
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Cumhuriyet olmasaydı çocuklar için bayram olmazdı. Çocuklar gösteriler yapamazdı. Kutlamalar yapamazdık. Atatürk olmasaydı 29 Ekim ve 23 Nisan olmazdı. Söyleyeceklerim bu kadar, görüşmek üzere.
devamını görMelike Neva UMUTLU
Evet, belki Baş Komutan Mustafa Kemal Atatürk'ün yaşadığı zamanlara bire bir şahit olamadık, ama kendisi bize maddi ve manevi büyük miraslar bıraktı. Bu mirasların en önemlisi biliyoruz ki: CUMHURİYET! Dün de, bu gün de bu mirası nasıl koruduysak yarında korumaya devam edeceğiz Atam! Bizlerdeki bu sevgi, bu duygu nasılsa bizlerde bu sevgiyi ve duyguyu çocuklarımıza aşılayarak Cumhuriyetimizi ilelebet koruyacağımıza senin huzurunda yeniden söz veriyoruz. Cumhuriyetimizin 100. Yaş Günü kutlu olsun. Nice Yüzyıllara
devamını görNurgül BOYRAZ
Türkiye Cumhuriyeti’nin kadın bir ferdi olarak, Ata'mın kurduğu Cumhuriyet'le gurur duyuyorum. Tüm dünyayı kendine hayran bırakan bir lidere sahip olmak, onun izinden yürümek, aydınlık yarınlar için çalışmak benim için şereftir. Karşıma çıkacak hiçbir cehalet unsuru beni bu gururdan mahrum bırakamaz. Var ol Cumhuriyet, yattığın yerler nurla dolsun yüce Atam.
devamını görMeral SEVEN
Sevgili Cumhuriyet, bu mektup sana: Sen benim kalbimdesin. Sen bizi yaşattın, biz de seni yaşatacağız. Cumhuriyet kaybedilmeyecek! Seni bize kazandıran kişi Atatürk, Atatürk'e çok fazla teşekkür borçluyuz. Sen bize Cumhuriyet'i verdin, biz de sana kalbimizi verdik. 29 Ekim'de seni kutlayacağız. Gözün arkada kalmasın Cumhuriyet!
devamını görBetül Sena GÜNEŞ
Sevgili Cumhuriyet, özellikle biz kadınlar için önemin daha da büyük. Senin kıymetini senin varlığını tam yaşayamamış hemcinslerim tam ifade edemeyebilir. İzmirli bir kadın olarak, son yıllarda yaşanan, kadını sadece eşya ya da cinsel obje gören bu yönetim zihniyetini 100 yıl önce görüp, bizlere Cumhuriyet'i armağan eden ve bu uğurda kanlarını döken Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını; cepheye mermi taşıyan, bayrak diken, aş yapan tüm kadınlarımızı rahmet ve minnet ile anıyorum. Cumhuriyet bayrağını aynı bilinçle benden sonra gelecek kuşaklara vermek için bu uğurda ne yapmak gerekirse yapan ve yapabilecek bir Cumhuriyet kadını olarak, YAŞASIN CUMHURİYET...
devamını görTayibe ERLERTÜRK
“Kimsesiz çocuklar için ne mümkünse veriniz.” Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te bugün; Açlığın ülkenin utancı olarak görüldüğü, çocukların kimsesiz bırakıldığı, artık işleyemediği topraklarından bir lokma için bilmedikleri şehirlerin gökdelenlerinde canlarını bırakıp yine kendi topraklarına dönenlerin kimsesiz gömüldüğü, kimsesizlerin kimsesi 2023’ün Cumhuriyeti. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te dün; 1925 yılında Uşak’ta bir yetim yurdunda kalan kimsesiz çocuk Aziz, yurda yerleştirildiği için mutludur yurda ziyarete gelen Atatürk’e kimsesizliği şöyle tarif eder: “Babamı şahadet, annemi yoksulluk aldı. Uşak yetimleri adına yüz binlerce teşekkür ve yüz binlerce selam." Atatürk gözyaşlarını tutamaz. Aziz çocuğun, annesini yoksulluğun aldığını söyleme hakkıdır Cumhuriyet, 1928’de Atatürk, Emlak Eytam Bankası'na kimsesizler için yatırılan paranın müjdesini “Cumhuriyetin bilhassa kimsesizlerin kimsesi olduğunu yeniden ispat eden bu neticeyi memnuniyetle takdirinize arz ederim” der alkışlar arasında. Halk için yapılan inşaatları desteklemek ve yetim haklarını korumak için kurulan "Emlak ve Eytam Bankası"nın hakları son olarak bugünün TOKİ’sine geçmiştir. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te bugün; Bugünün TOKİ’si depremde yetim kalan çocuklara, üniversite öğrencilerine, kirasını ödeyemeyenlere bedelsiz konutlar, yurtlar, rehabilitasyon merkezleri, ücretsiz kreşler yapmıyor. Rezidansların, AVM’lerin, imara açılan ormanların, acil kamulaştırılan arazilerin yeni sahiplerinin kimsesi bugünkü Cumhuriyet. