ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Atamızın kurduğu Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatmak bizim en kutsal, en büyük görevimizdir. Atamızın yolumuzu aydınlatmak için açtığı ışık yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. Ne mutlu Türküm diyene...

    devamını gör
    Didem Sivuran
  • Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene!

    devamını gör
    Murat SARI
  • Bugün, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çağının ötesinde bir anlayışla kurduğu çağdaş, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yaşını büyük bir mutluluk ve gururla kutluyoruz. Bir asırlık Cumhuriyet tarihinin yarısına eşlik etmiş bir sanayi topluluğu olarak, kurulduğumuz günden bu yana en önemli önceliğimiz her zaman, sahip olduğumuz en değerli mirası, Cumhuriyetimizi ve onun değerlerini korumak ve yüceltmek oldu. Her zaman dile getirdiğimiz gibi, üretim odaklı gruplar ülkemizin en büyük zenginliklerinden biri. Bu inançla yarım asırdır her koşulda ülkemiz için katma değer yaratmak, istihdamı artırmak ekonomimizi güçlendirmek için çalıştık. Tüm bunları yaparken Atatürk’ün her zaman öncelik verdiği toplumsal hayatın gelişimine ve refahına destek olmak için çalışmalarımızı sürdürdük. Bundan böyle de ülkemiz için ekonomik ve sosyal fayda yaratma gayesiyle çalışmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet’in ikinci yüz yılında, Türkiye’nin genç ve dinamik insan gücüyle, potansiyelini tam olarak ortaya koyup daha iyi konumlara yükseleceğine inanıyoruz. Ülkemizin bu noktaya ulaşması için bizler üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Çünkü biliyoruz ki, tarihte eşine rastlanmayan bir bağımsızlık destanı yazan Millî Mücadele’nin kahramanlarından aldığımız bu kutsal emaneti gelecek nesillere layıkıyla teslim etmek, en önemli sorumluluğumuz. Bu vesileyle başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden tüm gazi ve şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

    devamını gör
    Ali KİBAR
  • Senin yolunda Senin fikirlerini idrak etmiş bir Türk kadını olarak minnettarım. Tüm bu uğraş içinde senin yanında olan tüm Yol ve silah arkadaşlarına minnettarım. Ne mutlu Türküm diyene Ne mutlu senin gibi Ataya Daima ve kalıcılıkla Her zaman Her yerde Sonsuza kadar sen ❤️

    devamını gör
    Nurcan GÜNAY
  • Merhaba sevgili milletim, Öncelikle Cumhuriyetimizin 100. yılı ulusuma kutlu olsun. Daha nice 100 yıllara huzurla, barışla... Bu vesileyle basta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına bu uğurda mücadele veren, şehit düşen tüm şehit ve gazilerimizi şükranla anıyor, teşekkürlerimi bir borç biliyorum. Bu ülkede birçok mücadele verildi. Her anlamda küllerimizden doğduk. Gelecek nesillere bunu hele ki bu zor geÇen 20 yılda iyice anlatmak bizlerin vatandaşlık görevi oldu. Bu son 20 yılda Türkiye Cumhuriyeti çok zor koşullardan geçiyor. Yüce Atatürk'ün gençliğe hitabesinde bahsettiği tüm konular adete linç edilerek gözler önüne seriliyor. Kanlarımızla kazanılan yurdumun her karış toprağı araplara hunharca peşkeş çekiliyor. Köylüm, çiftçim, esnafım, öğretmenim, doktorum ve halkım adeta yoksulluğa terk ediliyor. Son 20 yılda bu ülkeye tek bir fabrika dahi kurulmadı. Var olanlarda maalesef Araplara satıldı. Ülkede hak hukuk adalet ayaklar altında.

