ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Sevgili cumhuriyet Seninle yaşıyoruz Seninle varız Atammmm İzindeyiz… Kalbimizdesin…keşke seni yaşayabilseydik.. Rahat uyu atam.. Sevgiler ❤️

    devamını gör
    Ayşenur BİRİNCİ
  • Çok sevdiğim Cumhuriyet yeni yaşından sana merhaba demek istedim. Türkiye'nin demokrasi yolundaki en güzel başlığına ev sahibi olduğun ve bizi nesilden nesile gururlandırdığın için sana minnet borçluyuz. Bu ülkenin hem çalışan kadın profiline senin yolunda katkılar sağladığımı hem anne rolünde bu yolda bir minik yetiştirmeye gayret gösterdiğimi en içten sevgilerimle sana iletmek isterim. Senin fikir sahibin ve bizim değişmez Atamız Mustafa Kemal Atatürk'e yeni nesille birlikte hizmet etmekten ötürü çok mutluyuz. Dilerim nice yeni yaşlarında yepyeni umutlarla, birlikte yol alırken buluruz kendimizi ve dilerim dilimizde hep senin namelerin ve de Atamızın öğrettikleriyle bu ülkeye hizmet etmeye devam edebiliriz. Seni yürekten kutluyoruz kıymetli Cumhuriyetimiz ve yüreğimizdeki Cumhuriyet ışığının sönmemesini diliyoruz. Atamızla ve senle pek çok 100 yıl yaşanması dileklerimle... Sevgiler♥️

    devamını gör
    Sevil YARAŞ
  • Bizlere bıraktığın en kıymetli miras, Cumhuriyetimizi kuralı tam 100 yıl, bedenen aramızdan ayrılalı ise 85 yıl oldu Ata'm. Bedenen diyorum çünkü biz çocuklarının gönüllerinde yaşamaya hep devam ettin, edeceksin. Mavi gözlerinin derinliğinde öğrendim vatan sevgisini. Sen benim ilk ve en büyük kahramanımsın. Bize armağan ettiğin Cumhuriyet'in ve bu cennet vatanın çocuğu olmanın, senin gibi bir lidere sahip olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Özlemin her geçen gün büyüyor Ata'm, çocukların seni çok özlüyor. Emanetinin bekçisiyiz ulu önderim. Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe hiç durmadan yürüyeceğimize ant içtik. 100. Yılımız coşkuyla kutlanacak, seni görmeden seven çocukların sayesinde ay yıldızlı al bayrağımız ilelebet dalgalanacak. Başta sen olmak üzere, zorlu Cumhuriyet yolculuğunda sana eşlik eden tüm atalarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz. Nice 100 yıllara!

    devamını gör
    Fatma ÇEVİK
  • Sevgili Cumhuriyet, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başlatmış olduğu hürriyet meşalesinin en büyük ateşi. Destansı kahramanları toprağında yetiştirmiş, geleceğe yön veren çocukları büyüten, geçmişinde savaşlar, darbeler, şehit kanlarının, toprak kokusunun, alın terinin, yetim öksüz bebelerin ağlayışlarının, sakalı terlememiş nice genç delikanlıların, Nene Hatunların, Halide Ediplerin, nice adları bilinmeyen kadın erkek tüm Mehmetçiklerin kutlu zaferi, biz de varız diyenlerin en güzel sesisin. Bu vatanın evlatları 100. yaşını büyük bir coşku, aşk ve zaferle kutlamakta, al bayrağı kucaklamakta biz ilk doğmuş çocuğun heyecanı ile büyük küçük herkesin gururlu bakışlarıyla bu kutlu zaferin coşkusunu yaşamakta... 100. yılımızı ve daha nice yüzyıllarımızı kutlayacağız. Ben bu ülkenin toprağında yetişmiş kadın, bu ülkeye hizmet eden hemşire, 100.yılına denk geldim, sen ilelebet kalacaksın, ben gideceğim. Damarlarımdaki asil kan atalarımın mirası ve gelecek neslimin zafer ve başarısı ile taçlansın. Bayrağım göklere çıksın...

    devamını gör
    Edanur TOKUR
  • Seni çok seviyorum Atam ülkemizi kurduğun için. Cumhuriyet deyince aklıma hep Atatürk geliyor. Büyüdüğümde senin gibi biri olmayı çok isterim. Şu anda 7 yaşındayım. Seni sokağın tavanı kadar çok seviyorum.

