
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Cumhuriyet: Zorlu şartlarda, nice kayıplarla, fakru zaruret içinde, harap, bitap düşmüş bir haldeyken, bir halkın nasıl dimdik ayağa kalktığının en mükemmel örneğisin! İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler!! diyen bir liderin eşsiz sanatsal varlığısın! Böyle bir hal içindeysen neler yapman, hangi yoldan ilerlemen gerektiği de apaçık belli!! Biz ve bizim arkamızdan gelen yeni neslin vazifesi Atamızın dediği gibi "Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır." Cumhuriyet sonsuza kadar payidar kalacaktır, çünkü muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur☝️ Cumhuriyet; varlığım varlığına armağan olsun Ne mutlu Türk'üm Diyene! ... Hoş geldin 100. Yıl Hoş geldin sonsuzluk Ebedi ol, sonsuz ol, ışık ol
devamını görNeslihan KAYNAR
29 EKİM 1923'ten bugüne 100 yıl geçmiş. Bu döneme denk gelmiş hayatım için çok mutlu ve gururlu hissediyorum. Yüzyılda ilerleyişin ve bağımsızlığın ilelebet devam etmiş olmasından dolayı çok mutluyum ve devam etmesi için kanımın son damlasına kadar çalışacağım. Daha nice nice yüzyıllara, ne mutlu Türküm diyene! Bugün için minnettar olduğumuz kurucumuza, Sayın ATAM'a ve bugünlere gelmemize destek olan tüm liselerimize teşekkür ederim. İyi ki doğdun Cumhuriyet!
devamını görElif BÜYÜKKALKAN
Varlığı değil belki de yokluğu fark edilecek olan Cumhuriyet Cumhuriyet bize ne yapar? Cumhuriyet bizi ne hale getirir? Tüm kurumsal ve devlet örgütlenmesi bir tarafa, kuruluş aşamasında konjonktürel ve zamansal olarak o derece toplumsal bir mevhum olmasının sürdürülebilirliği ve bu topraklara dair bir cumhuriyet fikrinin yerleşmesi önemli. Yıllar içerisinde artarak beni şaşırtan birçok şeyden biri de yoktan var etme kabiliyeti veya retoriği değil, bağlamsal idrak ve bunun bir medeniyet kurgusunda değerlendirme kabiliyeti. Siyasal bir tercihi, rejimi nadir, zorlu bir mücadeleyle radikal bir süreçte ortaya koyan bir ülke burası. Her ne kadar mihenk taşları ülkenin dönem itibariyle içinde bulunduğu monarşi içerisinde 19. yüzyılda muhtelif çabalar, revizyonlarla ortaya konmaya başlamış olsa da Cumhuriyet’in bu kadar güzel gelişmesi, palazlanmasının Anadolu topraklarıyla da ilişkili olduğunu düşünürüm. Elbette aksaklıkları, hayal kırıklıkları, zaman içerisinde tıkandığı merhaleleri var, olacak da. Anadolu ve kadim uygarlıkları, gelenekleri, geçmişi, kültürü. Öyle bir habitat ki binlerce yılın uygarlıklarının, tabiat ve etkenlerinin üzerine üst üste binen bir parametreler cümbüşü. Anadolu tüm bunlarla baş etme ve pekiştirme kabiliyetine sahip bir maya içeriyor. Mustafa Kemal’in de bu bağlamı çok iyi okuduğunu, kuruluş aşamasında İstanbul’la, yani payitahtla arasında sadece mesafeye bağlı bir nefes bırakma gerekçesiyle hareket etmediğini düşünürüm. Cumhuriyet’in 50’sine kıyıdan 5 yaşında, 100’üne ortasından 55 yaşında tanık oldum. Şimdiye kadarki kısmının tümünü ve evvelini mukayese edebilecek tanıklığım yok. Politik, medeni, çağdaş, bilimsel cumhuriyet esaslarının bir yaşam mukayesesine ihtiyaç duymadan ne demek olduğunun, öneminin farkındayım. Tüm bu hepimizin bildiği, tecrübe ettiği olsa olsa kiminin bilmek, anlamak istemediği kıymetleri görüyorum ve kabul ediyorum. Ben İstanbul dışında büyüdüm. Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde, bölgelerinde. Cumhuriyet mefhumunun Anadolu’da daha yerleşik, kendini gösterir olduğunu bir karşılaştırmayla İstanbul’a gelince fark ettim. Bu farkındalık birçok noktada ifade edilebilir ama kendi şahsi algım dahilinde bana en mühim gelenler mekânsal ve buna bağlı yerleşiklikler, seremoniler, alışkanlıklar, beşeri ilişkiler. Bunda ailemin asker, bürokrat, memur, Halkevi tecrübelerinin, hikâyelerinin, dolayısıyla çocukluğun ve ilkgençliğin gündelik hayat algısının, davranışlarının da etkisi olmalı. Son 30 yıldır gittikçe, geçtikçe, ziyaret ettikçe fark ettiğim ise Anadolu şehir ve yerleşimlerinde cumhuriyet bildik fiziksel karşılığının ve buna bağlı ilişkilerin yitmiş ya da görünmez olduğu. Mesleğim ve ilgi alanlarım nedeniyle de Cumhuriyet tarihinin gözle görülür kısmında oluşan eksilmeler zaman zaman beni bir melankoliye sürüklemiyor değil. Belki de Cumhuriyet kendinden fedakârlıklarla, yerine koymalarla düşe kalka büyüme eğilimindedir. Üniversite öğrencilik ve hemen sonraki yıllar içerisinde Cumhuriyet’in kurucu kadrosunun bir dikta rejimi oluşturduğuna, tepeden inmeci bir üst karar olduğuna dair siyasi tartışmaların içerisinde kendimi bulduğumda çocukluk romantizmine yaslanan bir tereddüt taşır, kendime dahi izah edecek bir argüman geliştiremezdim. Henüz tarif edemediğim, gerekçelendiremediğim bir idrak içerisindeydim. Muhtemelen bu, konvansiyonel muhalif kimlik ve/veya saklı bir eleştirel sahiplenme denilen şey olabilir. Tüm bu gerilimler, eleştirel duruşlar, mesnetsiz, ikircikli muhalif bakışlar, şükranlar, idrakler, gönenmeler, sevdalar bende vücut bulan Cumhuriyet tezahürleri. Anadolu’ya ve birbirlerine pek yakışan Cumhuriyet’in bu topraklarda yeşerdiği gibi sağlam, köklü ama zarif ve narin. Bilmece kabilinden: Varlığı değil belki de yokluğu fark edilecek olan.
devamını görCem SORGUÇ
Biz eğer şimdi Cumhuriyet'in 100.yılını kutluyorsak bu Atatürk ve silah arkadaşları sayesinde bizlere bırakılan bu emaneti korumazsak Atamız rahat uyuyamaz, şehitlerimiz der ki ben canımı boşuna mı verdim bu eşsiz vatana, Atamız bıraktı bize bu emaneti bize. Sadece korumak kutlamak ve unutmamak gerek. Cumhuriyetimizin 100.yılı kutlu olsun♥️♥️
devamını görEsmanur ÖZEN
Sayın Gazi Paşa Hazretleri, Ömrünü adadığın Cumhuriyetin artık 100 yaşında. Zorlu mücadele ve zorlu ekonomik duruma rağmen "Umudunu, çalışma azmini, ileri görüşlülüğünü ve idare etme arzunu" asla kaybetmedin. Memleketin dört bir yakasında şeyhlerin, müritlerin, hacıların ve hocaların at koşturduğu bir dönemde memleketin çağdaşlığı uğruna muasır medeniyetler seviyesine ulaşması, din sömürüsünün önüne geçilmesi için ortaya koyduğun laiklik ilkenle bizleri güneşli günlere uyandırdın. Halkın egemenliğini, demokrasiyi, insan haklarını, düşünce özgürlüğünü, Türk ulusunun yüceliğini, halkın katılımını, dinamizmi ve daha nice prensibinle ortaya koyduğun ilkelerin ve inkılapların Türk ulusunun önünü aydınlattı ve aydınlatmaya devam ediyor. Size minnettarlığımızı şükran borcumuzu nasıl ödeyeceğimizin emin olun Türk Gençleri olarak farkındayız. Üretme arzumuz, sorgulama isteğimiz, yerimizde duramayışımızla ülkemizi daha ileriye taşıyacağız söz veriyoruz. Cumhuriyetin 100. Yılı kutlu olsun.
devamını görSemih İÇSEL
Bu yıl Cumhuriyetimizin 100.yılını kutladık. Yaradanımızın bize hediye ettiği minnet ve rahmetle andığımız Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin her şeye rağmen sonsuza kadar yaşayacağına ve Atatürkçü fikirlerin daha da artacağına eminim.
