ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Bir Ekim ayının 28. günüydü, o tarihi sözlerin herkese geleceğe dair umut aşıladığı gün. Bir dünya liderinin ağzından dökülmüştü o söz. Tarihin yan yana gelmiş en anlamlı dört kelimesi: Efendiler yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz .Böyle başladı yüzyıllar boyu sürecek bayramımız. Yediden yetmişe ırk, din, dil ayrım etmeksizin herkesin bayramıdır Cumhuriyet. Tam yüzyıl oldu ama hâlâ her yıl çocuklar gibi şen uyanıyoruz bayram sabahına ama biraz da buruk bir sevinç oluyor. Çünkü bize bu bayramı hediye eden Ata'mız ve silah arkadaşlarının özlemi hâlâ ilk günkü gibi taze ama yine de gururla kutluyoruz Cumhuriyetimizi. Ata'mızdan emanet aldığımız bu meşalenin ışığında, onun gösterdiği yolda yürüdüğümüzü bilmenin gururu var içimizde. Gözün arkada kalmasın Ata'm, bizler senin çocukların olarak senin yolundayız. Seni çok seviyor ve çok özlüyoruz. Seni göremedik belki ama senin fikirlerini, duygularını hissediyor ve anlıyoruz. Sevgi, hasret ve minnetle...

    devamını gör
    Mehmet Emin BAYINDIR
  • Atamızın büyük emaneti olan Cumhuriyetimiz'in 100.yılına şahit olmuş bir nesilde olduğum için gurur ve sevinç duyduğum gibi, Atatürk'ün gölgesi altındaki ilk yıllarına da şahit olamadığım için üzüntü ve özlem duyuyorum. Bu özlem duygum ne zaman aklıma gelse onun "Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir" sözünü hatırlıyorum. Evet onun yüzünü göremesem de onun fikirlerini ve ideallerini benimsediğim için diyorum ki ben onunla tanıştım. Gençliğe Hitabesinde bahsettiği gibi bizi Cumhuriyet'ten koparmaya çalışan birçok iç ve dış düşmanlarla karşılaştığımız bu zamanda ilk yılından 100.Yılına kadar bu ilkeleri benimseyen ve bu asil emanete sahip çıkabilmiş insanlardan biri olduğumu hissediyorum. Daha kaç Cumhuriyet bayramı görebilirim bilmiyorum ama bu 100 yılda olduğu gibi gelecek daha nice 100 yıllarda dahi tüm engellemelere ve hainlere karşı durabilmiş nice Atatürkçü nesiller olacağından da eminim ve bu yüzden içim çok rahat. Nice 100 yıllara.

    devamını gör
    Orhan ÖZDEMİR
  • CUMHURİYET’E SESLENİŞ Ben 1941 yılının Türkiye’sine, İstanbul’da doğdum. Gururluydum; Müslüman ağırlıklı bir imparatorluğunun enkazından çağdaş bir toplum yaratmayı başarmış insanlardan birinin kızıydım. O mucizenin başlangıcına yetişemesem de yoktan var edilmiş ülkemin gelişim yıllarına tanıklık etmiştim. Cumhuriyetlerini dünyanın en ileri devletlerinin hizasına getirmeye yeminli diğer babaların kalbi gibi, benim babamınki de vatanı için atıyordu. Hepsi umutla, gayretle, fedakârlıkla bin türlü hastalığı yenmek; bataklıkları kurutup yanmış toprakları canlandırıp verimli hale getirmek; yollar, barajlar inşa etmek ve en önemlisi yüzde doksanı okuma yazma bilmeyen cahil halkı eğitmek için seferber olmuşlardı. Şanslıydım; ilkokulu Anadolu’nun bağrında, ilkel bir Orta Çağ kasabasından bir hamlede yüz yılları aşıp, Yeni Çağ’a atlayarak bir başkente evrilmiş Ankara’da okudum. Ancak 19. yüzyılın ikinci yarısında kazandıkları kadı nikâhı ve mirastan üçte bir hak ediş için sevinen, ortaokula 1862, üniversiteye ise 1914 yılında kavuşan büyükannelerimden çok daha şanslıydım üstelik. Türk yasaları önünde her alanda erkeklerle eşit doğmuştum! Kıvançlıydım; 1970’li yılların sonuna kadar eğitimcilerinin yüzde 60’ı, finans sektöründe çalışanlarının yüzde 50’si, hukukçularının yüzde 40’ı, hekimlerinin, eczacılarının yüzde 30’uyla Avrupa kıtasında çalışma hayatına kadın katkısı en fazla olan ülkenin, Türkiye’min vatandaşıydım! Hayatımın altmış yılı boyunca çeşitli engellere takılsa da ilerlemesini seyrettiğim, uzun süredir de itibar kaybına şahit olduğum Cumhuriyet’im için bugün şunları diyebiliyorum: Sayende birey oldum, erkeklerle her alanda eşit oldum, değerlerinle eğitildiğim için kimseye muhtaç olmadan yaşadım, başım öne eğilmedi. Fabrika ayarların şaşarken öngöremediklerim, engelleyemediklerim için bağışla beni. Üzgünüm ama umutsuz değilim. Seni çok daha kötü şartlarda kuran Atatürk’ümüzün yolunda yürüyerek kaybettiklerimizi geri kazanacak, çağdaş dünyaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ayarlanmış tüm kurumlarımızla yeniden doğacağız Cumhuriyet’im! Sen var oldukça biz, biz var oldukça sen hep var olacaksın!

