ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Özgürce, tüm benliğimizle içimizdeki duyguları aktarabiliyor, istediğimiz gibi eğitim alabiliyor, çalışabiliyor, ayaklarımızın üzerinde durabiliyorsak hepsi sayende yüce Ata'm. Bir kadın olarak sana çok şey borçluyuz. Minnettarız sana...❤

    devamını gör
    Zeynep GEÇİT
  • Daha sen doğmadan başladı senin savaşın. Karanlık, çaresizlik içinde yaşamaya çalışan, etrafı pusa boğulmuş bir milletin kurtuluşa doğru yürüdüğü yolun sonundaki ışık, kucağında bebeğiyle kara kışın ortasında cepheye giden bir annenin sarıldığı umut, acımasız düşmanların, tanıklık edilmemiş bir acının dayanma gücü, çocukların bir günde büyüyüp kahraman olduğu bir destanın adı konmuş mücevheri, lisanların tarif edemediği bir mucizenin diğer adı. Sonsuz sıfatların tek sahibi. İşte bugün kıymetlimizin 100.yaşını kutluyoruz bugün. Seni büyük bedeller ödeyerek, acı gözyaşları dökerek kuran yüce bir millet bugün gururlu gülüşlerimizin tam içinde yaşıyor şimdi. Ellerinde bayrağın, dillerinde senin adınla bize seni ve parlayan bir geleceği veren bu yüce ulusa, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve ona yoldaş olan silah arkadaşlarına minnetimiz çok büyük. Küllerinden doğan bir Anka Kuşu gibi nice evlatları kanatlarının altında yaşatan seni yaşatmak için ant içen evlatların burada. İyi ki varsın, var olacaksın. Nice 100 yaşlara!

    devamını gör
    Emel TURGUT
  • Bizleri ümmet anlayışından millet anlayışına taşıyan, padişahın önünde tebaa olmak yerine hukuk önünde yurttaş yapan ve özgür bireyler olmamızı bizlere armağan eden Cumhuriyetimizin 100.Yılı Kutlu olsun. Bizlere bu Cumhuriyeti armağan eden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle anıyoruz. 100 değil 1000 yıl geçse de Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. 

    devamını gör
    Güven GÜRCÜOĞLU
  • Sevgili Cumhuriyet, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başlatmış olduğu hürriyet meşalesinin en büyük ateşi. Destansı kahramanları toprağında yetiştirmiş, geleceğe yön veren çocukları büyüten, geçmişinde savaşlar, darbeler, şehit kanlarının, toprak kokusunun, alın terinin, yetim öksüz bebelerin ağlayışlarının, sakalı terlememiş nice genç delikanlıların, Nene Hatunların, Halide Ediplerin, nice adları bilinmeyen kadın erkek tüm Mehmetçiklerin kutlu zaferi, biz de varız diyenlerin en güzel sesisin. Bu vatanın evlatları 100. yaşını büyük bir coşku, aşk ve zaferle kutlamakta, al bayrağı kucaklamakta biz ilk doğmuş çocuğun heyecanı ile büyük küçük herkesin gururlu bakışlarıyla bu kutlu zaferin coşkusunu yaşamakta... 100. yılımızı ve daha nice yüzyıllarımızı kutlayacağız. Ben bu ülkenin toprağında yetişmiş kadın, bu ülkeye hizmet eden hemşire, 100.yılına denk geldim, sen ilelebet kalacaksın, ben gideceğim. Damarlarımdaki asil kan atalarımın mirası ve gelecek neslimin zafer ve başarısı ile taçlansın. Bayrağım göklere çıksın...

