
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Cumhuriyet’in 100. Yılını kutlarken gururluyuz ve umutluyuz. Gururluyuz çünkü senin Türk milletine öğrettiklerin, aktardıkların evrensel değerlerdi. Çalışmayı, azmi, birlik bilincini, eşitliği, adilliği, araştırmanın ve sorgulamanın önemini öğrettin, belki de yeniden hatırlattın milletine. Kim olduğumuzu, damarlarımızda akanın asil bir kan olduğunu, kendimize inanıp güvenmemiz gerektiğini defalarca hatırlattın bizlere. Bugün bu topraklarda çalışan, üreten, merakla sorgulayan ve her daim öğrenmeye istekli bir kadın ve aynı zamanda anne isem, özgürce kimseye hesap vermeden hayatımla ilgili kararları kendim alabiliyorsam eğer, hepsi senin sayende gerçekleşmiştir. Sana olan minnetimizi her imkânda dile getirmek ve bu vatanın gelişimine katkıda bulunmak, üretmek bizim boynumuzun borcudur. Atatürk bilinci her daim yaşayacak ve bizler tarafından yaşatılacaktır. Nice 100 yıllarımız kutlu olsun!
devamını görLeyla DEMİRKAN
100. yaşın kutlu olsun Cumhuriyet'im! Bilsen ne güzel seni yaşamak, seninle yaşamak, seninle yaşlanmak! En sevgilinin emanetisin, en sevdiklerimize emanetimiz.. Çok yaşa! Nice 100 yıllara!
devamını görYaprak CAN
“İSTİBDATTAN KURTULMALAR” CUMHURİYETİ
devamını gör
Annem 99 yaşında vefat etti. Yürümekte güçlük çektiği son bir iki yıl dışında, her yıl Cumhuriyet Bayramlarında Bağdat Caddesi'ndeki fener alaylarına katılır, büyük bir heyecanla elindeki bayrağı sallayarak 10. Yıl Marşı’nı söylerdi. Annemin bu heyecanı haksız değildi. Cumhuriyet'in kuruluşuna tanıklık eden bir kuşaktan olmanın verdiği coşku yanında, Cumhuriyet sayesinde yüksek öğrenim yapmış, meslek sahibi olmuş, kendi yaşamıyla ilgili kararlarını veren, oy hakkı bulunan, sivil toplum kuruluşlarında etkinlikler yapan bağımsız bir birey olarak yaşamıştı.
Cumhuriyet bir bağımsızlık savaşının, büyük bir zaferin ürünü. O nedenle de çok heyecanlandırıcı. Böyle olduğu için, bu zaferin başkomutanı Atatürk aynı zamanda Cumhuriyet'in de kurucusu olmuş, köklü devrimler yapabilmiş, bunları topluma benimsetebilmişti.
Ancak, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarından sonra demokratik Cumhuriyet düşüncesi gelişemedi. Cumhuriyet kapsayıcı, çoğulcu, katılımcı, eşit yurttaşlığa dayanan, insan haklarına saygılı, hukuk devletinin geçerli olduğu bir demokrasiye dönüşemedi. Tersine, farklı kimliklere yer açmayan, tek tip insan yaratmaya yönelen, muhalefeti meşru görmeyen, bir rejim oldu.
1950 seçimlerinde dokuz yaşındaydım. Demokrat Parti'nin iktidara gelişinin evde nasıl bir sevinç uyandırdığını anımsarım. Tek parti istibdadından kurtulmuştuk.
1950’lerin sonunda işler tersine döndü. Demokrat Parti’nin baskıcı politikaları bıkkınlık getirmişti. Tahkikat Komisyonu, Vatan Cephesi, cezaevlerine atılan gazeteciler. 1960 yılında lise son sınıftaydım. “Menderes istifa” sloganlarıyla sokaklarda yürüyen gençler arasındaydım. 1960 darbesi bizim evde sevinçle karşılandı. Demokrat Parti istibdadından kurtulmuştuk.
Derken 12 Mart muhtırası, arkasından 12 Eylül darbesi. Baskılar, işkenceler, idamlar. 1983 seçimlerini askerlerin destekledikleri parti değil, Özal’ın partisi kazanınca sevinmiştik.
