
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Dilerim Cumhuriyetimiz daha nice yüzyıllar, Cumhuriyet'i hak edenler tarafından yönetilsin. Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları ellerini ve dillerini hiçbir zaman ona uzatamasın.
devamını görKıvanç TİNER
Cumhuriyetin değerlerini 100. Yılda yıprandığını ve kaybolduğunu düşünüyorum laiklik demokrasi kurulan sınayi ve kalkınmaya yönelik maddi değerler kadın hakları vs vs vs bir bir elimizden kayıp gidiyor cumhuriyetin ilk yıllarındaki alım gücüne ve hayatımızı devam ettirme durumundayız maalesef fakültelerinde bitirsek bir kaç yabancı dile sahipte olsak hem kendimiz hemde ailemiz hemde ülkemiz için istediğimiz verimliliğe ve maddi güce sahip olamıyoruz bizden sonra geleceklere bize bırakılan cumhuriyet değerlerini ve verdiklerini maalesef bırakamıyoruz diye düşünüyorum yine de ben Atatürk cumhuriyeti için çalıştım ve aklımın ereceği yaşıma kadar çalışmaya devam edeceğim
devamını görMelek DÖNMEZ
Sevgili Cumhuriyet, Ne mutlu biz Türk milletine ki seninle birlikte özgür, laik, demokratik, eşitlik esaslı bir rejimi yüz yıldır devam ettiriyoruz. Cumhuriyet karşıtları senin kurulduğun ilk günden beri olmuştur. Bugün de aynı değer bilmezler; düşünce tutulmasına uğramışlar, çıkar peşinde olanlar senin aleyhine çalışıyorlar. Bizler kurtuluş savaşı vermiş bir milletiz; kendimize ve gençlerimize güvenimiz tamdır. Hiç şüphen olmasın seni ilelebet yaşatacağız…
devamını görBahar VARDARLI
Cumhuriyetimize sahip çıkmak en büyük görevimiz olmalı…. Bu millet cumhuriyet için çok kanlar döktü…. Ve biz onu koruyan olmalıyız…. Çocuklarımız için…. Naz için… Ada için…. Defne içi….
devamını görAslı ÖZ
Bu kutlu günün 100. yıldönümüne şahit olmak ne büyük gurur. Bir ülkeyi onca zorluklar içinden çıkartıp böyle güçlü kılmış olmak yalnızca gerçek bir kahramanın eseri olabilirdi... Coşkuyla kutlanacak daha nice yıllara...
devamını görManolya SAKARYA
Gelecek nesilleri hür ve bağımsız olarak yetiştirme konusunda dün olduğu gibi bugün de yarın da aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Demokrasiye sahip çıkarak aydınlık Türkiye Cumhuriyeti'ni sonsuza dek yaşatma kararlılığımız artarak devam edecektir. Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden yürüyerek onun bize emanet ettiği Cumhuriyet'i geleceğe taşıma azmi ve kararlığımızı sürdüreceğimizden emin olabilirsiniz. Ne mutlu Türküm diyene. Dünya tarihi Türklerle başlamış Türklerle sona erecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bize bu cennet vatanı bırakan tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Mekânları cennet olsun...
devamını görBeytul AKBAY
“Kimsesiz çocuklar için ne mümkünse veriniz.” Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te bugün; Açlığın ülkenin utancı olarak görüldüğü, çocukların kimsesiz bırakıldığı, artık işleyemediği topraklarından bir lokma için bilmedikleri şehirlerin gökdelenlerinde canlarını bırakıp yine kendi topraklarına dönenlerin kimsesiz gömüldüğü, kimsesizlerin kimsesi 2023’ün Cumhuriyeti. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te dün; 1925 yılında Uşak’ta bir yetim yurdunda kalan kimsesiz çocuk Aziz, yurda yerleştirildiği için mutludur yurda ziyarete gelen Atatürk’e kimsesizliği şöyle tarif eder: “Babamı şahadet, annemi yoksulluk aldı. Uşak yetimleri adına yüz binlerce teşekkür ve yüz binlerce selam." Atatürk gözyaşlarını tutamaz. Aziz çocuğun, annesini yoksulluğun aldığını söyleme hakkıdır Cumhuriyet, 1928’de Atatürk, Emlak Eytam Bankası'na kimsesizler için yatırılan paranın müjdesini “Cumhuriyetin bilhassa kimsesizlerin kimsesi olduğunu yeniden ispat eden bu neticeyi memnuniyetle takdirinize arz ederim” der alkışlar arasında. Halk için yapılan inşaatları desteklemek ve yetim haklarını korumak için kurulan "Emlak ve Eytam Bankası"nın hakları son olarak bugünün TOKİ’sine geçmiştir. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te bugün; Bugünün TOKİ’si depremde yetim kalan çocuklara, üniversite öğrencilerine, kirasını ödeyemeyenlere bedelsiz konutlar, yurtlar, rehabilitasyon merkezleri, ücretsiz kreşler yapmıyor. Rezidansların, AVM’lerin, imara açılan ormanların, acil kamulaştırılan arazilerin yeni sahiplerinin kimsesi bugünkü Cumhuriyet. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te dün; Mustafa Kemal Atatürk, çocukların haklarını korumak için 1928’de imzaladığı Cenevre Bildirgesi : “Acıkan çocuk beslenmeli, hasta çocuk tedavi edilmeli, terk edilen çocuklar korunmalı, herhangi bir felaket anında öncelikle çocuğa yardım yapılmalı, her türlü istismara karşı korunmalı.” Atatürk çocukları korumak, beslemek, eğitmek, ihmal ve istismarı engellemek için sonradan adı Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu olarak değişen Himaye-i Etfal Cemiyeti’ni kurup, yokluğa, yoksulluğa ve kimsesizliğe savaş açıyor “Kimsesizlerin Cumhuriyeti”nde. Çocukların yaşam hakkı, eğitimi, sağlıklı bir nesil hedefiyle kurulan Cemiyet suç işleyen, dilenen, engelli, kimsesiz, yoksul, ihtiyacı olan her çocuğa kucak açıyor. Talebe sofraları, aşevleri, yetim evleri, bakıcı okulları, hemşire kolejleri... Hatta bir milyona yakın nüfuslu İstanbul’da yetersiz beslenen 6 bin çocuk için Cumhuriyet gazetesine ilan veriliyor “Kimsesiz çocuklar için ne mümkünse veriniz.” 1929 yılının karakışında yoksul çocukların giyimi meselesi tüm ülkenin gündemi. 1930’lu yıllarda, yoksul çocukların eğitimi için Çocuk Kütüphaneleri açıyorlar. Kütüphaneye devam eden çocuklara her akşam, bisküvi, incir ve üzümden bir kahvaltı, oyun oynamaları ve eğlenmeleri için de çocuk bahçeleri kuruyorlar. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te bugün; Bugünün Cumhuriyet’inde çocuklar için okul yemeği yok, 10 milyon çocuk ağır yoksulluk koşulları içinde, 1,5 milyon kız çocuğu eğitim dışında, laik bilimsel eğitim yerine karma eğitim tartışılıyor, yüzbinlerce suça sürüklenen çocuk, milyonlarca çocuk işçi. Her beslenme saatinde arkadaşlarının yanından ayrılıp okulun etrafında beş tur atan 11 yaşındaki Ali’nin mi kimsesi, yoksa okul yemeğine ayrılacak kaynağın aktarıldığı bir avuç zenginin mi kimsesi olmuş bugünkü Cumhuriyet. Bizler hala 95 yıl önce imzalanan Cenevre Sözleşmesindeki çocuklar için okul yemeği kampanyasını sürdürüyoruz. Barınamayan, beslenemeyen artık “geçinmeye odaklanan” üniversite öğrencilerinin mi kimsesi bugünün Cumhuriyeti. Yoksa, onca yıl memleketin kalkınması için çalışan ama bugün çalışmanın huzurunu değil acısını çeken emeklinin mi kimsesi bugünkü Cumhuriyet. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te dün; 1932 yılında “kimsesizlerin kimsesi olsun” diye Atatürk’ün isteği ile kurulan halkevlerinde sağlıklı yetişsin diye çocuklar, sağlık taraması, bir insanın alması gereken besin değerini hesaplarlarmış, öğrenci yurtlarında kalanlar için sıcak yemek, cezaevlerinde eğitim, köyden gelen işçilere barınak kurarlarmış. Şimdi yeniden kimsesizlerin kimsesi olsun diye ikinci yüzyılında Cumhuriyete, 2 yaşında kimsesiz bir çocuk gibi sıkı sıkı sarılarak, örgütlenip, dayanışarak yeniden umutla büyüteceğiz.
devamını görHacer FOGGO
Cumhuriyete gözünü açmış bir neslin çocuğu olarak, 100.yıla erişmenin gururu, sevinci ve şükrü içinde asırlık Cumhuriyetimizi kutluyor, bizden sonraki nesillerin de aynı coşku ile nice 100 yıllara özgürlük, uygarlık ve barış içerisinde ulaşmasını 100.yıl doğum günü dileği olarak gelecek 100 yıllara bırakıyorum. En güzel bayramın en güzel armağana dönüştüğü Asırlık Cumhuriyetimiz sonsuza dek var olsun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına saygı, minnet, özlem ve rahmetle.
devamını görNilgün ÖZKAN
Sevgili Cumhuriyet, 35 yıl önce varlığınla aydınlattığın bu topraklarda doğdum. Cumhuriyet çocuğuydum. Törenlerde şiir okurken içindeki coşku gözlerinden yaş olarak akan, küçücük kalbine koca bir minnet duygusu sığdırmış çocuklardan biriydim. Cumhuriyet kadınıyım şimdi. Sayende toplumda varlığımın bir önemi var, söz hakkım var, hür iradem var... 100’üncü yılını kutluyoruz bu yıl. 1923’te Atamızın fitilini ateşlediği meşalemiz 100 yıldır yanıyor ve hiç şüphem yok ki yüzyıllarca yanmaya devam edecek. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde varlığın için savaşan tüm isimsiz kahramanlarımıza selam olsun...
devamını görÖzge DEMİRCİ
