ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Cumhuriyetimizin 100. Yılına ulaşmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. İlanı ile birlikte tarihimizde çok büyük bir çığır açan Cumhuriyet'in temelinde millet iradesi vardır. Büyük liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, dünyada faşizmin moda olduğu bir dönemde demokrasi hayal etmiş ve bunun için önce Meclis’i açmıştır. Ülkemizin işgali karşısında tek vücut olan halkımız, Atatürk’ün öncülüğünde kurduğu Türkiye Büyük Millet Meclisimizle destanlar yazmıştır. Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte, kurtuluşumuzun ve Cumhuriyetimizin önü açılmıştır. Dünya tarihinde milli mücadelesini yürüterek devletini kuran, kahraman bir Meclis’e sahip tek ülke olmanın gurur ve onurunu yaşıyoruz. Ben de özgürlük ve bağımsızlık ateşini tüm yurda yayan İlk Meclisin bu destansı hikâyesini Cumhuriyet'in 100. yılı şerefine kaleme aldığım İlk Meclise Yolculuk kitabı ile anlattım. Bize düşen kahramanlarımızın emaneti olan bu aziz vatanı ve Cumhuriyetimiz sonsuza kadar yaşatmaktır. Nice 100 yıllara...

    devamını gör
    Sefa Salantur
  • Cumhuriyet benim için kadın demektir. Kendimden biliyorum. Maraba bir babanın 1950'de doğmuş üçüncü çocuğuyum. Babam bizi zor koşullarda okuttu. Annem hiç okuma bilmezdi; babam ilkokulu onun bunun elinde okumuş. Bizleri de okuttu. Eğer Cumhuriyet idaresi olmasaydı ben de anam gibi olacaktım. Annemi "Kız çocuğu okumaz" diyerek okutmamışlar. Babamın olanakları olsaydı, ilkokul öğretmeni değil, daha yüksek mertebelerde olurdum. Cumhuriyet sayesinde ve Atatürk'ün devrimlerini içime sindirerek, köyde ilk okumayı öğrenen ve kadın öğretmen olan ben oldum. Atamızın ilkelerinden sapmadan bu yaşıma geldim. Cumhuriyet laiklik demektir. Cumhuriyet'in kuruluş döneminde bir asırdan beri devam eden medeniyet mücadelesinin kesin zaferi, Medeni Kanun ve laiklikle kazanılmıştır. Laiklik, Cumhuriyet'in temelidir.

    devamını gör
    Meryem ÖZDEMİR
  • Yaşasın cumhuriyet, yaşasın Atatürk. Bu güzel günü görebildiğim, yaşayabildiğim için çok şanslıyım. Bize emanet edilen bu vatan asla bölünemez, bizi biz yapan, güçlü tutan, âşığı olduğumuz bir çift mavi göz, vatan, bayrak, Atatürk sevgimiz yeter. Ey cumhuriyet sen hep yaşa. her daim atamızın hedefindeyiz. cumhuriyeti onlar kurdu yaşatacak da bizleriz. kolay gelinmedi buralara. nice savaşlar nice canlar verildi bu vatan için. bu vatan kolay kazanılmadı. Her daim de yaşatılacak. Sönmeyecek ışığımız, umudumuz, geleceğimiz. Her gün daha da güçleneceğiz. Bitmesin, koca nesiller boyu sürsün bu sevgi. Nice yüzyıllarımız olsun. 150-200 yıl, ömür yetse de görsek o neşeleri. Parlasın gökteki hilal ve yıldızım, sönmesin ışığım. Dalgalansın güzel bayrağım. Bitmesin bu denli coşkulu sevgi, sürsün sonsuza dek. YAŞASIN CUMHURİYET, YAŞASIN ATATÜRK, YAŞASIN TÜRK MİLLETİ. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE. 

    devamını gör
    Nehir ATABAY
  • Yeni yüzyıla umutla başlıyoruz. Bizi ikinci yüzyılımıza taşıyan Mustafa Kemal Atatürk ve onun ülküsünde birleşenlere selam olsun, hepsine minnettarız. Umarım bizler de üstümüze düşen görevleri başarıyla yapıp bu emaneti nice nesillere aktarırız. Her zaman devrimci ve ilerici olmak zorundayız.

