ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Cumhuriyetimizin 100. Yılı ne muhteşem bir tarih. Bazen diyorum ki 10. yılında da olabilseydim de o muhteşem marşları bağıra bağıra söyleyebilseydim. Ama ne mutlu ki bugün de bu heyecanı hissedebiliyorum. İlkokulda ve sonraki tahsil dönemleri ve takip eden yıllarda bu bayramı heyecanla, sevinç ve gururla kutlardık. O büyük kumandan ve devlet adamı Atatürk nasıl da Anadolu’nun bağrındaki halkın muhteşem özverisi ve yeteneklerini bilerek, onlarla ve çok değerli silah arkadaşları ile birlikte mücadele vererek ebediyen yaşayacak laik ve demokratik Cumhuriyeti kurdu. Ne mutlu bize. Halen genç, yaşlı, erkek, kadın, çocuk, herkes damarlarında bu heyecanı ve olguyu taşıyor. Bu bir doldurma havuz değil, bu duygu bir şelale, ebediyen akacak. Yaşasın ebediyen nice nice yüzyıllara ulaşacak Cumhuriyetimiz. 100. yaşı kutlu olsun. Mutluyum, çok mutluyum.

    devamını gör
    Fatma Leyla AYTULUN
  • Hakim hanım kararı yazdırırken bakıştık seninle. Yirmi yıllık evlilik bitmiş. Çocuklarım benimle artık, bekarım. Sınavı nasıl kazandığını anlatıyor Defne. Elif, Tıp Fakültesinden gelecek sene mezun olacak. Babası ne zor ikna olmuştu. Eda konservatuarda. Yarın tiyatroya gideceğiz. Oyundan önce Nurhan'ın resim sergisini gezeceğiz. Durunun keman ezgileri eşlik edecek bize. Akşam trafiğinde ambulans şoförü kadın takıldı gözüme. Endişeli hali gitmiyor gözümün önünden. Oy pusulamızı getirmiş muhtarımız Hülya Hanım. Seçimler yakın. Maçta yine harikaydı kızlar. Dünya şampiyonu olduk. Ve yine sen. Dünüm, bugünüm ve yarınım hep sen. Evimde, sokakta, işyerimde, yolumda, dansımda, sohbetimde hep sen! Seçiyorum, seçiliyorum! Yönetiyorum, öğretiyorum, tasarlıyorum, ulaştırıyorum, onarıyorum, tedavi ediyorum. Kadınım! Seni her an saygı, sevgi, özlem ve minnetle anmamam mümkün mü? Barış içinde, huzurla, özgürce aldığım her nefesi sana ve en büyük eserine borçluyum. İyi ki sen! İyi ki ve yaşasın Cumhuriyet.

