
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Cumhuriyetimizin 100.yılını görebilmenin mutluluğunu yaşıyorum. O kadar şanslı bir milletiz ki Mustafa Kemal Atatürk gibi ileri görüşlü bir lidere sahibiz. Bize en büyük mirasın olan Cumhuriyetimizin 100.yılı kutlu olsun. Yaşasın Cumhuriyet.
devamını görHandan POLAT
Sevgili Cumhuriyet, Öncelikle genç bir yaşta senin yüzüncü yaşına gireceğini göreceğim için çok heyecanlıyım ve mutluyum. Savaştan yeni çıkmış bir halka armağan edilen bir çınar ağacı gibisin. Çok uzun yıllar yaşayacaksın. Ne şartlar altında doğduğunu çok iyi biliyoruz. Bizim nesil bile çok iyi biliyor. Her ne kadar sana son yıllarda verilen önem azalsa da hala var. Sakın sen merak etme, en azından ben ölene kadar sana olan inanç bitmeyecek. İlkokulda seni öğretmenimiz anlatmıştı. O zamanlar çok önemli gelmemiştin. Değerini büyüdükçe anladım.4. sınıfta sosyal bilgiler dersinde milli mücadele diye bir konu var. Her şeyi masal dinler gibi dinlemiştim. Atatürk’ün dediği gibi: ”Az zamanda çok ve büyük işler yaptık”. Gerçekten de öyle, az zamanda baştan bir devlet kurmak ve yeni bir rejime geçmek çok zor. Şu anda bunu yapacak adam yok maalesef. Buradan da baban denilebilecek Mustafa Kemal Atatürk’e selam olsun.200. yaşında görüşmek üzere…1000 karakterden çok daha fazla anlam içeriyorsun. Çınar
devamını görÇınar KADİROĞLU
Düşün ki Ortadoğu'nun kıyısında, emperyalizm işgalinde Anadolu'da Atatürk 100 yıl önce laik Cumhuriyeti ilan etmiş ve 100 yıl sonra, yalnız yaşayan bir Türk kadını bu satırları yazabiliyor, o büyük vazifeli mavi gözlünün emanetini bir asır yaşatanlardan biri olmanın kıvancıyla. Şefkatini ve öfkesini, bütün hislerini doruğunda yaşayan Türk milleti, Doğu ile Batı arasında köprü Anadolu'da, yanıp yanıp küllerinden doğarak dönüşürken dönüştürme vazifesiyle bir önderin peşinden gitti. Ne mutlu bize! Sonsuz şefkat değil mi bizi bağlayan, açığı kapalısıyla, namaz kılan, yoga yapan, şarapla güzelleşeniyle.. Aramıza sokulan nifak tohumlarıyla defalarca sınansak da çeşitliliğimizle gurur duymayı, onu sahiplenmeyi özümüzden biliriz. Tam da bu sebeple Yunus'u Mevlana'sı Atatürk'ü gelmiş, daha niceleri gelecek ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
devamını görZeynep TOPÇUGİL
CUMHURİYET’E, Gelecek yüzyılın cumhuriyet çocuklarına; Cumhuriyet’in 100. yıl dönümündeyiz. Zor şartlarda ve imkânsızlıklar içinde, ellerimizle yarattığımız Cumhuriyet, özellikle son 20 yılda çok büyük saldırılara uğradı. Ne yazık ki Cumhuriyet’le birlikte elde ettiğimiz tüm kazanımlarımız tehdit altında. En temel hakkımız olan yaşam hakkımız dahi yok ediliyor; liyakatsiz yönetimler bizi hiçe sayıyor. Siz çocukların eğitim hakkı gasp ediliyor. Gençlerimiz, çocuklarımız eşit koşullarda eğitim göremiyor. Sağlık hakkımız artık ticarethane gibi işleyen kurumların ellerinde. Bozuk sistemin içinde hem hastalar hem de fedakâr doktorlarımız, hemşirelerimiz ayrı ayrı zarar görüyor. Özel hastanelere imkânı yetmeyenler sürünüyor, hayatını kaybediyor. Düşüncelerimizi açıkça söylediğimizde, toplanıp ifade ettiğimizde bize düşman gibi davranıyorlar. Oysa