
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Cumhuriyet okula giden kız çocuğudur. Üretimde ve hayatın her alanında var olan kadındır. Eşitliktir. Cumhuriyet üretebilen fikirdir. Sokak ortasında tiyatro. Okul bahçesinde okunan bayrak şiiridir. Denemedir, makaledir. Eğitimdir, bilimdir. Özgürce yarınlara attığın adım, çıktığın basamaktır. Cumhuriyet hürriyettir. ''Ben milletin vicdanında ve geleceğinde hissettiğim büyük gelişme kabiliyetini, bir millî sır gibi vicdanımda taşıyarak, yavaş yavaş bütün bir topluma uygulatmak mecburiyetinde idim'' diye özetlemişti Cumhuriyet'i... Ata'dan miras kalan milli sırrı meşale gibi gönlümde taşıyarak aşkla, gururla ve onurla... Hürriyetimizin 100. yılı kutlu olsun...
devamını görEbru GÜLER
29 Ekim 1923-29 Ekim 2023;Cumhuriyet'in ilanının 100.Yılı! Ah Ata’m içimdeki coşkuyu, mutluluğu kelimelere sığdırabilir miyim bilmiyorum. Cumhuriyet özgürlüğüm, Cumhuriyet laikliğim, Cumhuriyet yaşamım, Cumhuriyet huzurum, Cumhuriyet bayramım…Her geçen yıl sana olan özlemimiz ne kadar artıyorsa, bağlılığımız, saygımız, sahiplenmemiz de o kadar artıyor. Öğretmen bir anne babanın çocuğu olarak gösterdiğin ilkelerle büyüdüm, yaşıyorum ve değerlerine her daim sahip çıkarak kızımı da o şekilde yetiştiriyorum. Cumhuriyetimizi daima, her gün, her an yaşıyoruz. Bizim en büyük şansımız senin gibi bir lidere sahip olmak Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Sen rahat uyu Ata’m. Biz hep koruyacağız, gelecek yüzyıllar yine yine yine olacak. İyi ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti!
devamını görSelin AKTAŞ
İnsan “ben neyim” diye sorduğunda bize ne demek istemektedir? On milyarlarca insan doğup ölerek ne gibi bir boşluğu doldurmuşlardır? Onların amacı bugün yaşayan bizleri doğurmak mı olmuştur sadece? Hayır, insan var olduğu ilk günden bu yana hep varoluşunu sorgulayarak kendisi için bir anlam talep etmiştir. Elli bin yıl ve bin yedi yüz nesil boyunca dil kullandık. Her insan kendi varlığını kendine mesele ederek kendine bir anlam kırıntısı çıkardı ve onu ortak benliğine aktardı. “İnsan yaratısı” dediğimiz şey üst üste yığılarak yapılır, gecekondularda her sene çıkılan bir kat gibi… İnsan kırıntılardan ekli bir anlamlar bütünüyse o anlamlar yapısında Cumhuriyet son kattır. İnsan biyolojik olarak insan olduğunun birinci gününde psikososyal olarak insani olmamıştır. Biyolojik insan bütünsel bir süperorganizma gibi hareket eder. Birbirini doğurur, birbiri için besin verir, kan verir, organ verir, biri öteki için ölür. Psikososyal olarak da insan, her aşamada bir damlacık kadar da olsa var olduğunu hissettiği, ona katkı verdiği, ona dayandığı büyük ve bütünsel bir “ortak benlik” varoluşu içinde insani olur. Nasıl biyolojik insan kendi bedeninde her organ ve hücrenin vazgeçilmez katkısıyla bir homeostazi (içsel denge) kurarsa ortak benliğin kendini tek tek bireyler ve toplumsal düzeyde insani olarak en iyi ve gerektiği gibi var ettiği homeostatik yönetsel düzen de cumhuriyettir. Cumhuriyet var olmak için hem bir toplumsal homeostaziye gereksinim duyar hem de var olduktan sonra toplumda onu sağlar. Cumhuriyetle toplumda içsel denge sağlandıktan sonradır ki, tek tek her insanın önü açılır ve her bir insan psikososyal olarak insaniyet kazanmak güç ve bilgeliğine kavuşur. Düşünen, özellikle de kavramsal olarak düşünen varlıksa insan, insani olmak ne anlama gelir? İnsani olmak erdem sahibi olmak demektir. Peki erdem sahibi olmak ne demektir? Aristoteles’ten öğrendik ki, erdem