
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Ben bir kadınım. 28 yaşındayım ve aklımın erdiği günden beri sokakta rahatça yürüyebiliyor, kendi kararlarımı verebiliyorum. İstediğim okulda istediğim bölümü okuyabiliyorum. İstersem tesettüre girebilirim, istersem mini etek giyebilirim. Saçımı istediğim renge boyayabiliyorum. Evlenmek zorunda değilim, evlenirsem de eşimle aynı haklara sahibim. Bir devlet kurumunda memur olabilirim ya da tramvayda makinist. İstersem taksici, istersem inşaat mühendisi olabilirim. Hepsi benim seçimime bağlı. Tüm bunları kendi isteğimle yapabilmemi sağlayan ise Cumhuriyet’tir. En çok da biz kadınlar cumhuriyete minnet duyuyoruz. Eşitliği, hür fikri cumhuriyetle birlikte kazandık biz. Cumhuriyet sayesinde tarih öğretmeni oldum ben. Büyük önderimizin “…çünkü nesillere tarih öğretmek en büyük vazifedir” sözünü mıh gibi aklıma kazıdım ve şimdi öğrencilerime şanlı tarihimizi, küllerinden doğan milletimizi anlatıyorum. Teşekkürler Ata’m, teşekkürler Mehmetçiklerimiz ve teşekkürler CUMHURİYET. Binlerce yıl var ol.
devamını görAysu MUTLU
O biri Bir yangın çıkar, bir yerlerde. Biri söndürmelidir. Biri söndürecektir... Yani, inşallah... Bir sıkıntı çıkar, bir ailede. Biri çözmelidir. Biri çözecektir... Yani, inşallah... Birileri zor durumda kalmıştır. Biri yardım etmelidir. Biri yardım edecektir... Yani, inşallah... O “biri” olmazsa, dünya dönmez... O “biri” olmazsa, anlam kalmaz... O “biri” olmazsa, yaşam boşlukta asılı kalır... Dağılmıştır bir halk. Zayıf düşmüştür, vücut. Biri iyileştirmeli, biri birleştirmeli, biri toparlamalıdır. Olanaksız gibidir. Ama “biri” yapabilecek midir? Bu topraklarda o “biri” Mustafa Kemal Atatürk’tür... Ümitsiz ve çaresiz kalmış bir halkın dualarının karşılığıdır... Kimsenin kaldıramayacağı yükün altına giren, boş sözlerle kimseleri kandırmayan, bir cerrah hassasiyeti ve dehasıyla, doğrudan hastalığın kaynağına yönelen ve bu sırada kendi yaşamını ortaya koyan o “biri” O’dur... Nicesi ne yapacağını bilmez haldeyken, ne yapacağını bilen, nice gözlerin görmediğini gören ve “imkânsız"ı “yere indiren”... O “biri”ni anlamak için, akıl, vicdan ve feraset gerekir... Her babayiğidin harcı değildir, oturduğu yerden ahkam kesmeyi bırakıp, “biri” olmanın öyle kolay olmadığını ve bu haliyle onun tırnağı dahi olamayacağı gerçeğiyle yüzleşmek... Bu topraklar üzerinde yaşayan vefa sahibi varlıkların o mirasa baktıklarında hatırlayacakları “biri” varsa; kim olduğu bellidir... O “biri” ki, bedeni ortadan kalktığında dahi, diri görünenlerden daha “diri”...
