ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Atamın emaneti, başımızın tacı, kırmızı beyaz ülkemizin en güzel aydınlığı, seni ilelebet yaşatmak için ant içiyoruz. Atamızın her fikri bir ışık. Cumhuriyet hepimizin, 100.yılımızı gururla, minnetle kutluyoruz. Daha nicelerine... 

    devamını gör
    Müge Uygun TANYELİ
  • Payidar kalacak olan, Türk gençliğine bırakılan ve Türk gençliğinin en ulu ülküsü olan Türkiye Cumhuriyeti, nesilden nesle aktarılarak ilelebet yaşayacaktır. Ey Cumhuriyet'in şerefli gençleri, işte Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanet ettiği bu kutlu ülküsü her daim biz Atatürk gençliği tarafından korunacaktır. Ona zarar vermeye, karalamaya, kaldırmaya çalışanları bilgeliğimiz ve çalışkanlığımız ile yerle bir edip, bu kutlu Cumhuriyet'i, Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi ilelebet yaşatacağız. Gençlik Cumhuriyet'e, Cumhuriyet gençliğe emanettir.

    devamını gör
    Kerim Efe ABANOZ
  • "CUMHURİYET KADINI OLMAK" Anadolu’nun kadim topraklarında kadınların varlık mücadelesi Cumhuriyet’in ilanından çok önce başlamış olsa da, Cumhuriyet’in devrimleri benim bir kadın olarak bu ülkede yaşamamın, kendi başıma özgürce ayakta durabilmemin, “ben de varım” diyebilmemin güvencesi oldu. Bu ülkenin insan hakları ve demokrasi karnesi hiçbir zaman yüksek notlarla dolu değildi belki, ancak son 21 yılda devletin sosyal güvencesinden uzakta, demokrasi, eşitlik, adalet ve özgürlüğe dair Cumhuriyet’in sağladığı yaşamsal haklarımızdan neredeyse tamamen mahrum bırakıldık. Biz kadınların bu topraklarda var olma mücadelesi, yaşam hakkımızı savunmaya kadar derinleşti. Karşımıza çıkarılan engeller, boynumuza asılan yaftalar, duyduğumuz hakaretler, gördüğümüz şiddet hiçbir şekilde bizi doğru yolumuzdan döndürmedi. Sadece kendimiz için değil, çocuklar ve gençler başta olmak üzere ülkede hak mağduriyeti yaşayan herkesin hakları için önce biz kadınlar direndik. Bir Cumhuriyet Bayramı gününde bu ülkeye yeni bir vatandaş doğurmuş bir Cumhuriyet kadını, yalnız bir anne olarak hayat mücadelemin taşlarını Cumhuriyet’in bana sağladığı haklar sayesinde döşediğime inanıyorum. Tam da bu yüzden yaşam hakkım başta olmak üzere, o haklardan herhangi birini elimden almaya kalkacak her zalimle mücadele etmeye devam edeceğim. Zor zamanlardan geçerken, ihtiyacımız olan dayanışma, sağduyu ve iyiliğin bu toprakların rengârenk insan mozaiğinde saklı olduğunu biliyorum. Gerçek bir Cumhuriyet’in nasıl aydınlık bir gelecek imkânı sunacağına dair inancımla, kolektif bir bilinçle, direniş, dayanışma ve umutla Cumhuriyet’in 100. Yaşını coşkuyla kutlayacağımıza yürekten güveniyorum. “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz!” Çok yaşa Cumhuriyet!

    devamını gör
    Müzeyyen İrem AFŞİN
  • CUMHURİYET’E MEKTUBUMUZ VAR

    Ben, 29 Ekim 1943’te doğmuşum. Cumhuriyet’in 100. yılı, benim de hayatımın 80. yılı oluyor. Ben bu tarihte hep iki mutluluğu bir arada yaşarım. Küçüktüm. Fatih’teki parkta havai fişek gösterileri vardı. Annem, ablam ve ben tramvayla parka gittik. Benim için, doğum günüm nedeniyle bu kadar masrafa girmelerine şaşırdım. Yıllarca 29 Ekim kutlamalarını, benim doğum günüm kutlamaları sandım. Ta ki küçük arkadaşım Selahattin bana: “Oğlum seninle alakası yok, Cumhuriyet Bayramı için bunlar” diyene kadar.

