
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Değerli Cumhuriyet, Sen bize bayram verdin, özgürlük verdin. Sen bize okullar açtın, meslek şansı tanıdın. Çok fazla fedakarlık yaptın. Seni çok seviyoruz ve asla bırakmayacağız Cumhuriyet!
devamını görEsma ARSLAN
Merhaba Cumhuriyet. Seni hak edemedik mi desem yoksa sen bize doğru yolu gösterdikçe yanlış şeyler mi yaptık diye başlasam bilemiyorum. Belki de seni hak etmiyoruz ancak iyi ki varsın. Ülkemizin üzerinde kara bulutlar dolaşırken umudu olan insanların nedeni sensin. Yurtdışına gitmek için uğraşan doktorlardan biriyim. Para için gidiyorsunuz diyenleri umursamıyorum. Okumuş, Atatürk'ü ve ülkesini seven çağdaş insana nefes aldırmıyorlar. Doktorlar ülkeyi yönetenlerce hedef gösteriliyor. Giderlerse gitsinler diyorlar. Beş dakikada muayene et baskısı. Hastanelerde şiddet görüyoruz, öldürülüyoruz. Buna rağmen Cumhuriyetimize en yakışır hizmeti veriyoruz. Ülkede işini en iyi yapan insanlar hekimler. Gitsem de kalsam da senin ilkelerine uygun, dürüst, ahlaklı bir insan olmaya devam edeceğim. Dindar bir nesil yetiştirmeye çalışanlara inat, gençlerimizi kitap okumaya, sanatla uğraşmaya, bilime yönlendireceğim. Senin izinde sanat ve bilimle baharı getireceğiz.
devamını görErsoy KANAY
"Cumhuriyet; özgürlüğün ve değişimin ışığında. 29 Ekim 1923, Türkiye Cumhuriyeti'nin doğduğu günden bu yana, özgürlük, eşitlik ve ilerlemenin sembolü oldu. Bu özel gün, geleceğe dönük umutların ve büyük bir mirasın kutlamasıdır. Cumhuriyetimizin ışığında, daha parlak yarınlara doğru ilerlemeye devam edelim.
devamını görNecdet ÇALIŞANKOL
Seni anlamak, seni anmak ne muazzam şey Mustafa Kemal... Ayağımıza taş, elimize kan değmesin, Cumhuriyet bize çok iyi geldi iyi ki geldi. Mücadele alınan en büyük zaferdir. İşgal altında değil bayrak altında, sonsuzluğa Cumhuriyet...
devamını görEmel ATA
Sevgili ve saygıdeğer Türk milleti, Cumhuriyet 100. Yılına denk gelmiş bir birey olarak Allah'a sonsuz kez şükrediyor, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını şükranla yâd ediyorum. Cumhuriyet'in kurulmasında bütün zorluklara, acılara, savaşlara, işgallere ve ölümlere göğüs geren bu Aziz Türk milletinin bir torunu olmaktan iftihar duyuyorum. Cumhuriyet'in kıyamete kadar payidar kalması için elimden gelenin fazlasını yapacağıma ve ömrünün sonuna kadar onurumla şerefimle yaşayacağıma Cumhuriyet'in 100. Yılı'nda sizler önünde ant içiyorum. Gençliğimi ve ömrümü, kendimi geliştirip bu millet için işimi en iyi ve en fazla yararım olacak şekilde yapacağıma, ancak o zaman bu millete olan görevimi yerine getireceğime inanıyorum. Cumhuriyet'in 101. yılında daha çok okumalı, düşünmeli ve daha çok çalışmalıyız. Bu ülkeden refah seviyesi yüzünden başka bir ülkeye iltica ederek, her karışı kanla sulanan vatanımızı bırakmamalıyız. Son nefese kadar Kuvayı Milliye.
