
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Yüce Atatürk; Zifiri karanlıkta söküp aldığın Cumhuriyet Güneşini damarlarımızdaki asil kana hapsettin... O kan bizi biz yapandı. Atatürk'ü düşündüğümde denizler, yeşiller, sonsuzluk derim. Mavi gözlerindeki umudu evrendeki her noktada hissederim. Sen Anadolu'nun her hücresi Sen 81 il... Sen yurtta sulh cihanda sulh diyerek dünyada barışı simgeleyen, Sen Türk gencinin kalbisin... Atatürk ilke ve inkılapları bize yol gösteren tek ışık, yönümüzü bulduğumuz pusula, tüm kapıları açan tek anahtardır. Seni anlamak ve seni yaşamak düşüncelerinde var olmak.1000 kelime ile anlatılamayacak kadar derin ve yoğun ki; bu anca hissedilir ve yaşanabilir ama her şeyi tek bir kelime ile açıklarsam Cumhuriyetin bana verdiği bu özgürlük, egemenlik ile Cumhuriyeti halkına emanet eden "ATATÜRK" derim. Bize emanet ettiğin Cumhuriyet kalbimize bıraktığın bu bayrak yürekten yüreğe nesilden nesle ilelebet yaşayacak... Çünkü bu bir sonsuzluk.... Seni seviyorum. Ne mutlu Türküm diyene..!!
devamını görNeşe BİRDAL
Yıl 2023. 43 yaşındayım. Çocukluğumun Cumhuriyet bayramlarındaki heyecanı ilk kez bu yıl çok özledim. O yıllarda daha mı mutluyduk bilmiyorum. Bildiğim tek şey büyüdükçe o gurur dolu heyecanın, karamsar ve biraz da mahcup bir hüzne dönüştüğü. Mahcubuz Atam. Seni ve çabanı hâlâ son kanımıza kadar sevsek, savunsak da yetemedik. Koruyamadık vatanımızı. Şimdi, tam da öngördüğün ve uyardığın gibi zor durumdayız. Tek tesellimiz ve umudumuz, seni, senin vatan sevgini doğru aktarabildiğimiz çocuklarımız. Sorgulayan, öğrenmekten yorulmayan, sahip olduklarının değerini bizden çok daha iyi bilen çocuklarımız. Biz bu bayram yine her 29 Ekim sabahı yaptığımız gibi bayrağımızı asacak ve Cumhuriyet'i kutlamak için Alsancak'a ineceğiz. Yine sana layık olabilmek için tüm dünyaya birlik beraberliğimizi haykıracağız. Saygı ve minnetin yetmediği yerde gözyaşlarımız akacak İstiklal Marşı çalarken. Burnumuzun direği sızlayacak her yıl olduğu gibi. Ve her yıl olduğu gibi biz seni bu yıl da çok özleyeceğiz...
devamını görDuygu AKGÜN
“İSTİBDATTAN KURTULMALAR” CUMHURİYETİ
devamını gör
Annem 99 yaşında vefat etti. Yürümekte güçlük çektiği son bir iki yıl dışında, her yıl Cumhuriyet Bayramlarında Bağdat Caddesi'ndeki fener alaylarına katılır, büyük bir heyecanla elindeki bayrağı sallayarak 10. Yıl Marşı’nı söylerdi. Annemin bu heyecanı haksız değildi. Cumhuriyet'in kuruluşuna tanıklık eden bir kuşaktan olmanın verdiği coşku yanında, Cumhuriyet sayesinde yüksek öğrenim yapmış, meslek sahibi olmuş, kendi yaşamıyla ilgili kararlarını veren, oy hakkı bulunan, sivil toplum kuruluşlarında etkinlikler yapan bağımsız bir birey olarak yaşamıştı.
Cumhuriyet bir bağımsızlık savaşının, büyük bir zaferin ürünü. O nedenle de çok heyecanlandırıcı. Böyle olduğu için, bu zaferin başkomutanı Atatürk aynı zamanda Cumhuriyet'in de kurucusu olmuş, köklü devrimler yapabilmiş, bunları topluma benimsetebilmişti.
