
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Sevgili Cumhuriyet; Bu yıl doğum gününü oğlumuzla kutlayabileceğiz. 100 yaşında olan seni, 1 yaşındaki yavrumuza anlatıp kutlamalarda birlikte coşkulanacağız. Ve sana söz olsun, Atatürk'ümüz seni nasıl ilmik ilmik işlediyse, biz de yavrumuza seni öyle işleyeceğiz. Çünkü torunlarımıza mirasımız olman gerek. Çünkü senin sevginle yetişen, senin kıymetinin, öneminin öğretildiği çocukların seni koruyacak ancak. Türk milleti ve bayrağı, Cumhuriyetiyle ilelebet yaşasın, varlığım, varlığına armağan olsun. Dilimizde marşların, elimizde ay yıldızlı al bayraklar, iyi ki varsın, nice 100'lere Cumhuriyet.
devamını görNilüfer KURNAZ
Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Benim en büyük eserim” dediği Türkiye Cumhuriyeti, 100 yaşında. Büyük bir coşkuyla kutladığımız 100. yıl, Türk milletinin bağımsızlık yolundaki mücadelesini, emeklerini ve elde ettiği başarıları bir kez daha hatırlamak, hatırlatmak ve saygıyla anmak için çok önemli bir dönüm noktası. Cumhuriyetimizin, 100. yılında güçlü bir şekilde ayakta durduğunu görmek, geleceğe daha büyük bir umutla bakmamızı sağlıyor. Ülkemizin kuruluş mücadelesi, bizlere en zor şartlarda bile birlik ve beraberlik ruhu ile bir hedef yolunda çaba harcamanın ve zafere ulaşmanın destanını anlatıyor. Tarihin en görkemli zaferlerinden biri olan ve Cumhuriyetin kuruluşu ile taçlanan kurtuluş mücadelemiz eşsiz bir ilham kaynağı niteliğindedir. Cumhuriyetimizin temellerini en güçlü şekilde atan ve hep daha ileriye gitme, çağdaş uygarlıkların da ötesine geçme hedefini bizlere gösteren Mustafa Kemal Atatürk’e ve mücadele arkadaşlarına minnet hisleri ile doluyuz. Temelleri 1950 yılında atılan Anadolu Grubu, Cumhuriyet’in 100 yıllık tarihinin dörtte üçüne şahitlik etmiş, Cumhuriyet’le birlikte büyümüş dev bir yapı. Bugün 19 ülkede 80’e yakın şirket, 86 üretim tesisi, 6 Ar-Ge merkezi ve 95.000 çalışan ile 7 farklı sektörde faaliyet gösteriyoruz. Rakamsal verilerimiz, üretim gücümüz, geliştirdiğimiz ve içinde yer aldığımız projelerle Türkiye Cumhuriyeti’nin ve ekonomisinin en büyük itici güçlerinden biri konumundayız. Dünyanın önde gelen isimleri olan markalar ve şirketler tarafından tercih edilen uluslararası bir iş ortağı olarak ülkemizi uluslararası alanda en iyi şekilde temsil ediyoruz. Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı’na da tanıklık etmiş olan kurucularımız Kamil Yazıcı ve İzzet Özilhan, Cumhuriyet ilkelerini her daim kendilerine yol haritası olarak belirlediler. Ulu önder Atatürk’ün “en büyük hazine” olarak adlandırdığı Anadolu’yu odağımıza alarak toplumumuza, Anadolu insanına daha iyisini sunma hedefleri, bugün bizlere yol gösteren kurucu felsefe ve değerlerimize şekil verdi. Cumhuriyet ilkeleri ile aynı çizgide şekillenen değerlerimiz bizler için her zaman bir kılavuz görevi gördü ve görmeye devam edecek. