ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Atatürk'üm dosta cennet, düşmana cehennemi yaşatmayı bildi. Yolu yolumdur, ne mutlu izinden gidene...

    devamını gör
    Orçin GÖKDEMİR
  • Aziz Atam, İyi Ki Cumhuriyet'i ilan etmişsin. Sen Olmasaydın Biz Ve Bizler Olamazdık Diye Düşünenler Binler, Yüzbinler Ve Daha Fazlası. Her Geçen Gün, Öğretilerin Daha Da Anlamlı Ve Gerçekçi Olduğuna İnancımız Kuvvetlenerek Büyüyor. Sana Minnettarım ATAM.(SEVDANIN YAMACINDA KİTABININ SAHİBİ)

    devamını gör
    Ahmet ZAFERTEPE
  • Bu ülkenin, bu toprağın evladıyım ben. Efelerin evladı. Paşamın evladıyım. Gazimin evladıyım. Atatürk’ümün evladıyım. Ayak bastığın bu yerde daim Türklüğümle, sonsuza dek Türk kanımla senin izinden gideceğime ant içerim. Halkımın Cumhuru. Yolundan gideceğim üzere en derin sevgim, özlemim ve saygımla... Türk oluşumuz cihanlara muteberdir. 

    devamını gör
    Fulya M
  • İzmir’in bir kıyı kasabasında, asırlık bir zeytin ağacının gölgesinde yazıyorum bu mektubu sana… Ben o günleri görmedim ama o gördü. Ondan mıdır bilmem, Cumhuriyet’e mektup yazıyorum dediğimde, bir yel esti ve avuçlarıma zeytin dalı düşüverdi. Barışın simgesi zeytin dalı. O an anladım. Cumhuriyet, barıştı. Cumhuriyet karanlığı aydınlığa taşıyan bir güneşti. Bağımsızlık Türk Milletinin karakteriydi ve tarih boyunca hep bir şekilde küllerimizden tekrar tekrar doğmayı bilmiştik. Ama seçtiğimiz yönetim şekilleriyle hep acıyla son bulan bir destanın parçası olmaktan kaçamamıştık. Neyse ki; bu makûs talihimizi değiştirecek kahraman içimizdeydi. O aydınlığa bakan masmavi gözleriyle Türkün karakterine uygun, bizi ilelebet yaşatacak yönetim biçimini ilan etti. CUMHURİYET… Cumhuriyet sen, benim atalarımın kanı, benim ve nesillerimin nefesisin. Sen, benim karakterimsin. 100. Yılın kutlu olsun. Bu yüz yaşında bedenimle, diğer yüz yaşlarında ruhumla gülümseyeceğim sana. Nice yaşlara…

    devamını gör
    Gül KABACAOĞLU
  • Cumhuriyet mektubumu 2 yaşındaki kızım Eylül’ün ilk defa "Cumcuyet":)’ dediği gün yazıyorum. 100 yaşına bastın bu sene. Büyük anneannelerimizin, büyük babaannelerimizin, dedelerimizin; annemlere, babamlara miras bıraktığı Cumhuriyet'i ilerletme sırası bizde, bizden sonra ikinci yüzyılında kızımızda ve gelecek nesillerde. Cumhuriyet özgürlük, eşitlik, çağdaşlık, kız çocuklarının okuması demek... Her geçen gün değerini daha çok anlıyor, varlığını bir o kadar arıyoruz. Bana, aileme, en önemlisi kızıma kazandırdıklarından, sunduğun imkânlardan dolayı minnettarız. Cumhuriyet kadınları olarak daima senin değerlerine sahip çıkacağız. Kızımla birlikte kutlayacağımız daha nice bayramlara! Cumhuriyet ışığımız hiç sönmesin. Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğiz… 

    devamını gör
    Tuba Şentürk KARABEYLİ
  • Cumhuriyetin değerlerini 100. Yılda yıprandığını ve kaybolduğunu düşünüyorum laiklik demokrasi kurulan sınayi ve kalkınmaya yönelik maddi değerler kadın hakları vs vs vs bir bir elimizden kayıp gidiyor cumhuriyetin ilk yıllarındaki alım gücüne ve hayatımızı devam ettirme durumundayız maalesef fakültelerinde bitirsek bir kaç yabancı dile sahipte olsak hem kendimiz hemde ailemiz hemde ülkemiz için istediğimiz verimliliğe ve maddi güce sahip olamıyoruz bizden sonra geleceklere bize bırakılan cumhuriyet değerlerini ve verdiklerini maalesef bırakamıyoruz diye düşünüyorum yine de ben Atatürk cumhuriyeti için çalıştım ve aklımın ereceği yaşıma kadar çalışmaya devam edeceğim

