ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Sevgili Cumhuriyet, 100. yaşını kutluyor olmak ne büyük gurur ve ne büyük mutluluk... Ve biliyorum ki daha çok asırlar kutlanacak. Bugün özgür bir Türk kadını olarak kimseye muhtaç olmadan, vatanımda başım dik, onurlu bir şekilde yaşayabiliyorsam senin ve seni bizlere hediye eden Atatürk'ün sayesinde. Ulu önderim, Başkomutanım, Başöğretmenim ve tüm silah arkadaşlarını, Milli Mücadele ruhuyla tüm emeği geçen şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyorum. Hepinizin mekânı cennet olsun Minicik bir çocukken kutladığı bayramlarda kalbi deli gibi çarpan, şimdi yetişkin olan ama aynı heyecanı taşıyan güzel insan, bayramın kutlu olsun. Umudunu, inancını, vefasını hiç kaybetmeyen, sevgiye önem veren, saygıya daha da fazla önem veren, görev ve sorumluluklarını layığıyla yerine getiren, İstiklal Marşı'nı okurken gururu, mutluluğu, duygusallığı aynı anda yaşayıp duyguları birbirine karışan Çılgın Türk senin de bayramın kutlu olsun. "NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!"

    devamını gör
    Meltem Pınar BALTACIOĞLU
  • 100 yıl sürdü, 1000 yıl da sürecek. Türkiye Cumhuriyeti ebediyen devam edecek!

    devamını gör
    Mehmed EMİN
  • Sevgili Türkiye Cumhuriyeti,

    100 yıllık gurur dolu yolculuğunda, seninle birlikte nice başarılara imza attık. Göklerde parlayan yıldız gibi, seninle büyüdük ve güçlendik. Bu mektubu kaleme alarak, senin ve başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kurucu kadroların sayesinde bugüne kadar eriştiğimiz değerleri, başarıları ve geleceğe dair umutlarımızı paylaşmak istiyorum.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin bizler için anlamı, özgürlük, bağımsızlık ve eşitlik demektir. Bu değerler sayesinde, her birimiz daha iyi bir gelecek için çalıştık ve Türkiye'nin kalkınmasında emek harcadık. Kurucu kadroların öncülük ettiği bu yolda, bizlere armağan ettiği bağımsızlık ve çağdaşlık duygusuyla gönül borcumuzu ödeyemeyeceğimizi biliyoruz. Bugün Türkiye Cumhuriyeti, dünyanın önde gelen ekonomilerinden biri haline gelmiştir. Bunu başarabilmek için, eğitim, sağlık, sanayi ve altyapı gibi birçok alanda büyük adımlar attık. Bir yandan geleneklerimize bağlı kalmayı başarırken, diğer yandan yenilikçi ve vizyoner bir anlayışla değişime ayak uydurduk.

    Gelecekte ise teknoloji ve inovasyon, Türkiye'nin daha da ileri gitmesini ve kalkınmasını sağlayacak en önemli itici güç olacaktır. Genç nesillerimizin enerjisi ve bilgi birikimiyle, yapay zekâ, yaşam bilimi, biyoteknoloji ve temiz enerji gibi alanlarda dünya çapında liderliği hedeflemekteyiz.

    Hayal ettiğimiz gelecekte, Türkiye Cumhuriyeti her alanda daha güçlü, daha özgür ve daha refah bir ülke olarak var olacaktır. Bunu başarmak için, hepimizin üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeli, Cumhuriyet’in değerlerini her zaman koruyarak, bu topraklara olan bağlılığımızı göstermeliyiz.

    Sevgili Cumhuriyet, 100 yıllık serüvenin kutlu olsun! Sana olan bağlılığımız, sevgimiz ve saygımızla, geleceğin umut dolu yarınlarına yürüyoruz. Daha nice yüz yıllara, el ele, omuz omuza…

