ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Ben Didem, şimdi 33 yaşındayım, kızım Ceren ve eşim İhsan'la yaşadık büyük onurla 100. Yılını Cumhuriyetin. Bize bu onuru yaşatan Mustafa Kemal Atatürk'e sevgilerimi ve saygılarımla teşekkür ediyorum. Bizi nelerden kurtardığını maalesef yakından izliyoruz bu aralar. Senin gibi düşünen, gören, seni aklında yaşatacak çocuklar yetiştirmeye çalışıyorum. İkinci yüzyılda daha çok gören, duyan, anlayan nesiller görmek için çabalıyorum. Hep aklımda ve kalbimde... Güzel kızım Ceren, şu an 6 yaşındasın ve bir sonraki yüzyıla kadar tam Cumhuriyeti yaşa diye çabalıyoruz babanla. Bu mektubu okuyacaklar daha mutlu bir dönemde yaşadığınızı düşünmek iyi geliyor. Cumhuriyeti gerçek anlamıyla yaşamış, yaşatmış ve gelecek nesillere bırakabilmişinizdir... Sevgilerle

    devamını gör
    Didem TOSYALIOĞLU
  • SEVGİYLE YEŞERECEK BİR İNANCA Yitik, kayıp, hasta, yoksul, paramparça bir ülkenin kısıtlı imkânlar içinde ortaya koyduğu varoluş öyküsünün adıdır, Türkiye Cumhuriyeti. Bağımsızlıkla başlayan, yine aynı dönemde çalışmaya, üretmeye, dönüştürmeye, işaret edilen hedefe doğru emin adımlarla ilerleyen bir yolculuk. Bu öyküye tanıklık eden dönemin gençlerine bırakılan büyük bir emanet vardır: “Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz.” Çocuklar ve gençler, içinde bulundukları toplumun kültürel özelliklerini ve yaşam biçimini rol-model alarak öğrenirler, 1920’li ve 1930’lı yılları düşündüğümüzde dönemin çocukları ve gençlerinin gördüğü toplum modeli kurtuluşa inanan, büyük hayalleri olan, bu hayalleri yeşertmek için de var gücüyle çalışan insanlardı. Ve zannedildi ki bu cümleleri okullara, sınıflarda tahtalara, öğrencilerin kitaplarına yazarsak Cumhuriyet heyecanı devam edecek ve gelecek nesiller de bu inançla çalışacaktı. Öyle olmadı, çünkü unutulan bir şey vardı o da eğitimdeki didaktik anlatının sıkıcılığı ve işe yaramazlığı. Baba ve annelerimizin öğrencilik yıllarımızda “Ders çalış, daha çok çalış” öğütleri nasıl ki ters tepiyor ve bir kulaktan girip diğer kulaktan çıkıyorsa şimdi bizlerin gençlere verdiği “Bu Cumhuriyet sizin, onu yüceltecek olan da sizlersiniz” öğütleri karşıda bir heyecan yaratmıyor. Çocukların ve gençlerin gördüğü büyükler çalışkan, üreten, ülkeyi ileriye taşımaya çalışanlar değil, bunun yerine hızla köşeyi dönmeye çalışan, bir şekilde ülkeden gitmeye çalışan yetişkinler. Geçmişi iyi bilmek ve anlamak cümlelerine sarılmayı bir kenara bırakıp bugün ne yapabiliriz sorusuna odaklanır; eksik olan heyecanı, coşkuyu yeniden nasıl inşa edebiliriz konusunu eğitim bilimi penceresinde önceliklendirebilirsek kendi adımıza Cumhuriyetimiz için en önemli görevi yerine getirmiş oluruz. Vatan ve millet sevgisi, Cumhuriyet aşkı erken çocukluk dönemi ve ilkokul yıllarındaki öğrenciler için soyut kavramlardır. “Vatanını sev, bayrağını koru, Cumhuriyet’e sahip çık” gibi öğütler bu yaş grubundaki öğrenciler için sadece bir ezberdir. Cumhuriyet ve vatan sevgisini ezberden çıkarmanın yolu eğitim politikalarını dönüştürmekten geçiyor. Kuru kuruya bir vatan sevgisi aşılamak yerine gerçekten çocukları üstünde yaşadıkları toprakla tanıştırmak, yaşadıkları ve büyüdükleri topraklara dokunmalarını sağlamak, toprağı ekip sabırla beklemek, ardından toprağın onlara neler vereceğini görmelerini sağlamak toprak sevgisinin ilk adımı olacaktır. Vatanını sevmek, önce toprağını sevmekle başlayacaktır. “Vatanını sev, Cumhuriyet’i koru” emir cümleleri yerine, sevgiyle beslenen “vatan ve cumhuriyet aşkı” bu neslin ihtiyacıdır. Sevgiyle beslenen bir cumhuriyet aşkını filizlendirmek dileğiyle…

