
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Saltanat nedeniyle ihmal edilmiş köylü Anadolu’ndan “çağdaş Türkiye” inşa etmiş Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Ruhu şad olsun. Atatürk ilkelerine sadık kalmış ve bu ilkelerle çocuklarını büyüten, eğiten ebeveynlerimizin bize verdiği sorumluluk birlikte yaşadığımız bu topluma hizmet etmek… İçinde yaşadığımız bu toplumda Atatürk’ün devrimleriyle sağlanan ve kadınlara verilen haklarla kadın-erkek eşitliği, insan hakları, adalet ve özgürlüğün olduğu, güvenlik içinde, özetle çağdaş yaşam Atatürk’ün bizlere armağan ettiği Türkiye Cumhuriyeti'nin özüdür. Saltanat nedeniyle ihmal edilmiş Anadolu insanını yanına katarak yaptığı mücadele, kelimelerle bile ifadesi çok zor bir meydan okumadır. Elde edilen, içinde yaşadığımız bu Cumhuriyet doğada bize nefes veren bir ağaçtır. Rahat nefes almamızı sağlayan bu koca ağacı yaşatmak bizim boynumuzun borcudur. Şimdilik yaşı 100 olan bu ağacımızın yaşı insan yaşıyla kıyaslanamayacak ölçüde çok gençtir ve ömrü sonsuz olmalıdır ve olacaktır tüm insanlık için.
devamını görÖznur Sevim EVRANOSOĞLU
Senin hayalin hepimizin gerçeği ve ilelebet payidar kalacak. Cumhuriyetimizin 100. Yılı'nda sana olan hislerimi şöyle açıklamak isterim: Yaşamına konuğun olduğum Atam Sönmeyecek ışığın altındayım Umut ışığın hep benimle olsun Yegâne ömrümün her dakikası Sonsuz maviliğinde hayat bulsun
devamını görCeyda KARACA
Cumhuriyet’e mektup; Türklerin bir önceki devleti, yüzyıllar süren bir başarısızlıklar zincirinin ardından feci şekilde çökmüştü. Tek adam rejiminin büyük bir ülkeyi yönetmek için uygun olmadığı açık; hele de o tek adam ülkenin en bilgili, en becerikli, en zeki kişisi filan olduğu için değil, sadece vaktiyle bir şekilde iktidara gelmiş birisinin torununun torunu olduğu için tahtta oturuyor, ekibi de dünyayın işleyişini bilen, liyakatli, yanlışa yanlış diyen uzmanlardan değil, dalkavuklardan oluşuyorsa. Eski devlet bilimi reddetti (Osmanlı döneminde kurulan iki astronomik gözlemevinin ikisi de gerici fanatiklerin marifetiyle tahrip edildi), uygarlık yarışında Batılı rakiplerince geçildi, çürüdü, sömürgeci işgalcilere pes etti, yani akla gelebilecek her “devlet”lik kriterinde sınıfta kaldı ve yıkılıp gitti. Büyük bir şans eseri, halkı onurlu bir Kurtuluş Savaşı’yla işgalcileri püskürtmek için örgütleyen dahi komutan, aynı zamanda eski düzenin sorununun ne olduğunu saptayıp akla, bilime ve her yurttaşın bir oya sahip olması ilkesine dayalı çağdaş bir yönetimi kurmayı kafasına koymuş bir devrimciydi. Kurduğu Cumhuriyet, kadınları kölelikten eşit yurttaşlığa yükseltti; ülkeyi 15 yıl içinde yüzlerce yıl ileriye taşıdı. Her yurttaşa insan yerine konulma, uygarlığın yürüyüşüne katılma olanağı sağladı. Son birkaç yılın olumlu bir tarafını görmek isteyen iyimser bir yorumcu, tarihin sanki bize orijinal Cumhuriyetimizin, “eski Türkiye”nin değerini anlamamız için yeni bir fırsat vermek istercesine tekerrür ettiğine dikkat çekebilir: Tek adam rejimi, her kuruma egemen olmaya soyunan liyakatsizlik, cehaletin başkaldırısı, ekonomik çöküş, vs. Fakat yüz yıl öncesiyle günümüz arasında yaşamsal bir fark var: Atatürk’ün zamanında ülkemizde çok az okumuş insan vardı. Tüm devrimler o insan malzemesinden derlenen çekirdek ekibin destansı çabasıyla hayata geçti. Şimdi onlarca milyon yetişmiş, dinamik, adalete, uygarlığa susamış, ülkeyi yine çağın ötesine taşımaya hazır gencimiz var. Hak ettikleri şartları onlara sağlamamızı bekleyen pırıl pırıl çocuklarımız var. Cumhuriyet bizim; onu yaşatacak ve yükseltecek olan bizleriz.
