
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Canım Atatürk, Yaşamanı çok isterdim. Gözlerimi gözlerinin içine daldırıp gözlerinde gözlerimi görmeyi... Ama eminim ki bakıyorsundur bulutların arasından bizlere. Uzatsam sana mektubumu, alır mısın gökyüzünden? Önderliğin ileri görüşlülüğün ve daha saymakla bitmez bir sürü özelliğinle bizlere bu yolda ışık oldun. Sen ve silah arkadaşların bu topraklar için çok kan döktünüz. Bizler de Türk gençleri olarak emanetinize sahip çıkacağız. Biz Türkiye'de rahat bir şekilde yaşıyorsak bu senin ve silah arkadaşların sayesinde. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Bedeli ne olursa olsun büyük eserin Cumhuriyet'imizi sonsuza kadar yaşatacağımıza ant içiyorum.
devamını görGüldehan Azra ÖZEN
Her yerden Atatürk'ün o güzel sözleri, gözleri, sesleri ve Cumhuriyet coşkusuyla dolduğumuz bugünlerde senin sözlerini bir kez daha hatırladım Atam. Seni görmek demek, mutlaka yüzünü görmek değil. Senin fikirlerini, senin duygularını anlıyorsam ve hissediyorsam bu kâfidir. Ben anlamakla kalmıyorum, seni her gün yaşıyorum Atam. Cumhuriyet'i sen kurdun, bu ülkeye ve bizlere inandın, bizler de bunu son nefesimizi verene kadar yasatacağız. Ne şanslıyız ki 100. yılında bu hayattayız ve bu coşkuya dahiliz. Sevgin kalbimizde; olanlara aldırmadan yolumuza senin ışığınla devam ediyoruz. Tek gerçek senin yolun, bunu biliyoruz. Yaşasın Cumhuriyet!
devamını görEbru Ünlü ÖZUSLU
Adım Ali Deniz DEMİR, ben 7 yaşındayım, Atatürkçüğüm, sen kalbimizde yaşıyorsun da neden kalbimizden çıkıp dünyada yaşamıyorsun, sana çok ihtiyacımız var. Sen bize cumhuriyeti verdin, ülkemizi verdin, seni görmeyi, sana sarılmayı çok isterdim. Annem babam, kardeşim Güneş, biz seni seviyoruz. Sen bütün Türkler için önemlisin, sen yaşasaydın dünyadaki tüm insanlar seni görmek isterdi. Ben büyüyünce senin gibi olmak istiyorum. Şu an derslerime çok çalışıyorum, kitap özetliyorum. Biz Cumhuriyet yürüyüşü yaptık, çok yoruldum, sen vatanı düşmandan kurtarırken çok yoruldun, hasta oldun. Ben Cumhuriyet'i hep koruyacağım, çok çalışacağım, söz veriyorum. Seni çok seviyorum canım Atatürk.
devamını görAli Deniz DEMİR
Sevgili Cumhuriyet, Dile kolay, 100 yıldır bizimlesin. Teşekkür ederiz. 100 yıl boyunca, her şeye rağmen, varlığınla bize umut ve neşe verdiğin için minnettarız. Kapıyı çarpıp gitmediğin, bizden vazgeçmediğin için sana çok teşekkür ederiz. Bunu da seni bizimle tanıştıran Atatürk'ün hatırına yaptığını düşünüyorum. Yoksa kim dayanabilir ki bu kadar kargaşaya ve görmezden gelinmeye? Bize ilham ve umut kaynağı olan bir tarih yazdığı için de Mustafa Kemal Atatürk'e sonsuz kere teşekkür ederiz. Bize bıraktığın her emanete sahip çıkmak ve senin izinden gitmek sözüyle, nice yüzyıllara! Cumhuriyet'in 100. yılı kutlu olsun!
devamını görEren GÜLMEZ
Cumhuriyet, kelime anlamıyla milli iradenin etkin olduğu, halkın yönetimde söz sahibi olduğu bir yönetim biçimidir. Ancak Türkiye için Cumhuriyet, bize Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten ve bu millet için kan döken her şehitten kalan bir mirastır. Bugün bu miras tam 100. Yaşını doldurmuştur. Bu miras öyle önemli bir mirastır ki, bugün başka bir milletin himayesi altında yaşamıyorsam, bir kız çocuğu olarak okulda okuyabiliyorsam, özgür yaşayabiliyorsam bunların hepsini ve daha nicesini Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve onun yolunda ilerlemiş herkese borçluyum. Bu ülkenin bağımsızlığı için savaşan her gencin, her yaşlının, her kadının, her erkeğin ruhu şad olsun. Cumhuriyetin 100. yılı kutlu olsun!
devamını görSelin NARSAK
Daha sen doğmadan başladı senin savaşın. Karanlık, çaresizlik içinde yaşamaya çalışan, etrafı pusa boğulmuş bir milletin kurtuluşa doğru yürüdüğü yolun sonundaki ışık, kucağında bebeğiyle kara kışın ortasında cepheye giden bir annenin sarıldığı umut, acımasız düşmanların, tanıklık edilmemiş bir acının dayanma gücü, çocukların bir günde büyüyüp kahraman olduğu bir destanın adı konmuş mücevheri, lisanların tarif edemediği bir mucizenin diğer adı. Sonsuz sıfatların tek sahibi. İşte bugün kıymetlimizin 100.yaşını kutluyoruz bugün. Seni büyük bedeller ödeyerek, acı gözyaşları dökerek kuran yüce bir millet bugün gururlu gülüşlerimizin tam içinde yaşıyor şimdi. Ellerinde bayrağın, dillerinde senin adınla bize seni ve parlayan bir geleceği veren bu yüce ulusa, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve ona yoldaş olan silah arkadaşlarına minnetimiz çok büyük. Küllerinden doğan bir Anka Kuşu gibi nice evlatları kanatlarının altında yaşatan seni yaşatmak için ant içen evlatların burada. İyi ki varsın, var olacaksın. Nice 100 yaşlara!
