
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Bizim evde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün o meşhur kalpaklı fotoğrafı duvarda asılı durur. Çalışma masamın üzerinde de aynı fotoğraftan yapılmış camdan minik bir büstü vardır. Çalışırken ara sıra göze göze geldiğim. İster siyah beyaz olsun ister renkli, gök rengi gözlerinden yansıyan direniş, inanç, zafer ve umut küçük kişisel hayatlarımızda yol gösteren mavi, parlak, görkemli bir ışık yayar. Bazen çok ama çok zor zamanlardan geçeriz hepimiz. Hayat bu, olur bazen. Pes etmenin, bırakmanın, vazgeçmenin uçurumunun kıyısına gider geliriz hani. İşte tam da o anda, o gözler bizimle konuşur ve o mavi ışık bize vazgeçmemeyi, yola devam etmeyi, inanmayı hatırlatır. Kimsesiz, yalnız, güçsüz, çaresiz hissederken "Ayağa kalk, yürü" der. Çünkü Anadolu fakru zarurette, bütün imkânsızlıklarda, bütün kuşatılmışlıklarda dahi ayağa kalkanların yurdudur, onu hatırlatır bize. İşte o yüzden Anadolu’da çoğu evde onun resmi asılıdır. İşte o yüzden depremde yıkılmış bir duvarın yıkılmamış köşesinde onun resmini görürüz hâlâ. O hem gerçek hem de mittir. Mitler ölümsüzdür. 100. Yaşımız kutlu olsun. Yaşasın Cumhuriyet.
devamını görKevser Aycan Aşkım SAROĞLU
Cumhuriyet Sen Ey bir asırlık çınar Anıt gibi yükselen karşımda Kimi yaprağın toprağa karışmış Kimi zümrüt yeşili Taptaze dalında Ne fırtınaları göğüsledin Ne yaman kışları Konuk ettin dallarında Nice göçmen kuşları Beni korudun, kolladın Ruhumu yücelttin Tarihimi, köklerimi buldun "Türk, övün, çalış, güven" Dedin Kalktım düştüğüm yerden Övündüm, çalıştım, güvendim Mutlandım Umutlandım Kutlandım. Hedefimiz artık tekti Tarlalarımız bitekti Harf, dil, din Milli hisler Halk ezgileri Halk oyunları Eğitim, öğretim Giyim, kuşam yenilendi Türküler, şarkılar, marşlar Bestelenip dillendi Yasalarla rahatladık Sırtımızı dayadık çınara Daldık derin uykulara. Yıllar geçti Bugün Cumhuriyet yüz yaşında Çok yaşa Cumhuriyet Diye bağırdık Ata'yı yanımıza çağırdık. Hak hukuk var mıydı Ya savaş ya barış İleri miydik, geri miydik Derdi dertle mi yamadık Uykularımız kaçtı Bir daha uyuyamadık.
devamını görDemet Gökay
Sevgili Mustafa Kemal Atatürk, Bugün, 29 Ekim 2023, Cumhuriyetin 100. yıl dönümü. Senin büyük önderliğin ve fedakârlıklarınız sayesinde, Türkiye Cumhuriyeti, 100 yıllık bir maziye sahip, güçlü ve bağımsız bir devlet oldu. Ben, Durmuş Efe Apak, 2008 yılında, senin kurduğun bu cumhuriyette doğdum. Senin ilke ve devrimlerini benimseyerek büyüdüm. Bugün, senin emanetine sahip çıkmak ve Cumhuriyetimizi daha da ileriye taşımak için buradayım. Cumhuriyetimizi, senin gösterdiğin yolda, çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmak için çalışacağım. Bu yolda, Atatürk'ün "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözüne sıkı sıkıya bağlı kalacağım. Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümü vesilesiyle, sana en içten saygı ve minnetlerimi sunuyorum. Saygılarımla,
devamını görDurmuş Efe APAK
"Bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir" diyor bir atasözünde. Cumhuriyet budur aslında bizim için. Çocuklarını güven içinde mutlu ve sağlıklı tutabilen koca bir köy... Bu köyde yetiştim ve görev sırası bana geldi. Ey Cumhuriyet! İlk yüzyılında sen bana köy oldun, ikinci yüzyılında da oğluma olacaksın. Ben çocuklarımızı mutlu ve sağlıklı tutmak için görevimin başında olacağım. Köyümüzden kovanlara, sana ihanet edenlere inat yaşayacaksın, yaşatacaksın. Bize güveniyorum. Çocuklarına sahip çıktığımız, coşkuyla kutladığımız nice 23 Nisan'lara...