    devamını gör
    Müjdat ATAMAN
  • Sevgili Cumhuriyet, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başlatmış olduğu hürriyet meşalesinin en büyük ateşi. Destansı kahramanları toprağında yetiştirmiş, geleceğe yön veren çocukları büyüten, geçmişinde savaşlar, darbeler, şehit kanlarının, toprak kokusunun, alın terinin, yetim öksüz bebelerin ağlayışlarının, sakalı terlememiş nice genç delikanlıların, Nene Hatunların, Halide Ediplerin, nice adları bilinmeyen kadın erkek tüm Mehmetçiklerin kutlu zaferi, biz de varız diyenlerin en güzel sesisin. Bu vatanın evlatları 100. yaşını büyük bir coşku, aşk ve zaferle kutlamakta, al bayrağı kucaklamakta biz ilk doğmuş çocuğun heyecanı ile büyük küçük herkesin gururlu bakışlarıyla bu kutlu zaferin coşkusunu yaşamakta... 100. yılımızı ve daha nice yüzyıllarımızı kutlayacağız. Ben bu ülkenin toprağında yetişmiş kadın, bu ülkeye hizmet eden hemşire, 100.yılına denk geldim, sen ilelebet kalacaksın, ben gideceğim. Damarlarımdaki asil kan atalarımın mirası ve gelecek neslimin zafer ve başarısı ile taçlansın. Bayrağım göklere çıksın...

    devamını gör
    Edanur TOKUR
  • Atatürk bizlerden her on yılda bir, millet bayramımızı büyük şerefle ve saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamamızı istemişti. Dileğin gerçek olacak ATA'M. Baktığımız her yerde sen varsın. Cumhuriyetimiz 100 yaşında. Kutlu olsun.

    devamını gör
    Pınar Ceylan KAYA
  • Yüce Türk milleti, Cumhuriyetimizin 100. kuruluşu hepimize hayırlı olsun. Geçen asırda dünyada pek çok ülke cumhuriyet rejimini kabul etti. Ama hiçbirisi Türkiye kadar başarılı olamadı. Örneğin 1000 yıllık Arap harflerinden kurulu bir milli alfabeyi, 7-8 ayda Latin harflerine değiştirebildik. Bu sayede Türkiye'de okur yazar oranı çok kısa zamanda yüzde 100'e yaklaştı. Bu ve bunun gibilerin hepsi Atatürk'ümüzün reformları sayesinde oldu. Önümüzdeki yüzyıllarda da, onun açtığı yollarda, Türkiye büyük başarılara adaydır.

    devamını gör
    Mehmet TANBERK
  • O kadar şanslı bir milletiz ki Atatürk gibi bir dehaya, onun gibi ileri görüşlü bir lidere sahibiz... Bize en büyük mirası Cumhuriyet'in 100.yılı kutlu olsun, nice yüz yıllara... Teşekkürler Ata’m, sana olan sevgimiz, özlemimiz, minnetimiz hiç bitmeyecek, Cumhuriyet ilelebet payidar kalacak. Yaşasın Cumhuriyet!

    devamını gör
    Arzu KÖYLÜOĞLU
  • Atam sen varsan Cumhuriyet hep var. İyi ki bize armağan etmişsin, kalbimizdesin...

    devamını gör
    Serpil AKYÜREK
  • Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Ya İstiklâl Ya Ölüm' parolasıyla başlattığı ve bütün imkânsızlıklara rağmen büyük fedakârlık ve kahramanlıklar göstererek eşsiz bir zaferle taçlandırdığı Türk İstiklal Harbi neticesinde kurulan ve kendi vatanı üzerinde bağımsız yaşama iradesinin vücut bulduğu bir eserdir Cumhuriyet. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' esası üzerine inşa edilen Türkiye Cumhuriyeti, günümüzde evrensel bir nitelik kazanan bu ilkeyi bayraklaştıran devletlerden biri olarak Türk ve dünya tarihinde özel bir yere sahiptir. Zira milletimizin modern dünya milletleri arasındaki yerini almasını sağlayan Atatürk devrimlerinin en büyüğü; millî egemenliğe dayalı, tam bağımsız, çağdaş, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması olmuştur. Bugün, çevremizdeki coğrafyayı ve yaşanılan olayları dikkatle irdelediğimizde, Büyük Atatürk'ün o gün ortaya koyduğu bu iradenin anlam ve değeri daha iyi anlaşılmaktadır. Yaşasın Atatürk Cumhuriyeti...

    devamını gör
    Deniz KURT
  • Sevgili Atam: Aslında sana hislerimi değil birkaç cümleyle anlatmak için yıllarımı verirdim. Senin en sevdiğim özelliğin asla yılmaman, başkalarının laflarına aldırmayıp doğruyu yapmandı. Senin yaptıklarını duyunca öyle gururlanıyorum ki anlatmaya ömrüm yetmez. Biliyorum şu an dünyaya gözlerini kapattın ama hâlâ ATATÜRK ÇOCUKLARI`nın kalbinde yaşıyorsun. Aslında sen birkaç basit kelimeyle değil, altın harflerle yazılmalısın. Seni görmeyi, sesini duymayı öyle çok isterdim ki. Atam belki beni görüyorsun ve hatta duyuyorsun ama şunu asla unutma, sen, benim hatta benim gibi birçok çocuğun gönlünde yatıyorsun. MUSTAFA KEMALLER ÖLMEZ. Sonsuz sevgilerimle.

    devamını gör
    Ömür Eymen ÇELİK