ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • CUMHURİYETİN KIYMETİNİ BİLELİM Babam, babası şehit olduğunda henüz çok küçükmüş. Cumhuriyet ilan edildiğinde olanları ona annesi ve kendinden oldukça büyük ablaları anlatmış. “Babamız bu uğurda şehit oldu ama bak, kanı yerde kalmadı babamızın. Bu gün Cumhuriyet ilan edildi. Artık devletimiz her birimizi insan yerine koyacak. Kimseye kulluk etmeyeceğiz. Hepimize eşit muamele edilecek. Bunlar ne demek, sen biliyor musun? Sen henüz küçüksün ama Cumhuriyet’in kıymetini bil” demişler. Memlekette davullar çalınmış, evlerin camlarına bayraklar asılmış. Herkesle birlikte babam da bağırmış; “Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Mustafa Kemal Paşa” diye… Ben ilkokula giderken okulda öğrendiklerimi babama anlatır, Cumhuriyet Bayramı’nda kürsüye çıkıp şiirler okurdum. Beni dinlerken hep gözleri dolardı. “Ne mutlu bize, öyle değil mi kızım… Çok şanslı bir neslin evlatlarıyız biz. Sen de erkek çocuklarla birlikte okula başladın. Büyüyünce sen de onlar gibi oy kullanacak, istersen Meclis’e girip mebus olacaksın. Ya da istediğin okulda okuyup istediğin mesleği seçeceksin.” Bunları dinlerken babamın bana ne demek istediğini pek de anlamazdım, çünkü onlar benim için o kadar doğaldı ki… Tabii ki öyle yaşayacak, tabii ki öyle yapacaktım. 29 Ekim 1923’ten sonra doğanlar belki de tıpkı benim gibi hissettiler. “Tabii ki böyle yaşayacağız, bunlar bizim doğal hakkımız zaten” dediler. Doğrudur, bunlar her insanın en doğal hakkıdır aslında ama bu hakları biz, bundan tam yüz yıl önce, büyük mücadeleler sonucu, Atatürk ve silah arkadaşları sayesinde kazanabilmişiz. Sonra okudukça, gerçekleri öğrendikçe babamın bana ne anlatmak istediğini çok iyi anladım. “Gerçekten de şanslıymışım” dedim. Hatta “Cumhuriyet’in kıymetini iyice biliyor musun” diye sordum kendime. Yüz yıl önce doğsam, demek çok başka bir dünyada yaşayacakmışım. Cumhuriyet ile gelen haklar, bizi kendi gözümüzde değerli ve onurlu kılmış meğer. Bir Türk kadını olarak, bu güzel ülkenin bir vatandaşı olarak gönlümce kendi yolumda yürüyebildiysem, kendi kararlarımı alabildiysem, okuyup yazabildiysem, sevdiğim bir meslekte özgürce çalışabildiysem, tüm bunlar Atatürk’ümüz önderliğinde kurulan Cumhuriyet ve devrim niteliğindeki kanunlar sayesinde oldu. Cumhuriyet’in kıymetini bilelim. Onu yaşatmak, koruyup gözetmek, ona sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur… Yaşasın Cumhuriyet…

    devamını gör
    Dr. Gülseren BUDAYICIOĞLU
  • Çok mutluyum, çok gururluyum, Cumhuriyetimizin 100. yılını kutluyorum. Bize bu vatanı, cumhuriyetimizi armağan eden Canım ATAM.❤️

