
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Sevgili Atatürk, Canım Atam, ne kadar büyük bir değer olduğunu her geçen gün daha çok anlıyorum. Cumhuriyeti bize kazandırdığın için ne kadar teşekkür etsem az. Sen o dönem için değil, bugünümüz için bile çok büyük bir dehasın. Çocukluğumdan beri her milli bayramda gözyaşlarım sel olurdu. Adının geçtiği her an. Ülkemiz için yaptığın her şey için sana ve arkadaşlarına minnettarım. Kızıma seni hep anlatıyorum. 23 Nisan'ı öğretiyorum. Biliyor musun, Gençliğe Hitabende söylediklerin bugünümüzü anlatıyor. Yıl 2023, bugün Cumhuriyetimizin 100.yılı kutlu olsun! Atam, nice 100yıllara... Ve sen o büyük zekân ile bu yılları o dönemde görebiliyordun. Senin mirasın olan Türkiye'miz ne kadar zor dönemlerden geçse de, daima payidar olacak, sonsuza dek yaşayacak. Sana olan sevgim, saygım sonsuz. Türk milleti olarak seni hep sevecek ve asla unutmayacağız. O yıllarda yaptıkların inanılmaz Atam. İyi ki, bizim Atamızsın. Her şey için, sonsuz minnettarım.
devamını görNurşah DOĞAN
Sevgili Atatürk bizlere böyle bir bayramlar yaşattığın İçin sana minnettarız.Bizler yeni nesil olarak senin izinden her zaman yürüyeceğimize and içtik.Türkiye yi Türk yapan bizler olacağız seni silmek isteyenleri sildirmeyeceğiz memleketimizin her köşesi senin eserlerindeki toprağında adımın var. Seni görmek çok isterdim ama ailem olsun öğretmenim olsun seni görmeden sevdirdiler. Deniz mavisi gözlerin güneş sarısı saçların, zeki bakışların, aklın, ilmin, sporcu oluşun, doğaya sevgin bizlere birer örnek. Cumhuriyeti 100. yaşını en güzel şekilde kutlayacağız okulumuzda etkinliklerimiz var onunla yaşıyoruz bizlere çok güzel bayramlar hediye etsin bizde onları en güzel şekilde yaşayacağız sevgilim ATAM seni çok seviyorum senin izinden yürüyeceğim
devamını görSiraç Samed AYHAN
Dedem Mustafa Çavuş 56 alayda asker. Mustafa Kemal Paşa ile cephede savaşan, İstiklal gazisi dedem cumhuriyetin 100 yılı görseydi.
devamını görHalit İNALTEKİN
Kendimi bildim bileli, her 10 Kasım’da saat 9’u 5 geçe Türkiye’nin her yerinde zaman bir dakikalığına da olsa durur. Sadece zaman değil, insanlar, taşıtlar, hayat durur. Bu dünyanın başka bir yerinde bu raddede olur mu bilmem. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 87’nci yıl dönümünde saat 9’u 5 geçe camdan dışarı bakarken, evimin karşısındaki hastanenin tüm personeli, kaldırımlarda yürüyen çocuğundan yaşlısına herkes, caddedeki tüm otomobiller, hatta insanlar evlerinde -kimse onları görmezken bile- saygı duruşundaydı. Hiçbir zorlama olmadan, kendi iradesi, kendi arzusuyla. İnsanlığın her daim peşinden koştuğu ölümsüzlük bu değilse nedir? Ölümsüz olmak için illa nefes almak mı gerekir? Bu ülkenin kurucusu bunun böyle olmadığının "yaşayan" bir kanıtı. Bazıları için yaşam ömürle sınırlı değil; yaşatılıyorsa eğer. "Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir” demişti Atatürk. Nesillerdir, onun yüzünü görmeden onu hissedenler tarafından yaşatılıyor. Derler ki herkes ölümsüz olmak ister, kimi bu yüzden sanatsal üretimde bulunur, kimi mucit olur, kimi topluma katkıda bulunur. Ama şüphesiz ki çok azı Atatürk’ün bize bıraktığı Cumhuriyet’le eşdeğerdedir. Bir halkı peşinden sürüklemek, tek vücut olmasını ve bağımsızlığını elde etmesini sağlamak, Cumhuriyet’i kurmak, 100 yıl sonrasında bile güncelliğini koruyan bir vizyon ve liderlik ortaya koymak, savaşlar ve çatışmalarla dolu bir dünyada “Yurtta sulh cihanda sulh” diyecek kadar idealist olmak her baba yiğidin harcı değildir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına adım atarken, şimdi Atatürk’ü sadece hissetme değil, anlama zamanı. 100 yıl önce halk nasıl ki bağımsızlık ve çağdaşlaşma hedefleri etrafında birleştiyse, bugün kutuplara çekilmiş bir toplumun da aynı Türkiye hayali etrafında birleşebilmesinin ipuçları onu anlamakta saklı çünkü.
devamını görMelis ALPHAN
