
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Koskoca bir asır geçmiş Türkiye Cumhuriyeti kurulalı, dile kolay. Cumhuriyetle yaşadığım her gün için minnettarım, okula gidebildiğim için, oy kullanabildiğim için minnettarım. Ülkeme olan sevgim benim damarlarımda akıyor, “Memleketim” şarkısını her duyduğumda ağlayışımdan, bu yazıyı yazarken ağlayışımdan belli. Ben daha üniversite eğitiminin başında bir öğrenciyim ve hayat beni nereye sürüklerse sürüklesin, Türkiye dışında başka nerede bulunup okursam okuyayım, her şekilde, ateş topuna döndüğüm an geri döneceğim. Bu ülke sahipsiz değil, burası benim ülkem. Ellerim her zaman uzanacak buraya, Atam rahat uyuyacak.
devamını görDefne Zeren YÖNDEM
EN ÇOK ATATÜRK’Ü VE CUMHURİYET’İ SEVİYORUZ Cumhuriyet’le, Türkiye Cumhuriyeti 27 yaşında iken tanıştım. Bu tanışma, ilkokul 1. sınıfta başladı. Kayseri’deki okulumuzun adı, “Cumhuriyet İlkokulu” idi. Evimizden, elimde kartondan yapılmış çantamla okula gidip gelirken geçtiğim, şehrin en büyük alanının adı da “Cumhuriyet Alanı”… Evimizde Atatürk’ün fotoğrafı vardı; Cumhuriyet Alanı’nda da “Atatürk Anıtı”… Okulumuzda sabahları Öğrenci Andı’nı hep birlikte söyledikten sonra, öğretmenimiz “Çocuklar, en çok kimi ve neyi seviyorsunuz?” diye sorunca, yüksek sesle “Atatürk’ü ve Cumhuriyeti” diye cevap verirdik. Atatürk’ü, Çanakkale Cephesi’nde düşmana karşı birlikte savaştığı babamdan dinledim. Osmanlı Devleti 1918’de 1. Dünya Savaşı’nı kaybedince, bir zamanlar üç kıtaya yayılmış olan koskoca imparatorluk, Anadolu ve Trakya’da sıkışıp kalmış. Savaşın galipleri ise başta İstanbul ve İzmir olmak üzere tüm Türk topraklarını ele geçirmek istemiş. Atatürk, 16 Mayıs 1919’da, Kurtuluş Savaşı’nı fiilen başlatmış. Topu tüfeği yokmuş ama kurmay donanımı varmış. O gün Bandırma Vapuru ile Galata İskelesi’nden yola koyulmuş. Yanında 18 kişiden oluşan yol arkadaşları bulunuyormuş. Vapurun alt kattaki deposuna dağlık arazide gerekebilir diye Atatürk’ün talimatıyla birkaç adet binek atı bindirmişler. Deniz yolculuğu üç gün sürmüş. 19 Mayıs’ta Samsun’a ulaşmışlar. Karayoluyla Amasya’ya uğrayıp önce Erzurum’da, ardından da Sivas’ta kongreler toplamış. Kurmayı hedeflediği Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel taşlarını Anadolu’da döşemiş. Çetin yolculuğu yaklaşık sekiz ayda tamamladıktan sonra, 27 Aralık1919’da Kayseri üzerinden Ankara’ya ulaşmış. Başkent olmasına karar verdiği, adeta bir Anadolu kasabası büyüklüğündeki Ankara’nın Kalaba semtinde bulunan Ziraat Mektebi’nde karargâh kurmuş. Bir yandan Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile Kurtuluş Savaşı’nı yöneten Mustafa Kemal Paşa, bir yandan da halkın temsilcilerinden oluşacak Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunu planlamış. Bu kuruluş 23 Nisan 1920’de gerçekleşmiş. Kurtuluş Savaşı bütün şiddetiyle devam ediyormuş. Yunan birlikleri Polatlı’ya kadar gelmiş. Mustafa Kemal Paşa, Büyük Millet Meclisi’nin geçici olarak Kayseri’ye taşınmasını kararlaştırmış. Ankara’da marangozlara yaptırılan Meclis başkanlık kürsüsü Kayseri’ye götürülüp lise binasındaki büyük bir salona kurulmuş. Kısa bir süre sonra Türk birlikleri kontrolü sağlamış, başkentin Kayseri’ye taşınmasından vazgeçilmiş. 30 Ağustos 1922’de, Başkomutanlık Meydan Savaşı kazanılmış. Türkiye’nin tapu senedi olan Lozan Antlaşması’ndan üç ay sonra, 29 Ekim 1923’te, Büyük Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti’ni ilan etmiş. TBMM, 1. Cumhurbaşkanlığa da Mustafa Kemal Paşa’yı seçmiş. Evet, Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i çok seviyoruz. Çünkü; * Ümmet idik, ulus olduk. * Tebaa idik, birey olduk. * İnsan hakları ve toplumsal barışla tanıştık. * Kadınlarımız, ikinci sınıf vatandaş olmaktan kurtarıldı. * Arap harflerinden Latin harflerine geçtik, dünyaya açıldık. * Cumhuriyet okulları ve üniversiteleriyle çağı yakalamak için yola koyulduk. * Tekke ve zaviyeleri, yaşam alanımızdan çıkardık. * Kıyafet devrimi sayesinde, çağdaş kıyafetlerle donandık. * Bilim ve teknolojiyle kalkınmayı öğrendik. * Düşünce ve basın özgürlüğünü yaşayarak gördük. * Dış politikada denge siyaseti sayesinde Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” prensibini rehber edindik. * Milli eğitim, milli savunma ve milli kalkınma, bizlere insanca yaşama yolunu açtı.
