
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Canım Cumhuriyet, 1923 doğumlu, seninle yaşıt, 100 yaşında zihni hâlâ taze, Galatasaray Lisesi mezunu, sana sevdalı bir dedenin torunuyum ben. Atatürk ile büyüdüm. Bir bayram sabahı "Bando takımının arkasında elim boş boş yürümem, bana Ata’mın fotoğraf çerçevesini ver dede, onu taşıyacağım" dediğimde henüz 8 yaşındaydım. Atatürk’ün na'şının top arabasıyla Dolmabahçe’den Sarayburnu’na getirilmesini bizzat izleyen dedemden öğrendiğim detayları, karatahtanın önünde sınıfıma ağlayarak anlattığımda 9 yaşındaydım. Şimdi yaşım 38. Ne çok bekledim bugünü bir bilsen. "Benim dedem Cumhuriyet ile yaşıt" demekten daha gurur verici bir şey var ise o da "Cumhuriyet ve dedem 100 yaşında" diyebilmekti benim için. Türk kadını olarak, bir anne olarak hayatıma kattığın değerler için, varlığın için sonsuz teşekkür ederim. Seni ve seni bize armağan eden Ata’mızı çok seviyorum. İyi ki doğdun. 100. doğum günün kutlu olsun. Nice yüzlerce yılın olsun. Saygılarımla,
devamını görSerra ERDEN
Ben Cumhuriyet çocuğuyum. Babaannem o devrin öğretmeniydi. Dolayısıyla hep Atatürk’ün ve dava arkadaşlarının nasıl fedakârlıklar yaptıklarını dinleyerek büyüdüm. Bizlere özgürce yaşama hakkı veren, büyük devrimlerle Türk’ün gücünü gösteren Ata'ma minnet ve saygı duygum var benim. Bugün yaşadığımız coğrafyada bir mesleğimiz, bir ismimiz varsa, zamanında Atatürk ve arkadaşlarının, o dönemdeki cefakâr Türk halkının kanları sayesindedir. Binlerce şehidin aç susuz kazandığı savaşlar sayesindedir. Şükürler olsun ki bundan 100 yıl önce kurulan Cumhuriyet’imizin kıymetini biliyor ve çocuklarıma bunu anlatabiliyorum. Sesim ve nefesim yettiğince de, daima Cumhuriyet’imizden Ata’mızdan bahsetmeye devam edeceğim. Ne mutlu ki Ata'mın evladıyım. Ne mutlu ki adını her duyduğumda, her milli bayramda hâlâ gözlerim doluyor. Rağmen Cumhuriyet’imizi yaşatacağız. Sözümüzdür. Başka Atatürk yok! Başka 100 yıl yok! Başka Cumhuriyet yok! Rahat uyu Ata’m.
devamını görOlgu ILGIN
"Bizim maviye olan sevgimiz Selanik'te açılan bir çift göz ile başladı". Yeryüzünde onlarca yüzlerce farklı renk varken, ya da gökkuşağında sadece yedi renk varken neden maviye sevdalandık? Çünkü mavi, emperyalist güçlerin ulusumuzu yok etmeye çalıştığı en karanlık dönemde, koca bir toplumun belki de sömürge düzeni ile yok olacağı bir zaman diliminde bize en doğru yolu gösteren ışık oldu. Çocukken en büyük korkularımız zamanında sarıldığımız annemiz oldu. Haksızlığa uğradığımızda çığılığımız oldu mavi. Bilimin, eğitimin ve kültürün gelişmesinde kullanacağımız koyu siyah kostümlerin yerine, özgürlüğü, umudu ve sonsuzluğu simgeleyen Deniz oldu. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kalelerinin zaptedilmiş olduğu ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş dönemlerde, en karanlık gecemizde bile en kutsal ışık, en büyük gücümüz oldu mavi. Belki bir gün geriye dönüp baktığımızda belkide gururla çocuklarımıza bırakacağımız en büyük mirasımız, maviye olan sevdamızdır. Yaşasın Cumhuriyet!
