ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Bugün Cumhuriyet'in 100 Yılı. Kendi kurtuluş savaşını vermiş. yakımdan yıkımdan kurtulup bir olmanın, birlik olmanın ruhuyla kurulmuş şanlı cumhuriyet iyi ki biz doğmadan sana sahip çıkan ve seni unutturmayan bir nesille büyüdük. Atatürk'ün izinde, onun yolunda ve onun kurduğu cumhuriyetin nice yıllar görmesi dileğiyle. Gelecekten dileğim yine yeniden doğup hakkın, hukukun, adaletin insan hakları ve demokrasinin olduğu, insanın ve insan yaşamının tekrar egemen olduğu, olacağı nice 100 yıllara. Bu topraklarda yaşamanın onurunun, gururunun ve ne kadar kıymetli özel bir hazineye sahip olduğumuzun anlaşılacağı nice yıllarımız olsun. Geçmişten aldığı kökle cumhuriyetin ve Atatürk'ün anlaşılacağı, kıymetinin bilineceği umut dolu seneler diliyorum. Onun izinde onun yolunda...

    devamını gör
    Hatice Kübra KAYA
  • Cumhuriyet'in 100. Yılını kutlamanın sevincini ve gururunu bugün bir Türk Kadını olarak en derin hislerle yaşamaktayım. Sevgili Atam, değerli silah arkadaşları ve aziz şehitlerimiz bizlere miras bırakmış olduğunuz Cumhuriyetimizin yılmaz bekçileriyiz. Açtığın yolda ışığın ile aydınlık yarınlara durmadan yürüyeceğime ant içerim.

    devamını gör
    Büşra DÖNÜK
  • Yaşasın Cumhuriyet!

    devamını gör
    Nurcan SERDAR
  • Sevgili Cumhuriyet 100 Yılını ayrı bir coşku ve sevinçle ülkece kutluyoruz. Okulda sınıflar süslenir evde bayrak asılır. Atatürk'ün emanet ettiği Cumhuriyet'e Türk Milleti olarak hepimiz çok iyi bakıyoruz.

    devamını gör
    Azra BATKİN
  • Ne yazılabilir ki tüm hayatını borçlu olduğun bir sevdaya? Bu öyle bir sevda ki bir annenin çocuğunda ki bir babanın evladında ki sevgi ve minnetle yarışır. Beni ben seni sen yapan geçmiş gelecek ve daima sonsuza dek sürecek bir sevda. Bu sevdanın adı CUMHURİYET yürüdüğümüz yolda, bir kadının konuşmasında, bir insanın kendini ifade etmesinde, seçmede seçilmede hayatın her noktasında her anında iliklerimize kadar hissettiğimiz bir yaşam biçimidir. Eyyy Cumhuriyet bizler var oldukça Atamızdan bize verilen bu meşaleyi nesilden nesile daha nice yüz yıllar taşıyacağız. Bizde ki bu sevda hiç bir zaman bitmeyecek. Bir çocuk özgürce koşup oynayacaksa Cumhuriyet ağacının gölgesinde biz bu ağacı hep koruyacağız. Gerek sevinçlerimiz gerek üzüntülerimiz bazen yenilgi bazen galibiyet hayatın tüm duygularıyla bu benim seçimim bunu ben seçtim dediğimiz her damla göz yaşında hep sen olacaksın. Sen ve ben ölümsüzüz ikimizde ilelebet başka bedenlerde hep var olacağız Ölümsüz sevdaya ithafen Cumhuriyet

    devamını gör
    Gülden Ergin ÇİFTÇİ
  • Sevgili Cumhuriyet, Öncelikle kendin kadar temiz bu beyaz sayfayı bana ayırdığın için çok teşekkür ederim. Dile kolay 100 yaşındasın. Umarım daha nice güzel yüzyıllar olur önünde. Cumhuriyet nedir diye soracak olanlara işte budur diyebilirim belki: Cevabıdır dünyaya asil bir neslin Umududur küllerinden doğan milletin Mutluluğun resmidir çizilebilen Hürriyetin meşalesidir yakılabilen Ulu önder Atatürk ve beraberindekilerin hediyesi Rüyaların gerçek olduğunun bir göstergesi İstikbalin göklerdeki parıltısı Yurtta sulh cihanda sulhun anahtarı Egemenliğin kayıtsız şartsız aidiyeti Teşekkürler yüzyıllık mucize ve ötesi

