ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Var ol TÜRKİYE CUMHURİYETİ. NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!

    devamını gör
    Recep HOCAOĞLU
  • Hayata gözlerimi açıp ilk nefesimi aldığımda bu muhteşem Cumhuriyete doğdum. Dilerim ki gelecek neslimizde ilelebet bu Cumhuriyete doğsun. Bu vatan bizimdir. Cumhuriyet aydınlık bir gelecek vadediyor. Bu bayrağın altında yaşadığımız sürece bu vatan uğrunda gözünü kırpmadan can veren Atatürk ve silah arkadaşlarını tüm şehitlerimizi anıyoruz. Eşini evladını bu yolda kaybeden ve bu evlatları dünyaya getiren anaları saygı ile anıyorum. İçiniz müsterih olsun. İstemem bu topraklardan başka yerde hayata göz yummak. Bayrağına sahip çık ey insanoğlu. Oku, eğit, üret mücadele et. Dışa bağımlı bir ülke olma. Bak kimseden ses çıkmıyor savaş anında. Atamızın yolu en güzel yoldur. O ne güzeldir. Vatan gibi. Zorlaştırma kolaylaştır. Birlik ol ancak birlik olursa kuvvet olur. Dik dur geleceğini sağlam temeller üzerine kur. Her kuşak bir öncekinden emanettir. Sahip çık!! Kurtarıcı bekleme kurtar.. Bu vatan hepimizin.. İnsan olmak başka hiçbirşeye bahşedilmedi. Sen ne büyüksün Mavi gözlüm...

    devamını gör
    Şaziye ARKADAŞ
  • Cumhur ve Aitliği, Yüzyıllardır alışılagelmiş alışkanlıkları yıkmaya devrim, bunu yapan yürekli insanlara devrimci denir. Her ne kadar bu kelime belli bir siyasi görüşe ait gibi görünse de… İşte Cumhuriyet böyle bir devrimcinin büyük uğraşlarla verdiği mücadelenin ürünüdür. İşte bu Cumhuriyet, gecesini gündüzüne katan bir kişinin siyasi, askeri dehasının bir ürünüdür. İşte bu Cumhuriyet, milletini arkasına almış bir liderin kurmuş olduğu bir devletin yönetim biçimidir. İşte bu Cumhuriyet özgürlüğün simgesi... İşte bu Cumhuriyet halkın hür sesi... İşte bu Cumhuriyet vicdanın adaletle tesellisi... İşte bu Cumhuriyet 101. atışlık top seslerinin yegâne paresi... Geleceği gören, ufkuyla bizleri aydınlatan, fikirleriyle gidişatımıza yön veren bir liderin torunlarıyız. Bizler var oldukça bu yolda yürüyeceğimize ant içtik. Lakin ben Atatürk ü seviyorum, ülkemi seviyorum cümlelerini sözde değil özde yaşatmak gerek. Yaptığı işi layıkıyla yapanların Cumhuriyeti kutlu olsun. Nice 100 yıllara!

    devamını gör
    Sinan Kıvanç KARADOĞAN
  • BENİM İÇİN CUMHURİYET Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yaşında, 21 yaşında üniversite öğrencisi bir genç olarak Cumhuriyet’i düşündüğümde, aklıma gelen ilk kelimeler eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi. Mustafa Kemal Atatürk’ün ve yoldaşlarının kurduğu Cumhuriyet’e, ilkokuldan anımsadığım ilk törenlerden beri her zaman büyük bir minnet ve bağlılık duyarım. Hayallerimden vazgeçmemeyi, her zaman iyilik ve gelecek için mücadele etme cesaretimi Cumhuriyet’e borçlu olduğumu düşünüyorum. Ülkemiz Cumhuriyet tarihi boyunca zorlu dönemler görmüş olsa da bu toprakların halklarının hayatları her zaman dayanışmayla, omuz omuza mücadele ederek geçti. Otizmliyim, hafızam birçok insana göre daha kuvvetlidir. Belki de bu yüzden adalet arayışının da barış mücadelesinin de, birlikte yaşayabilme talebimizin ve özgürlük ihtiyacımızın da nasıl hiç azalmadan devam ettiğini hayatım boyunca çok farklı olaylardan anımsıyorum. Ben bu ülkenin geleceği için çok endişelenen ama sözünü söylemekten hiç sakınmayan milyonlarca gencinden sadece biriyim. Şimdi, tarihimizin en karmaşık dönemlerinden birini bitirmek amacıyla, Cumhuriyet’in biz vatandaşlara sağladığı eşit haklara ulaşmak için dayanışma ve özveriyle yan yana, omuz omuza geleceğimizi kurmak bence 100 yaşına ulaşan Cumhuriyet’e verebileceğimiz en güzel hediye olacak. 14 Mayıs 2023’te bir vatandaş olarak ilk kez oy kullanacağım. Ayrımcılıktan uzak bir sosyal yaşamda, özgür, eşit, demokratik, adil ve barış içinde bir Türkiye Cumhuriyeti hayalimiz için her zaman mücadele etmeye devam edeceğime söz veriyorum. Yaşasın Cumhuriyet!

