ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Cumhuriyetimizin rengi kırmızıdır… Cumhuriyetimizin 100. yılına tanık olmak, bu ülkede yaşayan herkes için büyük bir onurdur. Yoktan var edilen bir yurdu bize vatan olarak kazandıran Atatürk ve arkadaşları, bu ülkeye ve bu topluma yaraşır en güzel yönetim biçimini de oluşturdular… Halk egemenliğine dayalı Cumhuriyet; uygarlık yolunda aydınlanmanın, çağdaşlaşmanın güneşi oldu. Yaratılan Cumhuriyet iklimi; sanat ve kültür alanında, beklenenin çok üstünde ürün alınmasını sağladı. Cumhuriyet ruhu, sanatın bütün damarlarını besleyen güç oldu. YÜZ yıllık Cumhuriyetimizin ilk yarısını kaçırdım ama “İkinci Yarısında” ben de vardım. Elli yılı aşkın bir süredir resim yapıyorum… Sanat maceram, Cumhuriyet okullarının sağladığı eğitim olanakları sayesinde başarıya ulaştı. O okullar, o eğitimciler, o eski ustalar olmasaydı; Habip Aydoğdu adında bir sanatçı da olamazdı. Gerçekten de bugün yazıyor, çiziyor, yontuyor, boyuyorsam; hepsini Cumhuriyetimize ve onu yaşama uyarlayan devrimlerine borçluyum… Cumhuriyetimizle gelen demokrasi ve özgürlük ortamı, sadece bilimin değil sanatın da kapılarını aralamıştır. Yıllar içinde toplum olarak sanatın, bilimin, demokrasinin, laikliğin, insan haklarının, hukukun, adaletin, ifade özgürlüğünün önemini artık iyice anladık sanıyorum. Sanatçılar, sanat insanları, sanatseverler, hatta toplum olarak varlığımızı borçlu olduğumuz Cumhuriyetimizi yaşatmak, geliştirmek ve daha da ileri götürmek zorundayız. Cumhuriyetimizin yetiştirdiği bir birey olarak, bir evlat olarak, cumhuriyetimizin daha da demokratikleşerek yeniden bir doğuş yaşayacağına olan inancımı korumak istiyorum. Cumhuriyetimizin rengi kırmızıdır… Ben de resimlerimde ağırlıklı olarak kırmızı rengi kullanıyorum. Bilinçli bir seçim olmasa da bu paralellik, içimi ısıtıyor. Cumhuriyetimize nice nice yüz yıllar umuduyla…

    devamını gör
    Habip AYDOĞDU
  • Canım Atatürk'üm, iyi ki bu Cumhuriyet'i 100.yıl önce kurdun. Sana ne kadar minnet etsek az. Lise yıllarımdaki "İnanın Mustafa Kemaller Ölmez" şiiri aklıma geliyor, her özel bayramında. İyi ki senin gibi bir lider bu Türkiye'den geçmiş. Seni çokkk seviyorumm. Saygıyla ve minnetleee☀️

    devamını gör
    Dilek ERGÜL
  • 100.yılına şahit olmak, ulu önderimizin mirasına ilk günkü sadakatle bağlı olmak mutluluk ve gurur verici. Senin izinden Atam, hep daha ileri...

    devamını gör
    Pınar ARPACI
  • Sevgili Cumhuriyet; 100. Yaşın Kutlu Olsun! Atamızın emanetinin gerekliliklerini hayatının her alanında, her eyleminde aktif olarak hayata geçirmeye gayret edenler, ben ve benim gibi bu ülküyü şiar edenler adına; seni yaşatmak için her koşulda var olacağımızı, hep ileriye doğru ilke ve inkılaplar ışığında ilerleyeceğimizi, ümitvar kalacağımızı, biz ve bizden sonra gelenlere bu meşaleyi gurur ve inançla aktaracağımızı, içinde bulunduğumuz ahval ve şerait ne olursa olsun bizi bu hazineden mahrum etmek isteyenlere karşı İstiklal ve Cumhuriyet’i müdafaa edeceğimizi hep hatırla, güven bize. Bir Cumhuriyet kadını olarak bana yaşattığı bu minnet ve gurur dolu miras için Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet, minnet ve şükranla anarken, Cumhuriyet ülkümüzün her daim temsilcisi olacağıma namusum ve şerefim üzerine ant içerim. Yaşasın Cumhuriyet!

    devamını gör
    Ebru AKGÜN
  • 100. yaşın kutlu olsun Cumhuriyet'im! Bilsen ne güzel seni yaşamak, seninle yaşamak, seninle yaşlanmak! En sevgilinin emanetisin, en sevdiklerimize emanetimiz.. Çok yaşa! Nice 100 yıllara!

    devamını gör
    Yaprak CAN
  • Sevgili Atam, Bu sayfaya masaj yazma şerefine nail olduğum için çok şanslıyım. 100 yıl sonra okunması ayrıca şeref verici. Biz 100 yıl sonra hayatta olmayacağız. Ama Cumhuriyetimiz sonsuza dek devam edecek. Cumhuriyetimizin 100. yılında senin bıraktığın emanete sonsuza dek sahip çıkacağız. Ülkemizi içten ve dıştan hiçbir düşmana esir etmeyeceğiz. Bilim, fikir, sanat, teknolojinin en son sistemleriyle akıllı nesillere emanet edeceğiz.

