ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Sevgili Atam; Sen beni ayakta tutan gurur, sen benim adil yanım, sen eşitliğim, sen taşı toprağısın memleketimin. Ben bunca zaman yürüdüğü yolu senin izinden gitmiş, küçük bir ağacım sadece. Gövdesi sağlam, fırtınaya karşı dimdik duran, rüzgârda tohumlarımı yeniden topraklara karıştırıp seni yeniden çoğaltan. Filizler de büyüyecek, yetişecekler bize ve bir bakmışsın koca bir orman yaratmışız senden. Öyle bir orman ki çakmak çaksan yanmayacak. Budasalar inadına gürleşecek dallar. Ve dökseler beton üzerimize, yine de kök salacak ve gövdesi sonsuzluğa dayanacak. Tıpkı senin gibi yok olmayacak, olamayacak sonsuz bir orman. İçimize çektikçe o nefesi, hayat daha da anlamlı olacak. Sevgili Atam bu teşekkür, bu minnet, bu hasret sana. Sen benim egemenliğim, bağımsızlığımsın. En güzel evim, vatanımsın. Kurduğun Cumhuriyet'in izinde, ışığında 100 yıldır seninle aydınlandık ve sonsuza dek aydınlanmaya devam edeceğiz. Bu meşale elden ele geçmeye devam edecek ve Cumhuriyet ilelebet payidar kalacak.

    devamını gör
    Fatma DEMİR
  • Kelimeler yetmez senin atalığına önderliğine. Senin sayende bu ülkedeki insanlar rahat. Senin sayende özgür. Biliyorum biliyoruz hiç bir insan ölümsüz değildir ama sen ölümsüz olmalıydın, hep var olmalıydın...

    devamını gör
    Elif
  • Değerli Cumhuriyet, sana 100. yılın olduğu için mektup yazmak istedim. Bu bayramı daha da coşkulu kutlayacağız. Seni kutlayıp okulda gösteriler yapacağız. Seni çok seviyorum, sen benim Cumhuriyetimsin. Sen benim canımdan daha önemlisin.

    devamını gör
    Zeynep AYRANCI
  • Cumhuriyet kafatasçıların yıkmak istediği büyük kurtuluş, özgürlük ve büyük laik rejim. Sen Türkiye'nin büyük lideri tarafından kurulan büyük bir yönetim sistemi, hayat oluşumu, hukukun değişmez temelisin. Çok yaşa!

    devamını gör
    Nedim DEMİR
  • Sevgili Cumhuriyet, 100. yaşını kutluyor olmak ne büyük gurur ve ne büyük mutluluk... Ve biliyorum ki daha çok asırlar kutlanacak. Bugün özgür bir Türk kadını olarak kimseye muhtaç olmadan, vatanımda başım dik, onurlu bir şekilde yaşayabiliyorsam senin ve seni bizlere hediye eden Atatürk'ün sayesinde. Ulu önderim, Başkomutanım, Başöğretmenim ve tüm silah arkadaşlarını, Milli Mücadele ruhuyla tüm emeği geçen şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyorum. Hepinizin mekânı cennet olsun Minicik bir çocukken kutladığı bayramlarda kalbi deli gibi çarpan, şimdi yetişkin olan ama aynı heyecanı taşıyan güzel insan, bayramın kutlu olsun. Umudunu, inancını, vefasını hiç kaybetmeyen, sevgiye önem veren, saygıya daha da fazla önem veren, görev ve sorumluluklarını layığıyla yerine getiren, İstiklal Marşı'nı okurken gururu, mutluluğu, duygusallığı aynı anda yaşayıp duyguları birbirine karışan Çılgın Türk senin de bayramın kutlu olsun. "NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!"

    devamını gör
    Meltem Pınar BALTACIOĞLU
  • DÜŞLERİMDEKİ CUMHURİYET YA DA CUMHURİYET AŞKTIR. Cumhuriyet'i anlamak, kavramak, savunmak, yarınlara, sonsuzluğa taşımak için Mustafa Kemal Atatürk’ün yazdığı “Nutuk” adlı dev eseri bu milletin her bireyi okumalı ve içselleştirmeli. Ancak o zaman Cumhuriyet'in değerini kavrayabiliriz. Bunu dedikten sonra düşlerimdeki Cumhuriyet'e, Atatürk ve devrim arkadaşlarının hedeflediği Cumhuriyet’e geçebilirim. Cumhuriyet özgürlüktür. Cumhuriyet bağımsızlıktır, Cumhuriyet laikliktir. Cumhuriyet demokrasidir. Biri olmazsa yıkılır. Cumhuriyet aydınlıktır. Aydınlanmadır. Cumhuriyet devrimlerdir. Kadın devrimidir. Kültür devrimidir. Devrimlerin sürekliliğidir. Cumhuriyet önce vicdandır. İnsana saygıdır. İnsan haklarına, insan yaşamına, insan emeğine, insan onuruna saygıdır… Cumhuriyet önce hakkaniyettir. Adalete güvendir. Kanun hükmünde kararnamelerin değil, hukukun üstünlüğüdür. Cumhuriyet, ekmek ve emeğin, birilerinin dudakları arasındaki kelama değil, alın terine bağlı olmasıdır. Cumhuriyet, yarından korkmamaktır. Çocuklarımızın bugün ve ilerideki günlerde başlarına gelebileceklerden korkmadan yaşamaktır... Cumhuriyet ayırımcılığı önlemektir. Yaşamın her alanında her tür ayırımcılığa karşı çıkmak, bu zulmü sürdürenleri durdurmaktır. Cumhuriyet çoğulculuktur. Yeryüzü sofrasında çoğulculuğun farklı nimetlerini, renklerini zenginlik saymaktır. Bu zenginlikle çoğalmak, bu zenginliği paylaşmaktır. Cumhuriyet, azınlığın, mağdurun, haksızlığa uğrayanın, sömürülenin hakkını her şeyin üzerinde tutmaktır. Cumhuriyet umuttur. Daha güzel bir dünya, daha güzel bir memleket, daha güzel bir gelecek umududur. Cumhuriyet, bu umudu gerçekleştirmek için çalışmak, bu ideal için aydınlanmadan, ilimden, bilimden, eğitimden güç almak, evrensel ve çağdaş değer ölçülerini sımsıkı kucaklamaktır. Cumhuriyet aşktır. Cumhuriyet sevmektir. Vatanını memleketini sevmek, dünyayı sevmek, insanı sevmek, doğayı sevmektir. Bundan yüz yıl önce Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucuları, yukarıda saydığım tüm bu özellikleri bu millete yerleştirmeye çalıştılar. Cumhuriyet'in ilanı, altı yüz yıllık ümmet, yani inanç toplumunun, artık akıl toplumu olma yolundaki ilk adımıydı… Anayasamızda yer alan Demokratik, Laik , Sosyal, Hukuk devleti olma ilkeleri, din ve inancı hayatımızdan çıkarmak için değil, tam tersine, din ve inancı en saygın, en hak ettiği yere oturtmak içindi: Yani… Yani dini ve inancı bireyin ahlak ve vicdan dünyasına yerleştiriyordu. Bundan sonra izlenecek tek yol Atatürk’ün işaret ettiği “Akıl ve bilim yoludur.”