    devamını gör
    Edanur TOKUR
  • Bugün, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çağının ötesinde bir anlayışla kurduğu çağdaş, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yaşını büyük bir mutluluk ve gururla kutluyoruz. Bir asırlık Cumhuriyet tarihinin yarısına eşlik etmiş bir sanayi topluluğu olarak, kurulduğumuz günden bu yana en önemli önceliğimiz her zaman, sahip olduğumuz en değerli mirası, Cumhuriyetimizi ve onun değerlerini korumak ve yüceltmek oldu. Her zaman dile getirdiğimiz gibi, üretim odaklı gruplar ülkemizin en büyük zenginliklerinden biri. Bu inançla yarım asırdır her koşulda ülkemiz için katma değer yaratmak, istihdamı artırmak ekonomimizi güçlendirmek için çalıştık. Tüm bunları yaparken Atatürk’ün her zaman öncelik verdiği toplumsal hayatın gelişimine ve refahına destek olmak için çalışmalarımızı sürdürdük. Bundan böyle de ülkemiz için ekonomik ve sosyal fayda yaratma gayesiyle çalışmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet’in ikinci yüz yılında, Türkiye’nin genç ve dinamik insan gücüyle, potansiyelini tam olarak ortaya koyup daha iyi konumlara yükseleceğine inanıyoruz. Ülkemizin bu noktaya ulaşması için bizler üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Çünkü biliyoruz ki, tarihte eşine rastlanmayan bir bağımsızlık destanı yazan Millî Mücadele’nin kahramanlarından aldığımız bu kutsal emaneti gelecek nesillere layıkıyla teslim etmek, en önemli sorumluluğumuz. Bu vesileyle başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden tüm gazi ve şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

    devamını gör
    Ali KİBAR
  • Yüz Yaşını kutladığımız bu günlerde hem Cumhuriyet’e her gün artan bağlılığım ve hayranlığımı anlatmak, hem de gelecek nesillere duygu ve düşüncelerimi aktarmak isterim. Bundan 100 yıl önce, dışardan bakan biri, savaşlardan bitap düşmüş, yoksun ve harap bu topraklarda tam bağımsız, çağdaş uygarlık düzeyini hedefleyen bir Cumhuriyet kurulacağını; bu genç Cumhuriyet’in, yüzyılların bitkinliğinden laiklik ve bilime inançla silkinip kurtulacağını; hızla kalkınıp, gelişip demokratik ülkeler ailesinin bir üyesi olacağını hayal bile edemezdi. Ama hayal edilemeyen, gerçeğimiz oldu. Ve bugün, gururla, kıvançla, geleceğe güvenle Cumhuriyet’imizin 100. yaşını kutluyoruz. Cumhuriyet’in 1923’ten bu yana, başta II. Dünya Savaşı, sonra Soğuk Savaş yılları, nice küresel kriz ve felaket yaşayan dünyamızda ayakta kalma, değişen koşullar ve yönetimlerle yaşama becerisinden dersler çıkarmamız gerekiyor. Daha da önemlisi, “bu yaşam enerjisinin sırrı, kaynağı ne?” diye sormamız gerekiyor. 100. Yaş Günü’nde, meydanlara, caddelere, sahnelere, sosyal medya platformlarına taşan çoşkulu kutlamaları izlerken bu sorunun cevabını şöyle verdim: Cumhuriyet’in 100 yaşına rağmen bitmeyen enerjisinin sırrı, sanırım, gençlerle arasındaki o hiç eksilmeyen, zayıflamayan ilişki; o hiç kopmayan bağ. Gençlerimiz Cumhuriyet’te gurur duydukları geçmişlerini, güvenle baktıkları yarınlarını görüyor, sönmeyen umutlarını, keşfedecekleri yeni dünyaların anahtarını buluyorlar. Cumhuriyet’le yaşadığımız ilk yüzyılımız birçok hayalin gerçeğe dönüştüğü, başarılarla dolu, olağanüstü bir dönem oldu… Vatandaşlıkta eşitliğin, kadın haklarının, sosyal adaletin, akıl ve bilimin, kısacası çağdaş medeniyete giden yolun kapılarının açıldığı; ekonomide, eğitimde, sağlıkta önemli mesafe aldığımız bir dönem… Şimdi önümüzde ilkinden çok farklı, yaşamsal krizler ve tehditlerle karşı karşıya yeni bir yüzyıl var. Bu aynı zamanda bilim ve teknolojide büyük sıçramalar eşiğinde olduğumuz bir yüzyıl. Cumhuriyet sayesinde, Türkiye’nin yeni yüzyılına kendimize güvenerek ve cesaretle başlıyoruz. Ancak özgüvenimiz önümüzdeki ciddi sınavları gözardı etmemize neden olmamalı. İklim krizinin doğamız ve tarımımızı vuran etkileriyle nasıl başa çıkacağız, yetkinlik üreten bir eğitim sistemi, liyakata dayalım bir yönetişim sistemini nasıl oluşturacağız, yaşlanan nüfusun zorladığı sosyal güvenlik sistemimizi nasıl reforme edeceğiz, sanayimizin yeşil dönüşümünü nasıl gerçekleştireceğiz? Ve bütün bu sorunlara çözüm ararken, dengelerin toptan değiştiği, yeniden kurulduğu dünyada kimlerle birlikte yürüyeceğiz? Bu kapsamlı sorulara cevap vermek sadece siyasetin yükleneceği bir sorumluluk değil, zaten olmamalı da. İş dünyası ve sivil toplum bu arayış seferberliğinin temel paydaşları olmalı. Artık hedefimiz, kökenleri, inançları, tercihleri ne kadar farklı olursa olsun insanlarımızın her birinin, ortak hayal ve ortak akıl peşinde koştuğu, geride kalmadığı, yoksunlaşmadığı, yoksullaşmadığı bir yüzyıl. İşte bu inanç ve duygularla, 100. yaşını kutladığımız Cumhuriyet’imize daha nice sağlıklı, huzurlu yaşlar diliyorum. Aynı zamanda 87. yıldönümünü kutladığımız Laiklik ilkesini, 78 yaşındaki çok partili Demokrasi’mizi de unutmuyorum. Bu üç “kardeş”in birbirinden güç alarak, sağlıklı gelişmesi bizi daha aydınlık yarınlara ulaştıracak.