devamını görOnur AYTEKİN
Sevgili Cumhuriyet, seni çok seviyorum. Bizi savaşlardan kurtardın. Atatürk, sen olmasaydın biz şimdi nasıl yaşardık? Sen bizi savaşlardan kurtardın. Sadece bizi değil, bütün canlıları kurtardın. Sen olmasan bayramlar olmazdı. 29 Ekim ve 23 Nisan olmasaydı çocuklar çok üzülürdü canım Atam, iyi ki varsın.
devamını görNehir ÖZDENGEL
Ulu önder Ata’mızın ve silah arkadaşlarının bize armağan ettiği bu vatan ve özgürlük ile Cumhuriyet'in 100. Yılına gelebilmenin mutlu sevincini yaşıyoruz. Bizler Atatürk sevgisi, millet sevgisiyle büyüdük. Şimdi amacımız bu sevgiyi gelecek nesiller olan çocuklarımıza aşılamak… Daha nice nice 100 yıllara, dün bugün ve yarın her daim Cumhuriyet. Şanlı Türk bayrağımız her zaman Türkiye topraklarında dalgalanacak, bizler bu gurur ve bilinçle değerlerimize sahip çıkarak birlikteliğimizi koruyacağız. Her Türk evladının Atasına olan borcu bayramlarımızı en içten ve coşkulu bir şekilde kutlamaktır. Cumhuriyet'i onlar kurdu ama onu yaşatacak ve yüceltecek olan bizleriz. Ne mutlu Türk’üm diyene, Yaşasın Cumhuriyet!
devamını görSeda DURAK
Cumhuriyet’e mektup yazmaya karar vermek kolay olsa da yazmak hiç de kolay değil. Bu ülkede yaşayanlar için Cumhuriyet, yüz yıldır kitabi tanımının çok ötesinde anlamlara sahip. Yüz yıl öncesinden bugüne bakan bir liderin, Mustafa Kemal Atatürk’ün çağının ötesine uzanan değerleri bir araya getirdiği bir hayal! Ve yüz yıldır o hayal, zengin-yoksul, genç-yaşlı, kadın-erkek fark etmeksizin bu topraklarda yaşayan, bu topraklara ayak basan herkesin, hepimizin kişisel tarihinin asıl yazarı oldu. İşte her şeyden öte bu yüzden Cumhuriyet'i yazmak, bir roman karakterinin ona can veren yazarını anlatmaya çalışması gibi zor. Ancak tek bir kelimeyle bu yüzyılı ve bundan sonraki yüzyılı bir kavramla eşleştirecek olsam “refah” derdim. Çünkü Cumhuriyet sadece fakir bir halkın kendi kendini yönetmesi değil, fırsat eşitliğine sahip bir milletin üretip, kazanması ve ben yaşadım demesi için bir zemin. Kurduğu fabrikalarla, okullarla, mahkemelerle, yollarla, kısacası ürettiği ve öğrettiği tüm değerlerle bize refah içerisinde yaşamayı öğretendir cumhuriyet. Şimdi ondan öğrendiğimiz doğruları daha fazla anlamaya, yüzyıllar sonrasına aktarmaya çalışmanın zamanıdır. Şimdi onunla bulduğumuz doğru yolu takip etmenin, o yolun zorluklarına hiç bıkmadan, usanmadan göğüs germenin zamanıdır. Yüz yılın sonunda, bundan yüz yıl sonrasına bu değerleri taşımayı başarmanın, Mustafa Kemal Atatürk’ün bize sunduğu o mutlu ve güçlü ülke hayali için hiç durmadan çalışmanın zamanıdır. Geleceği, cumhuriyetin yarattığı yüz yılın ışığında aramanın zamanıdır. Bu coşkuyu yitirmeden, Atatürk’ün söylediği gibi tüm dahili ve harici düşmanlara, bizi bu hayali kurmaya devam etmekten alıkoymaya çalışanlara inat refaha, özgürlüğe ve cumhuriyetin değerlerine sahip çıkma zamanıdır.
