ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu vatan uğruna canlarını veren nice şehitlerimiz, Cumhuriyet'e giden yolda en ufak emeği olan güzel insanlar... Sizler rahat uyuyunuz. Atatürk'ün açtığı yolda ışık olmaya, onun ilke ve inkılâplarına sonsuza dek bağlı kalmaya, nesilden nesle sizleri anlatmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet'ten ayrılmayacak, emanetiniz için çok çalışıp ona her zaman sahip çıkacağız. Bu güç bizim damarlarımızdaki asil kanda mevcut. ATAM seni anlatmaya kelimeler yetmez. Üstün zekân sayesinde cephelerde uyguladığın savaş tekniklerini, düşmanına bile değer veren güzel kalbini, vatana bağlılığını, özgür ruhunu, pes etmemeni, başarılarını vb. ailecek kitaplardan okuduk, belgesellerde seyrettik. Bu bakımdan her an kalbimizde, baktığımız her yerde, özgürlüğümüzde, kısacası her şeyde sen varsın. Sizlere bir hayat, bir yaşam borçluyuz. Haklarınızı bizlere helal etmeniz dileğiyle. Ruhunuz şad olsun. CUMHURİYETİMİZİN 100. YAŞI KUTLU OLSUN. DAHA NİCE YÜZYILLARA.

    devamını gör
    Çiğdem Yavuz ARSLAN
  • BENİM İÇİN CUMHURİYET Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yaşında, 21 yaşında üniversite öğrencisi bir genç olarak Cumhuriyet’i düşündüğümde, aklıma gelen ilk kelimeler eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi. Mustafa Kemal Atatürk’ün ve yoldaşlarının kurduğu Cumhuriyet’e, ilkokuldan anımsadığım ilk törenlerden beri her zaman büyük bir minnet ve bağlılık duyarım. Hayallerimden vazgeçmemeyi, her zaman iyilik ve gelecek için mücadele etme cesaretimi Cumhuriyet’e borçlu olduğumu düşünüyorum. Ülkemiz Cumhuriyet tarihi boyunca zorlu dönemler görmüş olsa da bu toprakların halklarının hayatları her zaman dayanışmayla, omuz omuza mücadele ederek geçti. Otizmliyim, hafızam birçok insana göre daha kuvvetlidir. Belki de bu yüzden adalet arayışının da barış mücadelesinin de, birlikte yaşayabilme talebimizin ve özgürlük ihtiyacımızın da nasıl hiç azalmadan devam ettiğini hayatım boyunca çok farklı olaylardan anımsıyorum. Ben bu ülkenin geleceği için çok endişelenen ama sözünü söylemekten hiç sakınmayan milyonlarca gencinden sadece biriyim. Şimdi, tarihimizin en karmaşık dönemlerinden birini bitirmek amacıyla, Cumhuriyet’in biz vatandaşlara sağladığı eşit haklara ulaşmak için dayanışma ve özveriyle yan yana, omuz omuza geleceğimizi kurmak bence 100 yaşına ulaşan Cumhuriyet’e verebileceğimiz en güzel hediye olacak. 14 Mayıs 2023’te bir vatandaş olarak ilk kez oy kullanacağım. Ayrımcılıktan uzak bir sosyal yaşamda, özgür, eşit, demokratik, adil ve barış içinde bir Türkiye Cumhuriyeti hayalimiz için her zaman mücadele etmeye devam edeceğime söz veriyorum. Yaşasın Cumhuriyet!

