
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

100. YILI’NDA CUMHURİYET’E MEKTUP Ne büyük kıvanç, ne büyük onur; Cumhuriyet’in 100. Yılı’ndayız! Onu yozlaştırmak ve hatta yok etmek isteyen her komploya rağmen ayakta Cumhuriyet’imiz. Sadece kuruluşunu yaşayan nesil değil, ondan sonrakiler için dahi o ilk günkü taze anlamı ve derinliğiyle hâlâ hissedilen ve yaşatılan bir devrim Türkiye Cumhuriyeti. Onu dünyadaki diğerlerinden farklı yapan; Atatürk gibi bir dâhinin vizyonu, mücadelesi ve önderliğinde gerçekleşmiş olması. Öyle bir vizyon ki daha Osmanlı ordusunun cepheden cepheye mücadeleye koşan bir subayı iken milleti için ideal yönetim şekli olacağına karar vermiş Mustafa Kemal. Savaşı kazanacağımız çok zayıf bir ihtimal, ülkemize sahip kalmamız aynı derecede soru işareti olan bir dönemde ileriye dönük duyduğu özgüvene, azme ve liderliğinin gücüne inanca bakar mısınız? O, savaşın kazanıldığını, düşmanın kovalandığını ve geride kalan perişan, aç, sefil, çaresiz, cahil, yoksul bir millet için hür, bağımsız, demokratik cumhuriyet kurduğunu hayal edecek kadar emin, kararlı bir lider. Üstelik sadece kendisiyle ilgili değil özgüveni. Yüzyıllardır koyun gibi güdülmeye alışmış, tebaa bir milleti de davasına inandırıp arkasına alıp mücadelede yanında sürükleyeceğinden de emin. Cumhuriyet; bağımsızlığımız, hürriyetimiz, nimetimiz, geleceğimiz, varlığımızın sebebi... Bayrağımızın, inançlarımızın kalesi. Canım Ata’ma, onunla omuz omuza mücadele verenlere sonsuz minnet ve şükranla, nice yüzyıllarda bayrağımızın, hür fikir ve sesimizle dalgalanacağı kutlamalara! Ben, Cumhuriyetimizin nimetlerinin, değerinin ve vatandaş olarak bana verdiği değerin farkında, coşkuyla haykırıyorum ki; Türkiye Cumhuriyetimizi yaşatmak için üzerime düşen hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacağım! Nermin Bezmen
devamını görNermin BEZMEN
Bir çift mavi göz gördüm. Gözleri geleceğe umutla bakan. Kalbi çocuksu yüreğiyle içimizi saran. Sevgisi o kadar büyük ki gülüşü sevgi kokan. Bizi en küçüğümüzden en büyüğümüze sıcak bir kucaklamayla saran. Sen öylesine bir aşksın ki fikirlerin, duruşun, mücadelen, bize olan saygın ve sevgin ilelebet bizimle yaşayacak. Bize verdiğin bu miras, bu toprakların başına gelen en güzel şey. Cumhuriyet iyi ki doğdun. Daha nice 100 yıllara. Cumhuriyet Türkiye’dir. Cumhuriyet Atatürk’tür. Ne mutlu seni yaşamak ve yaşatabilmek. Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene.
devamını görNaime UYSAL
Sevgili Cumhuriyet, Bugün yüz yaşında bizi bağrına bastığın, bize hürriyeti, insan olmanın gururunu, demokrasiyi tattırdığın için çok şanslıyız. Bazı şeyler hava gibi, su gibi vazgeçilmezdir. Varlığının kıymeti bilinmiyormuş gibi gözükse de herkes içten içe yine de bilir. Cumhuriyet de hepimiz için hava gibi, su gibi elzemdir. Vatanımızda özgürce ve gururla yaşamamızın senedidir. Pazarlığı olmadı, olmaz.
