
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

UMUDUMUN VE GENÇLİĞİMİN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİDİR CUMHURİYET Dünyaya insan olarak geldik ve hakkımız olan, yalnızca yaşamak değil, insan gibi yaşamak. Bu hakları elde edebilmek ise büyük mücadeleler gerektirdi, hâlâ da öyle. Bizler neleri kurmayı biliriz? Mesela iş kurmayı biliriz. Bina yapmayı, bilimle uğraşmayı ve üretmeyi, çocuk sevmeyi, hayvan sevmeyi, doğaya saygı duymayı, yuva kurmayı ve göz açıp kapayınca bitecek bu hayat diliminde bize ayrılan süreyi sevgi, saygı ve mutlulukla geçirmek de isteriz. Gazi Mustafa Kemal Paşa, silah arkadaşları ve bu ülkenin insanları canla başla mücadele ederek yeni bir ülke kurdu. Biz şimdi yaptığımız her şeyi nasıl yapabiliyoruz? O mücadeleler verildiği için. Ne uğruna verildi? İnsan gibi yaşamak için. Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i ilan etti, tüm o zorlu mücadelelerden sonra. Topyekûn bir çabayla ve istekle verilen mücadele zamanlarıydı. Ve sonucunda insanca yaşamak isteyenler kazanmıştı. Büyük bir devrim oldu, çok büyük. Ne söylesem eksik kalacağını biliyorum, fakat bu ülkenin yetiştirdiği bir evladı olarak söyleyecek sözüm de var. Hepimiz kitaplardan okumuş, tarih derslerinden öğrenmişizdir, araştırmışızdır. Bir süre önce, 1914 yılında yani 1. Dünya Harbi’nde dünyaya gelen saygıdeğer Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’la hatırı sayılır bir zaman geçirdim ve tüm o yılları yaşayan birinden dinleme fırsatı buldum. Sordukça sordum. İnanılmazdı. O senelerde verilen mücadeleleri, çabaları ve zorlukları anlattıkça bir de şimdiyi düşünüyordum ister istemez. Şimdi böyle anlatılacak hikâyelerimiz yoktu evet ama zaten bizler de başka şekilde tarihe notlar düşüyorduk diye düşündüm. Latin alfabesine nasıl alıştığını, Köy Enstitüleri’ne, üniversiteye girdiğinde verdiği mücadeleyi ve “Biz hemen bir şeyler öğrenip vatana faydalı olmak istiyorduk çocuğum” demesinin içimde vuku bulan titreyişini anlatabilmeyi isterdim. Yaşananların hepsi gerçekti ve şimdi ise bambaşka bir tablonun içindeydik. Bir ülkenin kuruluşuna dair anlatacak hikâyelerimiz yok ama küllerinden doğuşunu anlatacak hikâyelerimiz var. Bize açılan yolda emin adımlarla yürüdüğümü biliyorum. Fikirlerimi korkmadan söyleyebildiğim, her yaptığım işte kendimden emin olduğum, denemekten korkmadığım, yeniden başlayabilecek güvene sahip olduğum, burnum düşse eğilip alabildiğim, hakkaniyetli ve adaletli olduğum için Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri, başkumandan Atatürk’e minnetlerimi sunuyorum. Aklı fikri hür insanlar olmamızın ve bu aklımızı bilgiyle birleştirerek bizim de ülkeye, insanlığa katkımızın en büyük adımıdır Cumhuriyet. Her ne kadar dönem, devir değişmiş olsa da bu inkılapların ve bize verilen bu büyük hediyenin izinde yaşamaya, bu vaziyette üretmeye, faydalı olmaya; bir mum gibi yanarak anlatmaya, aktarmaya ve arkamızdan gelecek jenerasyonları aydınlatmaya devam edeceğim. Bundan tam 100 sene önce bu topraklarda neler neler yaşandı. Tüm dünyanın saygı duyduğu, bilgisine fikrine ve kararlarına hayran olduğu tüm zamanların lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün hepimize armağanı Cumhuriyet her kapının kilidini açacak sihirli bir anahtardır, ona sahip çıkmamız en büyük dileğimdir. Umudumun ve gençliğimin en büyük destekçisidir Cumhuriyet. Sevgiyle...
