ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Atam, Cumhuriyetin 100. yılına erişebilen genç bir Türk kadını olarak sana minnettarım. Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Ne mutlu Türküm diyene!

    devamını gör
    Özlem Sarıhan ÖZVERİ
  • eski ruhun geri dönmesi dileğiyle. kara bulutların yok olması dileğiyle. insanların birbirine gülen gözlerle bakması dileğiyle. çocuklarımıza aydınlık bir hayat sunmak dileğiyle.

    devamını gör
    Burak TÜFEK
  • Cumhuriyetin 100. Yılında ben de 3. Sınıf öğrencisi olarak kutlama yapacağımız için çok mutluyum. Atatürk'ün cumhuriyeti kurup bizlere emanet ettiği bu ülkede yaşamaktan gurur ve mutluluk duyuyorum NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

    devamını gör
    Mehmet HAMZA
  • Demokrasi kelime kökeni itibariyle halkın iktidarı anlamına gelmektedir. Bir zamanlar dünya tarafından unutulmuş bir kelimeydi. Eşitlik, laiklik, kadın hakları; bunlar da unutulmuştu. O dönemler en çok rağbet gören kelime savaştı. Savaş, güç, iktidar, paylaşmamak... İşte bütün bu ahval altında bir adam çıktı ve dünyayı, dünyanın aşina olduğu kelimeleri değiştirdi, dünyaya örnek oldu. Unutulmuş kelimeleri yeniden canlandırdı. Özgürlük, adalet, Cumhuriyet. Tarihin ve talihin akışını değiştirdi. Bütün bunları elindeki sınırsız güce rağmen yaptı. Bu gücü başka şekilde de kullanabilirdi. Eski kelimeleri canlandırabilirdi mesela, fakat o paylaşmayı seçti. İşte bu yüzden böyle anlamlı bir günde elindeki sınırsız güce rağmen, yönetme hakkını bir kişiden alıp çok kişiyle paylaşan, beraber omuz omuza çarpışıp bir ülkeyi kurtardığı halka itibarını iade eden, dost düşman herkesin gıptayla baktığı Türkiye Cumhuriyeti'ne babalık eden Atatürk'ü sonsuz saygı, minnet ve gururla anıyoruz. 100. Yaşımız kutlu olsun. Dileriz ki dünya da onun felsefesini benimser ve yine onun söylediği gibi “Yurtta sulh cihanda da sulh” dünya için geçerli bir düstur olur.

    devamını gör
    Can EDİBOĞLU
  • Bir hayalim var benim. 100 yıl önce tohumu atılan gencecik bir hayal bu. Bir yıkımdan cesur bir millet, yeni bir vatan ve umut çıkartan bir hayal… Aydınlık Cumhuriyet hayali. Vatandaşlarının güven ve refah içinde onurlu bir yaşam sürdükleri bir hayal. Gençlerin ve çocukların kaygı, baskı, tehdit altında kalmadan kendilerini gerçekleştirebildikleri bir hayal… Kadınların can korkusu olmadan diledikleri gibi, özgürce yaşadıkları bir ülkenin hayali… Bir hayalim var. Bu topraklarda gerçek adalet ve eşitlik yeniden tesis edilecek. Bir hayalim var. Hiçbir yurttaş düşünceleri, sözleri, barışçıl eylemleri nedeniyle suçlu ilan edilmeyecek. Bir hayalim var. Kadınlar sokakta, evde, okulda, işte ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeyecek, öldürülme ve saldırı tehdidi altında yaşamayacak. Bir hayalim var. Çocuklar geceleri aç yatmayacak. Devlet çocukların birincil koruyucusu olacak. Bir hayalim var. Eğitimli, yetenekli, fikri hür, vicdani hür gençler liyakat sistemi içinde hak ettikleri yerlere kavuşacak. Cehaletin krallığı son bulacak. Bir hayalim var. Kimse inançları ya da inançsızlığı nedeniyle ayrımcılığa uğramayacak. Bir hayalim var. Etnik köken, dil, din, ırk, mezhep ayrımı olmaksızın herkes ama herkes onuruyla ve korkusuzca yaşayacak. Bir hayalim var. Hiçbir zümre, makam ve görevli, Anayasa’nın üstünde olmayacak. Hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ve laiklik ilkelerinden oluşan devlet sadece halkın yararına çalışacak. Bir hayalim var. İkinci yüzyılında ülkenin rotasını dini dogmalar değil, akıl, çağdaşlık ve iyi niyet belirleyecek. Bir hayalim var. Türkiye dünyada tek adamlarıyla değil, sanatçıları, edebiyatçıları, bilim insanları ve sporcularının başarılarıyla tanınacak. Bir hayalim var. Karadeniz’den Akdeniz’e, Ege kıyılarından Ağrı Dağı’na uzanan barış, istikrar ve dostluk ağı kurulacak. Bir hayalim var. Hurafelerin yerini bilim, nefretin yerini saygı, çaresizliğin yerini umut alacak. Bir hayalim var… Yüzyıl önce koşulların imkansızlığına, engellerin muazzamlığına karşın büyük bir eser yaratan Atatürk ve silah arkadaşlarının cesareti ve tutkusunu şimdi içimizde bulacağız. Yol ayrımındaki Cumhuriyet’in biz evlatlarına hiç olmadığı kadar ihtiyacı var. Bizim ihtiyacımız olan kudret ise memlekete duyduğumuz vazgeçilmez aşkta.