    devamını gör
    Nâzım Özgün AFŞİN
  • Ebediyetle taçlanan bir mirasın 100. yılına… Bağımsızlık, özgürlük, eşitlik… Tüm bunlara ancak kadınların da sahip olmasıyla muasır medeniyetler seviyesine yükseleceğimize inanan bir liderin ve silah arkadaşlarının verdiği mücadelenin 100. yılını gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Bugün; bir kadın, iş dünyasının bir üyesi, temsil ettiğim kurumun sıkı sıkıya tutunduğu değerlerin toplumdaki sözcülerinden biri olabildiysem bunun temeli 100 yıl önce bu topraklarda Halide Edip, Nene Hatun, Safiye Ali ve nicesiyle atıldı. Bu yüzden bir kadın olarak, bu büyük mirası korumanın ve daha da ileriye taşımanın sorumluluğunu hissediyorum. Cumhuriyetimiz, kadınlar için çağdaş ve eşit bir yaşamın kapılarını araladı. Toplumsal cinsiyet eşitliği için günümüze ışık tutan adımlar atıldı. Atatürk'ün önderliğinde seçme ve seçilme hakkı pek çok Avrupa ülkesinden önce Türk kadınlarına verildi. Eğitimde, işte, siyasette, sosyal hayatta kadının var olduğu her alanda sesinin daha gür çıkması Cumhuriyet'in en büyük arzusuydu. Evet, Türk kadını güçlüdür, akıllıdır, mücadelecidir ancak ne yazık ki geride bıraktığımız yıllarda ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda gerçekleştirilen reformlar bazen sesimizi bastırdı, hatta bazen kazanılmış haklarımızda geriye sarmamıza yol açtı. Kullandığım bu ifadeler tek bir kadın için bile umutsuzluğa yol açmasın. Her ne kadar olumsuz süreçlerden geçsek de Cumhuriyet’in yeni yüzyılını kaygımıza rağmen; gururla, umutla, birliktelik duygusuyla karşılıyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu Cumhuriyet, Anadolu’nun bir köyünde tarlada çalışan bir çocuğun doktor olma hayalini gerçekleştirecek kadar umut dolu; bir kız çocuğunun 300 tonluk uçağı uçurabilecek koşullara ulaşabildiği kadar gerçek. Bu yüzden 100 yıl önce imkânsızlıklar içinde kurulan bu Cumhuriyet'e olan sorumluluğumuzla, "Coğrafya kaderdir" demeyenlerin izinde, umutsuzluğu, cesaretsizliği, akıl ve bilimin dışında kalan tüm düşünceleri arkamızda bırakarak geleceğe bakıyoruz. Biz, 1952 yılında kurulan ve bugün 8 binden fazla çalışanıyla Türkiye’nin en köklü grup şirketlerinden biri olarak bir yarısı, diğer yarısı ile eşit haklara sahip olmayan toplumun ilerlemesinin mümkün olmayacağına inanıyoruz. Cumhuriyet'in yeni yüzyılında da Kadınların Cumhuriyeti’ne varmayı hedefliyor, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı bir kadın meselesi değil, demokrasi meselesi olarak görüyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, “Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.” İşte, yüzyıl önce teşhisi konulan bir hastalığı iyileştirmek bizim elimizde. Şimdi sırada geçmişin gücüyle, gelecek nesile olan borçluluğumuzla çalışmak, durmamak, hep ileriye uzanmak var. Geleceğin aydınlığıyla yeni yüzyılımızı parlatmanın tam zamanı… Nice aydınlık ve eşit yüzyıllara...

    devamını gör
    Ümit BOYNER
  • Sevgili Türkiye'm, Dile kolay, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde bir yüzyılı geride bıraktık, önümüzde daha nice yüzyıllar var. Atamızın ilkeleri ve fikirleri bize ışık tutmaya devam edecek bu yolculukta. Bu güzel ülkenin insanlarının ve özellikle gençlerinin enerjisi, tutkusu, kendini geliştirme ateşi hiç sönmesin, artarak devam etsin. Dünyanın neresinde olursak olalım yaptığımız işlerle, çalışkanlığımızla, onurumuz ve liderliğimizle örnek olalım çevremize. Gençlerimizin en değerli hazinemiz olduğunu hiçbir zaman unutmayalım, oğluma her baktığımda bunu görüyorum. Atamızın bizden istediği gibi “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" gençler yetiştirelim. Türk gençlerinin potansiyeli teknolojinin gücü ile birleştiğinde yeni yüzyılda dünya çapında ses getiren birçok başarıya imza atacaklar, eminim. Doğum yüzyılın kutlu olsun Türkiye'm!