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te dün; Mustafa Kemal Atatürk, çocukların haklarını korumak için 1928’de imzaladığı Cenevre Bildirgesi : “Acıkan çocuk beslenmeli, hasta çocuk tedavi edilmeli, terk edilen çocuklar korunmalı, herhangi bir felaket anında öncelikle çocuğa yardım yapılmalı, her türlü istismara karşı korunmalı.” Atatürk çocukları korumak, beslemek, eğitmek, ihmal ve istismarı engellemek için sonradan adı Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu olarak değişen Himaye-i Etfal Cemiyeti’ni kurup, yokluğa, yoksulluğa ve kimsesizliğe savaş açıyor “Kimsesizlerin Cumhuriyeti”nde. Çocukların yaşam hakkı, eğitimi, sağlıklı bir nesil hedefiyle kurulan Cemiyet suç işleyen, dilenen, engelli, kimsesiz, yoksul, ihtiyacı olan her çocuğa kucak açıyor. Talebe sofraları, aşevleri, yetim evleri, bakıcı okulları, hemşire kolejleri... Hatta bir milyona yakın nüfuslu İstanbul’da yetersiz beslenen 6 bin çocuk için Cumhuriyet gazetesine ilan veriliyor “Kimsesiz çocuklar için ne mümkünse veriniz.” 1929 yılının karakışında yoksul çocukların giyimi meselesi tüm ülkenin gündemi. 1930’lu yıllarda, yoksul çocukların eğitimi için Çocuk Kütüphaneleri açıyorlar. Kütüphaneye devam eden çocuklara her akşam, bisküvi, incir ve üzümden bir kahvaltı, oyun oynamaları ve eğlenmeleri için de çocuk bahçeleri kuruyorlar. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te bugün; Bugünün Cumhuriyet’inde çocuklar için okul yemeği yok, 10 milyon çocuk ağır yoksulluk koşulları içinde, 1,5 milyon kız çocuğu eğitim dışında, laik bilimsel eğitim yerine karma eğitim tartışılıyor, yüzbinlerce suça sürüklenen çocuk, milyonlarca çocuk işçi. Her beslenme saatinde arkadaşlarının yanından ayrılıp okulun etrafında beş tur atan 11 yaşındaki Ali’nin mi kimsesi, yoksa okul yemeğine ayrılacak kaynağın aktarıldığı bir avuç zenginin mi kimsesi olmuş bugünkü Cumhuriyet. Bizler hala 95 yıl önce imzalanan Cenevre Sözleşmesindeki çocuklar için okul yemeği kampanyasını sürdürüyoruz. Barınamayan, beslenemeyen artık “geçinmeye odaklanan” üniversite öğrencilerinin mi kimsesi bugünün Cumhuriyeti. Yoksa, onca yıl memleketin kalkınması için çalışan ama bugün çalışmanın huzurunu değil acısını çeken emeklinin mi kimsesi bugünkü Cumhuriyet. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te dün; 1932 yılında “kimsesizlerin kimsesi olsun” diye Atatürk’ün isteği ile kurulan halkevlerinde sağlıklı yetişsin diye çocuklar, sağlık taraması, bir insanın alması gereken besin değerini hesaplarlarmış, öğrenci yurtlarında kalanlar için sıcak yemek, cezaevlerinde eğitim, köyden gelen işçilere barınak kurarlarmış. Şimdi yeniden kimsesizlerin kimsesi olsun diye ikinci yüzyılında Cumhuriyete, 2 yaşında kimsesiz bir çocuk gibi sıkı sıkı sarılarak, örgütlenip, dayanışarak yeniden umutla büyüteceğiz.
devamını görHacer FOGGO
Sevgili .... 29 Ekim 2023'te yazıyorum, gelecek yüzyılda bu mektubu aldıysan cumhuriyet halen yaşıyor demektir, cumhuriyet özgürlüktür. Mustafa Kemal Atatürk'ün bize verdiği emanete sahip çıktık, sıra sizde. İlelebet yaşatmak için sen de sahip çık; bu cumhuriyet kolay kazanılmadı ve ilelebet muhafaza etmek boynumuzun borcudur.
devamını görBurhan GÜDEK
Ne çok şey borçluyuz sana bir bilsen... Bugün ayakları üstünde duran aydın bir kadınsam bunu önce Cumhuriyet'e sonra Cumhuriyet ışığında beni yetiştiren aileme borçluyum. Ve şimdi de aynı Cumhuriyet'in bir ferdi olarak bu haklı kimliği gelecek nesillere aktaracak olmanın haklı gururunu yaşıyorum. 1923'ten 2023'e geçen 100 yılda her geçen gün Cumhuriyet'e olan minnetimiz artarken, Atatürk'e olan özlemimiz ise burnumuzun direğini sızlatıyor. Sevgi ve saygılarımla...
devamını görGökçe GÜREL
Sevgili Yurttaşlarım, Cumhuriyetimizin 100. Yılı kutlu olsun! 100 sene önce ulu liderimiz Atatürk Cumhuriyet'i ilan etti. Türk halkının başına gelen bu Cumhuriyet'i hep birlikte koruyalım, ulu liderimiz Atatürk'e minnetimizi paylaşmaktan vazgeçmeyelim. Atamızın bize emanet ettiği bu Cumhuriyet'i en iyi yerlere taşıyoruz ve taşımaya devam edeceğiz. İnanıyorum ki Türk milletinin dayanağı her daim kendisidir. Atamızın millete olan inancını ilk asrında devam ettirmekteyiz. Yolumuza taş koyanlara inat, Cumhuriyetimize dil uzatanlara inat - Yurtta Sulh, cihanda sulh! Var olsun Cumhuriyet. Dileğim, 200. Yüzyılda da Cumhuriyet'in ve liderimiz Atatürk'ün yolunda devam eden bir nesil yetiştirilmesidir.
devamını görEsra KOÇER
