ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Dünyanın en büyük liderine sahip olmak, her dünya insanına nasip olmaz. İyi ki bizim CUMHURİYET'imizin kurucusu ve eşsiz liderisin. Bize bıraktığın başucu kitabımız NUTUK tüm kuşaklara aktarılacak. Ruhun şad olsun canım ATAM. Yaşasın kurduğun TÜRKİYE CUMHURİYETİ!

    devamını gör
    Esma Sinem BATUK
  • Ulu önder Ata’mızın ve silah arkadaşlarının bize armağan ettiği bu vatan ve özgürlük ile Cumhuriyet'in 100. Yılına gelebilmenin mutlu sevincini yaşıyoruz. Bizler Atatürk sevgisi, millet sevgisiyle büyüdük. Şimdi amacımız bu sevgiyi gelecek nesiller olan çocuklarımıza aşılamak… Daha nice nice 100 yıllara, dün bugün ve yarın her daim Cumhuriyet. Şanlı Türk bayrağımız her zaman Türkiye topraklarında dalgalanacak, bizler bu gurur ve bilinçle değerlerimize sahip çıkarak birlikteliğimizi koruyacağız. Her Türk evladının Atasına olan borcu bayramlarımızı en içten ve coşkulu bir şekilde kutlamaktır. Cumhuriyet'i onlar kurdu ama onu yaşatacak ve yüceltecek olan bizleriz. Ne mutlu Türk’üm diyene, Yaşasın Cumhuriyet!

    devamını gör
    Seda DURAK
  • "Bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir" diyor bir atasözünde. Cumhuriyet budur aslında bizim için. Çocuklarını güven içinde mutlu ve sağlıklı tutabilen koca bir köy... Bu köyde yetiştim ve görev sırası bana geldi. Ey Cumhuriyet! İlk yüzyılında sen bana köy oldun, ikinci yüzyılında da oğluma olacaksın. Ben çocuklarımızı mutlu ve sağlıklı tutmak için görevimin başında olacağım. Köyümüzden kovanlara, sana ihanet edenlere inat yaşayacaksın, yaşatacaksın. Bize güveniyorum. Çocuklarına sahip çıktığımız, coşkuyla kutladığımız nice 23 Nisan'lara...

    devamını gör
    Hayrullah TÜRKMEN
  • 23 Nisan 1953 Sevgili Cumhuriyet Nasılsın? Ben iyiyim. Bugün annemin anlattıklarından sonra sana bir mektup yazmak geldi içimden. Öyle acayip şeyler anlattı ki şaştım kaldım! Bir de sen dinle. Bakalım doğru mu? Annem senin ilan edildiğin gün doğmuş. Adını Ümid koymuş anneannem. Senin olmadığın bir ülkede yaşamak ne, o da benim gibi bilmiyormuş. Cumhuriyet'in ilk çocuğuyum ben diye övünür durur hep. Ama anneannem senin henüz ülkemize gelmediğin yıllarda doğmuş büyümüş. İşte bana çok acayip gelen şey onun çocukluğu ve gençliği oldu. Anneme bugün büyüyünce konservatuara gidip oyuncu olmak istediğimi söyledim. O da ne istersem onu olabilirsin dedi. Yeter ki iste. Anneannem de ressam olmak istiyormuş. Ee dedim olsaymış ya. Olamazdı diye anlatmaya başladı annem. Resim çizmenin yasak olduğu bir dünyayı hayal edemedim bir türlü. Meğer sen yokken kadınlar istedikleri hiçbir şey olamıyorlarmış. Belki çok şanslı bir iki gayrimüslim kız, onun dışında babaları kızlarını okula göndermiyormuş. Hatta tek başlarına evden çıkamıyorlarmış, yasak değilse de günahmış. Zaten babaları izin verse bile nereye gideceklermiş ki, hiçbir okul kabul etmiyormuş kız öğrencileri. Erkenden evlenip ev işi yapıyorlarmış sadece. Amma büyük haksızlık! Karabasan görmüştüm ben bir kere, onun gibi diye geçirdim içimden. Sen diye sordum anneme, sen nasıl doktor oldun peki? E dedi, ben Cumhuriyet çocuğuyum. Sonra anlattı da anlattı, nasıl gururlandı ülkenin en iyi üniversitesinde okudum, ilk kadın doktorlarından biriyim derken, nasıl değişmiş her şey, nasıl değişmiş dünya, hele de kadınlar için. Çok teşekkür ederim Cumhuriyet. İyi ki gelmişsin. Bütün gün evde otursaydım çok canım sıkılır, çok mutsuz olurdum. Ama anneannem ne yapmış sen gelince biliyor musun? Halk Eğitim'e gitmiş yıllarca, resim dersleri almış. Artık gözleri pek iyi görmediği için çizmiyormuş ama meğer bizim evin duvarlarındaki o şahane resimleri hep anneannem çizmiş. Amatör ressam diyormuş kendine. Aile sırrı sanki, neden haberim olmadı şimdiye kadar? Utanıyor dedi annem. Yaşlanınca iyice çocuklaştı. Demek o yüzden en iyi arkadaşım anneannem. Sevgili Cumhuriyet, satırlarıma son vermek zorundayım, birazdan anneanneme gideceğiz. Bugün hem annemin hem senin doğum günün. Sen, ben, annem ve anneannem. Şahane bir dörtlüyüz bence. Çok teşekkür ederim, iyi ki varsın. Seni seviyorum. İmza- Özgür