devamını görMuhammed Emir KAYA
Sayın Cumhuriyet, 100. doğum günün kutlu olsun! Sen, benim için bir umut, bir ışıksın. Sen, benim için eşitlik, özgürlük ve demokrasinin sembolüsün. Sen, benim için bir ulusun bağımsızlığının ve egemenliğinin ifadesisin. Seninle birlikte bu topraklarda yaşayan her insan eşit haklara sahip oldu. Sen, kadınların seçme ve seçilme hakkını verdin. Sen, farklı etnik ve dini grupların birlikte yaşamasını sağladın. Sen, bu toprakları çağdaş bir ülkeye dönüştürdün. Seninle birlikte, bu ülke büyük başarılara imza attı. Sen, Türkiye'yi bir dünya gücü haline getirdin. Sen, Türkiye'yi bilim, teknoloji ve sanatta öncü bir ülke haline getirdin. Sen, Türkiye'yi insan hakları ve demokrasi alanında örnek bir ülke haline getirdin. 100. yaşında bile sana minnettarım. Seni daha da ileriye götürmek için, elimden geleni yapacağıma söz veriyorum. Saygılarımla,
devamını görSedat YARDIMCI
İzmir’in bir kıyı kasabasında, asırlık bir zeytin ağacının gölgesinde yazıyorum bu mektubu sana… Ben o günleri görmedim ama o gördü. Ondan mıdır bilmem, Cumhuriyet’e mektup yazıyorum dediğimde, bir yel esti ve avuçlarıma zeytin dalı düşüverdi. Barışın simgesi zeytin dalı. O an anladım. Cumhuriyet, barıştı. Cumhuriyet karanlığı aydınlığa taşıyan bir güneşti. Bağımsızlık Türk Milletinin karakteriydi ve tarih boyunca hep bir şekilde küllerimizden tekrar tekrar doğmayı bilmiştik. Ama seçtiğimiz yönetim şekilleriyle hep acıyla son bulan bir destanın parçası olmaktan kaçamamıştık. Neyse ki; bu makûs talihimizi değiştirecek kahraman içimizdeydi. O aydınlığa bakan masmavi gözleriyle Türkün karakterine uygun, bizi ilelebet yaşatacak yönetim biçimini ilan etti. CUMHURİYET… Cumhuriyet sen, benim atalarımın kanı, benim ve nesillerimin nefesisin. Sen, benim karakterimsin. 100. Yılın kutlu olsun. Bu yüz yaşında bedenimle, diğer yüz yaşlarında ruhumla gülümseyeceğim sana. Nice yaşlara…
devamını görGül KABACAOĞLU
Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına yaşım genç, aklım yerindeyken denk gelebilmek ne büyük bir şans, ne kadar büyük bir mutluluk bilemezsiniz. Şu an burada bunları yazabiliyorsam hem de kendi alfabemle, özgürce kendimi ifade edebiliyorsam, seçebiliyorsam seçilebiliyorsam, kendi ayaklarımın üzerinde durabiliyorsam, kimseye minnet etmiyorsam, kimsenin kölesi değilsem, bir lokma ekmeğe muhtaç değilsem tek bir başkomutan ve gizli kahramanları sayesinde. İyi ki bu dünyadan bir Mustafa Kemal geçmiş ve iyi ki bizim ufkumuz olmuş. Bu vesileyle, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, emeği geçen SeyiT Onbaşı, Kara Fatma, Fevzi Çakmak, Halide Edip…vs ismini sayamadığım nice kahramanlara Allah'tan rahmet diliyorum. Onlar olmasaydı bizler olmazdık… Ne mutlu Türküm diyene…!
devamını görSedef ÇELİK
Mustafa Kemal Atatürk sadece bir kişi, bir devlet adamı, bir siyasetçi, bir asker, bir kurucu akıl değildir, o bir fikirdir. Bir idea. Bir epistemoloji. Bir varoluş biçimi. Ve onun olduğu şey, dünyanın sigortasıdır! Öyle ki bugün çok zor durumda olan Ortadoğu başta olmak üzere, dünyanın geri kalan, emperyalist baskılarda ezilen devletlere ne olmaları/nasıl olmaları gerektiği konusunda bir "en iyi model" sunmuştur. Ve nasıl olmamaları (!) gerektiği konusunda! Bir "Atatürk modelleri" olsaydı, Afganistan, Irak, Suriye, Mısır, Lübnan, Filistin ve diğerleri böyle olmazdı. Afrika da böyle olmazdı ve birçok Güney Asya ülkesi, Avrasya ülkesi ise bambaşka olurdu. Onun liderliğinin vizyonunun bir ifadesini yapabilmek kolay değildir. Osmanlı İmparatorluğu çok özel bir devlettir. Kuruluş felsefesinde yüzünü tamamen Batı'ya dönmüş bir devlet. Osmanlı hep önce bir Avrupa imparatorluğuydu. Tüm ilerlemesini bu vizyonla yaptı. Çöküşü de buradan koptuğunda oldu. Sadece bu da değil. Osmanlı, Batı'yı zenginleştiren, geliştiren, onu zorlayarak bugüne getiren başat bir unsurdur. Hatta buna ilişkin İtalyan yazar Claudio Magris; “Avrupa ile Osmanlı İmparatorluğu’nun karşılaşması, savaşan ve birbirini yiyip bitiren iki ayrı dünyanın sonunda farkına bile varılmadan nasıl iç içe geçip birbirlerini zenginleştirdiklerinin büyük örneğidir” der. Bir şey diyeyim mi? Atatürk de "Osmanlı vizyonuna"dır. Fatih Sultan Mehmet'in fikirdaşıdır o. Aynen Osmanlı devlet zekâsı gibi Ortadoğu'yu fikri, siyasi, çatışmacı bir çukur gören anlayışla yolunu Batı'ya çizmiştir, Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin yerini Batı'da görmüştür. Atatürk de Osmanlı'nın Fatih Sultan vizyonu gibi Batı'nın bugünkü "leş" ikiyüzlülüğünü törpüleyen, vicdanlı, insani, eşitlikçi ve adil olan bir Batı haliyle devletlerini kurdular ve geliştirdiler. Bu mektupta bir çağrım var herkese, her görüşe. Hadi 100.yıl bir fırsat. Atatürk Devrimlerini ve onun felsefesini temel alalım. Bizi çukurdan uzak tutacak olan bu anlayış etrafında, bilim, teknoloji, eğitim, inovasyon, kültür ve sanat etrafında birleşelim. Birleşelim ki; #YolumuzAçıkOlsun
devamını görProf. Dr. Uğur BATI
