
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Koskoca Osmanlı İmparatorluğu'nun varisi Türkiye Cumhuriyeti bugün 100. yaşında. Türk milleti olarak hepimiz çok coşkuluyuz. Ne mutlu Türk'üm diyene!
devamını görDağhan Ulaş YALIN
CUMHURİYET’İN 100. YILI Cumhuriyet, her şeyden önce, bağımsızlık ve özgürlük demektir. Emperyalizmin dünya halklarını köleleştirdiği, tüm kaynakları sömürdüğü bir dönemde, işgalci orduları kovmanın özgürlük için yeterli olmayacağını bilen, ileri görüşlü bir kavrayışın eseridir. Atatürk ve arkadaşları, tam bağımsız, özgür ve onurlu bir ülke olabilmenin ekonomik açıdan güçlü, kurumsallaşmış bir devlet ve sosyal, kültürel ve bilimsel açıdan gelişmiş bir toplum olabilmekten geçtiğini çok iyi kavramışlardı. Cumhuriyet devrimlerinin hepsinin altında yatan hedefin böyle bir devleti kurmak, böyle bir toplumsal gelişimi sağlamak olduğu açıkça görülebilir. Bunu sağlayacak olan aklı hür, vicdanı hür nesillerdir ve Cumhuriyet, böyle nesilleri yetiştirebilmek için bütün olanaklarını seferber etmiştir. Yetişen ilk nesiller de Cumhuriyet’in ideallerini tüm ülkeye yayabilmek için var gücüyle çalışmıştır. Bu açıdan Cumhuriyet büyük bir fedakârlığın da adıdır. Cumhuriyet aynı zamanda bir umudun adıdır. Tüm bireylerin eşit ve onurlu vatandaşlar olarak refah içinde insanca bir yaşam sürebildiği bir ülke umududur. İçi boş bir hayal değil, bilimsel yöntemle hayata geçirilecek bir umuttur söz konusu olan ve o yüzden hayatta en doğru yol gösterici olarak kendine bilimi seçmiştir. Kendi yaptıklarının, söylediklerinin bilimle çelişmesi durumunda bilimin söylediğine kulak verilmesini isteyen bir liderin umududur. Bugün 100. yılımızda başlangıca göre büyük mesafeler kaydettiğimiz muhakkak. Ancak 100 yıl önceki umudu hayata geçiremediğimiz de bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Tüm bireylerin eşit ve onurlu vatandaşlar olarak, refah içinde, insanca bir yaşam sürebildiği, insanlığa bilimsel, kültürel katkı sunabilen, tam bağımsız bir ülke olabilmemiz için ihtiyacımız olan şey 100 yıl önceki ile aynı; fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmek ve çok çalışmak. İkinci yüzyılda, çok geçmeden, bunu başaracağımıza tüm kalbimle inanıyor, güveniyorum.
devamını görProf. Dr. Alpay AZAP
Cumhuriyet, emperyalistlerin zalim emelleriyle dize getirilmek istenmiş bir milletin başkaldırısıdır. Tarih kitaplarında asırlar boyu medeniyetsiz ve çağdaşlıktan uzak olarak görülmüş bir milletin tarihi yeniden yazacağı bir destanın başlangıcıdır. Bu vatanın ekmeğini yiyen, suyunu içen ve memleketini sevmekten daha büyük bir gayesi olmayan insanların yıldıza aşkı, hilale sevdasının dışavurumudur. Bilimi ve aklı reddeden saltanatın kaybetmeye mahkum olduğu 1920ler dünyasında, geleceği 100 yıl önceden gören bir ışığın yolumuzu aydınlatmasıdır. O ışıktır ki; manavın oğlu Ahmet'i, ayakkabı boyacısı Ali'yi, kahvehane çırağı Rüstem'i, terzi yamağı Ayşe'yi cumhurbaşkanı da yapar başbakan da.. 100 yıldır hiç sönmeyen ışığı çocuklarımıza bırakacağımız eşsiz bir mirastır. Bu ülkenin evlatları her geçen gün muasır medeniyet çıtasını arş-ı alaya daha da çıkarmak için var gücüyle çalışacaktır. Ne mutlu bu vatan toprağında nefes alana, memleketin gökyüzüne bakana, Türk olana!
