
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Ben 1956 İstanbul doğumluyum. Diş hekimiyim. Ailem Ordu Mesudiye Türkköyü kökenli bir aile. Seferberlik diye bilinen Birinci Dünya Savaşı sürecinde ailece iyi bir konumdan dibe vurmuşuz. Cumhuriyet'in ve Atamızın bize sağladığı eğitim fırsatları ile ailemizi yeniden önceki seviyesine yükseltme şansını bulduğum için minnettarım.
devamını görHüseyin ERDOĞAN
Biz kadınlara özgürlük verilen gün, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın ATAM❤️
devamını görZekiye TANRIVERDİ
"Bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir" diyor bir atasözünde. Cumhuriyet budur aslında bizim için. Çocuklarını güven içinde mutlu ve sağlıklı tutabilen koca bir köy... Bu köyde yetiştim ve görev sırası bana geldi. Ey Cumhuriyet! İlk yüzyılında sen bana köy oldun, ikinci yüzyılında da oğluma olacaksın. Ben çocuklarımızı mutlu ve sağlıklı tutmak için görevimin başında olacağım. Köyümüzden kovanlara, sana ihanet edenlere inat yaşayacaksın, yaşatacaksın. Bize güveniyorum. Çocuklarına sahip çıktığımız, coşkuyla kutladığımız nice 23 Nisan'lara...
devamını görHayrullah TÜRKMEN
Sevgili Cumhuriyet, Sana minnettarım! Sana baktığımda neler görüyorum biliyor musun? Ataların önemini, geleneğin gücünü, mayanın belirleyiciliğini ve nicelerini. Sen kimlerin mirasısın? Biz kimlerin temsilcileriyiz? Çok güzeliz çok… Tarihimizle, bugünümüzle, DNA’mızla çok güzeliz. Evet kabul bazı şeyleri elimize yüzümüze bulaştırdık, bazı işlerde çuvalladık ama biliyor musun hep yeniden başladık ve geleceğimize yürümeye devam ettik. Takılıp kalmadık hiçbir realitenin içinde. Senin sofrandan şampiyonlar çıktı, bilim insanları çıktı, sanatçılar çıktı. Senin için çalışan, senin değerlerinle yaşayan, seni geleceğe taşıyan milyonlarca insan çıktı. Senin sokaklarında âşık olduk, senin sokaklarında boylarımızı uzattık, senin sokaklarında oyunlar oynayıp senin sokaklarında şen kahkahalar attık, çok ama çok güzel şarkılar çaldık sokaklarında. Bil ve kıvanç duy! Ben biliyor ve bizimle kıvanç duyuyorum. Ey kendini gerçekleştirmelerin Cumhuriyet’i! Bil, ebediyet makamı seninle… Biz, seninle!
devamını görSerda Kranda KAPUCUOĞLU
Cumhuriyet'in 50. yılında doğmuşum. Onun 100. yılını görmek çocukluk hayallerimden biriydi. Sorunlar yok mu, yığınla var. Hem yurtiçinde hem de çevremizde. Dünya son 50 yılda maalesef daha iyi bir yer olmadı. Ama Selanikli bir yetimin kurduğu, bu sayede bugün Rizeli bir kıyı kaptanının oğlunun liderlik ettiği Cumhuriyet hâlâ dimdik ayakta. Onun temelindeki değerler her sınavdan gururla çıkıyor. 1923'te ne doğru bir iş yapıldığını tarihin algoritması gösteriyor bize... Çok yaşa Cumhuriyet. 150. yılda görüşmek üzere!
devamını görTuna KİREMİTÇİ
CUMHURİYETİMİZE SEVGİLERLE... 29 Ekim günü milli bayram günümüz. Bugünü coşkuyla kutlamamızın nedenleri çok. Hatırlayalım, 29 Ekim 1923 günü başlayan o sürecin sadece birkaç özelliğini: • 29 Ekim 1923, 10 yıl süren bir “savaşlar dönemi”ndeki yenilgilerden sonra, Kurtuluş Savaşımızı kazanıp yeniden bir “bağımsız devlet” olduğumuz gündür. • O yeni bağımsız devletin rejimi -krallık, imparatorluk, çarlık, padişahlık gibi- makamların babadan evlada geçtiği, artık çağdışı kalmış olan totaliter bir rejim değildir. Millet iradesine dayanan bir cumhuriyet rejimidir. 29 Ekim 1923 günü, o yanıyla, en büyük “siyasal devrim”imizi yaşadığımız gündür. • 29 Ekim 1923 günü, aynı zamanda kendi kuruluşu da başlı başına bir devrim olan cumhuriyet rejimimizin -çeşitli alanlardaki- çağdaşlaşma hamlelerinin başlangıcıdır. “Hukuk devrimi, eğitim devrimi, laiklik devrimi, kadın hakları devrimi” gibi atılımlar, cumhuriyetin ilanını izleyen dönemde birbirini izlemiş ve yeni devletimizin temel yapılarını oluşturmuştur. • Devletin bağımsızlığının şartlarından olan sağlam bir ekonomik düzene kavuşmak amacıyla devlet eliyle başlatılan ekonomik kalkınma hamlelerinin, ulaştırma, iletişim, karayolları, köy yolları gibi altyapı yatırımlarıyla birlikte, tarım ve sanayi başta olmak üzere her alandaki planların uygulanması ve geliştirilmesi de cumhuriyetle başlayan süreçlerin sonucudur. *** Bu eşzamanlı hedefler ve gelişmeler saymakla bitmez. Cumhuriyet Bayramımızı kutlarken bunların hangisine öncelik verilmelidir? Hangilerinin öncelikli anılması daha önemlidir? Bu sorunun cevabı basittir: Hepsinin... Eğer bütün bunları bir araya getirecek bir sözcük arayacaksak o sözcük de bellidir: “Çağdaşlaşma”... Cumhuriyetimizin yukarıda hatırladığımız özelliklerinin hepsi sonuç olarak o tek hedefe yöneliktir. Her alanda “çağdaşlaşma” hedefine... Dilerim, Cumhuriyetimizin bu yıl dönümü, o hedefe uygun yeni bir sürecin başlangıcı olur. Bu dilekle, Doğan Yayınları’nın tüm mensupları ve okurlarıyla birlikte, tüm yurttaşlarımızın Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarım.
