
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Aslında o kadar çok güzel şeyler yapabilirdik ki Atam ama ülkede bir avuç kaldık. Atam senin canla, kanla, uykusuz gecelerle kurtardığın vatan kapalı kapılar ardında siyasete alet oldu. İlber Hocamın dediği gibi 100. yılına yakışır şekilde kutlayamıyoruz ülkemin doğum gününü. Ama biz ve bizlerin yetiştirdikleri var olduğu müddetçe Cumhuriyet nefes alacak ve bir gün layık olduğu gibi kutlayacak ülkem. Yine de umudum var Atam, çünkü bizler de Atatürk ve Cumhuriyet çocuklarını yetiştiriyoruz. Teşekkür ederiz Atam, ölümsüzlük seninle var oldu... HER ŞEYE RAĞMEN 100. YAŞIN KUTLU OLSUN CUMHURİYET!
devamını görŞebnem ÖZKAY
Sayın Cumhuriyet, Bir kadın olarak özgürce yaşayabiliyorsam, seçme ve seçilme hakkına sahipsem, değerliysem, en başta seni bize kazandıran Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarına minnettarım. Yaşasın Cumhuriyet! 100.Yılımız kutlu ve mutlu olsun. Saygılarımla.
devamını görGülderen OĞUZHANOĞLU
Atam, Büyük zorluklar ve fedakârlıklar içinde kurduğun, sonra da bizlere armağan ettiğin Cumhuriyet’imizi her türlü engele rağmen senin yokluğunda korumaya çalışıyoruz. Ülkemiz için bu yıl her yıldan daha zor bir yıl ve bu durum biraz daha sürecek gibi görünüyor. Yurdumuz üzerine oynanan oyunlar yıpratmaya başladı bizleri, ancak buna rağmen senin ölüm döşeğinde anavatana kattığın ve bu yıl dünyanın en yıkıcı depremini yaşayan, bunun yanında yüz binlerce insanını kaybeden Hatay’dan yazıyorum bu mektubu. Bizi bezdirmeye çalışıyorlar Ata’m. Biz Hataylılar olarak gözden çıkarılmış gibi hissediyoruz kendimizi. Tüm yaşadığımız olumsuzluklar bizi Hatay’dan çekip gitmeye zorluyor ama buradayız! Gitmiyoruz! Hataylıların nasıl ayağa kalkmaya çalıştıklarını uzun uzun yazmak isterdim. Kısa kısa bahsetmeden geçemeyeceğim. Bizim oradaki esnafımız yol kenarlarında işbaşı yaptılar. Hizmete devam ediyoruz dediler. Başka başka sektördeki iş kadınlarımız, iş adamlarımız da bunu yaptı. İnsanların kimisi çadırlarda, kimisi konteynerde kimisi de yıkılmayan evinde devam eden bir sürü depreme rağmen Hatay’dalar. Kimisi başka şehirlere gitti, depremler geçene kadar, sonra çoğu geri döndü. Bırakılacak gibi değil ki memleket. Öyle güzel bir memleket bırakmışsınız ki bize, ondan vazgeçmek mümkün değil Atam. Müteşekkiriz. Uzun yıllar oldu rahat, huzurlu bir nefes almayalı ülkemiz. Oynanan oyunlar ülkemizi biraz daha geriye attı. Ve şu an sizin bize bıraktığınız Türkiye o Türkiye değil. Ümidimizdir, tekrardan dirilmesi, küllerinden yeniden doğması. Yokluğunuzu her zaman hissetti bu ülke. Ama her şeye rağmen yolunuzdayız. Sonsuz saygı ve özlemle anıyoruz Ata’m sizi ve ülkemizi kurmanızda yanınızda olanları.
