
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

YÜZ YILLIK MİRAS
devamını gör
Cumhuriyetimiz altı yüz yıl boyunca genişleyip sonra küçülmüş, çok uluslu bir imparatorluğun yıkıntıları üzerine yüzyıl önce kuruldu ve halâ ayakta. Oysa yirminci yüzyılda kurulan bazı devletlerin, örneğin Lenin tarafından Birinci Dünya Savaşı ertesinde kurulan Sovyetler Birliği ile Tito tarafından İkinci Dünya Savaşı ertesinde kurulan Yugoslavya’nın parçalanma süreçlerine tanık olduk. Bu süreçler güç koşullarda ve ne yazık ki çatışma ortamlarında yaşandı. Dolayısıyla cumhuriyetimizin değerli mirasına sahip çıkmalı, onu korumalıyız.
Bu mirasın yazarlar için özel bir niteliği olduğunu düşünüyorum. Cumhuriyet sayesinde ulusal bir dilimiz, giderek yazınsal alanda yetkinleşen bir düşünce ve ifade aracımız olabildi. İlk kitabım Uzun Sürmüş Bir Yaz ile çiçeği burnunda bir yazarken Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü almam yıllardır Paris’te yaşamama karşın anadilimde yazmayı sürdürmemin en belirgin nedenlerinden biridir. Dağlarca’nın deyimiyle “Türkçem Ses Bayrağım!” haykırışına içtenlikle katılıyorum ve bu bayrağı her türlü ters rüzgâra karşın doğru biçimde dalgalandırmamız gerektiğini düşünüyorum.
Cumhuriyet’in mirasına sahip çıkalım derken yalnızca dilimize değil, laiklik ilkesiyle demokrasiye de sahip çıkmalıyız. Ve ille de şu gerçeği yöneticilerimize defalarca anımsatmalıyız: Ilımlı da olsa İslam demokrasiyle bağdaşamaz. Bu nedenle devlet, eğer gerçekten laikse, her vatandaş için inanca eşit mesafede durmalıdır. Ve dini siyasete alet etmemelidir. Ne yazık ki, bu seçim ortamında laikliğin de, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi, sürekli hırpalandığına, tırpanlandığına tanık oluyoruz. Oysa Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği “muasır medeniyet seviyesi” yüzyıl öncekinden pek farklı değil. Çağdaş uygarlığa erişme hedefi demokrasiyi tüm değer ve kurumlarıyla yaşatmak, daha da geliştirmek anlamına geliyor. Kitapları nedeniyle tam dört kez yargıç karşısına çıkmış bir yazar olarak şu gerçeği Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında bir kez daha anımsatmak isterim: Özgürlüğün olmadığı yerde yaratıcılık da demokrasi de cumhuriyet de olmaz!Nedim GÜRSEL
Ey Türk gençliği Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Atam daima izindeyiz ❤️❤️Minnetle saygıyla anıyoruz seni...
devamını görSedat BALLI
Cumhuriyet 100.yılında. Ne mutlu bize ki böyle bir büyük devrimci aydın ve100 yıl sonrasını gören Mustafa Kemal Atatürk'ümüz var. O böyle ileriyi görmeseydi bu memleket çok daha kötü olurdu. Unutturmaya çalıştılar olmadı, bayramları kutlamayı yasakladılar olmadı. Ne mutlu Türküm diyecek daha çok gencimiz var. İçimizde yaşattığımız ATATÜRK sevgimiz hiç bitmesin. Saygıyla ve sevgiyle daha nice yüzyıllara.
