ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Merhaba Geleceğim… Sana bu mektubu dünyanın en güzel vatanı olan, dünyaya tarih yazdıran ve herkes tarafından örnek alınan liderin topraklarından yazıyorum. Buranın adı Türkiye, benim cennet vatanım, Cumhuriyetin ana beşiği laikliğin ve inkılapların yıllarca ilmek ilmek işlendiği, Atasının izinden giden, gençliğin uyumadığı, özgürlük meşalesini elinde tuttuğu, sanatın, sporun, bilimin önde olduğu, yeni nesillerin geleceğe ışık tuttuğu ülkem. Ne teksin ne de yalnızsın. Her zaman yanındayız, benim geleceğim benim cumhuriyetim. Nice 100 yıllara güzel vatanım. Nurlar içinde uyu Atam. Gönderen: vatan sevdalısı

    devamını gör
    Levent SOYEL
  • Şu an özgürce kadın işletmeci olarak işimi yapabiliyorsam, arabamı özgürce kullanıp özgürce tek başıma tatile çıkabiliyor, yemeğe gidebiliyorsam, Atam sayende. Cumhuriyet'in hak, hukuk, adalet, laiklik ilkeleriyle yönetildiği bir ülkede 100 yıldır Müslüman olarak yaşayabiliyorsam, Atam sayende. Sen rahat uyu Atam. Biz değerlerine çocuklarımızla torunlarımızla daha büyük bir güç olarak sahip çıkacağız.

    devamını gör
    Gaye Münire GÜNGÖR
  • Türkiye Cumhuriyeti’nin kadın bir ferdi olarak, Ata'mın kurduğu Cumhuriyet'le gurur duyuyorum. Tüm dünyayı kendine hayran bırakan bir lidere sahip olmak, onun izinden yürümek, aydınlık yarınlar için çalışmak benim için şereftir. Karşıma çıkacak hiçbir cehalet unsuru beni bu gururdan mahrum bırakamaz. Var ol Cumhuriyet, yattığın yerler nurla dolsun yüce Atam.

    devamını gör
    Meral SEVEN
  • Daha gidecek çok yolumuz, öğrenmemiz gereken çok şey var canım Ata'm . "Açtığın yolda, kurduğun ülküde..." diyerek dilimize marş, gönlümüze kilit olmuş andımız var bizim. Küllerinden yeniden kurduğun bu cennet vatan için bizler de elimizden ne geliyorsa yapacağız hiç şüphesiz. Her milli bayramda sokaklara dökülerek hep birlikte el ele , omuz omuza vererek sana verdiğimiz sözü tekrar tekrar hatırlayacağız ve birbirimize her dâim hatırlatacağız. Bugün eli kalem tutan, kitaplar yazan çağdaş ve modern eğitimli bir bireysem, bunu senin yenilmez gücüne, eşsiz zekâna ve üstün gayretine ve seninle müthiş bir bağımsızlık mücadelesi veren o ölümsüz kahramanlara borçluyum. Hep gösterdiğin o ışıklı yoldan devam edeceğim ben de yoluma. Cumhuriyetimizin 100.yılını kutladığımız bu yıl ve her geçen yıl seni ve aydınlık fikirlerini çok daha iyi anlıyor ve idrâk ediyoruz. Yüce varlığın ve eşsiz ışığın her dâim bizimle, biliyor ve bunu yürekten hissediyoruz. Sonsuz şükrânla...

