ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Sevdamızla sonsuzluğa seslenişimiz, asırlık sevgimiz Cumhuriyet, Hayatta önce hayal ettiği, sonra esareti sindiremediği için cesaretle en büyük güçleri karşısına alarak hürriyet için yola çıkıp kahramanlık destanı yazan kaç millet var bu dünyada? Duy beni Cumhuriyet, bize bu gururu yaşatmak için birlikte yola çıktığın o güzel insanları bir yerlerde görüyorsan onlara söyle! Yaktığınız ışıkla, aydınlattığınız yolda, dimdik gururla ayaktayız. 100. Yılımızı kutluyoruz. Seni bizde var eden Atamızı ve yol arkadaşlarını hiç unutmadık ve minnetle yüreklerimizde yaşatıyoruz. Biz buradayız, bir aradayız, hiç şakamız yok ve hâlâ çok çılgınız, hâlâ aynı kafadayız. Atabildiğimiz her şen kahkahanın temelinde sen varsın. Yüzlerce yıl sonra bu satırları okuyan çocuklarımızın şen kahkahalarına hazır ol. Bu ülkenin, söz sahibi, özgür seslenişi olan tüm kadınları adına şükran ve minnetlerimizle, sonsuzluğa ant içtik. Adımız Türkiye, Soyadımız Cumhuriyet.

    devamını gör
    Neslihan SALTOĞLU
  • Cumhuriyet’in Yarattığı Görsel Sanatlar Ortamı

    Yeni bir ulus bilinci yaratmayı hedefleyen Türkiye Cumhuriyet’inin 100. kuruluş yılında ülkemizin görsel sanatlar ortamını büyüteç altına aldığımızda inanılmaz bir tempoyla gerçekleştirilen Cumhuriyet devrimlerinin sanatsal üretim, paylaşım süreçlerinde öncesi ve sonrası olmayan bir devinimi gündeme getirdiği son derece açık olarak görülüyor. Yaşamın tüm alanlarını kapsayan Cumhuriyet devrimleri görsel sanatlar alanında sadece modernizm olgusunu gündeme getirmedi. Dinin, toplumsal baskıların ve Batı karşısındaki komplekslerin şekillendirdiği “edilgen Osmanlılıktan” sıyrılan sanat ortamı Cumhuriyet kuşağı sanatçıları sayesinde özgürleşti ve daha önce olmayan bir özgüven geliştirdi.

    Bu sayede Cumhuriyet kuşağı sanatçılarının 1950 sonrasında geliştirdikleri çalışmalarıyla, resimden mimariye, tasarımdan fotoğrafa, heykelden seramiğe kadar tüm sanatsal alanlarda kendini duyuran özgünlüğü gündeme getirdiğini görüyoruz. Yerel modernizm olarak nitelendirilebilecek bu süreçte Cumhuriyet kuşağı iki önemli olguyu gündeme getirerek Türk ve dünya sanatı arasında köprü kurmayı başardı. Bunlardan ilki eleştirel bakış sayesinde sanatsal üretimin kalitesinin artması, ikincisiyse Türk sanatının Doğu-Batı kültürleri arasındaki klişeleşmiş karşıtlıklardan sıyrılarak kendisine yeni bir duruş noktası aramasıdır. 1950’li yıllarda ülke gündeminden eksik olmayan ekonomik, politik ve sosyal sıkıntılara rağmen Nejad Devrim, Nedim Günsür, Turgut Cansever, Mengü Ertel, Ara Güler, İlhan Koman, Sadi Diren başta olmak üzere azımsanamayacak sayıda yaratıcı sanatçının çabalarıyla şekillen “özgünlük süreci” Cumhuriyet devrimleri sayesinde oluşan Türk sanatının yüz akıdır. Ne yazık ki Cumhuriyet kuşağı sanatçılarının çalışmaları müze ve özel koleksiyonlarda doğru dürüst toplanmadıkları gibi, hak ettikleri biçimde sanat tarihi, sanat sosyolojisi alanlarında ele alınmadıkları için, değerleri bilinmemiştir.

