
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Bugün benim için öyle özel bir gün ki, ölümsüzleştirmek için bir şeyler yapmak istedim ve çareyi mektup yazmada buldum. Çünkü söz gider, anılar gider ama yazı kalır. Bugün benim doğum günüm. Ülkemle aynı günde doğmak o kadar harika bir his ki. Bunun kesinlikle bir anlamı olduğuna inandım çocukluğumdan beri. Çocukken okulumda bulunan Atatürk büstünün yanına gider, Atamla dertleşirdim. O zamanlarda yaptığım şeyin ömrüm boyunca devam edeceğini düşünmemiştim. Ne zaman sıkışsam, bu ülkede yaşamak için bir sebep arasam yine ona koştum. Çünkü biliyordum beni anlayacağını. Hatta öyle bir anlamak ki bana mektup bile yazmıştı. Gençliğe Hitabe... bu vatanın çocuklarını öyle anlamış ki her kelimesi başka bir teselli. 100 yıllık bir öngörü... Evet, cumhuriyet naçiz vücudunda değil, ruhunda. Senin ruhun başlı başına cumhuriyet Atam. 100. Yılı en güzel bayramdır, kutlu olsun. Emanetin bizimle güvende. Saygı ve minnetle...
devamını görŞevval YILDIZ
Sevgili Cumhuriyet, iyi ki varsın! Atam sen bizi yaşattın. Kutlayacağımız bir bayramın 100. yılındayız. Sen bizim kalbimizde yaşıyorsun. Özgürlüğün hala bizimle beraber... Sen de bizim kalbimizde 100. yılı kutlayacaksın. Nice bayramlarımıza...
devamını görGüray AĞAR
Cumhuriyetin 100. yılını neşe ve mutluluk ile kutluyorum, Ulu Önder ATATÜRK'ü saygıyla selamlıyorum. Benim adım Enes Talha. 13 yaşındayım. Adana Şehit Ertan Tokuş ilk-ortaokulunda okuyorum. Bu vatanın her karış toprağı şehit kanlarıyla yıkanmış. Kars-Sarıkamış şehitlerini, Çanakkale şehitlerini ve Seyit Onbaşı, Nene Hatun gibi birçok kahramanı saygı ve rahmetle anıyorum. Benim akranlarımın ve benden sonraki nesillerin de Cumhuriyeti barış, huzur, neşe ve sevgiyle kutlamasını diliyorum. Ömrüm yettiğince Cumhuriyet'e sahip çıkacağım, Atamın izinden yürüyeceğim. Cumhuriyeti nice yüzyıllar kutlamamızı dilerim. İyi ki bu vatanın evladıyım, ecdadımla gurur duyuyorum. Yaşasın CUMHURİYET!
devamını görEnes Talha ÇELİK
Varlığı değil belki de yokluğu fark edilecek olan Cumhuriyet Cumhuriyet bize ne yapar? Cumhuriyet bizi ne hale getirir? Tüm kurumsal ve devlet örgütlenmesi bir tarafa, kuruluş aşamasında konjonktürel ve zamansal olarak o derece toplumsal bir mevhum olmasının sürdürülebilirliği ve bu topraklara dair bir cumhuriyet fikrinin yerleşmesi önemli. Yıllar içerisinde artarak beni şaşırtan birçok şeyden biri de yoktan var etme kabiliyeti veya retoriği değil, bağlamsal idrak ve bunun bir medeniyet kurgusunda değerlendirme kabiliyeti. Siyasal bir tercihi, rejimi nadir, zorlu bir mücadeleyle radikal bir süreçte ortaya koyan bir ülke burası. Her ne kadar mihenk taşları ülkenin dönem itibariyle içinde bulunduğu monarşi içerisinde 19. yüzyılda muhtelif çabalar, revizyonlarla ortaya konmaya başlamış olsa da Cumhuriyet’in bu kadar güzel gelişmesi, palazlanmasının Anadolu topraklarıyla da ilişkili olduğunu düşünürüm. Elbette aksaklıkları, hayal kırıklıkları, zaman içerisinde tıkandığı merhaleleri var, olacak da. Anadolu ve kadim uygarlıkları, gelenekleri, geçmişi, kültürü. Öyle bir habitat ki binlerce yılın uygarlıklarının, tabiat ve etkenlerinin üzerine üst üste binen bir parametreler cümbüşü. Anadolu tüm bunlarla baş etme ve pekiştirme kabiliyetine sahip bir maya içeriyor. Mustafa Kemal’in de bu bağlamı çok iyi okuduğunu, kuruluş aşamasında İstanbul’la, yani payitahtla arasında sadece mesafeye bağlı bir nefes bırakma gerekçesiyle hareket etmediğini düşünürüm. Cumhuriyet’in 50’sine kıyıdan 5 yaşında, 100’üne ortasından 55 yaşında tanık oldum. Şimdiye kadarki kısmının tümünü ve evvelini mukayese edebilecek tanıklığım yok. Politik, medeni, çağdaş, bilimsel cumhuriyet esaslarının bir yaşam mukayesesine ihtiyaç duymadan ne demek olduğunun, öneminin farkındayım. Tüm bu hepimizin bildiği, tecrübe ettiği olsa olsa kiminin bilmek, anlamak istemediği kıymetleri görüyorum ve kabul ediyorum. Ben İstanbul dışında büyüdüm. Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde, bölgelerinde. Cumhuriyet mefhumunun Anadolu’da daha yerleşik, kendini gösterir olduğunu bir karşılaştırmayla İstanbul’a gelince fark ettim. Bu farkındalık birçok noktada ifade edilebilir ama kendi şahsi algım dahilinde bana en mühim gelenler mekânsal ve buna bağlı yerleşiklikler, seremoniler, alışkanlıklar, beşeri ilişkiler. Bunda ailemin asker, bürokrat, memur, Halkevi tecrübelerinin, hikâyelerinin, dolayısıyla çocukluğun ve ilkgençliğin gündelik hayat algısının, davranışlarının da etkisi olmalı. Son 30 yıldır gittikçe, geçtikçe, ziyaret ettikçe fark ettiğim ise Anadolu şehir ve yerleşimlerinde cumhuriyet bildik fiziksel karşılığının ve buna bağlı ilişkilerin yitmiş ya da görünmez olduğu. Mesleğim ve ilgi alanlarım nedeniyle de Cumhuriyet tarihinin gözle görülür kısmında oluşan eksilmeler zaman zaman beni bir melankoliye sürüklemiyor değil. Belki de Cumhuriyet kendinden fedakârlıklarla, yerine koymalarla düşe kalka büyüme eğilimindedir. Üniversite öğrencilik ve hemen sonraki yıllar içerisinde Cumhuriyet’in kurucu kadrosunun bir dikta rejimi oluşturduğuna, tepeden inmeci bir üst karar olduğuna dair siyasi tartışmaların içerisinde kendimi bulduğumda çocukluk romantizmine yaslanan bir tereddüt taşır, kendime dahi izah edecek bir argüman geliştiremezdim. Henüz tarif edemediğim, gerekçelendiremediğim bir idrak içerisindeydim. Muhtemelen bu, konvansiyonel muhalif kimlik ve/veya saklı bir eleştirel sahiplenme denilen şey olabilir. Tüm bu gerilimler, eleştirel duruşlar, mesnetsiz, ikircikli muhalif bakışlar, şükranlar, idrakler, gönenmeler, sevdalar bende vücut bulan Cumhuriyet tezahürleri. Anadolu’ya ve birbirlerine pek yakışan Cumhuriyet’in bu topraklarda yeşerdiği gibi sağlam, köklü ama zarif ve narin. Bilmece kabilinden: Varlığı değil belki de yokluğu fark edilecek olan.
devamını görCem SORGUÇ
Seni çok özlüyoruz Atam.
devamını görÖznur ÇÖRDÜK
İzciler ve izci liderleri olarak Cumhuriyet değerlerimizi koruyan, vatanını ve milletini seven, kendine ve yurduna faydalı gençler yetiştirmeye devam ediyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun. (Ankara İzcileri Derneği Adına...)
devamını görEmrah KASAL
Varlığı ve yaptıkları ile ezelde ve ebedde gurur kaynağımız, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün şaheseri olan Cumhuriyetimiz, bu millete verilmiş en kutsal armağan ve emanettir. Bu emanete sahip çıkıp onu koruyabilecek "fikri hür, vicdanı hür" nesillerin yetişmesi, en başta aydın ebeveynlerin ve eğitimcilerin emekleriyle mümkün olacaktır. Bir eğitimci olarak bu sorumluluğu her zaman yüreğimin derinliklerinde hissediyor, önce derslerimde öğrencilerime, sonra da tüm çevreme "vatan" kavramı farkındalığı kazandırmaya içten çaba gösteriyorum. Bu bilinçli farkındalık ile yaptığımız her amel bu ülkenin yarınlarına yapılacak değerli bir yatırımdır. Cumhuriyet bizimdir, kıymetini bilelim.
devamını görIşıl YALÇIN
100. yılına yakışan coşkuyla karşılayamadığımız yâr; insanlık adına utanç duyduğumuz günlere denk gelişin ya da sana hakkını veremeyen seçilmiş yönetimin bahanelerine sığınmadan gözlerinden öptüğüm. Babamın, anamın, çocukluğumun, çocuklarımın, onların çocuklarının umudu sevgili. Dün yoklukta kazanılmış, bugün varlıkta yok sayılmaya çalışılan gururumuz, onurumuz. Seni hayal edip hayata geçiren Gazi paşamın yadigârı. Başımızın dik duruş sebebi. Gönlümüzün ferahı. Ağzımızın tadı. Kurucu liderimin de Hitabe'de bahsettiği ("Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.") kötü günlerde umudum. Var ol. Nice 100., nice 1000. yıllarda var olman dileğiyle. Yürekten selamlar. Ne mutlu Türküm diyene!
devamını görFuat YÜCEL
Değerli Cumhuriyet, Doğduğum günden bugüne senle var olmanın onurunu yaşamaktayım. Bana Cumhuriyeti bahşeden yüce insan, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'e minnet ve saygıyla... Bazıları için bir hikâyesin ama benim için hayallerimin somut resmisin. Gençliğimde düşüncemi özgürce dile getirme fırsatı verdin. Sevgiyle, huzurla ve özgürce dolu dolu bir yaşamı sağlamış olman sana ne kadar değer vermem gerektiğini bana bir kez daha hatırlatıyor. Ben senin daim hayatımda var olman için mücadele edeceğime söz veriyorum.
devamını görKasım YEŞİLTEPE
