşayacak, tabii ki öyle yapacaktım. 29 Ekim 1923’ten sonra doğanlar belki de tıpkı benim gibi hissettiler. “Tabii ki böyle yaşayacağız, bunlar bizim doğal hakkımız zaten” dediler. Doğrudur, bunlar her insanın en doğal hakkıdır aslında ama bu hakları biz, bundan tam yüz yıl önce, büyük mücadeleler sonucu, Atatürk ve silah arkadaşları sayesinde kazanabilmişiz. Sonra okudukça, gerçekleri öğrendikçe babamın bana ne anlatmak istediğini çok iyi anladım. “Gerçekten de şanslıymışım” dedim. Hatta “Cumhuriyet’in kıymetini iyice biliyor musun” diye sordum kendime. Yüz yıl önce doğsam, demek çok başka bir dünyada yaşayacakmışım. Cumhuriyet ile gelen haklar, bizi kendi gözümüzde değerli ve onurlu kılmış meğer. Bir Türk kadını olarak, bu güzel ülkenin bir vatandaşı olarak gönlümce kendi yolumda yürüyebildiysem, kendi kararlarımı alabildiysem, okuyup yazabildiysem, sevdiğim bir meslekte özgürce çalışabildiysem, tüm bunlar Atatürk’ümüz önderliğinde kurulan Cumhuriyet ve devrim niteliğindeki kanunlar sayesinde oldu. Cumhuriyet’in kıymetini bilelim. Onu yaşatmak, koruyup gözetmek, ona sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur… Yaşasın Cumhuriyet…

    devamını gör
    Dr. Gülseren BUDAYICIOĞLU
  • Bundan 100 yıl önce bir dahi, bir idealist, bir asker; parçalanmış bir imparatorluktan, kaybedilmiş topraklardan yepyeni bir vatan yarattı. Bunları yaparken de mücadeleci ruhu ve milletine olan inancıyla hareket etti. Ve yeniden yarattığı bu güzel ülkeye; hakimiyetin millette olacağı en güzel yönetim biçimini, cumhuriyeti seçti. İşte bu eşsiz, mükemmel insan ve tek önderimiz Atamız Mustafa Kemal Atatürk'tür. Biz her zaman olduğu gibi yine ona şükran borçluyuz. En önemli bir diğer borcumuz da onun kurduğu cumhuriyet ve kazanımlarını sonsuza dek sürdürmek ve korumak olmalıdır. Bizden sonraki nesillerle de cumhuriyet var olmaya devam edecek ve atamızın emanetine sahip çıkacağız. Nice yüzyıllarda da var ol cumhuriyet.

    devamını gör
    Pakize Gülay AYSEV
  • Sevgili Cumhuriyet, İyi ki doğdun! Çocukken hayat bilgisi dersinde sen ve Atatürk ile ilgili konuşmayı çok severdim. Cumhuriyet sayesinde bir daha yedi düvelin topraklarımızı paylaşmaya cesaret edemeyeceğine, bilimde, kültürde, sporda, askeri alanda onları geçeceğimize inanıyordum. Şimdi 100.yaşına girmek üzeresin! Atatürk 1930'lu yıllardaki bir konuşmasında, Türk milletini emin bir istikbal yoluna koymakla kalmayıp asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle yeni bir hayatın müjdecisidir Cumhuriyet diyordu. Atatürklü 15 yılın ilerici hoşgörülü ortamında her birey, eşit hak ve hürriyetlere sahip kılınmıştı. Eğitim, giyim kuşam, hukuk, takvim ve saat, rakam ve harf reformları hızla yapılmıştı. Kendi geleceği ile doğrudan ilgili "yeni insan" ortaya çıkmış ve büyük iktisadi kalkınma sağlanabilmişti. O yeni insanlar bugün bizleriz, ülkemiz için çalışıyor ve onu çok seviyoruz. Daha nice yaşlara erişebil diye temel hak ve hürriyetlerimize sahip çıkıyoruz. Atatürk'ün izinde, geleceğe...

    devamını gör
    Pınar Nazlı KÖPRÜLÜ