    devamını gör
    Prof. Dr. Refik TANAKOL
  • BENİM İÇİN CUMHURİYET Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yaşında, 21 yaşında üniversite öğrencisi bir genç olarak Cumhuriyet’i düşündüğümde, aklıma gelen ilk kelimeler eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi. Mustafa Kemal Atatürk’ün ve yoldaşlarının kurduğu Cumhuriyet’e, ilkokuldan anımsadığım ilk törenlerden beri her zaman büyük bir minnet ve bağlılık duyarım. Hayallerimden vazgeçmemeyi, her zaman iyilik ve gelecek için mücadele etme cesaretimi Cumhuriyet’e borçlu olduğumu düşünüyorum. Ülkemiz Cumhuriyet tarihi boyunca zorlu dönemler görmüş olsa da bu toprakların halklarının hayatları her zaman dayanışmayla, omuz omuza mücadele ederek geçti. Otizmliyim, hafızam birçok insana göre daha kuvvetlidir. Belki de bu yüzden adalet arayışının da barış mücadelesinin de, birlikte yaşayabilme talebimizin ve özgürlük ihtiyacımızın da nasıl hiç azalmadan devam ettiğini hayatım boyunca çok farklı olaylardan anımsıyorum. Ben bu ülkenin geleceği için çok endişelenen ama sözünü söylemekten hiç sakınmayan milyonlarca gencinden sadece biriyim. Şimdi, tarihimizin en karmaşık dönemlerinden birini bitirmek amacıyla, Cumhuriyet’in biz vatandaşlara sağladığı eşit haklara ulaşmak için dayanışma ve özveriyle yan yana, omuz omuza geleceğimizi kurmak bence 100 yaşına ulaşan Cumhuriyet’e verebileceğimiz en güzel hediye olacak. 14 Mayıs 2023’te bir vatandaş olarak ilk kez oy kullanacağım. Ayrımcılıktan uzak bir sosyal yaşamda, özgür, eşit, demokratik, adil ve barış içinde bir Türkiye Cumhuriyeti hayalimiz için her zaman mücadele etmeye devam edeceğime söz veriyorum. Yaşasın Cumhuriyet!

    devamını gör
    Nâzım Özgün AFŞİN
  • Sevgili Cumhuriyet, Sana minnettarım! Sana baktığımda neler görüyorum biliyor musun? Ataların önemini, geleneğin gücünü, mayanın belirleyiciliğini ve nicelerini. Sen kimlerin mirasısın? Biz kimlerin temsilcileriyiz? Çok güzeliz çok… Tarihimizle, bugünümüzle, DNA’mızla çok güzeliz. Evet kabul bazı şeyleri elimize yüzümüze bulaştırdık, bazı işlerde çuvalladık ama biliyor musun hep yeniden başladık ve geleceğimize yürümeye devam ettik. Takılıp kalmadık hiçbir realitenin içinde. Senin sofrandan şampiyonlar çıktı, bilim insanları çıktı, sanatçılar çıktı. Senin için çalışan, senin değerlerinle yaşayan, seni geleceğe taşıyan milyonlarca insan çıktı. Senin sokaklarında âşık olduk, senin sokaklarında boylarımızı uzattık, senin sokaklarında oyunlar oynayıp senin sokaklarında şen kahkahalar attık, çok ama çok güzel şarkılar çaldık sokaklarında. Bil ve kıvanç duy! Ben biliyor ve bizimle kıvanç duyuyorum. Ey kendini gerçekleştirmelerin Cumhuriyet’i! Bil, ebediyet makamı seninle… Biz, seninle!

    devamını gör
    Serda Kranda KAPUCUOĞLU
  • Canım atam seni göremesem de her zaman kalbimdesin seni çok seviyorum yürüdüğün bu yoldan ilerleyeceğim. Ne Mutlu Türk'üm diyene.

    devamını gör
    Emir ÇOLAK
  • Sevgili Cumhuriyet 100 Yılını ayrı bir coşku ve sevinçle ülkece kutluyoruz. Okulda sınıflar süslenir evde bayrak asılır. Atatürk'ün emanet ettiği Cumhuriyet'e Türk Milleti olarak hepimiz çok iyi bakıyoruz.

