ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Bugün 09 Ekim. Doğum gününe 20 gün var. Oğlum 2 yaşında, keşke hatırlasa. Peki kutlamalar nasıl olacak acaba? diye düşünürken, “Atam keşke burada olsan!” deyip gözlerimi kapattım. İçim geçmiş, rüyamda inanılmaz bir coşku... Beyoğlu, Tünel’deyim. Meydana kadar her yer kırmızı beyaz. Koşuyorum meydana, içime sığmayan coşkuyla... Meydanda tam ortada, büyük bir sahnede Mustafa Kemal Atatürk. Gözleri ışık saçıyor. Dimdik; arkasında askerlerimiz. “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir.” Cümle tanıdık geliyor. Ardından içimi kaplayan bir hüzün, derken gözlerimi açıyorum. Cumhuriyet Anıtı. Aynı rüyamdaki gibi, Atam ve arkasında askerleri. Anıt Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet Türkiye'sini temsil ediyor. Fark etmemişim bugüne dek. Sonra bir ses: “Anne”. Gözlerimi tekrar açıyorum. Rüya içinde rüyaymış meğer. Evdeyim. Efecim, gel annecim… Hatırlamasan da sana rüya gibi hikâyeler anlatayım. Bir asırlık coşkuyla kutlayalım bu 29 Ekim’i.

    devamını gör
    Ezgi FIRAT
  • YÜZ YILLIK MİRAS

    Cumhuriyetimiz altı yüz yıl boyunca genişleyip sonra küçülmüş, çok uluslu bir imparatorluğun yıkıntıları üzerine yüzyıl önce kuruldu ve halâ ayakta. Oysa yirminci yüzyılda kurulan bazı devletlerin, örneğin Lenin tarafından Birinci Dünya Savaşı ertesinde kurulan Sovyetler Birliği ile Tito tarafından İkinci Dünya Savaşı ertesinde kurulan Yugoslavya’nın parçalanma süreçlerine tanık olduk. Bu süreçler güç koşullarda ve ne yazık ki çatışma ortamlarında yaşandı. Dolayısıyla cumhuriyetimizin değerli mirasına sahip çıkmalı, onu korumalıyız.

    Bu mirasın yazarlar için özel bir niteliği olduğunu düşünüyorum. Cumhuriyet sayesinde ulusal bir dilimiz, giderek yazınsal alanda yetkinleşen bir düşünce ve ifade aracımız olabildi. İlk kitabım Uzun Sürmüş Bir Yaz ile çiçeği burnunda bir yazarken Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü almam yıllardır Paris’te yaşamama karşın anadilimde yazmayı sürdürmemin en belirgin nedenlerinden biridir. Dağlarca’nın deyimiyle “Türkçem Ses Bayrağım!” haykırışına içtenlikle katılıyorum ve bu bayrağı her türlü ters rüzgâra karşın doğru biçimde dalgalandırmamız gerektiğini düşünüyorum.

    Cumhuriyet’in mirasına sahip çıkalım derken yalnızca dilimize değil, laiklik ilkesiyle demokrasiye de sahip çıkmalıyız. Ve ille de şu gerçeği yöneticilerimize defalarca anımsatmalıyız: Ilımlı da olsa İslam demokrasiyle bağdaşamaz. Bu nedenle devlet, eğer gerçekten laikse, her vatandaş için inanca eşit mesafede durmalıdır. Ve dini siyasete alet etmemelidir. Ne yazık ki, bu seçim ortamında laikliğin de, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi, sürekli hırpalandığına, tırpanlandığına tanık oluyoruz. Oysa Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği “muasır medeniyet seviyesi” yüzyıl öncekinden pek farklı değil. Çağdaş uygarlığa erişme hedefi demokrasiyi tüm değer ve kurumlarıyla yaşatmak, daha da geliştirmek anlamına geliyor. Kitapları nedeniyle tam dört kez yargıç karşısına çıkmış bir yazar olarak şu gerçeği Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında bir kez daha anımsatmak isterim: Özgürlüğün olmadığı yerde yaratıcılık da demokrasi de cumhuriyet de olmaz!

    devamını gör
    Nedim GÜRSEL
  • Açtığın yolda, daima izinde yürümeye ant içerim. Ne Mutlu Türküm diyene! Cumhuriyetimizin 100.cü yılı kutlu olsun. nice 100.lere inşallah.

    devamını gör
    Nilgün DİNÇER
  • Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları sizleri minnet ve dualarla anar bize bıraktınız bu vatan için size minnettar ve bu vatanı şerefli bayrağımızı korumak bizim en değerli görevimizdir. Rahmetle anıyoruz.

    devamını gör
    Muhammed Beyazıt YILDIZ
  • Yıl 2023... 100 yıl önce bugün Cumhuriyet ilan edildi. Bugün bunu coşkuyla kutlayamadığımız bir dönemde olsak dahi bugünler de geçecek ve hep dediğimiz gibi Cumhuriyet sonsuza dek devam edecek bu topraklarda. Nutuk'ta yazılanları yaşayarak anladığımız bu zamanlarda yine oradaki “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” cümlesine umutla tutunuyorum. Belki 100 yıl benim hayal ettiğim gibi geçmiyor, inanıyorum biz Cumhuriyeti coşkuyla kutlayacağız çok yakında.