devamını görBüşra SANAY
Canım kızım, umarım hayatındaki tüm neşeli, sevinçli günlerin gülüşündeki güzel hallere bürünür. Hep birlikte nice güzel yüz yıllara.
devamını görSerhat DÖNMEZ
Sevgili Cumhuriyet, Ne mutlu biz Türk milletine ki seninle birlikte özgür, laik, demokratik, eşitlik esaslı bir rejimi yüz yıldır devam ettiriyoruz. Cumhuriyet karşıtları senin kurulduğun ilk günden beri olmuştur. Bugün de aynı değer bilmezler; düşünce tutulmasına uğramışlar, çıkar peşinde olanlar senin aleyhine çalışıyorlar. Bizler kurtuluş savaşı vermiş bir milletiz; kendimize ve gençlerimize güvenimiz tamdır. Hiç şüphen olmasın seni ilelebet yaşatacağız…
devamını görBahar VARDARLI
Türkiye’nin 100. yaşını kutlamayı hayal ettiğimde günlerce şenlik, marşlar, gösteriler, havai fişekler, ülkemin her yerinin bayraklar, süslemeler, konfetilerle dolduğu bir gün, bir ay, bir yıl düşlerdim. Sevgili Atatürk ve onunla beraber nice savaşları kazanan, sonrasında birçok başarıya imza atan halkım için en büyük kutlama günüdür 29 Ekim. Cumhuriyetimizi ilelebet korumak için hepimiz ant içtik. Her yüz yıl, her bin yıl var olmak için, herkes vatan için en iyiyi, en doğruyu yapmalıdır. Atatürk gibi düşünmeliyiz, kalbimiz ve beynimiz onun gibi olmalı, gelecek yüzyılda da torunlarımız ve sonraki nesiller daima Cumhuriyet'i, laikliği, barışı ve vatan sevgisini hep benliğine kazılı tutmalıdır. Her zaman daha iyiye gitmeli ve bu vatanın güzel topraklarında mutlu yaşanmalıdır. Ne mutlu Türküm diyene!
devamını görFeride ÖNDER
Kıymetini çok acı çekerek ve geç anladık. Bir kısmımız anladı mı hala ondan da emin değilim. Ben kızımın, tüm çocuklarımızın ve gelecekteki neslimizin bizimle gurur duyacağı bir vatan bırakmak istiyorum. Atatürk'ümüzü, onun bize çizdiği aydınlık yolu unutturmamak yaşatmak için çoban ateşimi güçlendirmeye devam edeceğim.
devamını görFulya ÖZGEN
Cumhuriyetin 100. yılını neşe ve mutluluk ile kutluyorum, Ulu Önder ATATÜRK'ü saygıyla selamlıyorum. Benim adım Enes Talha. 13 yaşındayım. Adana Şehit Ertan Tokuş ilk-ortaokulunda okuyorum. Bu vatanın her karış toprağı şehit kanlarıyla yıkanmış. Kars-Sarıkamış şehitlerini, Çanakkale şehitlerini ve Seyit Onbaşı, Nene Hatun gibi birçok kahramanı saygı ve rahmetle anıyorum. Benim akranlarımın ve benden sonraki nesillerin de Cumhuriyeti barış, huzur, neşe ve sevgiyle kutlamasını diliyorum. Ömrüm yettiğince Cumhuriyet'e sahip çıkacağım, Atamın izinden yürüyeceğim. Cumhuriyeti nice yüzyıllar kutlamamızı dilerim. İyi ki bu vatanın evladıyım, ecdadımla gurur duyuyorum. Yaşasın CUMHURİYET!
