ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Merhaba, Sevgili Atam, bu yüzyılın sonunda eksikliğini çok hissettik. Söylediğin her şey çıktı. İnanıyorum ki Türkiye ilelebet var olacak. Çünkü senin öngörün de bu yönde. Fikirlerine bağlı bir nesil geliyor. İçim rahat. Biraz zor bir dönemden geçse de geçecek. Çünkü bizim senin gibi bir önderimiz var. Ne Mutlu Türk'üm diyene...

    devamını gör
    Emel KURT
  • Canım ülkem 100. yılımız kutlu olsun. Gelecek yüzyılların ülkemizi katlayarak yüceltmesini diliyorum. Daha çağdaş, daha demokratik, daha özgür, daha laik, daha güçlü ve refah içinde yaşayacağımız bir ülke olduğumuzu görmeyi diliyorum.

    devamını gör
    Ceren GÖÇER
  • Türkiye Cumhuriyet’inin 100 yılının 81 yılını Türkiye’de yaşayan bir kişi olarak yoğun bir siyasal, ekonomik, toplumsal, kültürel belleği taşıyorum. Lise yıllarım 1951’de yeniden açılan Alman Lisesi’nde 1. ve 2. Dünya Savaşlarını, faşizmi, Nazizmi ve Avrupa ve ABD’nin sorgulanan demokrasisini, Sovyet ve Çin komünizmini, emperyalizm ve kolonyalizmin, ülkeleri ve kültürleri parçalayan etkilerini ve Hiroşima ve Nagazaki’yi öğrenerek ve bu olayların sonucunda nasıl karmaşık bir dünyada yaşadığımı ürküntüyle fark ederek geçti. İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde de binlerce yıllık uygarlıkları ve onların çoğunun Anadolu’da bıraktığı değerli mirası öğrendim; bu eğitim de bana dünyaya daha güvenli ve geniş açıdan bakmayı öğretti. Bütün bu bilgileri taşırken Türkiye Cumhuriyeti’nin benim kuşağım ve gelecek kuşaklar için ne anlama geldiğini kavradım. 2023 yılında bu anlamı şöyle tanımlayabiliyorum: Avrupa, Asya, Afrika arasında konumlanan Türkiye’de doğmak, 20.yüzyıl boyunca ve 2000’li yıllarda hem bu bölgede hem de kendi ülkemde yaşanan bütün siyasal, ekonomik, kültürel sorunlara, çıkmazlara ve felaketlere karşın bir ayrıcalıktır. Bu konumda insan dünyaya 360 derece bir bakışa sahip olabiliyor. Türkiye bu bölgede, Cumhuriyet’in kuruluşunun nedeni olan modernizmi en erken yaşayan ülkedir; Postmodernizmi, küreselleşmeyi de sert geçişlere ve direnişlere karşın özellikle sanat ve kültür alanındaki üretimleriyle içselleştirmiş bir ülkedir. 1980’den günümüze sanat ve kültür alanındaki çalışmalarımı da bu ayrıcalıklı jeopolitik konuma borçluyum. Deneyimlerim bugün olduğu gibi gelecekte de Türkiye’de sanat ve kültür üretiminin geniş kitleye, içinde yaşadığı düzeni, siyaseti ve ekonomiyi anlamlandırmak için, düşünsel ve tinsel bir güç vereceğini gösteriyor. Bilim ve teknolojideki tüm gelişmeler de sanat ve kültürün gücünü ve etkisini güçlendiriyor. Metaforlarla ve dolaylı biçimde de olsa, sanat yalnız söz konusu olan ayrıştırıcı, köktendinci ve kutuplaştırıcı kalıntılardan kurtulmak üzere değil, tüketim ve medya ideolojilerinin olumsuz etkilerini de dönüştürmek üzere de yol ve strateji gösteriyor ve göstermeye devam edecek. Sanat yapıtlarıyla oluşturulan görsel metaforlar kutuplaştırıcı siyasal tartışmaların açtığı yarığı iyileştirici düşüncelerle dolduruyor ve doldurmaya devam edecek. Bilim ve teknolojiyle işbirliği içinde çalışan kültür ve sanat insanları karanlık siyasal ideolojilerin ağına karşı aydınlatıcı seçenekler sunuyor ve sunmaya devam edecek. Siyasi ve ekonomik gücün halk ve temsilcileri tarafından paylaşıldığı bir devlet yönetim şekli olan Cumhuriyet ile gelecek kuşakların önünde sahip çıkmaları gereken böyle bir seçenek var.

    devamını gör
    Beral MADRA
  • Sevgili Atam, Cumhuriyetimizin 100. Yılında sizi saygı, özlem ve minnetle anıyorum. Yaşasın Cumhuriyet!

    devamını gör
    Saliha Tolunay HIRÇIN
  • Değerli Cumhuriyet, Sen bize bayram verdin, özgürlük verdin. Sen bize okullar açtın, meslek şansı tanıdın. Çok fazla fedakarlık yaptın. Seni çok seviyoruz ve asla bırakmayacağız Cumhuriyet!

