ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Özgürlüğümüzün ve hürriyetimizin kolay kazanılmadığı bu topraklarda, Cumhuriyet, yeni nesle daha çok anlatılmalı ki ilelebet yaşasın. Bu refah, huzur dolu yaşamı, Mustafa Kemal'in önderliğinde tüm imkânsızlıklara rağmen inancını yitirmeden mücadele eden, aziz şehitlerimize ve nice isimsiz kahramanlara borçluyuz. Bizlere düşen de daha çok çalışıp daha çok üretip, daha bağımsız ekonomi ile bunu sürdürebilmek. Yüce rabbim bu topraklarda bir daha İstiklal Marşı yazdıracak günler yaşatmasın.

    devamını gör
    Nihal Hande TATLI
  • Atatürk, 15 Kasım 1937’de yirmi yıllık bir aradan sonra Diyarbakır’a gelir. Bir karşılama töreni istememiştir. Ancak O’nun geleceğini duyan halk çoktan Diyarbakır Garı’nın önünü doldurmuştur. Bu temsili karşılama töreninde bütün devlet yetkilileri vardır. O zamanlar Diyarbakır’da komiser olarak görev yapan büyükbabam Ethem Kopan da oğlunu alarak gitmiştir törene. Yani Atatürk’ü karşılayanlar arasında rahmetli babam Lütfü Kopan da vardır. On yaşındadır o tarihte. Ama bu karşılamanın her anı hafızasında yer etmiştir. Çocukluğumda bu karşılamanın anılarını defalarca dinlemişimdir babamdan. Ailenin bir kısmı Atatürk’ün babamın başını okşadığını, bir kısmı da sadece önlerinden geçip gittiğini söylerdi. Babam bu farklı görüşlere takılmadan sadece orada olmanın ne kadar gurur verici olduğunu anlatırdı bize. O’nu yakından görmüş olmanın heyecanı her anlatışında gözlerine yansırdı. O gurur ve heyecan babamdan bize mirastır. Bu topraklarda tam bağımsızlığa inanan bütün anne-babaların çocuklarına bıraktığı en güzel mirastır bu. Her Cumhuriyet Bayramı’nda olduğu gibi 100.yılda da o gururu, o heyecanı yaşıyorum. Atatürk, gerçekten babamın başını okşadı mı bilmiyorum. Ama tam yüz yıldır Cumhuriyetimizin kazanımlarıyla, değerleriyle ve çizdiği yol haritasıyla hepimizin başını okşamaya devam ediyor. Cumhuriyet çocuğu olmak, bir idealin başınızı okşadığını bilmek. O ideal bize yüz yıldır bilimsel düşünceyi işaret ediyor. O ideal bize yirminci yüzyılın başından beri dil, din, ırk gözetmeksizin birlikte yaşamanın mümkün olduğunu anlatıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk hakları, doğa bilinci, hayvan hakları ve daha fazlası, cumhuriyet bilincinin önemli yapı taşları. O ideal bize sanatın hayatın kenar süsü olmadığını, aydın bir dünya görüşüne sahip olmak için en önemli değer olduğunu öğretiyor. Cumhuriyet 100 yaşında ve bütün varlığıyla çocuklarının başını okşamaya devam ediyor, edecek.

    devamını gör
    Yekta KOPAN
  • Cumhuriyet gözbebeğimiz, onurumuz, gururumuz, şanımız, vatanımız, bayrağımız 100.yaşında. Hep var ol Cumhuriyet, sen çok yaşa. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

    devamını gör
    Mustafa Yağız ÖZÇELİK
  • CUMHURİYETİMİZE SEVGİLERLE... 29 Ekim günü milli bayram günümüz. Bugünü coşkuyla kutlamamızın nedenleri çok. Hatırlayalım, 29 Ekim 1923 günü başlayan o sürecin sadece birkaç özelliğini: • 29 Ekim 1923, 10 yıl süren bir “savaşlar dönemi”ndeki yenilgilerden sonra, Kurtuluş Savaşımızı kazanıp yeniden bir “bağımsız devlet” olduğumuz gündür. • O yeni bağımsız devletin rejimi -krallık, imparatorluk, çarlık, padişahlık gibi- makamların babadan evlada geçtiği, artık çağdışı kalmış olan totaliter bir rejim değildir. Millet iradesine dayanan bir cumhuriyet rejimidir. 29 Ekim 1923 günü, o yanıyla, en büyük “siyasal devrim”imizi yaşadığımız gündür. • 29 Ekim 1923 günü, aynı zamanda kendi kuruluşu da başlı başına bir devrim olan cumhuriyet rejimimizin -çeşitli alanlardaki- çağdaşlaşma hamlelerinin başlangıcıdır. “Hukuk devrimi, eğitim devrimi, laiklik devrimi, kadın hakları devrimi” gibi atılımlar, cumhuriyetin ilanını izleyen dönemde birbirini izlemiş ve yeni devletimizin temel yapılarını oluşturmuştur. • Devletin bağımsızlığının şartlarından olan sağlam bir ekonomik düzene kavuşmak amacıyla devlet eliyle başlatılan ekonomik kalkınma hamlelerinin, ulaştırma, iletişim, karayolları, köy yolları gibi altyapı yatırımlarıyla birlikte, tarım ve sanayi başta olmak üzere her alandaki planların uygulanması ve geliştirilmesi de cumhuriyetle başlayan süreçlerin sonucudur. *** Bu eşzamanlı hedefler ve gelişmeler saymakla bitmez. Cumhuriyet Bayramımızı kutlarken bunların hangisine öncelik verilmelidir? Hangilerinin öncelikli anılması daha önemlidir? Bu sorunun cevabı basittir: Hepsinin... Eğer bütün bunları bir araya getirecek bir sözcük arayacaksak o sözcük de bellidir: “Çağdaşlaşma”... Cumhuriyetimizin yukarıda hatırladığımız özelliklerinin hepsi sonuç olarak o tek hedefe yöneliktir. Her alanda “çağdaşlaşma” hedefine... Dilerim, Cumhuriyetimizin bu yıl dönümü, o hedefe uygun yeni bir sürecin başlangıcı olur. Bu dilekle, Doğan Yayınları’nın tüm mensupları ve okurlarıyla birlikte, tüm yurttaşlarımızın Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarım.

