ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Merhaba, Gaziantep'ten yazıyorum, lise 2'ye gidiyorum ve bu mektubu biri okur mu bilmiyorum. Ama her binada, her binanın her katında Türk bayrağı görmek beni çok onurlandırıyor ve çok gururlandırıyor. Düşününce 700 yıllık saltanattan sonra Cumhuriyet kurmak kolay olmamalı ve biz bu kurulan Cumhuriyetin 100.yılını gördük. Bugünü gördüğüm için şanslı hissediyorum. Ülkenin 4 bir yanından milli duygular içerisinde bir arada bulunmamız beni çok mutlu ediyor, umarım bu milli birlik ve beraberliğimizi hiç kaybetmeyiz.

    devamını gör
    Sevim YILMAZ
  • Kadim dostum, Bir zeytin ağacının gövdesine sırtımı yaslamış, sana bu mektubu yazıyorum. Mektubum eline geçtiğinde bana sitem edeceksin biliyorum, hatta “Gittiğinden beri neden iki satır yazmadın, şimdi mi aklına geldik Emin Efendi?” dediğini duyar gibiyim. Sana yazacağıma dair söz verdiğim halde aylarca habersiz bıraktığım için mahcubiyet içerisindeyim. Yaşadıklarımızı anlatınca bana hak verecek, “Neler yaşamışsın vre!” diyeceksin. Belki de bizim kafilemizle gelmek istemeyip geride kaldığın için sevinç duyacaksın. Seninle vedalaştığımız o gece bana son kez bakışın gözümün önünde. Uzak diyarlarda hayata tutunmaya çalışırken Midilli İdadisi’ndeki anılarımızı düşündüm durdum. Sen aşkını tercih ettin, biz ise yeni kurulan bir ülkenin aşkını. Görüyorsun ya, her birimiz aşkın farklı hallerini tercih ettik. Savaşa, zulme dayanamayıp topraklarımızdan kaçmak zorunda kaldığımız o gece, Midilli Limanı’ndan kalkacak gemiye vardığımızda içler acısı bir sahneyle karşılaştık. Neredeyse bütün ada halkı (sen hariç), onları yeni vatanlarına götürecek bu gemiye akın etmişti. İnsanlar güvertede bir ağa takılıp çırpınan balıklar gibiydi. Validem “Beş çocukla bu gemiye nasıl sığarız?” derken babamı tanıyan bir sandalcı yanımıza yaklaştı. “Arif Ağam, bu gemi karşı kıyıya gitmeyecek, ırak bir limana götürüp bırakacak insanları, isterseniz ben iki çeyrekliğe sizi sandalımla karşı yakaya geçiririm” dedi. Babam bir an bile düşünmeden kabul etti. O gece sabaha kadar epey sarsıntılı, dalgalı, meşakkatli bir yolculuk yaptık. İnsan kendi denizinden korkar mı hiç? Ege Denizi’nin en tekinsiz haline şahit oldum. Sabaha karşı sular duruldu, gökyüzü sancılandı, bin bir renge büründü. Göğü ilk kez böyle yamalı bir kumaş gibi görüyordum. Turuncular pembeler, alacalı maviler, morlar birbirine karıştı. En nihayetinde gün ışıdığında ise karşımızda tüm heybetiyle Kaz Dağları duruyordu. Yeni vatanımıza güneş doğmuştu. Sandaldan indiğimizde Edremit’e varana kadar zeytinliklerin içinden yürüdük, gece olunca camilerde uyuduk. Fırınlar terk edilmiş, köyler ateşe verilmiş, evler kullanılamaz ve harap haldeydi. Girit’ten, Selanik’ten bizden evvel gelmiş ailelerle birbirimize kenetlendik, başımızı sokacak bir yer ve biraz erzak bulduk. Savaşın uğursuz sesi ve insanın ruhuna sirayet eden karanlığı kol geziyordu. Gecelerce bilinmezliğin içinde bekledik. Derken Ayvalık Cephesi’nde savaşmak üzere askere alındım. Yunan ve İtalyan bölüklerine mağlup olduk. Hayatta kalmak için esarete razı geldim. Yunan Komutan Vassili’nin askerleri beni Edremit İlkokulu’nun bodrumuna hapsetti. Günlerce o karanlık ve izbe bodrumda ölmeyi bekledim. Mahalli efeler ve milis güçlerin planları sayesinde esaretten kurtuldum. Behemehal milli cemiyet kurulma çağrısının yapıldığı Edremit mitingine katıldım. Gündüzleri Milli Cemiyet’le, geceleri efelerle planlar yapıyordum. Kalbimizde sadece tek bir umut vardı. Yeni bir ülke kurulacak, Cumhuriyet ilan edilecek. Düşman işgalinden kurtulacağız. Bundan birkaç ay önce Gazi Paşa Cumhuriyet’i ilan etti. Önce düşman işgalinden kurtulmamız, ardından da yeni bir hükümet. Halkı aldı bir sevinç, kahramanlık türküleri, destanlar, marşlar, şenlik ateşleri… Hepimiz yeni kurulan Cumhuriyet’in uzun ömürlü olmasını diledik. Cumhuriyet’in ilanının hemen ardından Muhtelit Mübadele Komisyonu kuruldu, Midilli’de arsa ve evlerimiz için mal beyanatı yapabildik. Böylece oradaki mallarımıza karşılık burada ev ve zeytinlik aldık. Evleri, camileri, limanları yeniden inşa etmeye başladık. Devlet henüz emekleme evresinde bir bebek gibi taptaze. Kadın ve erkeğe eşit haklar sağlanacak, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilecekmiş. Latin alfabesi kabul edilecek, kılık kıyafet devrimi yapılacakmış. Yeni okullar, yeni devlet kurumları açılacakmış. Ve hepimizin bir soyadı olacakmış. Herkes sokaklara taşmış, coşkuyla bekliyor. Ben de yeni kurulan cumhuriyetimize hizmet etme kararı aldım ve Maliye memurluğu sınavlarına başvurdum. Eğer bu mektubum eline geçerse lütfen geciktirmeden bana yaz. Dilerim bir gün yeniden kavuşabilir ve sırtımızı aynı zeytin ağacına yaslarken seninle eski günlerdeki gibi sohbet edebiliriz. Baki dostluk ve selam ile, gözlerinden öperim. Emin. (Gitme Gül Yanakların Solar romanımda anlattığım ve Cumhuriyet’in ilanının gerçek tanığı olan büyükdedem Emin Efendi’nin mektubudur. Belki hayal ürünüdür, belki de değil.)

