ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Atamızın kurduğu Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatmak bizim en kutsal, en büyük görevimizdir. Atamızın yolumuzu aydınlatmak için açtığı ışık yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. Ne mutlu Türküm diyene...

    devamını gör
    Didem Sivuran
  • “ÇAĞDAŞ UYGARLIĞI YAKALAMAK VE AŞMAK” İnsanlık tarihinde 100 yıl çok kısa ve düz bir yoldur. Ama bir devlet için yeterince uzun ve karmaşık ayrıntılarla, güçlüklerle doludur. Elbette o ayrıntılarda birtakım anlaşmazlıklar veya görüş ayrılıkları olsa bile Cumhuriyet’e giden yolu açan bağımsızlık savaşına katılan kahramanların fedakârlıkları ve efsanevi zaferleri sonsuza kadar unutulmayacaktır. Aynı şekilde kurtuluşun ve kuruluşun öncü lideri ile kahramanlar kuşağının mirası ulusal ve evrensel değerler, 100 yıl sonra canlılık ve geçerliliklerini koruyabiliyorlarsa bu muhteşem bir kadirbilirliktir. Rütbe ve makam farkı gözetmeksizin, kadın-erkek-çocuk ayırımı yapmaksızın her birine ayrı ayrı şükranlarımızı, teşekkürlerimizi sunuyoruz. Cumhuriyetimizin aziz yurttaşları her geçen yıl yenilenen ve güçlenen bir bağlılıkla vatanın özgürleştirilmesi; ulusal ve evrensel değerleri koruma ve inşa sürecinde sorumluluk alma gayretlerini sürdüreceklerdir. Türk Milli Mücadelesi’nin ve Türk aydınlanmasının en büyük eseri “Türkiye Cumhuriyeti” üzerine düşünürken (muhasebe yaparken) bütün yaşananların, her şeyiyle “bizim tarihimiz” olduğu hakikatine kendimizi alıştırmalıyız. 100 yıllık zaman diliminde cumhuriyetimizi yöneten hükümetlerimizin büyük meziyetleri kadar kimi önemli kusurları da olduğunu biliyoruz. Dün olduğu gibi bugün de yurttaşlar olarak farklı inançlarımız, düşüncelerimiz, beklentilerimiz vardır ve olacaktır; ama hepimiz aynı geminin yolcularıyız. Cumhuriyetimizin 100 yıl önce kuruluş sürecinde belirlenen stratejik hedeften hiçbir şekilde sapma gösterilmemelidir. Kurucu liderimiz Kemal Atatürk’ün özgün anlatımıyla “çağdaş uygarlığı yakalamak ve aşmak” olarak gösterilen bu stratejik hedef titizlikle sürdürülmelidir. Ancak bu stratejik hedeften ayrılmadan bütün yurttaşlarımızın insan haklarına dayalı bir hukuk düzeninde yaşaması herkes için erişilebilir kılınabilir. Cumhuriyetimizin ikinci 100 yılında “geniş” düşünen, “bol” üreten ve adaletine “güvenilen” bir cumhuriyetin yurttaşları olmak bize daha çok yakışacaktır.

    devamını gör
    Prof. Dr. Hikmet ÖZDEMİR
  • Sevgili Türkiye Cumhuriyeti,

    100 yıllık gurur dolu yolculuğunda, seninle birlikte nice başarılara imza attık. Göklerde parlayan yıldız gibi, seninle büyüdük ve güçlendik. Bu mektubu kaleme alarak, senin ve başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kurucu kadroların sayesinde bugüne kadar eriştiğimiz değerleri, başarıları ve geleceğe dair umutlarımızı paylaşmak istiyorum.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin bizler için anlamı, özgürlük, bağımsızlık ve eşitlik demektir. Bu değerler sayesinde, her birimiz daha iyi bir gelecek için çalıştık ve Türkiye'nin kalkınmasında emek harcadık. Kurucu kadroların öncülük ettiği bu yolda, bizlere armağan ettiği bağımsızlık ve çağdaşlık duygusuyla gönül borcumuzu ödeyemeyeceğimizi biliyoruz. Bugün Türkiye Cumhuriyeti, dünyanın önde gelen ekonomilerinden biri haline gelmiştir. Bunu başarabilmek için, eğitim, sağlık, sanayi ve altyapı gibi birçok alanda büyük adımlar attık. Bir yandan geleneklerimize bağlı kalmayı başarırken, diğer yandan yenilikçi ve vizyoner bir anlayışla değişime ayak uydurduk.