    devamını gör
    Elçin POYRAZLAR
  • Hakim hanım kararı yazdırırken bakıştık seninle. Yirmi yıllık evlilik bitmiş. Çocuklarım benimle artık, bekarım. Sınavı nasıl kazandığını anlatıyor Defne. Elif, Tıp Fakültesinden gelecek sene mezun olacak. Babası ne zor ikna olmuştu. Eda konservatuarda. Yarın tiyatroya gideceğiz. Oyundan önce Nurhan'ın resim sergisini gezeceğiz. Durunun keman ezgileri eşlik edecek bize. Akşam trafiğinde ambulans şoförü kadın takıldı gözüme. Endişeli hali gitmiyor gözümün önünden. Oy pusulamızı getirmiş muhtarımız Hülya Hanım. Seçimler yakın. Maçta yine harikaydı kızlar. Dünya şampiyonu olduk. Ve yine sen. Dünüm, bugünüm ve yarınım hep sen. Evimde, sokakta, işyerimde, yolumda, dansımda, sohbetimde hep sen! Seçiyorum, seçiliyorum! Yönetiyorum, öğretiyorum, tasarlıyorum, ulaştırıyorum, onarıyorum, tedavi ediyorum. Kadınım! Seni her an saygı, sevgi, özlem ve minnetle anmamam mümkün mü? Barış içinde, huzurla, özgürce aldığım her nefesi sana ve en büyük eserine borçluyum. İyi ki sen! İyi ki ve yaşasın Cumhuriyet.

    devamını gör
    Elif VARLI
  • 100. Yılında Cumhuriyet’e sevgiyle, Yine bir sonbahar günü... Yine ağaçlar yapraklarını döküyor, ağaçlar yalnızlıkla sınanıyor, karıncalar yuvalarına çekiliyor, kuşlar göç yoluna düşüyor. Tıpkı 1923 sonbaharı gibi... Sonbahar bugün özgürce dalgalanan demokrasi bayrağının gölgesinde "merhaba" diyor ancak. Çocuklar güvenle uyuyor yuvalarında varlığınla. 2023 bir başka yaşanıyor ülkem sınırlarında... Cumhuriyet... Ata'mdan miras bırakılan en önemli emanet... Yüzler seninle gülüyor, hayat seninle mutlulukla yol alıyor, çiçekler seninle gülümsüyor... "Egemen, millet" diyor... Ülkemin ismi “Türkiye Cumhuriyeti” olduğundan beri kararlılıkla istikametini, istikbalini sürdürüyor. İlelebet sürdürecek. 1923’te tutuşturulan meşale nesilden nesle, elden ele, yürekten yüreğe taşınarak, asil geçmişini yaşatarak, varlığını sürdürecek... Cumhuriyet! 100 yaşındasın! Milletimin ufukta beklediği baharların öncüsü daima sen olacaksın. Milletimin iftiharı, onuru, gururu... İyi ki varsın Cumhuriyet!