    devamını gör
    Serpil KAYA
  • CUMHURİYET’TE EMEĞİMİZ VE SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ VAR Kurtuluştan kuruluşa Cumhuriyet’te emeği olan kadınların 1850’li yıllardan bu yana süregelen mücadelesinin sayesinde biz kadınlar Cumhuriyet ile var olduk. Cumhuriyet’in harcında yoğrulduk. Kafes arkasından çıkıp aydınlıklara eriştik. İş kadını, doktor, öğretmen, mühendis olduk; kısaca insan sayıldık. Karar mekanizmalarında yer aldık, yaşamlarımız üzerinde birey olarak söz ürettik. Medeni Kanun ile miras hakkından, nafaka ile insan onuruna yakışan sürdürülebilir yaşama; eğitime, ulaşıma ve istihdama kadar yasal mevzuatların koruyucu kalkanı oldu Cumhuriyet bize. Laiklik, muasır medeniyet, Anayasal eşitlik, Medeni Kanun ve birey olma hakları, yani adına kısaca Cumhuriyet kazanımları dediğimiz haklar bizim güvencemizdir. Bu yüzden Cumhuriyet kadın demektir. Ancak bugün kapkaranlık günlerin içinden geçerken Cumhuriyet’e emeği geçen kadınların torunlarına, sizlere seslenmek istiyorum. Sevgili kadınlar, mücadelede yol arkadaşlarım, Cumhuriyet kazanımlarının rahatlığında sandık ki bu düzen hep böyle sürecek. Çok ama çok yanıldık. Anayasa’nın değişmez ilkelerinden Medeni Kanun’da müftüye nikâh yetkisi veren müdahaleye tanıklık ettik. Son 10 yılda kadın mücadelemiz ne yazık ki sadece satıh mücadelesine döndü. Var olanları korumaya yönelik mücadeleyle bugünlere geldik. Bugün Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına az bir zaman kala bu kazanımlar üzerinden siyaset yaparken kadınları kullanan siyasi zihniyet şimdilerde tarikatlar, cemaatler, Hizbullah kalıntıları ve baba mirası üzerinde tepinenlerle kol kola bize gelecek vaat ediyor. Kadınlar ve kız çocukları için vaat edilen cennet, aile kurumunun mütemmim cüz’i olma, erken yaşta evlilik, şiddet sonucu katledilme, güvencesiz yaşam hakkı, iş, eğitim ve sosyal hayattan el çektirmeye kadar varan bir dizi erkek egemenliğinin hayalleri. Yani LAİKLİKTEN vazgeçiş. Cumhuriyet mitinglerinden üçüncüsü İzmir’de ve laiklik için yapılmıştı. Düzenleyicisi olarak daha sonra adım “Laikçi teyze” olarak anıldı. O zamanlar laikliğin kazanımlarını net anlamayanlar için bugün altını önemle çizmek istiyorum: LAİKLİK bu ülkenin kadınlarının nefesidir, yaşam garantisidir. Cumhuriyetimizin vazgeçilmezidir. Sokakta yürürken, eğitime erişirken giydiği kıyafetin, yaşadığı özel hayatın sorgulanmasının önünde benttir. “Boş ol boş ol” denilerek bir köşeye atılmayacağı hukuki güvencesidir. Hangi dine, hangi mezhebe ve hangi siyasi partiye mensup olursanız olun LAİKLİĞİN yılmaz savunucusu olun. Demokrasiden çağdaşlıktan vazgeçmeden mücadele edin. Kadınlar için CUMHURİYET kadın mücadelesine inanan ve siyasi kazanımları hayata geçiren Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkmaktır. O zaman da bu zamandır. Unutmayınız ki, mücadele kazandırır.

    devamını gör
    Canan GÜLLÜ
  • Bu cennet vatanı ve Cumhuriyet'i bize armağan eden ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e minnet ve sevgilerimle...

    devamını gör
    İlayda SEVEN
  • Ulusal Egemenliğin tahtları yıktığı, bir avuç Türk'ün tüm dünyaya meydan okuduğu bir zaferdir Cumhuriyet.Halkın "kul" değil "efendi" olduğu gündür Cumhuriyet.Demokrasinin Beşiğinde bile kadının seçme ve seçilme hakkı yokken,Atatürk'ün cumhuriyetinde vardı.Halkın egemenliği sonuna kadar savunan Atatürk'ün cumhuriyetinde kadın savaş pilotları vardı.Atatürk'ün cumhuriyetinde kadın akademisyenler vardı.Ne mutludur ki Atatürk'ün cumhuriyetinde Liyakat ve Adalet vardı.Türk milleti şanslıdır ki onlara yoktan var etmeyi ve asla umutsuzluğa kapılmamayı öğreten bir öğretmenleri var.Atatürk'ün en büyük eseri olan Cumhuriyet şüphesiz ki ilelebet payidar kalacaktır.Cumhuriyet bir umutdur,Türkiye'de umut ebediyen var olacaktır.