    Derin saygı ve sevgilerimle,

    devamını gör
    Tansu YEĞEN
  • CUMHURİYET, Anadolu'nun kadim topraklarına 100 yıldır her gün doğan güneş. Sana ve ATA'ma ne kadar teşekkür etsek az gelir. Hayattaki ilk ve en büyük hayranlığım sana ATA'M. 100 sene önce bu topraklarda yaşayanların ama en çok kadınların, kız ya da erkek çocuklarının farklılığı ya da farkındalığı yüksek olan herkesin kutup yıldızı sen oldun CUMHURİYET. İyi ki varsın Cumhuriyet, iyi ki varsın ATAM. Bugün kendi ayaklarımın üstünde durabiliyorsam bir Cumhuriyet kadını olarak bunu size borçluyum. Şimdi ise Cumhuriyet'in 2 .asrında tek bir hayalim var; liyakatin esas olduğu, kimsenin ayrışmadığı, herkesin daha eşit yaşadığı, daha özgür yaşadığı, kimsenin dış görünüşünden ya da düşünesinden yargılanmadığı yarınlar bırakmak geleceğe. Daha nice 100 yıllara CUMHURİYET, Parla 100 yaşındasın!

    devamını gör
    Rengin PARLAK
  • Cumhuriyetin değerlerini 100. Yılda yıprandığını ve kaybolduğunu düşünüyorum laiklik demokrasi kurulan sınayi ve kalkınmaya yönelik maddi değerler kadın hakları vs vs vs bir bir elimizden kayıp gidiyor cumhuriyetin ilk yıllarındaki alım gücüne ve hayatımızı devam ettirme durumundayız maalesef fakültelerinde bitirsek bir kaç yabancı dile sahipte olsak hem kendimiz hemde ailemiz hemde ülkemiz için istediğimiz verimliliğe ve maddi güce sahip olamıyoruz bizden sonra geleceklere bize bırakılan cumhuriyet değerlerini ve verdiklerini maalesef bırakamıyoruz diye düşünüyorum yine de ben Atatürk cumhuriyeti için çalıştım ve aklımın ereceği yaşıma kadar çalışmaya devam edeceğim

    devamını gör
    Melek DÖNMEZ
  • Yarası ağırdı. Olsun. Yazdı. Anacığım, “Söz uçar yazı kalır,” derler ya ondan sebep yazıyorum sana. Yazması oyalı anam, vatan toprağına yemin olsun ya Memed ya Hüseyin ya Ali olarak döneceğim kucağına. Oğlun Savaş yerinde toprak sert, gök çoğunlukla parçalı bulutlu olurdu. Herkes anasının rahmine sığar gibi olduğu kuytuya sığmaya çalışırdı. Yeryüzünden gökyüzüne dumanlar yükselirdi. Olsun yükselsindi. Nasılsa her sabah gün yeniden doğardı. Yine gün doğdu. O başını kaldırdı. Silahların, tankların, tüfeklerin, bombaların sesi yakınlaştı. Yüreklerimiz korku pompaladı. Korku katılaştıkça yüreklerimiz sıkıştı. Sıkı can iyiydi çabuk çıkmıyordu ama akacak kanda damarda durmuyordu. Durmadı. Dudaklarından Atam gibi “Aleykümselam” döküldü. Başı omuzuma düştü. Vatan sağ olsundu. Sağdı. Sağ kalacaktı. Cumhuriyet, onu yaşatmak için öle yatanların “Vatan sağ olsun!” diye haykıran analarının sesi, yaralarını ve farklılıklarını alnından öpebilecek kadar güçlü olan Türk Ulusunun nefesiydi.

    devamını gör
    Fatoş K. İYİGÜN
  • Cumhuriyete gözünü açmış bir neslin çocuğu olarak, 100.yıla erişmenin gururu, sevinci ve şükrü içinde asırlık Cumhuriyetimizi kutluyor, bizden sonraki nesillerin de aynı coşku ile nice 100 yıllara özgürlük, uygarlık ve barış içerisinde ulaşmasını 100.yıl doğum günü dileği olarak gelecek 100 yıllara bırakıyorum. En güzel bayramın en güzel armağana dönüştüğü Asırlık Cumhuriyetimiz sonsuza dek var olsun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına saygı, minnet, özlem ve rahmetle.

