
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Sen hiç Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü gördün mü? Ben gördüm, görüyorum yaşıyorum... yaşıyorsak insanca, Cumhuriyet budur, kendi canlarından vazgeçip bize hediye edilen bu kutsal emanete nice yüzyıllar boyunca sahip çıkmak, onu anlamak ve yaşamak ne güzel bir onur, ne tarifsiz bir duygu... Bağımsızlık karakterimdir diyen Ulu önder Atatürk ve onun kutsal mirası CUMHURİYET'le kalın...
devamını görGüneş ŞENTÜRK
Hakim hanım kararı yazdırırken bakıştık seninle. Yirmi yıllık evlilik bitmiş. Çocuklarım benimle artık, bekarım. Sınavı nasıl kazandığını anlatıyor Defne. Elif, Tıp Fakültesinden gelecek sene mezun olacak. Babası ne zor ikna olmuştu. Eda konservatuarda. Yarın tiyatroya gideceğiz. Oyundan önce Nurhan'ın resim sergisini gezeceğiz. Durunun keman ezgileri eşlik edecek bize. Akşam trafiğinde ambulans şoförü kadın takıldı gözüme. Endişeli hali gitmiyor gözümün önünden. Oy pusulamızı getirmiş muhtarımız Hülya Hanım. Seçimler yakın. Maçta yine harikaydı kızlar. Dünya şampiyonu olduk. Ve yine sen. Dünüm, bugünüm ve yarınım hep sen. Evimde, sokakta, işyerimde, yolumda, dansımda, sohbetimde hep sen! Seçiyorum, seçiliyorum! Yönetiyorum, öğretiyorum, tasarlıyorum, ulaştırıyorum, onarıyorum, tedavi ediyorum. Kadınım! Seni her an saygı, sevgi, özlem ve minnetle anmamam mümkün mü? Barış içinde, huzurla, özgürce aldığım her nefesi sana ve en büyük eserine borçluyum. İyi ki sen! İyi ki ve yaşasın Cumhuriyet.
devamını görElif VARLI
İnsan “ben neyim” diye sorduğunda bize ne demek istemektedir? On milyarlarca insan doğup ölerek ne gibi bir boşluğu doldurmuşlardır? Onların amacı bugün yaşayan bizleri doğurmak mı olmuştur sadece? Hayır, insan var olduğu ilk günden bu yana hep varoluşunu sorgulayarak kendisi için bir anlam talep etmiştir. Elli bin yıl ve bin yedi yüz nesil boyunca dil kullandık. Her insan kendi varlığını kendine mesele ederek kendine bir anlam kırıntısı çıkardı ve onu ortak benliğine aktardı. “İnsan yaratısı” dediğimiz şey üst üste yığılarak yapılır, gecekondularda her sene çıkılan bir kat gibi… İnsan kırıntılardan ekli bir anlamlar bütünüyse o anlamlar yapısında Cumhuriyet son kattır. İnsan biyolojik olarak insan olduğunun birinci gününde psikososyal olarak insani olmamıştır. Biyolojik insan bütünsel bir süperorganizma gibi hareket eder. Birbirini doğurur, birbiri için besin verir, kan verir, organ verir, biri öteki için ölür. Psikososyal olarak da insan, her aşamada bir damlacık kadar da olsa var olduğunu hissettiği, ona katkı verdiği, ona dayandığı büyük ve bütünsel bir “ortak benlik” varoluşu içinde insani olur. Nasıl biyolojik insan kendi bedeninde her organ ve hücrenin vazgeçilmez katkısıyla bir homeostazi (içsel denge) kurarsa ortak benliğin kendini tek tek bireyler ve toplumsal düzeyde insani olarak en iyi ve gerektiği gibi var ettiği homeostatik yönetsel düzen de cumhuriyettir. Cumhuriyet var olmak için hem bir toplumsal homeostaziye gereksinim duyar hem de var olduktan sonra toplumda onu sağlar. Cumhuriyetle toplumda içsel denge sağlandıktan sonradır ki, tek tek her insanın önü açılır ve her bir insan psikososyal olarak insaniyet kazanmak güç ve bilgeliğine kavuşur. Düşünen, özellikle de kavramsal olarak düşünen varlıksa insan, insani olmak ne anlama gelir? İnsani olmak erdem sahibi olmak demektir. Peki erdem sahibi olmak ne demektir? Aristoteles’ten öğrendik ki, erdem sahibi olmak demek, doğuştan getirerek değil de daha çok kendini eğiterek insana ve insanlığa karşı iyilik yapmak yeteneği kazanmak demektir. Eğer Cumhuriyet bizi insani, dolayısıyla erdemli yapıyor