ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Sevgili Atam; Sen beni ayakta tutan gurur, sen benim adil yanım, sen eşitliğim, sen taşı toprağısın memleketimin. Ben bunca zaman yürüdüğü yolu senin izinden gitmiş, küçük bir ağacım sadece. Gövdesi sağlam, fırtınaya karşı dimdik duran, rüzgârda tohumlarımı yeniden topraklara karıştırıp seni yeniden çoğaltan. Filizler de büyüyecek, yetişecekler bize ve bir bakmışsın koca bir orman yaratmışız senden. Öyle bir orman ki çakmak çaksan yanmayacak. Budasalar inadına gürleşecek dallar. Ve dökseler beton üzerimize, yine de kök salacak ve gövdesi sonsuzluğa dayanacak. Tıpkı senin gibi yok olmayacak, olamayacak sonsuz bir orman. İçimize çektikçe o nefesi, hayat daha da anlamlı olacak. Sevgili Atam bu teşekkür, bu minnet, bu hasret sana. Sen benim egemenliğim, bağımsızlığımsın. En güzel evim, vatanımsın. Kurduğun Cumhuriyet'in izinde, ışığında 100 yıldır seninle aydınlandık ve sonsuza dek aydınlanmaya devam edeceğiz. Bu meşale elden ele geçmeye devam edecek ve Cumhuriyet ilelebet payidar kalacak.

    devamını gör
    Fatma DEMİR
  • Sevgili Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk; Cumhuriyetimizin 100. yılında bir Türk genci olarak senin açtığın ilim ve fen yolunda, sanatın ışığında cumhuriyetin ilelebet bekçisi olarak ilke ve inkılapların doğrultusunda fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bireyler olarak yürümeye devam ediyoruz. 100 yıl önce bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Cumhuriyet'i ilan ettiğinizde salonda yankılanan "Yaşasın Cumhuriyet" seslerini bugün koca bir ulus olarak ülkenin dört bir yanında büyük bir coşku ve kıvanç içinde haykırmaktayız. Ülkenin dört tarafı emperyalist güçler tarafından işgal altındayken 19 Mayıs 1919'da "Ya İstiklal Ya Ölüm" sloganı ile başlattığın milli mücadele ve bağımsızlık savaşımızı Kuvayı milliye ruhuyla kazandıktan sonra asıl savaşımız şimdi başlıyor diyerek başlattığınız aydınlanma savaşında cumhuriyetin ilanından sonra 15 yıl içinde modern, çağdaş ve üretken ve eşit bir toplum yarattın. Bu ülke sana minnettardır ve minnettar kalacaktır! Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa!

    devamını gör
    Umuthan TİLEV
  • Bir Cumhuriyet kadınıyım ve Türk kadını olarak Atatürk'ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet ülkesinde yaşamaktan onur duyuyorum. Cumhuriyet demek bağımsızlık demektir. Biz ve bizden sonraki nesiller olarak ülkemize sahip çıkmak, Atatürk ve silah arkadaşlarına, Türk halkına borcumuzdur.

    devamını gör
    Figen TERZİ
  • Cumhuriyetimizin ilk 100 yılında yapılmaya çalışılmış fakat gerçekleşememiş değerler vardır; adil, üretken, ayrım olmaksızın, eşit yaklaşım politikasına sahip bir devlet yapısına dönmesini temenni ediyorum. Bu ideal için de dünyanın neresinde olursam olayım buna destek olacağım, çünkü bu vatan bizim ve bu bağlılığımızı ilelebet muhafaza edip çocuklarıma miras bırakmak istiyorum. Umarım bir sonraki kutlamalarımızda barıştan yana hiçbir sıkıntımız kalmamıştır. Türk kadını olduğum için inanılmaz derecede gururluyum ve ülkemin kadınlarının her açıdan korunmasına destek olması adına ikinci yüzyılımızda İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe girmiş olmasını arzu ediyorum. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

    devamını gör
    Amine Serra KOCAOĞLU
  • Bu kutlu yola "Cumhuriyet Fazilettir" diyerek çıktın. Bize ve geleceğe armağan ettiğin en önemli miraslardan biri de fakatsız Cumhuriyettir. Bizler senin ışığında gitmeye her daim devam edeceğiz büyük Atatürk. "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" sözü bizim için her gün içtiğimiz sudan farksızdır.