    devamını gör
    İpek AKTEN
  • Ailemizdeki Cumhuriyet kuşağının son temsilcisi babaannem Sevim Ertuna’nın gözünün dolduğunu bir kez gördüm hayatımda: 10 Kasım 1938’de, Atatürk’ün öldüğü haberini alan 11 yaşındaki öğrenci halini yıllar sonra bana anlatırken… Doğduğum aile bir Cumhuriyet inşasıydı ve buna minnettardı. Subaylar, devlet memurları ve öğretmenler; İstanbul’daki hayatlarını farklı zamanlarda Cumhuriyet’in merkezine, Ankara’ya taşımış orta sınıf mensupları… Üniversite yıllarında aileye karşı mesafe, resmi ideolojiye karşı şüphecilikle harmanlandı. Bir başkaldırı olmasa bile, sert bir sorgulamanın hayata giren yeni dostlar ve kitaplar üzerinden tedavülde olduğu dönemdi. Üstelik 90’ların sonu 2000’lerin başına denk gelen bu dönem, popüler entelektüel alanın post-modernizm akımlarından beslenip memlekette ters giden her şeyden Cumhuriyet ve kurucu kadroyu suçlayan isimlerin medyada ve kültür sanat hayatında tekelleştiği zaman dilimiydi. Kısa sürede bu rüzgarın bir karşı iktidar mücadelesinin boğucu fırtınası olduğu ortaya çıktı. En azından bizlerin nezdinde. Seçtiğim meslek olan gazetecilikte tercihim dış haberlerdi. Afganistan’a, Pakistan’a çatışmaların bir türlü sonlanamadığı Irak’a gittim. Arap halkları kendilerini on yıllardır demir yumrukla yöneten liderlerini devirmek için sokaklara döküldüğünde Tunus ve Mısır’daydım. Protestoların küresel ve bölgesel güçler tarafından rejim değişikliği için birer kaldıraç olarak kullanıldığı dönemde vekalet savaşının kavurduğu Libya ve Suriye’ye defalarca yolculuk yaptım. Gazze, Batı Şeria ve İsrail’de güvenlik, insan hakları ve demokrasi arasındaki kırılgan bağı, özgürlüğün bedelini sorguladım ve dini öğretilerin toprak ele geçirme ve insan hayatına kast etmede nasıl araçsallaştırıldığına tanık oldum. Cumhuriyet’in ve laikliğin ne anlama geldiğini esas olarak onların yokluğunda, on yılı aşkın süren bu savaş muhabirliği döneminde anladım. Her ne kadar aşındırılmış ve örselenmiş olsa da her ne kadar evlatları arasında ayrımcı uygulamalara yol açan bir şekilde kurumsallaştırılsa da büyük bir bereketin olduğu kadar büyük belaların da coğrafyası olan bu bölgede bir yaşam alanı açtığına tanık oldum. Temel aydınlanma değerlerinden beslenen bu inşa projesinin kısa sürede tedavüle sokulan karşı devrimci müdahalelerle özünden ve ideallerinden uzaklaştırılmasına karşı panzehrin, bir sonraki yüzyıla havale edilen kof bir revizyonizm değil, eşitlikçi bir restorasyon olduğunu kabul ettim. 1938 10 Kasım’ında “şimdi bize ne olacak?” diyerek gözyaşı döken o genç kız belki bir zamanlar oldukça naif gelirdi. Onu ancak yıllar sonra anlayabildim.

    devamını gör
    Can ERTUNA
  • Sevgili Cumhuriyet, Dile kolay, 100 yıldır bizimlesin. Teşekkür ederiz. 100 yıl boyunca, her şeye rağmen, varlığınla bize umut ve neşe verdiğin için minnettarız. Kapıyı çarpıp gitmediğin, bizden vazgeçmediğin için sana çok teşekkür ederiz. Bunu da seni bizimle tanıştıran Atatürk'ün hatırına yaptığını düşünüyorum. Yoksa kim dayanabilir ki bu kadar kargaşaya ve görmezden gelinmeye? Bize ilham ve umut kaynağı olan bir tarih yazdığı için de Mustafa Kemal Atatürk'e sonsuz kere teşekkür ederiz. Bize bıraktığın her emanete sahip çıkmak ve senin izinden gitmek sözüyle, nice yüzyıllara! Cumhuriyet'in 100. yılı kutlu olsun!

    devamını gör
    Eren GÜLMEZ
  • Alp Er Tunga'dan Bilge Kağan'a, Tuğrul Bey'den Alparslan'a, Melikşah'tan Fatih Sultan Mehmet'e ve milleti için kendini feda etmiş nice atalarımızdan Mustafa Kemal Atatürk'e kadar kahramanlar yetiştirmiş ve onlardan aldığımız mirası Cumhuriyet'le taçlandırılmış bir milletin mensubu olmakla gurur duyuyorum. Defalarca yok olacağı düşünülürken defalarca küllerinden doğan bir milletin bir kez daha şahlanışıdır CUMHURiYET. Damarlarımızdaki asıl kandan aldığımız güçle Atatürk'ün armağanı olan Türkiye Cumhuriyeti'ni sonsuza kadar yaşatmak biricik gayemiz ve görevimizdir. Bu vatanı kuran, koruyan, yükselten, bu vatan için can veren bütün atalarımızın ruhu şad olsun.

    devamını gör
    Emel Soyer BİLGİÇ
  • Sevgili Cumhuriyet, Öncelikle kendin kadar temiz bu beyaz sayfayı bana ayırdığın için çok teşekkür ederim. Dile kolay 100 yaşındasın. Umarım daha nice güzel yüzyıllar olur önünde. Cumhuriyet nedir diye soracak olanlara işte budur diyebilirim belki: Cevabıdır dünyaya asil bir neslin Umududur küllerinden doğan milletin Mutluluğun resmidir çizilebilen Hürriyetin meşalesidir yakılabilen Ulu önder Atatürk ve beraberindekilerin hediyesi Rüyaların gerçek olduğunun bir göstergesi İstikbalin göklerdeki parıltısı Yurtta sulh cihanda sulhun anahtarı Egemenliğin kayıtsız şartsız aidiyeti Teşekkürler yüzyıllık mucize ve ötesi

    devamını gör
    Necip GÖZÜAÇIK