ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Cumhuriyet olmasaydı bizim eğlenceli bir bayramımız olmazdı. Şu an bazen üzgün bazen gülümseyerek eğleniyoruz ama eskiden üzüldüğümüz pek çok gün oldu. Ama biliyor musun Cumhuriyet, bu yıllarda hiç öyle üzgün değiliz. Bunun için Atatürk'e teşekkür ederiz.

    devamını gör
    Ayşem ŞAHİN
  • Cumhuriyet mektubumu 2 yaşındaki kızım Eylül’ün ilk defa "Cumcuyet":)’ dediği gün yazıyorum. 100 yaşına bastın bu sene. Büyük anneannelerimizin, büyük babaannelerimizin, dedelerimizin; annemlere, babamlara miras bıraktığı Cumhuriyet'i ilerletme sırası bizde, bizden sonra ikinci yüzyılında kızımızda ve gelecek nesillerde. Cumhuriyet özgürlük, eşitlik, çağdaşlık, kız çocuklarının okuması demek... Her geçen gün değerini daha çok anlıyor, varlığını bir o kadar arıyoruz. Bana, aileme, en önemlisi kızıma kazandırdıklarından, sunduğun imkânlardan dolayı minnettarız. Cumhuriyet kadınları olarak daima senin değerlerine sahip çıkacağız. Kızımla birlikte kutlayacağımız daha nice bayramlara! Cumhuriyet ışığımız hiç sönmesin. Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğiz… 

    devamını gör
    Tuba Şentürk KARABEYLİ
  • Cumhuriyet hayal edebilme özgürlüğüdür, dilediğin hedefi koyabilmektir. Daima gelişime açık olmak, her zaman iyiyi kovalamaktır. Cinsiyetlerin eşitliği, hukukun üstünlüğü, laik devlet, uluslararası bağımsızlık ve eğitimde fırsat eşitliğidir. Cumhuriyet 100.yaşında Türkiye’nin her bir vatandaşı için emek ve çaba isteyen, özveriyle korunması ve bunun için de gece gündüz çalışılması, ilmek ilmek işlenmeye devam edilmesi gereken, en kıymetli ortak değerimiz, hazinemizdir. Atatürk’ün bundan 100 sene evvel söylediği gibi, “Naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacak, ancak Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.” Daha nice senelere, hep beraber çalışarak, koruyarak, daima ileriye…

    devamını gör
    Zeynep Köksal YAYKIRAN
  • Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'e, Atam ben bir kız çocuğu olarak sana olan minnetimi hangi kelimelerle açıklayabilirim bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar kalacağıdır. Biz kadınlara verdiğin haklar için sana çok teşekkür ediyorum. Seni unutturmaya çalışanlar elbette ki var, fakat ben seni unutmayacağım. Yıllar önce yazdığın yazılar şu an doğru çıkıyor. Din üzerinden devlet yönetmeye çalışıyorlar. Sana Müslüman değildi diyorlar ama ben senin dininle ilgilenmiyorum ve Müslüman olduğunu düşünüyorum. Müslüman olmasan bile benim için önemli olan bu vatana yaptıkların, bu vatan senin sayende kuruldu. Hayatında kitap yüzü görmemiş insanlar sana laf edebiliyor. Bu zoruma gitmiyor değil ama seni her zaman savunacağım. "Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın" diyorsun ya söz veriyorum kendimi ezdirmeyeceğim. Ve senin yolundan gideceğim. Mektubu sonlandırmak zorundayım. Seni seven bir kız çocuğu...

