
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Cumhur, Arapça bir sözcük Cumhur. İslam'da; İslam alimlerinin çoğunluk kararı, ileri gelenler topluluğu olarak ifadeleniyor. Öte yandan, modern dil; Cumhur'u, çoğunluk, halk, topluluk olarak ifadelendiriyor. Cumhur'a ve Cumhuriyet'e hangi değerler üzerinden, kabaca hangi açıdan yaklaştığınız o Cumhuriyet'i şekillendiriyor aslında. İslami referansların Cumhuriyeti ile modernitenin Cumhuriyeti fazlaca çelişiyor, çatışıyor, bir egemenlik kavgasına dönüşüyor. Bu güzel ülke, bundan 100 yıl önce, tercihini belirledi aslında, modern bir Cumhuriyet olma yolunda kararını da, yolunu da belirledi. Bu yolda engeller çok, geçmişin hesaplarıyla bilenenlerin, rövanşist zevklerin peşinde koşanların muhalefetiyle de mücadeleye devam edecek modern Cumhuriyetçiler. Cumhur Arapça bir sözcük ama çağı doğru okuyanlar, Cumhuriyet'i İslami referanslardan kurtararak yaşatacaklar. Evrim kararını verdi aslında, günümüz insanı bu kararı, gerici karşıtlarına tebliğ etmekle yükümlü bir bakıma.
devamını görMustafa KAHRAMANOĞLU
Özlem, sevgi ve saygı ile andığımız Atamızın en büyük armağanı olan sen, sevgili Cumhuriyetimiz! 100. yılımız kutlu olsun. Sonsuza dek bizimle olman dileğiyle...
devamını görBilge TOBAL
İyi ki Cumhuriyet kadınıyım ve iyi ki onun öğretmeniyim...son nefesime kadar yetiştirdiğim bütün evlatlarıma tek sözüm şudur: vatanına ve milletine sahip çıkmayana hakkımı helal etmiyorum... beni yetiştiren öğretmenim bize hep bunu miras olarak bırakmıştı. Ben de benden sonrakilere bu sözü hep söyledim ve söylemeye de devam edeceğim. Atamın izinde her daim....
devamını görSibel GÜNERİ
Merhaba ben Melike Nazlı. 34 yaşında, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı cumhuriyet kadınıyım… bugün tarihlerimiz 29 Ekim 1923'ü gösteriyor ve biz Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ile Kahraman Türk ulusunun bize armağan ettiği cumhuriyetimizin 100. Yılı'nı kutluyoruz… Gururluyuz…Coşkuluyuz.. Hüzünlüyüz… Gelecek nesiller tarihinizi bilin, tarihinizi bilin ki Cumhuriyet'in değerini anlayabilirsiniz. Bu topraklar bu vatan için gözünü kırpmadan canını feda eden binlerce isimsiz kahraman sayesinde kuruldu; Seyit Onbaşı'nın 236 KG'lık mermiyi tek başına sırtlamasıyla kuruldu, Fransız askerine erzak taşıyan 150 araçlık düşman konvoyunu bozguna uğratan Şahin Bey sayesinde kuruldu, sırtında çocuğu ile cephaneye mermi taşırken donarak ölen Şerife Bacı'nın sayesinde kuruldu. Bu fedakârlıkları bilin ve unutmayın. Bu fedakarlıklara layık bir Türk genci olmaya çalışın. Cumhuriyet bizlere armağan edilmiş en büyük hediyedir. Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır.
devamını görMelike Nazlı DEMİR
Atatürk'ün kurduğu bu ülkede Cumhuriyet'in 100.yılını yaşıyoruz. 100 yıl değil, 1000 yıl da geçse sonuna kadar Atatürk'ün izinden ilerleyeceğiz, onun ilkelerine sahip çıkacağız. Bu ülkeye yararlı gençler olmak için öğrenmeye, öğretmeye devam edeceğiz. Bizler Atatürk'ün gençleriyiz, Atatürk'ün torunlarıyız, böyle doğduk böyle de öleceğiz.