devamını görBanuhan SÖNMEM
2023 yılına girmişken Cumhuriyetimizin 100.yılını yaşamış olduğum dönemde bu kadar Cumhuriyet için yapılan fedakârlıklar, zorluklar aşılmışken bugünlerde Cumhuriyet'ten 100 yıl geriye gitmiş olmayı asla istemedim. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyetinden çıkılıp korkunç bir düzenin içine düşmüş olmak çok üzücü tüm Türkiye olarak. Dilerim ki çok yakın sürede bu girdaptan kurtulmuş oluruz. Gerçek Cumhuriyeti yaşamış oluruz. Ülkemiz bir felaketin uçurumun eşiğinde; gören görüyor görmeyen görmüyor ama gerçek olan bu. Bir daha bir 100.yıl görme ihtimalimiz belki hiçbirimiz için yaşam anlamında olmayacaktır. Dileğim odur ki 200.yılında bugünlerde olduğu gibi Cumhuriyet esaret altından değil kurtulmuş olup çok daha coşkuyla sahiplenip kutlanmış olsun. 21 yüzyılın karanlığı yok olmuş gitmiş olmuş olur umuyorum. İyi ki Cumhuriyet kadını olarak doğdum, büyütüldüm ve son nefesime kadar da Cumhuriyet kadını olarak kalacağım. Mustafa Kemal Atatürk'e sonsuz teşekkür ve minnet borçluyum.
devamını görSibel ŞİMŞEK ÖZGÜL
Atatürk, "biz" demektir. O hepimizin özünde var olan onurlu, özgür, asil bir yaşam arzusunun, en diri fikirlerin sembolüdür. Bitmeyen umut, ayrımsız sevgidir. Bağımsız, refah içinde yaşayan bir millet için tereddütsüz feda edilmiş bir ömürdür. Bu fikirlerin, duyguların kaynağı öyle saf, öyle kuvvetli, öyle zamansızdır ki, yıllar geçtikçe, yok edilmeye çalışıldıkça ekilen tohumlar daha güçlü yeşeriyor. 7'den 70'e hepimizin gönlümüzde coşan sevgi, gözlerimizden taşıyor. Cumhuriyet, eşsiz dehanın en büyük eseridir. Milletine onurlu bir yaşam için sunduğu modeldir. Kimsenin soyuna, sopuna, cinsiyetine bakmadan fırsat eşitliği sunan, bilimin, modern dünyanın, sanatın kapılarını açan, herkesin hakkını veren bir yapıdır. Bu haklar, öyle ileriyi gören bir vizyonla sunulmuştur ki, aradan neredeyse 100 yıl geçmesine rağmen kullandığı hakkın önemini hâlâ kavrayamayanlar var. Atatürk, kalıpları, dogmaları reddeder. Onun değişmez tek bir doğrusu yoktur. Pusulası akıl ve bilimdir. Milletine de bunu öğütler. Milletinin aklına da, yüreğine de güvenir. Cumhuriyetin hedefini muasır medeniyetler seviyesi olarak belirler. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetişsin ister. Türk istiklalini ve Cumhuriyeti ilelebet muhafaza ve müdafaa etme görevini Türk gençliğine verir. Kan gölüne dönen, ateş çemberi coğrafyada, genç cumhuriyetin en güçlü zırhlarından biri, "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesi olacaktır. 100 yıldır bölgede ve dünyada olup bitenlere baktığımızda ülkemizin nelerden korunduğunu görüyoruz. Cumhuriyetin 100. yılında Atatürk'ün vizyonunun, hayallerinin gerisindeyiz. Bunda hepimizin sorumluluğu var. Ancak umutsuzluk yok. Dualite dünyasında her şey zıddıyla görünür. Okun daha ileri gitmesi için yayın geri çekilmesi gerekir. Yeter ki hedefimizi unutmayalım. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Bu uğurda muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.
devamını görSema BİNGÖL
Ben Mustafa Kemal Atatürk deyince, tüm bedenim mutlulukla çalışmaya başlar. Dimağım açılır, damarlarımdaki kan akar temiz gürül gürül. Çarpar kalbim insanca insan için… Adımlarımı güvenle atarım. Omurgam dik dik. Derken birden bire, Yine yeniden tekrarlarım: Hizmet etmek kutsaldır, uşaklık ise bağdaşmaz benimle. Ben daha dün onun kız çocuğuydum. Şimdi Atatürk kadınıyım. İnsanım, eşim, anneyim, üniversitede cansiperane ders veren, bilinçli gençler yetiştiren bir eğitimciyim, Atatürkçü anne ve babanın dantel gibi işlediği vatan sevgisiyle ben sizim, oyum. Uzaktaki yakındakiyim. Bağımsız, egemen, aklı, vicdanı hür, irfanı hür Pınar Ergen Pekel’im. Ben Cumhuriyetin pınarıyım. Ne küresel ısınma ne de dış mihraklar onu kurutamaz. Bizden doğanlar Irmak’tır Akar akar akar, ne mutlu Türküm ne mutlu ne mutlu insanım diye. Orada bir köy var uzakta. Yakında da yerler var. Hepsi bizim. Hepsine gitmek için çıktım yola. Bir baktım arkama, biz geliyoruz akın akın…
devamını görPınar PEKEL
