
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Cumhuriyet'in 75. yılı kutlamalarında tarih yüksek lisans öğrencisiydim. Çeşitli kitap ve sergi projelerinde hocalarımın yanında gönüllü çalışmıştım. Duyduğum heyecanı ve gururu çok iyi hatırlıyorum. Geçen 25 yılda çok şey değişti. Bugün Cumhuriyet gurur duyduğumuz ancak korunması gereken bir değere dönüştü. 100. yılda kapsayıcı, barışçıl, demokratik, laik bir Cumhuriyet'in peşinden her zamankinden daha fazla koşmalıyız diye düşünüyorum. 100. yıl kutlu olsun! Cumhuriyet'in nice yaşlarına...
devamını görHülya BALCI
Doğanın olduğu gibi düşüncelerin, şehirlerin, ilkelerin ve kadim kişiliklerin de renkleri vardır. Kış beyaz, ilkbahar yeşil, yaz rengârenk, sonbahar sarı, kırmızı, yeşil iç içe. İstanbul yarısı yeşil yarısı mavi, Urfa eflatun, Trabzon bordo ve yine mavi. Ya düşünceler, erdem ve değerler? Tevazu kahverengi, aşk kırmızı, bilgi gri. Monarşinin, oligarşinin ve cumhuriyetin de renkleri vardır. Tek bir kişinin egemenliğini ifade eden monarşinin rengi halkı hiçe saydığı için elbette siyah, bir zümrenin egemenliğini ifade eden oligarşinin rengi ise renksizlik olmalıdır. Cumhuriyet ise halkların özgür iradesiyle kendi içlerinden temsilciler seçerek bir anlamda kendi kendisini yönetmesi, yüceltmesidir. Yani rengi çok renkliliktir. Lakin yüzüncü yaşını kutladığımız bizim cumhuriyet içerisinde barındırdığı tüm renklerden bir tanesi ile diğerlerinden ayrışır. Bizim cumhuriyetin baskın rengi mavidir. Ve bu renk cumhuriyetimizin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gözlerinin renginden dolayıdır elbette. Mavi cumhuriyetimizi kuran kamil insan Mustafa Kemal’i bilen, anlayan ve anlamlandırabilen herkes cumhuriyeti yaşayarak yaşatabilir. Yaşayan korur, yaşayamayan yok sayar veya tahrip eder. Mavi cumhuriyeti yaşayarak vicdanı hür, fikri hür nesiller yetiştirdiğimizde ( ki Atatürk’ün vasiyetidir) çağdaş medeniyetler içerisinde Anadolu’yu hak ettiği gibi ve geçmişte olduğu gibi önder kara parçası haline getirebiliriz. Cumhuriyetin çocukları cumhuriyetin olanaklarıyla yükselirler; ilim, irfan, vicdan, tevazu ve daha nice değerlerle o denli donanırlar ki nihayetinde cumhuriyetin ilkelerini yaşayarak ve yaşatarak cumhuriyetin rengine bürünürler. Aşk olsun bunu yaşayan nesle, merhaba olsun bunu yaşatan, yaşatacak nesillere. Anadolu’nun mavi çocuklarıdır bu nesil. Ay’ın çocuklarıdır bunlar. Her biri hem birlikte hem de ayrı ayrı yönlere gönderilmiş altı ilke ile yol alıp yol yapan mavi Ay’ın çocuklarının cumhuriyet güneşi Atatürk’tür. İşgal ve emperyalizm karanlığından bizi mavi gözlü dev adam Atatürk ve yoldaşları kurtardı lakin bu kurtuluşu ebedi kılacak olanlar onun ilkeleriyle onu ve zamanı anlayabilen mavi Ay’ın çocukları olacaktır hem de ilelebet. Selam olsun bizden, “ay’ın çocuklarından “güneşe", Gazi Mustafa Kemal’e. Aşk olsun kendi kendisini yönetmekle kendisini özgür tutabilenlere. Cumhuriyet özgürleştirir ve onun bireyleri kendisini köleleştirenleri ise yok eder elbette. Büyük bir coşku ile kutladığımız cumhuriyetimizin ilk yüzyılı kutlu olsun. Bizden yüzlerce yüzyıl sonra cumhuriyeti kutlayacak olan mavi Ay’ın çocuklarına ise bu mektup ile en mavisinden merhaba, en kırmızısından aşk olsun. Cumhuriyetimiz ilelebet mavi kalsın.