    Eğer Çağdaş Türk sanatının dünya ölçeğinde nerede durduğunu sorgulamamız gerekirse işe bu kuşağın giriştiği deneylerden başlamamız gerekecek. Cumhuriyet devrimlerinin sanatsal sonuçlarını ilginç ve ayrıcalıklı kılan, onların önyargıları, yerleşik değerleri, altüst eden dinamikleridir. Nejad Devrim’in 1947’de Paris’teki ilk kişisel sergisinden Paris Modern Sanatlar Müzesi için eser alındığını, mimar Philipp C. Johnson’ın 1957’de São Paulo Bienali’nde İlhan Koman heykelini satın alarak New York’taki Museum of Modern Art’a bağışladığını, Norwich’teki Sainbury Center for Visual Arts koleksiyonunda yüze yakın Mübin Orhun resmi olduğunu kaç kişi biliyor? 100. yaşında, Cumhuriyet’i, onun özündeki hümanist değerleri çalışmalarına aktararak inanılmazları gerçekleştiren Cumhuriyet kuşağı sanatçılarıyla hatırlarken, onun ulusumuzun en değerli varoluş nedeni olduğunun altını çizmemiz bir gerekliliktir.

    devamını gör
    Dr. Necmi SÖNMEZ
  • HEM BİZ CUMHURİYET’İN ÇOCUĞU HEM DE CUMHURİYET BİZİM ESERİMİZ Türk ulusu, asırlar süren esaretinden Cumhuriyet ile kurtuldu. Hürriyetini; iç ve dış kuvvetlere karşı bir daha kaybetmemek üzere kazandı. Ardından gelen atılımlarla Anadolu insanı muasır medeniyetlere açılan kapıdan bir nebze de olsa başını uzatabildi. Yalpalayarak da olsa aklın rehberliğinde yürüyebildi ve benzeri uluslardan ayrışarak uygarlaşma iddiasını sürdürebildi. Fakat imparatorluktan miras kalan yoksulluk ve cehaleti tümden aşmak mümkün olmadı. Yaratılan aydınlanma ve refah hedeflenen düzeye ulaşmadı; zenginliğe sahip olanlar ise adaletle paylaşmak istemedi. Bu noksanlıklar hangi bedellerle elde edildiği unutulmuş kazanımların teker teker kaybolmasıyla sonuçlandı. Cumhuriyet’i kuranları büyük hayal kırıklığına düşürecek ölçüde bağımsızlıktan feragat, bağnaz inançlarda ısrar, yağmalanmış topraklar, çiğnenen temel haklar ve geleceği temlik altında bırakan mali kararlar altında birinci yüzyıl geride bırakıldı. Yine de Cumhuriyet yenilmedi! Büyük Önder’in çocukluğundan Gelibolu’ya, Samsun’dan Dumlupınar’a ve Ankara’dan vazife bıraktığı hedeflere uzanan yolculuğunu içselleştiren; Cumhuriyet kazanımlarıyla köyünden ve kasabasından ayrılarak bilim ve sanat öğrenen; yeni istibdat ve yeni müstemleke günlerinde, Cumhuriyet’e borcunu ağır bedeller pahasına da olsa ödemek isteyen bir nesil yetişti. İşte Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını onlar kuracaklar. Bir sonraki kuşağın ardından, hikâyenin sonu ilk günlerde umulduğu gibi olacak. Bu neticeye, tarih dediğimiz, sayısız insanın emeklerinin öğütüldüğü uzun bir yolculuğun sonunda varılacak. Dönüp arkaya baktığımızda, bu mücadele ilhamını bize verenlere karşı mahcup olmayacağız. Akrabamız, komşumuz ve ortak mazimiz olan uluslardan ayrışarak muasır medeniyetlere ulaşabilen nadide bir örnek olacağız. İşte o zaman hem biz Cumhuriyet’in çocuğu hem de Cumhuriyet bizim eserimiz olacak. Birlikte var olacağız ve bu bağı ebediyetle koruyacağız.

