
Doğan Kitap olarak, 100. yaşında ulusun Cumhuriyet’e sesleneceği ve ona olan sevgisini dile getirebileceği bir projeyi hayata geçiriyoruz: Cumhuriyet’e Mektuplar. “Ulus, Cumhuriyet’ine sesleniyor” sloganıyla başlattığımız bu proje kapsamında herkesi klavye başına oturup yazmaya davet ediyoruz. Bu platformda herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin anlamı, başardıkları, ona duyduğumuz bağlılık, kurucu kadrolara duyduğumuz gönül borcu, hayal ettiğimiz gelecek gibi konularda serbestçe yazıp toplumla paylaşabilecek.
Cumhuriyet’e 100. Yılı’nda söylemek istediklerinizi, 1000 karakter ile sınırlı olmak üzere cumhuriyetemektuplar.com adresine yazabilirsiniz. Burada yazılanları yıl boyunca herkes görüp okuyabilecek. Yılın sonunda, seçilecek yazılardan Cumhuriyet’e Mektuplar kitabı ortaya çıkacak. Herkesi bu açık platforma ve kitaba katkıda bulunmaya davet ediyoruz.

Sizden Gelen Mesajlar

Canım ATAM, Neler düşündün, ne zorluklar aştın, neler planladın ve ne güzel gerçekleştirdin... Senin bir fotoğrafın, senin bir sözün, yahut sana ait herhangi bir sey karşıma çıktığında mutluluktan, gururdan gözyaşlarıma hiçbir zaman engel olamıyorum. Her daim "iyi ki"miz olarak var olacaksın.
devamını görFunda ERDEM
Sevgili Cumhuriyet, dün akşam seni kutladığımız bir baloda sağ olsunlar bana da söz verdiler. İtiraf edeyim, bu konuda yazmış çizmiş birçok ünlü insanın olduğu bir ortamda söz beklemediğim için biraz hazırlıksız yakalandım. Aslında yaklaşık bir saat boyunca konuşanların oldukça pozitif dileklerini paylaştığı bir ortamda benden 5-10 dakika önce söz alan bir konuşmacı "Cumhuriyet'e sahip çıkamıyoruz" benzeri oldukça kötümser bir konuşma yapmıştı. Ben de çıktım dedim ki... "Şurada ne güzel küçük korunaklı balonumuz içerisinde Cumhuriyet'imizi kutluyorduk. Neden beni 'depresyona' soktunuz?" Aslında o konuşmacının söylediklerinde haklılık payı olduğunu tüm katılımcılar fazlasıyla biliyordu. Sevgili Cumhuriyet, umarım ilerleyen yıllarda çok daha adil, özgürlükçü ve daha güçlü olarak yüzyıllarca barış içinde hayata devam edersin. Çocuklarımız senin sayende, huzurlu bir ülkede hayata devam eder. Sevgilerimle...
devamını görM. Barış MUSLU
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu vatan uğruna canlarını veren nice şehitlerimiz, Cumhuriyet'e giden yolda en ufak emeği olan güzel insanlar... Sizler rahat uyuyunuz. Atatürk'ün açtığı yolda ışık olmaya, onun ilke ve inkılâplarına sonsuza dek bağlı kalmaya, nesilden nesle sizleri anlatmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet'ten ayrılmayacak, emanetiniz için çok çalışıp ona her zaman sahip çıkacağız. Bu güç bizim damarlarımızdaki asil kanda mevcut. ATAM seni anlatmaya kelimeler yetmez. Üstün zekân sayesinde cephelerde uyguladığın savaş tekniklerini, düşmanına bile değer veren güzel kalbini, vatana bağlılığını, özgür ruhunu, pes etmemeni, başarılarını vb. ailecek kitaplardan okuduk, belgesellerde seyrettik. Bu bakımdan her an kalbimizde, baktığımız her yerde, özgürlüğümüzde, kısacası her şeyde sen varsın. Sizlere bir hayat, bir yaşam borçluyuz. Haklarınızı bizlere helal etmeniz dileğiyle. Ruhunuz şad olsun. CUMHURİYETİMİZİN 100. YAŞI KUTLU OLSUN. DAHA NİCE YÜZYILLARA.