devamını görAlev ÖKSÜZ
Merhaba ben Sude. Rize Fen Lisesi son sınıf öğrencisiyim. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında gelecek nesillere daha iyi bir Türkiye bırakabilmek için çalışıyorum. Bu sene hayatımı etkileyecek olan bir sınava gireceğim ve tam da Cumhuriyetimizin 100. yılında. Bu sınavın nihayetinde emellerime ulaşmış ve beyaz önlükle Cumhuriyetimizin bir doktoru olacağım. Ulu Önder Atatürk'ümüzün yolundan hiç ayrılmadan, onun ilkelerini iliklerime kadar benimsemiş bir şekilde ömrüme devam edeceğim. Umarım cumhuriyetimizin 200. yılında bu mektubumu okurken atamızın izinden hiç ayrılmamış bir şekilde size bırakacağımız bu Cumhuriyeti özgür, bağımsız ve Türk halkına yakışır bir şekilde devam ettirirsiniz. Ummaktayım ki Cumhuriyetimizin 200. yılını daha büyük bir coşkuyla, heyecanla ve tüm dünyada yankılanacak şekilde kutlayacaksınız. Siz bu mektubu okurken tam yüz yıl geçmiş ve ülkemizi sizlere emanet etmiş olacağız. Ona çok iyi bakmanız dileğiyle… Sen çok yaşa ATAM!
devamını görSude ÇOLAK
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve tüm aziz şehitlerimizi en derin saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. İyi ki bu vatanı bizlere yurt yapmışsınız. Türk olmaktan her zaman büyük ve onur duyuyorum. Ecdadımı ve atamı biliyorum. Bugün bu topraklarda rahat ve huzurlu bir şekilde yaşıyorsak bunu sizlere borçluyuz. Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır sözünü şiar edinmiş bir Türk milliyetçisi olarak Cumhuriyetimize ilelebet sahip çıkacağız. Ne Mutlu Türküm Diyene!
devamını görBilge YAMAN
Merhaba Cumhuriyet, Bir kadın olarak özellikle, iyi ki Cumhuriyet iyi ki bizim liderimiz Mustafa Kemal Atatürk diyorum. Ne kadar minnet duysak eksik kalır, sonsuz teşekkürler. En büyük hazinem, oğlum Kuzey'im de ne şanslı ki Cumhuriyetimizin 100. Yılını görebildi. Tüm çocuklarımız gibi oğlum da hep Cumhuriyetimize sahip çıkıp Atamıza minnet duyup onun yolunda ilerleyecek. Söz veriyorum.
devamını görMelek DEMİRAYAK
Bugün ben bir bireysem, bugün ben bir kadınsam, bugün ben üreten, çalışan bir iş insanıysam senin sayende CUMHURİYET... Senin sayende büyük önder ATATÜRK... Fikirlerinle, ilkelerinle Cumhuriyet'i ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek yegâne görevimdir.
devamını görBurcu CANLI
Bir asırlık koca çınar: CUMHURİYET. Böylesi heybetli ve asil duruşunla nice yüzyıllara erişebilmeni canı gönülden diliyor ve bu uğurda üzerime düşeni son nefesime kadar yapacağıma söz veriyorum. Atamızın açtığı yolda, gösterdiği hedefe gururla, inançla, azimle yürürken ilkelerinden bir an olsun ayrılmayacağım. Işığın ışığımız, Cumhuriyet yolumuzdur yüce ATAM.