    devamını gör
    İrem UZUNHASANOĞLU
  • Atamızın büyük emaneti olan Cumhuriyetimiz'in 100.yılına şahit olmuş bir nesilde olduğum için gurur ve sevinç duyduğum gibi, Atatürk'ün gölgesi altındaki ilk yıllarına da şahit olamadığım için üzüntü ve özlem duyuyorum. Bu özlem duygum ne zaman aklıma gelse onun "Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir" sözünü hatırlıyorum. Evet onun yüzünü göremesem de onun fikirlerini ve ideallerini benimsediğim için diyorum ki ben onunla tanıştım. Gençliğe Hitabesinde bahsettiği gibi bizi Cumhuriyet'ten koparmaya çalışan birçok iç ve dış düşmanlarla karşılaştığımız bu zamanda ilk yılından 100.Yılına kadar bu ilkeleri benimseyen ve bu asil emanete sahip çıkabilmiş insanlardan biri olduğumu hissediyorum. Daha kaç Cumhuriyet bayramı görebilirim bilmiyorum ama bu 100 yılda olduğu gibi gelecek daha nice 100 yıllarda dahi tüm engellemelere ve hainlere karşı durabilmiş nice Atatürkçü nesiller olacağından da eminim ve bu yüzden içim çok rahat. Nice 100 yıllara.