    devamını gör
    Yusuf SURAL
  • Cumhuriyet; Bir kız çocuğunun özgür bir birey olarak yetişmesidir. Kız çocukları ve kadınların geride bırakılarak toplum kalkınmasının mümkün olamayacağı bilincidir. “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki; bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki; bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?” diyen Atatürk’ün, kalkınmanın ve toplumsal ilerlemenin gereği olan toplumsal cinsiyet eşitliğine olan kuvvetli inancıdır. Edilgen değil; yaşamımıza etkin bir birey olarak katılım sağlamanın ve katılım hakkının ön koşuludur Cumhuriyet. Böylelikle, birilerinin “uzantısı” ya da birilerinin “tamamlayıcısı” değil; katılım, seçim hakları ve bu hakları Anayasa’da güvence altına alınmış üç kuşak anayasal hakları ile var olan “biricik ve eşsiz” bir “birey” olabilmemizin güvencesidir. Temel hak ve özgürlüklerimizin, salt vatandaş olmamızdan ve insan onurundan ileri geldiğinin bilincidir Cumhuriyet… Cumhuriyet köyde büyüyen bir çocuk ile kentte büyüyen bir çocuğun, yaşama, korunma, gelişim ve katılım haklarından eşit şekilde yararlanması ve fırsat eşitliğinin her çocuğa ayrımcılık yapmadan sunulmasıdır. Cumhuriyet; egemenliğin tanrısal güçten alınıp bireysel akıllarımıza, seçimlerimize ve halka verildiği; bu sayede özgürlük ile sorumluluğu eşzamanlı bir terazide taşımamız gereken bir üst bilinçtir. Egemenliğin kayıtsız, şartsız millete ait oluşudur. Cumhuriyet, teokratik monarşinin karşısındadır. Bu yönüyle laiklik ilkesi korunmalı ve yüceltilmelidir. Cumhuriyet, liyakattir. Halkı yöneten liderlerin seçimle görev aldıkları, “baba-oğul” yoluyla statü tayininin yetersiz olduğu, kişinin kendi oluşturduğu statü ve bireysel birikimin meta değer kazandığı yönetim şeklidir. Bu bağlamda Cumhuriyet, hazırda sunulan ayrıcalıklara değil; emek odaklı gelişimin ve emek yoluyla kazanılan ayrıcalıkların ve değerlerin önemine vurgu yapan bir yönetim şeklidir. Bu yönüyle Cumhuriyet; liyakat ve hak gibi değerleri yüceltirken, klientalizm ve nepotizmin tam karşısındadır. Cumhuriyet demokrasidir; çoğunluğun baskısı değil, farklılıklarımız ve çeşitliliklerimizle, çoğulcu ve çok kültürcü katılımımızla zenginleşen bir yelpazedir. Bu zengin toplum; ortak geçmişi, ortak kültürü, ortak gelecek hedefleri yoluyla birbirine içtenlikle bağlıdır. Sağlıklı toplumda millet olma bilinci ortak değerlerle sürdürülmektedir. Cumhuriyet, sosyal ve ekonomik hakların sağlanmasında devletin rol aldığı sorumluluktur ve sosyal devlettir. Bu mekanizmaların yerine geçmeye çalışan, zehirli sarmaşıklarla ve istismarcı yapılarla mücadele etme sorumluluğudur. Cumhuriyet değerini yüceltmek hepimizin sorumluluğu... Cumhuriyetimizin 100. Yılı kutlu olsun! Mustafa Kemal Atatürk’e şükran ve saygıyla,

    devamını gör
    Doç. Dr. Gamze Erükçü AKBAŞ
  • CUMHURİYET’İN 100. YILI Cumhuriyet, her şeyden önce, bağımsızlık ve özgürlük demektir. Emperyalizmin dünya halklarını köleleştirdiği, tüm kaynakları sömürdüğü bir dönemde, işgalci orduları kovmanın özgürlük için yeterli olmayacağını bilen, ileri görüşlü bir kavrayışın eseridir. Atatürk ve arkadaşları, tam bağımsız, özgür ve onurlu bir ülke olabilmenin ekonomik açıdan güçlü, kurumsallaşmış bir devlet ve sosyal, kültürel ve bilimsel açıdan gelişmiş bir toplum olabilmekten geçtiğini çok iyi kavramışlardı. Cumhuriyet devrimlerinin hepsinin altında yatan hedefin böyle bir devleti kurmak, böyle bir toplumsal gelişimi sağlamak olduğu açıkça görülebilir. Bunu sağlayacak olan aklı hür, vicdanı hür nesillerdir ve Cumhuriyet, böyle nesilleri yetiştirebilmek için bütün olanaklarını seferber etmiştir. Yetişen ilk nesiller de Cumhuriyet’in ideallerini tüm ülkeye yayabilmek için var gücüyle çalışmıştır. Bu açıdan Cumhuriyet büyük bir fedakârlığın da adıdır. Cumhuriyet aynı zamanda bir umudun adıdır. Tüm bireylerin eşit ve onurlu vatandaşlar olarak refah içinde insanca bir yaşam sürebildiği bir ülke umududur. İçi boş bir hayal değil, bilimsel yöntemle hayata geçirilecek bir umuttur söz konusu olan ve o yüzden hayatta en doğru yol gösterici olarak kendine bilimi seçmiştir. Kendi yaptıklarının, söylediklerinin bilimle çelişmesi durumunda bilimin söylediğine kulak verilmesini isteyen bir liderin umududur. Bugün 100. yılımızda başlangıca göre büyük mesafeler kaydettiğimiz muhakkak. Ancak 100 yıl önceki umudu hayata geçiremediğimiz de bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Tüm bireylerin eşit ve onurlu vatandaşlar olarak, refah içinde, insanca bir yaşam sürebildiği, insanlığa bilimsel, kültürel katkı sunabilen, tam bağımsız bir ülke olabilmemiz için ihtiyacımız olan şey 100 yıl önceki ile aynı; fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmek ve çok çalışmak. İkinci yüzyılda, çok geçmeden, bunu başaracağımıza tüm kalbimle inanıyor, güveniyorum.

    devamını gör
    Prof. Dr. Alpay AZAP
  • Atam sen varsan Cumhuriyet hep var. İyi ki bize armağan etmişsin, kalbimizdesin...

    devamını gör
    Serpil AKYÜREK
  • Özlem, sevgi ve saygı ile andığımız Atamızın en büyük armağanı olan sen, sevgili Cumhuriyetimiz! 100. yılımız kutlu olsun. Sonsuza dek bizimle olman dileğiyle...

    devamını gör
    Bilge TOBAL