devamını görGülcan BEKTAŞ
Atatürk ve Cumhuriyet, yüreğimde sıcacık bir sevgiyle yanıp tutuşan iki kutsal değerdir. Atatürk'ün vizyonu ve Cumhuriyetimizin ışığı, sadece geçmişin değil, aynı zamanda geleceğin rehberidir. Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ne en büyük armağanlarından biri de kadınlardır. "Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir’’ diyerek kadının toplum ve medeniyet içindeki yerini takdir etmiştir. Türk kadınına her zaman güvenerek toplumda hak ettiği yere gelebilmesi için öncü olmuştur. Bugün Cumhuriyetimizin 100. yılında ben bir Türk kadını olarak, Atatürk'ün görünür kılınması için verdiği mücadelesini temsil etmekten gurur duyuyor ve bu mirası taşımanın sorumluluğunu hissediyorum. Ayrıca voleybol branşındaki başarılarımız yoluyla, geniş kitlelere ulaşarak Cumhuriyet’in temel değerlerini yüceltmeyi amaçlıyoruz. *Cumhuriyetin Işığında Voleybolun Rolü Cumhuriyet dönemi, sosyal eşitlik ve kadın hakları konusunda önemli adımların atıldığı bir dönemdir. Her alanda kadınların varlığı belirginleşmeye başlamıştır. Atatürk’ün sporu ve sporcuyu desteklemesi, aynı zamanda kadınların toplumda daha etkin bir rol oynamasını teşvik etmiştir. Voleybol, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin herkesin katılımına açık bir spor dalı olması nedeniyle, kadınların spor yapma ve rekabet etme hakkını spor alanlarında daha görünür kılmıştır. Bu bilinçle voleybol sahalarında sergilediğimiz başarılarla genç kızlara örnek olmayı ve onları spora teşvik etmeyi hedefliyoruz. Benim hikâyemde spor, Cumhuriyet’in özgürlük, eşitlik, adalet gibi değerlerini sahaya taşımanın bir yolu haline geldi. Voleybol, sadece bir oyun değil, aynı zamanda Atatürk’ün mirasını yaşatma ve Cumhuriyet’i temsil etme aracı oldu. Her vuruşumda, sahadaki varlığımı Cumhuriyet’in ışığında hissediyorum. *Olimpik Sporcu Apoleti: Uluslararası Temsilin Gururu Bu süreçte, Olimpik Sporcu Apoleti'ni taşıma şansına eriştik. Uluslararası arenada ülkemizi temsil etmek, sadece sporcu olarak değil, aynı zamanda Atatürk'ün izindeki kadınlar olarak da büyük bir gurur kaynağı oldu. Bu apolet, sadece bireysel bir başarı değil, aynı zamanda ülkemizi dünya sahnesinde temsil etmenin sorumluluğunu taşımak anlamına geliyor. Spor toplumların aynasıdır ve sembolik olarak kültürel bir elçidir. Bu bağlamda Olimpik bir sporcu olarak; ülkemizi yalnızca müsabık değil aynı zamanda bir kültür köprüsü oluşturma görevini de temsil ettiğimizin bilincindeyiz. *Spor, Kadın Hakları ve Toplumsal Değişim Günümüzde kadın hakları; özellikle sporda 100 yıllık varoluş mücadelesinin sonunda gelinen noktada, geleneksel toplumsal normların dışında bir gelişim göstermektedir. Spora eşit katılım ve erişim ile gelen ve özellikle kadınların başarıları ışığında toplumda genel bir bilinçlenme ve değişim sürecini tetiklemiştir. Bu doğrultuda ben “Mavi Şimşek” olarak Cumhuriyet’in ışığında voleybolun gücünü kullanarak, kadın haklarına olan inancımı ve toplumsal değişimde etkili olma misyonunu taşıyorum. Kız çocuklarına, sporun sadece bir aktivite olmanın ötesinde, bir toplumu değiştirme aracı olabilecek güce sahip olduğunu göstermek istiyorum. *Atatürk'ün İzindeki Kadınlar Olarak Sorumluluk Cumhuriyetimizin 100. yılında, bir Türk kadını olarak, bir Cumhuriyet kadını olarak, milli bir voleybolcu olarak, Cumhuriyetin değerlerini sadece saha içinde değil, aynı zamanda günlük hayatımızda da yaşatma sorumluluğunu taşıyoruz. Sporun görünen yüzünün ötesinde, toplumsal değişimin birer temsilcisi olarak sorumluluklarımızın farkındayız ve bu yolda her bir adımımız Cumhuriyetimizin ışığını daha da parlak kılma gayretiyle atılıyor. Sorumluluklarımızın bilinci, Atatürk'ün sevgisi ve Cumhuriyetimizin gücüyle, daha nice 100 yılların kadınlarına ilham olmayı sürdüreceğiz.
devamını görMeryem BOZ