devamını görElisa BAYRAM
SEVGİLİ CUMHURİYET, Yıllar önce, ben daha çocuktum ve sen de epeyce genç sayılırdın, o zamanlar geceleri sana dua ederdim hatırlıyor musun? Cumhuriyet derdim, iyi ki varsın. Sen olmasan ben belki de evde kapalı kalacaktım. Okulda öyle öğrenmiştik çünkü. Kadınlara özgürlüklerini sen vermiştin. Sokaklarda başı boş bisiklete binebiliyorsam bunu sana borçluydum. Sonradan adı Cumhuriyet olan pek çok ülkede kadınların zerre kadar özgürlükleri bulunmadığını öğrenecektim. Benim özgürlüğümün de seni suiistimal edenler tarafından elimden alınabileceğini… Ama o zamanlarda senin kudretine güveniyordum. Bir çocuğun anne ve babasının her işin altından kalkabileceğine duydukları güven gibi bir şeydi benimki de. Biraz büyüyünce, kabul ediyorum sana dudak büktüm Cumhuriyet. Eksiklerini gözüne sokup bana verdiklerini göz ardı ettim. Büyüyordum. Başka ülkelerle seni karşılaştırıp o kadar da eşsiz olmadığına kanaat getiriyordum. Küçük Prens’in dünyaya inip de bir gül bahçesiyle karşılaştığı anda olduğu yerdeydim. Ana babasını yarım kalmış hayalleri, eksiklikleri, günahları yüzünden suçlayan bir yeniyetmeydim. İnan ki, ilişkimizi iki yetişkin gibi kurmamız için bunlardan geçmem gerekiyordu sevgili Cumhuriyet. Sen de sana körü körüne inanan bir yurttaş istemezdin, biliyorum. Dünya etrafında bir tur atıp sana döndüğümde, yuvamın senin koruduğun topraklarım, yurdum olduğunu anladım. Ve senin biricikliğini… Ben büyüdüm Cumhuriyet. Sen hâlâ genç sayılırsın. Ama yorgunsun. Hırpalandın. Genç yaşında yıprandın. Korkarım ben büyümekle meşgulken seni yalnız bıraktım. Gücünün kaynağının bana uzandığını kavramam zaman aldı. Senin de bana gereksinim duyduğunu anlamadım. Affına sığınıyorum. Tamam şimdi, sırtını bana daya. Fikirlerimle, yapıtlarımla, inancım ve direncimle seni besleyeceğim. Bir tek ben mi? Yürekli kardeşlerimle ördüğümüz bir ağ ile seni sarıyoruz. Bir daha bırakmamak üzere. Çok kuvvetliyiz. Bir dağ gibi. Hissediyor musun? Evet, buradayız.
devamını görDefne SUMAN
Canım CUMHURİYET, ben 50 yaşındayım sense 100 yaşındasın... Bugün ayaklarımın üzerinde duran güçlü bir Cumhuriyet kadını olarak senin ve seni 29 Ekim 1923'te ilan eden Ata'mın önünde saygı ile eğiliyorum. Doğumunun 100.yılı kutlu olsun… Çok yaşa hep yaşa.
devamını görIşıl YÖNTER
Ey Büyük Atatürk; yazdığım mektubu canlı olarak karşında okuyamıyor olsamda yazdığımı bir yerde okuduğunu,hissettiğini ve benimle aynı duyguları paylaştığını biliyorum.Cumhuriyet kurulurken yaşanan zorluklarda sana ve canı pahasına cepheden cepheye koşan silah arkadaşlarına kendim ve ülkem adına teşekkürlerim sonsuz.Kurduğun bu sonsuz cumhuriyetin bir neferi,açtığın yolda gösterdiğin hedefe yürüyen Atatürk genci olmaktan gurur duyuyorum.Cumhuriyet Nene Hatunların,Seyit onbaşıların sesidir.Atam benim için cumhuriyet kadın haklarıdır,inkılaptır,devrimdir karanlığın üstüne bir güneş gibi doğmaktır. Aziz Atatürk bu sene apayrı bir sevinç var ülkemde her yer al al bayrağım.İlalebet payidar kalacak dediğin cumhuriyet bir asrı geride bırakıyor.Tam yüzyıl oldu.Atamızın biz gençlere bugünkü ve gelecek neslin demir ellerinde her an yüce ve payidar olacağına inancım berkemaldir diyerek emanet ettiği sonsuz cumhuriyetin nice yüzyılları görmesi umuduyla çok yaşa cumhuriyet!Seni saygıyla anıyorum.
