ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Cumhuriyet demek, ben demek, sen demek, biz demek. Cumhuriyet'in okullarında okudum önce, şimdi Cumhuriyet'in okullarında okutuyorum gönlümce. Bu topraklar evimiz, Cumhuriyet yuvamız. Cumhuriyet benim, senin, onun, cumhuriyet bizim.

    devamını gör
    Mahmure BELER
  • Varlığı ve yaptıkları ile ezelde ve ebedde gurur kaynağımız, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün şaheseri olan Cumhuriyetimiz, bu millete verilmiş en kutsal armağan ve emanettir. Bu emanete sahip çıkıp onu koruyabilecek "fikri hür, vicdanı hür" nesillerin yetişmesi, en başta aydın ebeveynlerin ve eğitimcilerin emekleriyle mümkün olacaktır. Bir eğitimci olarak bu sorumluluğu her zaman yüreğimin derinliklerinde hissediyor, önce derslerimde öğrencilerime, sonra da tüm çevreme "vatan" kavramı farkındalığı kazandırmaya içten çaba gösteriyorum. Bu bilinçli farkındalık ile yaptığımız her amel bu ülkenin yarınlarına yapılacak değerli bir yatırımdır. Cumhuriyet bizimdir, kıymetini bilelim.

    devamını gör
    Işıl YALÇIN
  • NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

    devamını gör
    Nedim TÜRK
  • Sevgili Cumhuriyet, varlığının armağan olduğu 100. yılı görebildiğim için oldukça mutlu ve gururluyum. Bize geleceğin yolda fedakârca, cesurca, azimle yürüyen Gazi Mustafa Kemal ve bu davada yer alan tüm yol arkadaşlarını, bu yolda yıllar yılı çarpışan, kanını feda eden Atalarımızı minnet ve saygıyla anıyorum. Bize geldiğin yollar hep taşlıydı, yokuştu ancak bize geldiğin günden beri yolumuzu çiçekli, yokuşları düzlük kıldın adı güzel Cumhuriyet. Yegâne temelimiz inkılap, özgürlük, çağdaşlık yolunda daima seninle yürümek. Nice 100. yılları göresin şanlı Cumhuriyet!

    devamını gör
    Gamze GENEZ
  • Efsaneye göre tüm savaş alanı kan gölüne dönüşür ve bedenler, bu kutsal topraklara karışır. Ve işte o anda bu kan gölünün üzerinde bir hilal ve bir de yıldızın yansıması belirir; işte Türk bayrağı böyle çıkar. Bu efsane bize sembolik bir mesaj verir atalarımızdan miras; bu topraklar, kolay kazanılmadı, cumhuriyet bir hediye değil bir hak ediştir. Nasıl gökteki ayın, yıldızın bir araya gelişi imkânsızsa, küçücük bir topraktan bu vatanın kurtarılması da öylesine imkânsızdı. Binlerce kadın, erkek, çocuk, yaşlı, genç kendini feda etti ve imkânsız bir şey meydana geldi. Böylesi bir coğrafyada, böylesi kadim toprakların 100 yıldır Atatürk’ün Gençliğe Hitabe'de söylediği gibi “Bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahlara” rağmen ayakta kalması, bu topraklara karışmış atalarımızın kemikleri, hayalleri ve elbette geleceğe doğru Cumhuriyet'e, bu vatana ve Ulu Önder’e olan aşkla ilerleme sözü vermiş her bir ferdi sayesinde ve Cumhuriyet şüphesiz ilelebet baki kalacaktır. 

