
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde kurulan Cumhuriyetimizin 100. yılına ulaşmanın heyecanı ve coşkusu ile birlikte "Cumhuriyet'e Mektuplar" adlı bu özel eserde yer almaktan mutluluk duyuyorum. Cumhuriyetimize olan derin sevgimizi, saygımızı ve bağlılığımızı aktarabildiğimiz imza niteliğindeki bu kitap için Doğan Kitap’a teşekkürlerimi sunuyorum. Atatürk'ün "muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma" hedefini, sadece bir ideal olarak değil, aynı zamanda bize bıraktığı en kıymetli miras olarak görmek ve bu mirası sahiplenmek, onu korumak ve gelecek nesillere aktarmak en büyük gayemizdir. 1923'te başlayan bu yolculukta Cumhuriyet'in ilanı, bizlere bağımsızlık ve özgürlüğün yanı sıra, demokratik değerler, eşitlik ve adalet anlayışını da getirdi. Yalnızca coğrafi sınırlarımızı korumakla kalmadık, aynı zamanda bir ulus devlet olarak eğitimde, sanatta, bilimde ve ekonomide büyük atılımlar gerçekleştirdik. Atatürk’ün bize 100 yıl önce gösterdiği yol ve gerçekleştirdiği inkılaplar bugünümüze ve yarınımıza ışık tutmaya devam ediyor. Gelecek yeni neslin de bu yolun izinden giderek bizleri de geçeceğine ve çok başarılı işlere imza atacağına inancım sonsuzdur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün uluslararası arenada saygın ve güçlü bir Türkiye yaratma vizyonu, ortaya koyduğu kararlılık ve azmi; yaptığım işlerde zorluklara karşı yılmadan çalışmamı sağlayan en büyük itici güç oldu. 1978 yılında temellerini attığım Aksoy Holding, ülkemize sürekli değer yaratan, uluslararası alanda başarılı yatırımlar gerçekleştiren global bir şirket olma vizyonuyla çıktığı bu yolda; bugün çevik, dinamik ve yenilikçi yönetim anlayışımız ile ülke ekonomisine, çalışanlarımıza ve paydaşlarımıza değer yaratmaya devam ediyoruz. Aksoy Holding olarak Cumhuriyet'in değerlerinin izinde çalışmalarımızı durmaksızın sürdürmeye devam edeceğiz. 100 yıllık geçmişimizden aldığımız güçle Cumhuriyetimizin temel değerlerini rehber edinerek, teknoloji, inovasyon, sürdürülebilirlik ve toplumsal eşitlik alanlarında kendimizi sürekli geliştirerek en iyiye ulaşmayı hedeflemeyi sürdüreceğiz. Sadece şirketlerimizin başarılarına değil, aynı zamanda toplumun genel refahına, bize bırakılmış ve bizlerden sonraki nesle bırakılacak olan bu benzersiz mirasa daha fazla katkı sağlamak adına hep birlikte hiç durmadan çalışmaya devam edeceğiz.
devamını görErdal AKSOY
Öyle bir sevgi, öyle bir miras ki bu kanımıza, iliğimize kadar işleyen... Söküp atacak olanın aklına şaşarım. Asırlar geçse de coşkumuz, tutkumuz o geçen asırlarla daha da büyüyecek. Var olsun CUMHURİYET!
devamını görNilay DEDE
Cumhuriyetimizin en büyük eserlerinden biri olarak ilelebet payidar kalacaktır. Senin bize bırakmış olduğun bu topraklar asla senin eserlerinden vazgeçmeyecektir ATAM. Ne Mutlu Türküm Diyene. M.K.ATATÜRK
devamını görMert ESTETİK
Bugün benim için öyle özel bir gün ki, ölümsüzleştirmek için bir şeyler yapmak istedim ve çareyi mektup yazmada buldum. Çünkü söz gider, anılar gider ama yazı kalır. Bugün benim doğum günüm. Ülkemle aynı günde doğmak o kadar harika bir his ki. Bunun kesinlikle bir anlamı olduğuna inandım çocukluğumdan beri. Çocukken okulumda bulunan Atatürk büstünün yanına gider, Atamla dertleşirdim. O zamanlarda yaptığım şeyin ömrüm boyunca devam edeceğini düşünmemiştim. Ne zaman sıkışsam, bu ülkede yaşamak için bir sebep arasam yine ona koştum. Çünkü biliyordum beni anlayacağını. Hatta öyle bir anlamak ki bana mektup bile yazmıştı. Gençliğe Hitabe... bu vatanın çocuklarını öyle anlamış ki her kelimesi başka bir teselli. 100 yıllık bir öngörü... Evet, cumhuriyet naçiz vücudunda değil, ruhunda. Senin ruhun başlı başına cumhuriyet Atam. 100. Yılı en güzel bayramdır, kutlu olsun. Emanetin bizimle güvende. Saygı ve minnetle...
devamını görŞevval YILDIZ
100'ler her topluma nasip olmaz. Biz İlkini yaşayacağız. İnanıyorum ki; yeni yüzlerle nice 100'ler görecek Türk toplumu... 100. Yılı görmemizin sebebi olmaya bir inanmış, adanmış insan yetti. Ardından gelen onlar, binlercesi.... Yarına ışıkla uyanabilmek adına dününü, bugününü yakan niceleri.... İlelebet, daima, izinde, hep ileriye... 100.yılımız kutlu ve mutlu olsun!