    devamını gör
    Zeynep KAÇAR
  • Aslında o kadar çok güzel şeyler yapabilirdik ki Atam ama ülkede bir avuç kaldık. Atam senin canla, kanla, uykusuz gecelerle kurtardığın vatan kapalı kapılar ardında siyasete alet oldu. İlber Hocamın dediği gibi 100. yılına yakışır şekilde kutlayamıyoruz ülkemin doğum gününü. Ama biz ve bizlerin yetiştirdikleri var olduğu müddetçe Cumhuriyet nefes alacak ve bir gün layık olduğu gibi kutlayacak ülkem. Yine de umudum var Atam, çünkü bizler de Atatürk ve Cumhuriyet çocuklarını yetiştiriyoruz. Teşekkür ederiz Atam, ölümsüzlük seninle var oldu... HER ŞEYE RAĞMEN 100. YAŞIN KUTLU OLSUN CUMHURİYET!

    devamını gör
    Şebnem ÖZKAY
  • Türk yurduna Cumhuriyeti armağan ettiğin için ne kadar minnetle anıyoruz seni Ulu Önder'im, yoktan var ettiğin en büyük değer canım ülkem, kolay kazanılmayan eşsiz bir hazine, tüm cephelerde verilen milli mücadele ve kan ile geldik, atalarımızın sayesinde Cumhuriyet'e. İyi ki senin gibi üstün zekâlı, tarif edilmez muhteşem bir lidere sahip olmuşuz Atam. Ruhun ve Cumhuriyet'in emanet ettiğin nesillerde sonsuza denk yaşayacak. 100. Yılımızı gururla, coşkuyla, mutlulukla kutluyoruz. İlelebet Cumhuriyet.

    devamını gör
    Selen ŞEKERCİ
  • CUMHURİYET KUTLU OLSUN.

    devamını gör
    Adem ADEMOĞLU
  • Cumhuriyet kelimesi Arapça “halk” manasına gelen bir sözcükten türetilmiş. Ve ben, bu “orijininde” Arapça olan kelimenin, sözlük anlamının ötesindeki gerçek manasını, Arap dünyasında, bilhassa da bir kadın olarak geçirdiğim yıllar boyunca ve sonrasında anladım. Cumhuriyet, Türkiye’de inşa edildiği haliyle, ilkokuldan beri zihinlerimize nakşedildiği en basit haliyle halkın kendi kendini idare etmesinden öte bir kavram. Siyasi gücün bir ailenin elinde değil, halk ve temsilcileri tarafından paylaşılıyor olmasının da ötesinde. Sahip olduğu şeyin değerini, onu kaybedince daha iyi idrak ediyor insan. Bizler aslında, en azından şu an için, kaybetmedik. Ancak kaybedenlerin veya ona hiç sahip olmayanların arasında yaşamak da elinizdekinin kıymetini ve ona sahip çıkmanın önemini anlamanızı sağlıyor. Cumhuriyet de benim için öyle oldu. Ben uzunca bir süre bir Arap ülkesinde yaşadım. Orada, başka Arap ülkelerinin halini öğrendim. Araba kullanma cüretini gösterdikleri için mahkemeye verilen, işlerini kaybeden kadınlarla tanıştım. Yaşadıklarım, gördüklerim, duyduklarım, okuduklarım ve hissettiklerim, cumhuriyetin bilhassa laiklik ve kadın hakları temelinde ne büyük kazanımlar getirdiğini görmemi sağladı. Ortadoğu’nun başka bir Atatürk’ü olmadı. Bölgede Atatürk’e ve reformlarına hayran olan, onları kendi ülkesine adapte etmek isteyen liderler oldu. Ancak hiçbiri Atatürk çapında bir devrim yapamadı. Bunun için elbette iç-dış koşulların müsait olması, biraz da talihin sizden yana olması gerekti. Ancak yine de cesaret gerekti, vizyon gerekti. Atatürk’te diğer her şeyin ötesinde o cesaret vardı, o vizyon ve misyon vardı. Bugün zorunlu başörtüsü kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle gencecik bir kadının gözaltına alındığı ve polis nezaretinde hayatını kaybettiği İran, daha birkaç yıl öncesine kadar kadınların araba kullanıp kullanamayacağının tartışıldığı Suudi Arabistan veya yabancı bir erkekle evlenen Katarlı annenin, çocuğuna vatandaşlığı geçiremediği Katar -ve diğer Körfez ülkeleri- ile aynı klasmanda değilsek, bunu Atatürk’ün kurduğu ve emanet ettiği Cumhuriyet’e borçluyuz. Ve ben yalnızca bunlar için bile ona minnettarım.

    devamını gör
    Feyza GÜMÜŞLÜOĞLU
  • Canım Atam seni çok seviyorum. Sen olmasan Cumhuriyet olmazdı, ben bu yazıları yazamazdım ve bir okulum olmazdı. İyi ki Atatürk vardı, Cumhuriyet'i ilan etti. Güçlüyüm, özgürüm ve haklarım var. Küçücük yüreğimde kocaman sevgin var Atam.

    devamını gör
    Selcan UYANIK