ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Yüzüncü Yıl Marşı, destanlarla yazılmış tarihimiz, kahraman ve çalışkan milletimiz, özgürce dalgalanan bayrağımız, geçmişten geleceğe umudumuz. Yaşa, var ol canım Anadolu’m. Adalet ve demokrasidir varlığım, sevgi ve barıştır kardeşliğim, şehit kanlarıyla sulanmış toprağım, bu aziz vatandadır egemenliğim. Yaşa var ol yüzyıllarca Cumhuriyetim, Türk doğdun, Türk olarak öleceksin, şehit evladı olduğunu bileceksin, çağdaş, kalkınmış bir ülke yapacaksın, önderimiz Atatürk’ü seveceksin. Yaşa var ol yüzyıllarca Türkiye'm.

    devamını gör
    Turgut KÖK
  • Cumhuriyet çocukları olarak büyüyüp bu şekilde büyüttük çocuklarımızı. Bize emanet edilen bu güzel vatana vatan sever çocuklar yetiştirdik. Nice yüzyıllara erişecek güzel ülkem kötüler seyredecek iyiler bizlerle mutlu olacak. Ne mutlu türküm diyene.

    devamını gör
    Rabia Didem ÖZATAN
  • Sevgili Atatürk, Bizler bu ülkede özgür ve bağımsız yaşayabiliyorsak bunu sana borçluyuz. Bunun için sana ne kadar teşekkür etsek azdır. Sen bizim vatanımızın temelisin sen cumhuriyetin ilk başkanısın. Bizim için verdiğin mücadeleyle Türk ulusunu kurulmasına çok büyük katkılar sağladın. Sevgilerimle, 

    devamını gör
    Burak Kaan ÇETİN
  • Bilinçleri korkuyla örselenmemiş, çelişki ve tutarsızlıklarla hasar görmemiş, depresyonla durağılanlaştırılmamış, ve temelinde; dünyanın bir kader alanı, alın yazısı sahasından fazlası olmadığı vaazıyla düşünme eylemlerine ipotek konmamış, uyuşturulmamış ve engellenmemiş çocuklarla dolsun ülkemiz, dünyamız. Dolsun ki, kendi akıllarının çabası ile kendi yaşamlarının sorumluluğunu gururla taşıyabilen, öz saygılı, verimli üretebilen, kendi üretimlerinden zevk alabilen mutlu bireyler, faydalı vatandaşlar olabilsinler. Dolsun ki, herhangi bir insan hakları ihlalinde karşı bir olabilen, ayağa kalkabilen, temel haklarından taviz vermeyen bir toplum oluşsun. İşte o zaman, bilgi alışverişinin, iş bölümünün optimum düzeye ulaştığı ve muhafaza edilebildiği, insalığın en üst meziyetleri ile süslenmiş bir atmosferde yaşarız. İşte o zaman, bayramımız bayram, her günümüz bayram tadında olur. Ulusumuzun yaş günü kutlu, Cumhuriyetimiz baki olsun!

    devamını gör
    Duygu NAS
  • Atatürk, 15 Kasım 1937’de yirmi yıllık bir aradan sonra Diyarbakır’a gelir. Bir karşılama töreni istememiştir. Ancak O’nun geleceğini duyan halk çoktan Diyarbakır Garı’nın önünü doldurmuştur. Bu temsili karşılama töreninde bütün devlet yetkilileri vardır. O zamanlar Diyarbakır’da komiser olarak görev yapan büyükbabam Ethem Kopan da oğlunu alarak gitmiştir törene. Yani Atatürk’ü karşılayanlar arasında rahmetli babam Lütfü Kopan da vardır. On yaşındadır o tarihte. Ama bu karşılamanın her anı hafızasında yer etmiştir. Çocukluğumda bu karşılamanın anılarını defalarca dinlemişimdir babamdan. Ailenin bir kısmı Atatürk’ün babamın başını okşadığını, bir kısmı da sadece önlerinden geçip gittiğini söylerdi. Babam bu farklı görüşlere takılmadan sadece orada olmanın ne kadar gurur verici olduğunu anlatırdı bize. O’nu yakından görmüş olmanın heyecanı her anlatışında gözlerine yansırdı. O gurur ve heyecan babamdan bize mirastır. Bu topraklarda tam bağımsızlığa inanan bütün anne-babaların çocuklarına bıraktığı en güzel mirastır bu. Her Cumhuriyet Bayramı’nda olduğu gibi 100.yılda da o gururu, o heyecanı yaşıyorum. Atatürk, gerçekten babamın başını okşadı mı bilmiyorum. Ama tam yüz yıldır Cumhuriyetimizin kazanımlarıyla, değerleriyle ve çizdiği yol haritasıyla hepimizin başını okşamaya devam ediyor. Cumhuriyet çocuğu olmak, bir idealin başınızı okşadığını bilmek. O ideal bize yüz yıldır bilimsel düşünceyi işaret ediyor. O ideal bize yirminci yüzyılın başından beri dil, din, ırk gözetmeksizin birlikte yaşamanın mümkün olduğunu anlatıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk hakları, doğa bilinci, hayvan hakları ve daha fazlası, cumhuriyet bilincinin önemli yapı taşları. O ideal bize sanatın hayatın kenar süsü olmadığını, aydın bir dünya görüşüne sahip olmak için en önemli değer olduğunu öğretiyor. Cumhuriyet 100 yaşında ve bütün varlığıyla çocuklarının başını okşamaya devam ediyor, edecek.

