
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

"Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen milletler, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar." Ne zaman ki umutsuzluk, çaresizlik, bitkinlik ve karamsarlık benliğimi ele geçirse ve iş yapamaz durumda bıraksa, çalışma masamın duvarına iliştirilmiş bu dahice söylem ve dikkat dolu uyarı, her daim üzerimdeki tozu silkelemiştir. Ata'nın bilim insanı titizliğiyle ilmek ilmek ördüğü, sanatçı estetiğiyle muhtelif inkılaplarla süslediği, anne şefkatiyle sarıp sarmaladığı Türkiye Cumhuriyeti, her Türk'ün geleceğe umutla ve şevkle bakması için yeterli olan yegâne eserdir. Tüm insanlığa arkasındaki emek ve inançla mal olmuş bu koca çınar, ikinci baharında daha fazla sulanmayı, daha canlı renklerle boyanmayı ve dallarındaki meyveleri tutamayacak kadar gürbüz olmayı hak ediyor. Ne mutlu ki bu kutlu cumhuriyeti tohumunda barındırdığı ihtişama kavuşturmak için 100 yıl önce olduğu gibi bugün de akacak terimiz var!
devamını görGökçe GÜRÜN
Bu yıl, hep birlikte Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılını coşku ve gurur içinde kutlamanın onurunu yaşıyoruz. 29 Ekim sadece bir bayram değil, aynı zamanda büyük bir milletin özgürlük mücadelesinin ve bağımsızlığının simgesi. Bu özel gün, Türk milletinin azmi, kararlılığı ve özgürlük sevdasıyla yazılan destanın başlangıcı ve bir dönüm noktası olma özelliğini de taşıyor. Biz Türkiye’nin Hepsiburada’sı, bir teknoloji şirketi olarak bugün ülkemizin yerli teknolojilerini geliştirebiliyorsak, kadın girişimciliğini destekleyip kadınların ekonomik hayata katılımlarına destek olabiliyorsak, bir kadın tarafından kurulup yönetilen bir şirket olarak ülkemizin bayrağını Nasdaq dünya teknoloji borsasında ve küresel alanlarda dalgalandırabiliyorsak, bu Cumhuriyet ve Cumhuriyetin taşıdığı değerler sayesindedir. Dünya teknoloji borsası Nasdaq'da Türkiye'yi temsil eden tek şirket, Hepsiburada olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin gelecek 100 yılında da Cumhuriyetimizin değerlerine bağlı olarak, ülkemiz ve tüm paydaşlarımız için değer yaratmaya, yatırım yapmaya, gelişmeye; teknolojiyle ve e-ticaretle üretilen katma değerin ülkemizde yatırıma ve istihdama dönüşmesi için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Ülkemizin ihracat stratejisi ve hedeflerine uygun olarak, ülkemizin işletmelerini ve KOBİ’lerini e-ihracat sayesinde uluslararası piyasalara açarak ülkemizin bayrağını tüm dünyada dalgalandıracağız. Girişimci kadınları desteklemeye devam ederek, e-ticaretle tanıştırıp işlerini büyüttüğümüz kadınlarımızın sayısını 2030 yılına dek 120 bine çıkaracağız. Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Kuruluş Yıldönümü kutlu olsun!
devamını görNilhan Onal GÖKÇETEKİN
Sancılı 100 yılımızın ardından yeni yüzyılda hatalarımızdan dersler çıkarılması ve liyakat, adalet, eğitime verilen önemin artması temennisiyle...