devamını görÇiğdem Yavuz ARSLAN
Merhaba Ata'm öncelikle şunu belirteyim; size, bize bırakmış olduğunuz bu ülke, bu topraklar için çok minnettarız. biz gençler olarak bize bıraktığın bu ülkeyi ilelebet müdafaa edeceğiz, bunun için sana ant içerim ve senin "muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur" sözünün hakkını vereceğiz. Bize nutuk ettiğin özdeyişlerini her zaman kalbimiz ile tasdik edeceğiz ve ilelebet haktan, doğrudan, adaletten yana olacağız .Yurtta sulh cihanda sulh politikasıyla yaşantımızı devam ettireceğiz. Atam sen endişelenme, biz gençler bu ülkenin bütünlüğünü ve bu milletin özgürlüğünü, ülkemizin bağımsızlığını gerekirse canımızla ödeyerek sağlayacağız. Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
devamını görBaran ÇOBANOĞLU
Somut da olsa, bir fikre mektup yazmak çok zor. Bir kişiye mektup yazmaya koşullanmışız çünkü. Ben de Atatürk’e mektup yazacağım. Çünkü benim için Cumhuriyet demek Atatürk demek! Mustafa Kemal, Atatürk soyadını almadan önce kurtarıcı idi, Cumhuriyet'i ilan ettikten sonra kurucu oldu. Kurtarıcı ve kurucu lider, önder. İşte onun için Cumhuriyet deyince aklıma ilk gelen Atatürk. Sonrası Özgürlük. Sonrası birey olma hakkı. Padişahın tebaası, Allah'ın kulu olmanın ötesinde birey olma hak ve özgürlüğü. Bu hak ve özgürlüğün bir Anayasa ile teminat altına alınmış olması. Nedir bu haklar? Yaşama hakkı. Her birey özgür doğar ve yaşam hakkına sahiptir. Bunun için idam cezası kaldırıldı! Her canlı, din, ırk, millet, cins ve renginden ötürü farklılaştırılamaz, ötekileştirilemez, eşittir, eşit muamele edilir. Düşünce, fikir ve ifade hakkı. Yönetenden farklı düşünebilir ve bunu ifade edebilirim. Senin gibi düşünmek zorunda değilim. Laiklik. Dini inançlarıma ve ibadetime kimse karışamaz. Yönetenin emrettiği ve istediği dine inanmak zorunda değilim. İstersem çoğunluğun dışında bir dine inanırım, istersem taşa, güneşe taparım, kime ne? Çalışma, seyahat etme hakkı. Bir yerden bir yere gitmek için izin almak zorunda değilim. İstemediğim işte çalıştırılamam. İstediğim işte çalışırım! Mülk edinme hakkı. Kişi olarak mal varlığım olabilir ve bu yasalarla korunur. Malıma, mülküme el konulamaz. Eğitim ve sağlık hizmetleri hakkı; devlet beni eğitmek ve sağlığımı korumakla görevlidir. Eğitim ve sağlık ücretsiz ve herkese eşit olmalı. Beslenme hakkı; kazandığım parayla sağlıklı ve sürekli olarak kendimi ve ailemi besleyebilmeli, soyumun devamını sağlayabilmeliyim. Sağlıklı ve güzel insanlar olmak için olanaklarım yetmediği takdirde devlet bunu sağlamalı. Barınma hakkı; başımı sokacak bir konutum olması gerekli. Devlet bunun için sosyal konutlar inşa etmeli, kiralamalı, sokaklarda evsiz kimse kalmamalı. Can ve mal güvenliği; sokakta, evimde, işyerimde can ve mal güvenliğim devletin kolluk kuvvetleri tarafından sağlanmalı, saldırıya uğradığım takdirde korunmalı, zarar gördüğüm takdirde zarar veren cezalandırılmalı. Kültür ve sanat herkesin ulaşımına açık olmalı. Birey ve toplum olarak kendimizi geliştirebilmeli, eğitebilmeli, ince duygu ve değerlere sahip olmalıyız. Seçme ve seçilme hakkı: Her birey kendisini yönetecek kişileri seçme hakkına sahip olmalı ve seçilmek için başvurabilmeli. Devleti ve toplumu ancak belli bir çoğunlukla ve düzenle seçilmiş kişiler yönetmeli. Hadi canım sen de! Ütopya mı? Böyle bir düzen yok mu? Olamaz mı? Neden? Böyle olması gerekmiyor mu? Böyle olmayacaksa neden savaştık yıllarca, neden o kadar kan döküldü? Padişahları neden kovduk, beceremeyen rejimleri neden tu kaka ettik, devrimleri neden yaptık? Neden sokaklarda bağırdık, neden öldü insanlar? Atatürk, Cumhuriyet'i kurarken böyle bir altyapı ve ülke hayal ediyordu. Çarığı olmayan ülkede opera kurmaya niyetlenecek kadar ileri görüşlüydü. Cumhuriyet, Çin’deki gibi, önce karınlarını doyuralım, sonra insan yerine koyarız fikriyle kabaca başlamadı. İnsanlar başları sıkılacak birer vida olarak görülmedi. Duyguları, arzuları, özellikleriyle insan olarak