devamını görHulusi TURGUT
Nasıl bir sevgidir? Hiç tanımadığınız birisine bu kadar bağlı olmak… Nasıl bir saygıdır? Adına laf ettirmemek… Nasıl bir özlemdir? Resimlerini her gördüğünde gözlerin dolu dolu olmak… Vatan, millet aşkını senden öğrendim. O kadar içim “senle” dolu ki kimse söküp atamayacak. Çünkü bazı gerçekler 100 yıl geçse de değişmez. Sevgi, saygı, özlemle… Cumhuriyetimizin 100.yılı kutlu olsun.
devamını görNur GÜRSEL
Cumhuriyet... Geçmişimiz, geleceğimiz, umudumuz; yüzyıl önce bu topraklara ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde atalarımızın bu topraklara ektiği yapraklarından umut, gelecek, sevinç, özgürlük ve bağımsızlık damlayan fidanımız bugün 100 yaşında. Bu fidanı kanlarıyla canlarıyla fedakârlıklarıyla besleyip bugüne ulaştıran atalarımıza, şehitlerimize, gazilerimize ve emek veren bütün vatan evlatlarına dualarımızı ve şükranlarımızı sunuyoruz; ne kadar teşekkür etsek de azdır. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün ve atalarımızın bizlere emanet ettiği bu vatanı, bu cumhuriyeti bizden sonraki nesillere ulaştırmak ve cumhuriyetimizi yüceltmek için tüm gücümüzle çabalamalı, yetiştirdiğimiz nesillere, evlatlarımıza bu aşkı bu sevdayı, bu yüce değeri aşılamalı, nakış nakış işlemeliyiz. Ne mutlu cumhuriyeti yaşayanlara, ne mutlu bu değeri yaşatanlara... Varlığımız Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene.
devamını görErtuğrul CAN
Merhaba, ben Eylem. 19 yaşında sınava hazırlanan, geleceği için çabalayan binlerce gençten biriyim. Ülkemizin bulunduğu durum itibariyle gelecekte ne olur bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var ki o da Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır. Atamın biz gençlere güvenip emanet ettiği bu ülkeyi, canı kanı pahasına koruyacak gençlerden biriyim. Dilerim ki güzel ülkem hiçbir zaman zor duruma düşmez; bize İstiklal Marşı'nı, Çanakkale Türküsü'nü yazdırmaz. Buradan geleceğe sesleniyorum. Siz vatanın evlatları! Olur da gelecekte başaramam, yapamam korkusuna düşerseniz Atamın şu sözlerini hatırlayın, "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!" Nice laik, sevgi dolu, barış dolu yüzyıllara. Hep sevgiyle kalın, coşkuyla kutlayın!
