
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Atatürk bize cumhuriyeti ilan etti. Biz cumhuriyeti yaşatacağız. Cumhuriyeti kurduğun için size çok teşekkür ediyoruz. Her 29 Ekim'de cumhuriyetimizin yıllarını coşkuyla ve sevinçle kutluyoruz.
devamını görHasan Emir ATAKAY
Bu mektubu yazarken, yüreğimde Cumhuriyetimizin 100. yılına dair birçok duygu ve düşünce bir araya geliyor. Bir asır önce, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti kadınlar için dönüm noktası olmuştur. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında kadınlarımıza verilen haklar, sadece kâğıt üzerinde değil, kalplerimizde de yer etti. Eğitimde, iş hayatında, siyasette ve sosyal yaşamda kadınlarımız, Cumhuriyetimizin temel değerleri doğrultusunda aktif bir şekilde yer almaya başladılar. Bugün bu kazanımları sizlere aktarmanın gururunu yaşıyorum. Buradan Cumhuriyet kadınlarına iletmek istediğim en önemli mesajlardan biri, kadınların toplumun her alanında var olmalarının bir hak olduğudur. Kadınlar, sadece anne, eş veya kız kardeş olarak değil, aynı zamanda lider, bilim insanı, sanatçı ve iş kadını olacaktır. Teşekkürler Cumhuriyet...
devamını görBerilhan NASUHBEYOĞLU
Ebediyetle taçlanan bir mirasın 100. yılına… Bağımsızlık, özgürlük, eşitlik… Tüm bunlara ancak kadınların da sahip olmasıyla muasır medeniyetler seviyesine yükseleceğimize inanan bir liderin ve silah arkadaşlarının verdiği mücadelenin 100. yılını gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Bugün; bir kadın, iş dünyasının bir üyesi, temsil ettiğim kurumun sıkı sıkıya tutunduğu değerlerin toplumdaki sözcülerinden biri olabildiysem bunun temeli 100 yıl önce bu topraklarda Halide Edip, Nene Hatun, Safiye Ali ve nicesiyle atıldı. Bu yüzden bir kadın olarak, bu büyük mirası korumanın ve daha da ileriye taşımanın sorumluluğunu hissediyorum. Cumhuriyetimiz, kadınlar için çağdaş ve eşit bir yaşamın kapılarını araladı. Toplumsal cinsiyet eşitliği için günümüze ışık tutan adımlar atıldı. Atatürk'ün önderliğinde seçme ve seçilme hakkı pek çok Avrupa ülkesinden önce Türk kadınlarına verildi. Eğitimde, işte, siyasette, sosyal hayatta kadının var olduğu her alanda sesinin daha gür çıkması Cumhuriyet'in en büyük arzusuydu. Evet, Türk kadını güçlüdür, akıllıdır, mücadelecidir ancak ne yazık ki geride bıraktığımız yıllarda ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda gerçekleştirilen reformlar bazen sesimizi bastırdı, hatta bazen kazanılmış haklarımızda geriye sarmamıza yol açtı. Kullandığım bu ifadeler tek bir kadın için bile umutsuzluğa yol açmasın. Her ne kadar olumsuz süreçlerden geçsek de Cumhuriyet’in yeni yüzyılını kaygımıza rağmen; gururla, umutla, birliktelik duygusuyla karşılıyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu Cumhuriyet, Anadolu’nun bir köyünde tarlada çalışan bir çocuğun doktor olma hayalini gerçekleştirecek kadar umut dolu; bir kız çocuğunun 300 tonluk uçağı uçurabilecek koşullara ulaşabildiği kadar gerçek. Bu yüzden 100 yıl önce imkânsızlıklar içinde kurulan bu Cumhuriyet'e olan sorumluluğumuzla, "Coğrafya kaderdir" demeyenlerin izinde, umutsuzluğu, cesaretsizliği, akıl ve bilimin dışında kalan tüm düşünceleri arkamızda bırakarak geleceğe bakıyoruz. Biz, 1952 yılında kurulan ve bugün 8 binden fazla çalışanıyla Türkiye’nin en köklü grup şirketlerinden biri olarak bir yarısı, diğer yarısı ile eşit haklara sahip olmayan toplumun ilerlemesinin mümkün olmayacağına inanıyoruz. Cumhuriyet'in yeni yüzyılında da Kadınların Cumhuriyeti’ne varmayı hedefliyor, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı bir kadın meselesi değil, demokrasi meselesi olarak görüyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, “Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.” İşte, yüzyıl önce teşhisi konulan bir hastalığı iyileştirmek bizim elimizde. Şimdi sırada geçmişin gücüyle, gelecek nesile olan borçluluğumuzla çalışmak, durmamak, hep ileriye uzanmak var. Geleceğin aydınlığıyla yeni yüzyılımızı parlatmanın tam zamanı… Nice aydınlık ve eşit yüzyıllara...