    devamını gör
    Nâzım Özgün AFŞİN
  • HEM BİZ CUMHURİYET’İN ÇOCUĞU HEM DE CUMHURİYET BİZİM ESERİMİZ Türk ulusu, asırlar süren esaretinden Cumhuriyet ile kurtuldu. Hürriyetini; iç ve dış kuvvetlere karşı bir daha kaybetmemek üzere kazandı. Ardından gelen atılımlarla Anadolu insanı muasır medeniyetlere açılan kapıdan bir nebze de olsa başını uzatabildi. Yalpalayarak da olsa aklın rehberliğinde yürüyebildi ve benzeri uluslardan ayrışarak uygarlaşma iddiasını sürdürebildi. Fakat imparatorluktan miras kalan yoksulluk ve cehaleti tümden aşmak mümkün olmadı. Yaratılan aydınlanma ve refah hedeflenen düzeye ulaşmadı; zenginliğe sahip olanlar ise adaletle paylaşmak istemedi. Bu noksanlıklar hangi bedellerle elde edildiği unutulmuş kazanımların teker teker kaybolmasıyla sonuçlandı. Cumhuriyet’i kuranları büyük hayal kırıklığına düşürecek ölçüde bağımsızlıktan feragat, bağnaz inançlarda ısrar, yağmalanmış topraklar, çiğnenen temel haklar ve geleceği temlik altında bırakan mali kararlar altında birinci yüzyıl geride bırakıldı. Yine de Cumhuriyet yenilmedi! Büyük Önder’in çocukluğundan Gelibolu’ya, Samsun’dan Dumlupınar’a ve Ankara’dan vazife bıraktığı hedeflere uzanan yolculuğunu içselleştiren; Cumhuriyet kazanımlarıyla köyünden ve kasabasından ayrılarak bilim ve sanat öğrenen; yeni istibdat ve yeni müstemleke günlerinde, Cumhuriyet’e borcunu ağır bedeller pahasına da olsa ödemek isteyen bir nesil yetişti. İşte Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını onlar kuracaklar. Bir sonraki kuşağın ardından, hikâyenin sonu ilk günlerde umulduğu gibi olacak. Bu neticeye, tarih dediğimiz, sayısız insanın emeklerinin öğütüldüğü uzun bir yolculuğun sonunda varılacak. Dönüp arkaya baktığımızda, bu mücadele ilhamını bize verenlere karşı mahcup olmayacağız. Akrabamız, komşumuz ve ortak mazimiz olan uluslardan ayrışarak muasır medeniyetlere ulaşabilen nadide bir örnek olacağız. İşte o zaman hem biz Cumhuriyet’in çocuğu hem de Cumhuriyet bizim eserimiz olacak. Birlikte var olacağız ve bu bağı ebediyetle koruyacağız.

    devamını gör
    Dr. Murat KUBİLAY
  • Eyy yüce CUMHURİYET! Öyle güzel geldin ki 1 asır devirdin. Şanına layık bir Türk ordusu karşılamaya geldi seni. Uyan bak şimdi Cumhuriyet'in kahramanları! Bugün görmediğiniz bizler için kimseye yâr etmediğiniz bu topraklarda, yine tam da bu toprakların üzerinde 100. yılı kutluyoruz şimdi. Gözlerimiz yine o günkü sevinç yaşıyla dolu. Gururumuz o günkü gibi taptaze. Ümidimiz sönmeyen bir mum, inancımız Ata'mızdan yadigâr. Yüreklerimiz düşmanı kovalayan halkın cesaretinde... Aldık Şerife Bacı'nın yükünü, yolumuz İstiklal oldu. Eyy CUMHURİYET! Sen adını bile bilmediğimiz nice kahramanlarımızın hatırına hep yaşa. Seni omuzlarımızda parlayan bir yıldız gibi her daim göklere çıkaracağız, öyle sonsuz ki bu gökler, ilelebet sürecek.

    devamını gör
    Esra MERİÇ
  • Yıl 2023... 100 yıl önce bugün Cumhuriyet ilan edildi. Bugün bunu coşkuyla kutlayamadığımız bir dönemde olsak dahi bugünler de geçecek ve hep dediğimiz gibi Cumhuriyet sonsuza dek devam edecek bu topraklarda. Nutuk'ta yazılanları yaşayarak anladığımız bu zamanlarda yine oradaki “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” cümlesine umutla tutunuyorum. Belki 100 yıl benim hayal ettiğim gibi geçmiyor, inanıyorum biz Cumhuriyeti coşkuyla kutlayacağız çok yakında.

