
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Bundan tam 100 yıl önce duyulmuş Cumhuriyet’in ayak sesleri. Kırmızı bir trenin aydınlığa çıkması gibi yüzlerde bir neşeymiş Cumhuriyet. Kırılmış bir milletin ayaklarındaki prangalar, Mustafa’nın özgürlüğü haber edişiymiş Cumhuriyet. Cumhuriyet, Mustafa Kemal’in ışığına inanmakla gelmiş, Mustafa’nın ışığıysa halkından. Biliyorum gözlerindeki ışığın sönmediğini... O, hepimizin içinde, ancak...Sana bir borcum var Cumhuriyet. Bu borç sadece benim değil, hepimizin. Unutulmuş kartpostallar gibi, yıllar geçtikçe değerini daha çok haykırmayan bizlerin. Sadece günü geldiğinde hatırlanan bir bayramdan daha fazlasısın, akvaryumdaki su, havadaki oksijensin. En mühimi ise, Ata’mızla aramızdaki en değerli sözsün. Geçmişimizin bizde yarattığı gurur sözümüzü her dakika, her saniye kalplerimizde taşımamız gerektiğinin kanıtı. Sözüm hâlâ geçerli. Şunu bil ki, bir zamanlar bir halk vardı, çok uzakta değil, hâlâ burada, nefes alıyor, nefes almaya çabalıyor. Onları sen ayakta tuttun, görevini yaptın, şimdi sıra bizde.
devamını görAyça KILINÇ
Bu yıl cumhuriyetimizin 100'üncü yılı. Herkes sevinçle heyecanla 29 Ekim'de cumhuriyet bayramını kutluyor. Cumhuriyeti Atatürk kurdu. Bizim görevimiz cumhuriyeti yüceltmektir.
devamını görİsmail Hamza ATAKAY
Atam izindeyiz.
devamını görHıdır KARAGÜL
1989 yılının 29 Ekim'inde Zübeyde Hanım İlkokulu 4. sınıfta okuyan küçük Senem’in şiir defterinden sesleniyorum sana sevgili Cumhuriyet, “Senindir ey cumhuriyet Senindir bu hürriyet Işık saçan bir melek Senden önce padişah vardı elbet Ama şimdi cumhuriyet Senindir bu millet.” Aradan 34 yıl geçti ve tıpkı şiir defterim gibi kirlendi dünya. Ama sen ey cumhuriyet, öyle bir iliklerime işlemişsin ki, o küçük kızın sana duyduğu sevgi; umutlu, kutlu, neşeli bağlılık hiç değişmedi. Hatta şimdilerde iki kızımın yüreğine işlemek için, daha da büyütüyorum seni. Eh bazen de abartıyorum sanki, ama gerekli. Unutmasınlar istiyorum, Türkiye’ye ilk geldiğin günleri. O nedenle bir temrin gibi tekrarlıyorum sürekli; cumhuriyet sensin, senin yaşama, sevme, okuma, gezme, gülme, dans etme hakkın diyorum; koru ve güzelleştir onu, gerekirse savaş onun için. Şimdi 2023 yılının 29 Ekim'inde Evrim Okulu 6. Sınıfta okuyan küçük İda’nın şiir defteriyle sonlandırıyorum sözlerimi. Bakalım beğenecek misin yeni şiirini? “Cumhuriyet özgürlükmüş Sen varsan, vatan mutlu Sen yoksan, mutsuz olurmuş Sen gelince çocuklar güler Sen gidersen solar evler Atatürk başımıza gelince Birden açmış tüm çiçekler Halk demiş ki padişaha yeter Atatürk demiş ki ülkemizi kurtaracağız Geleceği zaferlerle kutlayacağız!”