    devamını gör
    Efe ELMAS
  • SEN DOĞMADAN BİRAZ ÖNCE CUMHURİYET Mektuba seni seninle anlatarak başlamam icap eder. Bir ideal veya kurtuluş reçetesi olarak devlet aygıtından ve yönetim biçiminden medet ummak tuhaf kaçabilir. Bu her ne kadar kâğıt üstünde sapmadan uzak bir okuma gibi görünse de, bu toprakların hakikat ve yaşam arasında kurduğu asırlık bilinci yok saymak pek akla yatkın değil. Cumhuriyeti ve getirdiği ikbali görmemek, halk inkılâplarına dair doğru bir okuma da getirmiyor. Cumhuriyet tam da bu yüzden bir devlet aygıtından ve yönetim şemasını biçimlendirmekten çok daha öte anlamlar taşıyor. Issız bir adada bulunduğunuzu ve sahil hattından alabildiğine uzanan ufuk çizgisine hâkim olduğunuzu varsayın. Önünüzde etraflıca dizdiğiniz taşlar ve ortasında ısınmanızı sağlayacak olan çıra parçaları... Ateş harlanmalı, harlanmalı ki ısınabilesiniz. Isınmadan ufuk çizgisine bakıp düşleyemezsiniz. Çıra bol olsun, bol olsun ki sonrasında yemek pişirebilesiniz. Aç kaldıkça başınızı kaldırmanız güçleşecek ve karşıya bakamayacaksınız. Cumhuriyet işte bu metaforun tam ortasında tutuşan ilk kıvılcım. Sizi ısıtan, doyuran ve ufka bakıp idealinize erişmeyi denemenizi sağlayan bir miras. Biraz öncesinde ise harp sahasında yürekte yanmış. O kıvılcım, kıymetli bir ideali ve itirazı fark edip uzak diyarlardan saldırıya geçenlere karşı, yokluğun ve hiçliğin ortasında savaşanlara kalkan olan har. Bu bakiye, kuruluş yılları itibarıyla salt bir kıvılcım da değil... O ufuk çizgisinin de ta kendisi. Hem yurttaş hem de özgür birey olma haline tasvir edilen bilincin aynası. Cumhuriyet iyi ki var, yaralarını onaracak ve onu kaybetme tehlikesiyle yoğrulanlara tekrar bir kıvılcım sunacak. Mustafa Kemal Atatürk bir ideali ve kurtuluş reçetesini aklına yazıp imzaladığında, onunla birlikte kıvılcımı harlayan bilinçlerin içinde var oldu. Bu daimi nefer olma hali, Cumhuriyet için ne aygıt ne de yönetim biçimi, bizatihi sathı müdafaa üzerinden bir incelemeyi hak ediyor. Satıh vatandır, çizgisi tam da sensin; Cumhuriyet. Bir başka yüzyıla açılan kapıda, senin muvaffakiyetini taçlandıracak patikayı Kocatepe'den Meclis'e adım adım öğrendik... Cumhuriyet var ol; yaralarını ve yamalarını onaracak bilinç, Samsun'a sen doğmadan biraz önce ayak basan bir büyük neferin mirası.

    devamını gör
    Can COŞKUN
  • Sevgili Cumhuriyet, sana mektup yazma şerefine eriştiğim için kendimi çok şanslı ve ayrıcalıklı hissediyorum. Cumhuriyet ilelebet kayıtsız şartsız Türk milletinindir ilkesiyle bizler sana sahip çıktık ve yeni nesle bunu aktardık, aktarmaya devam ediyoruz. İlkelerin, inkılapların ve hassas adalet anlayışın çizgisinde bu ülkeyi savunmaya, sahip çıkmaya SÖZ veriyorum. Ata'mın kurduğu bu cumhuriyeti ilelebet koruyacağıma söz veriyorum. Ne mutlu Türküm diyene...

    devamını gör
    Gül ERYILMAZ
  • Sevgiler herkese, Kırmızı rengiyle aram bayrağımız dışında pek yok. Bir de hayranı olduğumuz müzik grubu üyeleri 8. yıl konserlerinde kıyafetlerinde kullandığında sevmiştim. Bir de şey var. Kardeşimin kırmızı kapüşonlusu ona çok yakışıyor. Hediye, ben almıştım. Bayrağa yakışır gibi yakışıyor. Çocuklar vatandır. Yolda olmayı, yolculuğu seviyorum. Sokaklar daha çok kırmızı olsun istedim. Beyaz boyalarla koruduğumuz tarihi binalara asılan bayraklar çok yakıştı. İlkokulda okul camına astığımız sembolik bulunan ve azaltılan kutlamalar ne çok kutluyormuş bizi. Rivayet odur ki tulparın ruhu göğün hediyesi olan balığı gölgelediğinde huzur eksik olmazmış. Kanatlarının rüzgârı otobüste ayakta dikilirken bile camı kapatmamanıza, onu hissetmek istemenize neden olurmuş. Öyle ya. Durakların arasında yanan Cumhuriyeti'mizin 100. yılı kutlu olsun. Kasım ayında da yanıp sönünce. İnsan umutlanıyor. Daima evi değil okulu bekleyen beyaz köpekler gibi hissediyorum kendimi. O kadar sahipli, o kadar :)yüzlü

    devamını gör
    Ayşe Rabia ÇELİK
  • Atatürk ve devrimci arkadaşlarının ülkeme kazandırdığı Cumhuriyet bana dedelerimden miras. İstiklal madalyalı Binbaşı Zekai Kaur'un ve Başöğretmen Hüseyin Çağlayan'ın yaşamlarını adadıkları Cumhuriyet ve devrimlerinin korunması omuzlarımda hissettiğim çok onurlu bir görev ve sorumluluk. Bu görev ve sorumluluğun bilincinde her zaman üzerime düşeni yapmaya hazırım. Cumhuriyet ancak beraberinde getirdiği siyasal, toplumsal, hukuksal, kültürel ve ekonomik devrimlerle birlikte yaşayabilir, yaşamalıdır ve yaşayacaktır.

    devamını gör
    Berrak ÇAĞLAYAN YEĞEN