ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Türkiye'de doğduğum için kendimi şanslı hissediyorum... Ulu önder Atatürk'ün açtığı yolda muasır medeniyet seviyesini aşacağımıza inanıyorum, gençlerimizin bu kapasitede olduğuna eminim...Ne mutlu Türküm diyene :)

    devamını gör
    Ünal USLU
  • Cumhuriyet'in 100. yılını görmüş ve coşkuyla kutlamış olmak çok gurur verici. Öncelikle Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, Cumhuriyetin 100 yıl boyunca güçlenerek ayakta kalmış olmasını sağlamış benden önceki neslin ve yüzlerce, binlerce yıl daha ayakta kalmasını sağlayacak gelecek nesillerin önünde saygıyla eğiliyor ve tüm sevgimi bu mektupla onlara yolluyorum.

    devamını gör
    Ramiz Tuna ÖZDEMİR
  • Sevgili Cumhuriyet; Ben doğduğumda 58 yaşındaydın, şimdi 100... Rize'nin küçük bir kasabasında doğan küçük bir kızın tüm fırsat eşitsizliklerine rağmen Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde okuyabilmesi elbette ki senin sayende... Biz Cumhuriyet çocukları öyle bir sevgi ve umutla büyüdük ki önümüzde hiçbir engel duramadı... Bugün kendi firmasını kurma cesareti gösterebilmiş, hayata umutla bakan, en büyük motivasyonu Atatürk ilkelerine, Cumhuriyet devrimlerine bağlı çocuklar yetiştirmek olan özgür ve mutlu bir genç kadınsam senin sayende. Atatürk devrimlerine ve sana bağlılığımız sonsuza kadar sürecek. Sen çok yaşa, var ol Cumhuriyet...

    devamını gör
    Meliha TUTUCU
  • Böyle gelmiş böyle gider demeyerek, bütün imkânsızlıklara rağmen pes etmeyerek kurulan bu Cumhuriyet'i, böyle gelmiş böyle gitmez diyerek koruyacağız. En büyük özgürlük, vatanına ait dili vatanında konuşabilmektir. Ve biz tüm milli değerlerimizi, milli benliğimiz olan Cumhuriyet'imiz ile birlikte koruyacağız. Cumhuriyet'in ışığında bilim ve edebiyat üreteceğiz. Çünkü her ikisi de ancak özgürlüğün var olduğu toplumlarda olabilir. Ve özgürlük ancak "Cumhuriyet" ile sağlanabilir. Bayramımız kutlu olsun...

    devamını gör
    Şafak ŞAHİN
  • Değerli Cumhuriyet, 100 yılını kutladığın bu özel günü coşkuyla karşılıyoruz. Sen, Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin simgesisin, bize umut ve ilham verdin. Atatürk ve silah arkadaşlarının liderliğinde ülkemizi çağdaş medeniyetler seviyesine yükselttin. Eğitimden sağlığa, sanattan bilime, büyük başarılar elde ettik. Eşitlik ve adalet temelinde bir arada yaşamayı öğrendik. Bugün, daha aydınlık, daha demokratik bir Türkiye hayaliyle doluyuz. Senin mirasına sahip çıkarak bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz. Cumhuriyet, 100 yaşın kutlu olsun. Gelecekteki umutları birlikte inşa edeceğimize dair inancımız tam. Seni sevgi ve minnetle anıyoruz.

