
Doğan Kitap olarak, 100. yaşında ulusun Cumhuriyet’e sesleneceği ve ona olan sevgisini dile getirebileceği bir projeyi hayata geçiriyoruz: Cumhuriyet’e Mektuplar. “Ulus, Cumhuriyet’ine sesleniyor” sloganıyla başlattığımız bu proje kapsamında herkesi klavye başına oturup yazmaya davet ediyoruz. Bu platformda herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin anlamı, başardıkları, ona duyduğumuz bağlılık, kurucu kadrolara duyduğumuz gönül borcu, hayal ettiğimiz gelecek gibi konularda serbestçe yazıp toplumla paylaşabilecek.
Cumhuriyet’e 100. Yılı’nda söylemek istediklerinizi, 1000 karakter ile sınırlı olmak üzere cumhuriyetemektuplar.com adresine yazabilirsiniz. Burada yazılanları yıl boyunca herkes görüp okuyabilecek. Yılın sonunda, seçilecek yazılardan Cumhuriyet’e Mektuplar kitabı ortaya çıkacak. Herkesi bu açık platforma ve kitaba katkıda bulunmaya davet ediyoruz.

Sizden Gelen Mesajlar

Başbuğum, ben Subutay Türksoy. Balıkesirli bir Yörük evladıyım. Yıllar önce paşa dedem Mustafa Yetim sizin yanınızda cephede kurtuluş mücadelesi vermiş. Hepimizin dedesi, yakını bu mücadelede ya şehit oldu ya da gazi. Cumhuriyet ve özgür bir Türk devleti kolay kurulmadı. Hepinize sonsuz minnettarız başbuğum. Ben Balıkesir'in köyünden çıkan bir 22 yaşında, Yörük Türkmen evladı olarak hayatımın son anına kadar sizin izinizden gideceğim. Son ana kadar isminizi ve hatıranızı yaşatacağım. Ülkemizin sorunlarını çözmek için canım pahasına elimden geleni yapacağım. Mirasınıza, ülkemize sahip çıkacağız. Sizi çok seviyoruz başbuğum. Saygı ve hürmetle...
devamını görSubutay TÜRKSOY
Cumhuriyetimizin 100. Yılını gözlerimiz yaşlı, kalplerimiz buruk kutluyoruz... Kızgınız, öfkeliyiz ve yorgunuz... Ama biz Türk'üz, doğruyuz ve çalışkanız... Atamızdan ve Ülkemizden aldığımız güçle Anka kuşu gibi küllerimizden doğup özgürlüğümüz için, ilkelerimiz için savaşmaya kanımızın son damlasına kadar hazırız. Korkmuyoruz cesaretimizi bastığımız toprağın altındaki binlerce şehidimizden, bayrağımıza rengini veren Atalarımızın kanlarından alıyoruz... Birinci vazifemiz Türk istiklalini Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir emriyle hareket ediyoruz. O yüzden Canım Atam sen rahat uyu, biz mücadeleni devam ettiriyoruz...
devamını görHayal GÜNER
ATA'YA Mektup, Ey Büyük Atatürk, Eşsiz Komutan, Ulu Önder... Heybemdeki hiçbir kelime sana hitaba yetmez... Bugün Cumhuriyetimizin 100.yılı... Şanlı gün, kutlu gün bizlere senden armağan. Coşkuluyuz, sevinçliyiz, tüm yurtta bir hareket hâkim. Özgürlük ve bağımsızlık hareketi! 'Cumhuriyet'... Akla, mantığa, bilime, toplumun gereklerine ve ihtiyaçlarına en uygun ve insana insan olduğu için değer veren bir yönetim. Onu sen var ettin. Bu idol, bizlere fikir serbestliği ve tüm farklılıklarımızla bir olmayı getirdi. Az şey mi? Ulusun egemenliğini kendi elinde tuttuğu meşaleyi taşıması hem de hep yanan, hiç sönmeyen bir meşale. Cumhuriyet! Haklarımız! Kazandıklarımız! Başardıklarımız! Türkün Türk olarak varlığının anlamı! Bir tarih ki... Mustafa Kemal Atatürk'ün, 28 Ekim 1923 'Efendiler Yarın Cumhuriyet' i ilan edeceğiz' sözleriyle yazılıp 29 Ekim 1923'te büyük bir bayram olarak kutlanan Cumhuriyet Bayramı ve onun 100 yılları bulan varlığı! Kutlu Olsun!.. Çok teşekkürler Atam! Bekçileriyiz!