    devamını gör
    Orhan ÖZDEMİR
  • Sevgili Atam, Cumhuriyet yaşadığım zaman içinde hep bende olacak. Atam ne şartlarda kurdun bu Cumhuriyet'i, teşekkürler. Uzun yüzyıllar kutlamak istiyorum bu bayramı. Bize yaptıkların, kattıkların o kadar çok ki sana binlerce teşekkür. Rahat uyu Atam bu Cumhuriyet bize emanet. Üç kız evladım var, ben annem, torunum sana minnettarız, teşekkürler. Yaşasın Cumhuriyet, nice 100 yıllara. Ayrıca Oksijen gazetesine teşekkürler.

    devamını gör
    Özden Öz
  • Aziz Atam, İyi ki Cumhuriyet'i ilan etmişsin. Sen olmasaydın bizler de olamazdık diye düşünenler binler, yüzbinler ve daha fazlası.... Her geçen gün, öğretilerin daha da anlamlı ve gerçekçi olduğuna inancımız kuvvetlenerek büyüyor. Sana minnettarım ATAM❤️♥️

    devamını gör
    Muhammed ÇEVİK
  • Sevgili Cumhuriyet, Yüz yaşına bastın. Sevgi dolu, barışçıl, özgür, neşeli, bereketli kutlu nice yüzyılların olsun. İnsan ömrü için çok uzun bir zaman ama bir devlet için çok genç yaştasın. Bebeklikten ergenliğe adım attın, yetişkin olmaya doğru gidiyorsun. Sevgili Cumhuriyet ne badireler atlattın, bebekliğin ne kadar zorluklar içinde geçti. Senin doğumun da çok zor oldu. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından, çok hasta anadan doğdun ve daha emeklerken kendini İkinci Dünya Savaşı’nın ortasında buldun. Açlık, yokluk çektin. Sonrasında da büyük çocuklar tarafından oraya buraya çekiştirildin, hırpalandın. Bütün sıkıntılara rağmen güzelliğinden hiçbir şey kaybetmedin. Çünkü sen Kibele Ana'nın topraklarında doğdun. Onun gibi çok güzelsin, güçlü, yaratıcı, doğurgan, özgür, bilge ve başın dimdik. Işığın hepimize ilham oluyor, yolumuzu aydınlatıyor. Varlığınla hayattayım, özgürüm, çağdaş ve güçlü bir kadınım. İyi ki doğdun sevgili Cumhuriyet’im, seni çok seviyorum. Minnetlerimle.

    devamını gör
    Tülay GÜNAL
  • Canım Cumhuriyet, Emanete nasıl sahip çıkıyoruz tartışılır ama sen Türk milleti için var olan en büyük nimetlerden birisin. Cumhuriyeti olmayan ülkelerin insanlarının durumuna bakınca bunu herkesin anlayabileceğini düşünüyorum ama maalesef içinde bulunduğumuz dönem senin kıymetini hak ettiğin derecede gösteremese de iyi ki varsın. Ne mutlu Türküm diyene. Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın, tüm silah arkadaşlarının ve bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun.

    devamını gör
    Özer
  • "Zor zamanlar güçlü insanları yaratır". Bizler de bu zor zamanlarda Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Cumhuriyet'in yolunda daha güçlü yarınlara yürüyoruz. Onun açtığı yolda bilimle, akılla ve özgürce nice 100 yıllara. Cumhuriyet bize emanet ve daha 100 yaşında... YAŞASIN CUMHURİYET!

    devamını gör
    Şeyma KILCIOĞLU
  • Türkiye Gazeteciler İçin Hapis Ülkesi Olsun İstemiyorum. Özgür Basın, Özgür Türkiye, Gerçek Gazeteciler İstiyorum. 

    devamını gör
    Kerim KÜÇÜK