    devamını gör
    Esma ARSLAN
  • Ben demokrasi âşığı avukat bir baba ve 1921 doğumlu, hayata 99 yıl boyunca tutkuyla sarılan, yüzlerce öğrenciye ışık tutmuş Cumhuriyet kadını bir edebiyat öğretmeninin kızıyım. Çok şanslıydım ki Cumhuriyet’i hissederek, sindire sindire öğrendim, yaşadım. Küçüklere sevgi, büyüklere saygıyla başlayan öğreti, eğitim vurgusuyla devam etti. Dört kız kardeş olarak hep daha fazla çalışmamız, örnek olmamız, kendi ayaklarımız üzerinde durup ülkemize faydalı olmamız öğretildi. İş hayatında da bir kadın olarak ailemden aldığım Cumhuriyet değerleriyle var oldum ve bu sayede erkeklerle çevrili bir dünyada kendimi daha güvende hissettim, diyebilirim. Yayıncılık sektöründe kadınları duyulur, görünür kılma konusunda bana en büyük ilhamı yine Cumhuriyet verdi. Evimizde her zaman milli bayramlar büyük coşkuyla, aktif katılımla kutlandı. Ata’nın kazandıkları, devrimleri hep anlatıldı, hissettirildi. Demokrasiye sahip çıkmanın bir yolu olarak hep seçimlere katılındı, sandıkların sahibi olundu. İtiraf etmeliyim ki bu Cumhuriyet kuşağı bizlerden daha sıkı sahiplendi Cumhuriyetimizi. Bizler çok şanslıyız, 100. Yıla şahitlik ettik ve biraz da hazıra konduk. İkinci yüzyılımıza geçtiğimiz bu dönemde artık hızlanmamız, koşmamız, coşmamız lazım. Artık neden olmaz’ı değil de nasıl olur’u konuşmalıyız. Yüzümüzü geçmişe değil, geleceğe dönmeliyiz. Kadın sorunsalını erkeklerin de meselesi haline getirdiğimizde, cinsiyet eşitliği yolunda büyük adımlar atmış olacağız. Erkek çocuklarımızı bu bilinç ve duyarlılıkla yetiştirmeliyiz. Kadınlarımızı parlamento dahil, her yerde, her konuda ön sıralarda, aktif olarak görmeliyiz. Ülkemizi daha parlak, adaletli bir geleceğe taşımalıyız. Hızlanmalıyız, gençlere daha iyi örnek olmalıyız. Sanatta, bilimde, teknolojide öne çıkmalı, beyin göçünü tersine çevirebilmeliyiz. Hep beraber medeni yaşam standardını yakalamalıyız. Farklılıklarımız fırsatımız olmalı, bu güzel Anadolu’da hepimize, her renge yer var. Daha çok çalışarak ve paylaşarak büyümeliyiz. Norm Ender’in dediği gibi, Parlasın 100 Yaşındaki Cumhuriyetimiz!

    devamını gör
    Gülgün ADIGÜN ÇARKOĞLU
  • Atatürk'ün kurduğu bu ülkede Cumhuriyet'in 100.yılını yaşıyoruz. 100 yıl değil, 1000 yıl da geçse sonuna kadar Atatürk'ün izinden ilerleyeceğiz, onun ilkelerine sahip çıkacağız. Bu ülkeye yararlı gençler olmak için öğrenmeye, öğretmeye devam edeceğiz. Bizler Atatürk'ün gençleriyiz, Atatürk'ün torunlarıyız, böyle doğduk böyle de öleceğiz.

    devamını gör
    Elisa BAYRAM
  • Bu yıl Cumhuriyet'in 100. yıl dönümünde kızım Sude Suna sordu, "Anne sen de mektup yazdın mı, hiç kaçırmazdın?" dedi... Yazmadığıma çok üzüldüm...şimdi yazıyorum...Ben Türk olmaktan gurur duyuyorum. İnşallah ileride torunlarım bu yazıyı okurlar...Sonsuza dek Mustafa Kemal Atatürk'ün izindeyiz... Bu vatanın toprakları kolay kazanılmadı... Bunu hiç unutmayın evlatlarım, torunlarım.., İlelebet bu Türk tarihindeki topraklar böyle kalacaktır. Bizler Türk'üz ve bundan gurur duyuyoruz... Ne mutlu Türküm diyene... Ülkemi çok seviyorum... Başka bir Türkiye yok... sevgili kızlarım MÜBERRA TORUN VE SUDE SUNA TORUN'UN çocukları ya da bundan sonraki gelen ve hiç tanıma imkânım olmayacak torunlarım, sizleri seviyorum... Siz benim canımsınız, kanımsınız. Rabbim sizleri hep mutlu etsin... Bu dünya bir gölgelik kadar kısa... Hiçbir şeyi kafanıza takmayın. Hep mutlu olun, sağlığınıza dikkat edin ve bu ruhta bir büyükannemiz varmış, bu dünyadan geçmiş diye hep gurur duyun.

    devamını gör
    Emel TORUN
  • Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır. Mustafa Kemal Atatürk

    devamını gör
    Cihat AKMAN