
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

"Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen milletler, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar." Ne zaman ki umutsuzluk, çaresizlik, bitkinlik ve karamsarlık benliğimi ele geçirse ve iş yapamaz durumda bıraksa, çalışma masamın duvarına iliştirilmiş bu dahice söylem ve dikkat dolu uyarı, her daim üzerimdeki tozu silkelemiştir. Ata'nın bilim insanı titizliğiyle ilmek ilmek ördüğü, sanatçı estetiğiyle muhtelif inkılaplarla süslediği, anne şefkatiyle sarıp sarmaladığı Türkiye Cumhuriyeti, her Türk'ün geleceğe umutla ve şevkle bakması için yeterli olan yegâne eserdir. Tüm insanlığa arkasındaki emek ve inançla mal olmuş bu koca çınar, ikinci baharında daha fazla sulanmayı, daha canlı renklerle boyanmayı ve dallarındaki meyveleri tutamayacak kadar gürbüz olmayı hak ediyor. Ne mutlu ki bu kutlu cumhuriyeti tohumunda barındırdığı ihtişama kavuşturmak için 100 yıl önce olduğu gibi bugün de akacak terimiz var!
devamını görGökçe GÜRÜN
SEVGİYLE YEŞERECEK BİR İNANCA Yitik, kayıp, hasta, yoksul, paramparça bir ülkenin kısıtlı imkânlar içinde ortaya koyduğu varoluş öyküsünün adıdır, Türkiye Cumhuriyeti. Bağımsızlıkla başlayan, yine aynı dönemde çalışmaya, üretmeye, dönüştürmeye, işaret edilen hedefe doğru emin adımlarla ilerleyen bir yolculuk. Bu öyküye tanıklık eden dönemin gençlerine bırakılan büyük bir emanet vardır: “Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz.” Çocuklar ve gençler, içinde bulundukları toplumun kültürel özelliklerini ve yaşam biçimini rol-model alarak öğrenirler, 1920’li ve 1930’lı yılları düşündüğümüzde dönemin çocukları ve gençlerinin gördüğü toplum modeli kurtuluşa inanan, büyük hayalleri olan, bu hayalleri yeşertmek için de var gücüyle çalışan insanlardı. Ve zannedildi ki bu cümleleri okullara, sınıflarda tahtalara, öğrencilerin kitaplarına yazarsak Cumhuriyet heyecanı devam edecek ve gelecek nesiller de bu inançla çalışacaktı. Öyle olmadı, çünkü unutulan bir şey vardı o da eğitimdeki didaktik anlatının sıkıcılığı ve işe yaramazlığı. Baba ve annelerimizin öğrencilik yıllarımızda “Ders çalış, daha çok çalış” öğütleri nasıl ki ters tepiyor ve bir kulaktan girip diğer kulaktan çıkıyorsa şimdi bizlerin gençlere verdiği “Bu Cumhuriyet sizin, onu yüceltecek olan da sizlersiniz” öğütleri karşıda bir heyecan yaratmıyor. Çocukların ve gençlerin gördüğü büyükler çalışkan, üreten, ülkeyi ileriye taşımaya çalışanlar değil, bunun yerine hızla köşeyi dönmeye çalışan, bir şekilde ülkeden gitmeye çalışan yetişkinler. Geçmişi iyi bilmek ve anlamak cümlelerine sarılmayı bir kenara bırakıp bugün ne yapabiliriz sorusuna odaklanır; eksik olan heyecanı, coşkuyu yeniden nasıl inşa edebiliriz konusunu eğitim bilimi penceresinde önceliklendirebilirsek kendi adımıza Cumhuriyetimiz için en önemli görevi yerine getirmiş oluruz. Vatan ve millet sevgisi, Cumhuriyet aşkı erken çocukluk dönemi ve ilkokul yıllarındaki öğrenciler için soyut kavramlardır. “Vatanını sev, bayrağını koru, Cumhuriyet’e sahip çık” gibi öğütler bu yaş grubundaki öğrenciler için sadece bir ezberdir. Cumhuriyet ve vatan sevgisini ezberden çıkarmanın yolu eğitim politikalarını dönüştürmekten geçiyor. Kuru kuruya bir vatan sevgisi aşılamak yerine gerçekten çocukları üstünde yaşadıkları toprakla tanıştırmak, yaşadıkları ve büyüdükleri topraklara dokunmalarını sağlamak, toprağı ekip sabırla beklemek, ardından toprağın onlara neler vereceğini görmelerini sağlamak toprak sevgisinin ilk adımı olacaktır. Vatanını sevmek, önce toprağını sevmekle başlayacaktır. “Vatanını sev, Cumhuriyet’i koru” emir cümleleri yerine, sevgiyle beslenen “vatan ve cumhuriyet aşkı” bu neslin ihtiyacıdır. Sevgiyle beslenen bir cumhuriyet aşkını filizlendirmek dileğiyle…
devamını görMüjdat ATAMAN
İşte Cumhuriyet, işte medeniyet...