devamını görUfuk DÖNMEZ
Sevgili Cumhuriyet, Öncelikle bu güzel bahar gününde, yaklaşık altı ay sonra dolduracağın yüzüncü yaşını ve başlayacağın ikinci yüzyılını kutlarım. Aslında sana yüzüncü doğum günün dolayısıyla yazdığımız bu mektupların sitede yayınlanacağı tarih de çok özel: Doğumunu üç buçuk yıl öncesinden müjdeleyen bu tarih, kurucu liderinin geleceğimiz olan çocuklara armağan ettiği ve dünya çocuklarını misafir ederek kutladığımız, Millet Meclisi’nin toplandığı tarih. Üstelik hoş bir tesadüfle yüzüncü yaşında bu tarih, inançlı Müslüman yurttaşlarının nefis muhasebesiyle geçirdiği Ramazan ayının son bayram gününe denk geldi. Baharın müjdecisi olarak, yakın zamanda Hıristiyan yurttaşların Paskalya, Yahudi yurttaşların Hanuka (Işıklar) ve Kürt yurttaşların da Newroz/Nevruz bayramlarını kutladılar… Öte yandan, ilk yüzyılının hemen öncesinde olduğu gibi ikinci yüzyılının öncesinde de önce dünyayı kasıp kavuran Pandemi, ardından ekonomik kriz ve yoksullaşma ve son olarak da 6 Şubat depremiyle, etkileri süren, hayli üzücü, zorlu, yıkıcı zamanlar da yaşadın, yaşadık. Bu süre zarfında ülke ve dünya ölçeğinde dayanışmanın, yardımlaşmanın güzelliklerini de gördük, ihmalin, kayırmacılığın, ayrımcılığın, kâr ve siyasi hırsın çirkin yüzünü de. Haklısın, bir insanın hayatında olduğunca, ülkelerin hayatları da bu güzel ve çirkin yüzleri barındırıyor. Yine de, hele sende olduğunca geleceğin mahsulleri için, bir “Ekim” günü doğup yüzyıla ulaşmışsa, yaş, doğum günleri geçmişe dönük bir muhasebe olduğu kadar, yeni, taze başlangıç imkânları sağladığı için de çok özel: Neleri iyi, doğru yaptık ilk yüzyılda, neleri yapamadık, enine boyuna değerlendirsek; hemen ardından ihtiyaç ve hayallerini tüm kesimlere danışarak, neleri, nasıl yapsak ikinci yüzyılda diye konuşsak… Altmış yılını ilk yüzyılında yaşamış, dolayısıyla epey bir şeye tanıklık etmiş bir yurttaşın olarak en çok buna ihtiyacımız var diye düşünüyorum ikinci yüzyılının başında. Bu açıdan ben elimden gelenin en iyisini yapmaya hazırım. Seksen beş milyon yurttaşının da hazır olduğuna eminim. Nice yaşlara, nice yüzyıllara sevgili Cumhuriyet,
devamını görİshak REYNA
Sevgili Cumhuriyet, Yüz yaşına bastın. Sevgi dolu, barışçıl, özgür, neşeli, bereketli kutlu nice yüzyılların olsun. İnsan ömrü için çok uzun bir zaman ama bir devlet için çok genç yaştasın. Bebeklikten ergenliğe adım attın, yetişkin olmaya doğru gidiyorsun. Sevgili Cumhuriyet ne badireler atlattın, bebekliğin ne kadar zorluklar içinde geçti. Senin doğumun da çok zor oldu. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından, çok hasta anadan doğdun ve daha emeklerken kendini İkinci Dünya Savaşı’nın ortasında buldun. Açlık, yokluk çektin. Sonrasında da büyük çocuklar tarafından oraya buraya çekiştirildin, hırpalandın. Bütün sıkıntılara rağmen güzelliğinden hiçbir şey kaybetmedin. Çünkü sen Kibele Ana'nın topraklarında doğdun. Onun gibi çok güzelsin, güçlü, yaratıcı, doğurgan, özgür, bilge ve başın dimdik. Işığın hepimize ilham oluyor, yolumuzu aydınlatıyor. Varlığınla hayattayım, özgürüm, çağdaş ve güçlü bir kadınım. İyi ki doğdun sevgili Cumhuriyet’im, seni çok seviyorum. Minnetlerimle.
