ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Türkiye Cumhuriyet’i sayende Ben Cumhuriyetimizin 100.Yaşında eşitlik hakkıma, özgürlüğüme, sahibim. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sayesinde. onu büyük sevgi ve saygı minnetle anıyorum. O ne büyük insan; vatanını, insanını düşünen, halkına rol model olan lider, daima açtığı yolda, izinde gideceğim. cumhuriyet kadını olarak çalıştım, ayaklarımın üstünde durdum, durmaktayım. Çocuğumu Atasının izinde yetiştirdim, bu zamanlara kolay gelinmediğini, bu vatan bu bayrak için nice savaşlar verildiğini biliyor, vatanını bayrağını seviyor. Sen rahat uyu Atam. Başkumandanımız ve şehit arkadaşlarının ruhları şad olsun. Yurtta barış dünyada barış olsun. Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar var olsun. Ne mutlu TÜRKÜM diyene. Saygılarımla.

    devamını gör
    Emine ÇİÇEK
  • Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun. Tam 100 yıl önce bizler rahat gezelim diye kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı veren ilk öğretmenimiz başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, cepheye korkmadan giden kadınlarımız, çocuklarımız, vatanın gizli koruyucuları, hepinize minnettarız. sizler o gün o mücadeleyi vermeseydiniz, bizler bugün bu hayatı yaşıyor olmayacaktık belki de. Huzur ve sükûnet içinde yatınız, Cumhuriyet bizlere emanet...

    devamını gör
    Alim EKİNCİ
  • Merhaba, Sevgili Atam, bu yüzyılın sonunda eksikliğini çok hissettik. Söylediğin her şey çıktı. İnanıyorum ki Türkiye ilelebet var olacak. Çünkü senin öngörün de bu yönde. Fikirlerine bağlı bir nesil geliyor. İçim rahat. Biraz zor bir dönemden geçse de geçecek. Çünkü bizim senin gibi bir önderimiz var. Ne Mutlu Türk'üm diyene...

    devamını gör
    Emel KURT
  • Atam’ın 100 yıl önce söylediği gibi; “Milletin düşmanı yalnız Yunan değildi, bizim bugünkü düşmanlarımız içimizdedir." Cumhuriyetimizin 100. Yılını gururla kutlamamız gerekirken; ne acı ve utançtır ki tarikatların, cemaatlerin, çocuk istismarlarının, eğitimsizliğin, yolsuzlukların, asayişsizliklerin, gölgesinde kutluyoruz. Bugün bizlere özgür bir Türkiye hazırlayanları saygıyla takdir etmeliyiz. Çünkü onlar verdikleri sözü tuttular ve başardılar. Onlar görevlerini yaptılar. Peki ya biz başarabildik mi? Emanetlerine sahip çıkabildik mi? Bizler, özgür, adil, sömürülmeden, nitelikli, kardeşçe yaşamayı başarabildik mi? Vatanı hür ve mutlu bir hale getirebildik mi? Ne mutlu, dünyaya ışık tutan CUMHURİYETİMİZE layık olan memleketimin ilim ve bilgi sahibi memurlarına, siyasetçilerine, yargı, sağlık basın mensuplarına, bilim insanlarına, iş insanlarına, eğitimcisine, öğrencisine, sanatçısına, sporcusuna... İlelebet CUMHURİYET Bayramımız kutlu, ruhlarınız şad olsun. Sonsuz saygı ve minnetle ATAM...

    devamını gör
    Elif Küçük KIRBAŞ
  • Sevgili Cumhuriyet, Sana yüzüncü yılını kutlama fırsatıyla bir mektup yazmak büyük bir onur ve ayrıcalık. Senin yükselişin, Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşu ve modernleşme sürecinin başlangıcı oldu. Sen, herkesin eşit ve özgür olduğu bir toplumun kurulmasında öncü oldun ve kadınların haklarının tanınması gibi önemli adımları attın. Ancak, günümüzde hala bazı sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Hala adalet ve eşitlik konusunda çalışmamız gereken çok iş var. Ayrıca, basın özgürlüğü, insan hakları ve demokrasi gibi temel ilkelerimizi korumalıyız. Bu yüzden, yüzüncü yılını kutlarken aynı zamanda geleceğe de bakmalıyız. Senin ideallerin ve değerlerinle uyumlu bir toplum yaratmak için daha fazla çalışmamız gerekiyor. Yine de, senin bize sunduğun bu değerleri her zaman ön planda tutacağız ve her zaman sana minnettar olacağız. Sevgi ve saygılarımla, Azmi Yağlı

    devamını gör
    Azmi YAĞLI
  • Merhaba Atam senin var ettiğin topraklarda doğdum büyüdüm ve öleceğim. CUMHURİYET'imizin 100 Yılı'nı gördüm. NE MUTLU BANA, NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE... CUMHURİYET'imiz ilelebet var olacaktır. Elbet bunu yok etmek isteyenler var ama bizler, senin çocukların olduğu müddetçe hiç kimse bu güzel VATAN'ımızı bölemeyecektir. Emanet ettiğin topraklar nesilden nesle CUMHURIYET, ÖZGÜRLÜK, BARIŞ içerisinde olacaktır. Yarın 100. yılımızı kutlayacağız senin sayende. İyi ki varsın, iyi ki var oldun ATAM. NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.

