ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Merhabalar ben eski adı ile 3 M den oluşan ( MUSİKİ MULLALİM MEKTEBİ) Ankara Devlet Konservatuvarın dan mezun olmuş bir klasik bale sanatçısıyım, CUMHURİYETİN kurucusu ulu önder ve konservatuvarın da kurulmasıni sağlayan MUSTAFA KEMAL ATATÜRK un sanata ,sanatçıya verdiği önemi düşünerek onun kurdurmuş olduğu Cebeci deki Konservatuvar da okudum.Hala ana kapısına dikkat ederseniz 3 M harflerini fark edersiniz , 100. Yılını kutlayacağımız CUMHURİYET’İmiz de biraz olsun sanatımla ve hala eğitmen olarak da destek verdiğim genç sanatçı adaylarına yardımcı olabiliyorsam ne mutlu bana. Daha nice 100 yıllara , KUTLU OLSUN 100. YILINI KUTLADIĞIMIZ CUMHURİYET’imiz.

    devamını gör
    Oktay KERESTECİ
  • İçimde bir coşku, sevinç var. Bayraklarımı görüyorum her yerde. Bunun adı Cumhuriyet ben bir Cumhuriyet çocuğuyum. Atatürk'le doğdum büyüdüm, Atatürk aşkıyla. Bize bu topraklarda, vatanımız dediğimiz Türkiye coğrafyasında yaşamamızı, ulus olmamızı sağlayan Mustafa Kemal'e minnet duygularımı kelimelerle ifade etmem yetersiz kalır. Daha güzel günlerde, daha da güzel yasamak en doğal hakkın ülkemin güzel insanları... Cumhuriyet'i ilelebet korumak, ülkemizi medeni ülkeler seviyesine getirmek en büyük arzumdur. Ne mutlu Türküm diyene...

    devamını gör
    Güzin Fatma PİŞKİN
  • Canım Cumhuriyet, Canım ATAM Seni sevmeyeni sevmiyoruz ATAM! Başka CUMHURİYET yok! Başka TÜRKİYE yok! 100. Yaşımız kutlu olsun.

    devamını gör
    Mine UĞURLAR
  • Cumhuriyetin 100. Yılı'nı kutlamaktan gurur duyuyorum. Atatürk'e olan minnet borcumuzu ne yapsak ödeyemeyiz. Onun yüz yıl önce zor koşullarda yokluk içinde başardığının, bugün elimizden kayıp gidişini görmek çok üzücü. Bugün bir kadın olarak rahatça nefes alabiliyorsam Atatürk'e borçluyum. Bir kadın olarak tek başıma bir kız yetiştirip okutabildiysem Atatürk sayesinde. Keşke yaşadığı dönemde kendisini tanıyabilseydim, teşekkür edip bilgilerinden faydalanabilseydim. Çok teşekkürler Atam, nice 100 senelere... Cumhuriyet'in bekçisiyiz.

    devamını gör
    Şencan YEŞİLÇAY
  • 100 YILLIK DOSTA MEKTUP

    Benim kuşağıma tanıdık gelir mektup yazmak, hatta belki en son benimkiler yazdı zaten, sonra da unutuldu gitti… Elektronik mektuplar var epeydir onun yerine, günün gecenin bir vakti çınlayarak geliyor üstelik telefondan, bilgisayardan…

    100 yıllık bir dosta yazmak tuhafmış ama, başa gelmeyince bilinmiyor.

    Belki de bundan sıkıntımız, derdimiz. Tıpkı mektup gibi, Cumhuriyet de yeni kuşak için elektroniği yapılana kadar ilgi çekmedi/ çekmeyecek…

    Neler hedeflenmiş oysa 100 yıl önce bugün… Asırlarca birilerinin kulu kölesi olarak yaşamayı kader bellemiş insanlara eşit yurttaşlık verilmiş mesela, elbet kolay kabullenmemiş insanlar, her başları sıkıştığında bir kurtarıcı aramayı, beklemeyi sürdürmüşler. Oysa Cumhuriyet dediğin zaten tam da bu; insanın kendinin kurtarıcısı olması, kendi gücüne güvenmesi değil mi? Öyle olmasa, bu Cumhuriyet’in kurucusu onu gençlere emanet eder miydi hiç? Gelmez miydi aklına, yaşamını birilerinin köleliğine ses çıkartmadan sürdürenlerin sırtına binmek?
    Gelmezdi ya!

    Gelecek olsa niye uğraşsın, can versin bu uğurda onca insan? Gücüne yaslanır, köleliğe razı insanları korkutmaya devam ederek yaşar giderdi…

    Cumhuriyet paylaşmak demek.

    Tıpkı bizlere eskiden öğretildiği gibi; kederi, mutluluğu, tasayı, çareyi paylaşmak, millet olmak demek. Her farklılığıyla üstelik, birbirinden korkmamak… “Kimsesizlerin kimsesi” olacaksa Cumhuriyet herkesi kapsamalı, insanları kutuplaştırarak kendine padişah gücü isteyenlerle onların yardakçıları hariç…

    Anadolu’da “Akılsız başa devlet konmaz, konsa da uzun durmaz” derler.

    Umalım ki akıl galip gelsin insanın yaşamı boyunca bağnazlıkla sürdürdüğü mücadelede.