devamını görHülya BOYRAZ
Milletçe, aydınlanmanın yolunun Cumhuriyetten geçtiğini anladığımız gün Atamızın mirası da gerçek değerini bulmuş olacak. Ülkemiz şu anda da yabancı ülkeler tarafından işgal altındadır. Bunun farkına varabilmenin tek yolu da yine Cumhuriyeti anlamaktan geçmektedir. Karanlığa karşı aydınlık, cehalete karşı eğitim, hukuksuzluğa karşı adalet, savaşa karşı barış, düşmanlığa karşı sevgi tek çözüm Cumhuriyettedir. Sevgili Atamızın düşüncelerini, yaptıklarını anlamak en önemli görevimiz olmalıdır. Sevgili Atam senin gibi bir lidere sahip olmak bizim en büyük mutluluğumuz. Ne mutlu Türküm diyene...
devamını görFeray GÜRTEKİN
Cumhuriyet kelimesi Arapça “halk” manasına gelen bir sözcükten türetilmiş. Ve ben, bu “orijininde” Arapça olan kelimenin, sözlük anlamının ötesindeki gerçek manasını, Arap dünyasında, bilhassa da bir kadın olarak geçirdiğim yıllar boyunca ve sonrasında anladım. Cumhuriyet, Türkiye’de inşa edildiği haliyle, ilkokuldan beri zihinlerimize nakşedildiği en basit haliyle halkın kendi kendini idare etmesinden öte bir kavram. Siyasi gücün bir ailenin elinde değil, halk ve temsilcileri tarafından paylaşılıyor olmasının da ötesinde. Sahip olduğu şeyin değerini, onu kaybedince daha iyi idrak ediyor insan. Bizler aslında, en azından şu an için, kaybetmedik. Ancak kaybedenlerin veya ona hiç sahip olmayanların arasında yaşamak da elinizdekinin kıymetini ve ona sahip çıkmanın önemini anlamanızı sağlıyor. Cumhuriyet de benim için öyle oldu. Ben uzunca bir süre bir Arap ülkesinde yaşadım. Orada, başka Arap ülkelerinin halini öğrendim. Araba kullanma cüretini gösterdikleri için mahkemeye verilen, işlerini kaybeden kadınlarla tanıştım. Yaşadıklarım, gördüklerim, duyduklarım, okuduklarım ve hissettiklerim, cumhuriyetin bilhassa laiklik ve kadın hakları temelinde ne büyük kazanımlar getirdiğini görmemi sağladı. Ortadoğu’nun başka bir Atatürk’ü olmadı. Bölgede Atatürk’e ve reformlarına hayran olan, onları kendi ülkesine adapte etmek isteyen liderler oldu. Ancak hiçbiri Atatürk çapında bir devrim yapamadı. Bunun için elbette iç-dış koşulların müsait olması, biraz da talihin sizden yana olması gerekti. Ancak yine de cesaret gerekti, vizyon gerekti. Atatürk’te diğer her şeyin ötesinde o cesaret vardı, o vizyon ve misyon vardı. Bugün zorunlu başörtüsü kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle gencecik bir kadının gözaltına alındığı ve polis nezaretinde hayatını kaybettiği İran, daha birkaç yıl öncesine kadar kadınların araba kullanıp kullanamayacağının tartışıldığı Suudi Arabistan veya yabancı bir erkekle evlenen Katarlı annenin, çocuğuna vatandaşlığı geçiremediği Katar -ve diğer Körfez ülkeleri- ile aynı klasmanda değilsek, bunu Atatürk’ün kurduğu ve emanet ettiği Cumhuriyet’e borçluyuz. Ve ben yalnızca bunlar için bile ona minnettarım.
devamını görFeyza GÜMÜŞLÜOĞLU
Sevgili Cumhuriyet, Öncelikle kendin kadar temiz bu beyaz sayfayı bana ayırdığın için çok teşekkür ederim. Dile kolay 100 yaşındasın. Umarım daha nice güzel yüzyıllar olur önünde. Cumhuriyet nedir diye soracak olanlara işte budur diyebilirim belki: Cevabıdır dünyaya asil bir neslin Umududur küllerinden doğan milletin Mutluluğun resmidir çizilebilen Hürriyetin meşalesidir yakılabilen Ulu önder Atatürk ve beraberindekilerin hediyesi Rüyaların gerçek olduğunun bir göstergesi İstikbalin göklerdeki parıltısı Yurtta sulh cihanda sulhun anahtarı Egemenliğin kayıtsız şartsız aidiyeti Teşekkürler yüzyıllık mucize ve ötesi
devamını görNecip GÖZÜAÇIK
Yüz yıl önce filizlenen fidan artık 100 yaşında. Yeni yüz yıl uyanan, daha aydın, daha bilinçli bir milletin kanatlarında yükselecektir. Ve Atam! Sen gerçekten ölmedin. İlimsin, bilimsin, barışsın, hayatsın... Senin yolunda bir Cumhuriyet her daim ayakta kalacaktır.