devamını görÜmit BOYNER
Cumhuriyet nedir? Cumhuriyet ilan ediliş süreci içinde öncelikle, esaretten kurtuluş ve bağımsızlıktır. Dünya üzerinde millet iradesine dayandırılan ilk başkaldırı ve kurtuluş hareketidir. Cumhuriyet bu topraklarda yaşayan her bireyin köken ve inancından bağımsız olarak bir kimlik altında birleşmesidir. Cumhuriyet aydınlanmadır. Dünya klasiklerini kendi dilinde okumanın getirdiği aydınlıktır. Cumhuriyet okullaşmadır. Eğitimin halk çocukları için ulaşılabilir olmasıdır. Cumhuriyet Köy Enstitüleri’dir. Köy Enstitüleri köy çocuklarının modern tarım, müzik, el sanatları, dans ve edebiyatla buluşmasıdır. Cumhuriyet kadınların peçelerinin ardından çıkması, toplum hayatında yer alması, yasa önünde eşit birey olarak kabul edilmesi ve işgücüne katılmasıdır. Cumhuriyet üstün yetenekli gençlerin bir kıvılcım olarak yurtdışına gönderilmesi, bir kor olarak dönmesi ve karanlığı aydınlatacak gençleri yetiştirme öngörüsüdür. Cumhuriyet önemi ve felsefesi çok iyi bilinmesi gereken ve özenle korunup sakınılması gereken bir değerdir Kısacası Cumhuriyet çağdaşlıktır. Önce “muasır medeniyet” seviyesine ulaşmak, sonra da onu geçmek idealidir.
devamını görAcar BALTAŞ
Mustafa Kemal Paşam, Bu mektubu senin alfabenle, senin ilkelerinle ve en önemlisi bir kadın olarak senin sayende yazabiliyorum, emanetin bize emanet paşam, o sevdiğin çocukların, torunların yolunu takip ediyor adım adım, sahip çıkıyor her yerde ve her daim. Cumhuriyeti bize getirdiğin için minnettarım sana... Oralardan bir yerden bizi izliyorsan eğer gözlerinin dolduğunu hayal edebiliyorum, hatıran hâlâfikirlerimizde ve gönlümüzde capcanlı... Seni çok seviyorum paşam.. Bayramımız kutlu olsun Yaşasın Cumhuriyet! Nice 100 yıllara !
devamını görMerve ÖZKAN
Atam sen varsan Cumhuriyet hep var. İyi ki bize armağan etmişsin, kalbimizdesin...
devamını görSerpil AKYÜREK
Atam, bir Türk kadını olarak sana çok minnettarım. Kurduğun bu Cumhuriyeti ilelebet yaşatacağımıza söz veriyoruz. Sen rahat uyu. Evlatların senin yolunda ve sen varmışçasına vatanına sahip çıkıyor. Seni çok özlüyor ve seviyoruz. İyi ki Cumhuriyeti kurdun ve bizlere armağan ettin. Yolun, yolumuz. Emanetin, emanetimiz… Yaşasın Cumhuriyet!