    devamını gör
    Ayşe Yalçın DİNÇER
  • Demokrasi kelime kökeni itibariyle halkın iktidarı anlamına gelmektedir. Bir zamanlar dünya tarafından unutulmuş bir kelimeydi. Eşitlik, laiklik, kadın hakları; bunlar da unutulmuştu. O dönemler en çok rağbet gören kelime savaştı. Savaş, güç, iktidar, paylaşmamak... İşte bütün bu ahval altında bir adam çıktı ve dünyayı, dünyanın aşina olduğu kelimeleri değiştirdi, dünyaya örnek oldu. Unutulmuş kelimeleri yeniden canlandırdı. Özgürlük, adalet, Cumhuriyet. Tarihin ve talihin akışını değiştirdi. Bütün bunları elindeki sınırsız güce rağmen yaptı. Bu gücü başka şekilde de kullanabilirdi. Eski kelimeleri canlandırabilirdi mesela, fakat o paylaşmayı seçti. İşte bu yüzden böyle anlamlı bir günde elindeki sınırsız güce rağmen, yönetme hakkını bir kişiden alıp çok kişiyle paylaşan, beraber omuz omuza çarpışıp bir ülkeyi kurtardığı halka itibarını iade eden, dost düşman herkesin gıptayla baktığı Türkiye Cumhuriyeti'ne babalık eden Atatürk'ü sonsuz saygı, minnet ve gururla anıyoruz. 100. Yaşımız kutlu olsun. Dileriz ki dünya da onun felsefesini benimser ve yine onun söylediği gibi “Yurtta sulh cihanda da sulh” dünya için geçerli bir düstur olur.

    devamını gör
    Can EDİBOĞLU
  • Atatürk, 15 Kasım 1937’de yirmi yıllık bir aradan sonra Diyarbakır’a gelir. Bir karşılama töreni istememiştir. Ancak O’nun geleceğini duyan halk çoktan Diyarbakır Garı’nın önünü doldurmuştur. Bu temsili karşılama töreninde bütün devlet yetkilileri vardır. O zamanlar Diyarbakır’da komiser olarak görev yapan büyükbabam Ethem Kopan da oğlunu alarak gitmiştir törene. Yani Atatürk’ü karşılayanlar arasında rahmetli babam Lütfü Kopan da vardır. On yaşındadır o tarihte. Ama bu karşılamanın her anı hafızasında yer etmiştir. Çocukluğumda bu karşılamanın anılarını defalarca dinlemişimdir babamdan. Ailenin bir kısmı Atatürk’ün babamın başını okşadığını, bir kısmı da sadece önlerinden geçip gittiğini söylerdi. Babam bu farklı görüşlere takılmadan sadece orada olmanın ne kadar gurur verici olduğunu anlatırdı bize. O’nu yakından görmüş olmanın heyecanı her anlatışında gözlerine yansırdı. O gurur ve heyecan babamdan bize mirastır. Bu topraklarda tam bağımsızlığa inanan bütün anne-babaların çocuklarına bıraktığı en güzel mirastır bu. Her Cumhuriyet Bayramı’nda olduğu gibi 100.yılda da o gururu, o heyecanı yaşıyorum. Atatürk, gerçekten babamın başını okşadı mı bilmiyorum. Ama tam yüz yıldır Cumhuriyetimizin kazanımlarıyla, değerleriyle ve çizdiği yol haritasıyla hepimizin başını okşamaya devam ediyor. Cumhuriyet çocuğu olmak, bir idealin başınızı okşadığını bilmek. O ideal bize yüz yıldır bilimsel düşünceyi işaret ediyor. O ideal bize yirminci yüzyılın başından beri dil, din, ırk gözetmeksizin birlikte yaşamanın mümkün olduğunu anlatıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk hakları, doğa bilinci, hayvan hakları ve daha fazlası, cumhuriyet bilincinin önemli yapı taşları. O ideal bize sanatın hayatın kenar süsü olmadığını, aydın bir dünya görüşüne sahip olmak için en önemli değer olduğunu öğretiyor. Cumhuriyet 100 yaşında ve bütün varlığıyla çocuklarının başını okşamaya devam ediyor, edecek.

    devamını gör
    Yekta KOPAN
  • Bugün size bir vatandaş olarak duygu ve düşüncelerimi ifade etmek için bu mektubu yazıyorum. Cumhuriyetimiz, Türkiye'nin temel değerlerinden biri ve ulusal kimliğimizin önemli bir parçasıdır. İçinde bulunduğumuz bu dönemde, Cumhuriyetimize olan bağlılığımızı ve saygımızı ifade etmek istiyorum. Cumhuriyet, Türkiye'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilmiştir. O günden bu yana, Cumhuriyet, ülkemizin temel değerlerini ve prensiplerini temsil etmektedir. Laiklik, demokrasi, insan hakları, eşitlik ve özgürlük gibi değerler Cumhuriyetimizin temel taşlarıdır. Bu değerler, Türk milletinin birlik ve beraberliği için önemli birer rehberdir. Cumhuriyetimizin ilanının üzerinden geçen yıllarda, ülkemiz birçok zorluk ve sınamayla karşılaşmıştır. Ancak, her zaman bu değerlere olan bağlılığımız ve milli birlik duygusu sayesinde bu zorlukların üstesinden gelmişizdir. Cumhuriyet, milletimizin birlik ve beraberliğinin bir sembolüdür.

    devamını gör
    Harun ÇALIŞKAN