    devamını gör
    Kuzey Necdet TEMİK
  • "Cumhuriyet demek; Özgürlük demek, umut demek, gelecek demek, bu Ülke'ye bitmeyen sevda demek benim için. Kolay değil darmadağın, paramparça olmuş bir Ülke'yi geleceği olmayan bir Halkı arkasına alarak Anadolu'mu buram buram yurt sevdasıyla dolu o koca yürekleriyle ve bitmeyen azimleriyle düşmanlardan arındırıp Türkiye Cumhuriyeti'ni kurup bizlere bırakan "ATAMIZ'a" 100 yıl sonra minnet, sevgi, saygı ve özlemle kurmuş olduğu CUMHURIYET'i daha nice 100 yıllara ölene dek onurla severek taşımaya devam edeceğiz. Ata'm senin´de söylediğin gibi" Bizlerinde naciz vücutları, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat kurduğun "Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır." Bizlerden sonra da Evlatlarımız bu ödevi devralacaklardır. Sen rahat uyu! Ne Mutlu Türk'üm Diyene

    devamını gör
    Ekrem GÖKMEN
  • Cumhuriyet’in 100. yılı öznenin, hak eşitliğinin ve aydınlanmanın yüzyılıdır. Bu bağlamda kutlamakta olduğumuz bu önemli sürecin tümünü değil ama çok büyük bir kısmını yaşamış biri olarak bulunduğum kültür ortamından günümüzün kültürel karmaşasına kadar yürüdüm ve bu yolculukta kendimi bir adanmış olarak sahiplendim. Sahiplenmeden daha ötesi Cumhuriyet, onun yaslandığı demokrasi, benim doğduğum dağlarda ümmetten vatandaşa taşıdı bizi. Vatandaş bugün çok kolay telaffuz ediliyor. Hak eşitliği dediğimiz olgu da yine aynı kolaylıkta telaffuz ediliyor ancak bu kavramlara yakından baktığımızda sürü ve kitle psikolojisinin kuşattığı zihinlerden bireysel potansiyeli hayata geçiren bir aydınlanma süreci olduğunu görüyoruz. O nedenle de bizim Cumhuriyet’imiz bizi Doğulu bir toplum kuşatmasından bir dünya toplumuna doğru taşımış, bunu kurumsallaştırmış, bugün söz sahibi olduğumuz dünya için iddialı cümleler kurmuş ve bunu çok büyük bir ölçüde gerçekleştirmiştir. Bu vatandaşlık kavramına benim hayatımdan örnek vermek gerekirse, bizim Cumhuriyet’imiz bizim modernizmimizdir aynı zamanda ve bize demiştir ki artık siz bireysel hakları olan, hukuku olan öznelersiniz, gidin bu dünyayı keşfedin, öğrenin, hayal kurun, hayallerinizi gerçekleştirin. Bu yaklaşım benim ailemde o kapalı toplumun kapılarını sonuna kadar açmış ve gurbet yolculuğu başlatmıştır. Gurbet yolculuğunun çok iyi yönetildiğini söyleyemem. Ama beklentileri, bilgileri ve değerleri çeşitlendirilmiş bir topluma taşımıştır bizi. Nitekim babam 1938 yılında Çetinkaya Erzincan demiryolunun çağrısına uyarak gurbete gitmiş, ondan sonra hiç geri dönmemiştir. İki yılda ya da üç yılda bir kısa süreli köyüne gelmiş tekrar geri dönmüştür. En son babam vefat edince bir kış günü babamı o hep özlediği köyüne götürdük. İşte o gün artık çok şeyin değiştiğini, benim bıraktığım köyün eski köy olmadığını, konakların kapandığını, âşıkların atışmadığını, masal anlatıcılarının etrafında kalabalıkların toplanmadığını, bunun yerine herkesin siyah beyaz bir televizyon alarak dizileri seyrettiğini ve kapılarını herkese kapattığını görmek ağır geldi. O zaman Edward Said aklıma geldi. Onun doğduğu evi ziyarete gittiğinde evin ölçüsünün artık çok küçük geldiğini anlattığını hayretle okumuştum. Aslında ev oradaydı, aynı ölçüdeydi, değişen Edward Said’in boyutlarıydı. Bizimkiler de artık konaklarda masal dinlemek yerine evlerine çekilerek o karıncalı görüntülerin sunduğu dizileri seyretmeyi tercih ettiler. Köyün en büyük sorunu da elektrikler kesildiği için dizileri tam olarak izleyememeleri oldu. Bu durum birileri açısından son derece basit bir hal olarak tanımlanabilir ama içinde yaşayan birisi olduğunuzda ne kadar çok şey kaybettiğimizi ve bir boşlukta yaşamaya başladığımızı algılamak çok kolay. Öteki yanıyla 1938’de gurbete giden babamın, çocuklarını mutlaka okutması gerektiğine olan inancı Cumhuriyet’in ilhamıdır. O inançla benim bütün sezgilerimin önünü açan o insan artık bir Cumhuriyet vatandaşı ve bir Anadolu bilgesidir. Bu bağlamda bakınca; benim birey olarak çağımızın dünyasını tanıyan, kültür ve sanatıyla yakından ilişkisi olan bir özne olarak eski adı Baksı olan köye geri dönüp babama teşekkür edeceğim Baksı’yı inşa etmem Cumhuriyet’in bozkıra armağanıdır diye düşünüyorum. Köy Enstitüleri, Halkevleri, Anadolu’ya sanatçıların gönderilmesi, kültüre yönelik araştırmalar, okuryazarlık oranının yükseltilmesi, kadına seçme seçilme hakkının verilmesi ve yeniye yönelik büyük heyecan büyük aydınlanma girişimlerinin hemen hepsi Cumhuriyet'in ilhamıyla başarılmış projelerdir. Bizim gibi Ortadoğu ve Doğu toplumları için bir Batı’ya geçiş köprüsü oluşturan ya da Batı ile buluşma köprüsü olan Anadolu’nun, halkın, halk ezgilerinin ve anlatılarının önemle ele alınıyor olması da bu aydınlanma hareketinin bir başka yüzünü oluşturur. Bugün içinde yaşadığımız büyük karmaşa, hareketlilik ve çatışmacı çözüm arayışları bulunduğumuz çok kritik toprak parçasındaki çeşitliliğin tehdit olarak algılanması yüzyıl içerisinde aldığımız büyük mesafenin yeterince hazmedilmemesindendir. Onun için artık yüzde yüze yakın bir okur yazar oranı ve kadın erkek eşitliğinin tümden kabul edilmiş olması biçimsel algılamanın ötesine taşınmalıdır ve Cumhuriyet’in ilk 100 yılının bizi getirdiği dünyadan artık yenilenerek bir ikinci yüzyıla geçmemiz gerekiyor. Orada da tüm ümit bireyindir. Çünkü Cumhuriyet bireyi yaratmak istemiştir. Bu görev gençlerindir çünkü Cumhuriyet kendi geleceğini gençlere emanet etmiştir. Kadınlarındır çünkü Cumhuriyet kadını perdenin arkasından aydınlığa çıkarmış, onun eşitliğini bir biçimde kabul etmiştir. O nedenle Cumhuriyet'in bu aydınlatıcı ışığı bugüne kadar bizi Doğu toplumlarının önyargılarından, dogmalarından kurtarmış, barışçıl bir toplum olarak kendimizi tarif etmemizi sağlamıştır. O zaman yaşasın birey, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın gelecek, sevgi ve adanmışlık. Bunlar yeni yüzyılın en büyük itici gücü olacaktır. Kişisel olarak yaptığım her şeyi bu ilhamla yaptım. Bu yüzden Baksı Müzesi benim için bir Cumhuriyet ilhamıdır ve bir Cumhuriyet yapısıdır…

