
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Herkesin kimseye anlatmadığı rüyaları vardır. Güç aldığı…Ben ara ara rüyamda Atamı görürüm. Hiç değişmez karşılaşmamız, o en şık haliyle masada oturuyordur, beni görünce ayağa kalkar tüm zarafetiyle…Aman Atam derim estağfurullah. Hemen suratı değişir. Sen kahraman Türk kadınısın, sen kendine ne değer verirsen insanlar da sana o değeri verecek. Sen bir yere girdiğinde aklınla, bilginle, ışığınla her yeri aydınlatacaksın. Herkes elbet ayağa kalkacak, gülümseyeceksin. Ağlayıp sarılmak isterim, o dansa davet eder beni. Kurban değilsin, damarlarındaki asil kanı hatırla… Ne zaman düşsem, yapayalnız kalsam, imkânsız deseler, kadınım diye küçümsemeye kalksalar ya da sahnede bir oyuncu olarak yorgunluktan bacaklarım titrese, çaresizlikten sesim kısılsa Atam kulağıma fısıldar, “Kalk ayağa!” Yeniden yeniden ayağa kalkarım. Cumhuriyet, inancın, tutkunun, pes etmemenin mucizesidir. Yine dünyaya gelecek olsam, yine senin evladın olarak gelmek isterdim. İlelebet.
devamını görZeynep ÖZYAĞCILAR
Canım Atam, Emanetin olan Cumhuriyet 100 yaşında! Sana minnettarız. Görevimiz Cumhuriyetimizi koruyup kollayacak nesiller yetiştirmek. Aydınlık geleceğe koşan çocuklarla nice 100 yıllara.. Sevgi ve minnetle..
devamını görŞeniz Aşık KILIÇOĞLU
“Dahili ve harici bedhahlar” seni yaşatmak ve kurucu ilke ve değerlerin doğrultusunda seçimler yapmak konusunda sorumluluğumuzu ve kararlılığımızı artırıyor. Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti idealine sahip çıkacağız; “Yurtta sulh cihanda sulh” için çaba göstereceğiz.
devamını görÇiler ÇOLAKOĞLU
Seni görmeden sevmek, seni varlığınla anlamamdan kaynaklanıyor... Çok özlüyorum; bu özlemimi bir yas olarak yaşamayacağım; vatanım ve milletim için en iyisini yaparak varlığım ile seni gururlandırarak bastıracağım. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı...O kadar gururluyum ki! Hem yüzyıllık olaya tanık olduğum hem de soylu bir kana sahip olduğum için... İleri, daima ileri...
devamını görSümeyye Meydan
Senin naçiz vücudun toprak olalı 85 yıl oldu. Bu ülke, ilelebet payidar kalacak dediğin Türkiye Cumhuriyeti, bir asrı geride bırakıyor Atam. İlan edildiği günden itibaren zorluklarla mücadele etmiş olan cumhuriyetimiz ve insanları gözü pek bir şekilde tüm azim ve kararlılığını kanının son damlasına kadar göstermiştir, göstermeye devam edecektir. Beni görmek demek yüzümü görmek değildir, fikirlerimi, duygularımı hissediyorsanız bu kâfidir demiştin. Dedelerimizden torunlarına süregelen bu fikriyat ve hissiyat bizlerden gelecek nesillerimize de şüphesiz süregelecektir. İçimizde ve dışımızda bu ülkeyi tehdit edici unsurların başı eninde sonunda tamamen ezilecektir. Bulunduğumuz durumdan daha ileriye, senin gösterdiğin yoldan akıl ve bilim yolundan gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir neferi, senin de bir askerin olarak, açtığın yoldan gösterdiğin hedefe durmadan ilerleyeceğime ant içiyorum.
devamını görDoğukan BABACAN
Siyah beyaz yaşadığımız bir hayatı, umut ışığınla aydınlattığın bu zorlu yolda, bir ulusa kararlılığın ve azmin sayesinde bu büyük şanlı bayramı armağan ettiğin için sana sonsuz bir minnet borçluyuz Atam! Dünya nice zaferler görse de, bu kadar imkânsızlıklar içinde küllerinden doğan, olmazı olduran başka bir millet görmemiştir. O derin mavi gözlerindeki istikrar, bugün bu milletin istiklali olmuştur. 100. Yıl coşkusunu kendi memleketimizde gurbetçi gibi kutlamak bize yakışmaz; sen rahat uyu, senin izinden bir gün olsun ayrılmayan çocukların o coşkuyu yaşayacak ve yaşatacak.
devamını görKuzey TÜRKMEN
Sevgili Atam. Bugün kurmuş olduğun Cumhuriyet'in 100.yılı. İçimde hem coşku hem hüzün hem de büyük bir boşluk var, keşke kurduğun cumhuriyete daha fazla tanıklık edebilseydin. Bizlere miras bıraktığın bu değerli emanetin kıymetini bugünlerde daha fazla idrak ediyoruz, daha fazla minnet duyuyoruz. Bizlere miras bıraktığın tüm sözlerin hayatımızın bir parçasında yer edindi ve bizlere yol gösterdi. Bu gösterdiğin yolda bir kadın olarak var olma sürecimizde bizlere tanıdığın tüm haklar için teşekkür ederim.
devamını görSu DEMİR
CUMHURUN KÜLTÜRÜ
devamını gör
Cumhuriyetin temeli kültürdür. Cumhur kültürlü olmalı ki Cumhuriyet yaşayabilsin.
