ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Kadınlar olarak Cumhuriyet'e daha çok sarılmalıyız. Çünkü Cumhuriyet kadına hak ettiği insanca yaşama onurunu kazandırdı. Atatürk’ün izinde sonsuza dek Cumhuriyet.

    devamını gör
    Burçin İNAN
  • Sevgili Cumhuriyet, 100. yaşında bize yaşattığın sevgi, coşku ve heyecanı nasıl anlatabilirim bilmiyorum.17 yıllık hayatımda çok fazla deneyimim olmasa da daha önce böyle bir coşku tatmamıştım. Eve dönerken daha bayram gelmeden asılmış bayrakları Ata'mın resmi ile süslenmiş balkonları gördükçe keyfimden dört köşe oluyordum. Eve varır varmaz kocaman bir bayrak asalım hemen dedim. İçimi çok büyük bir heyecan kaplıyordu. İşte o gün gelmişti, 100. Yıl'ı okulumuzda kutlayacaktık. Arkadaşlarım ve ben, hepimiz kırmızı beyaz kıyafetlerimizi giyip süslendik. Okula geldiğimizde hepimizde ayrı bir heyecan vardı. Çok güzel bir programla hep birlikte kutladık bayramımızı. Bayrak sallayıp hep bir ağızdan marşlar söylüyorduk. Asla unutamayacağım bir gün olmuştu. Ata'm bize bu coşkuyu, ülkemizle gururlandığımız bu anıları armağan ettiğin için çok teşekkür ederiz.

    devamını gör
    Aleyna TÜRKMEN
  • Merhaba Atam, senin bize armağan ettiğin Cumhuriyet'in 100.yılı. Size çok şey borçluyuz, çok mutluyuz. Senin açtığın bu yolda ilelebet devam edeceğiz. Arkandan yürüyeceğiz, 100.yıl kutlu olsun!

    devamını gör
    Selman Yiğit ŞENTÜRK
  • 100 yıl önce bu milleti hem düşmandan hem de cahillikten kurtardın Atam. Biz gençler senin ilkelerini takip ederek bu milleti 100 yıllar boyu sürdüreceğiz.

    devamını gör
    Doruk Ali KAVAS
  • Cumhuriyetimizin 100.yılı kutlu olsun.100.yılımızın başta Müslümanlar olmak üzere tüm dünyaya barış, huzur ve sağlık getirmesini temenni eder. sevgi ve saygılarımı sunarım.

    devamını gör
    Selahattin TOP
  • Ben Mustafa Kemal Atatürk deyince, tüm bedenim mutlulukla çalışmaya başlar. Dimağım açılır, damarlarımdaki kan akar temiz gürül gürül. Çarpar kalbim insanca insan için… Adımlarımı güvenle atarım. Omurgam dik dik. Derken birden bire, Yine yeniden tekrarlarım: Hizmet etmek kutsaldır, uşaklık ise bağdaşmaz benimle. Ben daha dün onun kız çocuğuydum. Şimdi Atatürk kadınıyım. İnsanım, eşim, anneyim, üniversitede cansiperane ders veren, bilinçli gençler yetiştiren bir eğitimciyim, Atatürkçü anne ve babanın dantel gibi işlediği vatan sevgisiyle ben sizim, oyum. Uzaktaki yakındakiyim. Bağımsız, egemen, aklı, vicdanı hür, irfanı hür Pınar Ergen Pekel’im. Ben Cumhuriyetin pınarıyım. Ne küresel ısınma ne de dış mihraklar onu kurutamaz. Bizden doğanlar Irmak’tır Akar akar akar, ne mutlu Türküm ne mutlu ne mutlu insanım diye. Orada bir köy var uzakta. Yakında da yerler var. Hepsi bizim. Hepsine gitmek için çıktım yola. Bir baktım arkama, biz geliyoruz akın akın…

    devamını gör
    Pınar PEKEL
  • Sevgili Cumhuriyet, varlığının armağan olduğu 100. yılı görebildiğim için oldukça mutlu ve gururluyum. Bize geleceğin yolda fedakârca, cesurca, azimle yürüyen Gazi Mustafa Kemal ve bu davada yer alan tüm yol arkadaşlarını, bu yolda yıllar yılı çarpışan, kanını feda eden Atalarımızı minnet ve saygıyla anıyorum. Bize geldiğin yollar hep taşlıydı, yokuştu ancak bize geldiğin günden beri yolumuzu çiçekli, yokuşları düzlük kıldın adı güzel Cumhuriyet. Yegâne temelimiz inkılap, özgürlük, çağdaşlık yolunda daima seninle yürümek. Nice 100. yılları göresin şanlı Cumhuriyet!