devamını görFatma GÜRCÜ
Cumhuriyetimizin rengi kırmızıdır… Cumhuriyetimizin 100. yılına tanık olmak, bu ülkede yaşayan herkes için büyük bir onurdur. Yoktan var edilen bir yurdu bize vatan olarak kazandıran Atatürk ve arkadaşları, bu ülkeye ve bu topluma yaraşır en güzel yönetim biçimini de oluşturdular… Halk egemenliğine dayalı Cumhuriyet; uygarlık yolunda aydınlanmanın, çağdaşlaşmanın güneşi oldu. Yaratılan Cumhuriyet iklimi; sanat ve kültür alanında, beklenenin çok üstünde ürün alınmasını sağladı. Cumhuriyet ruhu, sanatın bütün damarlarını besleyen güç oldu. YÜZ yıllık Cumhuriyetimizin ilk yarısını kaçırdım ama “İkinci Yarısında” ben de vardım. Elli yılı aşkın bir süredir resim yapıyorum… Sanat maceram, Cumhuriyet okullarının sağladığı eğitim olanakları sayesinde başarıya ulaştı. O okullar, o eğitimciler, o eski ustalar olmasaydı; Habip Aydoğdu adında bir sanatçı da olamazdı. Gerçekten de bugün yazıyor, çiziyor, yontuyor, boyuyorsam; hepsini Cumhuriyetimize ve onu yaşama uyarlayan devrimlerine borçluyum… Cumhuriyetimizle gelen demokrasi ve özgürlük ortamı, sadece bilimin değil sanatın da kapılarını aralamıştır. Yıllar içinde toplum olarak sanatın, bilimin, demokrasinin, laikliğin, insan haklarının, hukukun, adaletin, ifade özgürlüğünün önemini artık iyice anladık sanıyorum. Sanatçılar, sanat insanları, sanatseverler, hatta toplum olarak varlığımızı borçlu olduğumuz Cumhuriyetimizi yaşatmak, geliştirmek ve daha da ileri götürmek zorundayız. Cumhuriyetimizin yetiştirdiği bir birey olarak, bir evlat olarak, cumhuriyetimizin daha da demokratikleşerek yeniden bir doğuş yaşayacağına olan inancımı korumak istiyorum. Cumhuriyetimizin rengi kırmızıdır… Ben de resimlerimde ağırlıklı olarak kırmızı rengi kullanıyorum. Bilinçli bir seçim olmasa da bu paralellik, içimi ısıtıyor. Cumhuriyetimize nice nice yüz yıllar umuduyla…
devamını görHabip AYDOĞDU
Türkiye Cumhuriyeti'nin bütünlüğünü temin etmek için var gücüyle havada, karada, denizde halkımızın huzuru için karda kışta, ağustos sıcağında yurdun her karış toprağında yaptığı operasyonlar ile bölgesinde benim varlığımın hissedilmediği bir karış toprağın olmadığını, dostlarımıza güven, düşmanlarımıza kâbuslar gördüren, Türkiye Cumhuriyeti'nin yılmaz bekçisi, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin erinden en yüksek makamda bulunan komutanına kadar her ferdinin, * Türkiye Cumhuriyetinin var olmasında başta Mustafa Kemal Atatürk ve o dönemin milliyetçi ve vatanperver silah arkadaşları, Meclisi mebusanın milletvekilleri, Bu vatanın kalıcı bir yurt olmasında katkı vermiş, bu aziz milletin bugün hayatta olmayan, tüm şehitlerini ve gazilerini, Vatan sathında cephe gerisinde askerine su aş ekmek taşıyan, vatan için elinden ne geliyor ise onu yapmak için çabalayan her ferdini rahmet ve minnet ile sevgi ve de saygıyla anıyoruz.
devamını görAyhan AYDIN