    devamını gör
    Elif VARLI
  • Yüz Yaşını kutladığımız bu günlerde hem Cumhuriyet’e her gün artan bağlılığım ve hayranlığımı anlatmak, hem de gelecek nesillere duygu ve düşüncelerimi aktarmak isterim. Bundan 100 yıl önce, dışardan bakan biri, savaşlardan bitap düşmüş, yoksun ve harap bu topraklarda tam bağımsız, çağdaş uygarlık düzeyini hedefleyen bir Cumhuriyet kurulacağını; bu genç Cumhuriyet’in, yüzyılların bitkinliğinden laiklik ve bilime inançla silkinip kurtulacağını; hızla kalkınıp, gelişip demokratik ülkeler ailesinin bir üyesi olacağını hayal bile edemezdi. Ama hayal edilemeyen, gerçeğimiz oldu. Ve bugün, gururla, kıvançla, geleceğe güvenle Cumhuriyet’imizin 100. yaşını kutluyoruz. Cumhuriyet’in 1923’ten bu yana, başta II. Dünya Savaşı, sonra Soğuk Savaş yılları, nice küresel kriz ve felaket yaşayan dünyamızda ayakta kalma, değişen koşullar ve yönetimlerle yaşama becerisinden dersler çıkarmamız gerekiyor. Daha da önemlisi, “bu yaşam enerjisinin sırrı, kaynağı ne?” diye sormamız gerekiyor. 100. Yaş Günü’nde, meydanlara, caddelere, sahnelere, sosyal medya platformlarına taşan çoşkulu kutlamaları izlerken bu sorunun cevabını şöyle verdim: Cumhuriyet’in 100 yaşına rağmen bitmeyen enerjisinin sırrı, sanırım, gençlerle arasındaki o hiç eksilmeyen, zayıflamayan ilişki; o hiç kopmayan bağ. Gençlerimiz Cumhuriyet’te gurur duydukları geçmişlerini, güvenle baktıkları yarınlarını görüyor, sönmeyen umutlarını, keşfedecekleri yeni dünyaların anahtarını buluyorlar. Cumhuriyet’le yaşadığımız ilk yüzyılımız birçok hayalin gerçeğe dönüştüğü, başarılarla dolu, olağanüstü bir dönem oldu… Vatandaşlıkta eşitliğin, kadın haklarının, sosyal adaletin, akıl ve bilimin, kısacası çağdaş medeniyete giden yolun kapılarının açıldığı; ekonomide, eğitimde, sağlıkta önemli mesafe aldığımız bir dönem… Şimdi önümüzde ilkinden çok farklı, yaşamsal krizler ve tehditlerle karşı karşıya yeni bir yüzyıl var. Bu aynı zamanda bilim ve teknolojide büyük sıçramalar eşiğinde olduğumuz bir yüzyıl. Cumhuriyet sayesinde, Türkiye’nin yeni yüzyılına kendimize güvenerek ve cesaretle başlıyoruz. Ancak özgüvenimiz önümüzdeki ciddi sınavları gözardı etmemize neden olmamalı. İklim krizinin doğamız ve tarımımızı vuran etkileriyle nasıl başa çıkacağız, yetkinlik üreten bir eğitim sistemi, liyakata dayalım bir yönetişim sistemini nasıl oluşturacağız, yaşlanan nüfusun zorladığı sosyal güvenlik sistemimizi nasıl reforme edeceğiz, sanayimizin yeşil dönüşümünü nasıl gerçekleştireceğiz? Ve bütün bu sorunlara çözüm ararken, dengelerin toptan değiştiği, yeniden kurulduğu dünyada kimlerle birlikte yürüyeceğiz? Bu kapsamlı sorulara cevap vermek sadece siyasetin yükleneceği bir sorumluluk değil, zaten olmamalı da. İş dünyası ve sivil toplum bu arayış seferberliğinin temel paydaşları olmalı. Artık hedefimiz, kökenleri, inançları, tercihleri ne kadar farklı olursa olsun insanlarımızın her birinin, ortak hayal ve ortak akıl peşinde koştuğu, geride kalmadığı, yoksunlaşmadığı, yoksullaşmadığı bir yüzyıl. İşte bu inanç ve duygularla, 100. yaşını kutladığımız Cumhuriyet’imize daha nice sağlıklı, huzurlu yaşlar diliyorum. Aynı zamanda 87. yıldönümünü kutladığımız Laiklik ilkesini, 78 yaşındaki çok partili Demokrasi’mizi de unutmuyorum. Bu üç “kardeş”in birbirinden güç alarak, sağlıklı gelişmesi bizi daha aydınlık yarınlara ulaştıracak.

    devamını gör
    Arzuhan Doğan Yalçındağ
  • Mavi gözlü bir komutan, beraberinde Türkiye'nin umutları, silah arkadaşları ve karşında bir dünya düşman. Bir an bile ürkmeden, vazgeçmeden, nice zorluklar ile yapılan fedakârlıklar, sonucunda ise armağan edildi bize bu vatan. Tıpkı o dönemde Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna tanık edenler gibi 100. Yılı'na bizzat şahit olmanın ve onu en güzel biçimde yaşatacak olmanın gururunu yaşıyorum. Evlatlarıma bırakacağım en büyük miras hiç şüphesiz Cumhuriyetimize sahip çıkmak olacaktır. Son sözlerimi Atamızın bir sözü ile bitirmek isterim "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır".