    Gelecekte ise teknoloji ve inovasyon, Türkiye'nin daha da ileri gitmesini ve kalkınmasını sağlayacak en önemli itici güç olacaktır. Genç nesillerimizin enerjisi ve bilgi birikimiyle, yapay zekâ, yaşam bilimi, biyoteknoloji ve temiz enerji gibi alanlarda dünya çapında liderliği hedeflemekteyiz.

    Hayal ettiğimiz gelecekte, Türkiye Cumhuriyeti her alanda daha güçlü, daha özgür ve daha refah bir ülke olarak var olacaktır. Bunu başarmak için, hepimizin üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeli, Cumhuriyet’in değerlerini her zaman koruyarak, bu topraklara olan bağlılığımızı göstermeliyiz.

    Sevgili Cumhuriyet, 100 yıllık serüvenin kutlu olsun! Sana olan bağlılığımız, sevgimiz ve saygımızla, geleceğin umut dolu yarınlarına yürüyoruz. Daha nice yüz yıllara, el ele, omuz omuza…

    Derin saygı ve sevgilerimle,

    devamını gör
    Tansu YEĞEN
  • Sevgili Atam, senin izinde, senin yolunda ilerlerken attığımız adımlarla tam 100 yıl ilerledik, bugün Cumhuriyetimizin 100. yılı ve ilelebet senin izinden gitmeye devam edeceğiz ve nice asırları geride bırakacağız, Ne mutlu Türküm diyene!

    devamını gör
    Sezin YILDIRAN
  • Cumhuriyet, ortak bir geçmiş ve ortak geleceği temsil eden manevi bir duygudaşlık etrafında bireyleri toplum olarak birleştiren kültürel sembollerin yapısal bir bütünüdür. Ortak geçmişin anlatıları, mitleri, figürleri ve toplumun ortak geçmişine dayanan manevi bütün toplumsal bağı, toplumsal benliğe dair algımızı oluşturur. Cumhuriyet'e toplum ve birey olarak atfettiğimiz nitelikler, bize aidiyet duygusu sağlar ve bizi birlikte yaşamak için bir arada tutar. Bu yıl bir asra erişen, tüm değerleriyle, ortak geçmişiyle ve tarihi figürleriyle köklü bir Cumhuriyet'e sahip olmak bir gurur vesilesi. Sahip olduğumuz bu kıymeti daha ileriye taşımak ve daha iyi bir ortak geleceği inşa etmek için Cumhuriyet'i bir kılavuz kabul edip, dünya ülkeleri sıralamalarında yerimizi hep en üstlerde bulmak dileğiyle, nice 100 yıllara.

    devamını gör
    Özgür EMİR
  • Ben bugünlere çeşitli zorluklarla gelmiş Türk milletinin bir evladıyım. Bugüne kadar kat edilen yoldan daha fazla ilerlemesi ümidiyle, her zaman daha yükseklere. Gelecek yüzyıllarda bu topraklarda yaşayan insanlar Cumhuriyet'in ne kadar kıymetli bir emanet olduğunu unutmamalılar. Bize ezberletilen doğruları değil, önceki atalarımızın da yaptığı gibi doğru bildiğimiz ilkeleri korumalıyız. Bazen ışıksız, yolunuzu kaybetmiş, biçare olabilirsiniz; korkmayın ve yılmayın. Başarı daima en umutsuz olduğunuz anda ortaya çıkar; aynı bir ışığın oluşması için karanlığın gerektiği gibi sizler de her zaman daima küçük adımlarla da olsa ilerlemeye devam edin; en sonunda bir yıldız gibi koskoca evreni aydınlatabilirsiniz.

