
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

DÜŞLERİMDEKİ CUMHURİYET YA DA CUMHURİYET AŞKTIR. Cumhuriyet'i anlamak, kavramak, savunmak, yarınlara, sonsuzluğa taşımak için Mustafa Kemal Atatürk’ün yazdığı “Nutuk” adlı dev eseri bu milletin her bireyi okumalı ve içselleştirmeli. Ancak o zaman Cumhuriyet'in değerini kavrayabiliriz. Bunu dedikten sonra düşlerimdeki Cumhuriyet'e, Atatürk ve devrim arkadaşlarının hedeflediği Cumhuriyet’e geçebilirim. Cumhuriyet özgürlüktür. Cumhuriyet bağımsızlıktır, Cumhuriyet laikliktir. Cumhuriyet demokrasidir. Biri olmazsa yıkılır. Cumhuriyet aydınlıktır. Aydınlanmadır. Cumhuriyet devrimlerdir. Kadın devrimidir. Kültür devrimidir. Devrimlerin sürekliliğidir. Cumhuriyet önce vicdandır. İnsana saygıdır. İnsan haklarına, insan yaşamına, insan emeğine, insan onuruna saygıdır… Cumhuriyet önce hakkaniyettir. Adalete güvendir. Kanun hükmünde kararnamelerin değil, hukukun üstünlüğüdür. Cumhuriyet, ekmek ve emeğin, birilerinin dudakları arasındaki kelama değil, alın terine bağlı olmasıdır. Cumhuriyet, yarından korkmamaktır. Çocuklarımızın bugün ve ilerideki günlerde başlarına gelebileceklerden korkmadan yaşamaktır... Cumhuriyet ayırımcılığı önlemektir. Yaşamın her alanında her tür ayırımcılığa karşı çıkmak, bu zulmü sürdürenleri durdurmaktır. Cumhuriyet çoğulculuktur. Yeryüzü sofrasında çoğulculuğun farklı nimetlerini, renklerini zenginlik saymaktır. Bu zenginlikle çoğalmak, bu zenginliği paylaşmaktır. Cumhuriyet, azınlığın, mağdurun, haksızlığa uğrayanın, sömürülenin hakkını her şeyin üzerinde tutmaktır. Cumhuriyet umuttur. Daha güzel bir dünya, daha güzel bir memleket, daha güzel bir gelecek umududur. Cumhuriyet, bu umudu gerçekleştirmek için çalışmak, bu ideal için aydınlanmadan, ilimden, bilimden, eğitimden güç almak, evrensel ve çağdaş değer ölçülerini sımsıkı kucaklamaktır. Cumhuriyet aşktır. Cumhuriyet sevmektir. Vatanını memleketini sevmek, dünyayı sevmek, insanı sevmek, doğayı sevmektir. Bundan yüz yıl önce Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucuları, yukarıda saydığım tüm bu özellikleri bu millete yerleştirmeye çalıştılar. Cumhuriyet'in ilanı, altı yüz yıllık ümmet, yani inanç toplumunun, artık akıl toplumu olma yolundaki ilk adımıydı… Anayasamızda yer alan Demokratik, Laik , Sosyal, Hukuk devleti olma ilkeleri, din ve inancı hayatımızdan çıkarmak için değil, tam tersine, din ve inancı en saygın, en hak ettiği yere oturtmak içindi: Yani… Yani dini ve inancı bireyin ahlak ve vicdan dünyasına yerleştiriyordu. Bundan sonra izlenecek tek yol Atatürk’ün işaret ettiği “Akıl ve bilim yoludur.”