    devamını gör
    Milen Su BALCI
  • Cumhuriyetimizin ilk yüzyılını, birçok hayalin gerçeğe dönüştüğü, başarılarla dolu, olağanüstü bir dönem olarak geride bırakarak, yeni yüzyıla daha büyük hedefler, tükenmeyecek bir iyimserlik ve umutla başlıyoruz. Başarılarımızı kutlarken, onları kalıcı kılacak; yeni başarılar için hepimize ilham verecek fikirleri aramaya da devam ediyoruz. Yirminci yüzyılın başlarında, pek çok ulustan önce vatandaşlıkta eşitliğin, sosyal hak ve adaletin, laikliğin, akıl ve bilimin, modernleşmeyle çağdaş medeniyete giden yolun kapılarını açan Cumhuriyetimizi, özgürlük, refah ve mutluluğun çok daha arttığı, adilce paylaşıldığı bir yer olarak korumayı ve geliştirmeyi ortak sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Türkiye hiç kuşkusuz yeni ve güçlü hikâyelerin yaratıldığı son derece bereketli bir coğrafya üzerinde bulunuyor. Güçlü bir yeni hikâye konusunda bugün henüz tam olarak hayal ettiğimiz noktada olmadığımızı düşünebiliriz. Ama arayışımız da çabamız da içinden geçtiğimiz güç koşullara rağmen sürecek. Karşı karşıya olduğumuz koşullar nasıl olursa olsun, geleceğin bugünden çok daha iyi olacağına duyduğumuz inançla çalışacağız. Başarısını, “yarattığı toplumsal değer ile ölçen” kurucumuz Merhum Nejat Eczacıbaşı’nın inanç ve heyecanı, bugün de hepimizin “ruhuna canlılık ve ilham” veriyor. Türkiye’nin girişimcilik potansiyeline ve iyi yetişmiş insan gücüne dayanan bir atılımla, karşılaşacağı güçlükler ne olursa olsun, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında daha da ayrıcalıklı bir konuma gelebileceğine inanıyoruz. Geçmişte olduğu gibi, gelecek kuşakların da kendi başarı hikâyelerini yazmaya devam edeceğine koşulsuz bir güven duyuyoruz. Hayallerimize ve yeni başarı hikâyelerimize demokrasimizin ve ortak aklı aramayı mümkün kılan ifade özgürlüğünün güç ve cesaret verdiğini biliyoruz. Bu vesileyle bugün ülkemizin ulaştığı noktayı mümkün kılan başta Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları olmak üzere, Cumhuriyet hayaline ortak olmuş tüm paydaşlarımızı bir kez daha saygı ve minnetle anıyorum.

    devamını gör
    Bülent ECZACIBAŞI
  • Ben İstiklal Savaşımızın gazilerinden birinin torunuyum... Cumhuriyetimiz şu an 100 yaşında... Bunu başta cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’e, yani Atatürk’ümüze ve şehitlerimize borçluyuz... Ben şu anda 66 yaşındayım, cumhuriyetimizin 100. yılını görmekten çok mutluyum. İnşallah cumhuriyetimizin 150. yılını da görürüm... Tüm şehitlerimize ve Atatürk’ümüze Allah’ımdan rahmet diliyorum... Mekânları cennet olsun...

    devamını gör
    Hüseyin KILIK
  • İzciler ve izci liderleri olarak Cumhuriyet değerlerimizi koruyan, vatanını ve milletini seven, kendine ve yurduna faydalı gençler yetiştirmeye devam ediyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun. (Ankara İzcileri Derneği Adına...)

    devamını gör
    Emrah KASAL
  • Yaşasın Cumhuriyet!

    devamını gör
    Nurcan SERDAR
  • Sevgili Türkiye Cumhuriyeti, sana bu satırları birinci yüzyılını kutlamak ve seninle ilgili duygularımı paylaşmak için yazıyorum. Kendimi o kadar şanslı hissediyorum ki ilk yüz yyıl kutlamasına şahit olacağım. Şükranlarımı ;Cumhuriyeti bizlere büyük emeklerle bir yaşam biçimi olarak emanet eden başta Mustafa Kemal Atatürk ve ona eşlik eden, tüm emek veren asker,sivil büyüklerime sunuyorum. Ben Türkiye Cumhuriyetinin yetiştirdiği bir Cumhuriyet kadını olarak, seni koruyacağıma, savunacağıma, benden sonraki nesillere doğru aktaracağıma söz veriyorum. Kuruluştaki çizginden ayrılmadan, değerlerini kaybetmeden zamana uyarak, güçlenerek yaş alman en büyük dileğim. Nice kutlu, mutlu ve umutlu yüzyıllara. Saygım ve sevgimle

    devamını gör
    Nazlı AYKIN