düşünüldü. İleri değil, geri gittik Cumhuriyetin 100. Yılı'nı geride bırakırken ilk 10 yılında geldiğimiz yerin ne yazık ki gerisindeyiz. Yollar, köprüler ve beton evler yapmış olmamız, ilerlediğimizi göstermiyor. Ne yazık ki geri gittik. Özgürlük ve insanlık anlayışımız lafta kalıyor, her tür eylemimiz müsamere düzeyinde. Başımızdaki yöneticiler ömür boyu yönetime talip olmakla kalmayıp veliaht tayin etmeye kalkıyor, onu seçtirmek için de anayasa değiştirmeye! Eğitim yerlerde sürünürken artan şey, nitelik değil, nicelik, yüzlerce hukuk fakültesi açmak, hukukçu yetiştirmek değil, hukuku katletmek demektir! Hukukçunun olmadığı, hukukun geçerli olmadığı yerde de insan olmanın temel hak ve özgürlüklerinden bile bahsedilemez ve yukarıda saydıklarımdan hemen hiçbiri için bugün var diyemeyiz! Bayrak güzel de Cumhuriyet, seni bayrak sallayarak yaşatma şansımız yok. Sana sahip çıkmak, reklam filmi çekmek ya da maytap patlatmakla olmuyor. Cumhuriyet baloları ancak zengin eğlencesi olabilir, çocukların aç yattığı bir ülkede! Azınlığın bile mutlu olmadığı bir ülke yönetim biçimine Cumhuriyet denilemez. Seni hep elinde meşale tutan genç ve güzel bir kadın olarak düşünürler, en rahat ırzına geçilebilecek canlı türü, genç bir kadın olduğu için mi? Ben onun için Cumhuriyet deyince aklıma Atatürk’ü getiriyorum, ona bir şey yapamazlar! Umut veren bir mektup yazmam gerekiyordu, umut edemeden nasıl umut verebilirdim ki? Gençliğe güveniyorum, onlar cumhuriyete sahip çıkacak. Nasıl mı? TİKTOK çekecek!
devamını görYazgülü ALDOĞAN
En büyük emanetin Cumhuriyet 100 yaşında. Ne mutlu ki seni anlayabildim, yolum sen oldun. Nasıl anlatabilirim ki sana olan sevgimi. Hangi cümleyi kursam da hep eksik olacak. Seni çok çok seviyorum mavi gözlü dev. Canım Atam, iyi ki geçtin bu dünyadan. İlelebet sevgiyle.
devamını görGözde ÖZKAYA
Cumhuriyet gözbebeğimiz, onurumuz, gururumuz, şanımız, vatanımız, bayrağımız 100.yaşında. Hep var ol Cumhuriyet, sen çok yaşa. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
devamını görMustafa Yağız ÖZÇELİK
Sevgili Cumhuriyet, Ben, bana sunduğun imkânlarla bugün de seni anan gençliğim. Dile kolay, bir asır geçti sana sahip olalı. O günden bugüne ülkemin adının yanında senin adını ve senin adında özgürlüğü bulduk. Seni bana kazandıran atam Mustafa Kemal Atatürk ile bu yıl seni anmak ve onun huzurunda sana bu satırları yazmak bana gençliğimin verilmiş en güzel hediyesidir. Hakkında çok konuşuluyor. Sayende haklarımız ve hürriyetimiz aslında adının bile düşünülmediği zor yıllarda çıktı ortaya. Belki de bugün hâlâ senin bizlere hediye ettiğin eşsiz özgürlükleri kendisine bile layık görmeyen, adının yanında istemeyen, "hak" dediğimiz kavramın anlamını dahi bilmeyen birçok millet vardır. Ben bu bilgilere sahip değilim, üzgünüm... Benim bildiğim kısıtlı şeyler olsa da bu bilgilerin kısıtlılığında en çok seni bilir, sayarım. Teşekkür ederim. Bugün bu cümleleri mutlulukla yazmama sebep olduğun için. Çok teşekkür ederim kim olduğumu ve neden olduğumu bana öğrettiğin için..
devamını görCeren TAYBOĞA
Cumhuriyetimizin 100. Yılı ne muhteşem bir tarih. Bazen diyorum ki 10. yılında da olabilseydim de o muhteşem marşları bağıra bağıra söyleyebilseydim. Ama ne mutlu ki bugün de bu heyecanı hissedebiliyorum. İlkokulda ve sonraki tahsil dönemleri ve takip eden yıllarda bu bayramı heyecanla, sevinç ve gururla kutlardık. O büyük kumandan ve devlet adamı Atatürk nasıl da Anadolu’nun bağrındaki halkın muhteşem özverisi ve yeteneklerini bilerek, onlarla ve çok değerli silah arkadaşları ile birlikte mücadele vererek ebediyen yaşayacak laik ve demokratik Cumhuriyeti kurdu. Ne mutlu bize. Halen genç, yaşlı, erkek, kadın, çocuk, herkes damarlarında bu heyecanı ve olguyu taşıyor. Bu bir doldurma havuz değil, bu duygu bir şelale, ebediyen akacak. Yaşasın ebediyen nice nice yüzyıllara ulaşacak Cumhuriyetimiz. 100. yaşı kutlu olsun. Mutluyum, çok mutluyum.
devamını görFatma Leyla AYTULUN