devamını görÇağrı DÖRTER
Ebediyetle taçlanan bir mirasın 100. yılına… Bağımsızlık, özgürlük, eşitlik… Tüm bunlara ancak kadınların da sahip olmasıyla muasır medeniyetler seviyesine yükseleceğimize inanan bir liderin ve silah arkadaşlarının verdiği mücadelenin 100. yılını gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Bugün; bir kadın, iş dünyasının bir üyesi, temsil ettiğim kurumun sıkı sıkıya tutunduğu değerlerin toplumdaki sözcülerinden biri olabildiysem bunun temeli 100 yıl önce bu topraklarda Halide Edip, Nene Hatun, Safiye Ali ve nicesiyle atıldı. Bu yüzden bir kadın olarak, bu büyük mirası korumanın ve daha da ileriye taşımanın sorumluluğunu hissediyorum. Cumhuriyetimiz, kadınlar için çağdaş ve eşit bir yaşamın kapılarını araladı. Toplumsal cinsiyet eşitliği için günümüze ışık tutan adımlar atıldı. Atatürk'ün önderliğinde seçme ve seçilme hakkı pek çok Avrupa ülkesinden önce Türk kadınlarına verildi. Eğitimde, işte, siyasette, sosyal hayatta kadının var olduğu her alanda sesinin daha gür çıkması Cumhuriyet'in en büyük arzusuydu. Evet, Türk kadını güçlüdür, akıllıdır, mücadelecidir ancak ne yazık ki geride bıraktığımız yıllarda ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda gerçekleştirilen reformlar bazen sesimizi bastırdı, hatta bazen kazanılmış haklarımızda geriye sarmamıza yol açtı. Kullandığım bu ifadeler tek bir kadın için bile umutsuzluğa yol açmasın. Her ne kadar olumsuz süreçlerden geçsek de Cumhuriyet’in yeni yüzyılını kaygımıza rağmen; gururla, umutla, birliktelik duygusuyla karşılıyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu Cumhuriyet, Anadolu’nun bir köyünde tarlada çalışan bir çocuğun doktor olma hayalini gerçekleştirecek kadar umut dolu; bir kız çocuğunun 300 tonluk uçağı uçurabilecek koşullara ulaşabildiği kadar gerçek. Bu yüzden 100 yıl önce imkânsızlıklar içinde kurulan bu Cumhuriyet'e olan sorumluluğumuzla, "Coğrafya kaderdir" demeyenlerin izinde, umutsuzluğu, cesaretsizliği, akıl ve bilimin dışında kalan tüm düşünceleri arkamızda bırakarak geleceğe bakıyoruz. Biz, 1952 yılında kurulan ve bugün 8 binden fazla çalışanıyla Türkiye’nin en köklü grup şirketlerinden biri olarak bir yarısı, diğer yarısı ile eşit haklara sahip olmayan toplumun ilerlemesinin mümkün olmayacağına inanıyoruz. Cumhuriyet'in yeni yüzyılında da Kadınların Cumhuriyeti’ne varmayı hedefliyor, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı bir kadın meselesi değil, demokrasi meselesi olarak görüyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, “Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.” İşte, yüzyıl önce teşhisi konulan bir hastalığı iyileştirmek bizim elimizde. Şimdi sırada geçmişin gücüyle, gelecek nesile olan borçluluğumuzla çalışmak, durmamak, hep ileriye uzanmak var. Geleceğin aydınlığıyla yeni yüzyılımızı parlatmanın tam zamanı… Nice aydınlık ve eşit yüzyıllara...
devamını görÜmit BOYNER
29 Ekim... Bu tarih, kahramanlık destanının yazıldığı gün. Cumhuriyet'in ilanı aslında yüzyıllar boyunca köklü bir tarihe sahip olan Türk milletinin modern dünyada da aynı coşku, azim ve özveriyle varlığını sürdüreceğinin habercisiydi. Bu yolda eğitim çok önemliydi. Atatürk’ün de dediği gibi: “Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, millet ve memleket sevgisini, şerefi, bağımsızlığı öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için takip edilecek en uygun, en güvenli yolu öğretir. Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmaları lazımdır. Bunu sağlayan okuldur.” Atatürk, kızların da erkekler gibi okumasını ve öğrenmesini istedi. “Güçlü bir ülke sadece güçlü erkeklerden değil, aynı zamanda bilgili ve güçlü kadınlardan da oluşur. Bu yüzden de bugün sizlerin eğitimi çok önemli!” Bunların hepsini bu dönüm noktasına borçluyuz.
