ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Ne yazılabilir ki tüm hayatını borçlu olduğun bir sevdaya? Bu öyle bir sevda ki bir annenin çocuğunda ki bir babanın evladında ki sevgi ve minnetle yarışır. Beni ben seni sen yapan geçmiş gelecek ve daima sonsuza dek sürecek bir sevda. Bu sevdanın adı CUMHURİYET yürüdüğümüz yolda, bir kadının konuşmasında, bir insanın kendini ifade etmesinde, seçmede seçilmede hayatın her noktasında her anında iliklerimize kadar hissettiğimiz bir yaşam biçimidir. Eyyy Cumhuriyet bizler var oldukça Atamızdan bize verilen bu meşaleyi nesilden nesile daha nice yüz yıllar taşıyacağız. Bizde ki bu sevda hiç bir zaman bitmeyecek. Bir çocuk özgürce koşup oynayacaksa Cumhuriyet ağacının gölgesinde biz bu ağacı hep koruyacağız. Gerek sevinçlerimiz gerek üzüntülerimiz bazen yenilgi bazen galibiyet hayatın tüm duygularıyla bu benim seçimim bunu ben seçtim dediğimiz her damla göz yaşında hep sen olacaksın. Sen ve ben ölümsüzüz ikimizde ilelebet başka bedenlerde hep var olacağız Ölümsüz sevdaya ithafen Cumhuriyet

    devamını gör
    Gülden Ergin ÇİFTÇİ
  • Canım atam seni göremesem de her zaman kalbimdesin seni çok seviyorum yürüdüğün bu yoldan ilerleyeceğim. Ne Mutlu Türk'üm diyene.

    devamını gör
    Emir ÇOLAK
  • İLK MEŞALENİN AYDINLATTIĞI YOLDA 1923’te Mustafa Kemal’in önderliğinde bir avuç vatanseverin kurduğu Cumhuriyet’in üzerinden yüzyıl geçti. Ben kendi hesabıma Cumhuriyet kurulduktan yaklaşık 40 yıl sonra dünyaya gelmişim. İlkokul yıllarım, o ilk yıllarda atılan temellerin meyvelerini verdiği zamanlara denk geliyor. Yani iyi öğretmenler tarafından verilen iyi bir temel eğitim. Daha o yıllarda, sekiz yıl boyunca Milli Eğitim Bakanlığı yapmış Hasan Ali Yücel’in çevirttiği klasikler evimizdeki kütüphanede elimin altında bulunuyordu. Hayatımın ilerleyen yıllarında tıbbiyeye girdim. İstanbul Tıp Fakültesi’ne. 1933’te Hitler faşizminden kaçan ve Atatürk’ün ülkemize davet ettiği bilim insanlarının önemli katkılar verdiği okulum. Cumhuriyet değerleriyle yetişmiştim ve bunlar sanki ülkemizin doğal bir parçasıymış gibi hissediyordum. Ne zaman ki bu değerleri önce yıpratmaya, sonra yok etmeye çalışan siyasetçiler ülkeye hâkim oldular, o zaman bu değerlerin önemini daha iyi anladım. Bir dünya savaşı sonrası kurulmuş, bir başka dünya savaşını henüz oldukça yoksulken göğüslemiş bir ülke. Din ile devlet işlerini ayırabilmiş, ülkenin kılcal damarlarına ağır bir hastalık gibi sızan tarikatları temizlemiş, bilimi hayattaki en değerli rehber olarak görmüş, sanatçıya kıymet vermiş, okuma seferberliği yapmış, salgın hastalıklarla savaşıp bertaraf etmiş bir ülke ve bunları başaran kurucu babalarımız ve annelerimiz. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmeyi ilke ve amaç edinmiş kültürlü bir cumhurbaşkanının aydınlattığı bir yol. Bugün, tam yüzyıl sonra bilim, teknoloji ve iletişim bu denli ilerlemişken kindar nesiller yetiştirmeyi amaçlayan siyasetçilerin başa gelebilmesi ne kadar üzücü olsa da, o amaca ulaşmalarının önündeki engelin de Cumhuriyet’in yetiştirdiği nesiller olduğunu bilmek içimi rahatlatıyor. 100 yıllık Cumhuriyet, sanat, edebiyat, tıp, mühendislik, sosyal bilimler ve aklınıza gelecek her alanda çok değerli insanlar yetiştirdi. Ülkemiz o ilk yıllarda yakılan meşalenin aydınlattığı yolda ilerlemeye devam edecektir.