Ancak, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarından sonra demokratik Cumhuriyet düşüncesi gelişemedi. Cumhuriyet kapsayıcı, çoğulcu, katılımcı, eşit yurttaşlığa dayanan, insan haklarına saygılı, hukuk devletinin geçerli olduğu bir demokrasiye dönüşemedi. Tersine, farklı kimliklere yer açmayan, tek tip insan yaratmaya yönelen, muhalefeti meşru görmeyen, bir rejim oldu.
1950 seçimlerinde dokuz yaşındaydım. Demokrat Parti'nin iktidara gelişinin evde nasıl bir sevinç uyandırdığını anımsarım. Tek parti istibdadından kurtulmuştuk.
1950’lerin sonunda işler tersine döndü. Demokrat Parti’nin baskıcı politikaları bıkkınlık getirmişti. Tahkikat Komisyonu, Vatan Cephesi, cezaevlerine atılan gazeteciler. 1960 yılında lise son sınıftaydım. “Menderes istifa” sloganlarıyla sokaklarda yürüyen gençler arasındaydım. 1960 darbesi bizim evde sevinçle karşılandı. Demokrat Parti istibdadından kurtulmuştuk.
Derken 12 Mart muhtırası, arkasından 12 Eylül darbesi. Baskılar, işkenceler, idamlar. 1983 seçimlerini askerlerin destekledikleri parti değil, Özal’ın partisi kazanınca sevinmiştik.
12 Eylül rejiminin istibdadından kurtulmuştuk.
Bir aydan az bir zaman sonra seçimler var. AKP’nin tek adam rejiminin istibdadından kurtulup kurtulamayacağımızı seçim sonuçları gösterecek. Bir kere daha özgürlüğe kavuştuğumuz için sevinecek miyiz?
Bu deneyimlerden çıkarılacak iki sonuç var: Birincisi, 100 yıllık Cumhuriyet tarihinin bir özgürlük mücadelesi tarihi olduğu ve bu mücadelelere karşın demokratik bir Cumhuriyeti kurmakta yetersiz kaldığımız. İkincisi ise, istibdattan kurtulmanın demokrasiyi inşa etmek için yeterli olmadığı, demokrasinin kurulması için ayrı bir süreç gerektiği.
Önümüzdeki seçimlerde iktidar değiştiği takdirde, “istibdattan kurtulma” kısırdöngüsünü kırmak için önümüzde Cumhuriyet tarihinin en önemli fırsatı var.
Demokrasinin bütün kurumlarının çöktüğü bir ülkede, demokrasiyi sıfırdan inşa etmek gerekecek. Bunun için “Nasıl bir demokrasi” tartışması yapılmalı. Demokrasiyi bu kez sağlam temeller üzerinde yeniden inşa edebilirsek istibdattan kurtulma bayramları yaşamaktan kurtulabiliriz.Rıza TÜRMEN
Canım Atam, zorluklar içinde geçen birkaç yıl yaşadım ülkemiz gibi ama içimden seni hiç eksik etmedim. Artık şikâyet etmiyorum, biliyorum ki sen bir kere bile şikâyet etmedin, bir kere bile küsmedin, insanını hep sevdin. Şimdi yaşadığım tüm zorluklara rağmen ben de şikâyet etmemeyi, insanımı sevmeyi seçiyorum. Birlik olacağımıza olan inancımı senin cesaretinden alıyorum, seni çok seviyorum. Evladın Sinem.
devamını görSinem ÖZEN
Ülkemi, Türkiye'mi çok seviyorum. Cumhuriyetimizin 100.Yılı kutlu olsun. Huzuru, başarıyı hak ettiğimizi düşünüyorum. Kaynaklarımız bol. Hepimize yeter. Dürüstçe çalışan, kayırmayan, sevgi dolu liderler olmasını, menfaat değil hizmetin ön planda olmasını, vatan sevgisini bir çocuğu, bir çiçeği sever gibi yaşayan milyonları istiyorum. Benim yaşadığım 100. Yıl coşkusunu paylaşanların milyonlar olmasını istiyorum. Saygılı bir hayatı yaşamak ve paylaşmak istiyorum memleketimde. Geçmişine, bugününe, geleceğine sahip çıkan; bir karışını dünyaya değişmeyen insanlar istiyorum. Coşkumuzun, sevgimizin, gücümüzün bol olduğu nice 100 yıllar görsün, yaşasın bu vatan. NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!