devamını görAli Canip OLGUNLU
Cumhuriyet’e Mektup
devamını gör
Bir hayalim var! Toplumun farklı kesimleri olarak neleri ortaklaşa sahipleneceğimiz konusunda bir asgari müşterekler zemini oluşturup mutabakat sağlayalım. Orta Asya’daki anaerkil köklerden başlayıp Anadolu’ya geliş ve sonrasında beylikler, Selçuklu ile Osmanlının Asurlular, Sümerler, Hititler, Frigler, Luviler, Karyalılar, Kommageneler, Likyalılar, Lidyalılar, Truvalılar, Bizanslılar ve saymadığım bir dolu halkın torunları ile karışarak dünyanın en katmanlı kültürel, etnik yapısını oluşturmuş olmaları müthiş bir zenginlik. Yelpazesi çok geniş bir melezlikten bahsediyoruz ama bunu bir avantaj olarak göremeyen iktidarlarla yönetildik 1950’lerden beri.
Başa gelen her iktidar kendi ait olduğu demografik kesiti kayırmayı amaç edindi ve hiçbir iktidar asgari müşterekler için gerekli çabayı göstermedi. Her gelen bir öncekinin inşa ettiği duvarı yıktı ve kendi duvarını inşa etmeye başladı. Yapılması gereken inşa edilmiş duvarları yıkmadan onların üstüne eklemek idi, bu sayede büyük ve sağlam bir duvarımız olacaktı. Birçok açıdan ileri gitmiş ülkelere baktığımızda solcusu, sağcısı, liberali, muhafazakârı, mutaassıbı, demokratı, yeşilcisi, aktivisti, vb. kim iktidara gelirse gelsin genel gidişatın aksamadığını görüyoruz. Bunun nedeni asgari müşterekler konusunda uzlaşılmış ve Türkçede karşılığı olmayan bir kavram olan “legacy”nin yıkılmayacak bir şekilde inşa edilmiş olması. Legacy, nesiller boyu süren ve değişmeyen uzun vadeli ortak miras anlamına geliyor; halbuki bizdeki miras kavramı tek nesil, dönem, devir süren ve kamusal olmak yerine bireysel ve kadük bir mefhumdur. Mesele iyice kişiselleştirildiği için, miras bizde ittifaka zemin sağlamaz, aksine ciddi kavgalara yol açar; çünkü paydaş olan herkes üstüne alın terini dökmediği, bir başkasının çabası ile oluşmuş birikimden en büyük payı kapmak hırsındadır.
Kültür olarak müştereklere verilen desteğin, emeğin; toplumu oluşturan her bireye bir artı olarak geri döndüğünü kavrayabilmiş değiliz. “Memleketi ben mi kurtaracağım?” zihniyeti olduğu sürece bunu idrak etmemiz zor görünüyor. Ya kim kurtaracak, dünyanın her yerinde şirketleşmeye başlayan ve vergisini aldığı vatandaşa değil kendilerine çalışan idari yapılar mı? Hiç sanmıyorum. “Askıda” diye güzel bir geleneğimiz var, kim olduğunu bilmediğin birileri için ortaya bir destek atıyorsun, ihtiyacı olan birileri de bunu anonim olarak kullanıyor. Bu ve imece geleneği sivil toplum dayanışmasının çok güçlü örnekleri. 2023 depremi sonrasında ülkedeki sivil dayanışmanın ne derece iyi işleyebildiğini, toplumun nasıl hızlıca ve tesirle bir araya gelebildiğini gördük. Bizim bir araya gelmemiz, seferber olmamız için neden ille de bir felaket gerekiyor?
