ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Sevgili Cumhuriyet, sana mektup yazma şerefine eriştiğim için kendimi çok şanslı ve ayrıcalıklı hissediyorum. Cumhuriyet ilelebet kayıtsız şartsız Türk milletinindir ilkesiyle bizler sana sahip çıktık ve yeni nesle bunu aktardık, aktarmaya devam ediyoruz. İlkelerin, inkılapların ve hassas adalet anlayışın çizgisinde bu ülkeyi savunmaya, sahip çıkmaya SÖZ veriyorum. Ata'mın kurduğu bu cumhuriyeti ilelebet koruyacağıma söz veriyorum. Ne mutlu Türküm diyene...

    devamını gör
    Gül ERYILMAZ
  • Atam Cumhuriyet'i siz kurdunuz, bize yaşatmak düşer, biz de en sonraki nesillere umarım güzel bir cumhuriyet bırakırız. Not: solcuyum.

    devamını gör
    Yusuf Ali KIRLI
  • Sevgili Türkiye Cumhuriyeti,

    100 yıllık gurur dolu yolculuğunda, seninle birlikte nice başarılara imza attık. Göklerde parlayan yıldız gibi, seninle büyüdük ve güçlendik. Bu mektubu kaleme alarak, senin ve başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kurucu kadroların sayesinde bugüne kadar eriştiğimiz değerleri, başarıları ve geleceğe dair umutlarımızı paylaşmak istiyorum.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin bizler için anlamı, özgürlük, bağımsızlık ve eşitlik demektir. Bu değerler sayesinde, her birimiz daha iyi bir gelecek için çalıştık ve Türkiye'nin kalkınmasında emek harcadık. Kurucu kadroların öncülük ettiği bu yolda, bizlere armağan ettiği bağımsızlık ve çağdaşlık duygusuyla gönül borcumuzu ödeyemeyeceğimizi biliyoruz. Bugün Türkiye Cumhuriyeti, dünyanın önde gelen ekonomilerinden biri haline gelmiştir. Bunu başarabilmek için, eğitim, sağlık, sanayi ve altyapı gibi birçok alanda büyük adımlar attık. Bir yandan geleneklerimize bağlı kalmayı başarırken, diğer yandan yenilikçi ve vizyoner bir anlayışla değişime ayak uydurduk.

    Gelecekte ise teknoloji ve inovasyon, Türkiye'nin daha da ileri gitmesini ve kalkınmasını sağlayacak en önemli itici güç olacaktır. Genç nesillerimizin enerjisi ve bilgi birikimiyle, yapay zekâ, yaşam bilimi, biyoteknoloji ve temiz enerji gibi alanlarda dünya çapında liderliği hedeflemekteyiz.

    Hayal ettiğimiz gelecekte, Türkiye Cumhuriyeti her alanda daha güçlü, daha özgür ve daha refah bir ülke olarak var olacaktır. Bunu başarmak için, hepimizin üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeli, Cumhuriyet’in değerlerini her zaman koruyarak, bu topraklara olan bağlılığımızı göstermeliyiz.

    Sevgili Cumhuriyet, 100 yıllık serüvenin kutlu olsun! Sana olan bağlılığımız, sevgimiz ve saygımızla, geleceğin umut dolu yarınlarına yürüyoruz. Daha nice yüz yıllara, el ele, omuz omuza…

    Derin saygı ve sevgilerimle,

    devamını gör
    Tansu YEĞEN
  • "Halkın hep içinde bulunduğu sefaletin sebeplerini kaldırarak, yerine refah ve mutluluk getirmek Meclis'in en baş amacıdır. Toprak, eğitim, adalet, maliye, ekonomi işleriyle diğer bütün kurumlar halkın ihtiyaçlarına göre yenilenecektir. Bunun için gerekli siyasi ve toplumsal ilkeler, ulusun ruhundan alınacaktır. Türkiye halkı emperyalizmin egemenliği ve zulmü altındadır. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'nin tek ve kutsal emeli Türk halkını emperyalist egemenliğinden kurtararak kendi irade ve egemenliğinin sahibi yapmaktır." (18 Eylül 1920 TBMM) Laik Cumhuriyetimizin kurucu babası Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 'e saygı ve sevgilerimle.