    devamını gör
    Pembe AKBAŞ
  • Ne mutlu bana ki senin kurduğun Cumhuriyet'in yaşandığı bu ülkede doğdum Atam. Bugün bir Türk kadını olarak hayatın içinde ben de varsam bu senin öngörün ve bizler için en uygun dediğin yönetim şekli Cumhuriyet'in eseridir. En büyük eserim dediğin Türkiye Cumhuriyeti'ni nice yüz yıllar yaşatacağız. Adın dilimizde marş, yaptıkların yolumuzda ışık, emanetlerin hedefimiz olacaktır. Bu ülke bugün fikri hür, irfanı hür nesiller yetiştirebiliyorsa hepsi senin eserindir Atam. Aydınlığa ulaşmak kolay olmadı, bilir bu millet, aydınlık yarınların yolunu da bulur elbet. Cumhuriyet bizim yolumuz; özgür, çağdaş, laik Türk devleti hedefimiz. Yürüyeceğiz, çalışacağız, dik duracağız, her zorluğu aşacağız. Bu cumhuriyet kolay kazanılmadı, şehitlerimizin kanı analarımızın emeği, gözyaşı, tarladaki çiftçinin alın teriyle kazanıldı. Korumak, yüceltmek boynumun borcu, sen rahat uyu Atam. Bekçisiyiz biz Cumhuriyet'in ve hürriyetin.

    devamını gör
    Ceyda ÖZDEMİR
  • Bugün, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çağının ötesinde bir anlayışla kurduğu çağdaş, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yaşını büyük bir mutluluk ve gururla kutluyoruz. Bir asırlık Cumhuriyet tarihinin yarısına eşlik etmiş bir sanayi topluluğu olarak, kurulduğumuz günden bu yana en önemli önceliğimiz her zaman, sahip olduğumuz en değerli mirası, Cumhuriyetimizi ve onun değerlerini korumak ve yüceltmek oldu. Her zaman dile getirdiğimiz gibi, üretim odaklı gruplar ülkemizin en büyük zenginliklerinden biri. Bu inançla yarım asırdır her koşulda ülkemiz için katma değer yaratmak, istihdamı artırmak ekonomimizi güçlendirmek için çalıştık. Tüm bunları yaparken Atatürk’ün her zaman öncelik verdiği toplumsal hayatın gelişimine ve refahına destek olmak için çalışmalarımızı sürdürdük. Bundan böyle de ülkemiz için ekonomik ve sosyal fayda yaratma gayesiyle çalışmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet’in ikinci yüz yılında, Türkiye’nin genç ve dinamik insan gücüyle, potansiyelini tam olarak ortaya koyup daha iyi konumlara yükseleceğine inanıyoruz. Ülkemizin bu noktaya ulaşması için bizler üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Çünkü biliyoruz ki, tarihte eşine rastlanmayan bir bağımsızlık destanı yazan Millî Mücadele’nin kahramanlarından aldığımız bu kutsal emaneti gelecek nesillere layıkıyla teslim etmek, en önemli sorumluluğumuz. Bu vesileyle başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden tüm gazi ve şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

    devamını gör
    Ali KİBAR
  • Atatürk, 15 Kasım 1937’de yirmi yıllık bir aradan sonra Diyarbakır’a gelir. Bir karşılama töreni istememiştir. Ancak O’nun geleceğini duyan halk çoktan Diyarbakır Garı’nın önünü doldurmuştur. Bu temsili karşılama töreninde bütün devlet yetkilileri vardır. O zamanlar Diyarbakır’da komiser olarak görev yapan büyükbabam Ethem Kopan da oğlunu alarak gitmiştir törene. Yani Atatürk’ü karşılayanlar arasında rahmetli babam Lütfü Kopan da vardır. On yaşındadır o tarihte. Ama bu karşılamanın her anı hafızasında yer etmiştir. Çocukluğumda bu karşılamanın anılarını defalarca dinlemişimdir babamdan. Ailenin bir kısmı Atatürk’ün babamın başını okşadığını, bir kısmı da sadece önlerinden geçip gittiğini söylerdi. Babam bu farklı görüşlere takılmadan sadece orada olmanın ne kadar gurur verici olduğunu anlatırdı bize. O’nu yakından görmüş olmanın heyecanı her anlatışında gözlerine yansırdı. O gurur ve heyecan babamdan bize mirastır. Bu topraklarda tam bağımsızlığa inanan bütün anne-babaların çocuklarına bıraktığı en güzel mirastır bu. Her Cumhuriyet Bayramı’nda olduğu gibi 100.yılda da o gururu, o heyecanı yaşıyorum. Atatürk, gerçekten babamın başını okşadı mı bilmiyorum. Ama tam yüz yıldır Cumhuriyetimizin kazanımlarıyla, değerleriyle ve çizdiği yol haritasıyla hepimizin başını okşamaya devam ediyor. Cumhuriyet çocuğu olmak, bir idealin başınızı okşadığını bilmek. O ideal bize yüz yıldır bilimsel düşünceyi işaret ediyor. O ideal bize yirminci yüzyılın başından beri dil, din, ırk gözetmeksizin birlikte yaşamanın mümkün olduğunu anlatıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk hakları, doğa bilinci, hayvan hakları ve daha fazlası, cumhuriyet bilincinin önemli yapı taşları. O ideal bize sanatın hayatın kenar süsü olmadığını, aydın bir dünya görüşüne sahip olmak için en önemli değer olduğunu öğretiyor. Cumhuriyet 100 yaşında ve bütün varlığıyla çocuklarının başını okşamaya devam ediyor, edecek.

    devamını gör
    Yekta KOPAN