devamını görGülüm HAZARLI
Canım Atam, senin bizlere bıraktığın bu güzel vatan için bizlerde elimizden geleni yapıyoruz. Ben 3. Sınıf öğrencisiyim; bebekliğimden beri senin sevginle, düşüncelerinle, fotoğraflarınla büyüdüm. Anne babadan önce Atatürk dedim. Evimizde, okulumuzda, gözümün gördüğü her yerde hep sen varsın. Senin harflerinle çok çalıştım; kendime inandım ve başardım; başarmaya da devam edeceğim. Annem sahip olduğum gücün damarlarımdaki asil kanda mevcut olduğunu ve kazandığım her başarının Atatürk'e armağan olduğunu söyler. Büyüdükçe seni daha çok okuyor, anlıyor ve hep çok seviyorum. Sen hangi yemekleri seviyorsan ben de onları yemeği istiyorum ama bazıları da hoşuma gitmiyor denemekten vazgeçmeyeceğim, bu sıralar sana yazılmış pek çok şarkı öğrendim, dinledim ama en güzeli de "Parla Yüz Yaşındasın" diye bitendi. Dilimde bu şarkıyla bitiyorum mektubu, dilerim yüzyıllar boyu yaşatırız seni insan güzeli Atam.
devamını görAli OCAK
Türkiye Gazeteciler İçin Hapis Ülkesi Olsun İstemiyorum. Özgür Basın, Özgür Türkiye, Gerçek Gazeteciler İstiyorum.
devamını görKerim KÜÇÜK
Bizim için güç kaynağıdır Cumhuriyet. Umutsuzluğa kapılmış gönüllerin umut kaynağı, harap bitap düşmüş kişilerin dopingidir. İsmi geçtiği her zaman bizlere umut olur, güven olur, motivasyon olur. Biz gençler Ulu Önderimiz Atatürk’ün bu emanetini ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceğiz. Gözün arkada kalmasın. Atam bekçisiyiz biz bu vatanın. Biliyoruz bizleri görüyorsun, duyuyorsun çünkü biz Atatürk gençliğiyiz.
devamını görHüseyin Osman TARHAN
100 yıllık Cumhuriyet'te, bu son 20 yıl ülkemiz gözü doymaz insanlar tarafından tarumar edildi. Sevgili Atam sen bunları görseydin inanırım ki kahrolurdun. Bu tarumar edilişe tabii ki bir kısmımız karşı çıktı, susmadı ama tehditle, türlü müdahalelerle susturuldu. Özellikle susanlar ise menfaatleri uğruna adaletin çiğnenmesine sevinerek izledi. Tabii ki her 100 yılda düşmanlar olur ama bunlar içere sızmış dost görünümlü düşmanlar oldu. Atamın öngörüleri bir bir çıktı. Bir 100 yıl daha kim yaşar, kim okursa bu yazdıklarımızı bilsinler ki bu ülkeyi tarumar edenler Atamızın izinden çıkmış olanlardır. Çocuklarımıza nasıl bir ülke kalacak, nasıl bir dünya kalacak bilmiyoruz ama umarım kötülerden arınmış bir Türkiye, sadece barış yanlısı bir dünya olmasını dilerim. Şimdiden bir ikinci 100 yıla erenlere bu 100 yıldan selamlar olsun. Atamızı kitaplardan belki gün gelecek silecekler ama siz onu daima hatırlayın, onun izinde güçlü, tekrar ayağa kalkmış bir Türkiye'ye sahip olmanızı diliyorum.
devamını görDeniz ÇETİN