12 Eylül rejiminin istibdadından kurtulmuştuk.
Bir aydan az bir zaman sonra seçimler var. AKP’nin tek adam rejiminin istibdadından kurtulup kurtulamayacağımızı seçim sonuçları gösterecek. Bir kere daha özgürlüğe kavuştuğumuz için sevinecek miyiz?
Bu deneyimlerden çıkarılacak iki sonuç var: Birincisi, 100 yıllık Cumhuriyet tarihinin bir özgürlük mücadelesi tarihi olduğu ve bu mücadelelere karşın demokratik bir Cumhuriyeti kurmakta yetersiz kaldığımız. İkincisi ise, istibdattan kurtulmanın demokrasiyi inşa etmek için yeterli olmadığı, demokrasinin kurulması için ayrı bir süreç gerektiği.
Önümüzdeki seçimlerde iktidar değiştiği takdirde, “istibdattan kurtulma” kısırdöngüsünü kırmak için önümüzde Cumhuriyet tarihinin en önemli fırsatı var.
Demokrasinin bütün kurumlarının çöktüğü bir ülkede, demokrasiyi sıfırdan inşa etmek gerekecek. Bunun için “Nasıl bir demokrasi” tartışması yapılmalı. Demokrasiyi bu kez sağlam temeller üzerinde yeniden inşa edebilirsek istibdattan kurtulma bayramları yaşamaktan kurtulabiliriz.Rıza TÜRMEN
Canım kızım, umarım hayatındaki tüm neşeli, sevinçli günlerin gülüşündeki güzel hallere bürünür. Hep birlikte nice güzel yüz yıllara.
devamını görSerhat DÖNMEZ
Cumhuriyet 100'üncü yılında inşallah CHP iktidarında çok mutlu bir ülke olacağız ben buna inanıyorum. Her şey çok güzel olacak. Abidin Cem Güner
devamını görAbidin Cem GÜNER
Ata’m Cumhuriyet'i 100. yılına getirebildik. Senin ikinci savaşının ne ile olduğunu görebilmenin onurunu ve sorumluluğunu taşımaktayım. Ülkemizin her geçen gün güçlenmesini, kutuplaşmaların bitmesini, bilimde-eğitimde-sanatta/kültürde-sporda-ekonomide-tarımda ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üstünde tutabilmeyi ve gençlere verdiğin vazifeyi hem yerine getirebilmeyi hem de arkadan gelenlere aktarabilmeyi diliyorum. Ölüsün doğru, fakat öldüğün hiç belli olmayacak Ata’m. Seni unutturmamaya, kurduğun cumhuriyeti ilelebet yaşatmaya, ülkeyi cennet olarak korumaya yeminle!
devamını görÖznur YOLAÇAN
Sevgili Cumhuriyet, 100 yıl önce göze göz, dişe diş kuruldun. Yaşadığın onca şeye rağmen ilk günkü gibisin. Kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi "Türk genci, devrimlerin ve Cumhuriyet'in sahibi ve bekçisidir." Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir. Her şeyden önce Türkiye dediğimiz, bir gün olsun vazgeçmediğimiz istiklale tutkun, istikbale hazır Türk gençlerinin içindeki bu sevgi hiç bitmeyecektir. Sana söz, Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır. Saygılarımla...
devamını görBurcu EKEN
Her yıl olduğu gibi bu yıl da apayrı bir coşku ve neşeyle kutlayacağımız Cumhuriyet Bayramımızı sindiremeyen Eeyyy iç ve dış mihraklar, 100 yıl boyunca yok edemediğiniz ve 100 yıllarca da yok edemeyeceğiniz nice Cumhuriyet Bayramı kutlayacak isteseniz de istemeseniz de bu neslimiz, Kuşağımız...NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE... Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti Devleti...
devamını görMehmet ÜNLÜ
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları sizleri minnet ve dualarla anar bize bıraktınız bu vatan için size minnettar ve bu vatanı şerefli bayrağımızı korumak bizim en değerli görevimizdir. Rahmetle anıyoruz.
devamını görMuhammed Beyazıt YILDIZ
