ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Sevgili Atam, İnsanlık tarihi zaman zaman liderler, daha nadiren dâhiler çıkarırmış. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük liderine, en olağanüstü dehasına sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Sen bir insanın bir milletin kaderini nasıl değiştirebileceğini bütün dünyaya gösterdin. Sana sevgimiz ve kurduğun cumhuriyete bağlılığımız sonsuza kadar devam edecektir. Ne mutlu Türküm diyene…

    devamını gör
    Teoman Murat ÖZSAN
  • Sevgili ve saygıdeğer Türk milleti, Cumhuriyet 100. Yılına denk gelmiş bir birey olarak Allah'a sonsuz kez şükrediyor, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını şükranla yâd ediyorum. Cumhuriyet'in kurulmasında bütün zorluklara, acılara, savaşlara, işgallere ve ölümlere göğüs geren bu Aziz Türk milletinin bir torunu olmaktan iftihar duyuyorum. Cumhuriyet'in kıyamete kadar payidar kalması için elimden gelenin fazlasını yapacağıma ve ömrünün sonuna kadar onurumla şerefimle yaşayacağıma Cumhuriyet'in 100. Yılı'nda sizler önünde ant içiyorum. Gençliğimi ve ömrümü, kendimi geliştirip bu millet için işimi en iyi ve en fazla yararım olacak şekilde yapacağıma, ancak o zaman bu millete olan görevimi yerine getireceğime inanıyorum. Cumhuriyet'in 101. yılında daha çok okumalı, düşünmeli ve daha çok çalışmalıyız. Bu ülkeden refah seviyesi yüzünden başka bir ülkeye iltica ederek, her karışı kanla sulanan vatanımızı bırakmamalıyız. Son nefese kadar Kuvayı Milliye.

    devamını gör
    Muhammed Emir KAYA
  • Senin yolunda Senin fikirlerini idrak etmiş bir Türk kadını olarak minnettarım. Tüm bu uğraş içinde senin yanında olan tüm Yol ve silah arkadaşlarına minnettarım. Ne mutlu Türküm diyene Ne mutlu senin gibi Ataya Daima ve kalıcılıkla Her zaman Her yerde Sonsuza kadar sen ❤️

    devamını gör
    Nurcan GÜNAY
  • Biz; Cumhuriyete doğmuş, bütün nimetlerinden yararlanmış, okumuş, saygı görmüş, oy kullanmış, mirasını almış, resmî nikahı kıyılmış, sokağa tek başına çıkabilmiş, çalışıp parasını kazanmış, mutsuz olduğu ortamdan, insandan, işten, eşten vazgeçebilmiş “Cumhuriyet Kızları”yız. Tüm bunların olmadığı bir yaşam, bizim için yalnızca televizyonda yaşanır, başka ülkelerin başka hayatlarında…Seni bize armağan eden ATAM’a, bizi sarıp sarmalayan özgürlüğe, mecbur kalırsak seni nasıl koruyacağımızı bize bizzat cephedeki kahramanlıklarıyla öğreten kahraman atalarımıza binlerce teşekkür ediyoruz. Minnetimiz sözcüklere sığmaz. Çok okuyan, tarihini satır satır içine sindiren ATATÜRK’ün, Cumhuriyet'in kızları olarak, bilmekle kalmadık; bir ömür hiç yılmadan öğrettik, destekledik, yeni nesillere aktardık seni. Sen hep yaşa, çok yaşa! Biz ATAmıza söz verdik; sen rahat uyu, bekçisiyiz biz CUMHURİYET’in dedik. Sözümüz söz, ömrümüzün son gününe kadar, kanımızın son damlasına kadar da koruyacağız. 

    devamını gör
    Yasemin GÜRSU
  • Her şey bir kıvılcımla başladı ve etrafında da inananlar toplandı. Aydınlıktan bir an bile asla uzaklaşmadılar. Kıvılcım alevlendi, kızıl kan rengine büründü. Kanla mürekkep birbirine karıştı romanlarda, gazetelerde ve epik şiirlerde. Kan bitti, alev ve mürekkep kazandı. Alevin başında her yıl toplanan, bu yıl da 100.kez toplanan kişiler oldukça, aydınlığın etrafında toplanan aydınlar oldukça, şanlı Türk Bayrağını, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti'ni, Türk Milletini, Türk tarihini ve Türk istikbalini anlatacak yazarların, şairlerin, gazetecilerin, bilim insanlarının, öğretmenlerin ve daha nicelerinin kılıçtan keskin kalemleri, kanları mürekkebe karışsa bile yine yazmaya hiç kuşkusuz devam edecekler. Bu unutulamayacak kadar büyük olay nice asırlarca konuşulacak, gece gündüz yapılan savaşlarda Mehmetçiklerin yere akan kanlarına yansıyan ay ve yıldızı herkes konuşmaya devam edecek, en karanlık gecede ay yıldızın nasıl parladığına yeniden şahit olacaklar. Yaşasın Cumhuriyet!

    devamını gör
    Selin ŞANLI
  • Seni anlamak, seni anmak ne muazzam şey Mustafa Kemal... Ayağımıza taş, elimize kan değmesin, Cumhuriyet bize çok iyi geldi iyi ki geldi. Mücadele alınan en büyük zaferdir. İşgal altında değil bayrak altında, sonsuzluğa Cumhuriyet...