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına girerken, yüzyıllık dönemde yaşadığımız ekonomik ve sosyal dönüşümün ülkemize kazandırdıkları geleceğe güvenle bakabilmemizi sağlıyor. Demokratikleşme, hukukun üstünlüğü, toplumsal cinsiyet eşitliği ve eğitim reformu gibi kritik konular ikinci yüzyıla girerken hepimizin en önemli konuları arasında yer alıyor. Sorunları kolaylıkla aşabilmemizin yolu Türkiye'nin her alandaki çalışmalarında ve yönetim anlayışında bu temel değerler etrafında birlikte hareket edilebilmesinden geçiyor. Ülkemizin istikametinin daha da belirgin olmasını böylece sağlayabilir, bunu tüm dünyaya gösterebiliriz. İnanıyorum ki, Cumhuriyetimizi ileriye taşımak, kuruluş değerlerine sahip çıkmak hepimizin üzerine düşen bir görevdir. Ne mutlu ki; Cumhuriyetimizin ilk yüzyıllık dönemi boyunca Cumhuriyet değerlerine ve ilkelerine bağlılık, çoğulcu demokrasi ve buna sahip çıkmak, geleneklerimiz arasında yerini aldı. Hepimiz Cumhuriyet’in kazanımlarını korumak, güçlendirmek için büyük bir sorumluluk bilinci taşımalıyız. Özellikle gençlerimizin Cumhuriyet değerlerine sahip çıktığını görmek ülkemizin parlak geleceğine sarsılmaz bir inanç ve güven duymamızı sağlıyor. Daha nice yüzyıllara güçlü bir şekilde ulaşması dileklerimle, Cumhuriyetimizin 100. yılını kutluyorum.
devamını görTuncay ÖZİLHAN
İstiklalde ve istikbalde Cumhuriyetimizin 100. yılında başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı ve minnetle anıyorum.
devamını görİsmail PAYDAŞ
Cumhuriyet; Bir kız çocuğunun özgür bir birey olarak yetişmesidir. Kız çocukları ve kadınların geride bırakılarak toplum kalkınmasının mümkün olamayacağı bilincidir. “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki; bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki; bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?” diyen Atatürk’ün, kalkınmanın ve toplumsal ilerlemenin gereği olan toplumsal cinsiyet eşitliğine olan kuvvetli inancıdır. Edilgen değil; yaşamımıza etkin bir birey olarak katılım sağlamanın ve katılım hakkının ön koşuludur Cumhuriyet. Böylelikle, birilerinin “uzantısı” ya da birilerinin “tamamlayıcısı” değil; katılım, seçim hakları ve bu hakları Anayasa’da güvence altına alınmış üç kuşak anayasal hakları ile var olan “biricik ve eşsiz” bir “birey” olabilmemizin güvencesidir. Temel hak ve özgürlüklerimizin, salt vatandaş olmamızdan ve insan onurundan ileri geldiğinin bilincidir Cumhuriyet… Cumhuriyet köyde büyüyen bir çocuk ile kentte büyüyen bir çocuğun, yaşama, korunma, gelişim ve katılım haklarından eşit şekilde yararlanması ve fırsat eşitliğinin her çocuğa ayrımcılık yapmadan sunulmasıdır. Cumhuriyet; egemenliğin tanrısal güçten alınıp bireysel akıllarımıza, seçimlerimize ve halka verildiği; bu sayede özgürlük ile sorumluluğu eşzamanlı bir terazide taşımamız gereken bir üst bilinçtir. Egemenliğin kayıtsız, şartsız millete ait oluşudur. Cumhuriyet, teokratik monarşinin karşısındadır. Bu yönüyle laiklik ilkesi korunmalı ve yüceltilmelidir. Cumhuriyet, liyakattir. Halkı yöneten liderlerin seçimle görev aldıkları, “baba-oğul” yoluyla statü tayininin yetersiz olduğu, kişinin kendi oluşturduğu statü ve bireysel birikimin meta değer kazandığı yönetim şeklidir. Bu bağlamda Cumhuriyet, hazırda sunulan ayrıcalıklara değil; emek odaklı