
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

100.yaşını kutladığımız Cumhuriyet'im sayesindedir ki bir kız çocuğu olarak okudum ve şu an kendi ayakları üzerinde duran yetişkin bir kadın oldum. Ata'ma sevginin hiç eksilmediği bir evde büyüdüm, evimizin duvarında çerçevede resmi asılı dururdu. Benimle beraber o sevgi de büyüdü içimde, okuyup öğrendikçe Ata'ma ve onun kurup bize emanet ettiği Cumhuriyet'ime sevgim, minnetim arttıkça arttı. Pek de iç açıcı olayların yaşanmadığı bu karanlık komşu topraklarda Cumhuriyet sayesinde parladığımızı her geçen gün daha da iyi anlıyorum. Cumhuriyet'e daha da sıkı sarılmamız gereken günlerdeyiz. 100.yıl coşkusunu taa içimizde hissettiğimiz, bu coşkunun katlanacağı nice nice yüzyıllara... Sevgiyle, minnetle... İyi ki Atatürk, iyi ki Cumhuriyet...
devamını görEda ÖZTÜRK
Atamızdan bize kalan, kalbimize ışık saçan sevgili Cumhuriyet, senin 100. yaşına şahit olabildiğim için çok mutluyum. Evlatlarımla beraber bayraklarımızı asabildiğim için, bu coşkuyu yaşayabildiğim için Atamıza ne kadar teşekkür etsek az. Bir kadın olarak elde edebildiğim tüm hakları ona borçluyum, ona layık olmak için her zaman başım dik, gururla yolundan ayrılmayacağıma ant içerim, Ne mutlu Türküm Diyene, sonsuza kadar yaşa Cumhuriyet.
devamını görHande SÖNMEZ
Sevgili Türkiye Cumhuriyeti Senin evladın olmaktan gurur duyuyorum. Zaman zaman çok ayrışır gibi görünsek de her zorlukta tekrar birbirimize sarılırız biliyorum. Değerini bilmediğimiz zamanlar oluyor, affet bizi. Kanla yazılmış istiklalimizin layığı, kalbimizin en güzel yeridir. İlelebet vatanıma ışık ol. Ata’mın dediği gibi, dahili ve harici düşmanlara galip ol. Bugün bu ülkede sana yönelmiş her türlü hadsiz tavır için de milletim adına senden ve seni mümkün kılan tüm kahramanlarımızdan özür diliyorum. Saygılarımla
devamını görBilge KANDAS
Cumhuriyet demek; özgürlük, demokrasi, eşitlik demek. İnsanların birbirine karşı saygı duyması, saygının oluşturacağı zeminle sevginin kalplere nakşedilmesi demektir. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün ilan ettiği Cumhuriyet'i tüm olumsuz koşullara rağmen korumak, ülkemizde ırk, din, dil, mezhep fark etmeksizin herkesin borcu olmalıdır. Ama en önemlisi de korumak için de Cumhuriyet'in anlamını, özünü tüm benliğimizle idrak etmemiz gerekir. Bunun için de geçmişten günümüze gelen tarihimizi az çok bilmemiz gerekmektedir. Gerekmektedir ki iç ve dış oyunlara karşı her daim önlem alıp Cumhuriyet'i koruyabilelim. Niye başka bir rejimle değil de Cumhuriyet ile yönetiliyoruz diye hayıflananlar var ise geçmişte neler yaşandığını araştırıp okusunlar, başka ülkelerin idari resimlerine baksınlar. İncelenip, araştırılıp okunduğu zaman Cumhuriyetin ne kadar değerli bir rejim olduğunun farkına varabilirler. Biz insanoğlu bir şeyin ne kadar değerli olduğunu ancak elimizden alındıktan sonra kavrayabiliyoruz. Önemli olan elimizde avuçlarımızda iken ne kadar değerli olduğunu kavrayabilmek. Onu koruyabilmek. Örneğin; elinizde sırça bir kadeh tutarken onunla oradan oraya koşturup onun kırılmasına müsaade etmezsiniz değil mi? Etmezsiniz. Peki onlarca şehit verilmiş, neredeyse her milimetresinde şehitlerimizin kanı olan bu ülkenin, küllerinden tekrar doğması demek olan Cumhuriyet'i de aynı özenle her daim korumamız ve yaşatmamız gerekmez mi? Umarım nice yüzyıllar boyunca şah damarımız kadar önemli olan Cumhuriyetimizi yaşatmayı başarabiliriz. Son olarak ise Cunhuriyetimizin 100. senesi kutlu olsun.
devamını görDuygu KELEŞ
Sen demek gözümün yaşla dolması demek ATAM. Yolun yolumdur. Sana olan minnettarlığım, sevgim, özlemim sonsuz… Çok şanslıyım ki Cumhuriyetimizin 100. yılını göreceğim ve kutlayacağım. Ne mutlu Türküm diyene!
devamını görNejla UĞURLUOĞLU
Sevgili Atam, Bu sayfaya masaj yazma şerefine nail olduğum için çok şanslıyım. 100 yıl sonra okunması ayrıca şeref verici. Biz 100 yıl sonra hayatta olmayacağız. Ama Cumhuriyetimiz sonsuza dek devam edecek. Cumhuriyetimizin 100. yılında senin bıraktığın emanete sonsuza dek sahip çıkacağız. Ülkemizi içten ve dıştan hiçbir düşmana esir etmeyeceğiz. Bilim, fikir, sanat, teknolojinin en son sistemleriyle akıllı nesillere emanet edeceğiz.