    devamını gör
    Prof. Dr. Talat KIRIŞ
  • Bin yıllardan bugüne ışık tutarak devinen sonsuz bir yürüyüştür Cumhuriyet. Pir Sultan’dan Yunus Emre’ye, Âşık Veysel’den Nâzım Hikmet’e uzanan güçlü bir kol. Eğitimde fırsat eşitliği, tam donanımlı, nitelikli insan demek. Cumhuriyet, taşları medeniyet ile döşenmiş ışıklı bir yoldur. Millet olma bilinci ile al bayrağın altında BİR olmak demek. İlim ve irfan ile örülmüş, çağdaş bir devlet, hak, hukuk, adalet demek. Duvarları, taşıyıcı kolonları balyozlarla dövülmüş, yalan ve iftiralarla yalnız bırakılmak istenmiş olsa da, başı göklerde, kökü derinlerde, can damarlarından tam bağımsızlık fışkıran ulu bir çınar demek. Cumhuriyet, dahili ve harici bedhahlara bırakılamayacak yücelikte, can demek, vatan demek, ev demek. O, İlelebet payidar kalacak olan, kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyet, neşe demek, aşk demek.

    devamını gör
    Sevda TURGUT
  • Ben bir Cumhuriyet kadınıyım... Tüm Cumhuriyet kadınları gibi en temel görevim; fikri, vicdanı ve irfanı hür nesillerin yetişmesine katkı vermek, evladımı bu hedef doğrultusunda yetiştirmek... İlk 100 yıl, Cumhuriyet fikrine alışmakla geçti. Kolay da olmadı niceleri ve kimileri için... Esas çalışma, bundan sonra başlıyor. Cumhuriyet'in temel felsefesi olan aydın ve ayakları yere sağlam basan bireyler ile bir ulus devlet olma fikrinin daha da yeşermesi, büyümesi, etrafına ışık saçması için üzerimize düşen görevi yapmanın zamanı esas ikinci yüzyılda... Dolayısıyla... Cumhuriyet'in bize açtığı yolu genişletmeye "yeni başlıyoruz"... Cumhuriyet, en başta kadınların omuzlarında yükseldi, yükselecek. Nice yüz yıllara...

    devamını gör
    Tiraje ERGİNER ÖNDER
  • Dedem Mustafa Çavuş 56 alayda asker. Mustafa Kemal Paşa ile cephede savaşan, İstiklal gazisi dedem cumhuriyetin 100 yılı görseydi.