Cumhuriyet değil miydi bize düşüncelerimizi ortaya koyabilmek için toplanıp yürüyüş yapma özgürlüğü veren? Şimdi adalet dahi arayamıyoruz. Esaret altındaki mahkemelerde suçluları değil, hak arayanları cezalandırıyorlar artık. Ve tüm bunlar olurken basın da bağımsızlığını yitirdi. Gerçekleri anlatmaktan korkmayan basın kurumları ise tüm zor şartlara rağmen halkın doğru bilgi ve haber alma hakkından mahrum kalmaması için adeta savaşıyor. Çok üzgünüm bunları sizlere anlattığım için. Çok üzgünüm değerlerimize böyle saldırıldığı, geldiğimiz bu halden bahsettiğim için. Özür dilerim kendi adıma, kontrolü bu kadar kaybedip meydanı gericilere, sömürenlere bıraktığımız için. Size bir Cumhuriyet kadını olarak söz veriyorum. Artık silkelenme vakti. Artık ayağa kalkma vakti. Artık bu Cumhuriyet’i emek ve dayanışmayla taçlandırma vakti. Cumhuriyet kadını olmaktan her zaman gurur duydum. Tüm bu gerici, insanı ve emeği hiçe sayan tutumlara rağmen hâlâ özgürüm. Bu nedenledir ki kendimi bildim bileli, sımsıkı sarılırım Cumhuriyet’in aydınlanmacı, ilerici değerlerine. Şimdi tırnaklarımızla kazıyarak elde ettiğimiz seçme ve seçilme hakkımız sayesinde kazanımlarımızı güçlendirmek adına hem seçmeye hem seçilmeye gönüllüyüm. Bu uğurda elini taşın altına koymuş kadınlardan biriyim. Sizin aydınlık yarınlarınız için yeniden kazanacağız laikliği… Eğitimin ve bilimin öncülüğünde eşit şartlarda eğitim almanızı sağlayıp, taşıyacağız ülkemizi olması gereken yere. Kadınlar güçlerini daha çok koyacaklar ortaya. Ve biz sokaklarda, meydanlarda daha özgür, daha kardeşçe, daha bağımsız olacağız. Nasıl ki en zor şartlar altında doğduysa bu Cumhuriyet, şimdi de 100. yılından itibaren daha da güçlendirip bilimle, eğitimle, akılla yürüyeceğiz gelecek yüzyıllara. Değerlerimize sımsıkı sarıldık, dayanışmamız ve emeğimizle daha güzel yarınlar kuracağız. Cumhuriyet’in 100. yaşı en çok sizin için kutlu olsun. Yaşasın Cumhuriyet.
devamını görMısra ÖZ
Dokuz çocuklu bir ailenin en son çocuğu olarak 1954 yılında Ordu ilinin, Mesudiye kazasının, Aşağı Gökçe (eski adı Aşağı Faldaca) köyünde doğdum. Babam Şevket Ekşioğlu tarihe, okumaya meraklıydı, şiir, destan yazardı. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet değerlerine bağlıydı ve tarihi severdi. Annem Hatice Ekşioğlu fındık ağası (Karadeniz’de geniş fındık arazisi sahiplerine ağa derler) kızıydı ve okuma yazmayı bilmezdi (babası annem bir yaşındayken ölünce ağabeyleri kızlar okumaz diye onu okula göndermedikleri için hep “Beni okula göndermediler” diye üzülüp hayıflanırdı). Babam, annem namaz kılardı, Kuran okurlardı. Ailece oruç tutardık, ama babam ayrıca içki içmeyi de severdi, evimizde misafir sofralarında ut çalınır şarkılar, türküler söylenir, şiirler okunurdu, o yıllardan aklımda kalan şiirler vardır, arada okuduğum da olur. Babamın ve annemin bize öğütledikleri şey; namuslu, ahlaklı olun, haram yemeyin nasihatiydi, o yıllarda insanlar çok zengin diye değil namuslu oldukları için toplumda değer bulur, saygı görürlerdi. Evimizde kütüphane bölümü yoktu ama her gün dönüşümlü olarak veya bazen ikisi, üçü