
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Şu günlerde büyüklerimize, en önemlisi Ata'mıza ihanet ediyoruz. Cumhuriyet'in ötesi, demokrasiyi, daha çağdaş yaşama sansımızı kullanamıyoruz. Çok üzgünüm...
devamını görMelike Sibel KANİT
Sevgili Cumhuriyet, Senin değerlerinle büyümüş ve bununla gurur duyan bir kadın olarak kız çocuğumu da senin doğduğun gün dünyaya getirdim. Ne mutlu ki bana kızım seninle aynı gün yaş alarak senin ışığın ve aydınlığınla büyüyecek.. Seninle gücüne güç katacak... Sen 100 yaş alırken kızım bu yıl 4 yaş aldı... Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuğu Cumhuriyet iyi ki doğdun, iyi ki var oldun ve emin ol baban gibi hep var olacaksın... Çünkü sen olduğun sürece Türk kadını var olmaya devam edecek...
devamını görElif Değirmenci YAMAK
Sevgili Cumhuriyet artık yüzüncü yılındasın yüzüncü yılını çok coşkulu bir şekilde kutlayacağız. Çok güzel olacak bu mutlu günde
devamını görElisa Kader TİRYAKİ
CUMHURİYET’İN 100. YILI Cumhuriyet, her şeyden önce, bağımsızlık ve özgürlük demektir. Emperyalizmin dünya halklarını köleleştirdiği, tüm kaynakları sömürdüğü bir dönemde, işgalci orduları kovmanın özgürlük için yeterli olmayacağını bilen, ileri görüşlü bir kavrayışın eseridir. Atatürk ve arkadaşları, tam bağımsız, özgür ve onurlu bir ülke olabilmenin ekonomik açıdan güçlü, kurumsallaşmış bir devlet ve sosyal, kültürel ve bilimsel açıdan gelişmiş bir toplum olabilmekten geçtiğini çok iyi kavramışlardı. Cumhuriyet devrimlerinin hepsinin altında yatan hedefin böyle bir devleti kurmak, böyle bir toplumsal gelişimi sağlamak olduğu açıkça görülebilir. Bunu sağlayacak olan aklı hür, vicdanı hür nesillerdir ve Cumhuriyet, böyle nesilleri yetiştirebilmek için bütün olanaklarını seferber etmiştir. Yetişen ilk nesiller de Cumhuriyet’in ideallerini tüm ülkeye yayabilmek için var gücüyle çalışmıştır. Bu açıdan Cumhuriyet büyük bir fedakârlığın da adıdır. Cumhuriyet aynı zamanda bir umudun adıdır. Tüm bireylerin eşit ve onurlu vatandaşlar olarak refah içinde insanca bir yaşam sürebildiği bir ülke umududur. İçi boş bir hayal değil, bilimsel yöntemle hayata geçirilecek bir umuttur söz konusu olan ve o yüzden hayatta en doğru yol gösterici olarak kendine bilimi seçmiştir. Kendi yaptıklarının, söylediklerinin bilimle çelişmesi durumunda bilimin söylediğine kulak verilmesini isteyen bir liderin umududur. Bugün 100. yılımızda başlangıca göre büyük mesafeler kaydettiğimiz muhakkak. Ancak 100 yıl önceki umudu hayata geçiremediğimiz de bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Tüm bireylerin eşit ve onurlu vatandaşlar olarak, refah içinde, insanca bir yaşam sürebildiği, insanlığa bilimsel, kültürel katkı sunabilen, tam bağımsız bir ülke olabilmemiz için ihtiyacımız olan şey 100 yıl önceki ile aynı; fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmek ve çok çalışmak. İkinci yüzyılda, çok geçmeden, bunu başaracağımıza tüm kalbimle inanıyor, güveniyorum.
devamını görProf. Dr. Alpay AZAP