devamını görAyşe Yalçın DİNÇER
23 Nisan 1953 Sevgili Cumhuriyet Nasılsın? Ben iyiyim. Bugün annemin anlattıklarından sonra sana bir mektup yazmak geldi içimden. Öyle acayip şeyler anlattı ki şaştım kaldım! Bir de sen dinle. Bakalım doğru mu? Annem senin ilan edildiğin gün doğmuş. Adını Ümid koymuş anneannem. Senin olmadığın bir ülkede yaşamak ne, o da benim gibi bilmiyormuş. Cumhuriyet'in ilk çocuğuyum ben diye övünür durur hep. Ama anneannem senin henüz ülkemize gelmediğin yıllarda doğmuş büyümüş. İşte bana çok acayip gelen şey onun çocukluğu ve gençliği oldu. Anneme bugün büyüyünce konservatuara gidip oyuncu olmak istediğimi söyledim. O da ne istersem onu olabilirsin dedi. Yeter ki iste. Anneannem de ressam olmak istiyormuş. Ee dedim olsaymış ya. Olamazdı diye anlatmaya başladı annem. Resim çizmenin yasak olduğu bir dünyayı hayal edemedim bir türlü. Meğer sen yokken kadınlar istedikleri hiçbir şey olamıyorlarmış. Belki çok şanslı bir iki gayrimüslim kız, onun dışında babaları kızlarını okula göndermiyormuş. Hatta tek başlarına evden çıkamıyorlarmış, yasak değilse de günahmış. Zaten babaları izin verse bile nereye gideceklermiş ki, hiçbir okul kabul etmiyormuş kız öğrencileri. Erkenden evlenip ev işi yapıyorlarmış sadece. Amma büyük haksızlık! Karabasan görmüştüm ben bir kere, onun gibi diye geçirdim içimden. Sen diye sordum anneme, sen nasıl doktor oldun peki? E dedi, ben Cumhuriyet çocuğuyum. Sonra anlattı da anlattı, nasıl gururlandı ülkenin en iyi üniversitesinde okudum, ilk kadın doktorlarından biriyim derken, nasıl değişmiş her şey, nasıl değişmiş dünya, hele de kadınlar için. Çok teşekkür ederim Cumhuriyet. İyi ki gelmişsin. Bütün gün evde otursaydım çok canım sıkılır, çok mutsuz olurdum. Ama anneannem ne yapmış sen gelince biliyor musun? Halk Eğitim'e gitmiş yıllarca, resim dersleri almış. Artık gözleri pek iyi görmediği için çizmiyormuş ama meğer bizim evin duvarlarındaki o şahane resimleri hep anneannem çizmiş. Amatör ressam diyormuş kendine. Aile sırrı sanki, neden haberim olmadı şimdiye kadar? Utanıyor dedi annem. Yaşlanınca iyice çocuklaştı. Demek o yüzden en iyi arkadaşım anneannem. Sevgili Cumhuriyet, satırlarıma son vermek zorundayım, birazdan anneanneme gideceğiz. Bugün hem annemin hem senin doğum günün. Sen, ben, annem ve anneannem. Şahane bir dörtlüyüz bence. Çok teşekkür ederim, iyi ki varsın. Seni seviyorum. İmza- Özgür
devamını görZeynep KAÇAR
Cumhuriyetimizin ilk 100 yılında yapılmaya çalışılmış fakat gerçekleşememiş değerler vardır; adil, üretken, ayrım olmaksızın, eşit yaklaşım politikasına sahip bir devlet yapısına dönmesini temenni ediyorum. Bu ideal için de dünyanın neresinde olursam olayım buna destek olacağım, çünkü bu vatan bizim ve bu bağlılığımızı ilelebet muhafaza edip çocuklarıma miras bırakmak istiyorum. Umarım bir sonraki kutlamalarımızda barıştan yana hiçbir sıkıntımız kalmamıştır. Türk kadını olduğum için inanılmaz derecede gururluyum ve ülkemin kadınlarının her açıdan korunmasına destek olması adına ikinci yüzyılımızda İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe girmiş olmasını arzu ediyorum. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…
devamını görAmine Serra KOCAOĞLU
Osmanlı'nın çöküşü ve teslimiyeti ile boyunları bükülen Atalarımız Kuvayi Milliye ile öyle bir güç ve moral buldular ki, Atatürk önderliğinde omuz omuza her cephede savaşıp bize tüm zamanların en görkemli zaferini Cumhuriyet ile taçlandırarak armağan ettiler. Anamız babamız bu mirası bir adım öteye taşıdı. Biz de bu mirasın üzerinde özgür ve onurlu çocuklar olarak Cumhuriyet'in eğitimi ve imkânları ile meslek, iş ve aile sahibi olduk. Bugün, yaralanan Cumhuriyet değerlerini onarıp daha da büyütüp çocuklarımıza daha güçlü bir Cumhuriyet mirası bırakmak için canla başla çalışmaya devam ediyoruz. Rehberimiz ulu Önder Ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk; görev kâğıdımız onun Gençliğe Hitabesi!
devamını görGüven KARYENİÇ