    devamını gör
    Zeynep ORAL
  • Bugün 09 Ekim. Doğum gününe 20 gün var. Oğlum 2 yaşında, keşke hatırlasa. Peki kutlamalar nasıl olacak acaba? diye düşünürken, “Atam keşke burada olsan!” deyip gözlerimi kapattım. İçim geçmiş, rüyamda inanılmaz bir coşku... Beyoğlu, Tünel’deyim. Meydana kadar her yer kırmızı beyaz. Koşuyorum meydana, içime sığmayan coşkuyla... Meydanda tam ortada, büyük bir sahnede Mustafa Kemal Atatürk. Gözleri ışık saçıyor. Dimdik; arkasında askerlerimiz. “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir.” Cümle tanıdık geliyor. Ardından içimi kaplayan bir hüzün, derken gözlerimi açıyorum. Cumhuriyet Anıtı. Aynı rüyamdaki gibi, Atam ve arkasında askerleri. Anıt Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet Türkiye'sini temsil ediyor. Fark etmemişim bugüne dek. Sonra bir ses: “Anne”. Gözlerimi tekrar açıyorum. Rüya içinde rüyaymış meğer. Evdeyim. Efecim, gel annecim… Hatırlamasan da sana rüya gibi hikâyeler anlatayım. Bir asırlık coşkuyla kutlayalım bu 29 Ekim’i.

    devamını gör
    Ezgi FIRAT
  • Cumhuriyet. Ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi. Bu cumhuriyetin terim anlamı. Bir Türk genci olarak benim için cumhuriyet; fikirlerimi özgürce ifade etmemi, kendi bayrağımın gölgesinde ülkem için çalışmamı sağlayan unsur. Bir kız çocuğu olarak eğitim alabilmem demek cumhuriyet. Tarladaki çiftçinin özgürce ekip biçebilmesi, bir doktorun hastalarını tedavi edebilmesi demek cumhuriyet. Uçsuz bucaksız göğe bakınca “İstikbal göklerdedir!” diyen bir çift mavi gözü görmektir benim için cumhuriyet. Kanla gözyaşı ile kazanılmış en kutlu savaş, cepheden cepheye elinde süngü ile koşan askerin gözündeki umuttur cumhuriyet. Kolay kazanılmadığı gibi kolay vazgeçilemeyecek hatta en vazgeçilmez olandır. Özgürce ifade edilmiş fikirlerin beraberce ördüğü kocaman bir duvardır cumhuriyet. 100 yıllık koca bir çınar, atamın dehasının en güzel örneğidir. Dilerim daha nice yüzyıllarını görürüz.

    devamını gör
    Duru BİLGİÇ
  • Yarası ağırdı. Olsun. Yazdı. Anacığım, “Söz uçar yazı kalır,” derler ya ondan sebep yazıyorum sana. Yazması oyalı anam, vatan toprağına yemin olsun ya Memed ya Hüseyin ya Ali olarak döneceğim kucağına. Oğlun Savaş yerinde toprak sert, gök çoğunlukla parçalı bulutlu olurdu. Herkes anasının rahmine sığar gibi olduğu kuytuya sığmaya çalışırdı. Yeryüzünden gökyüzüne dumanlar yükselirdi. Olsun yükselsindi. Nasılsa her sabah gün yeniden doğardı. Yine gün doğdu. O başını kaldırdı. Silahların, tankların, tüfeklerin, bombaların sesi yakınlaştı. Yüreklerimiz korku pompaladı. Korku katılaştıkça yüreklerimiz sıkıştı. Sıkı can iyiydi çabuk çıkmıyordu ama akacak kanda damarda durmuyordu. Durmadı. Dudaklarından Atam gibi “Aleykümselam” döküldü. Başı omuzuma düştü. Vatan sağ olsundu. Sağdı. Sağ kalacaktı. Cumhuriyet, onu yaşatmak için öle yatanların “Vatan sağ olsun!” diye haykıran analarının sesi, yaralarını ve farklılıklarını alnından öpebilecek kadar güçlü olan Türk Ulusunun nefesiydi.

    devamını gör
    Fatoş K. İYİGÜN