
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

100.yılına şahit olmak, ulu önderimizin mirasına ilk günkü sadakatle bağlı olmak mutluluk ve gurur verici. Senin izinden Atam, hep daha ileri...
devamını görPınar ARPACI
Çocuktum seni tanıdığımda, hep inandım nefsine, olmaz dediler sonsuz diye bir şey yok. Oysa beden ölür, düşüncelerse sonsuzdur. Atam kurdu, ben inandım. İlelebet yaşa Türkiye Cumhuriyeti! Cumhuriyet 100 yaşında!❣️
devamını görDidem Öngel EKMEKÇİ
Sayın Türkiye Cumhuriyeti ve büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, Sizlerin liderliği ve vizyonu, Türk milleti için bir dönüm noktası oldu. Sizlerin öncülüğünde gerçekleşen devrimler, Türkiye'yi çağdaş bir ulus olarak dünya sahnesine taşıdı. Cumhuriyet'in ilanı, milletimizin özgürlük ve bağımsızlık yolunda attığı en büyük adımdı. Laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, sizlerin önderliğinde hayat buldu. Atatürk'ün gerçekleştirdiği devrimler, eğitimden kadın haklarına, ekonomiden kültürel alana kadar birçok alanda derin etkiler yarattı. Eğitimde yapılan reformlar, Türkiye'nin bilgi ve teknolojiyle donanmış bir toplum olmasını sağladı. Kadın haklarına verdiğiniz önem, Türk kadınlarının toplumsal yaşamda hak ettikleri yere gelmesini sağladı. Cumhuriyet, bize ulusal bir kimlik ve birlik duygusu kazandırdı. Milletimizin ortak değerleri etrafında kenetlenmesini sağlayarak Türkiye'yi güçlendirdi. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti'nin kazanımlarıyla gurur duyuyoruz.
devamını görPınar Anlar YALÇIN
UMUDUMUN VE GENÇLİĞİMİN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİDİR CUMHURİYET Dünyaya insan olarak geldik ve hakkımız olan, yalnızca yaşamak değil, insan gibi yaşamak. Bu hakları elde edebilmek ise büyük mücadeleler gerektirdi, hâlâ da öyle. Bizler neleri kurmayı biliriz? Mesela iş kurmayı biliriz. Bina yapmayı, bilimle uğraşmayı ve üretmeyi, çocuk sevmeyi, hayvan sevmeyi, doğaya saygı duymayı, yuva kurmayı ve göz açıp kapayınca bitecek bu hayat diliminde bize ayrılan süreyi sevgi, saygı ve mutlulukla geçirmek de isteriz. Gazi Mustafa Kemal Paşa, silah arkadaşları ve bu ülkenin insanları canla başla mücadele ederek yeni bir ülke kurdu. Biz şimdi yaptığımız her şeyi nasıl yapabiliyoruz? O mücadeleler verildiği için. Ne uğruna verildi? İnsan gibi yaşamak için. Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i ilan etti, tüm o zorlu mücadelelerden sonra. Topyekûn bir çabayla ve istekle verilen mücadele zamanlarıydı. Ve sonucunda insanca yaşamak isteyenler kazanmıştı. Büyük bir devrim oldu, çok büyük. Ne söylesem eksik kalacağını biliyorum, fakat bu ülkenin yetiştirdiği bir evladı olarak söyleyecek sözüm de var. Hepimiz kitaplardan okumuş, tarih derslerinden öğrenmişizdir, araştırmışızdır. Bir süre önce, 1914 yılında yani 1. Dünya Harbi’nde dünyaya gelen