    devamını gör
    Saime HARMAN
  • CUMHURİYET’TE EMEĞİMİZ VE SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ VAR Kurtuluştan kuruluşa Cumhuriyet’te emeği olan kadınların 1850’li yıllardan bu yana süregelen mücadelesinin sayesinde biz kadınlar Cumhuriyet ile var olduk. Cumhuriyet’in harcında yoğrulduk. Kafes arkasından çıkıp aydınlıklara eriştik. İş kadını, doktor, öğretmen, mühendis olduk; kısaca insan sayıldık. Karar mekanizmalarında yer aldık, yaşamlarımız üzerinde birey olarak söz ürettik. Medeni Kanun ile miras hakkından, nafaka ile insan onuruna yakışan sürdürülebilir yaşama; eğitime, ulaşıma ve istihdama kadar yasal mevzuatların koruyucu kalkanı oldu Cumhuriyet bize. Laiklik, muasır medeniyet, Anayasal eşitlik, Medeni Kanun ve birey olma hakları, yani adına kısaca Cumhuriyet kazanımları dediğimiz haklar bizim güvencemizdir. Bu yüzden Cumhuriyet kadın demektir. Ancak bugün kapkaranlık günlerin içinden geçerken Cumhuriyet’e emeği geçen kadınların torunlarına, sizlere seslenmek istiyorum. Sevgili kadınlar, mücadelede yol arkadaşlarım, Cumhuriyet kazanımlarının rahatlığında sandık ki bu düzen hep böyle sürecek. Çok ama çok yanıldık. Anayasa’nın değişmez ilkelerinden Medeni Kanun’da müftüye nikâh yetkisi veren müdahaleye tanıklık ettik. Son 10 yılda kadın mücadelemiz ne yazık ki sadece satıh mücadelesine döndü. Var olanları korumaya yönelik mücadeleyle bugünlere geldik. Bugün Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına az bir zaman kala bu kazanımlar üzerinden siyaset yaparken kadınları kullanan siyasi zihniyet şimdilerde tarikatlar, cemaatler, Hizbullah kalıntıları ve baba mirası üzerinde tepinenlerle kol kola bize gelecek vaat ediyor. Kadınlar ve kız çocukları için vaat edilen cennet, aile kurumunun mütemmim cüz’i olma, erken yaşta evlilik, şiddet sonucu katledilme, güvencesiz yaşam hakkı, iş, eğitim ve sosyal hayattan el çektirmeye kadar varan bir dizi erkek egemenliğinin hayalleri. Yani LAİKLİKTEN vazgeçiş. Cumhuriyet mitinglerinden üçüncüsü İzmir’de ve laiklik için yapılmıştı. Düzenleyicisi olarak daha sonra adım “Laikçi teyze” olarak anıldı. O zamanlar laikliğin kazanımlarını net anlamayanlar için bugün altını önemle çizmek istiyorum: LAİKLİK bu ülkenin kadınlarının nefesidir, yaşam garantisidir. Cumhuriyetimizin vazgeçilmezidir. Sokakta yürürken, eğitime erişirken giydiği kıyafetin, yaşadığı özel hayatın sorgulanmasının önünde benttir. “Boş ol boş ol” denilerek bir köşeye atılmayacağı hukuki güvencesidir. Hangi dine, hangi mezhebe ve hangi siyasi partiye mensup olursanız olun LAİKLİĞİN yılmaz savunucusu olun. Demokrasiden çağdaşlıktan vazgeçmeden mücadele edin. Kadınlar için CUMHURİYET kadın mücadelesine inanan ve siyasi kazanımları hayata geçiren Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkmaktır. O zaman da bu zamandır. Unutmayınız ki, mücadele kazandırır.

    devamını gör
    Canan GÜLLÜ
  • Sayın Gazi Paşa Hazretleri, Ömrünü adadığın Cumhuriyetin artık 100 yaşında. Zorlu mücadele ve zorlu ekonomik duruma rağmen "Umudunu, çalışma azmini, ileri görüşlülüğünü ve idare etme arzunu" asla kaybetmedin. Memleketin dört bir yakasında şeyhlerin, müritlerin, hacıların ve hocaların at koşturduğu bir dönemde memleketin çağdaşlığı uğruna muasır medeniyetler seviyesine ulaşması, din sömürüsünün önüne geçilmesi için ortaya koyduğun laiklik ilkenle bizleri güneşli günlere uyandırdın. Halkın egemenliğini, demokrasiyi, insan haklarını, düşünce özgürlüğünü, Türk ulusunun yüceliğini, halkın katılımını, dinamizmi ve daha nice prensibinle ortaya koyduğun ilkelerin ve inkılapların Türk ulusunun önünü aydınlattı ve aydınlatmaya devam ediyor. Size minnettarlığımızı şükran borcumuzu nasıl ödeyeceğimizin emin olun Türk Gençleri olarak farkındayız. Üretme arzumuz, sorgulama isteğimiz, yerimizde duramayışımızla ülkemizi daha ileriye taşıyacağız söz veriyoruz. Cumhuriyetin 100. Yılı kutlu olsun.

    devamını gör
    Semih İÇSEL
  • Bu Türkiye’min tek bir onur duyduğu, dünyanın kıskandığı ulu önder Mareşal Mustafa Kemal Paşa ATATÜRK'ü var ve ulu önder atam ve silah arkadaşlarına bu Türkiye’nin borcu var. Bizler bu cumhuriyeti kurup özgürce bir birey olarak yaşıyorsak kimse unutmasın ki Atatürk’ümün sayesinde. Mekânın cennet olsun Atam. Nur içinde yat, şunu herkes iyi bilsin ki dünya döndükçe bu cumhuriyet ilelebet yaşayacak. Saygılarımla. 

    devamını gör
    Hakan BURMABIYIK
  • Cumhuriyetin 100. Yılı'na şahitlik etmek şansını yakaladığımız için çok mutluyuz. Atatürk ve bu ülkenin kurulmasında ve bugünlere gelmesinde katkısı olan tüm herkese çok teşekkür eder, daha nice yüzyıllar görülmesini temenni ederim...

    devamını gör
    Esma DEMİR