
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Cumhuriyet'in 100. Yılı tüm Türkiye'ye mutlu olsun. İnşallah kazasız belasız ilerleriz ve hızla 200.yıla gireriz. Tüm Türkiye'ye kutlu olsun. En büyük Türkiye.
devamını görUbeyde Abdullah EREN
Cumhuriyetimizin 100. Yılına ulaşmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. İlanı ile birlikte tarihimizde çok büyük bir çığır açan Cumhuriyet'in temelinde millet iradesi vardır. Büyük liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, dünyada faşizmin moda olduğu bir dönemde demokrasi hayal etmiş ve bunun için önce Meclis’i açmıştır. Ülkemizin işgali karşısında tek vücut olan halkımız, Atatürk’ün öncülüğünde kurduğu Türkiye Büyük Millet Meclisimizle destanlar yazmıştır. Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte, kurtuluşumuzun ve Cumhuriyetimizin önü açılmıştır. Dünya tarihinde milli mücadelesini yürüterek devletini kuran, kahraman bir Meclis’e sahip tek ülke olmanın gurur ve onurunu yaşıyoruz. Ben de özgürlük ve bağımsızlık ateşini tüm yurda yayan İlk Meclisin bu destansı hikâyesini Cumhuriyet'in 100. yılı şerefine kaleme aldığım İlk Meclise Yolculuk kitabı ile anlattım. Bize düşen kahramanlarımızın emaneti olan bu aziz vatanı ve Cumhuriyetimiz sonsuza kadar yaşatmaktır. Nice 100 yıllara...
devamını görSefa Salantur
Cumhuriyetimiz 21 Ağustos 2023 Osmanlı İmparatorluğu'ndan yoksulluğu ve cehaleti yok ederek, ülkemizi ortaçağın karanlığından kurtardı. Türk ulusu Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde aydınlık düşünceleriyle yıllarca süren savaşları kazanarak, düşmanları yenerek cumhuriyeti kurdu. Cumhuriyet demokrasi, özgürlük, eşitlik, hukuk, eğitim, kadın hakları demek. Ülkemizi ileri düzeylere taşıyarak aydınlattı. Mustafa Kemal Atatürk geleceğimizin güvencesi ve yaşama sevincimiz olan çocuklarımıza 23 Nisan 1920'de büyük millet meclisinin açıldığı ve Türk halkının egemenliğinin ilan edildiği önemli günü 4 yıl sonra çocuklara bayram olarak ilan etti. Cumhuriyet 4 Eylül 1919 tarihinde Sivas'ta tüm dünyaya ilan edilen bağımsızlığımızı demektir. Lozan Antlaşması ülkemiz için büyük öneme sahiptir. Bu antlaşma ile birlikte yeni Türkiye Cumhuriyeti her ülke tarafından tanınmıştır. Cumhuriyet her sabah 19 Mayıs 1919'daki gibi vatanımızı aydınlatan mavi gözlü güneşimiz demektir. Yaşasın Cumhuriyetimiz.
devamını görNilüfer Aydemir TEK
Bilim İnsanları için Cumhuriyet'in ve Atatürk'ün Önemi Pandeminin başlamasıyla, 2020 yılında Cumhuriyet'imizin iki önemli kurumu olan Koç Üniversitesi ve İş Bankasının ortaklığıyla Enfeksiyon Hastalıkları araştırma merkezi kurdum. Bu merkez, Cumhuriyet'imizin bağımsız bilim üretme ülküsü sayesinde kurulmuştur. Cumhuriyet'in kazanımı olarak anılacaktır. https://kuiscid.ku.edu.tr Arkadaşlarımla birlikte neden ve nasıl böyle bir merkez kurduk? 1930'lu yıllarda bir yandan Türkiye'nin ilk modern üniversitesi olarak İstanbul Üniversitesi kurulurken, diğer yandan Ankara'da Halk Sağlığı sorunlarına çözüm bulmak amacıyla Hıfzısıhha merkezi kuruldu. Pandeminin başında yakıcı olarak ihtiyaç duyduğumuz tanı testi, ilaç, aşı gibi ürünleri geliştirmek amacıyla bu merkezi kurduk. Yurt dışındaki merkezler bizden çok ilerideydi, pandamı sürecinde onları yakalamamız çok zordu ama bu bir başlangıçtı. Şimdi bu merkezde çok sayıda yurt dışına gitmek yerine burada çalışmakta olan genç bilim insanlarıyla çok sayıda araştırma yapıyoruz. Sadece COVID-19 değil, enfeksiyon hastalıklarının tüm alanlarında çalışıyoruz. Dünyada rakiplerimiz aramızda yerimizi almak istiyorum. Cumhuriyet'in kuruluşundaki azim ve umut bize yol gösteriyor. not: istenirse biraz daha ilerletebilirim. Prof. Dr. Önder Ergönül Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi
devamını görÖnder ERGÖNÜL
İkinci yüzyılda tüm halkımızla Cumhuriyete sahip çıkıp, ülkemizi layık olduğu ileri düzeye çıkarmak için Türk halkının canla başka çalışıp uluslararası düzeyde yerini alması ve uzay çağına, bilime önem vererek ayak uydurması dileğimdir.