    devamını gör
    Hüsamettin KOÇAN
  • Sevgili Cumhuriyet, İyi ki doğdun! Çocukken hayat bilgisi dersinde sen ve Atatürk ile ilgili konuşmayı çok severdim. Cumhuriyet sayesinde bir daha yedi düvelin topraklarımızı paylaşmaya cesaret edemeyeceğine, bilimde, kültürde, sporda, askeri alanda onları geçeceğimize inanıyordum. Şimdi 100.yaşına girmek üzeresin! Atatürk 1930'lu yıllardaki bir konuşmasında, Türk milletini emin bir istikbal yoluna koymakla kalmayıp asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle yeni bir hayatın müjdecisidir Cumhuriyet diyordu. Atatürklü 15 yılın ilerici hoşgörülü ortamında her birey, eşit hak ve hürriyetlere sahip kılınmıştı. Eğitim, giyim kuşam, hukuk, takvim ve saat, rakam ve harf reformları hızla yapılmıştı. Kendi geleceği ile doğrudan ilgili "yeni insan" ortaya çıkmış ve büyük iktisadi kalkınma sağlanabilmişti. O yeni insanlar bugün bizleriz, ülkemiz için çalışıyor ve onu çok seviyoruz. Daha nice yaşlara erişebil diye temel hak ve hürriyetlerimize sahip çıkıyoruz. Atatürk'ün izinde, geleceğe...

    devamını gör
    Pınar Nazlı KÖPRÜLÜ
  • 29 Ekim 1923-29 Ekim 2023;Cumhuriyet'in ilanının 100.Yılı! Ah Ata’m içimdeki coşkuyu, mutluluğu kelimelere sığdırabilir miyim bilmiyorum. Cumhuriyet özgürlüğüm, Cumhuriyet laikliğim, Cumhuriyet yaşamım, Cumhuriyet huzurum, Cumhuriyet bayramım…Her geçen yıl sana olan özlemimiz ne kadar artıyorsa, bağlılığımız, saygımız, sahiplenmemiz de o kadar artıyor. Öğretmen bir anne babanın çocuğu olarak gösterdiğin ilkelerle büyüdüm, yaşıyorum ve değerlerine her daim sahip çıkarak kızımı da o şekilde yetiştiriyorum. Cumhuriyetimizi daima, her gün, her an yaşıyoruz. Bizim en büyük şansımız senin gibi bir lidere sahip olmak Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Sen rahat uyu Ata’m. Biz hep koruyacağız, gelecek yüzyıllar yine yine yine olacak. İyi ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti!

    devamını gör
    Selin AKTAŞ