devamını görAltan ÖYMEN
Cumhuriyetimizin 100.yılını biz kutluyoruz, kıyamete kadar torunlarımız kutlayacak.
devamını görHalil ERTAN
2023 yılına girmişken Cumhuriyetimizin 100.yılını yaşamış olduğum dönemde bu kadar Cumhuriyet için yapılan fedakârlıklar, zorluklar aşılmışken bugünlerde Cumhuriyet'ten 100 yıl geriye gitmiş olmayı asla istemedim. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyetinden çıkılıp korkunç bir düzenin içine düşmüş olmak çok üzücü tüm Türkiye olarak. Dilerim ki çok yakın sürede bu girdaptan kurtulmuş oluruz. Gerçek Cumhuriyeti yaşamış oluruz. Ülkemiz bir felaketin uçurumun eşiğinde; gören görüyor görmeyen görmüyor ama gerçek olan bu. Bir daha bir 100.yıl görme ihtimalimiz belki hiçbirimiz için yaşam anlamında olmayacaktır. Dileğim odur ki 200.yılında bugünlerde olduğu gibi Cumhuriyet esaret altından değil kurtulmuş olup çok daha coşkuyla sahiplenip kutlanmış olsun. 21 yüzyılın karanlığı yok olmuş gitmiş olmuş olur umuyorum. İyi ki Cumhuriyet kadını olarak doğdum, büyütüldüm ve son nefesime kadar da Cumhuriyet kadını olarak kalacağım. Mustafa Kemal Atatürk'e sonsuz teşekkür ve minnet borçluyum.
devamını görSibel ŞİMŞEK ÖZGÜL
100. YILI’NDA CUMHURİYET’E MEKTUP Ne büyük kıvanç, ne büyük onur; Cumhuriyet’in 100. Yılı’ndayız! Onu yozlaştırmak ve hatta yok etmek isteyen her komploya rağmen ayakta Cumhuriyet’imiz. Sadece kuruluşunu yaşayan nesil değil, ondan sonrakiler için dahi o ilk günkü taze anlamı ve derinliğiyle hâlâ hissedilen ve yaşatılan bir devrim Türkiye Cumhuriyeti. Onu dünyadaki diğerlerinden farklı yapan; Atatürk gibi bir dâhinin vizyonu, mücadelesi ve önderliğinde gerçekleşmiş olması. Öyle bir vizyon ki daha Osmanlı ordusunun cepheden cepheye mücadeleye koşan bir subayı iken milleti için ideal yönetim şekli olacağına karar vermiş Mustafa Kemal. Savaşı kazanacağımız çok zayıf bir ihtimal, ülkemize sahip kalmamız aynı derecede soru işareti olan bir dönemde ileriye dönük duyduğu özgüvene, azme ve liderliğinin gücüne inanca bakar mısınız? O, savaşın kazanıldığını, düşmanın kovalandığını ve geride kalan perişan, aç, sefil, çaresiz, cahil, yoksul bir millet için hür, bağımsız, demokratik cumhuriyet kurduğunu hayal edecek kadar emin, kararlı bir lider. Üstelik sadece kendisiyle ilgili değil özgüveni. Yüzyıllardır koyun gibi güdülmeye alışmış, tebaa bir milleti de davasına inandırıp arkasına alıp mücadelede yanında sürükleyeceğinden de emin. Cumhuriyet; bağımsızlığımız, hürriyetimiz, nimetimiz, geleceğimiz, varlığımızın sebebi... Bayrağımızın, inançlarımızın kalesi. Canım Ata’ma, onunla omuz omuza mücadele verenlere sonsuz minnet ve şükranla, nice yüzyıllarda bayrağımızın, hür fikir ve sesimizle dalgalanacağı kutlamalara! Ben, Cumhuriyetimizin nimetlerinin, değerinin ve vatandaş olarak bana verdiği değerin farkında, coşkuyla haykırıyorum ki; Türkiye Cumhuriyetimizi yaşatmak için üzerime düşen hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacağım! Nermin Bezmen
devamını görNermin BEZMEN