devamını görSenem KALE
Cumhuriyet’e mektup Cumhuriyet, hiçbir sınır tanımaksızın hayal kurabilmekti çocukluğumda. Biraz büyüyünce, ilk önce yönetenleri seçebilmek olanağıydı, daha sonra ise egemenlik koşulsuz olarak ulusun dense de çoğulcu bir demokrasiyle bunun ancak mümkün olabileceğini anlamaktı. Çok dilli, çok kültürlü ve çok dinli Anadolu coğrafyasında, emperyalizme karşı omuz omuza verilen savaşımın simgesi oldu benim için. “İyi ki Cumhuriyet var” diye başlayan tümceler kurdum, monarşi sona ermiş, oligarşi reddedilmiş, demokrasiye doğru bir adım atılmıştı. Kolay olmadı, ilk yüzyılda tam istediğimiz gibi de olmadı. Uzun yıllar boyunca süren savaşlardan yorulmuş, dünyadaki ilerlemenin gerisinde bırakılmış, bir arada yaşadığı toplulukların başta din olmak üzere farklılıkları çatışma yaratmak için kullanılmış ve birinci paylaşım savaşında yenik düşmüş bir toplum, Cumhuriyet’e kapılarını açmış, ancak Cumhuriyet’i çoğulcu ve güçlü bir demokrasiyle tamamlamakta gecikmişti. Devrimleriyle güçlü bir toplum yaratmak için önemli adımlar attı genç Cumhuriyet. Eğitim ve sağlık en önemli kazanımlar arasındadır. Emekçi sınıfın çocukları kamu okullarında iyi eğitim alarak daha iyi yaşamak olanağı elde edebilmeye başladılar. 1930’lu yıllarda ürettiği aşıları yurtdışına bile gönderebilen bir Cumhuriyet vardı artık. 2019’da başlayan pandemide mevcut hükümet 90 yıl sonra hiçbir değişiklik yapamadan 1930’da çıkarılan Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile yönetti salgını. 12 Eylül 1980’de olduğu gibi zaman zaman askeri darbelerle kesintiye uğradı ulusun egemenliği. Aslına bakarsak, askeri darbeler dışında da Cumhuriyet, halkın karar süreçlerinde egemen olması bakımından tam bir egemenliği sağlayabilecek düzeye gelemedi. Devlet; eşit yurttaşlığı sağlayarak kamu yararına çalışan ve güçlü sosyal koruma sağlayan bir toplumsal örgüt olmak yerine, sağ iktidarlar ile büyük ölçüde sermaye sınıfının çıkarlarını gözeten bir aygıt olarak işlev gördü. Cumhuriyet’i temsilde adaleti yerine getirecek, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim sistemini güvenceye alacak, yasama, yürütme ve yargı arasında kuvvetler ayrılığı ilkesini yaşama geçirecek, çoğulcu ve demokratik bir parlamenter sistem ile taçlandırmalıyız.
devamını görProf. Dr. Kayıhan PALA
100. YILI’NDA CUMHURİYET’E MEKTUP Ne büyük kıvanç, ne büyük onur; Cumhuriyet’in 100. Yılı’ndayız! Onu yozlaştırmak ve hatta yok etmek isteyen her komploya rağmen ayakta Cumhuriyet’imiz. Sadece kuruluşunu yaşayan nesil değil, ondan sonrakiler için dahi o ilk günkü taze anlamı ve derinliğiyle hâlâ hissedilen ve yaşatılan bir devrim Türkiye Cumhuriyeti. Onu dünyadaki diğerlerinden farklı yapan; Atatürk gibi bir dâhinin vizyonu, mücadelesi ve önderliğinde gerçekleşmiş olması. Öyle bir vizyon ki daha Osmanlı ordusunun cepheden cepheye mücadeleye koşan bir subayı iken milleti için ideal yönetim şekli olacağına karar vermiş Mustafa Kemal. Savaşı kazanacağımız çok zayıf bir ihtimal, ülkemize sahip kalmamız aynı derecede soru işareti olan bir dönemde ileriye dönük duyduğu özgüvene, azme ve liderliğinin gücüne inanca bakar mısınız? O, savaşın kazanıldığını, düşmanın kovalandığını ve geride kalan perişan, aç, sefil, çaresiz, cahil, yoksul bir millet için hür, bağımsız, demokratik cumhuriyet kurduğunu hayal edecek kadar emin, kararlı