ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • CUMHURİYET’E MEKTUBUMUZ VAR

    Ben, 29 Ekim 1943’te doğmuşum. Cumhuriyet’in 100. yılı, benim de hayatımın 80. yılı oluyor. Ben bu tarihte hep iki mutluluğu bir arada yaşarım. Küçüktüm. Fatih’teki parkta havai fişek gösterileri vardı. Annem, ablam ve ben tramvayla parka gittik. Benim için, doğum günüm nedeniyle bu kadar masrafa girmelerine şaşırdım. Yıllarca 29 Ekim kutlamalarını, benim doğum günüm kutlamaları sandım. Ta ki küçük arkadaşım Selahattin bana: “Oğlum seninle alakası yok, Cumhuriyet Bayramı için bunlar” diyene kadar.

    Çok şeyi başardı Cumhuriyet. Ümmetten millete geçişin temelleri atıldı. Mustafa Kemal ve arkadaşları çok çalıştılar. Lozan’la da ülkemin konumu resmiyete bağlandı. Artık bir Türkiye Cumhuriyet’i vardı dünyada. Bir liranın doksan sent olduğu bir ülke. Lozan derken İsmet İnönü’yü ve arkadaşlarını anmadan geçemem. Onlar Cumhuriyet’in kurucu kadrolarıdır. Cepheden Cumhuriyet’e yürüyen yolda büyük emek verdiler. Hepsine gönül borcumuz var. Ta Çanakkale’den başlayarak Ankara’ya uzanan yolda ve de çok kısa sürede büyük yol kat etti Cumhuriyet. Harf devrimi, kıyafet devrimi, sanayi devrimi (ki Atatürk tarıma dayalı sanayi düşüncesinde büyük işler yaptı) devrin sıkıntılı koşulları altında başarılması çok güç olan işlerdi. İkinci Dünya Savaşı’na ülkeyi sokmayan devrin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, salt “Lozan Kahramanı” olarak değil, Atatürk’ün en yakınındaki ikinci adam olarak da büyük işler yapmıştır. Ülkemizde demokrasinin kuruluşunu başlatmış, bu uğurda kendi siyasi hayatını riske atmıştır. Onun, “Evet, ben kaybettim ama demokrasi kazandı” sözü önemlidir.

    100. yılında bu güzel bayramı bize armağan eden Atatürk ve onun arkadaşlarına şükran borcumuz var.

    devamını gör
    Müjdat GEZEN
  • Sevgili cumhuriyet Seninle yaşıyoruz Seninle varız Atammmm İzindeyiz… Kalbimizdesin…keşke seni yaşayabilseydik.. Rahat uyu atam.. Sevgiler ❤️

    devamını gör
    Ayşenur BİRİNCİ
  • Ulu önder Ata’mızın ve silah arkadaşlarının bize armağan ettiği bu vatan ve özgürlük ile Cumhuriyet'in 100. Yılına gelebilmenin mutlu sevincini yaşıyoruz. Bizler Atatürk sevgisi, millet sevgisiyle büyüdük. Şimdi amacımız bu sevgiyi gelecek nesiller olan çocuklarımıza aşılamak… Daha nice nice 100 yıllara, dün bugün ve yarın her daim Cumhuriyet. Şanlı Türk bayrağımız her zaman Türkiye topraklarında dalgalanacak, bizler bu gurur ve bilinçle değerlerimize sahip çıkarak birlikteliğimizi koruyacağız. Her Türk evladının Atasına olan borcu bayramlarımızı en içten ve coşkulu bir şekilde kutlamaktır. Cumhuriyet'i onlar kurdu ama onu yaşatacak ve yüceltecek olan bizleriz. Ne mutlu Türk’üm diyene, Yaşasın Cumhuriyet!

    devamını gör
    Seda DURAK
  • İçinde bulunduğumuz bu yıllarda büyük lider ATATÜRK'ün ve uğruna sonsuz mücadele verdiği Cumhuriyet'in kıymetini çok daha iyi anlıyorum. Meğer bugüne kadar belki de farkına varmadığımız ne büyük kazançlar, ne yüce değerlere sahipmişiz. Atatürk'ü unutturmaya çalışanlara inat, Cumhuriyet düşmanlarına inat 100. Yılımız kutlu olsun. Bilsinler ki daha nice 100 yılları, çok daha coşkulu, layığıyla kutlayacak bu yüce Türk milleti.

    devamını gör
    Reyhan YILMAZ
  • İşgalci güçlere karşı verilen Kurtuluş Savaşı ve onu izleyen Cumhuriyet ilanıyla Atatürk ve çalışma arkadaşları, çağdaş ve medeni uluslar arasında yer almak istediklerini bildirdiler. Çağını aşan vizyonerliğiyle Atatürk, savaşlardan sonraki kısacık ömrüne sığdırdığı, her biri devrim niteliğinde sayısız eğitim, sanat, sağlık, ekonomi, üretim, kalkınma, demokratikleşme, modernizasyon, bireye, kadına, çevreye değer verme hamlesiyle ulusumuzun önünü açtı. Emperyalist güçlere karşı özgürlük, gericiliğe karşı laiklik, hükümranlığa karşı eşitlik, adalet savaşı verdi. 29 Ekim 2023’te Cumhuriyetimiz yüzüncü yaşına ulaştı. İkinci yüzyılda onun izinde, hayalini kurduğu gelişmiş, aydınlanmış, kalkınmış, çağdaş, özgür, onurlu ve saygın bir toplum olma yolunda üzerimize düşeni yerine getirmek için, inatla, vazgeçmeden çalışmaya devam edeceğiz.