    devamını gör
    Doğan NİBAT
  • Türkiye köklü tarihi, kültürel zenginliği ve etkileyici coğrafyasıyla insanları büyülüyor. Yüz yıllık bir zaman diliminde, Türkiye büyük değişimler ve gelişmeler yaşadı. Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde, laik, demokratik ve çağdaş bir devlet olma yolunda ilerledi. Bugün, Türkiye dünya sahnesinde önemli bir aktör olarak yerini almış durumda. Ekonomik büyümesi, kültürel gelişimi ve dış ilişkileriyle küresel bir rol oynuyor. Son yıllarda Türkiye’de yaşanan olaylar ve siyasi iklim, demokrasinin Türkiye’de azaldığını ve insanların demokrasiye inancının, umudunun azaldığını gösteriyor. Gelecek yıllarda daha demokratik, daha özgür bir Türkiye ve daha barışçıl bir siyasi iklimin oluşmasıyla, Türkiye’nin, gelecek yıllarında daha hızlı büyüyeceğine inancım tam. Türkiye’nin 100. Yılı hem cumhuriyeti anlamayı hem de geleceğe olan bakışını temsil ediyor. Cumhuriyete olan inanç, ülkenin başarılarını kutlama ve daha parlak bir gelecek için Türk halkına çalışma fırsatı sunuyor. Cumhuriyet'in 100. yılı, gurur dolu bir geçmişi anma ve geleceği inşa etme zamanıdır. Bu özel gün, Türk milleti için umut dolu başlangıçlara ilham kaynağı olacaktır. Bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin Cumhuriyet Bayramı'nı ve Cumhuriyetin 100.yılını kutluyorum.

    devamını gör
    Serap GÜLER
  • Kadim dostum, Bir zeytin ağacının gövdesine sırtımı yaslamış, sana bu mektubu yazıyorum. Mektubum eline geçtiğinde bana sitem edeceksin biliyorum, hatta “Gittiğinden beri neden iki satır yazmadın, şimdi mi aklına geldik Emin Efendi?” dediğini duyar gibiyim. Sana yazacağıma dair söz verdiğim halde aylarca habersiz bıraktığım için mahcubiyet içerisindeyim. Yaşadıklarımızı anlatınca bana hak verecek, “Neler yaşamışsın vre!” diyeceksin. Belki de bizim kafilemizle gelmek istemeyip geride kaldığın için sevinç duyacaksın. Seninle vedalaştığımız o gece bana son kez bakışın gözümün önünde. Uzak diyarlarda hayata tutunmaya çalışırken Midilli İdadisi’ndeki anılarımızı düşündüm durdum. Sen aşkını tercih ettin, biz ise yeni kurulan bir ülkenin aşkını. Görüyorsun ya, her birimiz aşkın farklı hallerini tercih ettik. Savaşa, zulme dayanamayıp topraklarımızdan kaçmak zorunda kaldığımız o gece, Midilli Limanı’ndan kalkacak gemiye vardığımızda içler acısı bir sahneyle karşılaştık. Neredeyse bütün ada halkı (sen hariç), onları yeni vatanlarına götürecek bu gemiye akın etmişti. İnsanlar güvertede bir ağa takılıp çırpınan balıklar gibiydi. Validem “Beş çocukla bu gemiye nasıl sığarız?” derken babamı tanıyan bir sandalcı yanımıza yaklaştı. “Arif Ağam, bu gemi karşı kıyıya gitmeyecek, ırak bir limana götürüp bırakacak insanları, isterseniz ben iki çeyrekliğe sizi sandalımla karşı yakaya geçiririm” dedi. Babam bir an bile düşünmeden kabul etti. O gece sabaha kadar epey sarsıntılı, dalgalı, meşakkatli bir yolculuk yaptık. İnsan kendi denizinden korkar mı hiç? Ege Denizi’nin en tekinsiz haline şahit oldum. Sabaha karşı sular duruldu, gökyüzü sancılandı, bin bir renge büründü. Göğü ilk kez böyle yamalı bir kumaş gibi görüyordum. Turuncular pembeler, alacalı maviler, morlar birbirine karıştı. En nihayetinde gün ışıdığında ise karşımızda tüm heybetiyle Kaz Dağları duruyordu. Yeni vatanımıza güneş doğmuştu. Sandaldan indiğimizde Edremit’e varana kadar zeytinliklerin içinden yürüdük, gece olunca camilerde uyuduk. Fırınlar terk edilmiş, köyler ateşe verilmiş, evler kullanılamaz ve harap haldeydi. Girit’ten, Selanik’ten bizden evvel gelmiş ailelerle birbirimize kenetlendik, başımızı sokacak bir yer ve biraz erzak bulduk. Savaşın uğursuz sesi ve insanın ruhuna sirayet eden karanlığı kol geziyordu. Gecelerce bilinmezliğin içinde bekledik. Derken Ayvalık Cephesi’nde savaşmak üzere askere alındım. Yunan ve İtalyan bölüklerine mağlup olduk. Hayatta kalmak için esarete razı geldim. Yunan Komutan Vassili’nin askerleri beni Edremit İlkokulu’nun bodrumuna hapsetti. Günlerce o karanlık ve izbe bodrumda ölmeyi bekledim. Mahalli efeler ve milis güçlerin planları sayesinde esaretten kurtuldum. Behemehal milli cemiyet kurulma çağrısının yapıldığı Edremit mitingine katıldım. Gündüzleri Milli Cemiyet’le, geceleri efelerle planlar yapıyordum. Kalbimizde sadece tek bir umut vardı. Yeni bir ülke kurulacak, Cumhuriyet ilan edilecek. Düşman işgalinden kurtulacağız. Bundan birkaç ay önce Gazi Paşa Cumhuriyet’i ilan etti. Önce düşman işgalinden kurtulmamız, ardından da yeni bir hükümet. Halkı aldı bir sevinç, kahramanlık türküleri, destanlar, marşlar, şenlik ateşleri… Hepimiz yeni kurulan Cumhuriyet’in uzun ömürlü olmasını diledik. Cumhuriyet’in ilanının hemen ardından Muhtelit Mübadele Komisyonu kuruldu, Midilli’de arsa ve evlerimiz için mal beyanatı yapabildik. Böylece oradaki mallarımıza karşılık burada ev ve zeytinlik aldık. Evleri, camileri, limanları yeniden inşa etmeye başladık. Devlet henüz emekleme evresinde bir bebek gibi taptaze. Kadın ve erkeğe eşit haklar sağlanacak, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilecekmiş. Latin alfabesi kabul edilecek, kılık kıyafet devrimi yapılacakmış. Yeni okullar, yeni devlet kurumları açılacakmış. Ve hepimizin bir soyadı olacakmış. Herkes sokaklara taşmış, coşkuyla bekliyor. Ben de yeni kurulan cumhuriyetimize hizmet etme kararı aldım ve Maliye memurluğu sınavlarına başvurdum. Eğer bu mektubum eline geçerse lütfen geciktirmeden bana yaz. Dilerim bir gün yeniden kavuşabilir ve sırtımızı aynı zeytin ağacına yaslarken seninle eski günlerdeki gibi sohbet edebiliriz. Baki dostluk ve selam ile, gözlerinden öperim. Emin. (Gitme Gül Yanakların Solar romanımda anlattığım ve Cumhuriyet’in ilanının gerçek tanığı olan büyükdedem Emin Efendi’nin mektubudur. Belki hayal ürünüdür, belki de değil.)