bir arada Cumhuriyet, Milliyet, Hürriyet gazeteleri girerdi, Cumhuriyet gazetesinde İlhan Selçuk, Oktay Akbal, Melih Cevdet Anday, Nadir Nadi, Mustafa Ekmekçi gibi köşe yazarlarını okumayı alışkanlık edinmiştim, Ali Ulvi Ersoy’un karikatürlerini merakla incelerdim (yazısız ve felsefi karikatürler beni çok etkilemiştir), Milliyet gazetesinden Turhan Selçuk’un Abdülcanbaz çizgi romanını (hayal gücümü geliştirmiştir) heyecanla takip ederdim, yine o yıllarda biriktirdiğim ve sanat adına çok şey öğrendiğim, Milliyet gazetesinin 15 günde bir verdiği Milliyet Sanat dergisini biriktirdiğim ekleri ciltli olarak kütüphanemde durmaktadır. Ailem ders çalışıp çalışmadığımı denetlemezdi, o yıllarda resim yapmaya olan ilgim yüzünden ortaokul 2. sınıfta kalınca, “Ders çalışmadın, sürekli resim yaptın ve sınıfta kaldın” diyerek resim yapmamı yasaklamışlardı. Gizli gizli resim yaparken yakalanmış ve azar işitmiştim. Zar zor ortaokul ve liseyi bitirip yetenek sınavında güzel sanatları kazanamayınca üniversite puanımla İstanbul’da inşaat fakültesinde iki yıl okudum, tekrar güzel sanatlar sınavına girdim ve Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nun Grafik Sanatlar Bölümü’nü kazandım ve inşaat fakültesinden ayrıldım, okul değiştirmeme ailem hiç karışmadı ve ekonomik destek vermeye devam etti. Eğer bugün uluslararası bir grafik sanatçısıysam bunu ATATÜRK’ün bizlere armağan etmiş olduğu aydınlanmacı, eşitlikçi, özgürlüklere ve insan haklarına saygılı, laik Türkiye Cumhuriyeti’nde doğup büyüdüğüm içindir. Bugünkü koşullarda aynı ailenin çocuğu olarak doğsaydım ne olurdu diye kendi kendime sorduğumda şu cevabı veriyorum: Gittiğim okul, aldığım eğitim, izlediğim medya ile tamamen farklı bir kültür içinde şekillenirdim, tek amacım kendimi geçindirebilmeye odaklı bir iş sahibi olup yaşamımı sürdürmeye çalışmak olurdu. Cumhuriyet’in bana sağladığı olanaklar ve kurdurduğu hayaller için çok teşekkür ederim.
devamını görGürbüz Doğan EKŞİOĞLU
Sevgili Atam, Cumhuriyetimizin 100. Yılında sizi saygı, özlem ve minnetle anıyorum. Yaşasın Cumhuriyet!
devamını görSaliha Tolunay HIRÇIN
Sevgili Cumhuriyet; Bu yıl doğum gününü oğlumuzla kutlayabileceğiz. 100 yaşında olan seni, 1 yaşındaki yavrumuza anlatıp kutlamalarda birlikte coşkulanacağız. Ve sana söz olsun, Atatürk'ümüz seni nasıl ilmik ilmik işlediyse, biz de yavrumuza seni öyle işleyeceğiz. Çünkü torunlarımıza mirasımız olman gerek. Çünkü senin sevginle yetişen, senin kıymetinin, öneminin öğretildiği çocukların seni koruyacak ancak. Türk milleti ve bayrağı, Cumhuriyetiyle ilelebet yaşasın, varlığım, varlığına armağan olsun. Dilimizde marşların, elimizde ay yıldızlı al bayraklar, iyi ki varsın, nice 100'lere Cumhuriyet.
devamını görNilüfer KURNAZ
Cumhuriyet, "Dünya üzerinde yaşamış ve yaşayan milletler arasında demokrat doğan yegâne millet Türklerdir. Türk milletinin karakter ve âdetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir.” Mustafa Kemal Atatürk
devamını görDilek AYAN
Âşığım Atatürk cumhuriyetine... yürekten bağlıyım Atatürk devrimlerine... Yaşasın Cumhuriyet...
devamını görGökşen GÜLTEPE