    devamını gör
    Ayşe KULİN
  • Atamın zamanına gitmeyi çok istiyorum.Eskiden savaşta neler olduğunu bilmek isterdim.Çünkü bu cumhuriyet kolay kazanılmadı.atam bize bu cumhuriyeti armağan ettiği için minnettarım.

    devamını gör
    Uraz Ali AKTAŞ
  • Sevgili Atatürk, Bizler bu ülkede özgür ve bağımsız yaşayabiliyorsak bunu sana borçluyuz. Bunun için sana ne kadar teşekkür etsek azdır. Sen bizim vatanımızın temelisin sen cumhuriyetin ilk başkanısın. Bizim için verdiğin mücadeleyle Türk ulusunu kurulmasına çok büyük katkılar sağladın. Sevgilerimle, 

    devamını gör
    Burak Kaan ÇETİN
  • Cumhuriyet nedir? Cumhuriyet ilan ediliş süreci içinde öncelikle, esaretten kurtuluş ve bağımsızlıktır. Dünya üzerinde millet iradesine dayandırılan ilk başkaldırı ve kurtuluş hareketidir. Cumhuriyet bu topraklarda yaşayan her bireyin köken ve inancından bağımsız olarak bir kimlik altında birleşmesidir. Cumhuriyet aydınlanmadır. Dünya klasiklerini kendi dilinde okumanın getirdiği aydınlıktır. Cumhuriyet okullaşmadır. Eğitimin halk çocukları için ulaşılabilir olmasıdır. Cumhuriyet Köy Enstitüleri’dir. Köy Enstitüleri köy çocuklarının modern tarım, müzik, el sanatları, dans ve edebiyatla buluşmasıdır. Cumhuriyet kadınların peçelerinin ardından çıkması, toplum hayatında yer alması, yasa önünde eşit birey olarak kabul edilmesi ve işgücüne katılmasıdır. Cumhuriyet üstün yetenekli gençlerin bir kıvılcım olarak yurtdışına gönderilmesi, bir kor olarak dönmesi ve karanlığı aydınlatacak gençleri yetiştirme öngörüsüdür. Cumhuriyet önemi ve felsefesi çok iyi bilinmesi gereken ve özenle korunup sakınılması gereken bir değerdir Kısacası Cumhuriyet çağdaşlıktır. Önce “muasır medeniyet” seviyesine ulaşmak, sonra da onu geçmek idealidir.

    devamını gör
    Acar BALTAŞ
  • Merhabalar ben eski adı ile 3 M den oluşan ( MUSİKİ MULLALİM MEKTEBİ) Ankara Devlet Konservatuvarın dan mezun olmuş bir klasik bale sanatçısıyım, CUMHURİYETİN kurucusu ulu önder ve konservatuvarın da kurulmasıni sağlayan MUSTAFA KEMAL ATATÜRK un sanata ,sanatçıya verdiği önemi düşünerek onun kurdurmuş olduğu Cebeci deki Konservatuvar da okudum.Hala ana kapısına dikkat ederseniz 3 M harflerini fark edersiniz , 100. Yılını kutlayacağımız CUMHURİYET’İmiz de biraz olsun sanatımla ve hala eğitmen olarak da destek verdiğim genç sanatçı adaylarına yardımcı olabiliyorsam ne mutlu bana. Daha nice 100 yıllara , KUTLU OLSUN 100. YILINI KUTLADIĞIMIZ CUMHURİYET’imiz.

    devamını gör
    Oktay KERESTECİ
  • Cumhuriyet'in 100.yılı, Gazi Paşa sağ olsun ki çok güzel geçiyor. Kendisinin Türk gençliğine, yani bize bıraktığı bu mirası elimizden geldiğince devam ettirmeye ve ilerletmeye çalışmayı kendimize görev biliyoruz, gözü arkada kalmayacak inşallah. Sözlerimi bitirirken bir şiirle kapanış yapmak isterim. Yüce Türk ulusuna esenlikler dilerim,s ağlıcakla kalın. Atatürk'ün Cumhuriyeti Manastır'da anladı. Başkentte gözlemledi. Cumhuriyet fikriyle İstibdada dur dedi. Çanakkale'de şok etti. Britanya'yı alt etti. Askeri dehasıyla Düşmanı hayran etti. Çıktı Samsun'a idealle Eğmedi boyun yedi düvele Onlarca harbini Taçlandırdı Cumhuriyetle. İstiklal için savaştı. Harplerden galip çıktı. Şanlı Cumhuriyet'in Sonunda temelini attı. Nice inkılaplar getirdi. Vatanı için cenk etti. Bahşetti bizlere. Bu payidar Cumhuriyet'i.

    devamını gör
    Utku BOZDEMİR
  • Cumhuriyet'in 100. yılını görebilmenin hazzı bir yana, aslolan her bireyin yaşadığı süreç içinde ne denli kuruluş ilke ve inkılaplarına sahip çıktığı, onları o metodolojik sistem dahilinde gelişen uygarlığa paralel, güncelleyerek toplumsal dokunun varlığına katkı sağlamasının gerekliliğine duyulan bilincin sorumluluğunu ne denli üstlendiğidir. Bireysel gelişmeler, toplumsal gelişmelere katkı sağlamada aktif bir rol oynamazsa "Gençliğe Hitabe" yeterince anlaşılamamış demektir. O halde ikinci yüzyıldaki resmi hedefimiz kesinlikle "Yeniden aydınlanma" olmalıdır. Sevgi ve saygılarımla

    devamını gör
    Tamer KUŞÇULUOĞLU