    devamını gör
    İrem UZUNHASANOĞLU
  • Cumhuriyet, Mektubuma Cumhuriyetimizin kurucusu MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN sözleriyle başlamak istiyorum. EY YÜKSELEN YENİ NESİL İSTİKBAL SİZİNDİR, CUMHURİYETİ BİZ KURDUK ONU YÜKSELTECEK VE SÜRDÜRECEK OLAN SİZSİNİZ. Ta o zamanlardan bize güvendiğini, bütün ümidinin bizlerde olduğunu anlıyoruz. Sana ve Cumhuriyetimize olan sevgimizi satırlara sığdıramayız. Ancak Cumhuriyet'e sahip çıkarak gösterebiliriz. 100. yıl dile kolay ama arkasında asırlar saklı. CUMHURİYET çocuklarımıza bırakabileceğimiz kocaman bir mirastır. Başta Cumhuriyetimizi kuran Sevgili Atamız olmak üzere emeği geçen bütün herkese saygı ve minnetle...

    devamını gör
    Nazlıcan ATAY
  • Cumhuriyetimizin 100. yılında, Türkiye olarak geçmişimize saygı duyarak ve geleceğimize umutla bakmalıyız. Cumhuriyetimizin değerlerini koruyarak ve geliştirerek, çağdaş dünyaya ayak uydurmalıyız. Atatürk'ün ilkeleri doğrultusunda, bilgiye, toleransa ve adaletin üstünlüğüne dayanan bir toplum olmak için çaba sarf etmeliyiz. Sevgili Cumhuriyetimiz, senin varoluşunla gurur duyuyoruz. Umuyorum ki 100. yılımız, ülkemiz için yepyeni başarılar ve mutluluklar getirecektir. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden gidecek ve Cumhuriyetimize sahip çıkacağız. Nice nice 100 yıllara Cumhuriyetimiz!

    devamını gör
    Sıla ATALAY
  • Mustafa Kemalimin kurduğu ve gerçekleşen en büyük hayalsin. Bütün imkânsızlıklara rağmen; birlikte inanmanın verdiği gücün en nadide kanıtısın. Hiçbir durumda umudumuzu kaybetmememizin tek sebebisin. Türkiye'nin batmayan güneşi; dünümüzün, bugünümüzün ve geleceğimizin ışığısın. Mustafa Kemalimin ve ona inanan cesur inançlı milletimin bize en güzel hediyesisin. Daha dün yeni bir filizdin, bugün koca bir çocuk. Işığın sonsuz olsun Cumhuriyet. Bir gün değil her gün kutluyorum 100 yaşını; attığım her adımda, özgün fikirlerimde, şarkılarımda, şiirlerimde, dualarımda, hissettiğim her nefeste. Kalbimdeki ışık her bir parçamla nesilden nesle ebediyete kadar parlayacak. Doğumuna şahit olamadık ama 1.asırına şahidiz. Üç minik kalp senin için üfledi pastanın üzerindeki mumları. Minik kalpleri senin için heyecanlandı, senin için bestelendi şarkılar... Mavi gözlerinde tanıdım ay ve yıldızı; çook sevdim! Işığın, ışığımız; Cumhuriyet yuvamız. Sen varsan, evet ben de varım. Çok Yaşa Cumhuriyet!

    devamını gör
    Pınar BÜYÜKSOFUOĞLU