devamını görMusa OLCAY
100.yaşını kutladığımız Cumhuriyet'im sayesindedir ki bir kız çocuğu olarak okudum ve şu an kendi ayakları üzerinde duran yetişkin bir kadın oldum. Ata'ma sevginin hiç eksilmediği bir evde büyüdüm, evimizin duvarında çerçevede resmi asılı dururdu. Benimle beraber o sevgi de büyüdü içimde, okuyup öğrendikçe Ata'ma ve onun kurup bize emanet ettiği Cumhuriyet'ime sevgim, minnetim arttıkça arttı. Pek de iç açıcı olayların yaşanmadığı bu karanlık komşu topraklarda Cumhuriyet sayesinde parladığımızı her geçen gün daha da iyi anlıyorum. Cumhuriyet'e daha da sıkı sarılmamız gereken günlerdeyiz. 100.yıl coşkusunu taa içimizde hissettiğimiz, bu coşkunun katlanacağı nice nice yüzyıllara... Sevgiyle, minnetle... İyi ki Atatürk, iyi ki Cumhuriyet...
devamını görEda ÖZTÜRK
Cumhuriyet, emperyalistlerin zalim emelleriyle dize getirilmek istenmiş bir milletin başkaldırısıdır. Tarih kitaplarında asırlar boyu medeniyetsiz ve çağdaşlıktan uzak olarak görülmüş bir milletin tarihi yeniden yazacağı bir destanın başlangıcıdır. Bu vatanın ekmeğini yiyen, suyunu içen ve memleketini sevmekten daha büyük bir gayesi olmayan insanların yıldıza aşkı, hilale sevdasının dışavurumudur. Bilimi ve aklı reddeden saltanatın kaybetmeye mahkum olduğu 1920ler dünyasında, geleceği 100 yıl önceden gören bir ışığın yolumuzu aydınlatmasıdır. O ışıktır ki; manavın oğlu Ahmet'i, ayakkabı boyacısı Ali'yi, kahvehane çırağı Rüstem'i, terzi yamağı Ayşe'yi cumhurbaşkanı da yapar başbakan da.. 100 yıldır hiç sönmeyen ışığı çocuklarımıza bırakacağımız eşsiz bir mirastır. Bu ülkenin evlatları her geçen gün muasır medeniyet çıtasını arş-ı alaya daha da çıkarmak için var gücüyle çalışacaktır. Ne mutlu bu vatan toprağında nefes alana, memleketin gökyüzüne bakana, Türk olana!
devamını görUfuk DÖNMEZ
Sevgili Cumhuriyet, canım Ata'm...İyi ki sen, hep sen, ölene kadar sen. Her karış toprağı bu ülkenin, senin için can veren şehitlerimizin bize mirasıdır. Biz ve yetiştirdiğimiz çocuklarımız mirasına sahip çıkacağız. Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal...
devamını görMüzeyyen ÇAĞDAŞ
Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, açtığın yolda gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Bizlere bu cennet vatanı hediye etmek için verdiğiniz mücadele için sonsuz teşekkür ederim. Sizin değerlerinize sahip çıkmak için yaşayacağım, evladımı sizin ilke ve inkılaplarınız doğrultusunda büyütüyorum. Seni çok seviyorum Atam, her daim izindeyiz. ❤️
devamını görYeliz MALKOÇ
Doğanın olduğu gibi düşüncelerin, şehirlerin, ilkelerin ve kadim kişiliklerin de renkleri vardır. Kış beyaz, ilkbahar yeşil, yaz rengârenk, sonbahar sarı, kırmızı, yeşil iç içe. İstanbul yarısı yeşil yarısı mavi, Urfa eflatun, Trabzon bordo ve yine mavi. Ya düşünceler, erdem ve değerler? Tevazu kahverengi, aşk kırmızı, bilgi gri. Monarşinin, oligarşinin ve cumhuriyetin de renkleri vardır. Tek bir kişinin egemenliğini ifade eden monarşinin rengi halkı hiçe saydığı için elbette siyah, bir zümrenin egemenliğini ifade eden oligarşinin rengi ise renksizlik olmalıdır. Cumhuriyet ise halkların özgür iradesiyle kendi