    devamını gör
    Onur KOÇ
  • O biri Bir yangın çıkar, bir yerlerde. Biri söndürmelidir. Biri söndürecektir... Yani, inşallah... Bir sıkıntı çıkar, bir ailede. Biri çözmelidir. Biri çözecektir... Yani, inşallah... Birileri zor durumda kalmıştır. Biri yardım etmelidir. Biri yardım edecektir... Yani, inşallah... O “biri” olmazsa, dünya dönmez... O “biri” olmazsa, anlam kalmaz... O “biri” olmazsa, yaşam boşlukta asılı kalır... Dağılmıştır bir halk. Zayıf düşmüştür, vücut. Biri iyileştirmeli, biri birleştirmeli, biri toparlamalıdır. Olanaksız gibidir. Ama “biri” yapabilecek midir? Bu topraklarda o “biri” Mustafa Kemal Atatürk’tür... Ümitsiz ve çaresiz kalmış bir halkın dualarının karşılığıdır... Kimsenin kaldıramayacağı yükün altına giren, boş sözlerle kimseleri kandırmayan, bir cerrah hassasiyeti ve dehasıyla, doğrudan hastalığın kaynağına yönelen ve bu sırada kendi yaşamını ortaya koyan o “biri” O’dur... Nicesi ne yapacağını bilmez haldeyken, ne yapacağını bilen, nice gözlerin görmediğini gören ve “imkânsız"ı “yere indiren”... O “biri”ni anlamak için, akıl, vicdan ve feraset gerekir... Her babayiğidin harcı değildir, oturduğu yerden ahkam kesmeyi bırakıp, “biri” olmanın öyle kolay olmadığını ve bu haliyle onun tırnağı dahi olamayacağı gerçeğiyle yüzleşmek... Bu topraklar üzerinde yaşayan vefa sahibi varlıkların o mirasa baktıklarında hatırlayacakları “biri” varsa; kim olduğu bellidir... O “biri” ki, bedeni ortadan kalktığında dahi, diri görünenlerden daha “diri”...

    devamını gör
    Çağrı DÖRTER
  • Güzel cümleler kurmayı becerebilen birisi değilim ama cumhuriyetin getirdikleri ve getirebilecekleri ile güzellikleri görebileceğime inanıyorum. Okuyan herkese selamlar olsun. Yaşasın Cumhuriyet 

    devamını gör
    Yunus Emre ARISOY
  • CUMHURİYET’E, Gelecek yüzyılın cumhuriyet çocuklarına; Cumhuriyet’in 100. yıl dönümündeyiz. Zor şartlarda ve imkânsızlıklar içinde, ellerimizle yarattığımız Cumhuriyet, özellikle son 20 yılda çok büyük saldırılara uğradı. Ne yazık ki Cumhuriyet’le birlikte elde ettiğimiz tüm kazanımlarımız tehdit altında. En temel hakkımız olan yaşam hakkımız dahi yok ediliyor; liyakatsiz yönetimler bizi hiçe sayıyor. Siz çocukların eğitim hakkı gasp ediliyor. Gençlerimiz, çocuklarımız eşit koşullarda eğitim göremiyor. Sağlık hakkımız artık ticarethane gibi işleyen kurumların ellerinde. Bozuk sistemin içinde hem hastalar hem de fedakâr doktorlarımız, hemşirelerimiz ayrı ayrı zarar görüyor. Özel hastanelere imkânı yetmeyenler sürünüyor, hayatını kaybediyor. Düşüncelerimizi açıkça söylediğimizde, toplanıp ifade ettiğimizde bize düşman gibi davranıyorlar. Oysa Cumhuriyet değil miydi bize düşüncelerimizi ortaya koyabilmek için toplanıp yürüyüş yapma özgürlüğü veren? Şimdi adalet dahi arayamıyoruz. Esaret altındaki mahkemelerde suçluları değil, hak arayanları cezalandırıyorlar artık. Ve tüm bunlar olurken basın da bağımsızlığını yitirdi. Gerçekleri anlatmaktan korkmayan basın kurumları ise tüm zor şartlara rağmen halkın doğru bilgi ve haber alma hakkından mahrum kalmaması için adeta savaşıyor. Çok üzgünüm bunları sizlere anlattığım için. Çok üzgünüm değerlerimize böyle saldırıldığı, geldiğimiz bu halden bahsettiğim için. Özür dilerim kendi adıma, kontrolü bu kadar kaybedip meydanı gericilere, sömürenlere bıraktığımız için. Size bir Cumhuriyet kadını olarak söz veriyorum. Artık silkelenme vakti. Artık ayağa kalkma vakti. Artık bu Cumhuriyet’i emek ve dayanışmayla taçlandırma vakti. Cumhuriyet kadını olmaktan her zaman gurur duydum. Tüm bu gerici, insanı ve emeği hiçe sayan tutumlara rağmen hâlâ özgürüm. Bu nedenledir ki kendimi bildim bileli, sımsıkı sarılırım Cumhuriyet’in aydınlanmacı, ilerici değerlerine. Şimdi tırnaklarımızla kazıyarak elde ettiğimiz seçme ve seçilme hakkımız sayesinde kazanımlarımızı güçlendirmek adına hem seçmeye hem seçilmeye gönüllüyüm. Bu uğurda elini taşın altına koymuş kadınlardan biriyim. Sizin aydınlık yarınlarınız için yeniden kazanacağız laikliği… Eğitimin ve bilimin öncülüğünde eşit şartlarda eğitim almanızı sağlayıp, taşıyacağız ülkemizi olması gereken yere. Kadınlar güçlerini daha çok koyacaklar ortaya. Ve biz sokaklarda, meydanlarda daha özgür, daha kardeşçe, daha bağımsız olacağız. Nasıl ki en zor şartlar altında doğduysa bu Cumhuriyet, şimdi de 100. yılından itibaren daha da güçlendirip bilimle, eğitimle, akılla yürüyeceğiz gelecek yüzyıllara. Değerlerimize sımsıkı sarıldık, dayanışmamız ve emeğimizle daha güzel yarınlar kuracağız. Cumhuriyet’in 100. yaşı en çok sizin için kutlu olsun. Yaşasın Cumhuriyet.

