ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Türkiye'min 100. yaşına, Toprağı bir ana gibi sıcacık, bir ana yüreği gibi saran sarmalayan ve suyu, havası, yağmuru bir baba gibi doyuran, bereketli ülkem; sen varsın diye yaşıyoruz. Her anımda, acımda, gözyaşımda, kahkahamda bu ülkenin evladı olma gururunu kaybetmedim, kaybetmeyeceğim de. Ulu önderimiz Atamızın, rehberimiz ana babamızın, neşemiz umudumuz çocuklarımızın, temiz ruhlarıyla ülkemin bereketi hayvanımızın, yeşilimizin, mavimizin, sarımızın, kışımız ve baharımızın, göğümüz ve gönlümüzün her birine tek tek; ilmek ilmek her bir emeğe, aşka sonsuz saygı ve sevgiyle selam ederim... Ruhunda ülkeme ait olma şevkine sahip her varlığın bayramını kutlarım. İyi ki ve ne mutlu ki Türkiye...

    devamını gör
    Nilüfer ARSLAN
  • Atatürk’le ilgili söylenmemiş duyulmamış şey kalmamıştır. Emekli bir ordu mensubu olarak beni en çok etkileyen olaylardan birisi şudur: Çanakkale Savaşı'nda yenilgiye uğramış İngiliz Mareşal William Birdwood, Mustafa Kemal Atatürk'ün sonsuzluğa adım attığı 10 Kasım 1938'de seksen yaşında hasta yatağındadır. Ajanslardan 21 Kasım 1938'de devlet töreni yapılacağını duyar ve doktorlarına törene katılmak istediğini söyler. Doktorlar Mareşal'in ilaçların etkisiyle bilincini kaybettiğini düşünür. Ayağında kangren olduğunu ve kesilme tehlikesi olduğunu, değil Türkiye'ye Londra dışına çıkamayacağını söyler. Mareşal ısrar eder, üniformasını giyer, bir İngiliz birliğini alarak 21 Kasım 1938'de törene katılır. Yürüyemediği için Halkevi'nin balkonunda getirip düşmemesi için arkasına destek, kangren ayağının altına da minder koyarlar ve Atatürk'ü Mareşal üniformasıyla selamlar. 80 yaşında ölüm tehlikesini göze alarak kendisini yenen düşmana karşı böyle bir saygının ölçüsü 5 bin yıllık yazılı savaş tarihinde yoktur. Şimdi Atatürk'le ilgili bütün bildiklerini unutsalar. Savaşlarını, devrimlerini, üstün zekâsını, kurduğu cumhuriyeti unutsalar, yok saysalar, Mareşal William Birdwood'un o asil selamı Atatürk'ün ne saygın ne büyük bir asker, ne büyük bir devlet adamı olduğunu onlara anlatmaz mı!.. Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun.

    devamını gör
    Mithat Atalay YILDIRIM
  • Biz hediye edilişinin 100. Yılında Cumhuriyet'e sımsıkı sarılmış bir birey olmanın haklı gururunu yaşıyorum. Bu gururu bizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun Cumhuriyet’in temellerinin atılması uğruna canlarını ortaya koymuş tüm silah arkadaşlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Cumhuriyetimizin 100. Yılında daha yüksek sesle! İyi ki Atatürk! İyi ki Cumhuriyet!

