ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Yüz Yaşını kutladığımız bu günlerde hem Cumhuriyet’e her gün artan bağlılığım ve hayranlığımı anlatmak, hem de gelecek nesillere duygu ve düşüncelerimi aktarmak isterim. Bundan 100 yıl önce, dışardan bakan biri, savaşlardan bitap düşmüş, yoksun ve harap bu topraklarda tam bağımsız, çağdaş uygarlık düzeyini hedefleyen bir Cumhuriyet kurulacağını; bu genç Cumhuriyet’in, yüzyılların bitkinliğinden laiklik ve bilime inançla silkinip kurtulacağını; hızla kalkınıp, gelişip demokratik ülkeler ailesinin bir üyesi olacağını hayal bile edemezdi. Ama hayal edilemeyen, gerçeğimiz oldu. Ve bugün, gururla, kıvançla, geleceğe güvenle Cumhuriyet’imizin 100. yaşını kutluyoruz. Cumhuriyet’in 1923’ten bu yana, başta II. Dünya Savaşı, sonra Soğuk Savaş yılları, nice küresel kriz ve felaket yaşayan dünyamızda ayakta kalma, değişen koşullar ve yönetimlerle yaşama becerisinden dersler çıkarmamız gerekiyor. Daha da önemlisi, “bu yaşam enerjisinin sırrı, kaynağı ne?” diye sormamız gerekiyor. 100. Yaş Günü’nde, meydanlara, caddelere, sahnelere, sosyal medya platformlarına taşan çoşkulu kutlamaları izlerken bu sorunun cevabını şöyle verdim: Cumhuriyet’in 100 yaşına rağmen bitmeyen enerjisinin sırrı, sanırım, gençlerle arasındaki o hiç eksilmeyen, zayıflamayan ilişki; o hiç kopmayan bağ. Gençlerimiz Cumhuriyet’te gurur duydukları geçmişlerini, güvenle baktıkları yarınlarını görüyor, sönmeyen umutlarını, keşfedecekleri yeni dünyaların anahtarını buluyorlar. Cumhuriyet’le yaşadığımız ilk yüzyılımız birçok hayalin gerçeğe dönüştüğü, başarılarla dolu, olağanüstü bir dönem oldu… Vatandaşlıkta eşitliğin, kadın haklarının, sosyal adaletin, akıl ve bilimin, kısacası çağdaş medeniyete giden yolun kapılarının açıldığı; ekonomide, eğitimde, sağlıkta önemli mesafe aldığımız bir dönem… Şimdi önümüzde ilkinden çok farklı, yaşamsal krizler ve tehditlerle karşı karşıya yeni bir yüzyıl var. Bu aynı zamanda bilim ve teknolojide büyük sıçramalar eşiğinde olduğumuz bir yüzyıl. Cumhuriyet sayesinde, Türkiye’nin yeni yüzyılına kendimize güvenerek ve cesaretle başlıyoruz. Ancak özgüvenimiz önümüzdeki ciddi sınavları gözardı etmemize neden olmamalı. İklim krizinin doğamız ve tarımımızı vuran etkileriyle nasıl başa çıkacağız, yetkinlik üreten bir eğitim sistemi, liyakata dayalım bir yönetişim sistemini nasıl oluşturacağız, yaşlanan nüfusun zorladığı sosyal güvenlik sistemimizi nasıl reforme edeceğiz, sanayimizin yeşil dönüşümünü nasıl gerçekleştireceğiz? Ve bütün bu sorunlara çözüm ararken, dengelerin toptan değiştiği, yeniden kurulduğu dünyada kimlerle birlikte yürüyeceğiz? Bu kapsamlı sorulara cevap vermek sadece siyasetin yükleneceği bir sorumluluk değil, zaten olmamalı da. İş dünyası ve sivil toplum bu arayış seferberliğinin temel paydaşları olmalı. Artık hedefimiz, kökenleri, inançları, tercihleri ne kadar farklı olursa olsun insanlarımızın her birinin, ortak hayal ve ortak akıl peşinde koştuğu, geride kalmadığı, yoksunlaşmadığı, yoksullaşmadığı bir yüzyıl. İşte bu inanç ve duygularla, 100. yaşını kutladığımız Cumhuriyet’imize daha nice sağlıklı, huzurlu yaşlar diliyorum. Aynı zamanda 87. yıldönümünü kutladığımız Laiklik ilkesini, 78 yaşındaki çok partili Demokrasi’mizi de unutmuyorum. Bu üç “kardeş”in birbirinden güç alarak, sağlıklı gelişmesi bizi daha aydınlık yarınlara ulaştıracak.