    devamını gör
    Çiğdem DÖNMEZ
  • Ey Cumhuriyetin kurucusu Atatürk, sana çok teşekkür ederim. İyi ki varsın, sen olmasaydın coşkuyla kutlayabileceğimiz bayramlarımız olmazdı. 100. yılımız kutlu olsun. Bayrağımızı korumak bizim görevimizdir.

    devamını gör
    Muhammed Talha İŞERİ
  • Sevgili Atam, Cumhuriyetimizin 100. yılına erişmenin gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz ve bu mutluluğu, gururu seninle paylaşmak istedim. Senin önderliğinde, milletimiz zorlukları aşmayı, birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi öğrendi. Senin vizyonun ve liderliğin sayesinde, Cumhuriyet'in temelleri atıldı ve bugün hâlâ bu temeller üzerinde yükseliyoruz. Özellikle biz kadınlara verdiğin değer ve önemli haklar sayesinde bugün başımız dimdik, kendi ayaklarımız üzerinde durabiliyoruz. Eğitimler alıp kendi mesleklerimizi yapabiliyor, vatanımıza milletimize faydalı olmaya çalışıyoruz. Bıraktığın mirası korumak ve geliştirmek için çabalıyoruz. Senin vizyonun ve liderliğin, bugün hâlâ bizi ileriye taşıyan bir ışık. Açtığın bu yolda yürümekten gurur duyuyorum ve sonsuza dek senin izinde gösterdiğin hedefe hiç durmadan yürüyeceğime bir kez daha ant içerim. Ben Atamın kızıyım ve senin kızlarından biri olmaktan gurur duyuyorum. Seni sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum. Saygılarımla,

    devamını gör
    Sibel KAYA
  • CUMHURİYET KUTLU OLSUN.

    devamını gör
    Adem ADEMOĞLU
  • Türkiye Cumhuriyet’inin 100 yılının 81 yılını Türkiye’de yaşayan bir kişi olarak yoğun bir siyasal, ekonomik, toplumsal, kültürel belleği taşıyorum. Lise yıllarım 1951’de yeniden açılan Alman Lisesi’nde 1. ve 2. Dünya Savaşlarını, faşizmi, Nazizmi ve Avrupa ve ABD’nin sorgulanan demokrasisini, Sovyet ve Çin komünizmini, emperyalizm ve kolonyalizmin, ülkeleri ve kültürleri parçalayan etkilerini ve Hiroşima ve Nagazaki’yi öğrenerek ve bu olayların sonucunda nasıl karmaşık bir dünyada yaşadığımı ürküntüyle fark ederek geçti. İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde de binlerce yıllık uygarlıkları ve onların çoğunun Anadolu’da bıraktığı değerli mirası öğrendim; bu eğitim de bana dünyaya daha güvenli ve geniş açıdan bakmayı öğretti. Bütün bu bilgileri taşırken Türkiye Cumhuriyeti’nin benim kuşağım ve gelecek kuşaklar için ne anlama geldiğini kavradım. 2023 yılında bu anlamı şöyle tanımlayabiliyorum: Avrupa, Asya, Afrika arasında konumlanan Türkiye’de doğmak, 20.yüzyıl boyunca ve 2000’li yıllarda hem bu bölgede hem de kendi ülkemde yaşanan bütün siyasal, ekonomik, kültürel sorunlara, çıkmazlara ve felaketlere karşın bir ayrıcalıktır. Bu konumda insan dünyaya 360 derece bir bakışa sahip olabiliyor. Türkiye bu bölgede, Cumhuriyet’in kuruluşunun nedeni olan modernizmi en erken yaşayan ülkedir; Postmodernizmi, küreselleşmeyi de sert geçişlere ve direnişlere karşın özellikle sanat ve kültür alanındaki üretimleriyle içselleştirmiş bir ülkedir. 1980’den günümüze sanat ve kültür alanındaki çalışmalarımı da bu ayrıcalıklı jeopolitik konuma borçluyum. Deneyimlerim bugün olduğu gibi gelecekte de Türkiye’de sanat ve kültür üretiminin geniş kitleye, içinde yaşadığı düzeni, siyaseti ve ekonomiyi anlamlandırmak için, düşünsel ve tinsel bir güç vereceğini gösteriyor. Bilim ve teknolojideki tüm gelişmeler de sanat ve kültürün gücünü ve etkisini güçlendiriyor. Metaforlarla ve dolaylı biçimde de olsa, sanat yalnız söz konusu olan ayrıştırıcı, köktendinci ve kutuplaştırıcı kalıntılardan kurtulmak üzere değil, tüketim ve medya ideolojilerinin olumsuz etkilerini de dönüştürmek üzere de yol ve strateji gösteriyor ve göstermeye devam edecek. Sanat yapıtlarıyla oluşturulan görsel metaforlar kutuplaştırıcı siyasal tartışmaların açtığı yarığı iyileştirici düşüncelerle dolduruyor ve doldurmaya devam edecek. Bilim ve teknolojiyle işbirliği içinde çalışan kültür ve sanat insanları karanlık siyasal ideolojilerin ağına karşı aydınlatıcı seçenekler sunuyor ve sunmaya devam edecek. Siyasi ve ekonomik gücün halk ve temsilcileri tarafından paylaşıldığı bir devlet yönetim şekli olan Cumhuriyet ile gelecek kuşakların önünde sahip çıkmaları gereken böyle bir seçenek var.

    devamını gör
    Beral MADRA