    devamını gör
    Can KÜÇÜK
  • Ben demokrasi âşığı avukat bir baba ve 1921 doğumlu, hayata 99 yıl boyunca tutkuyla sarılan, yüzlerce öğrenciye ışık tutmuş Cumhuriyet kadını bir edebiyat öğretmeninin kızıyım. Çok şanslıydım ki Cumhuriyet’i hissederek, sindire sindire öğrendim, yaşadım. Küçüklere sevgi, büyüklere saygıyla başlayan öğreti, eğitim vurgusuyla devam etti. Dört kız kardeş olarak hep daha fazla çalışmamız, örnek olmamız, kendi ayaklarımız üzerinde durup ülkemize faydalı olmamız öğretildi. İş hayatında da bir kadın olarak ailemden aldığım Cumhuriyet değerleriyle var oldum ve bu sayede erkeklerle çevrili bir dünyada kendimi daha güvende hissettim, diyebilirim. Yayıncılık sektöründe kadınları duyulur, görünür kılma konusunda bana en büyük ilhamı yine Cumhuriyet verdi. Evimizde her zaman milli bayramlar büyük coşkuyla, aktif katılımla kutlandı. Ata’nın kazandıkları, devrimleri hep anlatıldı, hissettirildi. Demokrasiye sahip çıkmanın bir yolu olarak hep seçimlere katılındı, sandıkların sahibi olundu. İtiraf etmeliyim ki bu Cumhuriyet kuşağı bizlerden daha sıkı sahiplendi Cumhuriyetimizi. Bizler çok şanslıyız, 100. Yıla şahitlik ettik ve biraz da hazıra konduk. İkinci yüzyılımıza geçtiğimiz bu dönemde artık hızlanmamız, koşmamız, coşmamız lazım. Artık neden olmaz’ı değil de nasıl olur’u konuşmalıyız. Yüzümüzü geçmişe değil, geleceğe dönmeliyiz. Kadın sorunsalını erkeklerin de meselesi haline getirdiğimizde, cinsiyet eşitliği yolunda büyük adımlar atmış olacağız. Erkek çocuklarımızı bu bilinç ve duyarlılıkla yetiştirmeliyiz. Kadınlarımızı parlamento dahil, her yerde, her konuda ön sıralarda, aktif olarak görmeliyiz. Ülkemizi daha parlak, adaletli bir geleceğe taşımalıyız. Hızlanmalıyız, gençlere daha iyi örnek olmalıyız. Sanatta, bilimde, teknolojide öne çıkmalı, beyin göçünü tersine çevirebilmeliyiz. Hep beraber medeni yaşam standardını yakalamalıyız. Farklılıklarımız fırsatımız olmalı, bu güzel Anadolu’da hepimize, her renge yer var. Daha çok çalışarak ve paylaşarak büyümeliyiz. Norm Ender’in dediği gibi, Parlasın 100 Yaşındaki Cumhuriyetimiz!

    devamını gör
    Gülgün ADIGÜN ÇARKOĞLU
  • Vatanımın, bayrağımın kutsal ismi, değeri Cumhuriyet...Sana kavuşabilmek için feda edilen her damla şehit kanının hakkını ödeyemeyiz. Atamın, Gençliğe Hitabesinde dile getirdiği her şey maalesef bugün bu ülkede yaşanıyor. Cumhuriyet'in son demlerini mi yaşıyoruz diye korkuyordum. Ta ki bugün kalbimizdeki 100.gurur yılı heyecanını hissedene kadar...Cumhuriyet sen çok yaşa....Bizler gelecek nesillere daha güçlü bir Cumhuriyet bırakmak için tüm gücümüzle savaşacağız. Sana söz Atam...Sana söz Cumhuriyet... Sana söz Çanakkale... Sana söz Türkiye...

    devamını gör
    Naciye YAVUZ
  • “CUMHURİYET” 29 Ekim 1923 te atılan bugün itibari ile yüz yıl olan cumhuriyetin evlatları ve neferleri olarak , yaşanan onca zorluklara badirelerle bu günümüze ulaşan Cumhuriyetimize ,bi ömür asırlar boyu ebediyen ve mütemadiyen ilelebet payidar kalacağına Türk Gençliği adına söz veriyoruz . Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını ve özellikle fedakarlık ve cefakarlık gösteren nice cumhuriyet kadınlarını ( ninelerimiz, annelerimiz ) saygı, sevgi, özlem ve minnetle anıyoruz . YAŞASIN CUMHURİYET 