    devamını gör
    Melek DÖNMEZ
  • İnsan “ben neyim” diye sorduğunda bize ne demek istemektedir? On milyarlarca insan doğup ölerek ne gibi bir boşluğu doldurmuşlardır? Onların amacı bugün yaşayan bizleri doğurmak mı olmuştur sadece? Hayır, insan var olduğu ilk günden bu yana hep varoluşunu sorgulayarak kendisi için bir anlam talep etmiştir. Elli bin yıl ve bin yedi yüz nesil boyunca dil kullandık. Her insan kendi varlığını kendine mesele ederek kendine bir anlam kırıntısı çıkardı ve onu ortak benliğine aktardı. “İnsan yaratısı” dediğimiz şey üst üste yığılarak yapılır, gecekondularda her sene çıkılan bir kat gibi… İnsan kırıntılardan ekli bir anlamlar bütünüyse o anlamlar yapısında Cumhuriyet son kattır. İnsan biyolojik olarak insan olduğunun birinci gününde psikososyal olarak insani olmamıştır. Biyolojik insan bütünsel bir süperorganizma gibi hareket eder. Birbirini doğurur, birbiri için besin verir, kan verir, organ verir, biri öteki için ölür. Psikososyal olarak da insan, her aşamada bir damlacık kadar da olsa var olduğunu hissettiği, ona katkı verdiği, ona dayandığı büyük ve bütünsel bir “ortak benlik” varoluşu içinde insani olur. Nasıl biyolojik insan kendi bedeninde her organ ve hücrenin vazgeçilmez katkısıyla bir homeostazi (içsel denge) kurarsa ortak benliğin kendini tek tek bireyler ve toplumsal düzeyde insani olarak en iyi ve gerektiği gibi var ettiği homeostatik yönetsel düzen de cumhuriyettir. Cumhuriyet var olmak için hem bir toplumsal homeostaziye gereksinim duyar hem de var olduktan sonra toplumda onu sağlar. Cumhuriyetle toplumda içsel denge sağlandıktan sonradır ki, tek tek her insanın önü açılır ve her bir insan psikososyal olarak insaniyet kazanmak güç ve bilgeliğine kavuşur. Düşünen, özellikle de kavramsal olarak düşünen varlıksa insan, insani olmak ne anlama gelir? İnsani olmak erdem sahibi olmak demektir. Peki erdem sahibi olmak ne demektir? Aristoteles’ten öğrendik ki, erdem sahibi olmak demek, doğuştan getirerek değil de daha çok kendini eğiterek insana ve insanlığa karşı iyilik yapmak yeteneği kazanmak demektir. Eğer Cumhuriyet bizi insani, dolayısıyla erdemli yapıyor ise Cumhuriyet’in olmadığı, tek tek insanların özgürce önlerinin açık bulunmadığı ülkelerde toplumda hatırı sayılır bir oran ve yoğunlukta erdem sahibi insana rastlamak imkânsız değilse bile güçtür. Erdemler az değildir ama çok da değildir, saymakla biter: Alçakgönüllülük, nezaket, saflık, mizah, aşk, itidal, sadakat, cömertlik, merhamet, basiret, cesaret, adalet, minnet, bağışlama, sadelik, hoşgörü ve iyi niyet. Bir toplumun bunlardan yoksun değilse bile fakir olduğunu düşünebiliyor muyuz? Erdemini yitirmiş bir toplum sosyal bir çöl haline gelmiş demektir. Erdemler her zaman tekil olarak geliştirilirler ama kişiler birbirini etkiledikçe çoğul hale gelirler. Tekil olarak erdemli hale gelmek için kişinin, kendine dayalı olarak kendi geleceğini kurabilecek sosyal bir ön açıklığına sahip olduğu algısını kesintisiz taşıması gerekir. Erdemin çoklu olması, açıkçası bütün bir toplumun erdemli hale gelmesi için de tek tek kişilerde sosyal olarak bir yan açıklığı, yatay ilişki özgürlüğü algısının bulunması gerekir ki, her tek erdemli kişinin erdemini aktarabileceği ve karşıdakinin erdeminden yararlanabileceği özgür bir ilişki ortamı oluşabilsin. Bütün bunları bize cumhuriyet sağlar. Onun için Atatürk “Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” demiş ve eklemiştir: Cumhuriyet fazilettir. Erdeminizi, insaniliğinizi ve giderek insanlığınızı kaybetmek ve onları kaybetmiş başka insanlarla bir arada yaşamak istemiyorsanız cumhuriyetinizden vazgeçmeyiniz.

    devamını gör
    Tahir Musa CEYLAN
  • 1923-2023 büyük bir destan bıraktı Türk milleti. Bağımsızlığı için, esaret altında yaşayamayacağını 1923'de kanıtladı. 2023'de perçinledi. Türklük felsefesini yaymak için daha çok çalışıp daha çok üreteceğiz. Ne mutlu Türküm diyene.

    devamını gör
    Kenan ZEYREK
  • Bugün size bir vatandaş olarak duygu ve düşüncelerimi ifade etmek için bu mektubu yazıyorum. Cumhuriyetimiz, Türkiye'nin temel değerlerinden biri ve ulusal kimliğimizin önemli bir parçasıdır. İçinde bulunduğumuz bu dönemde, Cumhuriyetimize olan bağlılığımızı ve saygımızı ifade etmek istiyorum. Cumhuriyet, Türkiye'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilmiştir. O günden bu yana, Cumhuriyet, ülkemizin temel değerlerini ve prensiplerini temsil etmektedir. Laiklik, demokrasi, insan hakları, eşitlik ve özgürlük gibi değerler Cumhuriyetimizin temel taşlarıdır. Bu değerler, Türk milletinin birlik ve beraberliği için önemli birer rehberdir. Cumhuriyetimizin ilanının üzerinden geçen yıllarda, ülkemiz birçok zorluk ve sınamayla karşılaşmıştır. Ancak, her zaman bu değerlere olan bağlılığımız ve milli birlik duygusu sayesinde bu zorlukların üstesinden gelmişizdir. Cumhuriyet, milletimizin birlik ve beraberliğinin bir sembolüdür.

    devamını gör
    Harun ÇALIŞKAN