ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Merhaba ben Sude. Rize Fen Lisesi son sınıf öğrencisiyim. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında gelecek nesillere daha iyi bir Türkiye bırakabilmek için çalışıyorum. Bu sene hayatımı etkileyecek olan bir sınava gireceğim ve tam da Cumhuriyetimizin 100. yılında. Bu sınavın nihayetinde emellerime ulaşmış ve beyaz önlükle Cumhuriyetimizin bir doktoru olacağım. Ulu Önder Atatürk'ümüzün yolundan hiç ayrılmadan, onun ilkelerini iliklerime kadar benimsemiş bir şekilde ömrüme devam edeceğim. Umarım cumhuriyetimizin 200. yılında bu mektubumu okurken atamızın izinden hiç ayrılmamış bir şekilde size bırakacağımız bu Cumhuriyeti özgür, bağımsız ve Türk halkına yakışır bir şekilde devam ettirirsiniz. Ummaktayım ki Cumhuriyetimizin 200. yılını daha büyük bir coşkuyla, heyecanla ve tüm dünyada yankılanacak şekilde kutlayacaksınız. Siz bu mektubu okurken tam yüz yıl geçmiş ve ülkemizi sizlere emanet etmiş olacağız. Ona çok iyi bakmanız dileğiyle… Sen çok yaşa ATAM!

    devamını gör
    Sude ÇOLAK
  • Mustafa Kemal Atatürk sadece bir kişi, bir devlet adamı, bir siyasetçi, bir asker, bir kurucu akıl değildir, o bir fikirdir. Bir idea. Bir epistemoloji. Bir varoluş biçimi. Ve onun olduğu şey, dünyanın sigortasıdır! Öyle ki bugün çok zor durumda olan Ortadoğu başta olmak üzere, dünyanın geri kalan, emperyalist baskılarda ezilen devletlere ne olmaları/nasıl olmaları gerektiği konusunda bir "en iyi model" sunmuştur. Ve nasıl olmamaları (!) gerektiği konusunda! Bir "Atatürk modelleri" olsaydı, Afganistan, Irak, Suriye, Mısır, Lübnan, Filistin ve diğerleri böyle olmazdı. Afrika da böyle olmazdı ve birçok Güney Asya ülkesi, Avrasya ülkesi ise bambaşka olurdu. Onun liderliğinin vizyonunun bir ifadesini yapabilmek kolay değildir. Osmanlı İmparatorluğu çok özel bir devlettir. Kuruluş felsefesinde yüzünü tamamen Batı'ya dönmüş bir devlet. Osmanlı hep önce bir Avrupa imparatorluğuydu. Tüm ilerlemesini bu vizyonla yaptı. Çöküşü de buradan koptuğunda oldu. Sadece bu da değil. Osmanlı, Batı'yı zenginleştiren, geliştiren, onu zorlayarak bugüne getiren başat bir unsurdur. Hatta buna ilişkin İtalyan yazar Claudio Magris; “Avrupa ile Osmanlı İmparatorluğu’nun karşılaşması, savaşan ve birbirini yiyip bitiren iki ayrı dünyanın sonunda farkına bile varılmadan nasıl iç içe geçip birbirlerini zenginleştirdiklerinin büyük örneğidir” der. Bir şey diyeyim mi? Atatürk de "Osmanlı vizyonuna"dır. Fatih Sultan Mehmet'in fikirdaşıdır o. Aynen Osmanlı devlet zekâsı gibi Ortadoğu'yu fikri, siyasi, çatışmacı bir çukur gören anlayışla yolunu Batı'ya çizmiştir, Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin yerini Batı'da görmüştür. Atatürk de Osmanlı'nın Fatih Sultan vizyonu gibi Batı'nın bugünkü "leş" ikiyüzlülüğünü törpüleyen, vicdanlı, insani, eşitlikçi ve adil olan bir Batı haliyle devletlerini kurdular ve geliştirdiler. Bu mektupta bir çağrım var herkese, her görüşe. Hadi 100.yıl bir fırsat. Atatürk Devrimlerini ve onun felsefesini temel alalım. Bizi çukurdan uzak tutacak olan bu anlayış etrafında, bilim, teknoloji, eğitim, inovasyon, kültür ve sanat etrafında birleşelim. Birleşelim ki; #YolumuzAçıkOlsun