    devamını gör
    Rumeysa POLAT
  • Cumhuriyet’e mektup yazmaya karar vermek kolay olsa da yazmak hiç de kolay değil. Bu ülkede yaşayanlar için Cumhuriyet, yüz yıldır kitabi tanımının çok ötesinde anlamlara sahip. Yüz yıl öncesinden bugüne bakan bir liderin, Mustafa Kemal Atatürk’ün çağının ötesine uzanan değerleri bir araya getirdiği bir hayal! Ve yüz yıldır o hayal, zengin-yoksul, genç-yaşlı, kadın-erkek fark etmeksizin bu topraklarda yaşayan, bu topraklara ayak basan herkesin, hepimizin kişisel tarihinin asıl yazarı oldu. İşte her şeyden öte bu yüzden Cumhuriyet'i yazmak, bir roman karakterinin ona can veren yazarını anlatmaya çalışması gibi zor. Ancak tek bir kelimeyle bu yüzyılı ve bundan sonraki yüzyılı bir kavramla eşleştirecek olsam “refah” derdim. Çünkü Cumhuriyet sadece fakir bir halkın kendi kendini yönetmesi değil, fırsat eşitliğine sahip bir milletin üretip, kazanması ve ben yaşadım demesi için bir zemin. Kurduğu fabrikalarla, okullarla, mahkemelerle, yollarla, kısacası ürettiği ve öğrettiği tüm değerlerle bize refah içerisinde yaşamayı öğretendir cumhuriyet. Şimdi ondan öğrendiğimiz doğruları daha fazla anlamaya, yüzyıllar sonrasına aktarmaya çalışmanın zamanıdır. Şimdi onunla bulduğumuz doğru yolu takip etmenin, o yolun zorluklarına hiç bıkmadan, usanmadan göğüs germenin zamanıdır. Yüz yılın sonunda, bundan yüz yıl sonrasına bu değerleri taşımayı başarmanın, Mustafa Kemal Atatürk’ün bize sunduğu o mutlu ve güçlü ülke hayali için hiç durmadan çalışmanın zamanıdır. Geleceği, cumhuriyetin yarattığı yüz yılın ışığında aramanın zamanıdır. Bu coşkuyu yitirmeden, Atatürk’ün söylediği gibi tüm dahili ve harici düşmanlara, bizi bu hayali kurmaya devam etmekten alıkoymaya çalışanlara inat refaha, özgürlüğe ve cumhuriyetin değerlerine sahip çıkma zamanıdır.

    devamını gör
    Oğuz DEMİR
  • Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, seni 100 yıllarca saygı ve sevgiyle, bu Cumhuriyet'i bizlere armağan ettiğin için minnet ve özlemle anacağız. Ne mutlu Türküm diyene! Nice 100 yıllara!

    devamını gör
    Necdet GÜNAY
  • Türk bayrağına saygı gösteren ve milli kimliğimize bağlılığımızı yansıtan Cumhuriyet Bayramı'nın 100'üncü yılını, Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin asil evlatları olarak hep birlikte gururla ve coşkuyla kutluyoruz.. Alp Er Tunga'dan Bilge Kağan'a, Tuğrul Bey'den Alparslan'a, Melikşah'tan Fatih Sultan Mehmet'e ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e kadar nice kahramanlar.. Onlardan aldığımız mirası Cumhuriyet'le taçlandırılmış bir milletin mensubu olmakla gurur duyuyorum.. Yok olacağı düşünülürken defalarca küllerinden doğan bir milletin bir kez daha şahlanışıdır CUMHURiYET... Damarlarımızdaki asil kandan aldığımız güçle Atatürk'ün armağanı olan Türkiye Cumhuriyeti'ni sonsuza kadar yaşatmak biricik gayemiz ve görevimizdir.. Toprağı “Vatan” yapan şehitlerimize rahmetle.. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene!

    devamını gör
    Ayşegül ÇOBAN