devamını görEylem ERCAN
1989 yılının 29 Ekim'inde Zübeyde Hanım İlkokulu 4. sınıfta okuyan küçük Senem’in şiir defterinden sesleniyorum sana sevgili Cumhuriyet, “Senindir ey cumhuriyet Senindir bu hürriyet Işık saçan bir melek Senden önce padişah vardı elbet Ama şimdi cumhuriyet Senindir bu millet.” Aradan 34 yıl geçti ve tıpkı şiir defterim gibi kirlendi dünya. Ama sen ey cumhuriyet, öyle bir iliklerime işlemişsin ki, o küçük kızın sana duyduğu sevgi; umutlu, kutlu, neşeli bağlılık hiç değişmedi. Hatta şimdilerde iki kızımın yüreğine işlemek için, daha da büyütüyorum seni. Eh bazen de abartıyorum sanki, ama gerekli. Unutmasınlar istiyorum, Türkiye’ye ilk geldiğin günleri. O nedenle bir temrin gibi tekrarlıyorum sürekli; cumhuriyet sensin, senin yaşama, sevme, okuma, gezme, gülme, dans etme hakkın diyorum; koru ve güzelleştir onu, gerekirse savaş onun için. Şimdi 2023 yılının 29 Ekim'inde Evrim Okulu 6. Sınıfta okuyan küçük İda’nın şiir defteriyle sonlandırıyorum sözlerimi. Bakalım beğenecek misin yeni şiirini? “Cumhuriyet özgürlükmüş Sen varsan, vatan mutlu Sen yoksan, mutsuz olurmuş Sen gelince çocuklar güler Sen gidersen solar evler Atatürk başımıza gelince Birden açmış tüm çiçekler Halk demiş ki padişaha yeter Atatürk demiş ki ülkemizi kurtaracağız Geleceği zaferlerle kutlayacağız!”
devamını görSenem KALE
Atam, Senin sayende bu Cumhuriyet 100 yaşına bastı. Sen olmasan nasıl bir devlette, nasıl bir yöneticinin baskısı altında kalacağımızı düşünemeyiz. Korkusuzca girdiğin büyük savaşlarda korkusuzca düşmana attığın adımda sana ne kadar teşekkür atsak azdır. Bu büyük vatanını daha üste taşımak için elimizden gelen ne varsa yapmak bizim en büyük vazifemizdir. Gerekirse canımızı dişimize takacağımızı bilmeni isteriz. Okullarda okunan İstiklal Marşı, saygı duruşu senin ve senin gibi korkusuz şehitlerimiz ve gazilerimiz içindir. Bu şanlı bayrağımızı dalgalandırmak için can verir, kan dökeriz. Anıtkabir'de nur içinde yatman dileğiyle. Bu vatan seni çok özledi Atam.
devamını görAslı Tuğçe AVCI
Sevgili Atam, Cumhuriyet yaşadığım zaman içinde hep bende olacak. Atam ne şartlarda kurdun bu Cumhuriyet'i, teşekkürler. Uzun yüzyıllar kutlamak istiyorum bu bayramı. Bize yaptıkların, kattıkların o kadar çok ki sana binlerce teşekkür. Rahat uyu Atam bu Cumhuriyet bize emanet. Üç kız evladım var, ben annem, torunum sana minnettarız, teşekkürler. Yaşasın Cumhuriyet, nice 100 yıllara. Ayrıca Oksijen gazetesine teşekkürler.
devamını görÖzden Öz
Biz; Cumhuriyete doğmuş, bütün nimetlerinden yararlanmış, okumuş, saygı görmüş, oy kullanmış, mirasını almış, resmî nikahı kıyılmış, sokağa tek başına çıkabilmiş, çalışıp parasını kazanmış, mutsuz olduğu ortamdan, insandan, işten, eşten vazgeçebilmiş “Cumhuriyet Kızları”yız. Tüm bunların olmadığı bir yaşam, bizim için yalnızca televizyonda yaşanır, başka ülkelerin başka hayatlarında…Seni bize armağan eden ATAM’a, bizi sarıp sarmalayan özgürlüğe, mecbur kalırsak seni nasıl koruyacağımızı bize bizzat cephedeki kahramanlıklarıyla öğreten kahraman atalarımıza binlerce teşekkür ediyoruz. Minnetimiz sözcüklere sığmaz. Çok okuyan, tarihini satır satır içine sindiren ATATÜRK’ün, Cumhuriyet'in kızları olarak, bilmekle kalmadık; bir ömür hiç yılmadan öğrettik, destekledik, yeni nesillere aktardık seni. Sen hep yaşa, çok yaşa! Biz ATAmıza söz verdik; sen rahat uyu, bekçisiyiz biz CUMHURİYET’in dedik. Sözümüz söz, ömrümüzün son gününe kadar, kanımızın son damlasına kadar da koruyacağız.
devamını görYasemin GÜRSU