    devamını gör
    Aynur ÖZERDEM
  • Sevgili Cumhuriyet, dün akşam seni kutladığımız bir baloda sağ olsunlar bana da söz verdiler. İtiraf edeyim, bu konuda yazmış çizmiş birçok ünlü insanın olduğu bir ortamda söz beklemediğim için biraz hazırlıksız yakalandım. Aslında yaklaşık bir saat boyunca konuşanların oldukça pozitif dileklerini paylaştığı bir ortamda benden 5-10 dakika önce söz alan bir konuşmacı "Cumhuriyet'e sahip çıkamıyoruz" benzeri oldukça kötümser bir konuşma yapmıştı. Ben de çıktım dedim ki... "Şurada ne güzel küçük korunaklı balonumuz içerisinde Cumhuriyet'imizi kutluyorduk. Neden beni 'depresyona' soktunuz?" Aslında o konuşmacının söylediklerinde haklılık payı olduğunu tüm katılımcılar fazlasıyla biliyordu. Sevgili Cumhuriyet, umarım ilerleyen yıllarda çok daha adil, özgürlükçü ve daha güçlü olarak yüzyıllarca barış içinde hayata devam edersin. Çocuklarımız senin sayende, huzurlu bir ülkede hayata devam eder. Sevgilerimle...

    devamını gör
    M. Barış MUSLU
  • Atam’ın 100 yıl önce söylediği gibi; “Milletin düşmanı yalnız Yunan değildi, bizim bugünkü düşmanlarımız içimizdedir." Cumhuriyetimizin 100. Yılını gururla kutlamamız gerekirken; ne acı ve utançtır ki tarikatların, cemaatlerin, çocuk istismarlarının, eğitimsizliğin, yolsuzlukların, asayişsizliklerin, gölgesinde kutluyoruz. Bugün bizlere özgür bir Türkiye hazırlayanları saygıyla takdir etmeliyiz. Çünkü onlar verdikleri sözü tuttular ve başardılar. Onlar görevlerini yaptılar. Peki ya biz başarabildik mi? Emanetlerine sahip çıkabildik mi? Bizler, özgür, adil, sömürülmeden, nitelikli, kardeşçe yaşamayı başarabildik mi? Vatanı hür ve mutlu bir hale getirebildik mi? Ne mutlu, dünyaya ışık tutan CUMHURİYETİMİZE layık olan memleketimin ilim ve bilgi sahibi memurlarına, siyasetçilerine, yargı, sağlık basın mensuplarına, bilim insanlarına, iş insanlarına, eğitimcisine, öğrencisine, sanatçısına, sporcusuna... İlelebet CUMHURİYET Bayramımız kutlu, ruhlarınız şad olsun. Sonsuz saygı ve minnetle ATAM...

    devamını gör
    Elif Küçük KIRBAŞ
  • O biri Bir yangın çıkar, bir yerlerde. Biri söndürmelidir. Biri söndürecektir... Yani, inşallah... Bir sıkıntı çıkar, bir ailede. Biri çözmelidir. Biri çözecektir... Yani, inşallah... Birileri zor durumda kalmıştır. Biri yardım etmelidir. Biri yardım edecektir... Yani, inşallah... O “biri” olmazsa, dünya dönmez... O “biri” olmazsa, anlam kalmaz... O “biri” olmazsa, yaşam boşlukta asılı kalır... Dağılmıştır bir halk. Zayıf düşmüştür, vücut. Biri iyileştirmeli, biri birleştirmeli, biri toparlamalıdır. Olanaksız gibidir. Ama “biri” yapabilecek midir? Bu topraklarda o “biri” Mustafa Kemal Atatürk’tür... Ümitsiz ve çaresiz kalmış bir halkın dualarının karşılığıdır... Kimsenin kaldıramayacağı yükün altına giren, boş sözlerle kimseleri kandırmayan, bir cerrah hassasiyeti ve dehasıyla, doğrudan hastalığın kaynağına yönelen ve bu sırada kendi yaşamını ortaya koyan o “biri” O’dur... Nicesi ne yapacağını bilmez haldeyken, ne yapacağını bilen, nice gözlerin görmediğini gören ve “imkânsız"ı “yere indiren”... O “biri”ni anlamak için, akıl, vicdan ve feraset gerekir... Her babayiğidin harcı değildir, oturduğu yerden ahkam kesmeyi bırakıp, “biri” olmanın öyle kolay olmadığını ve bu haliyle onun tırnağı dahi olamayacağı gerçeğiyle yüzleşmek... Bu topraklar üzerinde yaşayan vefa sahibi varlıkların o mirasa baktıklarında hatırlayacakları “biri” varsa; kim olduğu bellidir... O “biri” ki, bedeni ortadan kalktığında dahi, diri görünenlerden daha “diri”...