devamını görNeval YILDIZ
Bizleri ümmet anlayışından millet anlayışına taşıyan, padişahın önünde tebaa olmak yerine hukuk önünde yurttaş yapan ve özgür bireyler olmamızı bizlere armağan eden Cumhuriyetimizin 100.Yılı Kutlu olsun. Bizlere bu Cumhuriyeti armağan eden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle anıyoruz. 100 değil 1000 yıl geçse de Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
devamını görGüven GÜRCÜOĞLU
Cumhuriyet Sen Ey bir asırlık çınar Anıt gibi yükselen karşımda Kimi yaprağın toprağa karışmış Kimi zümrüt yeşili Taptaze dalında Ne fırtınaları göğüsledin Ne yaman kışları Konuk ettin dallarında Nice göçmen kuşları Beni korudun, kolladın Ruhumu yücelttin Tarihimi, köklerimi buldun "Türk, övün, çalış, güven" Dedin Kalktım düştüğüm yerden Övündüm, çalıştım, güvendim Mutlandım Umutlandım Kutlandım. Hedefimiz artık tekti Tarlalarımız bitekti Harf, dil, din Milli hisler Halk ezgileri Halk oyunları Eğitim, öğretim Giyim, kuşam yenilendi Türküler, şarkılar, marşlar Bestelenip dillendi Yasalarla rahatladık Sırtımızı dayadık çınara Daldık derin uykulara. Yıllar geçti Bugün Cumhuriyet yüz yaşında Çok yaşa Cumhuriyet Diye bağırdık Ata'yı yanımıza çağırdık. Hak hukuk var mıydı Ya savaş ya barış İleri miydik, geri miydik Derdi dertle mi yamadık Uykularımız kaçtı Bir daha uyuyamadık.
devamını görDemet Gökay
Sevgili Cumhuriyet, Senin değerlerinle büyümüş ve bununla gurur duyan bir kadın olarak kız çocuğumu da senin doğduğun gün dünyaya getirdim. Ne mutlu ki bana kızım seninle aynı gün yaş alarak senin ışığın ve aydınlığınla büyüyecek.. Seninle gücüne güç katacak... Sen 100 yaş alırken kızım bu yıl 4 yaş aldı... Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuğu Cumhuriyet iyi ki doğdun, iyi ki var oldun ve emin ol baban gibi hep var olacaksın... Çünkü sen olduğun sürece Türk kadını var olmaya devam edecek...
devamını görElif Değirmenci YAMAK
"Toprağım, Yurdum, Vatanım" baktığım, gördüğüm, duyduğum, duygulandığım her şey- hep sen.. Nice 100 yıllara "Ey Şanlı CUMHURİYET" varlığın benliğimizin gücü; emanetin nesiller boyu aktarılacak en güçlü siperimizdir. Tarih bizim, Şeref bizim, Şan bizim. YAŞASIN CUMHURİYET! "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesillere.."
devamını görNazlı AVAN
2023 yılına girmişken Cumhuriyetimizin 100.yılını yaşamış olduğum dönemde bu kadar Cumhuriyet için yapılan fedakârlıklar, zorluklar aşılmışken bugünlerde Cumhuriyet'ten 100 yıl geriye gitmiş olmayı asla istemedim. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyetinden çıkılıp korkunç bir düzenin içine düşmüş olmak çok üzücü tüm Türkiye olarak. Dilerim ki çok yakın sürede bu girdaptan kurtulmuş oluruz. Gerçek Cumhuriyeti yaşamış oluruz. Ülkemiz bir felaketin uçurumun eşiğinde; gören görüyor görmeyen görmüyor ama gerçek olan bu. Bir daha bir 100.yıl görme ihtimalimiz belki hiçbirimiz için yaşam anlamında olmayacaktır. Dileğim odur ki 200.yılında bugünlerde olduğu gibi Cumhuriyet esaret altından değil kurtulmuş olup çok daha coşkuyla sahiplenip kutlanmış olsun. 21 yüzyılın karanlığı yok olmuş gitmiş olmuş olur umuyorum. İyi ki Cumhuriyet kadını olarak doğdum, büyütüldüm ve son nefesime kadar da Cumhuriyet kadını olarak kalacağım. Mustafa Kemal Atatürk'e sonsuz teşekkür ve minnet borçluyum.
devamını görSibel ŞİMŞEK ÖZGÜL
