ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Atatürk bizlerden her on yılda bir, millet bayramımızı büyük şerefle ve saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamamızı istemişti. Dileğin gerçek olacak ATA'M. Baktığımız her yerde sen varsın. Cumhuriyetimiz 100 yaşında. Kutlu olsun.

    devamını gör
    Pınar Ceylan KAYA
  • Seni çok özlüyoruz Atam.

    devamını gör
    Öznur ÇÖRDÜK
  • Sayın Türkiye Cumhuriyeti ve büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, Sizlerin liderliği ve vizyonu, Türk milleti için bir dönüm noktası oldu. Sizlerin öncülüğünde gerçekleşen devrimler, Türkiye'yi çağdaş bir ulus olarak dünya sahnesine taşıdı. Cumhuriyet'in ilanı, milletimizin özgürlük ve bağımsızlık yolunda attığı en büyük adımdı. Laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, sizlerin önderliğinde hayat buldu. Atatürk'ün gerçekleştirdiği devrimler, eğitimden kadın haklarına, ekonomiden kültürel alana kadar birçok alanda derin etkiler yarattı. Eğitimde yapılan reformlar, Türkiye'nin bilgi ve teknolojiyle donanmış bir toplum olmasını sağladı. Kadın haklarına verdiğiniz önem, Türk kadınlarının toplumsal yaşamda hak ettikleri yere gelmesini sağladı. Cumhuriyet, bize ulusal bir kimlik ve birlik duygusu kazandırdı. Milletimizin ortak değerleri etrafında kenetlenmesini sağlayarak Türkiye'yi güçlendirdi. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti'nin kazanımlarıyla gurur duyuyoruz.

    devamını gör
    Pınar Anlar YALÇIN
  • 100. YILIN 23 NİSAN’I 23 Nisan! Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.” 23 Nisan'ın temelinde Atatürk'ün milli egemenlik ilkesi yatmakta. Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilan ettiği gün. Bu tarihten dört yıl sonra, yani 23 Nisan 1924 tarihinde ise Mustafa Kemal Atatürk bu önemli günün bayram olarak kutlanmasını istemiş ve bu bayramı çocuklara armağan etmiştir. 23 Nisan, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yalnızca Türk çocuklarına değil, bütün dünya çocuklarına armağan edilen ve her yıl kutlanan milli bayramımızdır. Çocuklara armağan edilen tek evrensel bayram olma özelliğini taşıyan 23 Nisan, Atatürk'ün bizlere bıraktığı emsalsiz bir armağandır. 23 Nisan, tüm dünya çocuklarının sahip olduğu tek bayram. UNESCO 1979 yılını Çocuk Yılı ilan edince, Türkiye de 23 Nisan Bayramı'nı dünya çocuklarıyla beraberce kutlamaya karar verdi. Ve 23 Nisan, yıllar geçtikçe bütün dünya çocuklarınca kutlanan uluslararası bir bayram kimliğine büründü. Cumhuriyet’in 100. Yılı’nda mutluyuz, gururluyuz. İyi ki Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklarıyız.