    devamını gör
    Mısra ÖZ
  • Bu yıl Cumhuriyet'in 100. yıl dönümünde kızım Sude Suna sordu, "Anne sen de mektup yazdın mı, hiç kaçırmazdın?" dedi... Yazmadığıma çok üzüldüm...şimdi yazıyorum...Ben Türk olmaktan gurur duyuyorum. İnşallah ileride torunlarım bu yazıyı okurlar...Sonsuza dek Mustafa Kemal Atatürk'ün izindeyiz... Bu vatanın toprakları kolay kazanılmadı... Bunu hiç unutmayın evlatlarım, torunlarım.., İlelebet bu Türk tarihindeki topraklar böyle kalacaktır. Bizler Türk'üz ve bundan gurur duyuyoruz... Ne mutlu Türküm diyene... Ülkemi çok seviyorum... Başka bir Türkiye yok... sevgili kızlarım MÜBERRA TORUN VE SUDE SUNA TORUN'UN çocukları ya da bundan sonraki gelen ve hiç tanıma imkânım olmayacak torunlarım, sizleri seviyorum... Siz benim canımsınız, kanımsınız. Rabbim sizleri hep mutlu etsin... Bu dünya bir gölgelik kadar kısa... Hiçbir şeyi kafanıza takmayın. Hep mutlu olun, sağlığınıza dikkat edin ve bu ruhta bir büyükannemiz varmış, bu dünyadan geçmiş diye hep gurur duyun.

    devamını gör
    Emel TORUN
  • 100. yılına yakışan coşkuyla karşılayamadığımız yâr; insanlık adına utanç duyduğumuz günlere denk gelişin ya da sana hakkını veremeyen seçilmiş yönetimin bahanelerine sığınmadan gözlerinden öptüğüm. Babamın, anamın, çocukluğumun, çocuklarımın, onların çocuklarının umudu sevgili. Dün yoklukta kazanılmış, bugün varlıkta yok sayılmaya çalışılan gururumuz, onurumuz. Seni hayal edip hayata geçiren Gazi paşamın yadigârı. Başımızın dik duruş sebebi. Gönlümüzün ferahı. Ağzımızın tadı. Kurucu liderimin de Hitabe'de bahsettiği ("Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.") kötü günlerde umudum. Var ol. Nice 100., nice 1000. yıllarda var olman dileğiyle. Yürekten selamlar. Ne mutlu Türküm diyene!

    devamını gör
    Fuat YÜCEL