    devamını gör
    İlknur İŞCAN KAYA
  • Cumhuriyete,100.yılımıza, özgürlüğümüze, cennet vatanımıza, en çok da canım ATAMA olsun selamların en büyüğü❤️Bu dünyadan bir kahraman geçerken bize bıraktığı bu cennet vatan ve Cumhuriyetimiz için sonsuz sevgi, saygı ve minnetle eğiliyorum önlerinde. Atam ve silah arkadaşları olmasaydılar olamazdık. Şu anki yasadığımız özgürlüğü hiçbir yerde yaşayamazdık. İki evladımın da fikri, vicdanı hür nesillerle büyüyüp CUMHURİYET ve ATATÜRK sevgisini iliklerine kadar hissedip, yaşayıp yaşatmaları dileğiyle ❤️Bize bugünkü yaşamımızı hediye ettikleri için ruhları şad, vatanımız da ebedi olsun.❤️

    devamını gör
    Fatma SUGÜN
  • Mustafa Kemal Atatürk sadece bir kişi, bir devlet adamı, bir siyasetçi, bir asker, bir kurucu akıl değildir, o bir fikirdir. Bir idea. Bir epistemoloji. Bir varoluş biçimi. Ve onun olduğu şey, dünyanın sigortasıdır! Öyle ki bugün çok zor durumda olan Ortadoğu başta olmak üzere, dünyanın geri kalan, emperyalist baskılarda ezilen devletlere ne olmaları/nasıl olmaları gerektiği konusunda bir "en iyi model" sunmuştur. Ve nasıl olmamaları (!) gerektiği konusunda! Bir "Atatürk modelleri" olsaydı, Afganistan, Irak, Suriye, Mısır, Lübnan, Filistin ve diğerleri böyle olmazdı. Afrika da böyle olmazdı ve birçok Güney Asya ülkesi, Avrasya ülkesi ise bambaşka olurdu. Onun liderliğinin vizyonunun bir ifadesini yapabilmek kolay değildir. Osmanlı İmparatorluğu çok özel bir devlettir. Kuruluş felsefesinde yüzünü tamamen Batı'ya dönmüş bir devlet. Osmanlı hep önce bir Avrupa imparatorluğuydu. Tüm ilerlemesini bu vizyonla yaptı. Çöküşü de buradan koptuğunda oldu. Sadece bu da değil. Osmanlı, Batı'yı zenginleştiren, geliştiren, onu zorlayarak bugüne getiren başat bir unsurdur. Hatta buna ilişkin İtalyan yazar Claudio Magris; “Avrupa ile Osmanlı İmparatorluğu’nun karşılaşması, savaşan ve birbirini yiyip bitiren iki ayrı dünyanın sonunda farkına bile varılmadan nasıl iç içe geçip birbirlerini zenginleştirdiklerinin büyük örneğidir” der. Bir şey diyeyim mi? Atatürk de "Osmanlı vizyonuna"dır. Fatih Sultan Mehmet'in fikirdaşıdır o. Aynen Osmanlı devlet zekâsı gibi Ortadoğu'yu fikri, siyasi, çatışmacı bir çukur gören anlayışla yolunu Batı'ya çizmiştir, Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin yerini Batı'da görmüştür. Atatürk de Osmanlı'nın Fatih Sultan vizyonu gibi Batı'nın bugünkü "leş" ikiyüzlülüğünü törpüleyen, vicdanlı, insani, eşitlikçi ve adil olan bir Batı haliyle devletlerini kurdular ve geliştirdiler. Bu mektupta bir çağrım var herkese, her görüşe. Hadi 100.yıl bir fırsat. Atatürk Devrimlerini ve onun felsefesini temel alalım. Bizi çukurdan uzak tutacak olan bu anlayış etrafında, bilim, teknoloji, eğitim, inovasyon, kültür ve sanat etrafında birleşelim. Birleşelim ki; #YolumuzAçıkOlsun

    devamını gör
    Prof. Dr. Uğur BATI