    devamını gör
    İlker YILMAZ
  • Demokrasi kelime kökeni itibariyle halkın iktidarı anlamına gelmektedir. Bir zamanlar dünya tarafından unutulmuş bir kelimeydi. Eşitlik, laiklik, kadın hakları; bunlar da unutulmuştu. O dönemler en çok rağbet gören kelime savaştı. Savaş, güç, iktidar, paylaşmamak... İşte bütün bu ahval altında bir adam çıktı ve dünyayı, dünyanın aşina olduğu kelimeleri değiştirdi, dünyaya örnek oldu. Unutulmuş kelimeleri yeniden canlandırdı. Özgürlük, adalet, Cumhuriyet. Tarihin ve talihin akışını değiştirdi. Bütün bunları elindeki sınırsız güce rağmen yaptı. Bu gücü başka şekilde de kullanabilirdi. Eski kelimeleri canlandırabilirdi mesela, fakat o paylaşmayı seçti. İşte bu yüzden böyle anlamlı bir günde elindeki sınırsız güce rağmen, yönetme hakkını bir kişiden alıp çok kişiyle paylaşan, beraber omuz omuza çarpışıp bir ülkeyi kurtardığı halka itibarını iade eden, dost düşman herkesin gıptayla baktığı Türkiye Cumhuriyeti'ne babalık eden Atatürk'ü sonsuz saygı, minnet ve gururla anıyoruz. 100. Yaşımız kutlu olsun. Dileriz ki dünya da onun felsefesini benimser ve yine onun söylediği gibi “Yurtta sulh cihanda da sulh” dünya için geçerli bir düstur olur.

    devamını gör
    Can EDİBOĞLU
  • Atam, Büyük zorluklar ve fedakârlıklar içinde kurduğun, sonra da bizlere armağan ettiğin Cumhuriyet’imizi her türlü engele rağmen senin yokluğunda korumaya çalışıyoruz. Ülkemiz için bu yıl her yıldan daha zor bir yıl ve bu durum biraz daha sürecek gibi görünüyor. Yurdumuz üzerine oynanan oyunlar yıpratmaya başladı bizleri, ancak buna rağmen senin ölüm döşeğinde anavatana kattığın ve bu yıl dünyanın en yıkıcı depremini yaşayan, bunun yanında yüz binlerce insanını kaybeden Hatay’dan yazıyorum bu mektubu. Bizi bezdirmeye çalışıyorlar Ata’m. Biz Hataylılar olarak gözden çıkarılmış gibi hissediyoruz kendimizi. Tüm yaşadığımız olumsuzluklar bizi Hatay’dan çekip gitmeye zorluyor ama buradayız! Gitmiyoruz! Hataylıların nasıl ayağa kalkmaya çalıştıklarını uzun uzun yazmak isterdim. Kısa kısa bahsetmeden geçemeyeceğim. Bizim oradaki esnafımız yol kenarlarında işbaşı yaptılar. Hizmete devam ediyoruz dediler. Başka başka sektördeki iş kadınlarımız, iş adamlarımız da bunu yaptı. İnsanların kimisi çadırlarda, kimisi konteynerde kimisi de yıkılmayan evinde devam eden bir sürü depreme rağmen Hatay’dalar. Kimisi başka şehirlere gitti, depremler geçene kadar, sonra çoğu geri döndü. Bırakılacak gibi değil ki memleket. Öyle güzel bir memleket bırakmışsınız ki bize, ondan vazgeçmek mümkün değil Atam. Müteşekkiriz. Uzun yıllar oldu rahat, huzurlu bir nefes almayalı ülkemiz. Oynanan oyunlar ülkemizi biraz daha geriye attı. Ve şu an sizin bize bıraktığınız Türkiye o Türkiye değil. Ümidimizdir, tekrardan dirilmesi, küllerinden yeniden doğması. Yokluğunuzu her zaman hissetti bu ülke. Ama her şeye rağmen yolunuzdayız. Sonsuz saygı ve özlemle anıyoruz Ata’m sizi ve ülkemizi kurmanızda yanınızda olanları.

    devamını gör
    Alev ÖKSÜZ