devamını görEmel TURGUT
Ebediyetle taçlanan bir mirasın 100. yılına… Bağımsızlık, özgürlük, eşitlik… Tüm bunlara ancak kadınların da sahip olmasıyla muasır medeniyetler seviyesine yükseleceğimize inanan bir liderin ve silah arkadaşlarının verdiği mücadelenin 100. yılını gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Bugün; bir kadın, iş dünyasının bir üyesi, temsil ettiğim kurumun sıkı sıkıya tutunduğu değerlerin toplumdaki sözcülerinden biri olabildiysem bunun temeli 100 yıl önce bu topraklarda Halide Edip, Nene Hatun, Safiye Ali ve nicesiyle atıldı. Bu yüzden bir kadın olarak, bu büyük mirası korumanın ve daha da ileriye taşımanın sorumluluğunu hissediyorum. Cumhuriyetimiz, kadınlar için çağdaş ve eşit bir yaşamın kapılarını araladı. Toplumsal cinsiyet eşitliği için günümüze ışık tutan adımlar atıldı. Atatürk'ün önderliğinde seçme ve seçilme hakkı pek çok Avrupa ülkesinden önce Türk kadınlarına verildi. Eğitimde, işte, siyasette, sosyal hayatta kadının var olduğu her alanda sesinin daha gür çıkması Cumhuriyet'in en büyük arzusuydu. Evet, Türk kadını güçlüdür, akıllıdır, mücadelecidir ancak ne yazık ki geride bıraktığımız yıllarda ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda gerçekleştirilen reformlar bazen sesimizi bastırdı, hatta bazen kazanılmış haklarımızda geriye sarmamıza yol açtı. Kullandığım bu ifadeler tek bir kadın için bile umutsuzluğa yol açmasın. Her ne kadar olumsuz süreçlerden geçsek de Cumhuriyet’in yeni yüzyılını kaygımıza rağmen; gururla, umutla, birliktelik duygusuyla karşılıyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu Cumhuriyet, Anadolu’nun bir köyünde tarlada çalışan bir çocuğun doktor olma hayalini gerçekleştirecek kadar umut dolu; bir kız çocuğunun 300 tonluk uçağı uçurabilecek koşullara ulaşabildiği kadar gerçek. Bu yüzden 100 yıl önce imkânsızlıklar içinde kurulan bu Cumhuriyet'e olan sorumluluğumuzla, "Coğrafya kaderdir" demeyenlerin izinde, umutsuzluğu, cesaretsizliği, akıl ve bilimin dışında kalan tüm düşünceleri arkamızda bırakarak geleceğe bakıyoruz. Biz, 1952 yılında kurulan ve bugün 8 binden fazla çalışanıyla Türkiye’nin en köklü grup şirketlerinden biri olarak bir yarısı, diğer yarısı ile eşit haklara sahip olmayan toplumun ilerlemesinin mümkün olmayacağına inanıyoruz. Cumhuriyet'in yeni yüzyılında da Kadınların Cumhuriyeti’ne varmayı hedefliyor, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı bir kadın meselesi değil, demokrasi meselesi olarak görüyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, “Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.” İşte, yüzyıl önce teşhisi konulan bir hastalığı iyileştirmek bizim elimizde. Şimdi sırada geçmişin gücüyle, gelecek nesile olan borçluluğumuzla çalışmak, durmamak, hep ileriye uzanmak var. Geleceğin aydınlığıyla yeni yüzyılımızı parlatmanın tam zamanı… Nice aydınlık ve eşit yüzyıllara...
devamını görÜmit BOYNER
Sevgili Atatürk, Bizler bu ülkede özgür ve bağımsız yaşayabiliyorsak bunu sana borçluyuz. Bunun için sana ne kadar teşekkür etsek azdır. Sen bizim vatanımızın temelisin sen cumhuriyetin ilk başkanısın. Bizim için verdiğin mücadeleyle Türk ulusunu kurulmasına çok büyük katkılar sağladın. Sevgilerimle,
devamını görBurak Kaan ÇETİN
Varoluşumuzun en güçlü mayası sevgili Cumhuriyet, Seni andığımda aklıma önce anneannem düşer. Sen anneannemin varoluş halisin çünkü. “Cumhuriyetçi olmak değil, Cumhuriyet olmak”, o böyle öğrenmişti seni. Babası, Mevlâna Dergâhı'nın son postnişini Veled Çelebi İzbudak, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nun kurucularındandı. Hem bir Türk dilbilimci hem de milletvekiliydi. Ailede “Elinden Kur’an ve Hadis düşmezdi” diye anılan bu değerli insan, Mevlevi Dergâhı dahil tekke ve zaviyeler kapatılırken bu kararın arkasında duracak, Mevlevi sikkesini çıkarıp şapkasını takacak ve hatta bu konularda nükteli şiirler yazacak kadar da aydın ve cesurdu. Anneannem bu sayede Cumhuriyet’in ta kendisi olmuştu, olabilmişti. Damarlarımızdaki asil kanın, soydan soya geçmesi de böyle oluyordu işte Türkiye Cumhuriyeti! Sen, gündelik kısır tartışmalarla anlaşılabilecek bir hal değilsin. Sen bir akışsın, aktarımsın, varoluş halisin ve ebediyete kadar var olmaya devam edeceksin. İyi ki doğdun.
devamını görYaprak ÇETİNKAYA