devamını görFirdevs OLUÇ
Cumhuriyetimizin 100. Yılı'nı onur ve gururla kutlarken, başta ulu önder M. Kemal ATATÜRK'ü ve yanındaki silah arkadaşlarını rahmet ve saygıyla anıyorum. Ben Kahraman Nene Hatun'un Aziziye Tabyalarının ve Cumhuriyet'in temellerinin atıldığı şehir olan ERZURUM KONGRESİ'nin de bulunduğu Dadaşlar şehri Erzurum'dan yazıyorum bu yazıyı. Kundaktaki çocuğunu anasız büyür ama VATAN'sız büyümez diyerek bırakıp cepheye giden Nene Hatun'un torunları olarak Cumhuriyetimizin her daim var olması ve ilerlemesi için bütün gayret ve çabamızı bu yolda sarf etmeyi bir borç olarak görüyorum. Vatan topraklarımızın her bir metrekaresinde destanlar yazarak geleceklerini feda edip geleceğimizi düşünen tüm babayiğitlerimize bugün yaptıkları tüm kahramanlıklar için teşekkürü ve minneti borç bilirim. Damarlarımızda dolaşan asil kanların bizleri daha ileriye götüreceğinden zerre şüphe ve korku duymamaktayım. Yeni nesillerin de bu doğrultuda ilerleyip bizlere bıraktıkları emanete gözümüz gibi bakmaya ant içeriz.
devamını görMuhammet Fatih ÇİMEN
Atatürk, "biz" demektir. O hepimizin özünde var olan onurlu, özgür, asil bir yaşam arzusunun, en diri fikirlerin sembolüdür. Bitmeyen umut, ayrımsız sevgidir. Bağımsız, refah içinde yaşayan bir millet için tereddütsüz feda edilmiş bir ömürdür. Bu fikirlerin, duyguların kaynağı öyle saf, öyle kuvvetli, öyle zamansızdır ki, yıllar geçtikçe, yok edilmeye çalışıldıkça ekilen tohumlar daha güçlü yeşeriyor. 7'den 70'e hepimizin gönlümüzde coşan sevgi, gözlerimizden taşıyor. Cumhuriyet, eşsiz dehanın en büyük eseridir. Milletine onurlu bir yaşam için sunduğu modeldir. Kimsenin soyuna, sopuna, cinsiyetine bakmadan fırsat eşitliği sunan, bilimin, modern dünyanın, sanatın kapılarını açan, herkesin hakkını veren bir yapıdır. Bu haklar, öyle ileriyi gören bir vizyonla sunulmuştur ki, aradan neredeyse 100 yıl geçmesine rağmen kullandığı hakkın önemini hâlâ kavrayamayanlar var. Atatürk, kalıpları, dogmaları reddeder. Onun değişmez tek bir doğrusu yoktur. Pusulası akıl ve bilimdir. Milletine de bunu öğütler. Milletinin aklına da, yüreğine de güvenir. Cumhuriyetin hedefini muasır medeniyetler seviyesi olarak belirler. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetişsin ister. Türk istiklalini ve Cumhuriyeti ilelebet muhafaza ve müdafaa etme görevini Türk gençliğine verir. Kan gölüne dönen, ateş çemberi coğrafyada, genç cumhuriyetin en güçlü zırhlarından biri, "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesi olacaktır. 100 yıldır bölgede ve dünyada olup bitenlere baktığımızda ülkemizin nelerden korunduğunu görüyoruz. Cumhuriyetin 100. yılında Atatürk'ün vizyonunun, hayallerinin gerisindeyiz. Bunda hepimizin sorumluluğu var. Ancak umutsuzluk yok. Dualite dünyasında her şey zıddıyla görünür. Okun daha ileri gitmesi için yayın geri çekilmesi gerekir. Yeter ki hedefimizi unutmayalım. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Bu uğurda muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.
devamını görSema BİNGÖL
