ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Her ne kadar bugün takvimler 28 Aralık’ı gösterse de, bu kutlu günde diye başlamak istiyorum sözüme. Bu kutlu günde hissettiğim coşkuyu, sevinci, gururu anlatmaya harfler yetmezdi Atam. Bir asır geçti üzerinden, hâlâ aynı coşku üzerimizde. Özgürlükçü ruhun, vizyonun, Türkiye’yi ileriye taşıyan ilkelerin, bugün hâlâ o kadar önemli ve ilham verici ki. Senin önderliğindeki adımlar, eğitime verdiğin önem, kadın hakları konusundaki çabaların ve ülkenin her alanında yapmış olduğun devrimler, hâlâ büyük bir etki yaratmaya devam ediyor, edecek de. Sana olan sevgi ve hayranlığım, zamanın ötesine geçen bir duygu. Bize bıraktığın mirasa, değerlere; Cumhuriyetimize her daim sahip çıkacağıma söz veriyorum. Bu mektubu Atama, Türk milletine ve 100 yıllık Cumhuriyetimize adıyorum. 100. yılımız her daim kutlu olsun.

    devamını gör
    Zeynep Özdemir
  • Cumhuriyet kelimesi Arapça “halk” manasına gelen bir sözcükten türetilmiş. Ve ben, bu “orijininde” Arapça olan kelimenin, sözlük anlamının ötesindeki gerçek manasını, Arap dünyasında, bilhassa da bir kadın olarak geçirdiğim yıllar boyunca ve sonrasında anladım. Cumhuriyet, Türkiye’de inşa edildiği haliyle, ilkokuldan beri zihinlerimize nakşedildiği en basit haliyle halkın kendi kendini idare etmesinden öte bir kavram. Siyasi gücün bir ailenin elinde değil, halk ve temsilcileri tarafından paylaşılıyor olmasının da ötesinde. Sahip olduğu şeyin değerini, onu kaybedince daha iyi idrak ediyor insan. Bizler aslında, en azından şu an için, kaybetmedik. Ancak kaybedenlerin veya ona hiç sahip olmayanların arasında yaşamak da elinizdekinin kıymetini ve ona sahip çıkmanın önemini anlamanızı sağlıyor. Cumhuriyet de benim için öyle oldu. Ben uzunca bir süre bir Arap ülkesinde yaşadım. Orada, başka Arap ülkelerinin halini öğrendim. Araba kullanma cüretini gösterdikleri için mahkemeye verilen, işlerini kaybeden kadınlarla tanıştım. Yaşadıklarım, gördüklerim, duyduklarım, okuduklarım ve hissettiklerim, cumhuriyetin bilhassa laiklik ve kadın hakları temelinde ne büyük kazanımlar getirdiğini görmemi sağladı. Ortadoğu’nun başka bir Atatürk’ü olmadı. Bölgede Atatürk’e ve reformlarına hayran olan, onları kendi ülkesine adapte etmek isteyen liderler oldu. Ancak hiçbiri Atatürk çapında bir devrim yapamadı. Bunun için elbette iç-dış koşulların müsait olması, biraz da talihin sizden yana olması gerekti. Ancak yine de cesaret gerekti, vizyon gerekti. Atatürk’te diğer her şeyin ötesinde o cesaret vardı, o vizyon ve misyon vardı. Bugün zorunlu başörtüsü kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle gencecik bir kadının gözaltına alındığı ve polis nezaretinde hayatını kaybettiği İran, daha birkaç yıl öncesine kadar kadınların araba kullanıp kullanamayacağının tartışıldığı Suudi Arabistan veya yabancı bir erkekle evlenen Katarlı annenin, çocuğuna vatandaşlığı geçiremediği Katar -ve diğer Körfez ülkeleri- ile aynı klasmanda değilsek, bunu Atatürk’ün kurduğu ve emanet ettiği Cumhuriyet’e borçluyuz. Ve ben yalnızca bunlar için bile ona minnettarım.

    devamını gör
    Feyza GÜMÜŞLÜOĞLU
  • Sevgili Cumhuriyet, özellikle biz kadınlar için önemin daha da büyük. Senin kıymetini senin varlığını tam yaşayamamış hemcinslerim tam ifade edemeyebilir. İzmirli bir kadın olarak, son yıllarda yaşanan, kadını sadece eşya ya da cinsel obje gören bu yönetim zihniyetini 100 yıl önce görüp, bizlere Cumhuriyet'i armağan eden ve bu uğurda kanlarını döken Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını; cepheye mermi taşıyan, bayrak diken, aş yapan tüm kadınlarımızı rahmet ve minnet ile anıyorum. Cumhuriyet bayrağını aynı bilinçle benden sonra gelecek kuşaklara vermek için bu uğurda ne yapmak gerekirse yapan ve yapabilecek bir Cumhuriyet kadını olarak, YAŞASIN CUMHURİYET...

