ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Ey büyük Atatürk. Bu mektubumu her ne kadar canlı olarak okuyamıyor olsan da, sadece bedenen aramızdan ayrıldığın için bu yazımı bir yerde okuduğunu ve hissettiğini düşünüyorum. Öncelikle kurduğun bu sonsuz cumhuriyetin bir neferi olduğum için sana sonsuz teşekkür ederim. Açtığın bu aydınlık ve medeni yolda bir cumhuriyet genci, bir Atatürk genci olduğum için onur ve gurur duyuyorum. Kurduğun, ilelebet devam edecek olan Cumhuriyet her ne kadar şu an emin ellerde olmasa da biz Türk gençliği olarak senin bize emanet ettiğin bu cumhuriyetin sonsuza kadar bekçisi olacağız. Aramızda bize emanet ettiğin cumhuriyetin kıymetini, değerini ve anlamını bilmeyenler var. Ama gözün arkada kalmasın paşam. Biz her zaman buradayız, Cumhuriyet’in yanındayız. Ve son olarak: açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türk’üm diyene.

    devamını gör
    Ömer Faruk TEK
  • Ben Kurtuluş Savaşı'nı görmüş bir kadının torunuyum. Babaannem hep anlatırdı, Rus Ermeni zulmüne nasıl maruz kaldıklarını ve derdi evlatlarım kanınızın son damlasına kadar vatanımızı savunmaktan vazgeçmeyin. Tren Kars'a girdiğinde sevinç çığlıkları atılmış Mustafa Kemal ve Türk ordusu geldi diye. İşte o gün bizim kurtuluşumuz oldu. Namusumuzu, canımızı kurtardı. Allah gani gani rahmet etsin Atatürk'ü derdi. Hep gururla anardı, bir gün bu vatana fitne sokmak isteyen olacaktır, siz karşısında durun, öyle okuyup büyük yerlere gelmeseniz de hep vatansever olun, çünkü vatanı sevmek korumak imandandır derdi. Ben de bugün onun vasiyetini yerine getiriyorum, vatanımı her koşulda savunacak evlatlar yetiştiriyorum. Atatürk ve silah arkadaşları ve kadim Türk devletini o dönemde ayakta tutan tüm herkesten Allah razı olsun ve Allah gani gani rahmet etsin. Önce Allah sonra da onların sayesinde bu vatanda yaşıyoruz

    devamını gör
    Sabiha ÇAYIR
  • Canım Cumhuriyetim, Bu sene 100. yaşını kutluyoruz. Dünya var oldukça sen de var ol! Cumhuriyet ülkenin geleceğini düşünerek ve geçmişine duyduğun saygıyla çalışmak, üretmek, farklılıklara hoşgörüyle yaklaşmak, özgürce, bilimin ışığında ve sanatla iç içe yaşamak demek. Cumhuriyet özgürlük demek, seçme ve seçilme hakkına sahip olmak, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller demek. Biliyorum ki hayattaki tek gerçek bilimdir. Bir Türk evladı olarak Atamızın manevi mirası olan bilimin ışığında ilerleyeceğime, Cumhuriyetimizin ilelebet yaşaması için elimden geleni yapmaya devam edeceğime söz veriyorum. Bize bu güzel ve bağımsız vatanı bağışlayan başta canım Atam, Mustafa Kemal ATATÜRK, kahraman şehitlerimiz ve vatan uğruna fedakârca çalışmış aziz Türk halkına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Cumhuriyet'i siz kurdunuz, bizler de onu yaşatmaya devam edeceğiz. Ne mutlu Türküm diyene!