    Çok şeyi başardı Cumhuriyet. Ümmetten millete geçişin temelleri atıldı. Mustafa Kemal ve arkadaşları çok çalıştılar. Lozan’la da ülkemin konumu resmiyete bağlandı. Artık bir Türkiye Cumhuriyet’i vardı dünyada. Bir liranın doksan sent olduğu bir ülke. Lozan derken İsmet İnönü’yü ve arkadaşlarını anmadan geçemem. Onlar Cumhuriyet’in kurucu kadrolarıdır. Cepheden Cumhuriyet’e yürüyen yolda büyük emek verdiler. Hepsine gönül borcumuz var. Ta Çanakkale’den başlayarak Ankara’ya uzanan yolda ve de çok kısa sürede büyük yol kat etti Cumhuriyet. Harf devrimi, kıyafet devrimi, sanayi devrimi (ki Atatürk tarıma dayalı sanayi düşüncesinde büyük işler yaptı) devrin sıkıntılı koşulları altında başarılması çok güç olan işlerdi. İkinci Dünya Savaşı’na ülkeyi sokmayan devrin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, salt “Lozan Kahramanı” olarak değil, Atatürk’ün en yakınındaki ikinci adam olarak da büyük işler yapmıştır. Ülkemizde demokrasinin kuruluşunu başlatmış, bu uğurda kendi siyasi hayatını riske atmıştır. Onun, “Evet, ben kaybettim ama demokrasi kazandı” sözü önemlidir.

    100. yılında bu güzel bayramı bize armağan eden Atatürk ve onun arkadaşlarına şükran borcumuz var.

    devamını gör
    Müjdat GEZEN
  • Değerli Cumhuriyet, 100 yılını kutladığın bu özel günü coşkuyla karşılıyoruz. Sen, Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin simgesisin, bize umut ve ilham verdin. Atatürk ve silah arkadaşlarının liderliğinde ülkemizi çağdaş medeniyetler seviyesine yükselttin. Eğitimden sağlığa, sanattan bilime, büyük başarılar elde ettik. Eşitlik ve adalet temelinde bir arada yaşamayı öğrendik. Bugün, daha aydınlık, daha demokratik bir Türkiye hayaliyle doluyuz. Senin mirasına sahip çıkarak bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz. Cumhuriyet, 100 yaşın kutlu olsun. Gelecekteki umutları birlikte inşa edeceğimize dair inancımız tam. Seni sevgi ve minnetle anıyoruz.

    devamını gör
    Enes YOL
  • Sevgili atam bize cumhuriyeti armağan ettiğin için sana ne kadar teşekkür etsek az. İyi ki bize cumhuriyeti kurmuşsun biz yaşatacağız

