ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Sevgili Cumhuriyet, İyi ki Atam seni bizimle tanıştırdı. Bu vatana ve evlatları olan bizlere yaşattığın harika hayat için ne kadar minnettar olduğumuzu anlatmaya kelimeler yetmez. Bizler özellikle Cumhuriyet kadınları olarak her alanda örnek olmaya tüm dünyada devam edeceğiz, seni sevmeyen ve yok etmek isteyen herkese inat... Nice yüzyıllara bu topraklarda sevgiyle, barışla, mutlulukla...

    devamını gör
    Ceyda GENÇ
  • Ben bugünlere çeşitli zorluklarla gelmiş Türk milletinin bir evladıyım. Bugüne kadar kat edilen yoldan daha fazla ilerlemesi ümidiyle, her zaman daha yükseklere. Gelecek yüzyıllarda bu topraklarda yaşayan insanlar Cumhuriyet'in ne kadar kıymetli bir emanet olduğunu unutmamalılar. Bize ezberletilen doğruları değil, önceki atalarımızın da yaptığı gibi doğru bildiğimiz ilkeleri korumalıyız. Bazen ışıksız, yolunuzu kaybetmiş, biçare olabilirsiniz; korkmayın ve yılmayın. Başarı daima en umutsuz olduğunuz anda ortaya çıkar; aynı bir ışığın oluşması için karanlığın gerektiği gibi sizler de her zaman daima küçük adımlarla da olsa ilerlemeye devam edin; en sonunda bir yıldız gibi koskoca evreni aydınlatabilirsiniz.

    devamını gör
    Rumeysa POLAT
  • Ülkemin güneşi Cumhuriyet, Sen geçmişime bakınca gurur, bugünümde umut, yarınımın teminatısın. Sana layık olabilmek, seni yüceltmek arzusunu altın bir madalyon gibi taşıyorum. 20 yıllık yaşamım boyunca bu farkındalıkla öğrenmeye, üretmeye ve çalışmaya odaklandım. Ömrüm yettikçe de sana ve değerlerine sahip çıkacağım. Bu hayattaki yegâne gururum, Atatürk genci ve Cumhuriyet bekçisi olmamdır. Bugün, yıllardır hayalini kurduğum mimarlık eğitimini, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde alıyorum. Sayende Atam. Daha ben dünyada yokken, benim özgürlüğümü, eğitimimi, haklarımı düşünen başta Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizi kuran Türk ulusuna sonsuz teşekkürlerimi sunar ve emanetlerine sahip çıkmayı borç bilirim. Ne büyük gurur, şanlı cumhuriyetimizin 100. yaşını kutlayabilmek. Atamın da dediği gibi, ebediyete akıp giden her yüz senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamayı gönülden dilerim. Ne mutlu Türküm diyene!

    devamını gör
    Begüm ÖZDEMİR
  • Cumhuriyetin 100. Yılında. Ben de 3. sınıf öğrencisi olarak kutlama yapacağımız için çok mutluyum. Atatürk'ün, Cumhuriyet'i kurup bizlere emanet ettiği bu ülkede yaşamaktan gurur ve mutluluk duyuyorum. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

    devamını gör
    Mehmet Hamza ANLAR
  • İnsan “ben neyim” diye sorduğunda bize ne demek istemektedir? On milyarlarca insan doğup ölerek ne gibi bir boşluğu doldurmuşlardır? Onların amacı bugün yaşayan bizleri doğurmak mı olmuştur sadece? Hayır, insan var olduğu ilk günden bu yana hep varoluşunu sorgulayarak kendisi için bir anlam talep etmiştir. Elli bin yıl ve bin yedi yüz nesil boyunca dil kullandık. Her insan kendi varlığını kendine mesele ederek kendine bir anlam kırıntısı çıkardı ve onu ortak benliğine aktardı. “İnsan yaratısı” dediğimiz şey üst üste yığılarak yapılır, gecekondularda her sene çıkılan bir kat gibi… İnsan kırıntılardan ekli bir anlamlar bütünüyse o anlamlar yapısında Cumhuriyet son kattır. İnsan biyolojik olarak insan olduğunun birinci gününde psikososyal olarak insani olmamıştır. Biyolojik insan bütünsel bir süperorganizma gibi hareket eder. Birbirini doğurur, birbiri için besin verir, kan verir, organ verir, biri öteki için ölür. Psikososyal olarak da insan, her aşamada bir damlacık kadar da olsa var olduğunu hissettiği, ona katkı verdiği, ona dayandığı büyük ve bütünsel bir “ortak benlik” varoluşu içinde insani olur. Nasıl biyolojik insan kendi bedeninde her organ ve hücrenin vazgeçilmez katkısıyla bir homeostazi (içsel denge) kurarsa ortak benliğin kendini tek tek bireyler ve toplumsal düzeyde insani olarak en iyi ve gerektiği gibi var ettiği homeostatik yönetsel düzen de cumhuriyettir. Cumhuriyet var olmak için hem bir toplumsal homeostaziye gereksinim duyar hem de var olduktan sonra toplumda onu sağlar. Cumhuriyetle toplumda içsel denge sağlandıktan sonradır ki, tek tek her insanın önü açılır ve her bir insan psikososyal olarak insaniyet kazanmak güç ve bilgeliğine kavuşur. Düşünen, özellikle de kavramsal olarak düşünen varlıksa insan, insani olmak ne anlama gelir? İnsani olmak erdem sahibi olmak demektir. Peki erdem sahibi olmak ne demektir? Aristoteles’ten öğrendik ki, erdem sahibi olmak demek, doğuştan getirerek değil de daha çok kendini eğiterek insana ve insanlığa karşı iyilik yapmak yeteneği kazanmak demektir. Eğer Cumhuriyet bizi insani, dolayısıyla erdemli yapıyor ise Cumhuriyet’in olmadığı, tek tek insanların özgürce önlerinin açık bulunmadığı ülkelerde toplumda hatırı sayılır bir oran ve yoğunlukta erdem sahibi insana rastlamak imkânsız değilse bile güçtür. Erdemler az değildir ama çok da değildir, saymakla biter: Alçakgönüllülük, nezaket, saflık, mizah, aşk, itidal, sadakat, cömertlik, merhamet, basiret, cesaret, adalet, minnet, bağışlama, sadelik, hoşgörü ve iyi niyet. Bir toplumun bunlardan yoksun değilse bile fakir olduğunu düşünebiliyor muyuz? Erdemini yitirmiş bir toplum sosyal bir çöl haline gelmiş demektir. Erdemler her zaman tekil olarak geliştirilirler ama kişiler birbirini etkiledikçe çoğul hale gelirler. Tekil olarak erdemli hale gelmek için kişinin, kendine dayalı olarak kendi geleceğini kurabilecek sosyal bir ön açıklığına sahip olduğu algısını kesintisiz taşıması gerekir. Erdemin çoklu olması, açıkçası bütün bir toplumun erdemli hale gelmesi için de tek tek kişilerde sosyal olarak bir yan açıklığı, yatay ilişki özgürlüğü algısının bulunması gerekir ki, her tek erdemli kişinin erdemini aktarabileceği ve karşıdakinin erdeminden yararlanabileceği özgür bir ilişki ortamı oluşabilsin. Bütün bunları bize cumhuriyet sağlar. Onun için Atatürk “Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” demiş ve eklemiştir: Cumhuriyet fazilettir. Erdeminizi, insaniliğinizi ve giderek insanlığınızı kaybetmek ve onları kaybetmiş başka insanlarla bir arada yaşamak istemiyorsanız cumhuriyetinizden vazgeçmeyiniz.