    devamını gör
    Emine ERBİL GÜNEL
  • Merhaba, ben Eylem. 19 yaşında sınava hazırlanan, geleceği için çabalayan binlerce gençten biriyim. Ülkemizin bulunduğu durum itibariyle gelecekte ne olur bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var ki o da Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır. Atamın biz gençlere güvenip emanet ettiği bu ülkeyi, canı kanı pahasına koruyacak gençlerden biriyim. Dilerim ki güzel ülkem hiçbir zaman zor duruma düşmez; bize İstiklal Marşı'nı, Çanakkale Türküsü'nü yazdırmaz. Buradan geleceğe sesleniyorum. Siz vatanın evlatları! Olur da gelecekte başaramam, yapamam korkusuna düşerseniz Atamın şu sözlerini hatırlayın, "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!" Nice laik, sevgi dolu, barış dolu yüzyıllara. Hep sevgiyle kalın, coşkuyla kutlayın!

    devamını gör
    Eylem ERCAN
  • "Bizim maviye olan sevgimiz Selanik'te açılan bir çift göz ile başladı". Yeryüzünde onlarca yüzlerce farklı renk varken, ya da gökkuşağında sadece yedi renk varken neden maviye sevdalandık? Çünkü mavi, emperyalist güçlerin ulusumuzu yok etmeye çalıştığı en karanlık dönemde, koca bir toplumun belki de sömürge düzeni ile yok olacağı bir zaman diliminde bize en doğru yolu gösteren ışık oldu. Çocukken en büyük korkularımız zamanında sarıldığımız annemiz oldu. Haksızlığa uğradığımızda çığılığımız oldu mavi. Bilimin, eğitimin ve kültürün gelişmesinde kullanacağımız koyu siyah kostümlerin yerine, özgürlüğü, umudu ve sonsuzluğu simgeleyen Deniz oldu. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kalelerinin zaptedilmiş olduğu ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş dönemlerde, en karanlık gecemizde bile en kutsal ışık, en büyük gücümüz oldu mavi. Belki bir gün geriye dönüp baktığımızda belkide gururla çocuklarımıza bırakacağımız en büyük mirasımız, maviye olan sevdamızdır. Yaşasın Cumhuriyet!

    devamını gör
    Onur AYTEKİN
  • İkinci Yüzyıla Mektuplar, Çocukluğum Bursa’da geçti. Sokaklarından geçen otomobilleri sayıp iddiaya girebildiğimiz, onlar geçmediği zaman da bütün caddede ip atlayıp, yakar top oynanabilen bir şehirdi Bursa. Şimdi galiba hiçbir sokağında trafik durmuyor ya da ip atlanamıyor. 1980 darbesi sonrası büyüyorduk. Bir şeylerin biraz iyileştiği hissi vardı ama bir de garip bir huzursuzluk. Sanki hayatımızda bollaşan, parlaklaşan her şeyin bir yerlerde acıyla ödenen bedelleri, yıkılan savrulan hayatlar... Fısıldaşan komşular, kaygılı anneler babalar. Büyüdük yine de ama. 30 yıllık gazetecilik, televizyon sunuculuğu ve muhabirlik kariyerim, sonra yaptığım işler, okuduğum okullar bana gösterdi ki, bu topraklar kendi evlatlarını çabuk harcıyor. Toprağın da günahı yok. Bizler harcıyoruz birbirimizi. Ülkenin en parlak kuşakları en az dört kere, orakla biçilir gibi biçilmişler, bir sağa savrulmuşlar, bir sola savrulmuşlar. Eğitimli, zeki, yaratıcı insanları siyasi kavgalar içinde darmadağın olmuş, yurtlarından ayrılmak, ekmeklerini başka şekilde kazanmak zorunda kalmışlar. Ben de işimi kaybedenlerdenim ama en azından hâlâ toprağımda olduğum için mutluyum. Bu Cumhuriyet’in bana verdiği cesaret ve aldığım eğitimle ekmeğimi kazanabileceğimi biliyorum. İşte tam da bu nedenle Atatürk’ü sevmek ve anlamak için 40’larınızı beklemeyin. Onun çocuk haliyle, bir başına, bir anne ve kız kardeşle, arkada bıraktığı birkaç ölmüş kardeş ve bir baba hatırası ile nasıl bir düş kurduğunu hissedin. O kurduysa bu düşü, bizi durduran nedir? Şam’dan Libya’ya, Çanakkale’den Sakarya’ya uzanan ve hep savaş gördüğü o hayatın içinde bile bir güzellik, zarafet, kültür, sanat, incelik aradıysa, o derin bozkırda büyük ve sağlıklı bir Cumhuriyet hayali kurduysa, bizi durduran nedir? Bugün için verdiğiniz kavgada bir durun ve sorun: Mustafa Kemal’in kurduğu düşü durduran nedir? Korkularımızla yüzleşelim ve ikinci yüzyılı çok daha cesur ve huzurlu kuralım. Bir şeyi de unutmayalım: Harika tüccar bir millet değiliz, olağanüstü sanatkâr ya da bilim insanı sayılmayız. Ama iki şeyi çok iyi yaparız. • Toprağımızı ekmek • Toprağımızı savunmak Bu iki iş üzerine dünyalar inşa edilir. Ekmek, şifalandırmak, doğayla canlanmak ve onu zarardan, kıyımdan, sadece savaş ve istila değil, yangından yıkımdan inşaattan korumak da savunmaktır. Huzurumuzu bulduğumuz o yaylalarda, denize baktığımız o kıyılarda; sessiz ama dopdolu o bozkırlarda, vadiler içinden akan o nehirlerdeyiz hepimiz. Düşümüz orada ve hâlâ çok canlı. Biz yorulduk ama Anadolu hâlâ çok genç ve çok canlı. Devletler için 100 yıl nedir ki? Tabiat için nedir ki? Biz ve genç Türkiye Cumhuriyeti daha yeni başlıyoruz. Şimdi daha çok çalışmaya devam edelim, o zaman.