devamını görProf. Dr. Cem SAY
İzmir’in bir kıyı kasabasında, asırlık bir zeytin ağacının gölgesinde yazıyorum bu mektubu sana… Ben o günleri görmedim ama o gördü. Ondan mıdır bilmem, Cumhuriyet’e mektup yazıyorum dediğimde, bir yel esti ve avuçlarıma zeytin dalı düşüverdi. Barışın simgesi zeytin dalı. O an anladım. Cumhuriyet, barıştı. Cumhuriyet karanlığı aydınlığa taşıyan bir güneşti. Bağımsızlık Türk Milletinin karakteriydi ve tarih boyunca hep bir şekilde küllerimizden tekrar tekrar doğmayı bilmiştik. Ama seçtiğimiz yönetim şekilleriyle hep acıyla son bulan bir destanın parçası olmaktan kaçamamıştık. Neyse ki; bu makûs talihimizi değiştirecek kahraman içimizdeydi. O aydınlığa bakan masmavi gözleriyle Türkün karakterine uygun, bizi ilelebet yaşatacak yönetim biçimini ilan etti. CUMHURİYET… Cumhuriyet sen, benim atalarımın kanı, benim ve nesillerimin nefesisin. Sen, benim karakterimsin. 100. Yılın kutlu olsun. Bu yüz yaşında bedenimle, diğer yüz yaşlarında ruhumla gülümseyeceğim sana. Nice yaşlara…
devamını görGül KABACAOĞLU
Sevgili Cumhuriyet, İyi ki doğdun! Çocukken hayat bilgisi dersinde sen ve Atatürk ile ilgili konuşmayı çok severdim. Cumhuriyet sayesinde bir daha yedi düvelin topraklarımızı paylaşmaya cesaret edemeyeceğine, bilimde, kültürde, sporda, askeri alanda onları geçeceğimize inanıyordum. Şimdi 100.yaşına girmek üzeresin! Atatürk 1930'lu yıllardaki bir konuşmasında, Türk milletini emin bir istikbal yoluna koymakla kalmayıp asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle yeni bir hayatın müjdecisidir Cumhuriyet diyordu. Atatürklü 15 yılın ilerici hoşgörülü ortamında her birey, eşit hak ve hürriyetlere sahip kılınmıştı. Eğitim, giyim kuşam, hukuk, takvim ve saat, rakam ve harf reformları hızla yapılmıştı. Kendi geleceği ile doğrudan ilgili "yeni insan" ortaya çıkmış ve büyük iktisadi kalkınma sağlanabilmişti. O yeni insanlar bugün bizleriz, ülkemiz için çalışıyor ve onu çok seviyoruz. Daha nice yaşlara erişebil diye temel hak ve hürriyetlerimize sahip çıkıyoruz. Atatürk'ün izinde, geleceğe...
devamını görPınar Nazlı KÖPRÜLÜ
Atam, Gönül isterdi ki senin kurduğun cumhuriyeti, biz emanet ettiğin nesiller aynen koruyabilelim, hatta gelecek nesillere hak, hukuk, adalet, refah, eğitim seviyesi daha da yükseklerde bir cumhuriyeti teslim edelim. Maalesef bugün bunu yapamamış olmanın, tüm o kazanımları harcayarak ikinci yüzyıla bir enkaz taşıyarak girdiğimizi söylemenin utancı içindeyim. Atam, Cumhuriyet'in 100. yılında devletin kutlamalarda senin adın yok. 29 Ekim'de cumhuriyetin yüzyılının değerlendirilmesi yapılacakmış. Oysa senin başlattığın milli mücadele 100. yılında 152 devlet tarafından kutlanmak istendi. 1976'da UNESCO'nun önerisi ile 152 devlet aynı anda 100. Yılımızı kutlamayı kabul etti. Bu öneride şöyle deniyor: “ Atatürk uluslararası anlayış, işbirliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi, olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir inkılapçı, sömürgecilik ve yayılmacılığına karşı savaşan bir önder.” Dünya seni tarihte tartışmasız “eşi olmayan tek lider” kabul ediyor. Mücadeleye devam.
devamını görTijen MERGEN
Cumhuriyet demek demokrasidir, emektir, halkın iradesidir, özgürlüktür. Vicdanı hür bireylerdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle, saygıyla anıyorum. Vatanımız bütündür bölünemez. Bayrağımız her daim nazlı nazlı sallansın güzel ülkemin topraklarında. Bin minnet, bin şükür, bin şükran...100 yılımız kutlu olsun.
