
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Her insanın hayatında yeri çok büyük olan isimler vardır. Bir Türk olarak benim hayatımdaki en önemli insanlardan biri Atatürk'tür. Hak ettiği değeri göremese de bugün özgür olmamızı sağladığı için ömrüm boyunca ona minnettar kalacağım. Zor dönemlerden geçmiş yoksul, yorgun, bitik bir milleti inadıyla ve zekâsıyla tekrar ayağa kaldırmayı başaran büyük lider. Cumhuriyet gibi bir değeri Türk insanına armağan ettiğin için çok teşekkür ederim. Gençliğe Hitabe'de söylediklerinin ne anlama geldiğini bugün daha iyi anlayabiliyorum. Ama yine söylediğin gibi muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcut ve biz senin izinden giderek Cumhuriyetimizi korumak için o asil kanı feda etmeye hazırız. Emanetin emin ellerde. Sana söz. Cumhuriyet ilelebet payidar kalacak.
devamını görFiliz SALUR
Benim, Bizim, Hepimizin Cumhuriyeti 100 yaşında! 1973 ilkokula başladığım yıl. 1973 Cumhuriyetimizin 50. Yılı. Okulun ikinci günü okula geciktiğimde, okulu dolaşıp bütün öğrencilerin sınıfa girdiğini görünce herhalde artık sınıfa girilmez diye düşünerek eve geri dönmüştüm. O gün okul koridorlarını dolaşırken bir çiçeğe benzeyen Cumhuriyet’in 50. Yıl amblemi koridorları süslüyordu. Şu anda bile 50. Yıl marşının dizeleri aklımda: “Müjdeler var, yurdumun toprağına taşına Erdi Cumhuriyetim, elli şeref yaşına” O yıllarda en azından benim için, öğretmenlerimiz ve okulumuz için, Cumhuriyet sanki dün ilan edilmiş gibiydi, öylesine canlı ve çoşkulu bir şekilde 50. Yılı ulusça kutladığımızı hatırlıyorum. O yıllarda bir çocuk olarak Cumhuriyetimizin 100. Yılı her açıdan ileriye, çok daha ileriye ve iyiye ulaşacağımız, bizim için hayal etmesi bile çok heyecan verici bir ütopya idi. 1980’de yaşamının geri kalan kısmını geçireceğim, Cumhuriyetimizin başkentine geldiğimde, Ankara’da yaşayacağımız ilk evimize giden yolda TBMM binasının önünden geçerken Meclis’i ilk gördüğüm an, bugün gibi canlı bir şekilde aklımda. O yılların havası puslu Ankara’sında, arada parlayan bir masal figürü gibiydi benim için Meclis binası. O güne dek hep kitaplarda gördüğüm bu Ankara’ya özgü ve anlamlı simge yapı benim gözümde ülkemizin ve Cumhuriyetimizin somutlaştığı bir anıt yapı olduğu için belki de bu büyük heyecanı duymuştum. Evet bizler yani 1970’lerde çocukluğunu yaşayanlar, kendimizi bildik bileli Cumhuriyetin içine doğan ve onunla büyüyen bir nesiliz. Bizim için Cumhuriyet halkın kendisini yönettiği yönetim biçimi olmanın ötesinde toptan bir yaşam şekli idi. Cumhuriyet bilim, uygarlık, yerlilik, millîlik hepsini kapsayan bir kavramdı. Cumhuriyet bizdik. Cumhuriyet, onun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde belki de başta çok kısıtlı bir topluluğun paylaştığı bir hayalin gerçekleşip giderek bütün bir ulusa mal olmasının, “egemenliğin kayıtsız şartsız Türk milletine ait olmasını” hedefleyen büyük bir ülkünün gerçekleşmesinin öyküsüydü. Biz bu ülkünün süregiden yaşamının şimdi tam 100.yılındayız! Cumhuriyet’in çocukları olarak yapabildiklerimiz ve yapamadıklarımız var. Bizim için önemli olan Cumhuriyet’in ilke ve değerlerine sahip çıkarak toplumsal bir ideal olarak o yörüngede devam etmek. Bu bizler için noktalanacak bir süreç değil, yaşam boyu ardından yürüyeceğimiz bir ideal olarak var olmaya devam edecek. Önce bir insan, sonra bir bilim insanı, bir doktor, bir ruh sağlığı uzmanı olarak Cumhuriyet’in kapsayıcı, herkesi dikkate alan, eşitlikçi, dayanışmacı, destekleyici, birleştirici, özgürleştirici, şefkatli, sevgi ve güven dolu özelliklerinin birey ve toplum olarak bizler için çok önemli ve yaşamsal olduğuna inanıyorum. Cumhuriyetimizin kurucuları, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde her alanda çok önemli kazanımlar sağlayıp bir Cumhuriyet nesli oluşturmayı başardılar. Bizler, bir bütün olarak hepimizin bu emaneti koruyarak hem bizim insanımız ve hem de evrensel insanlık ailesi için yeni güzellikler katarak geliştireceğiz. Cumhuriyet yolculuğumuzun sonsuza dek süreceği inancıyla nice yeni yüzyıllara!