    devamını gör
    Tayibe ERLERTÜRK
  • Herkesin kimseye anlatmadığı rüyaları vardır. Güç aldığı…Ben ara ara rüyamda Atamı görürüm. Hiç değişmez karşılaşmamız, o en şık haliyle masada oturuyordur, beni görünce ayağa kalkar tüm zarafetiyle…Aman Atam derim estağfurullah. Hemen suratı değişir. Sen kahraman Türk kadınısın, sen kendine ne değer verirsen insanlar da sana o değeri verecek. Sen bir yere girdiğinde aklınla, bilginle, ışığınla her yeri aydınlatacaksın. Herkes elbet ayağa kalkacak, gülümseyeceksin. Ağlayıp sarılmak isterim, o dansa davet eder beni. Kurban değilsin, damarlarındaki asil kanı hatırla… Ne zaman düşsem, yapayalnız kalsam, imkânsız deseler, kadınım diye küçümsemeye kalksalar ya da sahnede bir oyuncu olarak yorgunluktan bacaklarım titrese, çaresizlikten sesim kısılsa Atam kulağıma fısıldar, “Kalk ayağa!” Yeniden yeniden ayağa kalkarım. Cumhuriyet, inancın, tutkunun, pes etmemenin mucizesidir. Yine dünyaya gelecek olsam, yine senin evladın olarak gelmek isterdim. İlelebet.

    devamını gör
    Zeynep ÖZYAĞCILAR
  • Haydi Vira! Son yirmi yıldır bizi biçare koyan fırtınalı bir denizdeyiz. Kimimiz kandırıldığımızı varsaydık. Felaketi öngöremediğimizi söyledik; gemimizi teslim ettiğimiz kaptanın başlangıçta “iyi” olduğu zırvasını sayıkladık. Bu geminin bu mürettebatla tek adım ilerleyemeyeceğini bilmezmiş gibi davrandık. Bazılarımız kendimizi kamaramıza kilitleyip gemideki isyana kulak tıkadık. En başından yalanları görenlerimiz ise geçmişe göz kapamayı seçtik. Yola çıkarken bize çizilen rotayı yırtıp attığımızı itiraf etmedik. Atalarımızı “yanlış” saydık, geçmişi öksüz bıraktık. Batan gemiden kaçanlar hasretle geminin eski günlerini anarken aslında hiç var olmamış yakamozların arasında kayboldular. Şimdi geriye kalan birkaç kalas üzerinde debelenen hayalperest… Karaya vardığımızda yeni bir gemi inşa etmenin umuduyla kasırgaya kulaç atıyoruz. Belki de ilk kez “öteki” sayılmış yadigârlarımızın izini sürüyoruz. Bizden evvel aynı gelgitlerde sürüklenip kaybolanların… Hiç tanımadığımız, nasıl yaşadığını görmediğimiz, artık bir masala dönüşen hikâyelerin yurtsuz yazarlarının peşinden gidiyoruz. Çöken saadet kapılarını görenlerin, önce kadın ve çocuklar geçecek, diyenlerin… Bize yaşamak umudunu veren, bu kişilerin özgür ve adil bir gemi için mücadeleden yılmamış olmasıdır. Alın terini ve çalışmayı, merakı ve paylaşmayı her dinden ve her kültürden üstün saymalarıdır. Onların kaybolduğu şeytan üçgenlerini görünür kılacak, solucan deliklerini geçeceğiz. Bu kez her gün doğumunda onların adını fısıldayacağız. Belki masal kahramanları gibi her hatalarını şefkatle kucaklayacağız. Yeni gemideki muharrirler Suat Derviş’in adını anacak mesela ilk limanda… Asil nefsinizin, cesur kaleminizin 100 yıldır yok sayıldığı bir denizde sayenizde yol aldık Suat Hanımefendi, diyeceğiz. Haklıymışsınız, paradan daha mühim şeyler varmış, kaybedince anladık, diyeceğiz. Önce geçmişin ruhlarını kafesten çıkaracak sonra, evlatlarımıza hür rotalar sunacağız. Bu kez mutlaka atalarımızın ellerini yavrularımızın avuçlarıyla buluşturacağız.

