
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Bugün buradaysak ve özgür ve demokratik bir ülkede yaşayabiliyorsak bunları Atatürk ve silah arkadaşlarına ve cumhuriyetimize borçluyuz. Gelecek yüzyılda çocuklarımız ve gelecek nesillerin cumhuriyeti yaşatması ve Atatürk ilke ve inkılaplarını canlı tutması, ülkemizi nice yüzyıllara taşıması en büyük dileğimizdir.
devamını görEla SEVİNÇ
Sevgili Cumhuriyet, sen olmasaydın herkes istediği mesleği seçemezdi. İstediklerimizi özgür bir şekilde yapamazdık. İçinde bulunduğumuz durum çok kötü olabilirdi. İyi ki varsın Cumhuriyet! 100. yılın kutlu olsun.
devamını görTarık Aras AĞIRMAN
Ulu önder Atatürk, bu önemli günü bize sunmuştur. Bütün zorluklara rağmen o yılmamış. Hiçbir zaman geriye gitmemiş. Hep ileriye, geleceğe dönük olmuştur. Atatürk kendini şöyle tanıtmıştır: "Ben sizden daha üstün değilim. Lakin ben sizden biriyim" demiştir. Bugün milletimizin yeniden doğduğu gündür. Büyük önder Atatürk'ü, onun silah arkadaşlarını, yiğit kahramanlarımızı, cesur gazilerimizi, aziz şehitlerimizi bu kutlu günde minnetle anarız. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
devamını görGökay AKGÜN
Benim, Bizim, Hepimizin Cumhuriyeti 100 yaşında! 1973 ilkokula başladığım yıl. 1973 Cumhuriyetimizin 50. Yılı. Okulun ikinci günü okula geciktiğimde, okulu dolaşıp bütün öğrencilerin sınıfa girdiğini görünce herhalde artık sınıfa girilmez diye düşünerek eve geri dönmüştüm. O gün okul koridorlarını dolaşırken bir çiçeğe benzeyen Cumhuriyet’in 50. Yıl amblemi koridorları süslüyordu. Şu anda bile 50. Yıl marşının dizeleri aklımda: “Müjdeler var, yurdumun toprağına taşına Erdi Cumhuriyetim, elli şeref yaşına” O yıllarda en azından benim için, öğretmenlerimiz ve okulumuz için, Cumhuriyet sanki dün ilan edilmiş gibiydi, öylesine canlı ve çoşkulu bir şekilde 50. Yılı ulusça kutladığımızı hatırlıyorum. O yıllarda bir çocuk olarak Cumhuriyetimizin 100. Yılı her açıdan ileriye, çok daha ileriye ve iyiye ulaşacağımız, bizim için hayal etmesi bile çok heyecan verici bir ütopya idi. 1980’de yaşamının geri kalan kısmını geçireceğim, Cumhuriyetimizin başkentine geldiğimde, Ankara’da yaşayacağımız ilk evimize giden yolda TBMM binasının önünden geçerken Meclis’i ilk gördüğüm an, bugün gibi canlı bir şekilde aklımda. O yılların havası puslu Ankara’sında, arada parlayan bir masal figürü gibiydi benim için Meclis binası. O güne dek hep kitaplarda gördüğüm bu Ankara’ya özgü ve anlamlı simge yapı benim gözümde ülkemizin ve Cumhuriyetimizin somutlaştığı bir anıt yapı olduğu için belki de bu büyük heyecanı duymuştum. Evet bizler yani 1970’lerde çocukluğunu yaşayanlar, kendimizi bildik bileli Cumhuriyetin içine doğan ve onunla büyüyen bir nesiliz. Bizim için Cumhuriyet halkın kendisini yönettiği yönetim biçimi olmanın ötesinde toptan bir yaşam şekli idi. Cumhuriyet bilim, uygarlık, yerlilik, millîlik hepsini kapsayan bir kavramdı. Cumhuriyet bizdik. Cumhuriyet, onun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde belki de başta çok kısıtlı bir topluluğun paylaştığı bir hayalin gerçekleşip giderek bütün bir ulusa mal olmasının, “egemenliğin kayıtsız şartsız Türk milletine ait olmasını” hedefleyen büyük bir ülkünün gerçekleşmesinin öyküsüydü. Biz bu ülkünün süregiden yaşamının şimdi tam 100.yılındayız! Cumhuriyet’in çocukları olarak yapabildiklerimiz ve yapamadıklarımız var. Bizim için önemli olan Cumhuriyet’in ilke ve değerlerine sahip çıkarak toplumsal bir ideal olarak o yörüngede devam etmek. Bu bizler için noktalanacak bir süreç değil, yaşam boyu ardından yürüyeceğimiz bir ideal olarak var olmaya devam edecek. Önce bir insan, sonra bir bilim insanı, bir doktor, bir ruh sağlığı uzmanı olarak Cumhuriyet’in kapsayıcı, herkesi dikkate alan, eşitlikçi, dayanışmacı, destekleyici, birleştirici, özgürleştirici, şefkatli, sevgi ve güven dolu özelliklerinin birey ve toplum olarak bizler için çok önemli ve yaşamsal olduğuna inanıyorum. Cumhuriyetimizin kurucuları, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde her alanda çok önemli kazanımlar sağlayıp bir Cumhuriyet nesli oluşturmayı başardılar. Bizler, bir bütün olarak hepimizin bu emaneti koruyarak hem bizim insanımız ve hem de evrensel insanlık ailesi için yeni güzellikler katarak geliştireceğiz. Cumhuriyet yolculuğumuzun sonsuza dek süreceği inancıyla nice yeni yüzyıllara!