    devamını gör
    Dr. Murat KUBİLAY
  • Saygım, sevgim, minnetim sonsuz Atam… Kelimeler kifayetsiz… Nice nice 100 yıllara Cumhuriyet! Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa❤️

    devamını gör
    Melike DİLSİZ
  • BENİM CUMHURİYETİM

    Siz nasıl bilirsiniz bilmem ama Cumhuriyet benim için şefkat, sevgi ve umuttur. Bunu çocukluk dönemimdeki sıkıntılı ve yoksul günlerimde öğrendim. Cumhuriyet sevgisi Atatürk’ün söylemlerinde, bayramlarda dalgalandırdığımız kırmızı ay yıldızlı bayraklarda, stadyumlarda yaptığımız törenlerde gelişti. Ben de Cumhuriyet’in bir bekçisi olabilirim diye düşündüm. Ben de Ulu Önder’in bize çizdiği aydınlık yolda yükselebilirim diye heveslendim. Hiç başaramam diye endişeye kapılmadım. Anadolu’nun ücra bir köşesinde doğmuş, okuma yazma bilmeyen bir aileden çıkmış bir çocuğun bu yolda yol alamayacağını aklıma bile getirmedim. Çünkü Cumhuriyet sevecen, şefkatli, teşvik edici ve her şeyden önce adildi. İnsanları ayırmıyor, ötekileştirmiyor, hak edene yükselme yolunu çağdaş ufuklarına kadar açıyordu.

    Yaşasın Atatürk Cumhuriyeti!

    devamını gör
    Prof. Dr. Naci GÖRÜR
  • Değerli Cumhuriyet, Doğduğum günden bugüne senle var olmanın onurunu yaşamaktayım. Bana Cumhuriyeti bahşeden yüce insan, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'e minnet ve saygıyla... Bazıları için bir hikâyesin ama benim için hayallerimin somut resmisin. Gençliğimde düşüncemi özgürce dile getirme fırsatı verdin. Sevgiyle, huzurla ve özgürce dolu dolu bir yaşamı sağlamış olman sana ne kadar değer vermem gerektiğini bana bir kez daha hatırlatıyor. Ben senin daim hayatımda var olman için mücadele edeceğime söz veriyorum.

    devamını gör
    Kasım YEŞİLTEPE
  • Sevgili Cumhuriyet, 100 yaşındasın. Ulu önder Atatürk'ün bize emanet ettiği bu eşsiz değere Türk genci olarak damarlarımdaki asil kanın son damlasına kadar sahip çıkacağıma and içiyorum. Sen hep var olacaksın. 

    devamını gör
    Burcu ÖZDEMİR
  • Merhaba ben Melike Nazlı. 34 yaşında, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı cumhuriyet kadınıyım… bugün tarihlerimiz 29 Ekim 1923'ü gösteriyor ve biz Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ile Kahraman Türk ulusunun bize armağan ettiği cumhuriyetimizin 100. Yılı'nı kutluyoruz… Gururluyuz…Coşkuluyuz.. Hüzünlüyüz… Gelecek nesiller tarihinizi bilin, tarihinizi bilin ki Cumhuriyet'in değerini anlayabilirsiniz. Bu topraklar bu vatan için gözünü kırpmadan canını feda eden binlerce isimsiz kahraman sayesinde kuruldu; Seyit Onbaşı'nın 236 KG'lık mermiyi tek başına sırtlamasıyla kuruldu, Fransız askerine erzak taşıyan 150 araçlık düşman konvoyunu bozguna uğratan Şahin Bey sayesinde kuruldu, sırtında çocuğu ile cephaneye mermi taşırken donarak ölen Şerife Bacı'nın sayesinde kuruldu. Bu fedakârlıkları bilin ve unutmayın. Bu fedakarlıklara layık bir Türk genci olmaya çalışın. Cumhuriyet bizlere armağan edilmiş en büyük hediyedir. Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır.

    devamını gör
    Melike Nazlı DEMİR
  • Ben Cumhuriyet kadınıyım... verilmiş hayatımın...özgürlüklerinin bekçisiyiz...Canım Atam ve silah arkadaşlarına... bu vatan toprağına kanıyla canıyla mücadele veren herkese minnetle sevgiyle saygıyla sahip çıkacağım... kanımın son zerresine kadar.... yemin ediyorum....Yaşasın Cumhuriyet....

    devamını gör
    Mahmure ERDOĞAN