devamını görMehmet ÖZDEN
İzmir’in bir kıyı kasabasında, asırlık bir zeytin ağacının gölgesinde yazıyorum bu mektubu sana… Ben o günleri görmedim ama o gördü. Ondan mıdır bilmem, Cumhuriyet’e mektup yazıyorum dediğimde, bir yel esti ve avuçlarıma zeytin dalı düşüverdi. Barışın simgesi zeytin dalı. O an anladım. Cumhuriyet, barıştı. Cumhuriyet karanlığı aydınlığa taşıyan bir güneşti. Bağımsızlık Türk Milletinin karakteriydi ve tarih boyunca hep bir şekilde küllerimizden tekrar tekrar doğmayı bilmiştik. Ama seçtiğimiz yönetim şekilleriyle hep acıyla son bulan bir destanın parçası olmaktan kaçamamıştık. Neyse ki; bu makûs talihimizi değiştirecek kahraman içimizdeydi. O aydınlığa bakan masmavi gözleriyle Türkün karakterine uygun, bizi ilelebet yaşatacak yönetim biçimini ilan etti. CUMHURİYET… Cumhuriyet sen, benim atalarımın kanı, benim ve nesillerimin nefesisin. Sen, benim karakterimsin. 100. Yılın kutlu olsun. Bu yüz yaşında bedenimle, diğer yüz yaşlarında ruhumla gülümseyeceğim sana. Nice yaşlara…
devamını görGül KABACAOĞLU
Tek varlığım, sonraki nesillere tek armağanım cumhuriyetim. Doğum günün kutlu olsun. Nice 100'lere.
devamını görBerra ÇARKÇI
Cumhuriyet gözbebeğimiz, onurumuz, gururumuz, şanımız, vatanımız, bayrağımız 100.yaşında. Hep var ol Cumhuriyet, sen çok yaşa. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
devamını görMustafa Yağız ÖZÇELİK
Cumhuriyet’e Mektup
devamını gör
Bir hayalim var! Toplumun farklı kesimleri olarak neleri ortaklaşa sahipleneceğimiz konusunda bir asgari müşterekler zemini oluşturup mutabakat sağlayalım. Orta Asya’daki anaerkil köklerden başlayıp Anadolu’ya geliş ve sonrasında beylikler, Selçuklu ile Osmanlının Asurlular, Sümerler, Hititler, Frigler, Luviler, Karyalılar, Kommageneler, Likyalılar, Lidyalılar, Truvalılar, Bizanslılar ve saymadığım bir dolu halkın torunları ile karışarak dünyanın en katmanlı kültürel, etnik yapısını oluşturmuş olmaları müthiş bir zenginlik. Yelpazesi çok geniş bir melezlikten bahsediyoruz ama bunu bir avantaj olarak göremeyen iktidarlarla yönetildik 1950’lerden beri.
Başa gelen her iktidar kendi ait olduğu demografik kesiti kayırmayı amaç edindi ve hiçbir iktidar asgari müşterekler için gerekli çabayı göstermedi. Her gelen bir öncekinin inşa ettiği duvarı yıktı ve kendi duvarını inşa etmeye başladı. Yapılması gereken inşa edilmiş duvarları yıkmadan onların üstüne eklemek idi, bu sayede büyük ve sağlam bir duvarımız olacaktı. Birçok açıdan ileri gitmiş ülkelere baktığımızda solcusu, sağcısı, liberali, muhafazakârı, mutaassıbı, demokratı, yeşilcisi, aktivisti, vb. kim iktidara gelirse gelsin genel gidişatın aksamadığını görüyoruz. Bunun nedeni asgari müşterekler konusunda uzlaşılmış ve Türkçede karşılığı olmayan bir kavram olan “legacy”nin yıkılmayacak bir şekilde inşa edilmiş olması. Legacy, nesiller boyu süren ve değişmeyen uzun vadeli ortak miras anlamına geliyor; halbuki bizdeki miras kavramı tek nesil, dönem, devir süren ve kamusal olmak yerine bireysel ve kadük bir mefhumdur. Mesele iyice kişiselleştirildiği için, miras bizde ittifaka zemin sağlamaz, aksine ciddi kavgalara yol açar; çünkü paydaş olan herkes üstüne alın terini dökmediği, bir başkasının çabası ile oluşmuş birikimden en büyük payı kapmak hırsındadır.
Kültür olarak müştereklere verilen desteğin, emeğin; toplumu oluşturan her bireye bir artı olarak geri döndüğünü kavrayabilmiş değiliz. “Memleketi ben mi kurtaracağım?” zihniyeti olduğu sürece bunu idrak etmemiz zor görünüyor. Ya kim kurtaracak, dünyanın her yerinde şirketleşmeye başlayan ve vergisini aldığı vatandaşa değil kendilerine çalışan idari yapılar mı? Hiç sanmıyorum. “Askıda” diye güzel bir geleneğimiz var, kim olduğunu bilmediğin birileri için ortaya bir destek atıyorsun, ihtiyacı olan birileri de bunu anonim olarak kullanıyor. Bu ve imece geleneği sivil toplum dayanışmasının çok güçlü örnekleri. 2023 depremi sonrasında ülkedeki sivil dayanışmanın ne derece iyi işleyebildiğini, toplumun nasıl hızlıca ve tesirle bir araya gelebildiğini gördük. Bizim bir araya gelmemiz, seferber olmamız için neden ille de bir felaket gerekiyor?
Gündelik yaşamımızda da dayanışma kültürü geliştirsek, birbirimizin farklılıklarına saygı duysak, çalışkanlığı alışkanlık haline getirip işbirliğinde liyakat ve sadakati benimsesek; toplumu bir arada tutmakta en önemli değerlerden olan güven duygusunu inşa edeceğimize ve Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında önümüzdeki engelleri bertaraf edeceğimize inancım var. Ne de olsa buraları medeniyetin doğduğu topraklar!Murat GERMEN