    devamını gör
    Azra BATKİN
  • SEVGİLİ CUMHURİYET, Her şeyden önce resmiyetten uzak, “sevgi”yi içeren bir hitapla mektubuma başlamış olmamın yadırganmayacağını umuyorum. Eskiden olsa, mesela üniversiteli bir genç kadın olarak ben, yadırgardım bunu mutlaka. Ne de olsa Cumhuriyet 23 Nisanlarda okunan şiirler, 19 Mayıslarda söylenen marşlar, 1 Kasımlarda bir dakikalığına duruveren hayatlar, 29 Ekimlerde asılan bayraklardı. Çocukken aşkla kapıldığım, ergenlikten itibaren kaçındığım, bugünse devlete bağlılığın yüzyıl öncesine ait biçimsel dışavurumu olarak yorumladığım seremoniler. Oysa biçimsel olanın çok ötesinde, Fransızların ilk kez “özgürlük, eşitlik ve kardeşlik” olarak tarif ettiği vatandaşlık ilişkisiydi Cumhuriyet. Bugün ailemin kadınlarından başlayıp dedeme doğru giden kişisel hayatlarımızın tertibi, hayatın belki de ta kendisi…. Sevgili Cumhuriyet, sen ilan edildiğinde dedem on altı yaşındaymış. Bayramlarda ve okul tatillerinde Ankara’dan yola çıkıp sekiz saatlik otobüs yolculuğunun ardından elini öptüğümüz Ali Dedem. Okuma yazmayı askerde öğrenen dedem, içine doğduğu hayatla yetinmemiş, köyünden çıkıp nüfusuna kayıtlı olduğu ilçede esnaflık yapmaya başlamış bir adamdı. Çocukluğumun ilk sekiz yılını (kesik kesik de olsa) yanında geçirdiğim bu dedeyi ben bayramlarda avucumuza konan harçlıklarla, kesekâğıtlarındaki leblebi ve lokumlarla hatırlasam da onun belleğimdeki en canlı hali üniversiteyi kazandığıma sevindiğini gizlediği andır. Kız çocuklarının on beş yaşına gelmeden evlendirildiği ilçede, kızını, yani teyzemi önce liseyi bitirmesi, ardından da tıp okuması için büyük şehre gönderen ve sonrasında onun doktorluğuyla övünen dedem, çevresinde çocuklarını ilk okutan adam olarak bilinir. Üniversiteyi kazandığımı ziyaretine gittiğimiz o yaz öğrendiğinde, sevincini ve yaşaran gözlerini fötr şapkasının altına gizlemişti. Bugün biliyorum ki onun bu sevinci Cumhuriyet’le idare edilen bir ülkenin kazanımıydı. Çünkü çocuklarının başka ufuklara açılmasına engel olmaması, onlara destek olması kişiliğinden kaynaklansa da, bu kişiliği destekleyen, ona yön ve imkân veren yine kanunlardı. Kadını erkeğe, insanı insana eşit kılan, ülke vatandaşına seçme ve seçilme özgürlüğünü tanıyan Cumhuriyet kanunları. İşlettiği bakkal dükkânında şehirden getirdiği malları satarak çocuklarını okutan, bir kızının doktor, iki kızının memur, oğlunun öğretmen olmasıyla övünen dedem, kız torununun üniversiteyi kazandığını öğrendiği yıl hayata gözlerini yumdu. Onun sevincini altına gizlemeye çalıştığı o fötr şapka bana kaldı. İlginç olan şu ki: Dedemin Cumhuriyet kanunlarıyla birlikte alışkanlık haline getirdiği bir şeydi şapka takmak ve ben bir üniversiteli olarak Cumhuriyet’i korumaya yönelik resmi kutlamalara, biçimsel söylevlere karşı dudak bükerken, aynı anda Ankara’da, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin koridorlarında dedemin bu şapkasıyla dolaşıyordum. Yaşasın Cumhuriyet! Dedemin şapkası hâlâ bende.

    devamını gör
    Menekşe TOPRAK