    devamını gör
    Canan TAN
  • Dokuz çocuklu bir ailenin en son çocuğu olarak 1954 yılında Ordu ilinin, Mesudiye kazasının, Aşağı Gökçe (eski adı Aşağı Faldaca) köyünde doğdum. Babam Şevket Ekşioğlu tarihe, okumaya meraklıydı, şiir, destan yazardı. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet değerlerine bağlıydı ve tarihi severdi. Annem Hatice Ekşioğlu fındık ağası (Karadeniz’de geniş fındık arazisi sahiplerine ağa derler) kızıydı ve okuma yazmayı bilmezdi (babası annem bir yaşındayken ölünce ağabeyleri kızlar okumaz diye onu okula göndermedikleri için hep “Beni okula göndermediler” diye üzülüp hayıflanırdı). Babam, annem namaz kılardı, Kuran okurlardı. Ailece oruç tutardık, ama babam ayrıca içki içmeyi de severdi, evimizde misafir sofralarında ut çalınır şarkılar, türküler söylenir, şiirler okunurdu, o yıllardan aklımda kalan şiirler vardır, arada okuduğum da olur. Babamın ve annemin bize öğütledikleri şey; namuslu, ahlaklı olun, haram yemeyin nasihatiydi, o yıllarda insanlar çok zengin diye değil namuslu oldukları için toplumda değer bulur, saygı görürlerdi. Evimizde kütüphane bölümü yoktu ama her gün dönüşümlü olarak veya bazen ikisi, üçü bir arada Cumhuriyet, Milliyet, Hürriyet gazeteleri girerdi, Cumhuriyet gazetesinde İlhan Selçuk, Oktay Akbal, Melih Cevdet Anday, Nadir Nadi, Mustafa Ekmekçi gibi köşe yazarlarını okumayı alışkanlık edinmiştim, Ali Ulvi Ersoy’un karikatürlerini merakla incelerdim (yazısız ve felsefi karikatürler beni çok etkilemiştir), Milliyet gazetesinden Turhan Selçuk’un Abdülcanbaz çizgi romanını (hayal gücümü geliştirmiştir) heyecanla takip ederdim, yine o yıllarda biriktirdiğim ve sanat adına çok şey öğrendiğim, Milliyet gazetesinin 15 günde bir verdiği Milliyet Sanat dergisini biriktirdiğim ekleri ciltli olarak kütüphanemde durmaktadır. Ailem ders çalışıp çalışmadığımı denetlemezdi, o yıllarda resim yapmaya olan ilgim yüzünden ortaokul 2. sınıfta kalınca, “Ders çalışmadın, sürekli resim yaptın ve sınıfta kaldın” diyerek resim yapmamı yasaklamışlardı. Gizli gizli resim yaparken yakalanmış ve azar işitmiştim. Zar zor ortaokul ve liseyi bitirip yetenek sınavında güzel sanatları kazanamayınca üniversite puanımla İstanbul’da inşaat fakültesinde iki yıl okudum, tekrar güzel sanatlar sınavına girdim ve Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nun Grafik Sanatlar Bölümü’nü kazandım ve inşaat fakültesinden ayrıldım, okul değiştirmeme ailem hiç karışmadı ve ekonomik destek vermeye devam etti. Eğer bugün uluslararası bir grafik sanatçısıysam bunu ATATÜRK’ün bizlere armağan etmiş olduğu aydınlanmacı, eşitlikçi, özgürlüklere ve insan haklarına saygılı, laik Türkiye Cumhuriyeti’nde doğup büyüdüğüm içindir. Bugünkü koşullarda aynı ailenin çocuğu olarak doğsaydım ne olurdu diye kendi kendime sorduğumda şu cevabı veriyorum: Gittiğim okul, aldığım eğitim, izlediğim medya ile tamamen farklı bir kültür içinde şekillenirdim, tek amacım kendimi geçindirebilmeye odaklı bir iş sahibi olup yaşamımı sürdürmeye çalışmak olurdu. Cumhuriyet’in bana sağladığı olanaklar ve kurdurduğu hayaller için çok teşekkür ederim.

    devamını gör
    Gürbüz Doğan EKŞİOĞLU
  • İzmir’in bir kıyı kasabasında, asırlık bir zeytin ağacının gölgesinde yazıyorum bu mektubu sana… Ben o günleri görmedim ama o gördü. Ondan mıdır bilmem, Cumhuriyet’e mektup yazıyorum dediğimde, bir yel esti ve avuçlarıma zeytin dalı düşüverdi. Barışın simgesi zeytin dalı. O an anladım. Cumhuriyet, barıştı. Cumhuriyet karanlığı aydınlığa taşıyan bir güneşti. Bağımsızlık Türk Milletinin karakteriydi ve tarih boyunca hep bir şekilde küllerimizden tekrar tekrar doğmayı bilmiştik. Ama seçtiğimiz yönetim şekilleriyle hep acıyla son bulan bir destanın parçası olmaktan kaçamamıştık. Neyse ki; bu makûs talihimizi değiştirecek kahraman içimizdeydi. O aydınlığa bakan masmavi gözleriyle Türkün karakterine uygun, bizi ilelebet yaşatacak yönetim biçimini ilan etti. CUMHURİYET… Cumhuriyet sen, benim atalarımın kanı, benim ve nesillerimin nefesisin. Sen, benim karakterimsin. 100. Yılın kutlu olsun. Bu yüz yaşında bedenimle, diğer yüz yaşlarında ruhumla gülümseyeceğim sana. Nice yaşlara…

    devamını gör
    Gül KABACAOĞLU
  • Biz kadınlara özgürlük verilen gün, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın ATAM❤️

    devamını gör
    Zekiye TANRIVERDİ
  • Sevgili Cumhuriyet, benim adım Murat. Bize 29 Ekim gibi bir bayram verdin. Bunu yapan kişi, yani kurucun da Mustafa Kemal Atatürk. Atatürk'e bunun için çok teşekkür ediyorum. Cumhuriyet, o kadar büyüdün ki 100 yaşına geldin.

    devamını gör
    Murat AYGÜN
  • "Zor zamanlar güçlü insanları yaratır". Bizler de bu zor zamanlarda Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Cumhuriyet'in yolunda daha güçlü yarınlara yürüyoruz. Onun açtığı yolda bilimle, akılla ve özgürce nice 100 yıllara. Cumhuriyet bize emanet ve daha 100 yaşında... YAŞASIN CUMHURİYET!

    devamını gör
    Şeyma KILCIOĞLU