saygıdeğer Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’la hatırı sayılır bir zaman geçirdim ve tüm o yılları yaşayan birinden dinleme fırsatı buldum. Sordukça sordum. İnanılmazdı. O senelerde verilen mücadeleleri, çabaları ve zorlukları anlattıkça bir de şimdiyi düşünüyordum ister istemez. Şimdi böyle anlatılacak hikâyelerimiz yoktu evet ama zaten bizler de başka şekilde tarihe notlar düşüyorduk diye düşündüm. Latin alfabesine nasıl alıştığını, Köy Enstitüleri’ne, üniversiteye girdiğinde verdiği mücadeleyi ve “Biz hemen bir şeyler öğrenip vatana faydalı olmak istiyorduk çocuğum” demesinin içimde vuku bulan titreyişini anlatabilmeyi isterdim. Yaşananların hepsi gerçekti ve şimdi ise bambaşka bir tablonun içindeydik. Bir ülkenin kuruluşuna dair anlatacak hikâyelerimiz yok ama küllerinden doğuşunu anlatacak hikâyelerimiz var. Bize açılan yolda emin adımlarla yürüdüğümü biliyorum. Fikirlerimi korkmadan söyleyebildiğim, her yaptığım işte kendimden emin olduğum, denemekten korkmadığım, yeniden başlayabilecek güvene sahip olduğum, burnum düşse eğilip alabildiğim, hakkaniyetli ve adaletli olduğum için Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri, başkumandan Atatürk’e minnetlerimi sunuyorum. Aklı fikri hür insanlar olmamızın ve bu aklımızı bilgiyle birleştirerek bizim de ülkeye, insanlığa katkımızın en büyük adımıdır Cumhuriyet. Her ne kadar dönem, devir değişmiş olsa da bu inkılapların ve bize verilen bu büyük hediyenin izinde yaşamaya, bu vaziyette üretmeye, faydalı olmaya; bir mum gibi yanarak anlatmaya, aktarmaya ve arkamızdan gelecek jenerasyonları aydınlatmaya devam edeceğim. Bundan tam 100 sene önce bu topraklarda neler neler yaşandı. Tüm dünyanın saygı duyduğu, bilgisine fikrine ve kararlarına hayran olduğu tüm zamanların lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün hepimize armağanı Cumhuriyet her kapının kilidini açacak sihirli bir anahtardır, ona sahip çıkmamız en büyük dileğimdir. Umudumun ve gençliğimin en büyük destekçisidir Cumhuriyet. Sevgiyle...
devamını görBüşra SANAY
Gurur duyuyorum Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi ulu bir öndere sahip olduğumuz için; ne kadar şükretsek azdır. Bize bir vatan ve Cumhuriyet emanet bırakıldı. Ne mutlu bana ki ilelebet sahip çıkıp koruyacağız sonsuza kadar. Atatürk'ün evlatları buna ant içti, başka bir Türkiye yok. Tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun. Vatan size minnettar. Ne Mutlu Türk'üm diyene. Sonsuza kadar yaşayacak Türkiye Cumhuriyeti ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk. ❤️
devamını görElif ÖZBAY
Ey bize verilmiş en büyük armağan olan Cumhuriyet! Seni ilelebet, gücüm yettiğince herkese anlatacağım Kadınları nasıl yücelttiğini, çocukları nasıl koruduğunu, hayatımıza neler kattığını... Ne büyük gurur ki 100. Yılına tanıklık edebildim. İlelebet nice 100'lere...