    devamını gör
    Yekta KOPAN
  • Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu güzelim Türkiye Cumhuriyeti'nin ulus devlet ve diğer ilkelerini sonsuza dek savunmaya devam edeceğim Özellikle ULUS DEVLET, CUMHURİYET VE MİLLİYETÇİLİK'ten rahatsız olanlara duyurulur. Öyle bir ülke inşa etmiş ki ulu önder Atatürk, hiçbir akıl bunu yok sayamıyor.

    devamını gör
    Özlem ÇALIK
  • Sevgili Cumhuriyet, 100. yıl dönümünü kutlarken, sana olan sevgi ve bağlılığımı ifade etmek istiyorum. Sen, Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin sembolüsün. Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde ülkemizi çağdaş medeniyetler seviyesine taşıdın. Eğitimden sağlığa, sanattan bilime, her alanda büyük başarılar elde ettik. Günümüzde, daha aydınlık, daha demokratik bir Türkiye inşa etmek istiyoruz ve bu amacı gerçekleştirmek için senin mirasına sahip çıkacağımıza söz veriyoruz. Cumhuriyet, 100. yaşın kutlu olsun. Gelecekteki umutlarımızı birlikte büyüteceğimize inanıyoruz. Seni sonsuz sevgi ve minnetle anıyoruz.

    devamını gör
    Şeyma Nur YOL
  • Cumhuriyet’im, 45’li yaşlarda bir evladınım ben, İstiklal Marşı’nı hep yüksek sesle söylemiş, İzmir’deki ilk kurşunu, Çanakkale’deki şehitlerini, eksik çarıklarıyla toprağını savunan gencecik vatanseverleri düşünüp duygulanan. Emekle, canıyla özgürlüğünü kazanmış bir milletin evladıyım. Ata’mızla övünen ve bu can pazarında onunla birlikte yol alan halkını saygı ve minnetle anan. Oğlum 9 yaşına geliyor, adı Ata. Gurur duyuyorum adıyla, seni payidar kılmak için benim gibi sorumlulukları olduğunu biliyorum. Vatansever, saygılı, farklılıklara değer veren, değerlerine sahip çıkan bir birey, bir insan olması için uğraşıyorum. Başını eğme, haksızlığın ve zorbalığın karşısında ataların gibi dürüst ve cesur ol diyorum. Senin sayende oluştu fikirlerim, sayende hayatı özgür bir insan olarak tanıdım. Doğumdan sonraki ilk ağlayışımda senin özgürlüğünün gücü vardı, bugün kendimi ifade ederken de gücüm yine senden kaynaklı. Özgür olmak, değerlerine sahip çıkabilmek seninle mümkün. İyi ki varsın.

    devamını gör
    Ali İlker YÜKSEL
  • Cumhuriyet'in 100. yılını görebilmenin hazzı bir yana, aslolan her bireyin yaşadığı süreç içinde ne denli kuruluş ilke ve inkılaplarına sahip çıktığı, onları o metodolojik sistem dahilinde gelişen uygarlığa paralel, güncelleyerek toplumsal dokunun varlığına katkı sağlamasının gerekliliğine duyulan bilincin sorumluluğunu ne denli üstlendiğidir. Bireysel gelişmeler, toplumsal gelişmelere katkı sağlamada aktif bir rol oynamazsa "Gençliğe Hitabe" yeterince anlaşılamamış demektir. O halde ikinci yüzyıldaki resmi hedefimiz kesinlikle "Yeniden aydınlanma" olmalıdır. Sevgi ve saygılarımla

    devamını gör
    Tamer KUŞÇULUOĞLU