devamını görProf. Dr. Mehmet Hakan TÜRKÇAPAR
İnsanın kendini şanslı hissettiği anlar vardır, benim için Cumhuriyetimizin 100. yılını yaşayabiliyor olmak hayatımın "İyi ki bir parçasıyım" dediğim anlarından. Büyük zorluklar atlatarak geldiğimiz, uğruna büyük emekler verdiğimiz, büyük fedakârlıklar sonucu elde ettiğimiz bugünler gerçekten çok değerli. Bu değerli emaneti bizden sonraki nesillere bırakabilmek ise büyük bir emek istiyor. Bunu başarabilmek ve Cumhuriyetimizi nice yüzyıllara taşıyabilmek umarım ki bizlerin emekleriyle olacak. Cumhuriyetimiz için başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, emek veren herkese derin minnet ve teşekkür de asla unutulmamalı. Daha da ileri gidebildiğimiz, örnek teşkil ettiğimiz nice hür ve mutlu senelere!
devamını görHüseyin Bora Gürer
29 Ekim 1923-29 Ekim 2023;Cumhuriyet'in ilanının 100.Yılı! Ah Ata’m içimdeki coşkuyu, mutluluğu kelimelere sığdırabilir miyim bilmiyorum. Cumhuriyet özgürlüğüm, Cumhuriyet laikliğim, Cumhuriyet yaşamım, Cumhuriyet huzurum, Cumhuriyet bayramım…Her geçen yıl sana olan özlemimiz ne kadar artıyorsa, bağlılığımız, saygımız, sahiplenmemiz de o kadar artıyor. Öğretmen bir anne babanın çocuğu olarak gösterdiğin ilkelerle büyüdüm, yaşıyorum ve değerlerine her daim sahip çıkarak kızımı da o şekilde yetiştiriyorum. Cumhuriyetimizi daima, her gün, her an yaşıyoruz. Bizim en büyük şansımız senin gibi bir lidere sahip olmak Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Sen rahat uyu Ata’m. Biz hep koruyacağız, gelecek yüzyıllar yine yine yine olacak. İyi ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti!
devamını görSelin AKTAŞ
Ben Mustafa Kemal Atatürk deyince, tüm bedenim mutlulukla çalışmaya başlar. Dimağım açılır, damarlarımdaki kan akar temiz gürül gürül. Çarpar kalbim insanca insan için… Adımlarımı güvenle atarım. Omurgam dik dik. Derken birden bire, Yine yeniden tekrarlarım: Hizmet etmek kutsaldır, uşaklık ise bağdaşmaz benimle. Ben daha dün onun kız çocuğuydum. Şimdi Atatürk kadınıyım. İnsanım, eşim, anneyim, üniversitede cansiperane ders veren, bilinçli gençler yetiştiren bir eğitimciyim, Atatürkçü anne ve babanın dantel gibi işlediği vatan sevgisiyle ben sizim, oyum. Uzaktaki yakındakiyim. Bağımsız, egemen, aklı, vicdanı hür, irfanı hür Pınar Ergen Pekel’im. Ben Cumhuriyetin pınarıyım. Ne küresel ısınma ne de dış mihraklar onu kurutamaz. Bizden doğanlar Irmak’tır Akar akar akar, ne mutlu Türküm ne mutlu ne mutlu insanım diye. Orada bir köy var uzakta. Yakında da yerler var. Hepsi bizim. Hepsine gitmek için çıktım yola. Bir baktım arkama, biz geliyoruz akın akın…
devamını görPınar PEKEL
Sevgili Cumhuriyet, 100 yaşına girdiğini duydum. Ulu önderimizin cumhuriyeti gözlerinin içi gülerek büyük bir coşkuyla ilan edişi sanki dün gibi. Senin sayende ülkemize demokrasi, milli beraberlik ve özgürlük geldi. Bize ait olan harflerimiz oldu. Hak ve adalet yerini buldu. Herkes büyük bir coşkuyla bu özel bayramı kutluyor. Masmavi gökyüzünde şanlı al bayrağımız dalgalanıyor. Sana minnettarız. Her şey için teşekkür ederiz. Doğum günün kutlu olsun.
devamını görLavinya TOPAK
Canım ATA'm cumhuriyetimiz 100 yaşına geldi. Sen bu insanlığa ve Türk milletine bahşedilmiş en özel, en ölümsüz ve en kıymetli insansın. Cumhuriyet 500 yaşına da gelse bir gün bile hafiflemeyecek sana olan sevgimiz ve bağlılığımız. Mekânın cennet olsun, nurlar içinde yat.. Nice yüz yıllara inşallah, hep senin izinde ATA'm. Ne mutlu Türküm diyene!
devamını görHafize AKKAYA