gelişimin ve emek yoluyla kazanılan ayrıcalıkların ve değerlerin önemine vurgu yapan bir yönetim şeklidir. Bu yönüyle Cumhuriyet; liyakat ve hak gibi değerleri yüceltirken, klientalizm ve nepotizmin tam karşısındadır. Cumhuriyet demokrasidir; çoğunluğun baskısı değil, farklılıklarımız ve çeşitliliklerimizle, çoğulcu ve çok kültürcü katılımımızla zenginleşen bir yelpazedir. Bu zengin toplum; ortak geçmişi, ortak kültürü, ortak gelecek hedefleri yoluyla birbirine içtenlikle bağlıdır. Sağlıklı toplumda millet olma bilinci ortak değerlerle sürdürülmektedir. Cumhuriyet, sosyal ve ekonomik hakların sağlanmasında devletin rol aldığı sorumluluktur ve sosyal devlettir. Bu mekanizmaların yerine geçmeye çalışan, zehirli sarmaşıklarla ve istismarcı yapılarla mücadele etme sorumluluğudur. Cumhuriyet değerini yüceltmek hepimizin sorumluluğu... Cumhuriyetimizin 100. Yılı kutlu olsun! Mustafa Kemal Atatürk’e şükran ve saygıyla,
devamını görDoç. Dr. Gamze Erükçü AKBAŞ
Yaşarken hep üretmek, hep söz sahibi olmak önemli. Kadın topluma kendini kabul ettirmeye zorunlu: kadının özgürlüğü bireyin özgürlüğü, toplumun özgürlüğü demek aslında. Ben 50’yi, annemse 90’ı geçti, bazı şeyler maalesef hâlâ değişmedi… Bugün başım dik yürüyebiliyorsam Cumhuriyet sayesindedir. Yetim olduğu için eğitimi ilkokuldan sonra tutucu çevre baskısı sebebiyle engellenen, örnek bir Cumhuriyet kadınının, çalışkan, üretken hatta duruma göre yoktan var eden, çevresinin akıl hocası bir kadının kızıyım. Özgürlüğün ne demek olduğunu, bir olmanın önemini bugünlerde daha çok anladığımızı düşünüyorum. Bizi ayakta tutan umut. Geleceğe umutla bakmakta zorlanıyoruz .Değerlerimize, bizi biz yapan kültürlere, duygulara, gelenek ve göreneklere toplum olarak sarılmalıyız. Güneş olan yerde gölge hep olacaktır. Doğru bildiğimiz Cumhuriyet ilkelerine sahip çıkarak, bu ilkeler doğrultusunda bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz. 100.yıl kutlu olsun!
devamını görReyhan KOCABAL
Canım Cumhuriyet, Canım ATAM Seni sevmeyeni sevmiyoruz ATAM! Başka CUMHURİYET yok! Başka TÜRKİYE yok! 100. Yaşımız kutlu olsun.
devamını görMine UĞURLAR
Merhaba, Gaziantep'ten yazıyorum, lise 2'ye gidiyorum ve bu mektubu biri okur mu bilmiyorum. Ama her binada, her binanın her katında Türk bayrağı görmek beni çok onurlandırıyor ve çok gururlandırıyor. Düşününce 700 yıllık saltanattan sonra Cumhuriyet kurmak kolay olmamalı ve biz bu kurulan Cumhuriyetin 100.yılını gördük. Bugünü gördüğüm için şanslı hissediyorum. Ülkenin 4 bir yanından milli duygular içerisinde bir arada bulunmamız beni çok mutlu ediyor, umarım bu milli birlik ve beraberliğimizi hiç kaybetmeyiz.
devamını görSevim YILMAZ
Bir Türk genci olarak Cumhuriyetimizin 100. yılında vatanıma, milletime sahip çıkacağıma; vatanım için faydalı, yararlı işler yapacağıma; Atatürk'ün inkılaplarına ve ilkelerine sahip çıkacağıma yemin ediyorum. Ne mutlu, onurlu, şerefli bir gündür bizim için Cumhuriyetimizin 100. yılı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun. Daha nice yıllara. "İstikbal Göklerdedir" pilot olmak isteyen bir kız...
