
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Sevgili Atam, Bu sayfaya masaj yazma şerefine nail olduğum için çok şanslıyım. 100 yıl sonra okunması ayrıca şeref verici. Biz 100 yıl sonra hayatta olmayacağız. Ama Cumhuriyetimiz sonsuza dek devam edecek. Cumhuriyetimizin 100. yılında senin bıraktığın emanete sonsuza dek sahip çıkacağız. Ülkemizi içten ve dıştan hiçbir düşmana esir etmeyeceğiz. Bilim, fikir, sanat, teknolojinin en son sistemleriyle akıllı nesillere emanet edeceğiz.
devamını görAyşe Yalçın DİNÇER
Sevgili Cumhuriyet, sen olmasaydın herkes istediği mesleği seçemezdi. İstediklerimizi özgür bir şekilde yapamazdık. İçinde bulunduğumuz durum çok kötü olabilirdi. İyi ki varsın Cumhuriyet! 100. yılın kutlu olsun.
devamını görTarık Aras AĞIRMAN
Bir Türk genci olarak Cumhuriyetimizin 100. yılında vatanıma ve milletime sahip çıkacağıma, vatanım için faydalı ve yararlı işler yapacağıma; Atatürk'ün ilke ve inkılaplarına sahip çıkacağıma büyük Türk milleti önünde söz veriyorum. Ne mutlu ve onurlu bir gündür bizim için Cumhuriyetimizin 100. yılı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun. Daha nice yıllara. "YAŞASIN CUMHURİYET"
devamını görMücahit ASLANBEY
Her yıl olduğu gibi bu yıl da apayrı bir coşku ve neşeyle kutlayacağımız Cumhuriyet Bayramımızı sindiremeyen Eeyyy iç ve dış mihraklar, 100 yıl boyunca yok edemediğiniz ve 100 yıllarca da yok edemeyeceğiniz nice Cumhuriyet Bayramı kutlayacak isteseniz de istemeseniz de bu neslimiz, Kuşağımız...NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE... Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti Devleti...
devamını görMehmet ÜNLÜ
Ey Cumhuriyetin kurucusu Atatürk, sana çok teşekkür ederim. İyi ki varsın, sen olmasaydın coşkuyla kutlayabileceğimiz bayramlarımız olmazdı. 100. yılımız kutlu olsun. Bayrağımızı korumak bizim görevimizdir.
devamını görMuhammed Talha İŞERİ
Sevgili Atatürk, Bugün, Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. kuruluş yıl dönümü. Senin sayende, biz gençler, özgür ve bağımsız bir ülkede yaşıyoruz. Senin izinden giden bir genç olarak, sana ne kadar minnettar olduğumu ifade etmek istiyorum. Sen, yalnızca bir asker değil, aynı zamanda bir bilim insanı, bir devrimci, bir eğitimci ve bir devlet adamıydın. Yenilikçi fikirlerin ve vizyonerliğin sayesinde, Türkiye, geri kalmış bir ülke olmaktan çıkıp modern bir ulus haline geldi. Sen, bize egemenliği, bağımsızlığı, özgürlüğü ve çağdaşlığı armağan ettin. Ben ve benim gibi gençler, senin bıraktığın mirasa sahip çıkmak ve Türkiye'yi daha da ileriye taşımak için elimizden geleni yapacağız. Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde, sana minnetlerimizi sunuyoruz. Ruhun şad olsun!
devamını görEgemen TUNCER
“İSTİBDATTAN KURTULMALAR” CUMHURİYETİ
devamını gör
Annem 99 yaşında vefat etti. Yürümekte güçlük çektiği son bir iki yıl dışında, her yıl Cumhuriyet Bayramlarında Bağdat Caddesi'ndeki fener alaylarına katılır, büyük bir heyecanla elindeki bayrağı sallayarak 10. Yıl Marşı’nı söylerdi. Annemin bu heyecanı haksız değildi. Cumhuriyet'in kuruluşuna tanıklık eden bir kuşaktan olmanın verdiği coşku yanında, Cumhuriyet sayesinde yüksek öğrenim yapmış, meslek sahibi olmuş, kendi yaşamıyla ilgili kararlarını veren, oy hakkı bulunan, sivil toplum kuruluşlarında etkinlikler yapan bağımsız bir birey olarak yaşamıştı.
