
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Atam, Sen bizim için bir insandan çok daha öte, varlık sebebimizsin, sana olan borcumuzu bir ömür boyu ödeyemeyiz, ama en büyük tesellimiz çocuklarımıza, bizden sonraki nesillere senin ilkelerinden ayrılmadan Cumhuriyetimizi yaşatmak ve daha ileriye götürmek olabilir. Bunu maalesef bugüne kadar yapamadık, bunun derin üzüntüsünü ve vicdani azabını çekmekteyim ama önümüzde yeni bir yüzyıl başlıyor, umudum geçen yüzyıldan ders alarak ve aynı hataları yapmadan geleceğe yaşanabilir bir Türkiye bırakmak. Sen ne ulu bir insanmışsın ki o zamandan bugünleri görüp bizi uyarmışsın ama bizler maalesef senin dediklerini yeterince iyi anlamamış olmanın cezasını çekiyoruz. Umarım biz Türkler en kısa zamanda sana layık olacak şekilde bir Türkiye'yi ye iden inşa edebiliriz, kendimiz ve gelecek nesiller için. Olmasaydın olmazdık Seni özlemle ve hasretle anıyoruz... Gelecek yüzyıl için umudumuz, senin en imkansız zamanlarda neler başardığını bildikçe artıyor Hala bize yol gösterdiğin için minnettarız
devamını görİpek UZKAN ÇAĞIRGAN
Cumhuriyet. Ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi. Bu cumhuriyetin terim anlamı. Bir Türk genci olarak benim için cumhuriyet; fikirlerimi özgürce ifade etmemi, kendi bayrağımın gölgesinde ülkem için çalışmamı sağlayan unsur. Bir kız çocuğu olarak eğitim alabilmem demek cumhuriyet. Tarladaki çiftçinin özgürce ekip biçebilmesi, bir doktorun hastalarını tedavi edebilmesi demek cumhuriyet. Uçsuz bucaksız göğe bakınca “İstikbal göklerdedir!” diyen bir çift mavi gözü görmektir benim için cumhuriyet. Kanla gözyaşı ile kazanılmış en kutlu savaş, cepheden cepheye elinde süngü ile koşan askerin gözündeki umuttur cumhuriyet. Kolay kazanılmadığı gibi kolay vazgeçilemeyecek hatta en vazgeçilmez olandır. Özgürce ifade edilmiş fikirlerin beraberce ördüğü kocaman bir duvardır cumhuriyet. 100 yıllık koca bir çınar, atamın dehasının en güzel örneğidir. Dilerim daha nice yüzyıllarını görürüz.
devamını görDuru BİLGİÇ
BAĞIMSIZLIĞIMIZIN TEMEL TAŞI TÜRKIYE CUMHURIYETI’NE, Sen ki 100 yıllık koca çınar; ateş çemberi bir coğrafya içinde, bir yandan ulus devletle, diğer taraftan laiklikle, Türk milletini dirençli bir cam fanusun içinde korudun, kolladın, sakındın. Ne badireler atlattın… Her seferinde sağlam köklerine tutunarak dayandın. Her zorluktan gövdenden fışkıran yemyeşil filizlerle yeniden doğarak çıktın… Asla yıkılmadın. Sen ki 100 yıllık koca çınar; ilmi, bilimi, fenni tüm hurafelerden üstün tuttun. Herhangi bir zümrenin, kişinin, sınıfın ayrıcalığına geçit vermedin. Kadın-erkek eşitliği esastır dedin. Medeni Kanun’la toplum ve aile içinde kadına eşit hak verdin. Her meslek grubundan nice öncü kadınlar yetiştirdin, aydınlanmanın mihenk taşlarını onların başarılarıyla döşedin. Yetmedi, seçme ve seçilme hakkını Batı ülkelerinden çok daha önce Türk kadınına verdin. Dünya seni parmakla gösterdi… Sen onlara öncülük ettin. Sen ki 100 yıllık koca çınar; her daim hukukun üstünlüğünü, halkın egemenliğini, bireyin iradesini temel aldın. Önce meclis, önce demokrasi, önce hürriyet dedin. Köklerini üç sac ayağına sıkıca sardın; Türk milletinin egemenliği, devletin bağımsızlığı ve bireyin özgürlüğü… Bunlardan asla ödün vermedin. Ey 100 yıllık koca çınar; “Bu çölden hayat çıkarmak, bu inhilalden (dağılıştan) bir kuruluş yaratmak lazım” diyerek önce Meclis’i kuran, “Türk kadını omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıktır” diyerek kadınlara tüm haklarını veren ve bağımsızlık uğruna hiç yorulmadan mücadele eden büyük devrimci Mustafa Kemal ATATÜRK olmasaydı bunların hiçbiri olmazdı. Ona ve kurucu kadrolara her daim minnettarız. Geçtiğimiz 100 yılı; senden kalan kazanımlar ve Atatürk’ün köklü devriminin bize sunduklarıyla geçirdik. Devrimin sürekli gelişim isteyen bir eylem olduğunu biliyorduk ama gereğini yeterince yapmadık. Bundan sonraki 100 yılda sana ve büyük önder Atatürk’e sözümüz olsun; Çağı aşıp hep daha ileriye, daha ileriye yürüyeceğiz. Yılmadan, yorulmadan. Söz.
devamını görElfin TATAROĞLU
Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene!