    devamını gör
    Nilgün ÖZKAN
  • İkinci Yüzyıla Mektuplar, Çocukluğum Bursa’da geçti. Sokaklarından geçen otomobilleri sayıp iddiaya girebildiğimiz, onlar geçmediği zaman da bütün caddede ip atlayıp, yakar top oynanabilen bir şehirdi Bursa. Şimdi galiba hiçbir sokağında trafik durmuyor ya da ip atlanamıyor. 1980 darbesi sonrası büyüyorduk. Bir şeylerin biraz iyileştiği hissi vardı ama bir de garip bir huzursuzluk. Sanki hayatımızda bollaşan, parlaklaşan her şeyin bir yerlerde acıyla ödenen bedelleri, yıkılan savrulan hayatlar... Fısıldaşan komşular, kaygılı anneler babalar. Büyüdük yine de ama. 30 yıllık gazetecilik, televizyon sunuculuğu ve muhabirlik kariyerim, sonra yaptığım işler, okuduğum okullar bana gösterdi ki, bu topraklar kendi evlatlarını çabuk harcıyor. Toprağın da günahı yok. Bizler harcıyoruz birbirimizi. Ülkenin en parlak kuşakları en az dört kere, orakla biçilir gibi biçilmişler, bir sağa savrulmuşlar, bir sola savrulmuşlar. Eğitimli, zeki, yaratıcı insanları siyasi kavgalar içinde darmadağın olmuş, yurtlarından ayrılmak, ekmeklerini başka şekilde kazanmak zorunda kalmışlar. Ben de işimi kaybedenlerdenim ama en azından hâlâ toprağımda olduğum için mutluyum. Bu Cumhuriyet’in bana verdiği cesaret ve aldığım eğitimle ekmeğimi kazanabileceğimi biliyorum. İşte tam da bu nedenle Atatürk’ü sevmek ve anlamak için 40’larınızı beklemeyin. Onun çocuk haliyle, bir başına, bir anne ve kız kardeşle, arkada bıraktığı birkaç ölmüş kardeş ve bir baba hatırası ile nasıl bir düş kurduğunu hissedin. O kurduysa bu düşü, bizi durduran nedir? Şam’dan Libya’ya, Çanakkale’den Sakarya’ya uzanan ve hep savaş gördüğü o hayatın içinde bile bir güzellik, zarafet, kültür, sanat, incelik aradıysa, o derin bozkırda büyük ve sağlıklı bir Cumhuriyet hayali kurduysa, bizi durduran nedir? Bugün için verdiğiniz kavgada bir durun ve sorun: Mustafa Kemal’in kurduğu düşü durduran nedir? Korkularımızla yüzleşelim ve ikinci yüzyılı çok daha cesur ve huzurlu kuralım. Bir şeyi de unutmayalım: Harika tüccar bir millet değiliz, olağanüstü sanatkâr ya da bilim insanı sayılmayız. Ama iki şeyi çok iyi yaparız. • Toprağımızı ekmek • Toprağımızı savunmak Bu iki iş üzerine dünyalar inşa edilir. Ekmek, şifalandırmak, doğayla canlanmak ve onu zarardan, kıyımdan, sadece savaş ve istila değil, yangından yıkımdan inşaattan korumak da savunmaktır. Huzurumuzu bulduğumuz o yaylalarda, denize baktığımız o kıyılarda; sessiz ama dopdolu o bozkırlarda, vadiler içinden akan o nehirlerdeyiz hepimiz. Düşümüz orada ve hâlâ çok canlı. Biz yorulduk ama Anadolu hâlâ çok genç ve çok canlı. Devletler için 100 yıl nedir ki? Tabiat için nedir ki? Biz ve genç Türkiye Cumhuriyeti daha yeni başlıyoruz. Şimdi daha çok çalışmaya devam edelim, o zaman.

    devamını gör
    Ahu ÖZYURT
  • Cumhuriyet yüz yaşında. Ve Türkiye Cumhuriyeti nice yüzyıllar görecek, bizler her daim ülkemiz için çalışıp bağımsızlığını koruyacağız. Ülkemiz dünyanın en güzel iklimlerini, bitkilerini ve insanlarını barındırıyor ve bunu devam ettireceğiz. Ülkemiz her alanda tam bağımsız olacak, bizler de bireysel olarak kendi geleceğimizi kendi ellerimizle cihana örnek olacak bir şekilde şekillendireceğiz.

    devamını gör
    Murat IŞIK