devamını görKemal KÜÇÜKGEDİK
CUMHURİYET’E SESLENİŞ Ben 1941 yılının Türkiye’sine, İstanbul’da doğdum. Gururluydum; Müslüman ağırlıklı bir imparatorluğunun enkazından çağdaş bir toplum yaratmayı başarmış insanlardan birinin kızıydım. O mucizenin başlangıcına yetişemesem de yoktan var edilmiş ülkemin gelişim yıllarına tanıklık etmiştim. Cumhuriyetlerini dünyanın en ileri devletlerinin hizasına getirmeye yeminli diğer babaların kalbi gibi, benim babamınki de vatanı için atıyordu. Hepsi umutla, gayretle, fedakârlıkla bin türlü hastalığı yenmek; bataklıkları kurutup yanmış toprakları canlandırıp verimli hale getirmek; yollar, barajlar inşa etmek ve en önemlisi yüzde doksanı okuma yazma bilmeyen cahil halkı eğitmek için seferber olmuşlardı. Şanslıydım; ilkokulu Anadolu’nun bağrında, ilkel bir Orta Çağ kasabasından bir hamlede yüz yılları aşıp, Yeni Çağ’a atlayarak bir başkente evrilmiş Ankara’da okudum. Ancak 19. yüzyılın ikinci yarısında kazandıkları kadı nikâhı ve mirastan üçte bir hak ediş için sevinen, ortaokula 1862, üniversiteye ise 1914 yılında kavuşan büyükannelerimden çok daha şanslıydım üstelik. Türk yasaları önünde her alanda erkeklerle eşit doğmuştum! Kıvançlıydım; 1970’li yılların sonuna kadar eğitimcilerinin yüzde 60’ı, finans sektöründe çalışanlarının yüzde 50’si, hukukçularının yüzde 40’ı, hekimlerinin, eczacılarının yüzde 30’uyla Avrupa kıtasında çalışma hayatına kadın katkısı en fazla olan ülkenin, Türkiye’min vatandaşıydım! Hayatımın altmış yılı boyunca çeşitli engellere takılsa da ilerlemesini seyrettiğim, uzun süredir de itibar kaybına şahit olduğum Cumhuriyet’im için bugün şunları diyebiliyorum: Sayende birey oldum, erkeklerle her alanda eşit oldum, değerlerinle eğitildiğim için kimseye muhtaç olmadan yaşadım, başım öne eğilmedi. Fabrika ayarların şaşarken öngöremediklerim, engelleyemediklerim için bağışla beni. Üzgünüm ama umutsuz değilim. Seni çok daha kötü şartlarda kuran Atatürk’ümüzün yolunda yürüyerek kaybettiklerimizi geri kazanacak, çağdaş dünyaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ayarlanmış tüm kurumlarımızla yeniden doğacağız Cumhuriyet’im! Sen var oldukça biz, biz var oldukça sen hep var olacaksın!
devamını görAyşe KULİN
Sevgili Cumhuriyet, canım Ata'm...İyi ki sen, hep sen, ölene kadar sen. Her karış toprağı bu ülkenin, senin için can veren şehitlerimizin bize mirasıdır. Biz ve yetiştirdiğimiz çocuklarımız mirasına sahip çıkacağız. Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal...