    devamını gör
    Ahu ÖZYURT
  • Değerli Cumhuriyet, Doğduğum günden bugüne senle var olmanın onurunu yaşamaktayım. Bana Cumhuriyeti bahşeden yüce insan, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'e minnet ve saygıyla... Bazıları için bir hikâyesin ama benim için hayallerimin somut resmisin. Gençliğimde düşüncemi özgürce dile getirme fırsatı verdin. Sevgiyle, huzurla ve özgürce dolu dolu bir yaşamı sağlamış olman sana ne kadar değer vermem gerektiğini bana bir kez daha hatırlatıyor. Ben senin daim hayatımda var olman için mücadele edeceğime söz veriyorum.

    devamını gör
    Kasım YEŞİLTEPE
  • "Cumhuriyet demek; Özgürlük demek, umut demek, gelecek demek, bu Ülke'ye bitmeyen sevda demek benim için. Kolay değil darmadağın, paramparça olmuş bir Ülke'yi geleceği olmayan bir Halkı arkasına alarak Anadolu'mu buram buram yurt sevdasıyla dolu o koca yürekleriyle ve bitmeyen azimleriyle düşmanlardan arındırıp Türkiye Cumhuriyeti'ni kurup bizlere bırakan "ATAMIZ'a" 100 yıl sonra minnet, sevgi, saygı ve özlemle kurmuş olduğu CUMHURIYET'i daha nice 100 yıllara ölene dek onurla severek taşımaya devam edeceğiz. Ata'm senin´de söylediğin gibi" Bizlerinde naciz vücutları, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat kurduğun "Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır." Bizlerden sonra da Evlatlarımız bu ödevi devralacaklardır. Sen rahat uyu! Ne Mutlu Türk'üm Diyene

    devamını gör
    Ekrem GÖKMEN
  • Aşığım Atatürk Cumhuriyeti'ne...Yürekten bağlıyım Atatürk Devrimlerine....Yaşasın Cumhuriyet

    devamını gör
    Kemal SAKA