    devamını gör
    Arzuhan Doğan Yalçındağ
  • Ben bir Cumhuriyet kadınıyım. Biz Cumhuriyet kadınları sana müteşekkiriz ATAM. Cumhuriyetimizin 100. yılının geleceğe büyük bir ümitle bakmamızı sağlayan gurur verici atılım ve başarıları, her türlü zorlu engelin aşılması konusunda bizlere güç vermesi dileğiyle. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yazılan kurtuluş destanının gururunu, heyecanını ve bu destanın varış noktası olan Cumhuriyetimizin ilanının 100. yıldönümünü büyük bir coşkuyla kutluyorum. Atatürk'ün önderliğinde büyük Türk milletinin kanı, canı ve sonsuz emekleriyle kurulan Cumhuriyetimizi, tüm değerleriyle sonsuza kadar yaşatmak hepimizin vazgeçilmez ortak sorumluluğudur. Ebediyen HÜRRİYET! İlelebet CUMHURİYET! Nice 29 EKİMLERE!

    devamını gör
    Başak YÜMÜN
  • BAĞIMSIZLIĞIMIZIN TEMEL TAŞI TÜRKIYE CUMHURIYETI’NE, Sen ki 100 yıllık koca çınar; ateş çemberi bir coğrafya içinde, bir yandan ulus devletle, diğer taraftan laiklikle, Türk milletini dirençli bir cam fanusun içinde korudun, kolladın, sakındın. Ne badireler atlattın… Her seferinde sağlam köklerine tutunarak dayandın. Her zorluktan gövdenden fışkıran yemyeşil filizlerle yeniden doğarak çıktın… Asla yıkılmadın. Sen ki 100 yıllık koca çınar; ilmi, bilimi, fenni tüm hurafelerden üstün tuttun. Herhangi bir zümrenin, kişinin, sınıfın ayrıcalığına geçit vermedin. Kadın-erkek eşitliği esastır dedin. Medeni Kanun’la toplum ve aile içinde kadına eşit hak verdin. Her meslek grubundan nice öncü kadınlar yetiştirdin, aydınlanmanın mihenk taşlarını onların başarılarıyla döşedin. Yetmedi, seçme ve seçilme hakkını Batı ülkelerinden çok daha önce Türk kadınına verdin. Dünya seni parmakla gösterdi… Sen onlara öncülük ettin. Sen ki 100 yıllık koca çınar; her daim hukukun üstünlüğünü, halkın egemenliğini, bireyin iradesini temel aldın. Önce meclis, önce demokrasi, önce hürriyet dedin. Köklerini üç sac ayağına sıkıca sardın; Türk milletinin egemenliği, devletin bağımsızlığı ve bireyin özgürlüğü… Bunlardan asla ödün vermedin. Ey 100 yıllık koca çınar; “Bu çölden hayat çıkarmak, bu inhilalden (dağılıştan) bir kuruluş yaratmak lazım” diyerek önce Meclis’i kuran, “Türk kadını omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıktır” diyerek kadınlara tüm haklarını veren ve bağımsızlık uğruna hiç yorulmadan mücadele eden büyük devrimci Mustafa Kemal ATATÜRK olmasaydı bunların hiçbiri olmazdı. Ona ve kurucu kadrolara her daim minnettarız. Geçtiğimiz 100 yılı; senden kalan kazanımlar ve Atatürk’ün köklü devriminin bize sunduklarıyla geçirdik. Devrimin sürekli gelişim isteyen bir eylem olduğunu biliyorduk ama gereğini yeterince yapmadık. Bundan sonraki 100 yılda sana ve büyük önder Atatürk’e sözümüz olsun; Çağı aşıp hep daha ileriye, daha ileriye yürüyeceğiz. Yılmadan, yorulmadan. Söz.