devamını görHayrullah TÜRKMEN
Özgürlüğümüzün ve hürriyetimizin kolay kazanılmadığı bu topraklarda, Cumhuriyet, yeni nesle daha çok anlatılmalı ki ilelebet yaşasın. Bu refah, huzur dolu yaşamı, Mustafa Kemal'in önderliğinde tüm imkânsızlıklara rağmen inancını yitirmeden mücadele eden, aziz şehitlerimize ve nice isimsiz kahramanlara borçluyuz. Bizlere düşen de daha çok çalışıp daha çok üretip, daha bağımsız ekonomi ile bunu sürdürebilmek. Yüce rabbim bu topraklarda bir daha İstiklal Marşı yazdıracak günler yaşatmasın.
devamını görNihal Hande TATLI
Sevgili Cumhuriyet, 100. yaşında bize yaşattığın sevgi, coşku ve heyecanı nasıl anlatabilirim bilmiyorum.17 yıllık hayatımda çok fazla deneyimim olmasa da daha önce böyle bir coşku tatmamıştım. Eve dönerken daha bayram gelmeden asılmış bayrakları Ata'mın resmi ile süslenmiş balkonları gördükçe keyfimden dört köşe oluyordum. Eve varır varmaz kocaman bir bayrak asalım hemen dedim. İçimi çok büyük bir heyecan kaplıyordu. İşte o gün gelmişti, 100. Yıl'ı okulumuzda kutlayacaktık. Arkadaşlarım ve ben, hepimiz kırmızı beyaz kıyafetlerimizi giyip süslendik. Okula geldiğimizde hepimizde ayrı bir heyecan vardı. Çok güzel bir programla hep birlikte kutladık bayramımızı. Bayrak sallayıp hep bir ağızdan marşlar söylüyorduk. Asla unutamayacağım bir gün olmuştu. Ata'm bize bu coşkuyu, ülkemizle gururlandığımız bu anıları armağan ettiğin için çok teşekkür ederiz.
devamını görAleyna TÜRKMEN
İLK MEŞALENİN AYDINLATTIĞI YOLDA 1923’te Mustafa Kemal’in önderliğinde bir avuç vatanseverin kurduğu Cumhuriyet’in üzerinden yüzyıl geçti. Ben kendi hesabıma Cumhuriyet kurulduktan yaklaşık 40 yıl sonra dünyaya gelmişim. İlkokul yıllarım, o ilk yıllarda atılan temellerin meyvelerini verdiği zamanlara denk geliyor. Yani iyi öğretmenler tarafından verilen iyi bir temel eğitim. Daha o yıllarda, sekiz yıl boyunca Milli Eğitim Bakanlığı yapmış Hasan Ali Yücel’in çevirttiği klasikler evimizdeki kütüphanede elimin altında bulunuyordu. Hayatımın ilerleyen yıllarında tıbbiyeye girdim. İstanbul Tıp Fakültesi’ne. 1933’te Hitler faşizminden kaçan ve Atatürk’ün ülkemize davet ettiği bilim insanlarının önemli katkılar verdiği okulum. Cumhuriyet değerleriyle yetişmiştim ve bunlar sanki ülkemizin doğal bir parçasıymış gibi hissediyordum. Ne zaman ki bu değerleri önce yıpratmaya, sonra yok etmeye çalışan siyasetçiler ülkeye hâkim oldular, o zaman bu değerlerin önemini daha iyi anladım. Bir dünya savaşı sonrası kurulmuş, bir başka dünya savaşını henüz oldukça yoksulken göğüslemiş bir ülke. Din ile devlet işlerini ayırabilmiş, ülkenin kılcal damarlarına ağır bir hastalık gibi sızan tarikatları temizlemiş, bilimi hayattaki en değerli rehber olarak görmüş, sanatçıya kıymet vermiş, okuma seferberliği yapmış, salgın hastalıklarla savaşıp bertaraf etmiş bir ülke ve bunları başaran kurucu babalarımız ve annelerimiz. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmeyi ilke ve amaç edinmiş kültürlü bir cumhurbaşkanının aydınlattığı bir yol. Bugün, tam yüzyıl sonra bilim, teknoloji ve iletişim bu denli ilerlemişken kindar nesiller yetiştirmeyi amaçlayan siyasetçilerin başa gelebilmesi ne kadar üzücü olsa da, o amaca ulaşmalarının önündeki engelin de Cumhuriyet’in yetiştirdiği nesiller olduğunu bilmek içimi rahatlatıyor. 100 yıllık Cumhuriyet, sanat, edebiyat, tıp, mühendislik, sosyal bilimler ve aklınıza gelecek her alanda çok değerli insanlar yetiştirdi. Ülkemiz o ilk yıllarda yakılan meşalenin aydınlattığı yolda ilerlemeye devam edecektir.