devamını görGüneş BOZKURT
CUMHURİYET’TE EMEĞİMİZ VE SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ VAR Kurtuluştan kuruluşa Cumhuriyet’te emeği olan kadınların 1850’li yıllardan bu yana süregelen mücadelesinin sayesinde biz kadınlar Cumhuriyet ile var olduk. Cumhuriyet’in harcında yoğrulduk. Kafes arkasından çıkıp aydınlıklara eriştik. İş kadını, doktor, öğretmen, mühendis olduk; kısaca insan sayıldık. Karar mekanizmalarında yer aldık, yaşamlarımız üzerinde birey olarak söz ürettik. Medeni Kanun ile miras hakkından, nafaka ile insan onuruna yakışan sürdürülebilir yaşama; eğitime, ulaşıma ve istihdama kadar yasal mevzuatların koruyucu kalkanı oldu Cumhuriyet bize. Laiklik, muasır medeniyet, Anayasal eşitlik, Medeni Kanun ve birey olma hakları, yani adına kısaca Cumhuriyet kazanımları dediğimiz haklar bizim güvencemizdir. Bu yüzden Cumhuriyet kadın demektir. Ancak bugün kapkaranlık günlerin içinden geçerken Cumhuriyet’e emeği geçen kadınların torunlarına, sizlere seslenmek istiyorum. Sevgili kadınlar, mücadelede yol arkadaşlarım, Cumhuriyet kazanımlarının rahatlığında sandık ki bu düzen hep böyle sürecek. Çok ama çok yanıldık. Anayasa’nın değişmez ilkelerinden Medeni Kanun’da müftüye nikâh yetkisi veren müdahaleye tanıklık ettik. Son 10 yılda kadın mücadelemiz ne yazık ki sadece satıh mücadelesine döndü. Var olanları korumaya yönelik mücadeleyle bugünlere geldik. Bugün Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına az bir zaman kala bu kazanımlar üzerinden siyaset yaparken kadınları kullanan siyasi zihniyet şimdilerde tarikatlar, cemaatler, Hizbullah kalıntıları ve baba mirası üzerinde tepinenlerle kol kola bize gelecek vaat ediyor. Kadınlar ve kız çocukları için vaat edilen cennet, aile kurumunun mütemmim cüz’i olma, erken yaşta evlilik, şiddet sonucu katledilme, güvencesiz yaşam hakkı, iş, eğitim ve sosyal hayattan el çektirmeye kadar varan bir dizi erkek egemenliğinin hayalleri. Yani LAİKLİKTEN vazgeçiş. Cumhuriyet mitinglerinden üçüncüsü İzmir’de ve laiklik için yapılmıştı. Düzenleyicisi olarak daha sonra adım “Laikçi teyze” olarak anıldı. O zamanlar laikliğin kazanımlarını net anlamayanlar için bugün altını önemle çizmek istiyorum: LAİKLİK bu ülkenin kadınlarının nefesidir, yaşam garantisidir. Cumhuriyetimizin vazgeçilmezidir. Sokakta yürürken, eğitime erişirken giydiği kıyafetin, yaşadığı özel hayatın sorgulanmasının önünde benttir. “Boş ol boş ol” denilerek bir köşeye atılmayacağı hukuki güvencesidir. Hangi dine, hangi mezhebe ve hangi siyasi partiye mensup olursanız olun LAİKLİĞİN yılmaz savunucusu olun. Demokrasiden çağdaşlıktan vazgeçmeden mücadele edin. Kadınlar için CUMHURİYET kadın mücadelesine inanan ve siyasi kazanımları hayata geçiren Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkmaktır. O zaman da bu zamandır. Unutmayınız ki, mücadele kazandırır.
devamını görCanan GÜLLÜ