    devamını gör
    Arzuhan Doğan Yalçındağ
  • Sevgili Cumhuriyet; Yıllar önce okuma yazmayı ilk öğrendiğim yıllarda dedem bana "otur kızım, al kâğıt kalem" dedi. "Ne yapacağım dede?" diye sorduğumda söylediklerimi yaz dedi. "Sevgili torunum" diye başlayan kâğıtlarla mektuplar yazdım. Ne yazdığımı hiç hatırlamadığım mektuplar bu yılda, yani Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında bize ulaştı. Okudum, ağladım, mutlu oldum. Bir sürü duyguyu birlikte yaşadım. Meğerse dedemin tam 20 önce yazdırdığı mektuplar bugün elimize, biz torunlarına ulaştı. 20 yıl sonra yüzüncü yıl için bize mutluluğumuza dair mektup yazdırmış. Yüzüncü yıl bana hem sevinci hem de değeri anlattı. Cumhuriyetin değerini bir kez daha dedemin sayesinde daha anlamlı kıldım. Şimdi düşünüyorum da ben de ilerideki nesiller için mektubun değerini, Cumhuriyetin anlamını bu şekilde taşıyacağım. Cumhuriyet sen nelere kadirsin. Olmasaydın dedemden bana gelen mektup da olmazdı. Yaşadığım olay gerçektir ve ben de bu mektubu bu olaydan dolayı yazmaya karar verdim. Sevgilerimle...

    devamını gör
    Özge Sultan ŞENER
  • Sonu gelmeyen bir ilham aldık mavi gözlerinden, söz verdik sana dönmeyiz hedeften. İlelebet Cumhuriyet. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'e, Şehit ve gazilerimize, Cumhuriyet'in kurucu kadrolarına, Saygı ve minnetle nice yüzyıllara... CUMHURİYET'İN 100.YILI KUTLU OLSUN!

    devamını gör
    Celal BAYRAM
  • Sevgili cumhuriyet , Ben Alya iyi ki Türkiye’ye geldin 100 yaşın kutlu ve mutlu olsun.1000 yaşını görmeni çok isterim inşallah görürsün ben pilot olmak istiyorum ve eğer kullandığım uçak benim olursa üstünde İstikbal göklerdedir yazsın isterim nice yaşlara

    devamını gör
    Alya Duru ÖZTÜRK