devamını görMüzeyyen ÇAĞDAŞ
Cumhuriyet’e mektup yazmaya karar vermek kolay olsa da yazmak hiç de kolay değil. Bu ülkede yaşayanlar için Cumhuriyet, yüz yıldır kitabi tanımının çok ötesinde anlamlara sahip. Yüz yıl öncesinden bugüne bakan bir liderin, Mustafa Kemal Atatürk’ün çağının ötesine uzanan değerleri bir araya getirdiği bir hayal! Ve yüz yıldır o hayal, zengin-yoksul, genç-yaşlı, kadın-erkek fark etmeksizin bu topraklarda yaşayan, bu topraklara ayak basan herkesin, hepimizin kişisel tarihinin asıl yazarı oldu. İşte her şeyden öte bu yüzden Cumhuriyet'i yazmak, bir roman karakterinin ona can veren yazarını anlatmaya çalışması gibi zor. Ancak tek bir kelimeyle bu yüzyılı ve bundan sonraki yüzyılı bir kavramla eşleştirecek olsam “refah” derdim. Çünkü Cumhuriyet sadece fakir bir halkın kendi kendini yönetmesi değil, fırsat eşitliğine sahip bir milletin üretip, kazanması ve ben yaşadım demesi için bir zemin. Kurduğu fabrikalarla, okullarla, mahkemelerle, yollarla, kısacası ürettiği ve öğrettiği tüm değerlerle bize refah içerisinde yaşamayı öğretendir cumhuriyet. Şimdi ondan öğrendiğimiz doğruları daha fazla anlamaya, yüzyıllar sonrasına aktarmaya çalışmanın zamanıdır. Şimdi onunla bulduğumuz doğru yolu takip etmenin, o yolun zorluklarına hiç bıkmadan, usanmadan göğüs germenin zamanıdır. Yüz yılın sonunda, bundan yüz yıl sonrasına bu değerleri taşımayı başarmanın, Mustafa Kemal Atatürk’ün bize sunduğu o mutlu ve güçlü ülke hayali için hiç durmadan çalışmanın zamanıdır. Geleceği, cumhuriyetin yarattığı yüz yılın ışığında aramanın zamanıdır. Bu coşkuyu yitirmeden, Atatürk’ün söylediği gibi tüm dahili ve harici düşmanlara, bizi bu hayali kurmaya devam etmekten alıkoymaya çalışanlara inat refaha, özgürlüğe ve cumhuriyetin değerlerine sahip çıkma zamanıdır.
devamını görOğuz DEMİR
1987’nin Ağustos’unda doğdum ama bana sorsalardı eğer, ne zaman doğmak isterdin diye, Cumhuriyet’in ilanında orada olabilecek ya da gazetede okuyabilecek yaşta olacağım bir doğum tarihine sahip olmak istediğimi belirtirdim… Neden mi? Evet şimdi de seni korumak, seni anlamak istemeyene anlatmaya çalışmak, senin değerlerini hayatımın ana felsefesi yapmak en büyük idealim. Ancak görüyoruz ki toplumumuzda hâlâ seni iyi anlayamamış, birilerinin yalan yanlış yönlendirmeleriyle, kötü geçmişe manasız özlem duyan bir kitle var… İşte ben de senin ilk yıllarında bir şeyler yapabilecek yaşta olsaydım, senin daha iyi anlaşılman, geçmişe neden çizgi çekilmesi ve sana bir çocuk gibi bakılması gerektiğini anlatmak için elimden gelen her şeyi yapardım. Güneşinin parlamasına katkıda bulunurdum. Çünkü ben küçüklüğümde doğum günümde alınan basketbol topunu, deprem anı gece yarısı uyanınca, koştura koştura masanın altına koyup öyle evden çıkmış birisiyken, senin gibi eşsiz bir hediye için neler yapmazdım.
devamını görGökhan Hilmi ÜNER
Merhaba, Sevgili Atam, bu yüzyılın sonunda eksikliğini çok hissettik. Söylediğin her şey çıktı. İnanıyorum ki Türkiye ilelebet var olacak. Çünkü senin öngörün de bu yönde. Fikirlerine bağlı bir nesil geliyor. İçim rahat. Biraz zor bir dönemden geçse de geçecek. Çünkü bizim senin gibi bir önderimiz var. Ne Mutlu Türk'üm diyene...
devamını görEmel KURT
Varlığı ve yaptıkları ile ezelde ve ebedde gurur kaynağımız, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün şaheseri olan Cumhuriyetimiz, bu millete verilmiş en kutsal armağan ve emanettir. Bu emanete sahip çıkıp onu koruyabilecek "fikri hür, vicdanı hür" nesillerin yetişmesi, en başta aydın ebeveynlerin ve eğitimcilerin emekleriyle mümkün olacaktır. Bir eğitimci olarak bu sorumluluğu her zaman yüreğimin derinliklerinde hissediyor, önce derslerimde öğrencilerime, sonra da tüm çevreme "vatan" kavramı farkındalığı kazandırmaya içten çaba gösteriyorum. Bu bilinçli farkındalık ile yaptığımız her amel bu ülkenin yarınlarına yapılacak değerli bir yatırımdır. Cumhuriyet bizimdir, kıymetini bilelim.
devamını görIşıl YALÇIN