    devamını gör
    Elfin TATAROĞLU
  • 29 Ekim... Bu tarih, kahramanlık destanının yazıldığı gün. Cumhuriyet'in ilanı aslında yüzyıllar boyunca köklü bir tarihe sahip olan Türk milletinin modern dünyada da aynı coşku, azim ve özveriyle varlığını sürdüreceğinin habercisiydi. Bu yolda eğitim çok önemliydi. Atatürk’ün de dediği gibi: “Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, millet ve memleket sevgisini, şerefi, bağımsızlığı öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için takip edilecek en uygun, en güvenli yolu öğretir. Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmaları lazımdır. Bunu sağlayan okuldur.” Atatürk, kızların da erkekler gibi okumasını ve öğrenmesini istedi. “Güçlü bir ülke sadece güçlü erkeklerden değil, aynı zamanda bilgili ve güçlü kadınlardan da oluşur. Bu yüzden de bugün sizlerin eğitimi çok önemli!” Bunların hepsini bu dönüm noktasına borçluyuz.

    devamını gör
    Neval YILDIZ
  • Cumhuriyet hayal edebilme özgürlüğüdür, dilediğin hedefi koyabilmektir. Daima gelişime açık olmak, her zaman iyiyi kovalamaktır. Cinsiyetlerin eşitliği, hukukun üstünlüğü, laik devlet, uluslararası bağımsızlık ve eğitimde fırsat eşitliğidir. Cumhuriyet 100.yaşında Türkiye’nin her bir vatandaşı için emek ve çaba isteyen, özveriyle korunması ve bunun için de gece gündüz çalışılması, ilmek ilmek işlenmeye devam edilmesi gereken, en kıymetli ortak değerimiz, hazinemizdir. Atatürk’ün bundan 100 sene evvel söylediği gibi, “Naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacak, ancak Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.” Daha nice senelere, hep beraber çalışarak, koruyarak, daima ileriye…

    devamını gör
    Zeynep Köksal YAYKIRAN
  • Atam, Bugün bir kadın olarak özgürce var olabiliyorsam ülkemde, sanata değer veren senin ışığında ,ressam olabildiysem gönlümce, çocuğumun da geleceği aydınlık olsun diye senin izinde yetiştirebiliyorsam, senin sayende... Fikirlerin nesilden nesle sonsuza kadar devam edecek. Bil ki senin sevgini bu milletin kalbinden, fikirlerini beyninden sökmek kimseye nasip olmayacak. Bizim için kurduğun Cumhuriyet'in 100.yılında seni sevgi, saygı ve özlemle anıyorum. Nur içinde yat.

    devamını gör
    Burcu Erkal SALMAN
  • Canım Atam seni çok seviyorum. Sen olmasan Cumhuriyet olmazdı, ben bu yazıları yazamazdım ve bir okulum olmazdı. İyi ki Atatürk vardı, Cumhuriyet'i ilan etti. Güçlüyüm, özgürüm ve haklarım var. Küçücük yüreğimde kocaman sevgin var Atam.

    devamını gör
    Selcan UYANIK
  • Cumhuriyet: Zorlu şartlarda, nice kayıplarla, fakru zaruret içinde, harap, bitap düşmüş bir haldeyken, bir halkın nasıl dimdik ayağa kalktığının en mükemmel örneğisin! İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler!! diyen bir liderin eşsiz sanatsal varlığısın! Böyle bir hal içindeysen neler yapman, hangi yoldan ilerlemen gerektiği de apaçık belli!! Biz ve bizim arkamızdan gelen yeni neslin vazifesi Atamızın dediği gibi "Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır." Cumhuriyet sonsuza kadar payidar kalacaktır, çünkü muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur☝️ Cumhuriyet; varlığım varlığına armağan olsun Ne mutlu Türk'üm Diyene! ... Hoş geldin 100. Yıl Hoş geldin sonsuzluk Ebedi ol, sonsuz ol, ışık ol

    devamını gör
    Neslihan KAYNAR
  • Türkiye Cumhuriyeti’nin kadın bir ferdi olarak, Ata'mın kurduğu Cumhuriyet'le gurur duyuyorum. Tüm dünyayı kendine hayran bırakan bir lidere sahip olmak, onun izinden yürümek, aydınlık yarınlar için çalışmak benim için şereftir. Karşıma çıkacak hiçbir cehalet unsuru beni bu gururdan mahrum bırakamaz. Var ol Cumhuriyet, yattığın yerler nurla dolsun yüce Atam.

    devamını gör
    Meral SEVEN