bir lider. Üstelik sadece kendisiyle ilgili değil özgüveni. Yüzyıllardır koyun gibi güdülmeye alışmış, tebaa bir milleti de davasına inandırıp arkasına alıp mücadelede yanında sürükleyeceğinden de emin. Cumhuriyet; bağımsızlığımız, hürriyetimiz, nimetimiz, geleceğimiz, varlığımızın sebebi... Bayrağımızın, inançlarımızın kalesi. Canım Ata’ma, onunla omuz omuza mücadele verenlere sonsuz minnet ve şükranla, nice yüzyıllarda bayrağımızın, hür fikir ve sesimizle dalgalanacağı kutlamalara! Ben, Cumhuriyetimizin nimetlerinin, değerinin ve vatandaş olarak bana verdiği değerin farkında, coşkuyla haykırıyorum ki; Türkiye Cumhuriyetimizi yaşatmak için üzerime düşen hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacağım! Nermin Bezmen
devamını görNermin BEZMEN
Sevgili Atam. Bugün kurmuş olduğun Cumhuriyet'in 100.yılı. İçimde hem coşku hem hüzün hem de büyük bir boşluk var, keşke kurduğun cumhuriyete daha fazla tanıklık edebilseydin. Bizlere miras bıraktığın bu değerli emanetin kıymetini bugünlerde daha fazla idrak ediyoruz, daha fazla minnet duyuyoruz. Bizlere miras bıraktığın tüm sözlerin hayatımızın bir parçasında yer edindi ve bizlere yol gösterdi. Bu gösterdiğin yolda bir kadın olarak var olma sürecimizde bizlere tanıdığın tüm haklar için teşekkür ederim.
devamını görSu DEMİR
Atam’ın 100 yıl önce söylediği gibi; “Milletin düşmanı yalnız Yunan değildi, bizim bugünkü düşmanlarımız içimizdedir." Cumhuriyetimizin 100. Yılını gururla kutlamamız gerekirken; ne acı ve utançtır ki tarikatların, cemaatlerin, çocuk istismarlarının, eğitimsizliğin, yolsuzlukların, asayişsizliklerin, gölgesinde kutluyoruz. Bugün bizlere özgür bir Türkiye hazırlayanları saygıyla takdir etmeliyiz. Çünkü onlar verdikleri sözü tuttular ve başardılar. Onlar görevlerini yaptılar. Peki ya biz başarabildik mi? Emanetlerine sahip çıkabildik mi? Bizler, özgür, adil, sömürülmeden, nitelikli, kardeşçe yaşamayı başarabildik mi? Vatanı hür ve mutlu bir hale getirebildik mi? Ne mutlu, dünyaya ışık tutan CUMHURİYETİMİZE layık olan memleketimin ilim ve bilgi sahibi memurlarına, siyasetçilerine, yargı, sağlık basın mensuplarına, bilim insanlarına, iş insanlarına, eğitimcisine, öğrencisine, sanatçısına, sporcusuna... İlelebet CUMHURİYET Bayramımız kutlu, ruhlarınız şad olsun. Sonsuz saygı ve minnetle ATAM...
devamını görElif Küçük KIRBAŞ
Ruhumuzda yüzyıllar ötesine Cumhuriyet'ten kalan izler taşıyoruz. Bazen deli dolu genç hallerimizle, bazen de gençliğimizden çıkardığımız derslerle inşa ediyoruz geleceğimizi. Mustafa Kemal Atatürk'ün küçük bir hayalken attığı Cumhuriyet'in tohumlarını bizler de geleceğimiz için ufak ufak bugünden atıyoruz. Bizler yüzyıllık bir Cumhuriyet'in devam eden nesliyiz . Atasını kalbinde taşıyan, onun açtığı yolda durmadan ilerleyen, gelecek nesilleri yetiştirmek için öğretmen olan bir nesiliz biz. Kimimiz bir harf öğretiyoruz, kimimiz mutluluğu; kimimiz Cumhuriyeti, kimimiz de umudu öğretiyoruz. Çünkü bizler de geçmişimizden öğrendik geleceğimizi tasarlamayı, hayal kurarken umudu taşımayı. Cumhuriyet'in 100. yılında bizlere bırakılan her köşesi Cennet olan bu vatanı sonsuza umutla taşıyoruz. Her taşına her insanına aynı özenle ve aynı değerle. Yeter ki yaşasın Cumhuriyet, ruhu özgür bedeni özgür bir şekilde. Nice yüzyıllara ulaşsın yüzyılın Cumhuriyet'i.
devamını görAyşenur YAVUZ