    devamını gör
    Nisanur VERİLEN
  • YAŞ ALDIKÇA GENÇLEŞEN CUMHURİYET Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Yarın cumhuriyeti ilan ediyoruz” demesinden bu yana yüz yıl geçti ama cumhuriyetimiz hâlâ ilk günkü gibi canlı, taze ve diri. Çünkü bu millet bütün engellemelere rağmen Atatürk’ü ve onun kurduğu cumhuriyeti çok sevdi. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet'i kurduktan sonra onu demokrasiyle taçlandırmak istedi, zira demokrasi olmadan cumhuriyet mefkûresinin eksik kalacağını biliyordu. Bunun için de çok çaba sarf etti, siyasi partilerin kurulmasını sağladı sözgelimi. Ama henüz halkın nazarında demokrasi ideali tam oturmadığı için demokrasiye geçiş denemeleri başarılı olamadı. Bu başarısız denemelere rağmen Mustafa Kemal Atatürk’ün aklında demokrasiye geçiş düşüncesi hiç ölmedi. Ama Avrupa bile yerleşik demokrasi düşüncesinden henüz uzaktı. Almanya’yı Hitler, İtalya’yı Mussolini, İspanya’yı Franco, Portekiz’i Salazar gibi faşist diktatörler yönetiyordu. Ve Avrupa topyekûn büyük bir savaşın eşiğindeydi. Buna rağmen Mustafa Kemal ardı ardına demokratik hamleler yaptı. 1934’te kadınlara seçme, seçilme hakkı tanıdığında Fransa’da kadınların bu hakkı kazanmak için 10 yıldan fazla bir zaman beklemeleri gerekti. Mustafa Kemal Atatürk, demokrasi ideline kavuşmadan aramızdan ayrılmış olsa da Türkiye toplumu bu ideale ulaşmak için çok beklemek zorunda kalmadı. İsmet İnönü 1946’da çok partili sisteme geçilmesini sağladı ve demokrasinin inşasını gerçekleştirdi. 1950’de ise nihayet cumhuriyet tam olarak demokrasiyle taçlandırıldı ve Türk tarihinde ilk defa seçim marifetiyle yönetim el değiştirdi. Bu çok büyük bir devrimdi. Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet'in diğer kurucu önderleri gerçekten az zamanda çok iş yaptılar. Açıkçası bizler onların inşa ettiği cumhuriyet ve demokrasi mevhumuna yeterince sahip çıkamadık. Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine henüz uzağız. Bütün tökezlemelere, güçlüklere, engellemelere rağmen cumhuriyet orada bir güneş gibi parlamaya devam ediyor; yaş aldıkça gençleşiyor, yenileniyor, tazeleniyor.

    devamını gör
    Cem KALENDER
  • Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu vatan uğruna canlarını veren nice şehitlerimiz, Cumhuriyet'e giden yolda en ufak emeği olan güzel insanlar... Sizler rahat uyuyunuz. Atatürk'ün açtığı yolda ışık olmaya, onun ilke ve inkılâplarına sonsuza dek bağlı kalmaya, nesilden nesle sizleri anlatmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet'ten ayrılmayacak, emanetiniz için çok çalışıp ona her zaman sahip çıkacağız. Bu güç bizim damarlarımızdaki asil kanda mevcut. ATAM seni anlatmaya kelimeler yetmez. Üstün zekân sayesinde cephelerde uyguladığın savaş tekniklerini, düşmanına bile değer veren güzel kalbini, vatana bağlılığını, özgür ruhunu, pes etmemeni, başarılarını vb. ailecek kitaplardan okuduk, belgesellerde seyrettik. Bu bakımdan her an kalbimizde, baktığımız her yerde, özgürlüğümüzde, kısacası her şeyde sen varsın. Sizlere bir hayat, bir yaşam borçluyuz. Haklarınızı bizlere helal etmeniz dileğiyle. Ruhunuz şad olsun. CUMHURİYETİMİZİN 100. YAŞI KUTLU OLSUN. DAHA NİCE YÜZYILLARA.

    devamını gör
    Çiğdem Yavuz ARSLAN
  • Cumhuriyetimizin 100. yılında, Türkiye olarak geçmişimize saygı duyarak ve geleceğimize umutla bakmalıyız. Cumhuriyetimizin değerlerini koruyarak ve geliştirerek, çağdaş dünyaya ayak uydurmalıyız. Atatürk'ün ilkeleri doğrultusunda, bilgiye, toleransa ve adaletin üstünlüğüne dayanan bir toplum olmak için çaba sarf etmeliyiz. Sevgili Cumhuriyetimiz, senin varoluşunla gurur duyuyoruz. Umuyorum ki 100. yılımız, ülkemiz için yepyeni başarılar ve mutluluklar getirecektir. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden gidecek ve Cumhuriyetimize sahip çıkacağız. Nice nice 100 yıllara Cumhuriyetimiz!

    devamını gör
    Sıla ATALAY
  • Sevgili Cumhuriyet, Dile kolay, 100 yıldır bizimlesin. Teşekkür ederiz. 100 yıl boyunca, her şeye rağmen, varlığınla bize umut ve neşe verdiğin için minnettarız. Kapıyı çarpıp gitmediğin, bizden vazgeçmediğin için sana çok teşekkür ederiz. Bunu da seni bizimle tanıştıran Atatürk'ün hatırına yaptığını düşünüyorum. Yoksa kim dayanabilir ki bu kadar kargaşaya ve görmezden gelinmeye? Bize ilham ve umut kaynağı olan bir tarih yazdığı için de Mustafa Kemal Atatürk'e sonsuz kere teşekkür ederiz. Bize bıraktığın her emanete sahip çıkmak ve senin izinden gitmek sözüyle, nice yüzyıllara! Cumhuriyet'in 100. yılı kutlu olsun!