devamını görGölgem Işık KOÇAK
BENİM CUMHURİYETİM
devamını gör
Siz nasıl bilirsiniz bilmem ama Cumhuriyet benim için şefkat, sevgi ve umuttur. Bunu çocukluk dönemimdeki sıkıntılı ve yoksul günlerimde öğrendim. Cumhuriyet sevgisi Atatürk’ün söylemlerinde, bayramlarda dalgalandırdığımız kırmızı ay yıldızlı bayraklarda, stadyumlarda yaptığımız törenlerde gelişti. Ben de Cumhuriyet’in bir bekçisi olabilirim diye düşündüm. Ben de Ulu Önder’in bize çizdiği aydınlık yolda yükselebilirim diye heveslendim. Hiç başaramam diye endişeye kapılmadım. Anadolu’nun ücra bir köşesinde doğmuş, okuma yazma bilmeyen bir aileden çıkmış bir çocuğun bu yolda yol alamayacağını aklıma bile getirmedim. Çünkü Cumhuriyet sevecen, şefkatli, teşvik edici ve her şeyden önce adildi. İnsanları ayırmıyor, ötekileştirmiyor, hak edene yükselme yolunu çağdaş ufuklarına kadar açıyordu.
Yaşasın Atatürk Cumhuriyeti!Prof. Dr. Naci GÖRÜR
Bir asırlık çınarın adıdır Cumhuriyet. ATATÜRK Samsun'a çıktı, tohumu atıldı. Toprağı kurtuluş mücadelesiyle, kanla sulandı. Zaferlerle beslendi, büyüdü, güçlendi ve kökleri tüm dünyayı saran 100 yıllık bir çınar şimdi. İlelebet yaşayacak. O çınarın adı Cumhuriyet.
devamını görHatice İNALTEKİN
29 Ekim 1923-29 Ekim 2023;Cumhuriyet'in ilanının 100.Yılı! Ah Ata’m içimdeki coşkuyu, mutluluğu kelimelere sığdırabilir miyim bilmiyorum. Cumhuriyet özgürlüğüm, Cumhuriyet laikliğim, Cumhuriyet yaşamım, Cumhuriyet huzurum, Cumhuriyet bayramım…Her geçen yıl sana olan özlemimiz ne kadar artıyorsa, bağlılığımız, saygımız, sahiplenmemiz de o kadar artıyor. Öğretmen bir anne babanın çocuğu olarak gösterdiğin ilkelerle büyüdüm, yaşıyorum ve değerlerine her daim sahip çıkarak kızımı da o şekilde yetiştiriyorum. Cumhuriyetimizi daima, her gün, her an yaşıyoruz. Bizim en büyük şansımız senin gibi bir lidere sahip olmak Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Sen rahat uyu Ata’m. Biz hep koruyacağız, gelecek yüzyıllar yine yine yine olacak. İyi ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti!
devamını görSelin AKTAŞ
Evet, belki Baş Komutan Mustafa Kemal Atatürk'ün yaşadığı zamanlara bire bir şahit olamadık, ama kendisi bize maddi ve manevi büyük miraslar bıraktı. Bu mirasların en önemlisi biliyoruz ki: CUMHURİYET! Dün de, bu gün de bu mirası nasıl koruduysak yarında korumaya devam edeceğiz Atam! Bizlerdeki bu sevgi, bu duygu nasılsa bizlerde bu sevgiyi ve duyguyu çocuklarımıza aşılayarak Cumhuriyetimizi ilelebet koruyacağımıza senin huzurunda yeniden söz veriyoruz. Cumhuriyetimizin 100. Yaş Günü kutlu olsun. Nice Yüzyıllara
devamını görNurgül BOYRAZ
Sevgili Cumhuriyet'i kazanmamızda emek harcamış değerli insanlar, bugün 100 yaşına bastın. Büyük anneannelerimizin, büyük babaannelerimizin dedelerimizin ; annemlere, babamlara miras bıraktığı Cumhuriyeti ilerletme sırası bizde. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkarak başlattığı Kurtuluş Savaşı 29 Ekim 1923 yılında başarıya ulaşmıştır. Yeni kurulan cumhuriyet ile halk kendi kendini yönetme hakkına sahip olmuştur. Artık kendi geleceğini kendisi belirleme hakkına sahip olmuştur. Kurtuluş Savaşı'ndan başlayan, Cumhuriyet'in ilanına kadar devam eden zorlukları biliyoruz. Ülkemiz yeni kurulduğunda ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için tüm çabaları da biliyoruz. Biz de Türk gençleri olarak geçmişimize, Cumhuriyetimize ve geleceğimize elimizden geldiğince sahip çıkacağız. Gözünüz arkada kalmasın, bizler varız!
devamını görSudenaz ÖZKAN
Her yerden Atatürk'ün o güzel sözleri, gözleri, sesleri ve Cumhuriyet coşkusuyla dolduğumuz bugünlerde senin sözlerini bir kez daha hatırladım Atam. Seni görmek demek, mutlaka yüzünü görmek değil. Senin fikirlerini, senin duygularını anlıyorsam ve hissediyorsam bu kâfidir. Ben anlamakla kalmıyorum, seni her gün yaşıyorum Atam. Cumhuriyet'i sen kurdun, bu ülkeye ve bizlere inandın, bizler de bunu son nefesimizi verene kadar yasatacağız. Ne şanslıyız ki 100. yılında bu hayattayız ve bu coşkuya dahiliz. Sevgin kalbimizde; olanlara aldırmadan yolumuza senin ışığınla devam ediyoruz. Tek gerçek senin yolun, bunu biliyoruz. Yaşasın Cumhuriyet!
devamını görEbru Ünlü ÖZUSLU