devamını görAyça Kenar
İnsan “ben neyim” diye sorduğunda bize ne demek istemektedir? On milyarlarca insan doğup ölerek ne gibi bir boşluğu doldurmuşlardır? Onların amacı bugün yaşayan bizleri doğurmak mı olmuştur sadece? Hayır, insan var olduğu ilk günden bu yana hep varoluşunu sorgulayarak kendisi için bir anlam talep etmiştir. Elli bin yıl ve bin yedi yüz nesil boyunca dil kullandık. Her insan kendi varlığını kendine mesele ederek kendine bir anlam kırıntısı çıkardı ve onu ortak benliğine aktardı. “İnsan yaratısı” dediğimiz şey üst üste yığılarak yapılır, gecekondularda her sene çıkılan bir kat gibi… İnsan kırıntılardan ekli bir anlamlar bütünüyse o anlamlar yapısında Cumhuriyet son kattır. İnsan biyolojik olarak insan olduğunun birinci gününde psikososyal olarak insani olmamıştır. Biyolojik insan bütünsel bir süperorganizma gibi hareket eder. Birbirini doğurur, birbiri için besin verir, kan verir, organ verir, biri öteki için ölür. Psikososyal olarak da insan, her aşamada bir damlacık kadar da olsa var olduğunu hissettiği, ona katkı verdiği, ona dayandığı büyük ve bütünsel bir “ortak benlik” varoluşu içinde insani olur. Nasıl biyolojik insan kendi bedeninde her organ ve hücrenin vazgeçilmez katkısıyla bir homeostazi (içsel denge) kurarsa ortak benliğin kendini tek tek bireyler ve toplumsal düzeyde insani olarak en iyi ve gerektiği gibi var ettiği homeostatik yönetsel düzen de cumhuriyettir. Cumhuriyet var olmak için hem bir toplumsal homeostaziye gereksinim duyar hem de var olduktan sonra toplumda onu sağlar. Cumhuriyetle toplumda içsel denge sağlandıktan sonradır ki, tek tek her insanın önü açılır ve her bir insan psikososyal olarak insaniyet kazanmak güç ve bilgeliğine kavuşur. Düşünen, özellikle de kavramsal olarak düşünen varlıksa insan, insani olmak ne anlama gelir? İnsani olmak erdem sahibi olmak demektir. Peki erdem sahibi olmak ne demektir? Aristoteles’ten öğrendik ki, erdem sahibi olmak demek, doğuştan getirerek değil de daha çok kendini eğiterek insana ve insanlığa karşı iyilik yapmak yeteneği kazanmak demektir. Eğer Cumhuriyet bizi insani, dolayısıyla erdemli yapıyor ise Cumhuriyet’in olmadığı, tek tek insanların özgürce önlerinin açık bulunmadığı ülkelerde toplumda hatırı sayılır bir oran ve yoğunlukta erdem sahibi insana rastlamak imkânsız değilse bile güçtür. Erdemler az değildir ama çok da değildir, saymakla biter: Alçakgönüllülük, nezaket, saflık, mizah, aşk, itidal, sadakat, cömertlik, merhamet, basiret, cesaret, adalet, minnet, bağışlama, sadelik, hoşgörü ve iyi niyet. Bir toplumun bunlardan yoksun değilse bile fakir olduğunu düşünebiliyor muyuz? Erdemini yitirmiş bir toplum sosyal bir çöl haline gelmiş demektir. Erdemler her zaman tekil olarak geliştirilirler ama kişiler birbirini etkiledikçe çoğul hale gelirler. Tekil olarak erdemli hale gelmek için kişinin, kendine dayalı olarak kendi geleceğini kurabilecek sosyal bir ön açıklığına sahip olduğu algısını kesintisiz taşıması gerekir. Erdemin çoklu olması, açıkçası bütün bir toplumun erdemli hale gelmesi için de tek tek kişilerde sosyal olarak bir yan açıklığı, yatay ilişki özgürlüğü algısının bulunması gerekir ki, her tek erdemli kişinin erdemini aktarabileceği ve karşıdakinin erdeminden yararlanabileceği özgür bir ilişki ortamı oluşabilsin. Bütün bunları bize cumhuriyet sağlar. Onun için Atatürk “Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” demiş ve eklemiştir: Cumhuriyet fazilettir. Erdeminizi, insaniliğinizi ve giderek insanlığınızı kaybetmek ve onları kaybetmiş başka insanlarla bir arada yaşamak istemiyorsanız cumhuriyetinizden vazgeçmeyiniz.
devamını görTahir Musa CEYLAN
