
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Cumhuriyetsiz bir toplum, yarınsız bir gündür.
devamını görSibel Cengiz KOÇ
Siyah beyaz yaşadığımız bir hayatı, umut ışığınla aydınlattığın bu zorlu yolda, bir ulusa kararlılığın ve azmin sayesinde bu büyük şanlı bayramı armağan ettiğin için sana sonsuz bir minnet borçluyuz Atam! Dünya nice zaferler görse de, bu kadar imkânsızlıklar içinde küllerinden doğan, olmazı olduran başka bir millet görmemiştir. O derin mavi gözlerindeki istikrar, bugün bu milletin istiklali olmuştur. 100. Yıl coşkusunu kendi memleketimizde gurbetçi gibi kutlamak bize yakışmaz; sen rahat uyu, senin izinden bir gün olsun ayrılmayan çocukların o coşkuyu yaşayacak ve yaşatacak.
devamını görKuzey TÜRKMEN
Cumhuriyet demek demokrasidir, emektir, halkın iradesidir, özgürlüktür. Vicdanı hür bireylerdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle, saygıyla anıyorum. Vatanımız bütündür bölünemez. Bayrağımız her daim nazlı nazlı sallansın güzel ülkemin topraklarında. Bin minnet, bin şükür, bin şükran...100 yılımız kutlu olsun.
devamını görProf. Dr. Gülsüm ÇAMUR
Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923 gününde her yılın 29 Ekim gününü Cumhuriyet bayramı olan Türk milletine armağan etmiştir ve "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" demiştir. Bu kutlu yola "Cumhuriyet Fazilettir" diyerek çıktın. Bize ve geleceğe armağan ettiğin en önemli miraslardan biri de fakatsız Cumhuriyettir. Bizler senin ışığında gitmeye her daim devam edeceğiz.
devamını görSoydan ARAS
Cumhuriyet, kelime anlamıyla milli iradenin etkin olduğu, halkın yönetimde söz sahibi olduğu bir yönetim biçimidir. Ancak Türkiye için Cumhuriyet, bize Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten ve bu millet için kan döken her şehitten kalan bir mirastır. Bugün bu miras tam 100. Yaşını doldurmuştur. Bu miras öyle önemli bir mirastır ki, bugün başka bir milletin himayesi altında yaşamıyorsam, bir kız çocuğu olarak okulda okuyabiliyorsam, özgür yaşayabiliyorsam bunların hepsini ve daha nicesini Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve onun yolunda ilerlemiş herkese borçluyum. Bu ülkenin bağımsızlığı için savaşan her gencin, her yaşlının, her kadının, her erkeğin ruhu şad olsun. Cumhuriyetin 100. yılı kutlu olsun!
devamını görSelin NARSAK
Ben 62 yaşındayım. Cumhuriyet'in 100. yılını görmeyi Allah bana nasip etti, bir dahaki 100 yılda Atatürk ilke ve inkılaplarını terk etmeyin. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran kahraman şehit ve gazilerini hayırlarla yad ediyorum. Ortadoğu'da 100 yıldır kan gölü var. Cumhuriyet'in sayesinde bizler huzurlu ve mutluyuz. Dilerim gelecek nesiller Atatürk ilke ve inkılaplarıyla barışık bir şekilde yaşarlar. Hepinize saygı ve sevgilerimi sunarım...