devamını görNecmiye KAYRAK
Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Benim en büyük eserim” dediği Türkiye Cumhuriyeti, 100 yaşında. Büyük bir coşkuyla kutladığımız 100. yıl, Türk milletinin bağımsızlık yolundaki mücadelesini, emeklerini ve elde ettiği başarıları bir kez daha hatırlamak, hatırlatmak ve saygıyla anmak için çok önemli bir dönüm noktası. Cumhuriyetimizin, 100. yılında güçlü bir şekilde ayakta durduğunu görmek, geleceğe daha büyük bir umutla bakmamızı sağlıyor. Ülkemizin kuruluş mücadelesi, bizlere en zor şartlarda bile birlik ve beraberlik ruhu ile bir hedef yolunda çaba harcamanın ve zafere ulaşmanın destanını anlatıyor. Tarihin en görkemli zaferlerinden biri olan ve Cumhuriyetin kuruluşu ile taçlanan kurtuluş mücadelemiz eşsiz bir ilham kaynağı niteliğindedir. Cumhuriyetimizin temellerini en güçlü şekilde atan ve hep daha ileriye gitme, çağdaş uygarlıkların da ötesine geçme hedefini bizlere gösteren Mustafa Kemal Atatürk’e ve mücadele arkadaşlarına minnet hisleri ile doluyuz. Temelleri 1950 yılında atılan Anadolu Grubu, Cumhuriyet’in 100 yıllık tarihinin dörtte üçüne şahitlik etmiş, Cumhuriyet’le birlikte büyümüş dev bir yapı. Bugün 19 ülkede 80’e yakın şirket, 86 üretim tesisi, 6 Ar-Ge merkezi ve 95.000 çalışan ile 7 farklı sektörde faaliyet gösteriyoruz. Rakamsal verilerimiz, üretim gücümüz, geliştirdiğimiz ve içinde yer aldığımız projelerle Türkiye Cumhuriyeti’nin ve ekonomisinin en büyük itici güçlerinden biri konumundayız. Dünyanın önde gelen isimleri olan markalar ve şirketler tarafından tercih edilen uluslararası bir iş ortağı olarak ülkemizi uluslararası alanda en iyi şekilde temsil ediyoruz. Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı’na da tanıklık etmiş olan kurucularımız Kamil Yazıcı ve İzzet Özilhan, Cumhuriyet ilkelerini her daim kendilerine yol haritası olarak belirlediler. Ulu önder Atatürk’ün “en büyük hazine” olarak adlandırdığı Anadolu’yu odağımıza alarak toplumumuza, Anadolu insanına daha iyisini sunma hedefleri, bugün bizlere yol gösteren kurucu felsefe ve değerlerimize şekil verdi. Cumhuriyet ilkeleri ile aynı çizgide şekillenen değerlerimiz bizler için her zaman bir kılavuz görevi gördü ve görmeye devam edecek. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına girerken, yüzyıllık dönemde yaşadığımız ekonomik ve sosyal dönüşümün ülkemize kazandırdıkları geleceğe güvenle bakabilmemizi sağlıyor. Demokratikleşme, hukukun üstünlüğü, toplumsal cinsiyet eşitliği ve eğitim reformu gibi kritik konular ikinci yüzyıla girerken hepimizin en önemli konuları arasında yer alıyor. Sorunları kolaylıkla aşabilmemizin yolu Türkiye'nin her alandaki çalışmalarında ve yönetim anlayışında bu temel değerler etrafında birlikte hareket edilebilmesinden geçiyor. Ülkemizin istikametinin daha da belirgin olmasını böylece sağlayabilir, bunu tüm dünyaya gösterebiliriz. İnanıyorum ki, Cumhuriyetimizi ileriye taşımak, kuruluş değerlerine sahip çıkmak hepimizin üzerine düşen bir görevdir. Ne mutlu ki; Cumhuriyetimizin ilk yüzyıllık dönemi boyunca Cumhuriyet değerlerine ve ilkelerine bağlılık, çoğulcu demokrasi ve buna sahip çıkmak, geleneklerimiz arasında yerini aldı. Hepimiz Cumhuriyet’in kazanımlarını korumak, güçlendirmek için büyük bir sorumluluk bilinci taşımalıyız. Özellikle gençlerimizin Cumhuriyet değerlerine sahip çıktığını görmek ülkemizin parlak geleceğine sarsılmaz bir inanç ve güven duymamızı sağlıyor. Daha nice yüzyıllara güçlü bir şekilde ulaşması dileklerimle, Cumhuriyetimizin 100. yılını kutluyorum.