    devamını gör
    Tahir Musa CEYLAN
  • "CUMHURİYET KADINI OLMAK" Anadolu’nun kadim topraklarında kadınların varlık mücadelesi Cumhuriyet’in ilanından çok önce başlamış olsa da, Cumhuriyet’in devrimleri benim bir kadın olarak bu ülkede yaşamamın, kendi başıma özgürce ayakta durabilmemin, “ben de varım” diyebilmemin güvencesi oldu. Bu ülkenin insan hakları ve demokrasi karnesi hiçbir zaman yüksek notlarla dolu değildi belki, ancak son 21 yılda devletin sosyal güvencesinden uzakta, demokrasi, eşitlik, adalet ve özgürlüğe dair Cumhuriyet’in sağladığı yaşamsal haklarımızdan neredeyse tamamen mahrum bırakıldık. Biz kadınların bu topraklarda var olma mücadelesi, yaşam hakkımızı savunmaya kadar derinleşti. Karşımıza çıkarılan engeller, boynumuza asılan yaftalar, duyduğumuz hakaretler, gördüğümüz şiddet hiçbir şekilde bizi doğru yolumuzdan döndürmedi. Sadece kendimiz için değil, çocuklar ve gençler başta olmak üzere ülkede hak mağduriyeti yaşayan herkesin hakları için önce biz kadınlar direndik. Bir Cumhuriyet Bayramı gününde bu ülkeye yeni bir vatandaş doğurmuş bir Cumhuriyet kadını, yalnız bir anne olarak hayat mücadelemin taşlarını Cumhuriyet’in bana sağladığı haklar sayesinde döşediğime inanıyorum. Tam da bu yüzden yaşam hakkım başta olmak üzere, o haklardan herhangi birini elimden almaya kalkacak her zalimle mücadele etmeye devam edeceğim. Zor zamanlardan geçerken, ihtiyacımız olan dayanışma, sağduyu ve iyiliğin bu toprakların rengârenk insan mozaiğinde saklı olduğunu biliyorum. Gerçek bir Cumhuriyet’in nasıl aydınlık bir gelecek imkânı sunacağına dair inancımla, kolektif bir bilinçle, direniş, dayanışma ve umutla Cumhuriyet’in 100. Yaşını coşkuyla kutlayacağımıza yürekten güveniyorum. “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz!” Çok yaşa Cumhuriyet!

    devamını gör
    Müzeyyen İrem AFŞİN
  • Cumhuriyet'in 75. yılı kutlamalarında tarih yüksek lisans öğrencisiydim. Çeşitli kitap ve sergi projelerinde hocalarımın yanında gönüllü çalışmıştım. Duyduğum heyecanı ve gururu çok iyi hatırlıyorum. Geçen 25 yılda çok şey değişti. Bugün Cumhuriyet gurur duyduğumuz ancak korunması gereken bir değere dönüştü. 100. yılda kapsayıcı, barışçıl, demokratik, laik bir Cumhuriyet'in peşinden her zamankinden daha fazla koşmalıyız diye düşünüyorum. 100. yıl kutlu olsun! Cumhuriyet'in nice yaşlarına...

    devamını gör
    Hülya BALCI
  • Biz kadınlara özgürlük verilen gün, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın ATAM❤️

    devamını gör
    Zekiye TANRIVERDİ
  • Kadınlar olarak Cumhuriyet'e daha çok sarılmalıyız. Çünkü Cumhuriyet kadına hak ettiği insanca yaşama onurunu kazandırdı. Atatürk’ün izinde sonsuza dek Cumhuriyet.

    devamını gör
    Burçin İNAN