devamını görProf. Dr. Mehmet Hakan TÜRKÇAPAR
Cumhuriyet... Koruyamadık seni azılı akınlardan. Fikrini kökleştiremedik düşmanlardan. Yetmedi, yetemedi gücümüz. Ama geri de çekilmedik. Cephedeyiz. Dimdik ayaktayız. Savaştayız senin için bak hâlâ. Yeminimiz var. Kurtaracağız elbet seni zorbalardan. Kurtaracağız elbet seni umursamazlardan. Küçük görenlerden. İnsanlıktan dahi çıkanlardan. Yurttaşın olamayanlardan. Kurtaracağız hepsinden. Yeminler olsun, devrim güneşini ışılayacağız yeniden. Gençlik bizde, ışık bizde, gelecek bizde. Umudumuzu, cesaretimizi, hep adında taşıyacağız. Yeniden Atatürk'ün işaretine uyacağız. Yeninden onun yoluna sapacağız. Er-geç yapacağız. Başaramazsak da aşk olsun. Aşk olsun bize. Bu ağaçlar güzel kuşlar... Yürüyelim arkadaşlar... Yürüyelim. Daha çok yolumuz var. Daha çok işimiz var.
devamını görDavut SAKALLI
Adım Altuğ Yücel. Ben bir sanatçıyım. Sanatı “Tek bir kelime ile tanımla” deseler “Ahenk” derim… Sanat, insanda ahenk duygusu yaratan bir alandır. Sanat farklı malzemelerle ahenk yakalamaktır. Nobel Fizik Ödülü’nü kazanan Giorgio Parisi, ödülü “Bütünün parçalarının toplamından fazla olduğunun” enformasyon matematiğini fiziğe aktardığı çalışmaları ile almıştır. Bütün, kendini oluşturan parçalardan daha farklı bir şeydir. Tıpkı farklı renkte boyaların tuvalde ortaya ahenk içinde bir yağlıboya eser çıkarması gibi... Tıpkı farklı görüşe sahip, farklı kültürde yetişmiş, farklı ekonomik imkânlara sahip insanların bir arada ahenk içinde yaşaması gibi. Cumhuriyet de ahenktir. Bir şiir, bir şarkı gibi. Bir tiyatro oyunu, bir heykel, bir yağlıboya tablo gibi. Cumhuriyet tek tek bireylerin söz hakkının olduğu bir ahenk örneğidir. Tıpkı farklı renkte sesleri olan… Kimi yaylı, kimi vurmalı, kimi üflemeli, farklı enstrümanların farklı notalar çalmasına rağmen ortaya uyum içinde bir müzik parçasının çıkışı gibi. Tıpkı bizi Cumhuriyet’le tanıştıran büyük sanatçı, muhteşem orkestra şefi Mustafa Kemal’in bize tanıttığı ahenk gibi. Onun yazdığı ve ilk kez onun yönetiminde yaşadığımız, 100 yıldır süren ve hiç bitmeyecek Türkiye Cumhuriyeti senfonisi gibi. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.