devamını görMurat SARI
Değerli Cumhuriyet, sana 100. yılın olduğu için mektup yazmak istedim. Bu bayramı daha da coşkulu kutlayacağız. Seni kutlayıp okulda gösteriler yapacağız. Seni çok seviyorum, sen benim Cumhuriyetimsin. Sen benim canımdan daha önemlisin.
devamını görZeynep AYRANCI
Cumhuriyet'in 50. yılında doğmuşum. Onun 100. yılını görmek çocukluk hayallerimden biriydi. Sorunlar yok mu, yığınla var. Hem yurtiçinde hem de çevremizde. Dünya son 50 yılda maalesef daha iyi bir yer olmadı. Ama Selanikli bir yetimin kurduğu, bu sayede bugün Rizeli bir kıyı kaptanının oğlunun liderlik ettiği Cumhuriyet hâlâ dimdik ayakta. Onun temelindeki değerler her sınavdan gururla çıkıyor. 1923'te ne doğru bir iş yapıldığını tarihin algoritması gösteriyor bize... Çok yaşa Cumhuriyet. 150. yılda görüşmek üzere!
devamını görTuna KİREMİTÇİ
SEVGİYLE YEŞERECEK BİR İNANCA Yitik, kayıp, hasta, yoksul, paramparça bir ülkenin kısıtlı imkânlar içinde ortaya koyduğu varoluş öyküsünün adıdır, Türkiye Cumhuriyeti. Bağımsızlıkla başlayan, yine aynı dönemde çalışmaya, üretmeye, dönüştürmeye, işaret edilen hedefe doğru emin adımlarla ilerleyen bir yolculuk. Bu öyküye tanıklık eden dönemin gençlerine bırakılan büyük bir emanet vardır: “Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz.” Çocuklar ve gençler, içinde bulundukları toplumun kültürel özelliklerini ve yaşam biçimini rol-model alarak öğrenirler, 1920’li ve 1930’lı yılları düşündüğümüzde dönemin çocukları ve gençlerinin gördüğü toplum modeli kurtuluşa inanan, büyük hayalleri olan, bu hayalleri yeşertmek için de var gücüyle çalışan insanlardı. Ve zannedildi ki bu cümleleri okullara, sınıflarda tahtalara, öğrencilerin kitaplarına yazarsak Cumhuriyet heyecanı devam edecek ve gelecek nesiller de bu inançla çalışacaktı. Öyle olmadı, çünkü unutulan bir şey vardı o da eğitimdeki didaktik anlatının sıkıcılığı ve işe yaramazlığı. Baba ve annelerimizin öğrencilik yıllarımızda “Ders çalış, daha çok çalış” öğütleri nasıl ki ters tepiyor ve bir kulaktan girip diğer kulaktan çıkıyorsa şimdi bizlerin gençlere verdiği “Bu Cumhuriyet sizin, onu yüceltecek olan da sizlersiniz” öğütleri karşıda bir heyecan yaratmıyor. Çocukların ve gençlerin gördüğü büyükler çalışkan, üreten, ülkeyi ileriye taşımaya çalışanlar değil, bunun yerine hızla köşeyi dönmeye çalışan, bir şekilde ülkeden gitmeye çalışan yetişkinler. Geçmişi iyi bilmek ve anlamak cümlelerine sarılmayı bir kenara bırakıp bugün ne yapabiliriz sorusuna odaklanır; eksik olan heyecanı, coşkuyu yeniden nasıl inşa edebiliriz konusunu eğitim bilimi penceresinde önceliklendirebilirsek kendi adımıza Cumhuriyetimiz için en önemli görevi yerine getirmiş oluruz. Vatan ve millet sevgisi, Cumhuriyet aşkı erken çocukluk dönemi ve ilkokul yıllarındaki öğrenciler için soyut kavramlardır. “Vatanını sev, bayrağını koru, Cumhuriyet’e sahip çık” gibi öğütler bu yaş grubundaki öğrenciler için sadece bir ezberdir. Cumhuriyet ve vatan sevgisini ezberden çıkarmanın yolu eğitim politikalarını dönüştürmekten geçiyor. Kuru kuruya bir vatan sevgisi aşılamak yerine gerçekten çocukları üstünde yaşadıkları toprakla tanıştırmak, yaşadıkları ve büyüdükleri topraklara dokunmalarını sağlamak, toprağı ekip sabırla beklemek, ardından toprağın onlara neler vereceğini görmelerini sağlamak toprak sevgisinin ilk adımı olacaktır. Vatanını sevmek, önce toprağını sevmekle başlayacaktır. “Vatanını sev, Cumhuriyet’i koru” emir cümleleri yerine, sevgiyle beslenen “vatan ve cumhuriyet aşkı” bu neslin ihtiyacıdır. Sevgiyle beslenen bir cumhuriyet aşkını filizlendirmek dileğiyle…
devamını görMüjdat ATAMAN
Sevgili Cumhuriyet artık yüzüncü yılındasın yüzüncü yılını çok coşkulu bir şekilde kutlayacağız. Çok güzel olacak bu mutlu günde
devamını görElisa Kader TİRYAKİ
Ben Cumhuriyet öğretmeniyim. Görevim ve yaşamım boyunca cumhuriyet'in yılmaz savunucusu oldum. Karşı devrim karşısında hiç umudumu yitirmedim. Her karanlık günde Nutuk’u tekrar tekrar okudum. Çocuklarıma, torunlarıma O’nu anlattım. M. Kemal gelecektir, ışığını hep söyledim. Yaşasın Cumhuriyet!
devamını görGürsel YILDIRIM