Gündelik yaşamımızda da dayanışma kültürü geliştirsek, birbirimizin farklılıklarına saygı duysak, çalışkanlığı alışkanlık haline getirip işbirliğinde liyakat ve sadakati benimsesek; toplumu bir arada tutmakta en önemli değerlerden olan güven duygusunu inşa edeceğimize ve Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında önümüzdeki engelleri bertaraf edeceğimize inancım var. Ne de olsa buraları medeniyetin doğduğu topraklar!Murat GERMEN
Değerli Cumhuriyet, sana 100. yılın olduğu için mektup yazmak istedim. Bu bayramı daha da coşkulu kutlayacağız. Seni kutlayıp okulda gösteriler yapacağız. Seni çok seviyorum, sen benim Cumhuriyetimsin. Sen benim canımdan daha önemlisin.
devamını görZeynep AYRANCI
ATATÜRK, yüzyıl değil bin yıl da ATATÜRK...
devamını görEbru TAVLAŞOĞLU
Ben Rize Fen Lisesi son sınıf öğrencisi Feyza. Bugün Cumhuriyetimiz 100 yaşında. Atamızın izinden giderek onun bize bıraktığı bu hediyeyi 100 yıldır koruyoruz. Bugün biz Türk kadınları onun sayesinde söz sahibiyiz ve olmaya devam edeceğiz. Umarım siz de Atamızın izinden şaşmadan Cumhuriyetimizin 200. yılını özgür ve bağımsız bir şekilde kutlar ve bayrağımızı arşa çekersiniz. Nice bağımsız yıllara... Sen çok yaşa Atam.
devamını görFeyza YAZICI
Cumhuriyetin 100. Yılını senin sayende kazandık Atatürk'üm. İyi ki savaşı kazandın, iyi ki bu bayramı bütün millete armağan ettin, sen ve silah arkadaşlarınız çok cesur kahramanlardınız. Ve Cumhuriyetin 100. Yılı Kutlu Olsun!
devamını görYaman ŞENAY
"Halkın hep içinde bulunduğu sefaletin sebeplerini kaldırarak, yerine refah ve mutluluk getirmek Meclis'in en baş amacıdır. Toprak, eğitim, adalet, maliye, ekonomi işleriyle diğer bütün kurumlar halkın ihtiyaçlarına göre yenilenecektir. Bunun için gerekli siyasi ve toplumsal ilkeler, ulusun ruhundan alınacaktır. Türkiye halkı emperyalizmin egemenliği ve zulmü altındadır. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'nin tek ve kutsal emeli Türk halkını emperyalist egemenliğinden kurtararak kendi irade ve egemenliğinin sahibi yapmaktır." (18 Eylül 1920 TBMM) Laik Cumhuriyetimizin kurucu babası Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 'e saygı ve sevgilerimle.
devamını görDoğan NİBAT
Sevgili Atatürk bizlere böyle bir bayramlar yaşattığın İçin sana minnettarız.Bizler yeni nesil olarak senin izinden her zaman yürüyeceğimize and içtik.Türkiye yi Türk yapan bizler olacağız seni silmek isteyenleri sildirmeyeceğiz memleketimizin her köşesi senin eserlerindeki toprağında adımın var. Seni görmek çok isterdim ama ailem olsun öğretmenim olsun seni görmeden sevdirdiler. Deniz mavisi gözlerin güneş sarısı saçların, zeki bakışların, aklın, ilmin, sporcu oluşun, doğaya sevgin bizlere birer örnek. Cumhuriyeti 100. yaşını en güzel şekilde kutlayacağız okulumuzda etkinliklerimiz var onunla yaşıyoruz bizlere çok güzel bayramlar hediye etsin bizde onları en güzel şekilde yaşayacağız sevgilim ATAM seni çok seviyorum senin izinden yürüyeceğim
devamını görSiraç Samed AYHAN