devamını görZeynep ORAL
O biri Bir yangın çıkar, bir yerlerde. Biri söndürmelidir. Biri söndürecektir... Yani, inşallah... Bir sıkıntı çıkar, bir ailede. Biri çözmelidir. Biri çözecektir... Yani, inşallah... Birileri zor durumda kalmıştır. Biri yardım etmelidir. Biri yardım edecektir... Yani, inşallah... O “biri” olmazsa, dünya dönmez... O “biri” olmazsa, anlam kalmaz... O “biri” olmazsa, yaşam boşlukta asılı kalır... Dağılmıştır bir halk. Zayıf düşmüştür, vücut. Biri iyileştirmeli, biri birleştirmeli, biri toparlamalıdır. Olanaksız gibidir. Ama “biri” yapabilecek midir? Bu topraklarda o “biri” Mustafa Kemal Atatürk’tür... Ümitsiz ve çaresiz kalmış bir halkın dualarının karşılığıdır... Kimsenin kaldıramayacağı yükün altına giren, boş sözlerle kimseleri kandırmayan, bir cerrah hassasiyeti ve dehasıyla, doğrudan hastalığın kaynağına yönelen ve bu sırada kendi yaşamını ortaya koyan o “biri” O’dur... Nicesi ne yapacağını bilmez haldeyken, ne yapacağını bilen, nice gözlerin görmediğini gören ve “imkânsız"ı “yere indiren”... O “biri”ni anlamak için, akıl, vicdan ve feraset gerekir... Her babayiğidin harcı değildir, oturduğu yerden ahkam kesmeyi bırakıp, “biri” olmanın öyle kolay olmadığını ve bu haliyle onun tırnağı dahi olamayacağı gerçeğiyle yüzleşmek... Bu topraklar üzerinde yaşayan vefa sahibi varlıkların o mirasa baktıklarında hatırlayacakları “biri” varsa; kim olduğu bellidir... O “biri” ki, bedeni ortadan kalktığında dahi, diri görünenlerden daha “diri”...
devamını görÇağrı DÖRTER
"CUMHURİYET KADINI OLMAK" Anadolu’nun kadim topraklarında kadınların varlık mücadelesi Cumhuriyet’in ilanından çok önce başlamış olsa da, Cumhuriyet’in devrimleri benim bir kadın olarak bu ülkede yaşamamın, kendi başıma özgürce ayakta durabilmemin, “ben de varım” diyebilmemin güvencesi oldu. Bu ülkenin insan hakları ve demokrasi karnesi hiçbir zaman yüksek notlarla dolu değildi belki, ancak son 21 yılda devletin sosyal güvencesinden uzakta, demokrasi, eşitlik, adalet ve özgürlüğe dair Cumhuriyet’in sağladığı yaşamsal haklarımızdan neredeyse tamamen mahrum bırakıldık. Biz kadınların bu topraklarda var olma mücadelesi, yaşam hakkımızı savunmaya kadar derinleşti. Karşımıza çıkarılan engeller, boynumuza asılan yaftalar, duyduğumuz hakaretler, gördüğümüz şiddet hiçbir şekilde bizi doğru yolumuzdan döndürmedi. Sadece kendimiz için değil, çocuklar ve gençler başta olmak üzere ülkede hak mağduriyeti yaşayan herkesin hakları için önce biz kadınlar direndik. Bir Cumhuriyet Bayramı gününde bu ülkeye yeni bir vatandaş doğurmuş bir Cumhuriyet kadını, yalnız bir anne olarak hayat mücadelemin taşlarını Cumhuriyet’in bana sağladığı haklar sayesinde döşediğime inanıyorum. Tam da bu yüzden yaşam hakkım başta olmak üzere, o haklardan herhangi birini elimden almaya kalkacak her zalimle mücadele etmeye devam edeceğim. Zor zamanlardan geçerken, ihtiyacımız olan dayanışma, sağduyu ve iyiliğin bu toprakların rengârenk insan mozaiğinde saklı olduğunu biliyorum. Gerçek bir Cumhuriyet’in nasıl aydınlık bir gelecek imkânı sunacağına dair inancımla, kolektif bir bilinçle, direniş, dayanışma ve umutla Cumhuriyet’in 100. Yaşını coşkuyla kutlayacağımıza yürekten güveniyorum. “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz!” Çok yaşa Cumhuriyet!
devamını görMüzeyyen İrem AFŞİN
Sevgili Cumhuriyet, Bugün tam 100 yaşındasın.Kalbim kıpır kıpır içim coşkuyla dolu.Seni sonsuza dek yaşatabilmek için bizden sonraki nesillere ne kadar önemli olduğunu tekrar tekrar anlatıyoruz.İnanıyorum ki nice 100 yıllar göreceksin. Canım ATAM , bugün bu topraklarda özgür, ayakları yere basan, kendi fikirlerini korkmadan ifade edebilen bir kadın olarak yaşayabiliyorsam, hepsi senin sayende. Sana sonsuz minnet ve saygılarımı sunuyorum. Daima izinde yaşayacağıma ve seni yaşatacağıma söz veriyorum. Nice 100 yılları hep birlikte coşkuyla kutlayacağız. YAŞASIN CUMHURİYET...
devamını görGülsemin AKMAN