sahibi olmak demek, doğuştan getirerek değil de daha çok kendini eğiterek insana ve insanlığa karşı iyilik yapmak yeteneği kazanmak demektir. Eğer Cumhuriyet bizi insani, dolayısıyla erdemli yapıyor ise Cumhuriyet’in olmadığı, tek tek insanların özgürce önlerinin açık bulunmadığı ülkelerde toplumda hatırı sayılır bir oran ve yoğunlukta erdem sahibi insana rastlamak imkânsız değilse bile güçtür. Erdemler az değildir ama çok da değildir, saymakla biter: Alçakgönüllülük, nezaket, saflık, mizah, aşk, itidal, sadakat, cömertlik, merhamet, basiret, cesaret, adalet, minnet, bağışlama, sadelik, hoşgörü ve iyi niyet. Bir toplumun bunlardan yoksun değilse bile fakir olduğunu düşünebiliyor muyuz? Erdemini yitirmiş bir toplum sosyal bir çöl haline gelmiş demektir. Erdemler her zaman tekil olarak geliştirilirler ama kişiler birbirini etkiledikçe çoğul hale gelirler. Tekil olarak erdemli hale gelmek için kişinin, kendine dayalı olarak kendi geleceğini kurabilecek sosyal bir ön açıklığına sahip olduğu algısını kesintisiz taşıması gerekir. Erdemin çoklu olması, açıkçası bütün bir toplumun erdemli hale gelmesi için de tek tek kişilerde sosyal olarak bir yan açıklığı, yatay ilişki özgürlüğü algısının bulunması gerekir ki, her tek erdemli kişinin erdemini aktarabileceği ve karşıdakinin erdeminden yararlanabileceği özgür bir ilişki ortamı oluşabilsin. Bütün bunları bize cumhuriyet sağlar. Onun için Atatürk “Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” demiş ve eklemiştir: Cumhuriyet fazilettir. Erdeminizi, insaniliğinizi ve giderek insanlığınızı kaybetmek ve onları kaybetmiş başka insanlarla bir arada yaşamak istemiyorsanız cumhuriyetinizden vazgeçmeyiniz.
devamını görTahir Musa CEYLAN
Bu kutlu yola "Cumhuriyet Fazilettir" diyerek çıktın. Bize ve geleceğe armağan ettiğin en önemli miraslardan biri de fakatsız Cumhuriyettir. Bizler senin ışığında gitmeye her daim devam edeceğiz büyük Atatürk. "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" sözü bizim için her gün içtiğimiz sudan farksızdır.
devamını görYusuf SURAL
Ne diyor Mehmet Akif Ersoy; Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır atanı; Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk ulusuna emanet etmiş olduğu Cumhuriyet’in 100. yılı. Koskoca bir asrı! Bir kadın olarak bana birey olabilme hakkımı vermiş olan Atatürk’e bu mektubu yazmayı borç bilirim. Türkler olmadan dünya tarihi yazılmaz demiş saygıdeğer İlber Ortaylı. Cumhuriyetimizin 100. yılının coşkuyla kutlanmamasının hüznünü yaşadığımız şu günlerde bana bugün bu mektubu yazabilmem için önce eğitim alma hakkını, ardından da düşüncelerimi özgürce ifade edebilme hakkını tanımış olan Atama minnet etmeyi borç bilirim. Artık kulaklarımızda eskisi gibi yankılanmasa da Atatürk’e açtığı yolda, gösterdiği hedefe durmadan yürüyeceğime dair ant içer, söz veririm. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türk’üm diyene! Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun. Saygılarımla…
devamını görEmine Şule TÜRKOĞLU