devamını görOğuz DEMİR
Cumhuriyet'ine taahhüt etmiş sadık gençler, egemenlikte halk irade sürmüştür. Çocuk geleceğin tohumu, gençlik istikbalin ta kendisidir. Bu güfteler ile hayatınıza devam ediniz. Ediniz ki 'gençlik öldü yahu' diyen bir toplum yerleşkesi olmasın. Okuyun, öğrenin, eğri oturup değil düz oturup doğru konuşun. Türk gencine en layığı budur çünkü. Sizlere atfedilen kötü sözler değil, size söylenemeyen o muhterem sözler belleğinizde yer etsin. Birçoğunuz yazmış olduğum bazı sözleri idrak edemiyor sanıyorum, işte bilmemek değil de, öğrenmemek bizlere hiç yakışık almaz! Ben de, Özdemir Asaf 'ın bazı mısralarını bayrağıma atfetme arzusuyla sizleri selamlıyorum. Ben sana hep üşüyordum/ Çünkü kıştım. Nakıştım, bakıştım/ İnkâr etmiyorum da bunu/ Seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım / Ve lütfen inkâr etme / Sana en çok ben yakıştım... Evet Cumhuriyet'e en çok bizler yakıştık.
devamını görMelek AKSAKAL
Ben Kurtuluş Savaşı'nı görmüş bir kadının torunuyum. Babaannem hep anlatırdı, Rus Ermeni zulmüne nasıl maruz kaldıklarını ve derdi evlatlarım kanınızın son damlasına kadar vatanımızı savunmaktan vazgeçmeyin. Tren Kars'a girdiğinde sevinç çığlıkları atılmış Mustafa Kemal ve Türk ordusu geldi diye. İşte o gün bizim kurtuluşumuz oldu. Namusumuzu, canımızı kurtardı. Allah gani gani rahmet etsin Atatürk'ü derdi. Hep gururla anardı, bir gün bu vatana fitne sokmak isteyen olacaktır, siz karşısında durun, öyle okuyup büyük yerlere gelmeseniz de hep vatansever olun, çünkü vatanı sevmek korumak imandandır derdi. Ben de bugün onun vasiyetini yerine getiriyorum, vatanımı her koşulda savunacak evlatlar yetiştiriyorum. Atatürk ve silah arkadaşları ve kadim Türk devletini o dönemde ayakta tutan tüm herkesten Allah razı olsun ve Allah gani gani rahmet etsin. Önce Allah sonra da onların sayesinde bu vatanda yaşıyoruz
devamını görSabiha ÇAYIR
Cumhuriyetimiz 21 Ağustos 2023 Osmanlı İmparatorluğu'ndan yoksulluğu ve cehaleti yok ederek, ülkemizi ortaçağın karanlığından kurtardı. Türk ulusu Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde aydınlık düşünceleriyle yıllarca süren savaşları kazanarak, düşmanları yenerek cumhuriyeti kurdu. Cumhuriyet demokrasi, özgürlük, eşitlik, hukuk, eğitim, kadın hakları demek. Ülkemizi ileri düzeylere taşıyarak aydınlattı. Mustafa Kemal Atatürk geleceğimizin güvencesi ve yaşama sevincimiz olan çocuklarımıza 23 Nisan 1920'de büyük millet meclisinin açıldığı ve Türk halkının egemenliğinin ilan edildiği önemli günü 4 yıl sonra çocuklara bayram olarak ilan etti. Cumhuriyet 4 Eylül 1919 tarihinde Sivas'ta tüm dünyaya ilan edilen bağımsızlığımızı demektir. Lozan Antlaşması ülkemiz için büyük öneme sahiptir. Bu antlaşma ile birlikte yeni Türkiye Cumhuriyeti her ülke tarafından tanınmıştır. Cumhuriyet her sabah 19 Mayıs 1919'daki gibi vatanımızı aydınlatan mavi gözlü güneşimiz demektir. Yaşasın Cumhuriyetimiz.
devamını görNilüfer Aydemir TEK