    devamını gör
    Hasan CEYLAN
  • Sevgili Cumhuriyet, 100. yaşında bize yaşattığın sevgi, coşku ve heyecanı nasıl anlatabilirim bilmiyorum.17 yıllık hayatımda çok fazla deneyimim olmasa da daha önce böyle bir coşku tatmamıştım. Eve dönerken daha bayram gelmeden asılmış bayrakları Ata'mın resmi ile süslenmiş balkonları gördükçe keyfimden dört köşe oluyordum. Eve varır varmaz kocaman bir bayrak asalım hemen dedim. İçimi çok büyük bir heyecan kaplıyordu. İşte o gün gelmişti, 100. Yıl'ı okulumuzda kutlayacaktık. Arkadaşlarım ve ben, hepimiz kırmızı beyaz kıyafetlerimizi giyip süslendik. Okula geldiğimizde hepimizde ayrı bir heyecan vardı. Çok güzel bir programla hep birlikte kutladık bayramımızı. Bayrak sallayıp hep bir ağızdan marşlar söylüyorduk. Asla unutamayacağım bir gün olmuştu. Ata'm bize bu coşkuyu, ülkemizle gururlandığımız bu anıları armağan ettiğin için çok teşekkür ederiz.

    devamını gör
    Aleyna TÜRKMEN
  • 100 YILLIK DOSTA MEKTUP

    Benim kuşağıma tanıdık gelir mektup yazmak, hatta belki en son benimkiler yazdı zaten, sonra da unutuldu gitti… Elektronik mektuplar var epeydir onun yerine, günün gecenin bir vakti çınlayarak geliyor üstelik telefondan, bilgisayardan…

    100 yıllık bir dosta yazmak tuhafmış ama, başa gelmeyince bilinmiyor.

    Belki de bundan sıkıntımız, derdimiz. Tıpkı mektup gibi, Cumhuriyet de yeni kuşak için elektroniği yapılana kadar ilgi çekmedi/ çekmeyecek…

    Neler hedeflenmiş oysa 100 yıl önce bugün… Asırlarca birilerinin kulu kölesi olarak yaşamayı kader bellemiş insanlara eşit yurttaşlık verilmiş mesela, elbet kolay kabullenmemiş insanlar, her başları sıkıştığında bir kurtarıcı aramayı, beklemeyi sürdürmüşler. Oysa Cumhuriyet dediğin zaten tam da bu; insanın kendinin kurtarıcısı olması, kendi gücüne güvenmesi değil mi? Öyle olmasa, bu Cumhuriyet’in kurucusu onu gençlere emanet eder miydi hiç? Gelmez miydi aklına, yaşamını birilerinin köleliğine ses çıkartmadan sürdürenlerin sırtına binmek?
    Gelmezdi ya!

    Gelecek olsa niye uğraşsın, can versin bu uğurda onca insan? Gücüne yaslanır, köleliğe razı insanları korkutmaya devam ederek yaşar giderdi…

    Cumhuriyet paylaşmak demek.

    Tıpkı bizlere eskiden öğretildiği gibi; kederi, mutluluğu, tasayı, çareyi paylaşmak, millet olmak demek. Her farklılığıyla üstelik, birbirinden korkmamak… “Kimsesizlerin kimsesi” olacaksa Cumhuriyet herkesi kapsamalı, insanları kutuplaştırarak kendine padişah gücü isteyenlerle onların yardakçıları hariç…

    Anadolu’da “Akılsız başa devlet konmaz, konsa da uzun durmaz” derler.

    Umalım ki akıl galip gelsin insanın yaşamı boyunca bağnazlıkla sürdürdüğü mücadelede.

    Umalım ki insanca yaşamayı kendine ödev, herkese de hak görsün bu ülkenin yurttaşları. Ayrıştırmaya çalışana direnmekten korkmasın, bu ülkenin ve bu Cumhuriyet’in nasıl kurulduğunu unutmasın hiç…

    İlkinde çok iyi başladık ama sonunu getiremedik, umarım ikinci yüzyılında beceririz Cumhuriyet’e layık yaşayabilmeyi…

    Nice yüzyıllara…

    devamını gör
    Ünsal ÜNLÜ
  • Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun. Atam bana bu şanlı bayrağımızın altında yaşama hakkını verdiğin için çok teşekkür ederim. Kendi hür özgür irademle bu topraklarda yaşayabiliyorsam, görüşlerimi, düşüncelerimi hiç korkmadan dile getirebiliyorsam hepsi senin sayende. Kanımın son damlasına kadar seni, toprağımızı ve bayrağımızı savunacağıma söz veririm. İyi ki Türküm, iyi ki senin evladınım. Ne mutlu Türküm diyene. Ne mutlu ki Cumhuriyet kadınıyım.

    devamını gör
    Elif Ece OYNARGÜL