    devamını gör
    Enes YOL
  • Dokuz çocuklu bir ailenin en son çocuğu olarak 1954 yılında Ordu ilinin, Mesudiye kazasının, Aşağı Gökçe (eski adı Aşağı Faldaca) köyünde doğdum. Babam Şevket Ekşioğlu tarihe, okumaya meraklıydı, şiir, destan yazardı. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet değerlerine bağlıydı ve tarihi severdi. Annem Hatice Ekşioğlu fındık ağası (Karadeniz’de geniş fındık arazisi sahiplerine ağa derler) kızıydı ve okuma yazmayı bilmezdi (babası annem bir yaşındayken ölünce ağabeyleri kızlar okumaz diye onu okula göndermedikleri için hep “Beni okula göndermediler” diye üzülüp hayıflanırdı). Babam, annem namaz kılardı, Kuran okurlardı. Ailece oruç tutardık, ama babam ayrıca içki içmeyi de severdi, evimizde misafir sofralarında ut çalınır şarkılar, türküler söylenir, şiirler okunurdu, o yıllardan aklımda kalan şiirler vardır, arada okuduğum da olur. Babamın ve annemin bize öğütledikleri şey; namuslu, ahlaklı olun, haram yemeyin nasihatiydi, o yıllarda insanlar çok zengin diye değil namuslu oldukları için toplumda değer bulur, saygı görürlerdi. Evimizde kütüphane bölümü yoktu ama her gün dönüşümlü olarak veya bazen ikisi, üçü bir arada Cumhuriyet, Milliyet, Hürriyet gazeteleri girerdi, Cumhuriyet gazetesinde İlhan Selçuk, Oktay Akbal, Melih Cevdet Anday, Nadir Nadi, Mustafa Ekmekçi gibi köşe yazarlarını okumayı alışkanlık edinmiştim, Ali Ulvi Ersoy’un karikatürlerini merakla incelerdim (yazısız ve felsefi karikatürler beni çok etkilemiştir), Milliyet gazetesinden Turhan Selçuk’un Abdülcanbaz çizgi romanını (hayal gücümü geliştirmiştir) heyecanla takip ederdim, yine o yıllarda biriktirdiğim ve sanat adına çok şey öğrendiğim, Milliyet gazetesinin 15 günde bir verdiği Milliyet Sanat dergisini biriktirdiğim ekleri ciltli olarak kütüphanemde durmaktadır. Ailem ders çalışıp çalışmadığımı denetlemezdi, o yıllarda resim yapmaya olan ilgim yüzünden ortaokul 2. sınıfta kalınca, “Ders çalışmadın, sürekli resim yaptın ve sınıfta kaldın” diyerek resim yapmamı yasaklamışlardı. Gizli gizli resim yaparken yakalanmış ve azar işitmiştim. Zar zor ortaokul ve liseyi bitirip yetenek sınavında güzel sanatları kazanamayınca üniversite puanımla İstanbul’da inşaat fakültesinde iki yıl okudum, tekrar güzel sanatlar sınavına girdim ve Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nun Grafik Sanatlar Bölümü’nü kazandım ve inşaat fakültesinden ayrıldım, okul değiştirmeme ailem hiç karışmadı ve ekonomik destek vermeye devam etti. Eğer bugün uluslararası bir grafik sanatçısıysam bunu ATATÜRK’ün bizlere armağan etmiş olduğu aydınlanmacı, eşitlikçi, özgürlüklere ve insan haklarına saygılı, laik Türkiye Cumhuriyeti’nde doğup büyüdüğüm içindir. Bugünkü koşullarda aynı ailenin çocuğu olarak doğsaydım ne olurdu diye kendi kendime sorduğumda şu cevabı veriyorum: Gittiğim okul, aldığım eğitim, izlediğim medya ile tamamen farklı bir kültür içinde şekillenirdim, tek amacım kendimi geçindirebilmeye odaklı bir iş sahibi olup yaşamımı sürdürmeye çalışmak olurdu. Cumhuriyet’in bana sağladığı olanaklar ve kurdurduğu hayaller için çok teşekkür ederim.

    devamını gör
    Gürbüz Doğan EKŞİOĞLU
  • Türkiye Cumhuriyeti’nin kadın bir ferdi olarak, Ata'mın kurduğu Cumhuriyet'le gurur duyuyorum. Tüm dünyayı kendine hayran bırakan bir lidere sahip olmak, onun izinden yürümek, aydınlık yarınlar için çalışmak benim için şereftir. Karşıma çıkacak hiçbir cehalet unsuru beni bu gururdan mahrum bırakamaz. Var ol Cumhuriyet, yattığın yerler nurla dolsun yüce Atam.

    devamını gör
    Meral SEVEN
  • Bu dünya düzeninde 100. yılımızı kutlayıp ikinci yüzyıla vardığımız bu dönemde, Bu vatanın neden zorluklarla Yüzyıl önce inşasına başlamış olduğunu daha iyi kavrayabilmemiz gerekiyor! Bu kutlu mutlu günü büyük bir coşkuyla kutladık. Birlik olduk, Sevgi seli olduk, Yollara taştık... Türkiye'nin dört bir yanında coşkuyla kutladık! Kimimiz atamızın huzuruna çıktı, Ziyaretine gitti. Kimimiz gerçekleştirilen coşkulu kutlamalara katıldı. Kimimiz çalıştığı yerden kalben o kutlamalara katıldı. Kimimiz evinden çıkamadı, ekranlardan seyretti, coşkuyla kalben o kutlamalara katıldı! Herkesin içinde o coşkuyla birlikte tek bir düşünce belirdi eminim: Türkiye Cumhuriyeti ilelebet kıyamete kadar Payidar kalsın! Bu birlik beraberliği her daim ayakta tutmak hepimizin elinde! Gelecek nesillere daha iyi bir Türkiye Cumhuriyeti inşa etmek boynumuzun borcu! Birlik beraberlik içinde laikliğe sahip çıkmalıyız. Özgürlüğün simgesi Laiklik! Ve Atamız Mustafa Kemal Atatürk ilkelerinin izinden ayrılmamak.

    devamını gör
    Hicran ERTÜL
  • 100. Yılı'nda özgür, eşit, umut dolu; geleceğe akılla, bilimle ışık tutacak Cumhuriyet. Cumhuriyet vazgeçmek değil, mücadele etmektir. Cumhuriyet ayırmak değil, birleştirmektir. Cumhuriyet yok etmek değil, var olanı çağın gerektirdiklerine göre geliştirip ilelebet yaşatabilmektir. Cumhuriyet tekçi değil, çoğulcudur. Cumhuriyet gelecek nesillere kurak, insanların boğulup tükendiği değil, rahat nefes alabildikleri ferah bir ortam sunabilmektir. Cumhuriyet başına gelebilecek her türlü olumsuzlukları görmezden gelip, baştan savmak değil, olabilecek her türlü tehlikeye karşı akılla, bilimle ve iyi bir mücadeleyle tehlikeli durumları yok edebilmektir. Cumhuriyet unutmak değil, hatırlamak ve hatırlatmaktır. Seni unutanı sen unutma, hatırlat ne kadar kıymetli ve güzel olduğunu Cumhuriyet.

    devamını gör
    Semih KAVUK