devamını görAltuğ YÜCEL
Atamızın büyük emaneti olan Cumhuriyetimiz'in 100.yılına şahit olmuş bir nesilde olduğum için gurur ve sevinç duyduğum gibi, Atatürk'ün gölgesi altındaki ilk yıllarına da şahit olamadığım için üzüntü ve özlem duyuyorum. Bu özlem duygum ne zaman aklıma gelse onun "Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir" sözünü hatırlıyorum. Evet onun yüzünü göremesem de onun fikirlerini ve ideallerini benimsediğim için diyorum ki ben onunla tanıştım. Gençliğe Hitabesinde bahsettiği gibi bizi Cumhuriyet'ten koparmaya çalışan birçok iç ve dış düşmanlarla karşılaştığımız bu zamanda ilk yılından 100.Yılına kadar bu ilkeleri benimseyen ve bu asil emanete sahip çıkabilmiş insanlardan biri olduğumu hissediyorum. Daha kaç Cumhuriyet bayramı görebilirim bilmiyorum ama bu 100 yılda olduğu gibi gelecek daha nice 100 yıllarda dahi tüm engellemelere ve hainlere karşı durabilmiş nice Atatürkçü nesiller olacağından da eminim ve bu yüzden içim çok rahat. Nice 100 yıllara.
devamını görOrhan ÖZDEMİR
Cumhuriyet demek demokrasidir, emektir, halkın iradesidir, özgürlüktür. Vicdanı hür bireylerdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle, saygıyla anıyorum. Vatanımız bütündür bölünemez. Bayrağımız her daim nazlı nazlı sallansın güzel ülkemin topraklarında. Bin minnet, bin şükür, bin şükran...100 yılımız kutlu olsun.
devamını görProf. Dr. Gülsüm ÇAMUR
Türk bayrağına saygı gösteren ve milli kimliğimize bağlılığımızı yansıtan Cumhuriyet Bayramı'nın 100'üncü yılını, Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin asil evlatları olarak hep birlikte gururla ve coşkuyla kutluyoruz.. Alp Er Tunga'dan Bilge Kağan'a, Tuğrul Bey'den Alparslan'a, Melikşah'tan Fatih Sultan Mehmet'e ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e kadar nice kahramanlar.. Onlardan aldığımız mirası Cumhuriyet'le taçlandırılmış bir milletin mensubu olmakla gurur duyuyorum.. Yok olacağı düşünülürken defalarca küllerinden doğan bir milletin bir kez daha şahlanışıdır CUMHURiYET... Damarlarımızdaki asil kandan aldığımız güçle Atatürk'ün armağanı olan Türkiye Cumhuriyeti'ni sonsuza kadar yaşatmak biricik gayemiz ve görevimizdir.. Toprağı “Vatan” yapan şehitlerimize rahmetle.. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene!
devamını görAyşegül ÇOBAN
Sevgili Atatürk, Bizler bu ülkede özgür ve bağımsız yaşayabiliyorsak bunu sana borçluyuz. Bunun için sana ne kadar teşekkür etsek azdır. Sen bizim vatanımızın temelisin sen cumhuriyetin ilk başkanısın. Bizim için verdiğin mücadeleyle Türk ulusunu kurulmasına çok büyük katkılar sağladın. Sevgilerimle,
devamını görBurak Kaan ÇETİN
Yüce Atatürk; Zifiri karanlıkta söküp aldığın Cumhuriyet Güneşini damarlarımızdaki asil kana hapsettin... O kan bizi biz yapandı. Atatürk'ü düşündüğümde denizler, yeşiller, sonsuzluk derim. Mavi gözlerindeki umudu evrendeki her noktada hissederim. Sen Anadolu'nun her hücresi Sen 81 il... Sen yurtta sulh cihanda sulh diyerek dünyada barışı simgeleyen, Sen Türk gencinin kalbisin... Atatürk ilke ve inkılapları bize yol gösteren tek ışık, yönümüzü bulduğumuz pusula, tüm kapıları açan tek anahtardır. Seni anlamak ve seni yaşamak düşüncelerinde var olmak.1000 kelime ile anlatılamayacak kadar derin ve yoğun ki; bu anca hissedilir ve yaşanabilir ama her şeyi tek bir kelime ile açıklarsam Cumhuriyetin bana verdiği bu özgürlük, egemenlik ile Cumhuriyeti halkına emanet eden "ATATÜRK" derim. Bize emanet ettiğin Cumhuriyet kalbimize bıraktığın bu bayrak yürekten yüreğe nesilden nesle ilelebet yaşayacak... Çünkü bu bir sonsuzluk.... Seni seviyorum. Ne mutlu Türküm diyene..!!
devamını görNeşe BİRDAL