    devamını gör
    Gamze GENEZ
  • Bu mektubu yalnızca Cumhuriyet'e değil, binbir emeklerle kuran sevgili Ata'm için de yazıyorum. Bizlere sevgiyi, saygıyı, birliği, dirliği, vatana, millete, kadınlara, çocuklara değer vermeyi öğreten; ve en çok da ulusuna kaliteli bir yaşam sunan, verdiği tüm değerlere ulus çapında özel günler hediye eden okyanus gözlü canım Ata'ma bir teşekkürü borç bilirim... Yine Ata'mın kurduğu Cumhuriyetinde, çocuk seslerinin neşeyle yankılandığı, kendilerine ait özel bir gün bahşedildiği muazzam günlerden birisi bu gün 23 Nisan. Tıpkı onun sevdiği gibi şimdi onun çocukları onun ülkesinin her yerini gökkuşağına çevirdi, her yeri cıvıl cıvıl ve her yerde çocuklarının sesleri kuşların şarkılarına karışıyor... Ata'ya minnettarlıklarını ona özel müsamereler hazırlayarak, onu en güzel şekilde; özlemle anarak kutluyorlar... Namı, statüsü, yaptığı herşeyi tüm dünyanın kıskandığı mavi gözlü devim canım ATA'M... İzinden gittiğimiz ayak izlerimizin silinmesine asla izin vermeyecek ve milletimizin birliğini bozmaya çalışanlara ise Türk milleti olarak asla izin vermeyeceğiz... Her kurduğun günlerde yine, yeniden seni saygı, özlem ve hasretle anacak, sana olan sevgimiz daha da daha da katlanarak artacak... Ruhun şâd olsun canım ATA'M. Kabrin nurla dolsun. Ruhun hep rahat olsun çünkü senin de dediğin gibi; Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır! Çocukların senin nasihatlarını hep dinleyecek ve sözlerini tutacaktır. Yaşasın CUMHURİYET! Yaşasın ülkem! Ne mutlu TÜRK'ÜM diyene!...

    devamını gör
    Gözde KARADAĞ
  • YÜZ YILLIK MİRAS

    Cumhuriyetimiz altı yüz yıl boyunca genişleyip sonra küçülmüş, çok uluslu bir imparatorluğun yıkıntıları üzerine yüzyıl önce kuruldu ve halâ ayakta. Oysa yirminci yüzyılda kurulan bazı devletlerin, örneğin Lenin tarafından Birinci Dünya Savaşı ertesinde kurulan Sovyetler Birliği ile Tito tarafından İkinci Dünya Savaşı ertesinde kurulan Yugoslavya’nın parçalanma süreçlerine tanık olduk. Bu süreçler güç koşullarda ve ne yazık ki çatışma ortamlarında yaşandı. Dolayısıyla cumhuriyetimizin değerli mirasına sahip çıkmalı, onu korumalıyız.

    Bu mirasın yazarlar için özel bir niteliği olduğunu düşünüyorum. Cumhuriyet sayesinde ulusal bir dilimiz, giderek yazınsal alanda yetkinleşen bir düşünce ve ifade aracımız olabildi. İlk kitabım Uzun Sürmüş Bir Yaz ile çiçeği burnunda bir yazarken Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü almam yıllardır Paris’te yaşamama karşın anadilimde yazmayı sürdürmemin en belirgin nedenlerinden biridir. Dağlarca’nın deyimiyle “Türkçem Ses Bayrağım!” haykırışına içtenlikle katılıyorum ve bu bayrağı her türlü ters rüzgâra karşın doğru biçimde dalgalandırmamız gerektiğini düşünüyorum.

    Cumhuriyet’in mirasına sahip çıkalım derken yalnızca dilimize değil, laiklik ilkesiyle demokrasiye de sahip çıkmalıyız. Ve ille de şu gerçeği yöneticilerimize defalarca anımsatmalıyız: Ilımlı da olsa İslam demokrasiyle bağdaşamaz. Bu nedenle devlet, eğer gerçekten laikse, her vatandaş için inanca eşit mesafede durmalıdır. Ve dini siyasete alet etmemelidir. Ne yazık ki, bu seçim ortamında laikliğin de, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi, sürekli hırpalandığına, tırpanlandığına tanık oluyoruz. Oysa Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği “muasır medeniyet seviyesi” yüzyıl öncekinden pek farklı değil. Çağdaş uygarlığa erişme hedefi demokrasiyi tüm değer ve kurumlarıyla yaşatmak, daha da geliştirmek anlamına geliyor. Kitapları nedeniyle tam dört kez yargıç karşısına çıkmış bir yazar olarak şu gerçeği Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında bir kez daha anımsatmak isterim: Özgürlüğün olmadığı yerde yaratıcılık da demokrasi de cumhuriyet de olmaz!

    devamını gör
    Nedim GÜRSEL