    devamını gör
    Çağrı DÖRTER
  • Cumhuriyet çocukları olarak büyüyüp bu şekilde büyüttük çocuklarımızı. Bize emanet edilen bu güzel vatana vatan sever çocuklar yetiştirdik. Nice yüzyıllara erişecek güzel ülkem kötüler seyredecek iyiler bizlerle mutlu olacak. Ne mutlu türküm diyene.

    devamını gör
    Rabia Didem ÖZATAN
  • Sevgili Cumhuriyet, Ne mutlu biz Türk milletine ki seninle birlikte özgür, laik, demokratik, eşitlik esaslı bir rejimi yüz yıldır devam ettiriyoruz. Cumhuriyet karşıtları senin kurulduğun ilk günden beri olmuştur. Bugün de aynı değer bilmezler; düşünce tutulmasına uğramışlar, çıkar peşinde olanlar senin aleyhine çalışıyorlar. Bizler kurtuluş savaşı vermiş bir milletiz; kendimize ve gençlerimize güvenimiz tamdır. Hiç şüphen olmasın seni ilelebet yaşatacağız…

    devamını gör
    Bahar VARDARLI
  • Sevgili Cumhuriyet, varlığının armağan olduğu 100. yılı görebildiğim için oldukça mutlu ve gururluyum. Bize geleceğin yolda fedakârca, cesurca, azimle yürüyen Gazi Mustafa Kemal ve bu davada yer alan tüm yol arkadaşlarını, bu yolda yıllar yılı çarpışan, kanını feda eden Atalarımızı minnet ve saygıyla anıyorum. Bize geldiğin yollar hep taşlıydı, yokuştu ancak bize geldiğin günden beri yolumuzu çiçekli, yokuşları düzlük kıldın adı güzel Cumhuriyet. Yegâne temelimiz inkılap, özgürlük, çağdaşlık yolunda daima seninle yürümek. Nice 100. yılları göresin şanlı Cumhuriyet!

    devamını gör
    Gamze GENEZ
  • Sevgili Cumhuriyet; Yıllar önce okuma yazmayı ilk öğrendiğim yıllarda dedem bana "otur kızım, al kâğıt kalem" dedi. "Ne yapacağım dede?" diye sorduğumda söylediklerimi yaz dedi. "Sevgili torunum" diye başlayan kâğıtlarla mektuplar yazdım. Ne yazdığımı hiç hatırlamadığım mektuplar bu yılda, yani Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında bize ulaştı. Okudum, ağladım, mutlu oldum. Bir sürü duyguyu birlikte yaşadım. Meğerse dedemin tam 20 önce yazdırdığı mektuplar bugün elimize, biz torunlarına ulaştı. 20 yıl sonra yüzüncü yıl için bize mutluluğumuza dair mektup yazdırmış. Yüzüncü yıl bana hem sevinci hem de değeri anlattı. Cumhuriyetin değerini bir kez daha dedemin sayesinde daha anlamlı kıldım. Şimdi düşünüyorum da ben de ilerideki nesiller için mektubun değerini, Cumhuriyetin anlamını bu şekilde taşıyacağım. Cumhuriyet sen nelere kadirsin. Olmasaydın dedemden bana gelen mektup da olmazdı. Yaşadığım olay gerçektir ve ben de bu mektubu bu olaydan dolayı yazmaya karar verdim. Sevgilerimle...

    devamını gör
    Özge Sultan ŞENER