devamını görTuncay ÖZİLHAN
1989 yılının 29 Ekim'inde Zübeyde Hanım İlkokulu 4. sınıfta okuyan küçük Senem’in şiir defterinden sesleniyorum sana sevgili Cumhuriyet, “Senindir ey cumhuriyet Senindir bu hürriyet Işık saçan bir melek Senden önce padişah vardı elbet Ama şimdi cumhuriyet Senindir bu millet.” Aradan 34 yıl geçti ve tıpkı şiir defterim gibi kirlendi dünya. Ama sen ey cumhuriyet, öyle bir iliklerime işlemişsin ki, o küçük kızın sana duyduğu sevgi; umutlu, kutlu, neşeli bağlılık hiç değişmedi. Hatta şimdilerde iki kızımın yüreğine işlemek için, daha da büyütüyorum seni. Eh bazen de abartıyorum sanki, ama gerekli. Unutmasınlar istiyorum, Türkiye’ye ilk geldiğin günleri. O nedenle bir temrin gibi tekrarlıyorum sürekli; cumhuriyet sensin, senin yaşama, sevme, okuma, gezme, gülme, dans etme hakkın diyorum; koru ve güzelleştir onu, gerekirse savaş onun için. Şimdi 2023 yılının 29 Ekim'inde Evrim Okulu 6. Sınıfta okuyan küçük İda’nın şiir defteriyle sonlandırıyorum sözlerimi. Bakalım beğenecek misin yeni şiirini? “Cumhuriyet özgürlükmüş Sen varsan, vatan mutlu Sen yoksan, mutsuz olurmuş Sen gelince çocuklar güler Sen gidersen solar evler Atatürk başımıza gelince Birden açmış tüm çiçekler Halk demiş ki padişaha yeter Atatürk demiş ki ülkemizi kurtaracağız Geleceği zaferlerle kutlayacağız!”
devamını görSenem KALE
Özgürce yaşayıp, yaşamak istediklerimizi özgürce ifade edip anlatabiliyorsak eğer ulu önder ATATÜRK'ümüz sayesindedir. İyi ki bu dünyadan ATATÜRK geçti ve bizlere sonsuz bir özgürlük, bağımsızlık bıraktı. Gücümüz, nefesimiz yetene kadar bayrağımıza, milletimize, geleceğimize sahip çıkacağımıza inanıyorum. Kalbimiz ATATÜRK sevgisi ile dolu, sana sonsuz minnettarlığımı sunarım ATAM. İyi ki...
devamını görElifcan FİLİZ
Ben Didem, şimdi 33 yaşındayım, kızım Ceren ve eşim İhsan'la yaşadık büyük onurla 100. Yılını Cumhuriyetin. Bize bu onuru yaşatan Mustafa Kemal Atatürk'e sevgilerimi ve saygılarımla teşekkür ediyorum. Bizi nelerden kurtardığını maalesef yakından izliyoruz bu aralar. Senin gibi düşünen, gören, seni aklında yaşatacak çocuklar yetiştirmeye çalışıyorum. İkinci yüzyılda daha çok gören, duyan, anlayan nesiller görmek için çabalıyorum. Hep aklımda ve kalbimde... Güzel kızım Ceren, şu an 6 yaşındasın ve bir sonraki yüzyıla kadar tam Cumhuriyeti yaşa diye çabalıyoruz babanla. Bu mektubu okuyacaklar daha mutlu bir dönemde yaşadığınızı düşünmek iyi geliyor. Cumhuriyeti gerçek anlamıyla yaşamış, yaşatmış ve gelecek nesillere bırakabilmişinizdir... Sevgilerle
devamını görDidem TOSYALIOĞLU
Kurtuluş Savaşı bir dehanın ürünüdür. O Anadolu'da Ağrı'dır. Süphan'dir, Cilo dağıdır. O dağ, sonsuza kadar yaşayacak olan G. Mustafa Kemal Atatürk'tür.
devamını görMahmut BAYCAN
Sevgili cumhuriyet , Ben Alya iyi ki Türkiye’ye geldin 100 yaşın kutlu ve mutlu olsun.1000 yaşını görmeni çok isterim inşallah görürsün ben pilot olmak istiyorum ve eğer kullandığım uçak benim olursa üstünde İstikbal göklerdedir yazsın isterim nice yaşlara
devamını görAlya Duru ÖZTÜRK