devamını görİsmet BALOĞLU
Atatürk, 15 Kasım 1937’de yirmi yıllık bir aradan sonra Diyarbakır’a gelir. Bir karşılama töreni istememiştir. Ancak O’nun geleceğini duyan halk çoktan Diyarbakır Garı’nın önünü doldurmuştur. Bu temsili karşılama töreninde bütün devlet yetkilileri vardır. O zamanlar Diyarbakır’da komiser olarak görev yapan büyükbabam Ethem Kopan da oğlunu alarak gitmiştir törene. Yani Atatürk’ü karşılayanlar arasında rahmetli babam Lütfü Kopan da vardır. On yaşındadır o tarihte. Ama bu karşılamanın her anı hafızasında yer etmiştir. Çocukluğumda bu karşılamanın anılarını defalarca dinlemişimdir babamdan. Ailenin bir kısmı Atatürk’ün babamın başını okşadığını, bir kısmı da sadece önlerinden geçip gittiğini söylerdi. Babam bu farklı görüşlere takılmadan sadece orada olmanın ne kadar gurur verici olduğunu anlatırdı bize. O’nu yakından görmüş olmanın heyecanı her anlatışında gözlerine yansırdı. O gurur ve heyecan babamdan bize mirastır. Bu topraklarda tam bağımsızlığa inanan bütün anne-babaların çocuklarına bıraktığı en güzel mirastır bu. Her Cumhuriyet Bayramı’nda olduğu gibi 100.yılda da o gururu, o heyecanı yaşıyorum. Atatürk, gerçekten babamın başını okşadı mı bilmiyorum. Ama tam yüz yıldır Cumhuriyetimizin kazanımlarıyla, değerleriyle ve çizdiği yol haritasıyla hepimizin başını okşamaya devam ediyor. Cumhuriyet çocuğu olmak, bir idealin başınızı okşadığını bilmek. O ideal bize yüz yıldır bilimsel düşünceyi işaret ediyor. O ideal bize yirminci yüzyılın başından beri dil, din, ırk gözetmeksizin birlikte yaşamanın mümkün olduğunu anlatıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk hakları, doğa bilinci, hayvan hakları ve daha fazlası, cumhuriyet bilincinin önemli yapı taşları. O ideal bize sanatın hayatın kenar süsü olmadığını, aydın bir dünya görüşüne sahip olmak için en önemli değer olduğunu öğretiyor. Cumhuriyet 100 yaşında ve bütün varlığıyla çocuklarının başını okşamaya devam ediyor, edecek.
devamını görYekta KOPAN
Sevgili Atam, Cumhuriyetimizin 100. yılına erişmenin gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz ve bu mutluluğu, gururu seninle paylaşmak istedim. Senin önderliğinde, milletimiz zorlukları aşmayı, birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi öğrendi. Senin vizyonun ve liderliğin sayesinde, Cumhuriyet'in temelleri atıldı ve bugün hâlâ bu temeller üzerinde yükseliyoruz. Özellikle biz kadınlara verdiğin değer ve önemli haklar sayesinde bugün başımız dimdik, kendi ayaklarımız üzerinde durabiliyoruz. Eğitimler alıp kendi mesleklerimizi yapabiliyor, vatanımıza milletimize faydalı olmaya çalışıyoruz. Bıraktığın mirası korumak ve geliştirmek için çabalıyoruz. Senin vizyonun ve liderliğin, bugün hâlâ bizi ileriye taşıyan bir ışık. Açtığın bu yolda yürümekten gurur duyuyorum ve sonsuza dek senin izinde gösterdiğin hedefe hiç durmadan yürüyeceğime bir kez daha ant içerim. Ben Atamın kızıyım ve senin kızlarından biri olmaktan gurur duyuyorum. Seni sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum. Saygılarımla,
devamını görSibel KAYA
Cumhuriyetimizin 100. yılında bu mektubu yazarken geçmişte bize bu ülkeyi bırakan insanlara minnet duygularımı ifade ederek başlamak istiyorum. Bütün dünya savaş halindeyken Cumhuriyet’i ilmek ilmek işleyerek ilan eden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını gelecek nesillere aktarmayı bir borç biliyorum. Ne zaman sokağa çıkıp özgürce bisiklet sürsem, evimde huzurlu hissetsem ya da hayallerimi hedeflerimi düşünsem hep aklıma onlar ve kurdukları Cumhuriyet geliyor. Cumhuriyeti ilan etmek tarihsel olarak gelinen noktada bir mecburiyetti. Ne mutlu bize ki Cumhuriyet’i kuran neslin devamıyız. Önce Kurtuluş Savaşı ve sonrasında Cumhuriyet Devrimi ile bütün ezilen, haksızlığa uğrayan ve işgal edilen ülkelere örnek olduk. Bu gurur hepimize yeter. Son olarak ülkemizde yaşayan bütün gençlerin sloganı olmasını istediğim cümle: “Birinci vazifemiz ilelebet hatırımızda.” Sonucu ne olursa olsun Cumhuriyeti koruma ve gelecek nesillere aktarma inancımızdan bir karış geri adım atmayacağız.
devamını görGürhan YÜCEL