Cumhuriyet bir bağımsızlık savaşının, büyük bir zaferin ürünü. O nedenle de çok heyecanlandırıcı. Böyle olduğu için, bu zaferin başkomutanı Atatürk aynı zamanda Cumhuriyet'in de kurucusu olmuş, köklü devrimler yapabilmiş, bunları topluma benimsetebilmişti.
Ancak, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarından sonra demokratik Cumhuriyet düşüncesi gelişemedi. Cumhuriyet kapsayıcı, çoğulcu, katılımcı, eşit yurttaşlığa dayanan, insan haklarına saygılı, hukuk devletinin geçerli olduğu bir demokrasiye dönüşemedi. Tersine, farklı kimliklere yer açmayan, tek tip insan yaratmaya yönelen, muhalefeti meşru görmeyen, bir rejim oldu.
1950 seçimlerinde dokuz yaşındaydım. Demokrat Parti'nin iktidara gelişinin evde nasıl bir sevinç uyandırdığını anımsarım. Tek parti istibdadından kurtulmuştuk.
1950’lerin sonunda işler tersine döndü. Demokrat Parti’nin baskıcı politikaları bıkkınlık getirmişti. Tahkikat Komisyonu, Vatan Cephesi, cezaevlerine atılan gazeteciler. 1960 yılında lise son sınıftaydım. “Menderes istifa” sloganlarıyla sokaklarda yürüyen gençler arasındaydım. 1960 darbesi bizim evde sevinçle karşılandı. Demokrat Parti istibdadından kurtulmuştuk.
Derken 12 Mart muhtırası, arkasından 12 Eylül darbesi. Baskılar, işkenceler, idamlar. 1983 seçimlerini askerlerin destekledikleri parti değil, Özal’ın partisi kazanınca sevinmiştik.
12 Eylül rejiminin istibdadından kurtulmuştuk.
Bir aydan az bir zaman sonra seçimler var. AKP’nin tek adam rejiminin istibdadından kurtulup kurtulamayacağımızı seçim sonuçları gösterecek. Bir kere daha özgürlüğe kavuştuğumuz için sevinecek miyiz?
Bu deneyimlerden çıkarılacak iki sonuç var: Birincisi, 100 yıllık Cumhuriyet tarihinin bir özgürlük mücadelesi tarihi olduğu ve bu mücadelelere karşın demokratik bir Cumhuriyeti kurmakta yetersiz kaldığımız. İkincisi ise, istibdattan kurtulmanın demokrasiyi inşa etmek için yeterli olmadığı, demokrasinin kurulması için ayrı bir süreç gerektiği.
Önümüzdeki seçimlerde iktidar değiştiği takdirde, “istibdattan kurtulma” kısırdöngüsünü kırmak için önümüzde Cumhuriyet tarihinin en önemli fırsatı var.
Demokrasinin bütün kurumlarının çöktüğü bir ülkede, demokrasiyi sıfırdan inşa etmek gerekecek. Bunun için “Nasıl bir demokrasi” tartışması yapılmalı. Demokrasiyi bu kez sağlam temeller üzerinde yeniden inşa edebilirsek istibdattan kurtulma bayramları yaşamaktan kurtulabiliriz.Rıza TÜRMEN
Sevgili Cumhuriyet, Ne mutlu biz Türk milletine ki seninle birlikte özgür, laik, demokratik, eşitlik esaslı bir rejimi yüz yıldır devam ettiriyoruz. Cumhuriyet karşıtları senin kurulduğun ilk günden beri olmuştur. Bugün de aynı değer bilmezler; düşünce tutulmasına uğramışlar, çıkar peşinde olanlar senin aleyhine çalışıyorlar. Bizler kurtuluş savaşı vermiş bir milletiz; kendimize ve gençlerimize güvenimiz tamdır. Hiç şüphen olmasın seni ilelebet yaşatacağız…
devamını görBahar VARDARLI
Cumhuriyet olmasaydı bizim eğlenceli bir bayramımız olmazdı. Şu an bazen üzgün bazen gülümseyerek eğleniyoruz ama eskiden üzüldüğümüz pek çok gün oldu. Ama biliyor musun Cumhuriyet, bu yıllarda hiç öyle üzgün değiliz. Bunun için Atatürk'e teşekkür ederiz.
devamını görAyşem ŞAHİN
