
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Bugünün çocukları yarının yaratıcılarına, Tarih zaferler ve güzelliklerle dolu olduğu kadar savaşlar ve acılarla da dolu. Umarım sizler gözyaşlarıyla ıslanmamış mutluluğu bulur ve yaşatabilirsiniz. Mustafa Kemal Atatürk bizlere haysiyetimizle yaşayabileceğimiz bir toprak bırakabilmek için tüm kahraman yiğitlerle acı çekmiş ve bu uğurda can vermiştir. Bu güzel ülkeyi kurmak için çocuk yaşta insanlar hiç hayatlarını yaşamadan can vermiştir. Bu fedakârlıklar unutulmadan yaşamalı ve buna layık olmaya çalışmalıyız. Size verilenle yetinmemeyi eğitimde, bilimde, çağdaşlıkta, işini iyi yapmada, başarılı olmada, teknolojide hep aç davranmalı, hep fazlasını istemelisiniz. Yaptığınız her iyi iş unutmayın ki bu ülke için yapılmış en güzel vatani görevinizdir. Birbirinize güvenmeyi, sevgiyi, saygıyı unutmayınız. Unutmayın ki bu vatanı sırt sırta canını verenler kurmuştur. Asla ümitsiz olup vatanınızdan vazgeçmeyiniz. Bu topraklar biz Türk milletinin beşiği, ana kucağıdır. Daha güzel yarınlara…
devamını görİdil AYGÜN
YAŞ ALDIKÇA GENÇLEŞEN CUMHURİYET Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Yarın cumhuriyeti ilan ediyoruz” demesinden bu yana yüz yıl geçti ama cumhuriyetimiz hâlâ ilk günkü gibi canlı, taze ve diri. Çünkü bu millet bütün engellemelere rağmen Atatürk’ü ve onun kurduğu cumhuriyeti çok sevdi. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet'i kurduktan sonra onu demokrasiyle taçlandırmak istedi, zira demokrasi olmadan cumhuriyet mefkûresinin eksik kalacağını biliyordu. Bunun için de çok çaba sarf etti, siyasi partilerin kurulmasını sağladı sözgelimi. Ama henüz halkın nazarında demokrasi ideali tam oturmadığı için demokrasiye geçiş denemeleri başarılı olamadı. Bu başarısız denemelere rağmen Mustafa Kemal Atatürk’ün aklında demokrasiye geçiş düşüncesi hiç ölmedi. Ama Avrupa bile yerleşik demokrasi düşüncesinden henüz uzaktı. Almanya’yı Hitler, İtalya’yı Mussolini, İspanya’yı Franco, Portekiz’i Salazar gibi faşist diktatörler yönetiyordu. Ve Avrupa topyekûn büyük bir savaşın eşiğindeydi. Buna rağmen Mustafa Kemal ardı ardına demokratik hamleler yaptı. 1934’te kadınlara seçme, seçilme hakkı tanıdığında Fransa’da kadınların bu hakkı kazanmak için 10 yıldan fazla bir zaman beklemeleri gerekti. Mustafa Kemal Atatürk, demokrasi ideline kavuşmadan aramızdan ayrılmış olsa da Türkiye toplumu bu ideale ulaşmak için çok beklemek zorunda kalmadı. İsmet İnönü 1946’da çok partili sisteme geçilmesini sağladı ve demokrasinin inşasını gerçekleştirdi. 1950’de ise nihayet cumhuriyet tam olarak demokrasiyle taçlandırıldı ve Türk tarihinde ilk defa seçim marifetiyle yönetim el değiştirdi. Bu çok büyük bir devrimdi. Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet'in diğer kurucu önderleri gerçekten az zamanda çok iş yaptılar. Açıkçası bizler onların inşa ettiği cumhuriyet ve demokrasi mevhumuna yeterince sahip çıkamadık. Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine henüz uzağız. Bütün tökezlemelere, güçlüklere, engellemelere rağmen cumhuriyet orada bir güneş gibi parlamaya devam ediyor; yaş aldıkça gençleşiyor, yenileniyor, tazeleniyor.
devamını görCem KALENDER
Ben Mustafa Kemal Atatürk deyince, tüm bedenim mutlulukla çalışmaya başlar. Dimağım açılır, damarlarımdaki kan akar temiz gürül gürül. Çarpar kalbim insanca insan için… Adımlarımı güvenle atarım. Omurgam dik dik. Derken birden bire, Yine yeniden tekrarlarım: Hizmet etmek kutsaldır, uşaklık ise bağdaşmaz benimle. Ben daha dün onun kız çocuğuydum. Şimdi Atatürk kadınıyım. İnsanım, eşim, anneyim, üniversitede cansiperane ders veren, bilinçli gençler yetiştiren bir eğitimciyim, Atatürkçü anne ve babanın dantel gibi işlediği vatan sevgisiyle ben sizim, oyum. Uzaktaki yakındakiyim. Bağımsız, egemen, aklı, vicdanı hür, irfanı hür Pınar Ergen Pekel’im. Ben Cumhuriyetin pınarıyım. Ne küresel ısınma ne de dış mihraklar onu kurutamaz. Bizden doğanlar Irmak’tır Akar akar akar, ne mutlu Türküm ne mutlu ne mutlu insanım diye. Orada bir köy var uzakta. Yakında da yerler var. Hepsi bizim. Hepsine gitmek için çıktım yola. Bir baktım arkama, biz geliyoruz akın akın…
devamını görPınar PEKEL
Değerli Cumhuriyet, sana 100. yılın olduğu için mektup yazmak istedim. Bu bayramı daha da coşkulu kutlayacağız. Seni kutlayıp okulda gösteriler yapacağız. Seni çok seviyorum, sen benim Cumhuriyetimsin. Sen benim canımdan daha önemlisin.
devamını görZeynep AYRANCI