Bunu en iyi bilen insan Gazi'ydi. Yeni Cumhuriyeti kültür temeli üzerine oturtmak istemişti. Bir edebiyat, kültür ve eğitim şölenine dönen akşam sofralarında hiç askerlik anıları anlatmıyor, sürekli olarak kültür konuşuyordu. Kafasını kurcalayan konular genellikle kültür ve eğitim konularıydı. Çünkü Cumhuriyet'in yeni bir insan tipi yaratarak ayakta kalabileceğini çok iyi biliyordu.
Nasıl, etkisinde kaldığı Fransız İhtilali yeni Fransız yurttaşını ortaya çıkarmışsa, kendi devrimi de “Cumhuriyet yurttaşı” kavramını yaratacaktı. Bu amaçla halkevleri açıldı, Paul Hindemith gibi büyük besteciler müzik eğitiminin temellerini attı, üniversiteler dünya çapındaki Alman hocalarla çağı yakalamaya çalıştı. Tercüme büroları kuruldu, Maarif Vekaleti dünya kültürünü aktaran kitaplar, dergiler yayımlamaya başladı. Dil ve tarih kurumları çalışmaya başladı. Tiyatrolar, operalar, senfoni orkestraları kuruldu. Çok kısa zamana sığan bu yoğun, baş döndürücü kültür çalışmalarında yapılan her şey yüzde yüz doğru muydu? Elbette hayır. Devrim heyecanı içinde zaman zaman aşırılıklar yapıldı, ölçünün kaçırıldığı zamanlar oldu. Ama bunlar kaçınılmaz hatalardı. Zamanla hepsi yerli yerine oturacak ve bir dengeye kavuşacaktı.
Ne yazık ki kültür insanı Atatürk'ün ölümünden sonra bu kampanyalar hızını kaybetti, kültür ve “yeni yurttaş” oluşturma gayreti unutuldu. Atatürk’ün attığı temeller zaman içinde serpilip boy atacağına, biçimsel ritüellere, içi boş gösterilere dönüştü. Bu arada Cumhuriyet karşıtı çevreler kendi muhalefetlerini oluşturmak için eğitim çalışmalarına devam ettiler. Devrimlerden nefret eden, Atatürk adına tahammül edemeyen kuşaklar yetiştirdiler.
Atatürk “Cumhuriyet'in temeli kültürdür” derken sadece güzel bir söz söylememiş, en derindeki gerçeği işaret etmişti. Çünkü Namık Kemallerle, Tevfik Fikretlerle büyüyen bir neslin, bu etkiyle neler başarabileceğini bizzat kendi hayatında görmüştü. Ama bunun farkında olmayan, Atatürk'ün kültür boyutunu kavrayamayan ve kendilerine haksız bir biçimde “Kemalist” adını yakıştıran asker-sivil yöneticiler, devrimin içini boşalttılar, yeni Cumhuriyetçi kuşaklar yetiştirmediler ve statükoyla çarpışan büyük devrimciyi asık suratlı bir büst olarak tanıttılar. Bence Atatürk'e ve kurduğu cumhuriyete yapılan en büyük haksızlık budur.
100. Yılda, Cumhuriyet’in ilk coşkusuyla, devrimci ruhuyla bir kez daha sanatla ve kültürle donatalım dünyayı.
Nice yüz yıllara!Zülfü LİVANELİ
Adım Ali Deniz DEMİR, ben 7 yaşındayım, Atatürkçüğüm, sen kalbimizde yaşıyorsun da neden kalbimizden çıkıp dünyada yaşamıyorsun, sana çok ihtiyacımız var. Sen bize cumhuriyeti verdin, ülkemizi verdin, seni görmeyi, sana sarılmayı çok isterdim. Annem babam, kardeşim Güneş, biz seni seviyoruz. Sen bütün Türkler için önemlisin, sen yaşasaydın dünyadaki tüm insanlar seni görmek isterdi. Ben büyüyünce senin gibi olmak istiyorum. Şu an derslerime çok çalışıyorum, kitap özetliyorum. Biz Cumhuriyet yürüyüşü yaptık, çok yoruldum, sen vatanı düşmandan kurtarırken çok yoruldun, hasta oldun. Ben Cumhuriyet'i hep koruyacağım, çok çalışacağım, söz veriyorum. Seni çok seviyorum canım Atatürk.
devamını görAli Deniz DEMİR