    devamını gör
    Halit İNALTEKİN
  • Bir hayalim var benim. 100 yıl önce tohumu atılan gencecik bir hayal bu. Bir yıkımdan cesur bir millet, yeni bir vatan ve umut çıkartan bir hayal… Aydınlık Cumhuriyet hayali. Vatandaşlarının güven ve refah içinde onurlu bir yaşam sürdükleri bir hayal. Gençlerin ve çocukların kaygı, baskı, tehdit altında kalmadan kendilerini gerçekleştirebildikleri bir hayal… Kadınların can korkusu olmadan diledikleri gibi, özgürce yaşadıkları bir ülkenin hayali… Bir hayalim var. Bu topraklarda gerçek adalet ve eşitlik yeniden tesis edilecek. Bir hayalim var. Hiçbir yurttaş düşünceleri, sözleri, barışçıl eylemleri nedeniyle suçlu ilan edilmeyecek. Bir hayalim var. Kadınlar sokakta, evde, okulda, işte ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeyecek, öldürülme ve saldırı tehdidi altında yaşamayacak. Bir hayalim var. Çocuklar geceleri aç yatmayacak. Devlet çocukların birincil koruyucusu olacak. Bir hayalim var. Eğitimli, yetenekli, fikri hür, vicdani hür gençler liyakat sistemi içinde hak ettikleri yerlere kavuşacak. Cehaletin krallığı son bulacak. Bir hayalim var. Kimse inançları ya da inançsızlığı nedeniyle ayrımcılığa uğramayacak. Bir hayalim var. Etnik köken, dil, din, ırk, mezhep ayrımı olmaksızın herkes ama herkes onuruyla ve korkusuzca yaşayacak. Bir hayalim var. Hiçbir zümre, makam ve görevli, Anayasa’nın üstünde olmayacak. Hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ve laiklik ilkelerinden oluşan devlet sadece halkın yararına çalışacak. Bir hayalim var. İkinci yüzyılında ülkenin rotasını dini dogmalar değil, akıl, çağdaşlık ve iyi niyet belirleyecek. Bir hayalim var. Türkiye dünyada tek adamlarıyla değil, sanatçıları, edebiyatçıları, bilim insanları ve sporcularının başarılarıyla tanınacak. Bir hayalim var. Karadeniz’den Akdeniz’e, Ege kıyılarından Ağrı Dağı’na uzanan barış, istikrar ve dostluk ağı kurulacak. Bir hayalim var. Hurafelerin yerini bilim, nefretin yerini saygı, çaresizliğin yerini umut alacak. Bir hayalim var… Yüzyıl önce koşulların imkansızlığına, engellerin muazzamlığına karşın büyük bir eser yaratan Atatürk ve silah arkadaşlarının cesareti ve tutkusunu şimdi içimizde bulacağız. Yol ayrımındaki Cumhuriyet’in biz evlatlarına hiç olmadığı kadar ihtiyacı var. Bizim ihtiyacımız olan kudret ise memlekete duyduğumuz vazgeçilmez aşkta.

    devamını gör
    Elçin POYRAZLAR
  • "Halkın hep içinde bulunduğu sefaletin sebeplerini kaldırarak, yerine refah ve mutluluk getirmek Meclis'in en baş amacıdır. Toprak, eğitim, adalet, maliye, ekonomi işleriyle diğer bütün kurumlar halkın ihtiyaçlarına göre yenilenecektir. Bunun için gerekli siyasi ve toplumsal ilkeler, ulusun ruhundan alınacaktır. Türkiye halkı emperyalizmin egemenliği ve zulmü altındadır. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'nin tek ve kutsal emeli Türk halkını emperyalist egemenliğinden kurtararak kendi irade ve egemenliğinin sahibi yapmaktır." (18 Eylül 1920 TBMM) Laik Cumhuriyetimizin kurucu babası Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 'e saygı ve sevgilerimle.

    devamını gör
    Doğan NİBAT
  • Merhabalar ben eski adı ile 3 M den oluşan ( MUSİKİ MULLALİM MEKTEBİ) Ankara Devlet Konservatuvarın dan mezun olmuş bir klasik bale sanatçısıyım, CUMHURİYETİN kurucusu ulu önder ve konservatuvarın da kurulmasıni sağlayan MUSTAFA KEMAL ATATÜRK un sanata ,sanatçıya verdiği önemi düşünerek onun kurdurmuş olduğu Cebeci deki Konservatuvar da okudum.Hala ana kapısına dikkat ederseniz 3 M harflerini fark edersiniz , 100. Yılını kutlayacağımız CUMHURİYET’İmiz de biraz olsun sanatımla ve hala eğitmen olarak da destek verdiğim genç sanatçı adaylarına yardımcı olabiliyorsam ne mutlu bana. Daha nice 100 yıllara , KUTLU OLSUN 100. YILINI KUTLADIĞIMIZ CUMHURİYET’imiz.

    devamını gör
    Oktay KERESTECİ