
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Atamın emaneti, başımızın tacı, kırmızı beyaz ülkemizin en güzel aydınlığı, seni ilelebet yaşatmak için ant içiyoruz. Atamızın her fikri bir ışık. Cumhuriyet hepimizin, 100.yılımızı gururla, minnetle kutluyoruz. Daha nicelerine...
devamını görMüge Uygun TANYELİ
Cumhuriyet demek, ben demek, sen demek, biz demek. Cumhuriyet'in okullarında okudum önce, şimdi Cumhuriyet'in okullarında okutuyorum gönlümce. Bu topraklar evimiz, Cumhuriyet yuvamız. Cumhuriyet benim, senin, onun, cumhuriyet bizim.
devamını görMahmure BELER
Ben Cumhuriyet çocuğu olarak gururla Cumhuriyet'ime sahip çıkıyorum, çıkacağım, çocuklarımı da böyle yetiştirmek istiyorum. Ne mutlu Türk'üm diyene!
devamını görBekir KENDİRLİ
100. YILIN 23 NİSAN’I 23 Nisan! Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.” 23 Nisan'ın temelinde Atatürk'ün milli egemenlik ilkesi yatmakta. Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilan ettiği gün. Bu tarihten dört yıl sonra, yani 23 Nisan 1924 tarihinde ise Mustafa Kemal Atatürk bu önemli günün bayram olarak kutlanmasını istemiş ve bu bayramı çocuklara armağan etmiştir. 23 Nisan, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yalnızca Türk çocuklarına değil, bütün dünya çocuklarına armağan edilen ve her yıl kutlanan milli bayramımızdır. Çocuklara armağan edilen tek evrensel bayram olma özelliğini taşıyan 23 Nisan, Atatürk'ün bizlere bıraktığı emsalsiz bir armağandır. 23 Nisan, tüm dünya çocuklarının sahip olduğu tek bayram. UNESCO 1979 yılını Çocuk Yılı ilan edince, Türkiye de 23 Nisan Bayramı'nı dünya çocuklarıyla beraberce kutlamaya karar verdi. Ve 23 Nisan, yıllar geçtikçe bütün dünya çocuklarınca kutlanan uluslararası bir bayram kimliğine büründü. Cumhuriyet’in 100. Yılı’nda mutluyuz, gururluyuz. İyi ki Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklarıyız.
devamını görCanan TAN
Yüz Yaşını kutladığımız bu günlerde hem Cumhuriyet’e her gün artan bağlılığım ve hayranlığımı anlatmak, hem de gelecek nesillere duygu ve düşüncelerimi aktarmak isterim. Bundan 100 yıl önce, dışardan bakan biri, savaşlardan bitap düşmüş, yoksun ve harap bu topraklarda tam bağımsız, çağdaş uygarlık düzeyini hedefleyen bir Cumhuriyet kurulacağını; bu genç Cumhuriyet’in, yüzyılların bitkinliğinden laiklik ve bilime inançla silkinip kurtulacağını; hızla kalkınıp, gelişip demokratik ülkeler ailesinin bir üyesi olacağını hayal bile edemezdi. Ama hayal edilemeyen, gerçeğimiz oldu. Ve bugün, gururla, kıvançla, geleceğe güvenle Cumhuriyet’imizin 100. yaşını kutluyoruz. Cumhuriyet’in 1923’ten bu yana, başta II. Dünya Savaşı, sonra Soğuk Savaş yılları, nice küresel kriz ve felaket yaşayan dünyamızda ayakta kalma, değişen koşullar ve yönetimlerle yaşama becerisinden dersler çıkarmamız gerekiyor. Daha da önemlisi, “bu yaşam enerjisinin sırrı, kaynağı ne?” diye sormamız gerekiyor. 100. Yaş Günü’nde, meydanlara, caddelere, sahnelere, sosyal medya platformlarına taşan çoşkulu kutlamaları izlerken bu sorunun cevabını şöyle verdim: Cumhuriyet’in 100 yaşına rağmen bitmeyen enerjisinin sırrı, sanırım, gençlerle arasındaki o hiç eksilmeyen, zayıflamayan ilişki; o hiç kopmayan bağ. Gençlerimiz Cumhuriyet’te gurur duydukları geçmişlerini, güvenle baktıkları yarınlarını görüyor, sönmeyen umutlarını, keşfedecekleri yeni dünyaların anahtarını buluyorlar. Cumhuriyet’le yaşadığımız ilk yüzyılımız birçok hayalin gerçeğe dönüştüğü, başarılarla dolu, olağanüstü bir dönem oldu… Vatandaşlıkta eşitliğin, kadın haklarının, sosyal adaletin, akıl ve bilimin, kısacası çağdaş medeniyete giden yolun kapılarının açıldığı; ekonomide, eğitimde, sağlıkta önemli mesafe aldığımız bir dönem… Şimdi önümüzde ilkinden çok farklı, yaşamsal krizler ve tehditlerle karşı karşıya