    devamını gör
    Saime HARMAN
  • Cumhuriyet... Koruyamadık seni azılı akınlardan. Fikrini kökleştiremedik düşmanlardan. Yetmedi, yetemedi gücümüz. Ama geri de çekilmedik. Cephedeyiz. Dimdik ayaktayız. Savaştayız senin için bak hâlâ. Yeminimiz var. Kurtaracağız elbet seni zorbalardan. Kurtaracağız elbet seni umursamazlardan. Küçük görenlerden. İnsanlıktan dahi çıkanlardan. Yurttaşın olamayanlardan. Kurtaracağız hepsinden. Yeminler olsun, devrim güneşini ışılayacağız yeniden. Gençlik bizde, ışık bizde, gelecek bizde. Umudumuzu, cesaretimizi, hep adında taşıyacağız. Yeniden Atatürk'ün işaretine uyacağız. Yeninden onun yoluna sapacağız. Er-geç yapacağız. Başaramazsak da aşk olsun. Aşk olsun bize. Bu ağaçlar güzel kuşlar... Yürüyelim arkadaşlar... Yürüyelim. Daha çok yolumuz var. Daha çok işimiz var.

    devamını gör
    Davut SAKALLI
  • Ebediyetle taçlanan bir mirasın 100. yılına… Bağımsızlık, özgürlük, eşitlik… Tüm bunlara ancak kadınların da sahip olmasıyla muasır medeniyetler seviyesine yükseleceğimize inanan bir liderin ve silah arkadaşlarının verdiği mücadelenin 100. yılını gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Bugün; bir kadın, iş dünyasının bir üyesi, temsil ettiğim kurumun sıkı sıkıya tutunduğu değerlerin toplumdaki sözcülerinden biri olabildiysem bunun temeli 100 yıl önce bu topraklarda Halide Edip, Nene Hatun, Safiye Ali ve nicesiyle atıldı. Bu yüzden bir kadın olarak, bu büyük mirası korumanın ve daha da ileriye taşımanın sorumluluğunu hissediyorum. Cumhuriyetimiz, kadınlar için çağdaş ve eşit bir yaşamın kapılarını araladı. Toplumsal cinsiyet eşitliği için günümüze ışık tutan adımlar atıldı. Atatürk'ün önderliğinde seçme ve seçilme hakkı pek çok Avrupa ülkesinden önce Türk kadınlarına verildi. Eğitimde, işte, siyasette, sosyal hayatta kadının var olduğu her alanda sesinin daha gür çıkması Cumhuriyet'in en büyük arzusuydu. Evet, Türk kadını güçlüdür, akıllıdır, mücadelecidir ancak ne yazık ki geride bıraktığımız yıllarda ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda gerçekleştirilen reformlar bazen sesimizi bastırdı, hatta bazen kazanılmış haklarımızda geriye sarmamıza yol açtı. Kullandığım bu ifadeler tek bir kadın için bile umutsuzluğa yol açmasın. Her ne kadar olumsuz süreçlerden geçsek de Cumhuriyet’in yeni yüzyılını kaygımıza rağmen; gururla, umutla, birliktelik duygusuyla karşılıyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu Cumhuriyet, Anadolu’nun bir köyünde tarlada çalışan bir çocuğun doktor olma hayalini gerçekleştirecek kadar umut dolu; bir kız çocuğunun 300 tonluk uçağı uçurabilecek koşullara ulaşabildiği kadar gerçek. Bu yüzden 100 yıl önce imkânsızlıklar içinde kurulan bu Cumhuriyet'e olan sorumluluğumuzla, "Coğrafya kaderdir" demeyenlerin izinde, umutsuzluğu, cesaretsizliği, akıl ve bilimin dışında kalan tüm düşünceleri arkamızda bırakarak geleceğe bakıyoruz. Biz, 1952 yılında kurulan ve bugün 8 binden fazla çalışanıyla Türkiye’nin en köklü grup şirketlerinden biri olarak bir yarısı, diğer yarısı ile eşit haklara sahip olmayan toplumun ilerlemesinin mümkün olmayacağına inanıyoruz. Cumhuriyet'in yeni yüzyılında da Kadınların Cumhuriyeti’ne varmayı hedefliyor, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı bir kadın meselesi değil, demokrasi meselesi olarak görüyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, “Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.” İşte, yüzyıl önce teşhisi konulan bir hastalığı iyileştirmek bizim elimizde. Şimdi sırada geçmişin gücüyle, gelecek nesile olan borçluluğumuzla çalışmak, durmamak, hep ileriye uzanmak var. Geleceğin aydınlığıyla yeni yüzyılımızı parlatmanın tam zamanı… Nice aydınlık ve eşit yüzyıllara...

    devamını gör
    Ümit BOYNER