devamını görProf. Dr. Talat KIRIŞ
Gözümün nuru Cumhuriyet, Bir asırlık varlığının yaklaşık çeyrek asırlık kısmında varım. Sahip olduğum özgürlük canım Atatürk ve silah arkadaşlarının bizler uğruna yapmış oldukları ve seni var etmeleriyle mümkün kılındı. Ben bir kadın olarak, Türk genci olarak borçluyum sana. Aldığım eğitimle, yaptığım işle, verdiğim oyla, seçilme hakkımla ve daha pek çok şey ile. Atatürk'ün emaneti olan seni koruyacak olan bizler, devam ettirecek olanlar bizden sonraki nesillerdir. Varlığını, tüm yok etmek isteyenlere inat, her daim hissettireceğime, sana inanmaktan asla vaz geçmeyeceğime ant içerim. Hep var ol Cumhuriyet. Nice 100'lü yıllara..
devamını görSerap KÖSE
Memleketimiz açısından son derece manalı bir yılı geride bıraktık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ulusumuza armağan ettiği Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşını büyük bir gururla kutladık. Ne mutlu ki fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür Cumhuriyet nesilleri sayesinde, bu yüz yıllık zaman diliminde Türkiye her alanda önemli mesafe kaydetti. Şimdi ise, daha da parlak olacağına inandığımız ikinci asrında memleketimiz için yapacaklarımızın heyecanı içindeyiz. Ata’mızın bize en kıymetli emaneti saydığımız Cumhuriyeti sadece bir idare şekli olarak değerlendirmemek gerekir. Bir asır evvel içinde olduğumuz büyük zorlukları, yoklukları ve çaresizliği düşündüğümüzde, Cumhuriyet, Türk ulusunun yeniden doğuşudur, hür ve medeni milletler arasında hak ettiği yeri almasıdır. Cumhuriyet’le neredeyse yaşıt Koç Topluluğu, kurucumuz merhum Vehbi Koç’un “Ülkem varsa, ben de varım” ilkesi doğrultusunda bir asırdır memleketimizin ihyası, halkımızın ekonomik ve toplumsal kalkınması için canla başla çalışıyor. Genç Vehbi Koç’un bu sözünün derin bir manası vardır; vatanını ebediyen kaybetme korkusunu yaşamış ve onun nasıl büyük fedakârlıklarla elde tutulduğunu bilen bir neslin ruh halini ve kararlılığını anlatır bize; “memleketimiz bir daha o felaketleri, acizliği yaşamasın, halkımız çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıksın” diye kurulan Cumhuriyet’e sahip çıkma kararlılığını… İşte bu farkındalık ve azimle, en kutsal emanet saydığımız Cumhuriyetimize her ne pahasına olursa olsun sahip çıkacağız. Cumhuriyetimizin ikinci asrında halkımızın müreffeh geleceği için ekonomimizi sadece nicelik değil, nitelik olarak da geliştirmeyi hedeflemeliyiz. Eğitim, bilim, kültür ve sanatta büyük Atatürk’ün tahayyül ettiği seviyeye ulaşma yönündeki gayretimizi artırmalıyız. Hiç kuşkusuz, Cumhuriyetimizi daha sağlıklı bir demokrasiyle taçlandırmamız da şarttır. Memleketimizin ilk asrındaki atılımına şahitlik etmiş bir Türk kadını olarak ben, bundan sonraki atılımlarımızda çok daha başarılı olacağımızdan zerre kadar şüphe duymuyorum. Büyük Atatürk’ün “bütün ümidim” dediği Türk gençliği sayesinde Cumhuriyetimiz daha nice yüzyıllara kavuşacak, ilelebet payidar kalacaktır.
devamını görSemahat ARSEL