    devamını gör
    Ecren KESKİN
  • “ÇAĞDAŞ UYGARLIĞI YAKALAMAK VE AŞMAK” İnsanlık tarihinde 100 yıl çok kısa ve düz bir yoldur. Ama bir devlet için yeterince uzun ve karmaşık ayrıntılarla, güçlüklerle doludur. Elbette o ayrıntılarda birtakım anlaşmazlıklar veya görüş ayrılıkları olsa bile Cumhuriyet’e giden yolu açan bağımsızlık savaşına katılan kahramanların fedakârlıkları ve efsanevi zaferleri sonsuza kadar unutulmayacaktır. Aynı şekilde kurtuluşun ve kuruluşun öncü lideri ile kahramanlar kuşağının mirası ulusal ve evrensel değerler, 100 yıl sonra canlılık ve geçerliliklerini koruyabiliyorlarsa bu muhteşem bir kadirbilirliktir. Rütbe ve makam farkı gözetmeksizin, kadın-erkek-çocuk ayırımı yapmaksızın her birine ayrı ayrı şükranlarımızı, teşekkürlerimizi sunuyoruz. Cumhuriyetimizin aziz yurttaşları her geçen yıl yenilenen ve güçlenen bir bağlılıkla vatanın özgürleştirilmesi; ulusal ve evrensel değerleri koruma ve inşa sürecinde sorumluluk alma gayretlerini sürdüreceklerdir. Türk Milli Mücadelesi’nin ve Türk aydınlanmasının en büyük eseri “Türkiye Cumhuriyeti” üzerine düşünürken (muhasebe yaparken) bütün yaşananların, her şeyiyle “bizim tarihimiz” olduğu hakikatine kendimizi alıştırmalıyız. 100 yıllık zaman diliminde cumhuriyetimizi yöneten hükümetlerimizin büyük meziyetleri kadar kimi önemli kusurları da olduğunu biliyoruz. Dün olduğu gibi bugün de yurttaşlar olarak farklı inançlarımız, düşüncelerimiz, beklentilerimiz vardır ve olacaktır; ama hepimiz aynı geminin yolcularıyız. Cumhuriyetimizin 100 yıl önce kuruluş sürecinde belirlenen stratejik hedeften hiçbir şekilde sapma gösterilmemelidir. Kurucu liderimiz Kemal Atatürk’ün özgün anlatımıyla “çağdaş uygarlığı yakalamak ve aşmak” olarak gösterilen bu stratejik hedef titizlikle sürdürülmelidir. Ancak bu stratejik hedeften ayrılmadan bütün yurttaşlarımızın insan haklarına dayalı bir hukuk düzeninde yaşaması herkes için erişilebilir kılınabilir. Cumhuriyetimizin ikinci 100 yılında “geniş” düşünen, “bol” üreten ve adaletine “güvenilen” bir cumhuriyetin yurttaşları olmak bize daha çok yakışacaktır.

    devamını gör
    Prof. Dr. Hikmet ÖZDEMİR
  • 100 yıl sürdü, 1000 yıl da sürecek. Türkiye Cumhuriyeti ebediyen devam edecek!

    devamını gör
    Mehmed EMİN
  • Cumhur ve Aitliği, Yüzyıllardır alışılagelmiş alışkanlıkları yıkmaya devrim, bunu yapan yürekli insanlara devrimci denir. Her ne kadar bu kelime belli bir siyasi görüşe ait gibi görünse de… İşte Cumhuriyet böyle bir devrimcinin büyük uğraşlarla verdiği mücadelenin ürünüdür. İşte bu Cumhuriyet, gecesini gündüzüne katan bir kişinin siyasi, askeri dehasının bir ürünüdür. İşte bu Cumhuriyet, milletini arkasına almış bir liderin kurmuş olduğu bir devletin yönetim biçimidir. İşte bu Cumhuriyet özgürlüğün simgesi... İşte bu Cumhuriyet halkın hür sesi... İşte bu Cumhuriyet vicdanın adaletle tesellisi... İşte bu Cumhuriyet 101. atışlık top seslerinin yegâne paresi... Geleceği gören, ufkuyla bizleri aydınlatan, fikirleriyle gidişatımıza yön veren bir liderin torunlarıyız. Bizler var oldukça bu yolda yürüyeceğimize ant içtik. Lakin ben Atatürk ü seviyorum, ülkemi seviyorum cümlelerini sözde değil özde yaşatmak gerek. Yaptığı işi layıkıyla yapanların Cumhuriyeti kutlu olsun. Nice 100 yıllara!

    devamını gör
    Sinan Kıvanç KARADOĞAN