devamını görTülay GÜNAL
Şu günlerde büyüklerimize, en önemlisi Ata'mıza ihanet ediyoruz. Cumhuriyet'in ötesi, demokrasiyi, daha çağdaş yaşama sansımızı kullanamıyoruz. Çok üzgünüm...
devamını görMelike Sibel KANİT
Sevgili Cumhuriyet, Sana minnettarım! Sana baktığımda neler görüyorum biliyor musun? Ataların önemini, geleneğin gücünü, mayanın belirleyiciliğini ve nicelerini. Sen kimlerin mirasısın? Biz kimlerin temsilcileriyiz? Çok güzeliz çok… Tarihimizle, bugünümüzle, DNA’mızla çok güzeliz. Evet kabul bazı şeyleri elimize yüzümüze bulaştırdık, bazı işlerde çuvalladık ama biliyor musun hep yeniden başladık ve geleceğimize yürümeye devam ettik. Takılıp kalmadık hiçbir realitenin içinde. Senin sofrandan şampiyonlar çıktı, bilim insanları çıktı, sanatçılar çıktı. Senin için çalışan, senin değerlerinle yaşayan, seni geleceğe taşıyan milyonlarca insan çıktı. Senin sokaklarında âşık olduk, senin sokaklarında boylarımızı uzattık, senin sokaklarında oyunlar oynayıp senin sokaklarında şen kahkahalar attık, çok ama çok güzel şarkılar çaldık sokaklarında. Bil ve kıvanç duy! Ben biliyor ve bizimle kıvanç duyuyorum. Ey kendini gerçekleştirmelerin Cumhuriyet’i! Bil, ebediyet makamı seninle… Biz, seninle!
devamını görSerda Kranda KAPUCUOĞLU
1989 yılının 29 Ekim'inde Zübeyde Hanım İlkokulu 4. sınıfta okuyan küçük Senem’in şiir defterinden sesleniyorum sana sevgili Cumhuriyet, “Senindir ey cumhuriyet Senindir bu hürriyet Işık saçan bir melek Senden önce padişah vardı elbet Ama şimdi cumhuriyet Senindir bu millet.” Aradan 34 yıl geçti ve tıpkı şiir defterim gibi kirlendi dünya. Ama sen ey cumhuriyet, öyle bir iliklerime işlemişsin ki, o küçük kızın sana duyduğu sevgi; umutlu, kutlu, neşeli bağlılık hiç değişmedi. Hatta şimdilerde iki kızımın yüreğine işlemek için, daha da büyütüyorum seni. Eh bazen de abartıyorum sanki, ama gerekli. Unutmasınlar istiyorum, Türkiye’ye ilk geldiğin günleri. O nedenle bir temrin gibi tekrarlıyorum sürekli; cumhuriyet sensin, senin yaşama, sevme, okuma, gezme, gülme, dans etme hakkın diyorum; koru ve güzelleştir onu, gerekirse savaş onun için. Şimdi 2023 yılının 29 Ekim'inde Evrim Okulu 6. Sınıfta okuyan küçük İda’nın şiir defteriyle sonlandırıyorum sözlerimi. Bakalım beğenecek misin yeni şiirini? “Cumhuriyet özgürlükmüş Sen varsan, vatan mutlu Sen yoksan, mutsuz olurmuş Sen gelince çocuklar güler Sen gidersen solar evler Atatürk başımıza gelince Birden açmış tüm çiçekler Halk demiş ki padişaha yeter Atatürk demiş ki ülkemizi kurtaracağız Geleceği zaferlerle kutlayacağız!”
devamını görSenem KALE
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gençlere emanet ettiği Cumhuriyet 100 yaşında! Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, durmadan yürüyeceğime ant içerim! Türk istikbalinin evlatları Cumhuriyet'i ilelebet payidar sürdüreceğine ant içiyor! Huzur içinde uyu sarı saçlım, mavi gözlüm...
devamını görSemih BOZDAĞ