devamını görEnes Talha ÇELİK
Düşün ki Ortadoğu'nun kıyısında, emperyalizm işgalinde Anadolu'da Atatürk 100 yıl önce laik Cumhuriyeti ilan etmiş ve 100 yıl sonra, yalnız yaşayan bir Türk kadını bu satırları yazabiliyor, o büyük vazifeli mavi gözlünün emanetini bir asır yaşatanlardan biri olmanın kıvancıyla. Şefkatini ve öfkesini, bütün hislerini doruğunda yaşayan Türk milleti, Doğu ile Batı arasında köprü Anadolu'da, yanıp yanıp küllerinden doğarak dönüşürken dönüştürme vazifesiyle bir önderin peşinden gitti. Ne mutlu bize! Sonsuz şefkat değil mi bizi bağlayan, açığı kapalısıyla, namaz kılan, yoga yapan, şarapla güzelleşeniyle.. Aramıza sokulan nifak tohumlarıyla defalarca sınansak da çeşitliliğimizle gurur duymayı, onu sahiplenmeyi özümüzden biliriz. Tam da bu sebeple Yunus'u Mevlana'sı Atatürk'ü gelmiş, daha niceleri gelecek ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
devamını görZeynep TOPÇUGİL
O biri Bir yangın çıkar, bir yerlerde. Biri söndürmelidir. Biri söndürecektir... Yani, inşallah... Bir sıkıntı çıkar, bir ailede. Biri çözmelidir. Biri çözecektir... Yani, inşallah... Birileri zor durumda kalmıştır. Biri yardım etmelidir. Biri yardım edecektir... Yani, inşallah... O “biri” olmazsa, dünya dönmez... O “biri” olmazsa, anlam kalmaz... O “biri” olmazsa, yaşam boşlukta asılı kalır... Dağılmıştır bir halk. Zayıf düşmüştür, vücut. Biri iyileştirmeli, biri birleştirmeli, biri toparlamalıdır. Olanaksız gibidir. Ama “biri” yapabilecek midir? Bu topraklarda o “biri” Mustafa Kemal Atatürk’tür... Ümitsiz ve çaresiz kalmış bir halkın dualarının karşılığıdır... Kimsenin kaldıramayacağı yükün altına giren, boş sözlerle kimseleri kandırmayan, bir cerrah hassasiyeti ve dehasıyla, doğrudan hastalığın kaynağına yönelen ve bu sırada kendi yaşamını ortaya koyan o “biri” O’dur... Nicesi ne yapacağını bilmez haldeyken, ne yapacağını bilen, nice gözlerin görmediğini gören ve “imkânsız"ı “yere indiren”... O “biri”ni anlamak için, akıl, vicdan ve feraset gerekir... Her babayiğidin harcı değildir, oturduğu yerden ahkam kesmeyi bırakıp, “biri” olmanın öyle kolay olmadığını ve bu haliyle onun tırnağı dahi olamayacağı gerçeğiyle yüzleşmek... Bu topraklar üzerinde yaşayan vefa sahibi varlıkların o mirasa baktıklarında hatırlayacakları “biri” varsa; kim olduğu bellidir... O “biri” ki, bedeni ortadan kalktığında dahi, diri görünenlerden daha “diri”...
devamını görÇağrı DÖRTER
Daha sen doğmadan başladı senin savaşın. Karanlık, çaresizlik içinde yaşamaya çalışan, etrafı pusa boğulmuş bir milletin kurtuluşa doğru yürüdüğü yolun sonundaki ışık, kucağında bebeğiyle kara kışın ortasında cepheye giden bir annenin sarıldığı umut, acımasız düşmanların, tanıklık edilmemiş bir acının dayanma gücü, çocukların bir günde büyüyüp kahraman olduğu bir destanın adı konmuş mücevheri, lisanların tarif edemediği bir mucizenin diğer adı. Sonsuz sıfatların tek sahibi. İşte bugün kıymetlimizin 100.yaşını kutluyoruz bugün. Seni büyük bedeller ödeyerek, acı gözyaşları dökerek kuran yüce bir millet bugün gururlu gülüşlerimizin tam içinde yaşıyor şimdi. Ellerinde bayrağın, dillerinde senin adınla bize seni ve parlayan bir geleceği veren bu yüce ulusa, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve ona yoldaş olan silah arkadaşlarına minnetimiz çok büyük. Küllerinden doğan bir Anka Kuşu gibi nice evlatları kanatlarının altında yaşatan seni yaşatmak için ant içen evlatların burada. İyi ki varsın, var olacaksın. Nice 100 yaşlara!
devamını görEmel TURGUT