    devamını gör
    Eren GÜLMEZ
  • Dokuz çocuklu bir ailenin en son çocuğu olarak 1954 yılında Ordu ilinin, Mesudiye kazasının, Aşağı Gökçe (eski adı Aşağı Faldaca) köyünde doğdum. Babam Şevket Ekşioğlu tarihe, okumaya meraklıydı, şiir, destan yazardı. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet değerlerine bağlıydı ve tarihi severdi. Annem Hatice Ekşioğlu fındık ağası (Karadeniz’de geniş fındık arazisi sahiplerine ağa derler) kızıydı ve okuma yazmayı bilmezdi (babası annem bir yaşındayken ölünce ağabeyleri kızlar okumaz diye onu okula göndermedikleri için hep “Beni okula göndermediler” diye üzülüp hayıflanırdı). Babam, annem namaz kılardı, Kuran okurlardı. Ailece oruç tutardık, ama babam ayrıca içki içmeyi de severdi, evimizde misafir sofralarında ut çalınır şarkılar, türküler söylenir, şiirler okunurdu, o yıllardan aklımda kalan şiirler vardır, arada okuduğum da olur. Babamın ve annemin bize öğütledikleri şey; namuslu, ahlaklı olun, haram yemeyin nasihatiydi, o yıllarda insanlar çok zengin diye değil namuslu oldukları için toplumda değer bulur, saygı görürlerdi. Evimizde kütüphane bölümü yoktu ama her gün dönüşümlü olarak veya bazen ikisi, üçü bir arada Cumhuriyet, Milliyet, Hürriyet gazeteleri girerdi, Cumhuriyet gazetesinde İlhan Selçuk, Oktay Akbal, Melih Cevdet Anday, Nadir Nadi, Mustafa Ekmekçi gibi köşe yazarlarını okumayı alışkanlık edinmiştim, Ali Ulvi Ersoy’un karikatürlerini merakla incelerdim (yazısız ve felsefi karikatürler beni çok etkilemiştir), Milliyet gazetesinden Turhan Selçuk’un Abdülcanbaz çizgi romanını (hayal gücümü geliştirmiştir) heyecanla takip ederdim, yine o yıllarda biriktirdiğim ve sanat adına çok şey öğrendiğim, Milliyet gazetesinin 15 günde bir verdiği Milliyet Sanat dergisini biriktirdiğim ekleri ciltli olarak kütüphanemde durmaktadır. Ailem ders çalışıp çalışmadığımı denetlemezdi, o yıllarda resim yapmaya olan ilgim yüzünden ortaokul 2. sınıfta kalınca, “Ders çalışmadın, sürekli resim yaptın ve sınıfta kaldın” diyerek resim yapmamı yasaklamışlardı. Gizli gizli resim yaparken yakalanmış ve azar işitmiştim. Zar zor ortaokul ve liseyi bitirip yetenek sınavında güzel sanatları kazanamayınca üniversite puanımla İstanbul’da inşaat fakültesinde iki yıl okudum, tekrar güzel sanatlar sınavına girdim ve Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nun Grafik Sanatlar Bölümü’nü kazandım ve inşaat fakültesinden ayrıldım, okul değiştirmeme ailem hiç karışmadı ve ekonomik destek vermeye devam etti. Eğer bugün uluslararası bir grafik sanatçısıysam bunu ATATÜRK’ün bizlere armağan etmiş olduğu aydınlanmacı, eşitlikçi, özgürlüklere ve insan haklarına saygılı, laik Türkiye Cumhuriyeti’nde doğup büyüdüğüm içindir. Bugünkü koşullarda aynı ailenin çocuğu olarak doğsaydım ne olurdu diye kendi kendime sorduğumda şu cevabı veriyorum: Gittiğim okul, aldığım eğitim, izlediğim medya ile tamamen farklı bir kültür içinde şekillenirdim, tek amacım kendimi geçindirebilmeye odaklı bir iş sahibi olup yaşamımı sürdürmeye çalışmak olurdu. Cumhuriyet’in bana sağladığı olanaklar ve kurdurduğu hayaller için çok teşekkür ederim.

    devamını gör
    Gürbüz Doğan EKŞİOĞLU