devamını görProf. Dr. Gülsüm ÇAMUR
Sevgili Cumhuriyet'i kazanmamızda emek harcamış değerli insanlar, bugün 100 yaşına bastın. Büyük anneannelerimizin, büyük babaannelerimizin dedelerimizin ; annemlere, babamlara miras bıraktığı Cumhuriyeti ilerletme sırası bizde. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkarak başlattığı Kurtuluş Savaşı 29 Ekim 1923 yılında başarıya ulaşmıştır. Yeni kurulan cumhuriyet ile halk kendi kendini yönetme hakkına sahip olmuştur. Artık kendi geleceğini kendisi belirleme hakkına sahip olmuştur. Kurtuluş Savaşı'ndan başlayan, Cumhuriyet'in ilanına kadar devam eden zorlukları biliyoruz. Ülkemiz yeni kurulduğunda ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için tüm çabaları da biliyoruz. Biz de Türk gençleri olarak geçmişimize, Cumhuriyetimize ve geleceğimize elimizden geldiğince sahip çıkacağız. Gözünüz arkada kalmasın, bizler varız!
devamını görSudenaz ÖZKAN
Sevgili Cumhuriyet, Yüz sene evvel çeşitli zorluklarla, ama Ulu Önderimiz, Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde sana kavuşmamızın coşkusunu yaşadığımız bugünlerde, gelecek yüzyıllardaki beklentilerimin, şu an seksen beş yaşımda olduğumdan, ben göremeyecek olsam da, gelecek nesiller için, mutlaka gerçekleşeceğine inandığımı söylemek isterim. Bu inancımın kaynağı, Ulu Önderimizin seni ne kadar sağlam temeller üzerinde inşa ettiği ve seni Türk Gençliğine emanet etmiş olduğudur. Onun güvencini bugüne kadar boşa çıkarmamış olan gençlerimizin bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceklerine olan inancımın tam olmasıdır. Arada sırada onları engellemek isteyecek olanlar olacaksa da temelin sağlam olduğundan bu çatlak sesler gençlerimizin azminde boğulacaktır. Benim hayallerime gelince: Gençlerimizi aydınlık günlere yöneltecek, kendine daha güvenli ve geleceğinin mutlu olacağına inanan bireyler olarak yetiştirecek öğretmenlere ihtiyacımız olduğuna inanmaktayım. Bunun için bence en önemli adım öğretmenlerimizin yaşam standartlarının ve saygınlıklarının ve yükseltilmesidir. Okullarımızda ahlaki derslere çok önem verilmeli ve bilhassa YALAN’ın, kötü ahlakın en temel yardımcısı olduğu vurgulanmalı ve her vesileyle DOĞRULUĞUN çok ödüllü olduğu tekrarlanmalıdır. Dürüstlüğün her zaman en iyi yol olduğu genç nesillere aşılanmalı, KURNAZLIK aşağılanmalı ve kurnazca davranmanın sonunda mutlaka cezalandırılacağı vurgulanmalıdır. Öğrenmenin beşikte başladığı, anne ve babanın da buna dikkat etmesi ve çocukların ufacık bir yalan söylemeleri dahi yumuşak ve ayrıntılı bir biçimde anlatılarak cezalandırılmalıdır. Türk çocuklarının dürüst ve güvenilir olduğu her fırsatta tekrarlanmalı ve dürüstlük ödüllendirilmelidir. Gençler hangi mesleği seçerlerse seçsinler o mesleği en doğru, en güzel, en uygun şekilde yapmalarının kendi menfaatlerine olduğu kadar vatan ve millete de faydalı olacağına inandırılarak büyütülmelidir. Hurafelerden arındırılmış İNANÇ’ın, insanlığı yücelteceğinin genç nesillere öğretilecek en önemli bilgi olduğunu da anne babalara her fırsatta telkin ederek gençlerimizi çağımıza daha uygun yetiştirmeye özen göstermeliyiz. Bence, sevgili cumhuriyet, SENİ İLELEBET YAŞATMANIN EN ÖNEMLİ KOŞULU, BİLİME DAYALI EĞİTİMLE, DÜRÜST VE GÜVENİLİR NESİLLER YETİŞTİREREK, SENİN EN GÜZEL VE MUTLULUK DOLU BİR YÖNETİM ŞEKLİ OLDUĞUNA ONLARI İNANDIRMAK olduğuna, emekli bir öğretmen olarak, tüm kalbimle inanmaktayım! Sevgiyle,
devamını görAyfer ÇARKOĞLU