    Umalım ki insanca yaşamayı kendine ödev, herkese de hak görsün bu ülkenin yurttaşları. Ayrıştırmaya çalışana direnmekten korkmasın, bu ülkenin ve bu Cumhuriyet’in nasıl kurulduğunu unutmasın hiç…

    İlkinde çok iyi başladık ama sonunu getiremedik, umarım ikinci yüzyılında beceririz Cumhuriyet’e layık yaşayabilmeyi…

    Nice yüzyıllara…

    devamını gör
    Ünsal ÜNLÜ
  • DÜŞLERİMDEKİ CUMHURİYET YA DA CUMHURİYET AŞKTIR. Cumhuriyet'i anlamak, kavramak, savunmak, yarınlara, sonsuzluğa taşımak için Mustafa Kemal Atatürk’ün yazdığı “Nutuk” adlı dev eseri bu milletin her bireyi okumalı ve içselleştirmeli. Ancak o zaman Cumhuriyet'in değerini kavrayabiliriz. Bunu dedikten sonra düşlerimdeki Cumhuriyet'e, Atatürk ve devrim arkadaşlarının hedeflediği Cumhuriyet’e geçebilirim. Cumhuriyet özgürlüktür. Cumhuriyet bağımsızlıktır, Cumhuriyet laikliktir. Cumhuriyet demokrasidir. Biri olmazsa yıkılır. Cumhuriyet aydınlıktır. Aydınlanmadır. Cumhuriyet devrimlerdir. Kadın devrimidir. Kültür devrimidir. Devrimlerin sürekliliğidir. Cumhuriyet önce vicdandır. İnsana saygıdır. İnsan haklarına, insan yaşamına, insan emeğine, insan onuruna saygıdır… Cumhuriyet önce hakkaniyettir. Adalete güvendir. Kanun hükmünde kararnamelerin değil, hukukun üstünlüğüdür. Cumhuriyet, ekmek ve emeğin, birilerinin dudakları arasındaki kelama değil, alın terine bağlı olmasıdır. Cumhuriyet, yarından korkmamaktır. Çocuklarımızın bugün ve ilerideki günlerde başlarına gelebileceklerden korkmadan yaşamaktır... Cumhuriyet ayırımcılığı önlemektir. Yaşamın her alanında her tür ayırımcılığa karşı çıkmak, bu zulmü sürdürenleri durdurmaktır. Cumhuriyet çoğulculuktur. Yeryüzü sofrasında çoğulculuğun farklı nimetlerini, renklerini zenginlik saymaktır. Bu zenginlikle çoğalmak, bu zenginliği paylaşmaktır. Cumhuriyet, azınlığın, mağdurun, haksızlığa uğrayanın, sömürülenin hakkını her şeyin üzerinde tutmaktır. Cumhuriyet umuttur. Daha güzel bir dünya, daha güzel bir memleket, daha güzel bir gelecek umududur. Cumhuriyet, bu umudu gerçekleştirmek için çalışmak, bu ideal için aydınlanmadan, ilimden, bilimden, eğitimden güç almak, evrensel ve çağdaş değer ölçülerini sımsıkı kucaklamaktır. Cumhuriyet aşktır. Cumhuriyet sevmektir. Vatanını memleketini sevmek, dünyayı sevmek, insanı sevmek, doğayı sevmektir. Bundan yüz yıl önce Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucuları, yukarıda saydığım tüm bu özellikleri bu millete yerleştirmeye çalıştılar. Cumhuriyet'in ilanı, altı yüz yıllık ümmet, yani inanç toplumunun, artık akıl toplumu olma yolundaki ilk adımıydı… Anayasamızda yer alan Demokratik, Laik , Sosyal, Hukuk devleti olma ilkeleri, din ve inancı hayatımızdan çıkarmak için değil, tam tersine, din ve inancı en saygın, en hak ettiği yere oturtmak içindi: Yani… Yani dini ve inancı bireyin ahlak ve vicdan dünyasına yerleştiriyordu. Bundan sonra izlenecek tek yol Atatürk’ün işaret ettiği “Akıl ve bilim yoludur.”

    devamını gör
    Zeynep ORAL
  • Ben bir öğretmenim. Çocuklarım, evlatlarım var benim. Her 29 Ekim geldiğinde onlardan daha coşkulu, heyecanlı oluyorum. Her 10 Kasım sabahı saat 9'u 5 geçerken Atamızın kaybını, yokluğunu daha çok kalbimde hissediyorum. Çocukken de böyleydi. Her geçen gün artıyor bu sevgi. Düşünüyorum... Şükrediyorum... Ve biliyorum. Atam bir yüzyıl önce, bu ülkeyi kurarken gençlere emanet etmişti. Tüm ümidim gençliktedir demişti. O taptaze, aydınlık beyinlerimiz var olduğu sürece bu vatan toprağında daha nice yüzyıllar göreceğiz.

    devamını gör
    Nida MİLLİK
  • Cumhuriyetimizin en büyük eserlerinden biri olarak ilelebet payidar kalacaktır. Senin bize bırakmış olduğun bu topraklar asla senin eserlerinden vazgeçmeyecektir ATAM. Ne Mutlu Türküm Diyene. M.K.ATATÜRK

    devamını gör
    Mert ESTETİK
  • Koskoca bir asır geçmiş Türkiye Cumhuriyeti kurulalı, dile kolay. Cumhuriyetle yaşadığım her gün için minnettarım, okula gidebildiğim için, oy kullanabildiğim için minnettarım. Ülkeme olan sevgim benim damarlarımda akıyor, “Memleketim” şarkısını her duyduğumda ağlayışımdan, bu yazıyı yazarken ağlayışımdan belli. Ben daha üniversite eğitiminin başında bir öğrenciyim ve hayat beni nereye sürüklerse sürüklesin, Türkiye dışında başka nerede bulunup okursam okuyayım, her şekilde, ateş topuna döndüğüm an geri döneceğim. Bu ülke sahipsiz değil, burası benim ülkem. Ellerim her zaman uzanacak buraya, Atam rahat uyuyacak.

    devamını gör
    Defne Zeren YÖNDEM