ise Cumhuriyet’in olmadığı, tek tek insanların özgürce önlerinin açık bulunmadığı ülkelerde toplumda hatırı sayılır bir oran ve yoğunlukta erdem sahibi insana rastlamak imkânsız değilse bile güçtür. Erdemler az değildir ama çok da değildir, saymakla biter: Alçakgönüllülük, nezaket, saflık, mizah, aşk, itidal, sadakat, cömertlik, merhamet, basiret, cesaret, adalet, minnet, bağışlama, sadelik, hoşgörü ve iyi niyet. Bir toplumun bunlardan yoksun değilse bile fakir olduğunu düşünebiliyor muyuz? Erdemini yitirmiş bir toplum sosyal bir çöl haline gelmiş demektir. Erdemler her zaman tekil olarak geliştirilirler ama kişiler birbirini etkiledikçe çoğul hale gelirler. Tekil olarak erdemli hale gelmek için kişinin, kendine dayalı olarak kendi geleceğini kurabilecek sosyal bir ön açıklığına sahip olduğu algısını kesintisiz taşıması gerekir. Erdemin çoklu olması, açıkçası bütün bir toplumun erdemli hale gelmesi için de tek tek kişilerde sosyal olarak bir yan açıklığı, yatay ilişki özgürlüğü algısının bulunması gerekir ki, her tek erdemli kişinin erdemini aktarabileceği ve karşıdakinin erdeminden yararlanabileceği özgür bir ilişki ortamı oluşabilsin. Bütün bunları bize cumhuriyet sağlar. Onun için Atatürk “Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” demiş ve eklemiştir: Cumhuriyet fazilettir. Erdeminizi, insaniliğinizi ve giderek insanlığınızı kaybetmek ve onları kaybetmiş başka insanlarla bir arada yaşamak istemiyorsanız cumhuriyetinizden vazgeçmeyiniz.
devamını görTahir Musa CEYLAN
Canım Atatürk, Yaşamanı çok isterdim. Gözlerimi gözlerinin içine daldırıp gözlerinde gözlerimi görmeyi... Ama eminim ki bakıyorsundur bulutların arasından bizlere. Uzatsam sana mektubumu, alır mısın gökyüzünden? Önderliğin ileri görüşlülüğün ve daha saymakla bitmez bir sürü özelliğinle bizlere bu yolda ışık oldun. Sen ve silah arkadaşların bu topraklar için çok kan döktünüz. Bizler de Türk gençleri olarak emanetinize sahip çıkacağız. Biz Türkiye'de rahat bir şekilde yaşıyorsak bu senin ve silah arkadaşların sayesinde. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Bedeli ne olursa olsun büyük eserin Cumhuriyet'imizi sonsuza kadar yaşatacağımıza ant içiyorum.
devamını görGüldehan Azra ÖZEN
Sevgili Cumhuriyet, Öncelikle bu güzel bahar gününde, yaklaşık altı ay sonra dolduracağın yüzüncü yaşını ve başlayacağın ikinci yüzyılını kutlarım. Aslında sana yüzüncü doğum günün dolayısıyla yazdığımız bu mektupların sitede yayınlanacağı tarih de çok özel: Doğumunu üç buçuk yıl öncesinden müjdeleyen bu tarih, kurucu liderinin geleceğimiz olan çocuklara armağan ettiği ve dünya çocuklarını misafir ederek kutladığımız, Millet Meclisi’nin toplandığı tarih. Üstelik hoş bir tesadüfle yüzüncü yaşında bu tarih, inançlı Müslüman yurttaşlarının nefis muhasebesiyle geçirdiği Ramazan ayının son bayram gününe denk geldi. Baharın müjdecisi olarak, yakın zamanda Hıristiyan yurttaşların Paskalya, Yahudi yurttaşların Hanuka (Işıklar) ve Kürt yurttaşların da Newroz/Nevruz bayramlarını kutladılar… Öte yandan, ilk yüzyılının hemen öncesinde olduğu gibi ikinci yüzyılının öncesinde de önce dünyayı kasıp kavuran Pandemi, ardından ekonomik kriz ve yoksullaşma ve son olarak da 6 Şubat depremiyle, etkileri süren, hayli üzücü, zorlu, yıkıcı zamanlar da yaşadın, yaşadık. Bu süre zarfında ülke ve dünya ölçeğinde dayanışmanın, yardımlaşmanın güzelliklerini de gördük, ihmalin, kayırmacılığın, ayrımcılığın, kâr ve siyasi hırsın çirkin yüzünü de. Haklısın, bir insanın hayatında olduğunca, ülkelerin hayatları da bu güzel ve çirkin yüzleri barındırıyor. Yine de, hele sende olduğunca geleceğin mahsulleri için, bir “Ekim” günü doğup yüzyıla ulaşmışsa, yaş, doğum günleri geçmişe dönük bir muhasebe olduğu kadar, yeni, taze başlangıç imkânları sağladığı için de çok özel: Neleri iyi, doğru yaptık ilk yüzyılda, neleri yapamadık, enine boyuna değerlendirsek; hemen ardından ihtiyaç ve hayallerini tüm kesimlere danışarak, neleri, nasıl yapsak ikinci yüzyılda diye konuşsak… Altmış yılını ilk yüzyılında yaşamış, dolayısıyla epey bir şeye tanıklık etmiş bir yurttaşın olarak en çok buna ihtiyacımız var diye düşünüyorum ikinci yüzyılının başında. Bu açıdan ben elimden gelenin en iyisini yapmaya hazırım. Seksen beş milyon yurttaşının da hazır olduğuna eminim. Nice yaşlara, nice yüzyıllara sevgili Cumhuriyet,
devamını görİshak REYNA
Öyle güzel bir Cumhuriyet ki vicdanı hür nesiller yetişen, kendinden emin adımlar atan; hepsi senin sayende... nice 100.yıllara... sana layık nesiller yetiştireceğime söz veriyorum. Bize armağan ettiğin bu emanete sonsuza kadar sahip çıkacağıma emin olabilirsin.
devamını görAyşen DİZMAN
Saygıdeğer Gelecek Nesil, Bu mektubu, Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılını kutladığımız bu özel günde yazıyorum. Umarım, bu satırları okuyan sizler, ülkemizin bugünkü güzelliklerini ve başarılarını yaşayan ve daha da ileri taşıyan nesiller olursunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bağımsızlık ve özgürlük için cesurca mücadele ettiler ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken büyük fedakârlıklarda bulundular. Bu sebeple; Cumhuriyetimiz, bizim için büyük bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak ve onu daha da yüceltmek görevimizdir. Kendi adıma, Cumhuriyetimizin değerlerine, laikliğe, demokrasiye, insan haklarına ve eşitliğe olan inancımı her zaman koruyacağımı ve savunacağımı taahhüt ediyorum. İki kızımın da aynı emaneti gururla taşıyacağına inanıyorum ve onlara da bu sorumluluğu aktaracağım. Unutmayın; "Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır." Ne Mutlu Türk'üm Diyene ! Saygı, Sevgi, Muhabbetlerimle.
devamını görGökay DÜZAY
"Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen milletler, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar." Ne zaman ki umutsuzluk, çaresizlik, bitkinlik ve karamsarlık benliğimi ele geçirse ve iş yapamaz durumda bıraksa, çalışma masamın duvarına iliştirilmiş bu dahice söylem ve dikkat dolu uyarı, her daim üzerimdeki tozu silkelemiştir. Ata'nın bilim insanı titizliğiyle ilmek ilmek ördüğü, sanatçı estetiğiyle muhtelif inkılaplarla süslediği, anne şefkatiyle sarıp sarmaladığı Türkiye Cumhuriyeti, her Türk'ün geleceğe umutla ve şevkle bakması için yeterli olan yegâne eserdir. Tüm insanlığa arkasındaki emek ve inançla mal olmuş bu koca çınar, ikinci baharında daha fazla sulanmayı, daha canlı renklerle boyanmayı ve dallarındaki meyveleri tutamayacak kadar gürbüz olmayı hak ediyor. Ne mutlu ki bu kutlu cumhuriyeti tohumunda barındırdığı ihtişama kavuşturmak için 100 yıl önce olduğu gibi bugün de akacak terimiz var!
devamını görGökçe GÜRÜN
Cumhuriyete,100.yılımıza, özgürlüğümüze, cennet vatanımıza, en çok da canım ATAMA olsun selamların en büyüğü❤️Bu dünyadan bir kahraman geçerken bize bıraktığı bu cennet vatan ve Cumhuriyetimiz için sonsuz sevgi, saygı ve minnetle eğiliyorum önlerinde. Atam ve silah arkadaşları olmasaydılar olamazdık. Şu anki yasadığımız özgürlüğü hiçbir yerde yaşayamazdık. İki evladımın da fikri, vicdanı hür nesillerle büyüyüp CUMHURİYET ve ATATÜRK sevgisini iliklerine kadar hissedip, yaşayıp yaşatmaları dileğiyle ❤️Bize bugünkü yaşamımızı hediye ettikleri için ruhları şad, vatanımız da ebedi olsun.❤️
devamını görFatma SUGÜN