Atatürk, "biz" demektir. O hepimizin özünde var olan onurlu, özgür, asil bir yaşam arzusunun, en diri fikirlerin sembolüdür. Bitmeyen umut, ayrımsız sevgidir. Bağımsız, refah içinde yaşayan bir millet için tereddütsüz feda edilmiş bir ömürdür. Bu fikirlerin, duyguların kaynağı öyle saf, öyle kuvvetli, öyle zamansızdır ki, yıllar geçtikçe, yok edilmeye çalışıldıkça ekilen tohumlar daha güçlü yeşeriyor. 7'den 70'e hepimizin gönlümüzde coşan sevgi, gözlerimizden taşıyor. Cumhuriyet, eşsiz dehanın en büyük eseridir. Milletine onurlu bir yaşam için sunduğu modeldir. Kimsenin soyuna, sopuna, cinsiyetine bakmadan fırsat eşitliği sunan, bilimin, modern dünyanın, sanatın kapılarını açan, herkesin hakkını veren bir yapıdır. Bu haklar, öyle ileriyi gören bir vizyonla sunulmuştur ki, aradan neredeyse 100 yıl geçmesine rağmen kullandığı hakkın önemini hâlâ kavrayamayanlar var. Atatürk, kalıpları, dogmaları reddeder. Onun değişmez tek bir doğrusu yoktur. Pusulası akıl ve bilimdir. Milletine de bunu öğütler. Milletinin aklına da, yüreğine de güvenir. Cumhuriyetin hedefini muasır medeniyetler seviyesi olarak belirler. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetişsin ister. Türk istiklalini ve Cumhuriyeti ilelebet muhafaza ve müdafaa etme görevini Türk gençliğine verir. Kan gölüne dönen, ateş çemberi coğrafyada, genç cumhuriyetin en güçlü zırhlarından biri, "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesi olacaktır. 100 yıldır bölgede ve dünyada olup bitenlere baktığımızda ülkemizin nelerden korunduğunu görüyoruz. Cumhuriyetin 100. yılında Atatürk'ün vizyonunun, hayallerinin gerisindeyiz. Bunda hepimizin sorumluluğu var. Ancak umutsuzluk yok. Dualite dünyasında her şey zıddıyla görünür. Okun daha ileri gitmesi için yayın geri çekilmesi gerekir. Yeter ki hedefimizi unutmayalım. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Bu uğurda muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.
devamını görSema BİNGÖL
Sevgili Atatürk, Bizler bu ülkede özgür ve bağımsız yaşayabiliyorsak bunu sana borçluyuz. Bunun için sana ne kadar teşekkür etsek azdır. Sen bizim vatanımızın temelisin sen cumhuriyetin ilk başkanısın. Bizim için verdiğin mücadeleyle Türk ulusunu kurulmasına çok büyük katkılar sağladın. Sevgilerimle,
devamını görBurak Kaan ÇETİN
Sevgili Cumhuriyet, Destansı yollarım. Bir dostum: Yaz dostum yaz. Sen de yaz! Dedi bana. Yazdım. Minnetim büyük sana. 100 yıllık aşka neler sığmaz ki? Cumhuriyetle yazıldı kadının adı. Yazılacak çok şey var daha nice. Sanata, sanatçıya verilen değer; topluma ışık oldu. Yol arkadaşımdın! Omuzumda taşıdığım, sıcaklığını sevgiyle hissederek çaldığım kemanımdın. Kollarımda türkülere sardığım bağlamamdın. Yeni neslin bizlere emanet edildiği öğretmeniydim. CUMHURİYET BAĞIMSIZLIKTI! Önünde kağnısı, sırtında bebeği, cephede donarak şehit olan Şerife bacılar hiç unutulmadı. Erk’tin, cesaretimdin. Erk’im olup taşıdım bayrağı, kadın dik duruşumla. Cumhuriyetle destanlaşan! ilkelerinle şanlanan! Gecenin parlayan yıldızı, ayın ak çizgileriyle bayraklaşan bir tarihin gururu yaşanmakta şimdi. Yolun açık olsun CUMHURİYET. ATAM! Sen rahat uyu. Devrimlerin hep yaşayacak. Sen rahat uyu MUSTAFA KEMAL’im! Bestelediğin; “CUMHURİYET SENFONİSİ” SONSUZA KADAR ÇALINACAK...
devamını görNurhayat AMARATOĞLU
Sevgili Atam: Aslında sana hislerimi değil birkaç cümleyle anlatmak için yıllarımı verirdim. Senin en sevdiğim özelliğin asla yılmaman, başkalarının laflarına aldırmayıp doğruyu yapmandı. Senin yaptıklarını duyunca öyle gururlanıyorum ki anlatmaya ömrüm yetmez. Biliyorum şu an dünyaya gözlerini kapattın ama hâlâ ATATÜRK ÇOCUKLARI`nın kalbinde yaşıyorsun. Aslında sen birkaç basit kelimeyle değil, altın harflerle yazılmalısın. Seni görmeyi, sesini duymayı öyle çok isterdim ki. Atam belki beni görüyorsun ve hatta duyuyorsun ama şunu asla unutma, sen, benim hatta benim gibi birçok çocuğun gönlünde yatıyorsun. MUSTAFA KEMALLER ÖLMEZ. Sonsuz sevgilerimle.
devamını görÖmür Eymen ÇELİK