devamını görUmut Fevzi ŞAHAN
Ne mutlu bana ki senin kurduğun Cumhuriyet'in yaşandığı bu ülkede doğdum Atam. Bugün bir Türk kadını olarak hayatın içinde ben de varsam bu senin öngörün ve bizler için en uygun dediğin yönetim şekli Cumhuriyet'in eseridir. En büyük eserim dediğin Türkiye Cumhuriyeti'ni nice yüz yıllar yaşatacağız. Adın dilimizde marş, yaptıkların yolumuzda ışık, emanetlerin hedefimiz olacaktır. Bu ülke bugün fikri hür, irfanı hür nesiller yetiştirebiliyorsa hepsi senin eserindir Atam. Aydınlığa ulaşmak kolay olmadı, bilir bu millet, aydınlık yarınların yolunu da bulur elbet. Cumhuriyet bizim yolumuz; özgür, çağdaş, laik Türk devleti hedefimiz. Yürüyeceğiz, çalışacağız, dik duracağız, her zorluğu aşacağız. Bu cumhuriyet kolay kazanılmadı, şehitlerimizin kanı analarımızın emeği, gözyaşı, tarladaki çiftçinin alın teriyle kazanıldı. Korumak, yüceltmek boynumun borcu, sen rahat uyu Atam. Bekçisiyiz biz Cumhuriyet'in ve hürriyetin.
devamını görCeyda ÖZDEMİR
SEVGİLİ CUMHURİYET, Her şeyden önce resmiyetten uzak, “sevgi”yi içeren bir hitapla mektubuma başlamış olmamın yadırganmayacağını umuyorum. Eskiden olsa, mesela üniversiteli bir genç kadın olarak ben, yadırgardım bunu mutlaka. Ne de olsa Cumhuriyet 23 Nisanlarda okunan şiirler, 19 Mayıslarda söylenen marşlar, 1 Kasımlarda bir dakikalığına duruveren hayatlar, 29 Ekimlerde asılan bayraklardı. Çocukken aşkla kapıldığım, ergenlikten itibaren kaçındığım, bugünse devlete bağlılığın yüzyıl öncesine ait biçimsel dışavurumu olarak yorumladığım seremoniler. Oysa biçimsel olanın çok ötesinde, Fransızların ilk kez “özgürlük, eşitlik ve kardeşlik” olarak tarif ettiği vatandaşlık ilişkisiydi Cumhuriyet. Bugün ailemin kadınlarından başlayıp dedeme doğru giden kişisel hayatlarımızın tertibi, hayatın belki de ta kendisi…. Sevgili Cumhuriyet, sen ilan edildiğinde dedem on altı yaşındaymış. Bayramlarda ve okul tatillerinde Ankara’dan yola çıkıp sekiz saatlik otobüs yolculuğunun ardından elini öptüğümüz Ali Dedem. Okuma yazmayı askerde öğrenen dedem, içine doğduğu hayatla yetinmemiş, köyünden çıkıp nüfusuna kayıtlı olduğu ilçede esnaflık yapmaya başlamış bir adamdı. Çocukluğumun ilk sekiz yılını (kesik kesik de olsa) yanında geçirdiğim bu dedeyi ben bayramlarda avucumuza konan harçlıklarla, kesekâğıtlarındaki leblebi ve lokumlarla hatırlasam da onun belleğimdeki en canlı hali üniversiteyi kazandığıma sevindiğini gizlediği andır. Kız çocuklarının on beş yaşına gelmeden evlendirildiği ilçede, kızını, yani teyzemi önce liseyi bitirmesi, ardından da tıp okuması için büyük şehre gönderen ve sonrasında onun doktorluğuyla övünen dedem, çevresinde çocuklarını ilk okutan adam olarak bilinir. Üniversiteyi kazandığımı ziyaretine gittiğimiz o yaz öğrendiğinde, sevincini ve yaşaran gözlerini fötr şapkasının altına gizlemişti. Bugün biliyorum ki onun bu sevinci Cumhuriyet’le idare edilen bir ülkenin kazanımıydı. Çünkü çocuklarının başka ufuklara açılmasına engel olmaması, onlara destek olması kişiliğinden kaynaklansa da, bu kişiliği destekleyen, ona yön ve imkân veren yine kanunlardı. Kadını erkeğe, insanı insana eşit kılan, ülke vatandaşına seçme ve seçilme özgürlüğünü tanıyan Cumhuriyet kanunları. İşlettiği bakkal dükkânında şehirden getirdiği malları satarak çocuklarını okutan, bir kızının doktor, iki kızının memur, oğlunun öğretmen olmasıyla övünen dedem, kız torununun üniversiteyi kazandığını öğrendiği yıl hayata gözlerini yumdu. Onun sevincini altına gizlemeye çalıştığı o fötr şapka bana kaldı. İlginç olan şu ki: Dedemin Cumhuriyet kanunlarıyla birlikte alışkanlık haline getirdiği bir şeydi şapka takmak ve ben bir üniversiteli olarak Cumhuriyet’i korumaya yönelik resmi kutlamalara, biçimsel söylevlere karşı dudak bükerken, aynı anda Ankara’da, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin koridorlarında dedemin bu şapkasıyla dolaşıyordum. Yaşasın Cumhuriyet! Dedemin şapkası hâlâ bende.
devamını görMenekşe TOPRAK
İşte Cumhuriyet, işte medeniyet...
devamını görGölgem Işık KOÇAK
Her tarafı Cennet Türkiyem Atatürk ilkeleri ve inkılapları ilerleyeceğine sonsuz inancımBu topraklar Atalarımızın kanı ile oluştu , onların manevi gücü ile tüm zorlulukları bizlerde yeneceğiz.. 150 yılın bundan ferah ve refah olacaktır…CUMHURİYET İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR. ATATÜRK
devamını görEsra BOY