yeni bir yüzyıl var. Bu aynı zamanda bilim ve teknolojide büyük sıçramalar eşiğinde olduğumuz bir yüzyıl. Cumhuriyet sayesinde, Türkiye’nin yeni yüzyılına kendimize güvenerek ve cesaretle başlıyoruz. Ancak özgüvenimiz önümüzdeki ciddi sınavları gözardı etmemize neden olmamalı. İklim krizinin doğamız ve tarımımızı vuran etkileriyle nasıl başa çıkacağız, yetkinlik üreten bir eğitim sistemi, liyakata dayalım bir yönetişim sistemini nasıl oluşturacağız, yaşlanan nüfusun zorladığı sosyal güvenlik sistemimizi nasıl reforme edeceğiz, sanayimizin yeşil dönüşümünü nasıl gerçekleştireceğiz? Ve bütün bu sorunlara çözüm ararken, dengelerin toptan değiştiği, yeniden kurulduğu dünyada kimlerle birlikte yürüyeceğiz? Bu kapsamlı sorulara cevap vermek sadece siyasetin yükleneceği bir sorumluluk değil, zaten olmamalı da. İş dünyası ve sivil toplum bu arayış seferberliğinin temel paydaşları olmalı. Artık hedefimiz, kökenleri, inançları, tercihleri ne kadar farklı olursa olsun insanlarımızın her birinin, ortak hayal ve ortak akıl peşinde koştuğu, geride kalmadığı, yoksunlaşmadığı, yoksullaşmadığı bir yüzyıl. İşte bu inanç ve duygularla, 100. yaşını kutladığımız Cumhuriyet’imize daha nice sağlıklı, huzurlu yaşlar diliyorum. Aynı zamanda 87. yıldönümünü kutladığımız Laiklik ilkesini, 78 yaşındaki çok partili Demokrasi’mizi de unutmuyorum. Bu üç “kardeş”in birbirinden güç alarak, sağlıklı gelişmesi bizi daha aydınlık yarınlara ulaştıracak.
devamını görArzuhan Doğan Yalçındağ
Bütün bu olanlar senin kabahatin değil sevgili “Cumhuriyet”, seni yanlış anladılar. Ama olsun, bir daha anlatırız!
devamını görAyfer SEVİNÇ
Sevgili Cumhuriyet, İyi ki doğdun! Çocukken hayat bilgisi dersinde sen ve Atatürk ile ilgili konuşmayı çok severdim. Cumhuriyet sayesinde bir daha yedi düvelin topraklarımızı paylaşmaya cesaret edemeyeceğine, bilimde, kültürde, sporda, askeri alanda onları geçeceğimize inanıyordum. Şimdi 100.yaşına girmek üzeresin! Atatürk 1930'lu yıllardaki bir konuşmasında, Türk milletini emin bir istikbal yoluna koymakla kalmayıp asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle yeni bir hayatın müjdecisidir Cumhuriyet diyordu. Atatürklü 15 yılın ilerici hoşgörülü ortamında her birey, eşit hak ve hürriyetlere sahip kılınmıştı. Eğitim, giyim kuşam, hukuk, takvim ve saat, rakam ve harf reformları hızla yapılmıştı. Kendi geleceği ile doğrudan ilgili "yeni insan" ortaya çıkmış ve büyük iktisadi kalkınma sağlanabilmişti. O yeni insanlar bugün bizleriz, ülkemiz için çalışıyor ve onu çok seviyoruz. Daha nice yaşlara erişebil diye temel hak ve hürriyetlerimize sahip çıkıyoruz. Atatürk'ün izinde, geleceğe...
devamını görPınar Nazlı KÖPRÜLÜ
Atatürk'ün kurduğu bu ülkede Cumhuriyet'in 100.yılını yaşıyoruz. 100 yıl değil, 1000 yıl da geçse sonuna kadar Atatürk'ün izinden ilerleyeceğiz, onun ilkelerine sahip çıkacağız. Bu ülkeye yararlı gençler olmak için öğrenmeye, öğretmeye devam edeceğiz. Bizler Atatürk'ün gençleriyiz, Atatürk'ün torunlarıyız, böyle doğduk böyle de öleceğiz.
devamını görElisa BAYRAM
Sevgili Yurttaşlarım, Cumhuriyetimizin 100. Yılı kutlu olsun! 100 sene önce ulu liderimiz Atatürk Cumhuriyet'i ilan etti. Türk halkının başına gelen bu Cumhuriyet'i hep birlikte koruyalım, ulu liderimiz Atatürk'e minnetimizi paylaşmaktan vazgeçmeyelim. Atamızın bize emanet ettiği bu Cumhuriyet'i en iyi yerlere taşıyoruz ve taşımaya devam edeceğiz. İnanıyorum ki Türk milletinin dayanağı her daim kendisidir. Atamızın millete olan inancını ilk asrında devam ettirmekteyiz. Yolumuza taş koyanlara inat, Cumhuriyetimize dil uzatanlara inat - Yurtta Sulh, cihanda sulh! Var olsun Cumhuriyet. Dileğim, 200. Yüzyılda da Cumhuriyet'in ve liderimiz Atatürk'ün yolunda devam eden bir nesil yetiştirilmesidir.
devamını görEsra KOÇER