içlerinden temsilciler seçerek bir anlamda kendi kendisini yönetmesi, yüceltmesidir. Yani rengi çok renkliliktir. Lakin yüzüncü yaşını kutladığımız bizim cumhuriyet içerisinde barındırdığı tüm renklerden bir tanesi ile diğerlerinden ayrışır. Bizim cumhuriyetin baskın rengi mavidir. Ve bu renk cumhuriyetimizin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gözlerinin renginden dolayıdır elbette. Mavi cumhuriyetimizi kuran kamil insan Mustafa Kemal’i bilen, anlayan ve anlamlandırabilen herkes cumhuriyeti yaşayarak yaşatabilir. Yaşayan korur, yaşayamayan yok sayar veya tahrip eder. Mavi cumhuriyeti yaşayarak vicdanı hür, fikri hür nesiller yetiştirdiğimizde ( ki Atatürk’ün vasiyetidir) çağdaş medeniyetler içerisinde Anadolu’yu hak ettiği gibi ve geçmişte olduğu gibi önder kara parçası haline getirebiliriz. Cumhuriyetin çocukları cumhuriyetin olanaklarıyla yükselirler; ilim, irfan, vicdan, tevazu ve daha nice değerlerle o denli donanırlar ki nihayetinde cumhuriyetin ilkelerini yaşayarak ve yaşatarak cumhuriyetin rengine bürünürler. Aşk olsun bunu yaşayan nesle, merhaba olsun bunu yaşatan, yaşatacak nesillere. Anadolu’nun mavi çocuklarıdır bu nesil. Ay’ın çocuklarıdır bunlar. Her biri hem birlikte hem de ayrı ayrı yönlere gönderilmiş altı ilke ile yol alıp yol yapan mavi Ay’ın çocuklarının cumhuriyet güneşi Atatürk’tür. İşgal ve emperyalizm karanlığından bizi mavi gözlü dev adam Atatürk ve yoldaşları kurtardı lakin bu kurtuluşu ebedi kılacak olanlar onun ilkeleriyle onu ve zamanı anlayabilen mavi Ay’ın çocukları olacaktır hem de ilelebet. Selam olsun bizden, “ay’ın çocuklarından “güneşe", Gazi Mustafa Kemal’e. Aşk olsun kendi kendisini yönetmekle kendisini özgür tutabilenlere. Cumhuriyet özgürleştirir ve onun bireyleri kendisini köleleştirenleri ise yok eder elbette. Büyük bir coşku ile kutladığımız cumhuriyetimizin ilk yüzyılı kutlu olsun. Bizden yüzlerce yüzyıl sonra cumhuriyeti kutlayacak olan mavi Ay’ın çocuklarına ise bu mektup ile en mavisinden merhaba, en kırmızısından aşk olsun. Cumhuriyetimiz ilelebet mavi kalsın.
devamını görAli Canip OLGUNLU
1987’nin Ağustos’unda doğdum ama bana sorsalardı eğer, ne zaman doğmak isterdin diye, Cumhuriyet’in ilanında orada olabilecek ya da gazetede okuyabilecek yaşta olacağım bir doğum tarihine sahip olmak istediğimi belirtirdim… Neden mi? Evet şimdi de seni korumak, seni anlamak istemeyene anlatmaya çalışmak, senin değerlerini hayatımın ana felsefesi yapmak en büyük idealim. Ancak görüyoruz ki toplumumuzda hâlâ seni iyi anlayamamış, birilerinin yalan yanlış yönlendirmeleriyle, kötü geçmişe manasız özlem duyan bir kitle var… İşte ben de senin ilk yıllarında bir şeyler yapabilecek yaşta olsaydım, senin daha iyi anlaşılman, geçmişe neden çizgi çekilmesi ve sana bir çocuk gibi bakılması gerektiğini anlatmak için elimden gelen her şeyi yapardım. Güneşinin parlamasına katkıda bulunurdum. Çünkü ben küçüklüğümde doğum günümde alınan basketbol topunu, deprem anı gece yarısı uyanınca, koştura koştura masanın altına koyup öyle evden çıkmış birisiyken, senin gibi eşsiz bir hediye için neler yapmazdım.
devamını görGökhan Hilmi ÜNER