    devamını gör
    Emel ATA
  • “İSTİBDATTAN KURTULMALAR” CUMHURİYETİ

    Annem 99 yaşında vefat etti. Yürümekte güçlük çektiği son bir iki yıl dışında, her yıl Cumhuriyet Bayramlarında Bağdat Caddesi'ndeki fener alaylarına katılır, büyük bir heyecanla elindeki bayrağı sallayarak 10. Yıl Marşı’nı söylerdi. Annemin bu heyecanı haksız değildi. Cumhuriyet'in kuruluşuna tanıklık eden bir kuşaktan olmanın verdiği coşku yanında, Cumhuriyet sayesinde yüksek öğrenim yapmış, meslek sahibi olmuş, kendi yaşamıyla ilgili kararlarını veren, oy hakkı bulunan, sivil toplum kuruluşlarında etkinlikler yapan bağımsız bir birey olarak yaşamıştı.

    Cumhuriyet bir bağımsızlık savaşının, büyük bir zaferin ürünü. O nedenle de çok heyecanlandırıcı. Böyle olduğu için, bu zaferin başkomutanı Atatürk aynı zamanda Cumhuriyet'in de kurucusu olmuş, köklü devrimler yapabilmiş, bunları topluma benimsetebilmişti.

    Ancak, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarından sonra demokratik Cumhuriyet düşüncesi gelişemedi. Cumhuriyet kapsayıcı, çoğulcu, katılımcı, eşit yurttaşlığa dayanan, insan haklarına saygılı, hukuk devletinin geçerli olduğu bir demokrasiye dönüşemedi. Tersine, farklı kimliklere yer açmayan, tek tip insan yaratmaya yönelen, muhalefeti meşru görmeyen, bir rejim oldu.

    1950 seçimlerinde dokuz yaşındaydım. Demokrat Parti'nin iktidara gelişinin evde nasıl bir sevinç uyandırdığını anımsarım. Tek parti istibdadından kurtulmuştuk.

    1950’lerin sonunda işler tersine döndü. Demokrat Parti’nin baskıcı politikaları bıkkınlık getirmişti. Tahkikat Komisyonu, Vatan Cephesi, cezaevlerine atılan gazeteciler. 1960 yılında lise son sınıftaydım. “Menderes istifa” sloganlarıyla sokaklarda yürüyen gençler arasındaydım. 1960 darbesi bizim evde sevinçle karşılandı. Demokrat Parti istibdadından kurtulmuştuk.

    Derken 12 Mart muhtırası, arkasından 12 Eylül darbesi. Baskılar, işkenceler, idamlar. 1983 seçimlerini askerlerin destekledikleri parti değil, Özal’ın partisi kazanınca sevinmiştik.

    12 Eylül rejiminin istibdadından kurtulmuştuk.

    Bir aydan az bir zaman sonra seçimler var. AKP’nin tek adam rejiminin istibdadından kurtulup kurtulamayacağımızı seçim sonuçları gösterecek. Bir kere daha özgürlüğe kavuştuğumuz için sevinecek miyiz?

    Bu deneyimlerden çıkarılacak iki sonuç var: Birincisi, 100 yıllık Cumhuriyet tarihinin bir özgürlük mücadelesi tarihi olduğu ve bu mücadelelere karşın demokratik bir Cumhuriyeti kurmakta yetersiz kaldığımız. İkincisi ise, istibdattan kurtulmanın demokrasiyi inşa etmek için yeterli olmadığı, demokrasinin kurulması için ayrı bir süreç gerektiği.

    Önümüzdeki seçimlerde iktidar değiştiği takdirde, “istibdattan kurtulma” kısırdöngüsünü kırmak için önümüzde Cumhuriyet tarihinin en önemli fırsatı var.

    Demokrasinin bütün kurumlarının çöktüğü bir ülkede, demokrasiyi sıfırdan inşa etmek gerekecek. Bunun için “Nasıl bir demokrasi” tartışması yapılmalı. Demokrasiyi bu kez sağlam temeller üzerinde yeniden inşa edebilirsek istibdattan kurtulma bayramları yaşamaktan kurtulabiliriz.

    devamını gör
    Rıza TÜRMEN
  • Ben bir Cumhuriyet kadınıyım. Biz Cumhuriyet kadınları sana müteşekkiriz ATAM. Cumhuriyetimizin 100. yılının geleceğe büyük bir ümitle bakmamızı sağlayan gurur verici atılım ve başarıları, her türlü zorlu engelin aşılması konusunda bizlere güç vermesi dileğiyle. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yazılan kurtuluş destanının gururunu, heyecanını ve bu destanın varış noktası olan Cumhuriyetimizin ilanının 100. yıldönümünü büyük bir coşkuyla kutluyorum. Atatürk'ün önderliğinde büyük Türk milletinin kanı, canı ve sonsuz emekleriyle kurulan Cumhuriyetimizi, tüm değerleriyle sonsuza kadar yaşatmak hepimizin vazgeçilmez ortak sorumluluğudur. Ebediyen HÜRRİYET! İlelebet CUMHURİYET! Nice 29 EKİMLERE!

    devamını gör
    Başak YÜMÜN
  • Merhaba Atam, senin bize armağan ettiğin Cumhuriyet'in 100.yılı. Size çok şey borçluyuz, çok mutluyuz. Senin açtığın bu yolda ilelebet devam edeceğiz. Arkandan yürüyeceğiz, 100.yıl kutlu olsun!

    devamını gör
    Selman Yiğit ŞENTÜRK