    devamını gör
    Feride ÇETİN
  • Bugünün çocukları yarının yaratıcılarına, Tarih zaferler ve güzelliklerle dolu olduğu kadar savaşlar ve acılarla da dolu. Umarım sizler gözyaşlarıyla ıslanmamış mutluluğu bulur ve yaşatabilirsiniz. Mustafa Kemal Atatürk bizlere haysiyetimizle yaşayabileceğimiz bir toprak bırakabilmek için tüm kahraman yiğitlerle acı çekmiş ve bu uğurda can vermiştir. Bu güzel ülkeyi kurmak için çocuk yaşta insanlar hiç hayatlarını yaşamadan can vermiştir. Bu fedakârlıklar unutulmadan yaşamalı ve buna layık olmaya çalışmalıyız. Size verilenle yetinmemeyi eğitimde, bilimde, çağdaşlıkta, işini iyi yapmada, başarılı olmada, teknolojide hep aç davranmalı, hep fazlasını istemelisiniz. Yaptığınız her iyi iş unutmayın ki bu ülke için yapılmış en güzel vatani görevinizdir. Birbirinize güvenmeyi, sevgiyi, saygıyı unutmayınız. Unutmayın ki bu vatanı sırt sırta canını verenler kurmuştur. Asla ümitsiz olup vatanınızdan vazgeçmeyiniz. Bu topraklar biz Türk milletinin beşiği, ana kucağıdır. Daha güzel yarınlara…

    devamını gör
    İdil AYGÜN
  • Ne mutlu bana ki senin kurduğun Cumhuriyet'in yaşandığı bu ülkede doğdum Atam. Bugün bir Türk kadını olarak hayatın içinde ben de varsam bu senin öngörün ve bizler için en uygun dediğin yönetim şekli Cumhuriyet'in eseridir. En büyük eserim dediğin Türkiye Cumhuriyeti'ni nice yüz yıllar yaşatacağız. Adın dilimizde marş, yaptıkların yolumuzda ışık, emanetlerin hedefimiz olacaktır. Bu ülke bugün fikri hür, irfanı hür nesiller yetiştirebiliyorsa hepsi senin eserindir Atam. Aydınlığa ulaşmak kolay olmadı, bilir bu millet, aydınlık yarınların yolunu da bulur elbet. Cumhuriyet bizim yolumuz; özgür, çağdaş, laik Türk devleti hedefimiz. Yürüyeceğiz, çalışacağız, dik duracağız, her zorluğu aşacağız. Bu cumhuriyet kolay kazanılmadı, şehitlerimizin kanı analarımızın emeği, gözyaşı, tarladaki çiftçinin alın teriyle kazanıldı. Korumak, yüceltmek boynumun borcu, sen rahat uyu Atam. Bekçisiyiz biz Cumhuriyet'in ve hürriyetin.

    devamını gör
    Ceyda ÖZDEMİR
  • Sevgili Cumhuriyet; sen yeni Türk devletini yağmalanmış topraklarda Atatürk'ün önderliğinde yarattın. Yeni vatanı kadim ve bilimsel değerler ışığında var ettin. İmkânsızlıklar içinde mucizevi bir şekilde yapılandırılan bir sistemin; eğitim, sağlık, hukuk, ekonomi, kültür kazanımlarının uğurlarına mücadele verip korunmadıkları takdirde kaybedilebileceğini hiç mi düşünmedik? Nutuk'tan okumadık mı Cumhuriyet ve laiklik düşmanlarının içimizde olabileceğini? Yoktan var edilmişler, yok edilirken farkına varmadık mı? Rehavet uykusuna mı daldık? Sevgili Cumhuriyet; 100. yılında karşında suçluluk duygusuyla boynu bükük duruyorum, onur ve güvenle değil. Ümidim bir asrın tarih nezdinde kısa bir süre olması... Ümidim; bizden sonraki kuşakların Kemalist Cumhuriyet'e gerçek bağlılığın, gönül borçlarının ödenmesi ile kaim olduğu bilinciyle hizmet etmesi... hizmet beklemeden! Hayalim ikinci yüz yılını laik, demokratik bir hukuk düzeniyle sürdürmen...

    devamını gör
    Erzen PAKEL ONUR
  • Merhaba Cumhuriyet, Arşivdeki mektuplara baktım. Her birinde senden bir parça, sende onlardan bir parça var... Yaşam kalitesini yükselttin, 100 yıl içinde milyonlarca destekleyici şahidin oldu. Başka şahitlerin de oldu; senin güçlenmeni engelleyen etkenlere "Dur" diyebilecekken "Dur" demeyen... Gençliğe emanet edildin... Yıllar önce rüyamda Mustafa Kemal Atatürk'ü görmüştüm; bana: "Ne zaman çağırsan gelirim" demişti. Bu rüyanın anlamını daha yeni anlıyorum. Atatürk bu sözünde, senden bahsediyordu. Cumhuriyet, ne zaman çağırsam gelirsin, değil mi? Doğar doğmaz beni korumaya başladın. Yine ve her zaman beni yaşatırsın, değil mi? Sen, kendi kendini yenileyip geliştirebilen bir varlık olarak yaşama kavuştun. Türk milletini kucakladın. Bazı dönemler zorluydu, acılıydı, acıklıydı. Şimdi söz ver ve sor lütfen: "Daha güçlü olacaksın, değil mi?" Eminim, olacağız. Sonsuza kadar korunacaksın. Eşsiz bir eser olarak kalacaksın. İyi ki doğdun, iyi ki varsın!

    devamını gör
    İpek Kışlalı