    devamını gör
    Altan ÖYMEN
  • Tüm dünyaya örnek olan Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde bize bahşedilen Cumhuriyetimizin 100. Yılı'nda, ilimin ve bilimin, özgürlüğün, cesaretin, modernliğin, çağdaşlığın kıymetini, sonsuza kadar bilmek dileğiyle... 100.yılımız kutlu olsun. İlelebet Cumhuriyet!

    devamını gör
    Berin DOĞAN
  • Canım Atam, Türkiye Cumhuriyeti'nde, bu cennet vatanda insan gibi şerefli ve haysiyetli yaşamamıza vesile olduğun için rabbim mekânını cennet eylesin... amin... Rabbim bu memleketin sıralarında, devlet okullarında okuyup bu memlekete hizmet eden benim ve yedi sülalemin, alt soyumun ve isteyen vatansever milliyetçi herkesin canını vakti geldiğinde bu topraklara Türkiye Cumhuriyeti'ne hizmet ederken alsın... amin....Türkiye Cumhuriyetim sen çok ve hür yaşa. Vatan sevgisi imandandır... Saygı, sevgi, minnet ve hürmetle...

    devamını gör
    Şenay GİRGİNEL
  • Cumhuriyetimizin 100.yılını biz kutluyoruz, kıyamete kadar torunlarımız kutlayacak.

    devamını gör
    Halil ERTAN
  • Atam’ın 100 yıl önce söylediği gibi; “Milletin düşmanı yalnız Yunan değildi, bizim bugünkü düşmanlarımız içimizdedir." Cumhuriyetimizin 100. Yılını gururla kutlamamız gerekirken; ne acı ve utançtır ki tarikatların, cemaatlerin, çocuk istismarlarının, eğitimsizliğin, yolsuzlukların, asayişsizliklerin, gölgesinde kutluyoruz. Bugün bizlere özgür bir Türkiye hazırlayanları saygıyla takdir etmeliyiz. Çünkü onlar verdikleri sözü tuttular ve başardılar. Onlar görevlerini yaptılar. Peki ya biz başarabildik mi? Emanetlerine sahip çıkabildik mi? Bizler, özgür, adil, sömürülmeden, nitelikli, kardeşçe yaşamayı başarabildik mi? Vatanı hür ve mutlu bir hale getirebildik mi? Ne mutlu, dünyaya ışık tutan CUMHURİYETİMİZE layık olan memleketimin ilim ve bilgi sahibi memurlarına, siyasetçilerine, yargı, sağlık basın mensuplarına, bilim insanlarına, iş insanlarına, eğitimcisine, öğrencisine, sanatçısına, sporcusuna... İlelebet CUMHURİYET Bayramımız kutlu, ruhlarınız şad olsun. Sonsuz saygı ve minnetle ATAM...

    devamını gör
    Elif Küçük KIRBAŞ
  • Sevgili çocuklarım, sizlere Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutladığımız bu özel günde yazmak istedim. Cumhuriyet demek; milletin kendi kendini yönetmesi demektir. Cumhuriyet demek; kadınların özgürce kendini ifade edebilmesi, istediği mesleği yapabilmesi demektir. Cumhuriyet demek; dünyada tek olan çocuk bayramının kutlandığı ülke demektir. Cumhuriyet demek; Ne kadar yok etmeye çalışsalar da, Köy Enstitüleri ruhunun devam ettiği çağdaş eğitim demektir! Cumhuriyet demek; dinini özgürce yaşayabilen aynı zamanda bunu insanların gözüne sokmadan, menfaat beklemeden ifade eden, farklı inançlara saygı duymak demektir! Cumhuriyet demek; çoğulcu parlamenter sistemle yönetim demektir! Cumhuriyet demek; bilim ve sanatta dünya ile yarışan toplum demektir! Cumhuriyet demek; köylü Gazi Hasan’ın oğlu, işçi Cemal’den doğma Eczacı Celal Özel demektir. Evlatlarım; Cumhuriyeti müdafaa etmek durumunda kalırsanız, “Muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur.”

    devamını gör
    Celal ÖZEL