devamını görFatma ŞİMŞEK
Cumhuriyet kelimesi Arapça “halk” manasına gelen bir sözcükten türetilmiş. Ve ben, bu “orijininde” Arapça olan kelimenin, sözlük anlamının ötesindeki gerçek manasını, Arap dünyasında, bilhassa da bir kadın olarak geçirdiğim yıllar boyunca ve sonrasında anladım. Cumhuriyet, Türkiye’de inşa edildiği haliyle, ilkokuldan beri zihinlerimize nakşedildiği en basit haliyle halkın kendi kendini idare etmesinden öte bir kavram. Siyasi gücün bir ailenin elinde değil, halk ve temsilcileri tarafından paylaşılıyor olmasının da ötesinde. Sahip olduğu şeyin değerini, onu kaybedince daha iyi idrak ediyor insan. Bizler aslında, en azından şu an için, kaybetmedik. Ancak kaybedenlerin veya ona hiç sahip olmayanların arasında yaşamak da elinizdekinin kıymetini ve ona sahip çıkmanın önemini anlamanızı sağlıyor. Cumhuriyet de benim için öyle oldu. Ben uzunca bir süre bir Arap ülkesinde yaşadım. Orada, başka Arap ülkelerinin halini öğrendim. Araba kullanma cüretini gösterdikleri için mahkemeye verilen, işlerini kaybeden kadınlarla tanıştım. Yaşadıklarım, gördüklerim, duyduklarım, okuduklarım ve hissettiklerim, cumhuriyetin bilhassa laiklik ve kadın hakları temelinde ne büyük kazanımlar getirdiğini görmemi sağladı. Ortadoğu’nun başka bir Atatürk’ü olmadı. Bölgede Atatürk’e ve reformlarına hayran olan, onları kendi ülkesine adapte etmek isteyen liderler oldu. Ancak hiçbiri Atatürk çapında bir devrim yapamadı. Bunun için elbette iç-dış koşulların müsait olması, biraz da talihin sizden yana olması gerekti. Ancak yine de cesaret gerekti, vizyon gerekti. Atatürk’te diğer her şeyin ötesinde o cesaret vardı, o vizyon ve misyon vardı. Bugün zorunlu başörtüsü kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle gencecik bir kadının gözaltına alındığı ve polis nezaretinde hayatını kaybettiği İran, daha birkaç yıl öncesine kadar kadınların araba kullanıp kullanamayacağının tartışıldığı Suudi Arabistan veya yabancı bir erkekle evlenen Katarlı annenin, çocuğuna vatandaşlığı geçiremediği Katar -ve diğer Körfez ülkeleri- ile aynı klasmanda değilsek, bunu Atatürk’ün kurduğu ve emanet ettiği Cumhuriyet’e borçluyuz. Ve ben yalnızca bunlar için bile ona minnettarım.
devamını görFeyza GÜMÜŞLÜOĞLU
Sevgili Cumhuriyet, 100. Yılda sen bize umut oldun, ışık oldun. Hep ol, var ol!
devamını görGözde Durmaz Uluakay
BENİM İÇİN CUMHURİYET Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yaşında, 21 yaşında üniversite öğrencisi bir genç olarak Cumhuriyet’i düşündüğümde, aklıma gelen ilk kelimeler eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi. Mustafa Kemal Atatürk’ün ve yoldaşlarının kurduğu Cumhuriyet’e, ilkokuldan anımsadığım ilk törenlerden beri her zaman büyük bir minnet ve bağlılık duyarım. Hayallerimden vazgeçmemeyi, her zaman iyilik ve gelecek için mücadele etme cesaretimi Cumhuriyet’e borçlu olduğumu düşünüyorum. Ülkemiz Cumhuriyet tarihi boyunca zorlu dönemler görmüş olsa da bu toprakların halklarının hayatları her zaman dayanışmayla, omuz omuza mücadele ederek geçti. Otizmliyim, hafızam birçok insana göre daha kuvvetlidir. Belki de bu yüzden adalet arayışının da barış mücadelesinin de, birlikte yaşayabilme talebimizin ve özgürlük ihtiyacımızın da nasıl hiç azalmadan devam ettiğini hayatım boyunca çok farklı olaylardan anımsıyorum. Ben bu ülkenin geleceği için çok endişelenen ama sözünü söylemekten hiç sakınmayan milyonlarca gencinden sadece biriyim. Şimdi, tarihimizin en karmaşık dönemlerinden birini bitirmek amacıyla, Cumhuriyet’in biz vatandaşlara sağladığı eşit haklara ulaşmak için dayanışma ve özveriyle yan yana, omuz omuza geleceğimizi kurmak bence 100 yaşına ulaşan Cumhuriyet’e verebileceğimiz en güzel hediye olacak. 14 Mayıs 2023’te bir vatandaş olarak ilk kez oy kullanacağım. Ayrımcılıktan uzak bir sosyal yaşamda, özgür, eşit, demokratik, adil ve barış içinde bir Türkiye Cumhuriyeti hayalimiz için her zaman mücadele etmeye devam edeceğime söz veriyorum. Yaşasın Cumhuriyet!
devamını görNâzım Özgün AFŞİN