    devamını gör
    Necip GÖZÜAÇIK
  • Dokuz çocuklu bir ailenin en son çocuğu olarak 1954 yılında Ordu ilinin, Mesudiye kazasının, Aşağı Gökçe (eski adı Aşağı Faldaca) köyünde doğdum. Babam Şevket Ekşioğlu tarihe, okumaya meraklıydı, şiir, destan yazardı. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet değerlerine bağlıydı ve tarihi severdi. Annem Hatice Ekşioğlu fındık ağası (Karadeniz’de geniş fındık arazisi sahiplerine ağa derler) kızıydı ve okuma yazmayı bilmezdi (babası annem bir yaşındayken ölünce ağabeyleri kızlar okumaz diye onu okula göndermedikleri için hep “Beni okula göndermediler” diye üzülüp hayıflanırdı). Babam, annem namaz kılardı, Kuran okurlardı. Ailece oruç tutardık, ama babam ayrıca içki içmeyi de severdi, evimizde misafir sofralarında ut çalınır şarkılar, türküler söylenir, şiirler okunurdu, o yıllardan aklımda kalan şiirler vardır, arada okuduğum da olur. Babamın ve annemin bize öğütledikleri şey; namuslu, ahlaklı olun, haram yemeyin nasihatiydi, o yıllarda insanlar çok zengin diye değil namuslu oldukları için toplumda değer bulur, saygı görürlerdi. Evimizde kütüphane bölümü yoktu ama her gün dönüşümlü olarak veya bazen ikisi, üçü bir arada Cumhuriyet, Milliyet, Hürriyet gazeteleri girerdi, Cumhuriyet gazetesinde İlhan Selçuk, Oktay Akbal, Melih Cevdet Anday, Nadir Nadi, Mustafa Ekmekçi gibi köşe yazarlarını okumayı alışkanlık edinmiştim, Ali Ulvi Ersoy’un karikatürlerini merakla incelerdim (yazısız ve felsefi karikatürler beni çok etkilemiştir), Milliyet gazetesinden Turhan Selçuk’un Abdülcanbaz çizgi romanını (hayal gücümü geliştirmiştir) heyecanla takip ederdim, yine o yıllarda biriktirdiğim ve sanat adına çok şey öğrendiğim, Milliyet gazetesinin 15 günde bir verdiği Milliyet Sanat dergisini biriktirdiğim ekleri ciltli olarak kütüphanemde durmaktadır. Ailem ders çalışıp çalışmadığımı denetlemezdi, o yıllarda resim yapmaya olan ilgim yüzünden ortaokul 2. sınıfta kalınca, “Ders çalışmadın, sürekli resim yaptın ve sınıfta kaldın” diyerek resim yapmamı yasaklamışlardı. Gizli gizli resim yaparken yakalanmış ve azar işitmiştim. Zar zor ortaokul ve liseyi bitirip yetenek sınavında güzel sanatları kazanamayınca üniversite puanımla İstanbul’da inşaat fakültesinde iki yıl okudum, tekrar güzel sanatlar sınavına girdim ve Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nun Grafik Sanatlar Bölümü’nü kazandım ve inşaat fakültesinden ayrıldım, okul değiştirmeme ailem hiç karışmadı ve ekonomik destek vermeye devam etti. Eğer bugün uluslararası bir grafik sanatçısıysam bunu ATATÜRK’ün bizlere armağan etmiş olduğu aydınlanmacı, eşitlikçi, özgürlüklere ve insan haklarına saygılı, laik Türkiye Cumhuriyeti’nde doğup büyüdüğüm içindir. Bugünkü koşullarda aynı ailenin çocuğu olarak doğsaydım ne olurdu diye kendi kendime sorduğumda şu cevabı veriyorum: Gittiğim okul, aldığım eğitim, izlediğim medya ile tamamen farklı bir kültür içinde şekillenirdim, tek amacım kendimi geçindirebilmeye odaklı bir iş sahibi olup yaşamımı sürdürmeye çalışmak olurdu. Cumhuriyet’in bana sağladığı olanaklar ve kurdurduğu hayaller için çok teşekkür ederim.

    devamını gör
    Gürbüz Doğan EKŞİOĞLU
  • Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına yaşım genç, aklım yerindeyken denk gelebilmek ne büyük bir şans, ne kadar büyük bir mutluluk bilemezsiniz. Şu an burada bunları yazabiliyorsam hem de kendi alfabemle, özgürce kendimi ifade edebiliyorsam, seçebiliyorsam seçilebiliyorsam, kendi ayaklarımın üzerinde durabiliyorsam, kimseye minnet etmiyorsam, kimsenin kölesi değilsem, bir lokma ekmeğe muhtaç değilsem tek bir başkomutan ve gizli kahramanları sayesinde. İyi ki bu dünyadan bir Mustafa Kemal geçmiş ve iyi ki bizim ufkumuz olmuş. Bu vesileyle, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, emeği geçen SeyiT Onbaşı, Kara Fatma, Fevzi Çakmak, Halide Edip…vs ismini sayamadığım nice kahramanlara Allah'tan rahmet diliyorum. Onlar olmasaydı bizler olmazdık… Ne mutlu Türküm diyene…!

    devamını gör
    Sedef ÇELİK
  • Cumhuriyet ‘i 100. Yılında anmak değil,her zaman her yerde duygu ve özgür düşüncelerimizle ifade etmek gerekir. Bizlere emanet edilmiş kültürümüzü, fikrimizi, özümüzü önemseten Cumhuriyetimize saygı göstererek minnettarımız ATATÜRK ‘ü unutturmamalıyız. İnsanlık, medeniyet, saygı, Cumhuriyeti önemseyenlerde vardır. Cumhuriyet özgürlüklerini yaşamak, ATATÜRK’e sahip olmak onurdur. Torunlarım 5-8-9 yaşlarında Atamızın bizim için mücadele eden ruhunu anlatmaktayım, Cumhuriyetimizin 100. Yılını onlarla kutlamak nasip olduğu için gurur duyuyorum. Cumhuriyetimize sahip çıkmayan evlat, torun benim olamaz. Şimdi tam zamanı Saygıyla minnetle anıyoruz CUMHURİYETİN Kurucusu M.KEMAL ATATÜRK ‘e sahip çıkmayan,kendini kaybeden dir. Ver elini, dinle kalbini, gözlerini aç Çünkü bizler CUMHURİYET’in 100.yılında yeniliklerle tekrar var oluyoruz. Gençler, çocuklar, anneler, babalar Aneaneler, babaaneler dedeler sizlere çok iş düşüyor. Ben buradayım. Siz neredesiniz?

    devamını gör
    Fatma Aliye SÖZCÜ