    devamını gör
    Prof. Dr. Uğur BATI
  • Türkiye Cumhuriyeti'nin yüzüncü yılı, ülkenin tarihinde büyük bir öneme sahip olan bir dönüm noktasını temsil ediyor. 1923 yılında ilan edilen Cumhuriyet, Türkiye'nin modernleşme sürecinde atılan temel adımdır. Bu yıl, Cumhuriyetin ilanının üzerinden tam bir asır geçmiş olması dolayısıyla ülkede coşkuyla kutlanmaktadır. Türkiye, Cumhuriyet'in ilanından bu yana büyük bir değişim ve dönüşüm geçirerek çağdaş bir ulus-devlet haline gelmiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde gerçekleştirilen ulusal kurtuluş mücadelesi, Türkiye'nin bağımsızlığını kazanmasını sağlamıştır. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte ülkede bir dizi reform gerçekleştirilmiş, eğitim, hukuk, ekonomi, sağlık gibi alanlarda köklü değişiklikler yapılmıştır. Bu reformlar sayesinde Türkiye, çağdaş bir toplum haline gelmiş, demokrasi ve insan haklarına dayalı bir yapı oluşturmuştur. Yüzüncü yıl kutlamaları, ülkede çeşitli etkinliklerle dolu bir dizi etkinliği içermektedir. Sanat, kültür, spor ve eğlence alanlarında düzenlenmiştir.

    devamını gör
    Kubilay İsa BASTIRMACI
  • Saygım, sevgim, minnetim sonsuz Atam… Kelimeler kifayetsiz… Nice nice 100 yıllara Cumhuriyet! Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa❤️

    devamını gör
    Melike DİLSİZ
  • Sevgili Cumhuriyet ben çok heyecanlıyım. Henüz 4 yaşındayım. Duygularımı anneme yazdırıyorum. Annem bana Cumhuriyet'i anlattı, Atama çok teşekkür ederim. Ben bayrağımızı, bu ülkemi çok sevdim. Atam emanetine her zaman sahip çıkacağım.

    devamını gör
    Ecmel Mira DANE
  • Merhaba Cumhuriyet, Bir kadın olarak özellikle, iyi ki Cumhuriyet iyi ki bizim liderimiz Mustafa Kemal Atatürk diyorum. Ne kadar minnet duysak eksik kalır, sonsuz teşekkürler. En büyük hazinem, oğlum Kuzey'im de ne şanslı ki Cumhuriyetimizin 100. Yılını görebildi. Tüm çocuklarımız gibi oğlum da hep Cumhuriyetimize sahip çıkıp Atamıza minnet duyup onun yolunda ilerleyecek. Söz veriyorum.

    devamını gör
    Melek DEMİRAYAK
  • Ben Cumhuriyet'e doğdum. Hem bir kız çocuğu hem de bir kadın olarak Cumhuriyet'le büyüdüm, okudum, öğrendim, hasta insanlara şifa olmak için hizmet ettim ve Cumhuriyet'in bana verdiği değerlerle evde, sokakta, olduğum yerde hür yaşamaya devam ediyorum. Kimseye ne biat ettim ne de kimsenin kölesi oldum! Seçtiğim her alanda "Ben varım" diyebiliyorsam hâlâ, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi "Muhtaç olduğun kudret damarlarımdaki asil kanda mevcuttur" ve Cumhuriyet bize bu hürriyeti sağladığı için hayallerimizin bile ötesinde çok kıymetlidir... İnanıyorum ki bu değerlere sahip çıkmak hepimizin öncelikli hedefidir. Yüz yıl, bin yıl, on bin yıl ve sonsuza kadar bu bilinçle Cumhuriyet hüküm sürecektir bu topraklarda... Bu hediyeyi canları pahasına bize veren tüm şehitlerimize ve Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e sonsuz şükranlarımı sunarım.

    devamını gör
    Derya CANTİMUR
  • 29 Ekim... Bu tarih, kahramanlık destanının yazıldığı gün. Cumhuriyet'in ilanı aslında yüzyıllar boyunca köklü bir tarihe sahip olan Türk milletinin modern dünyada da aynı coşku, azim ve özveriyle varlığını sürdüreceğinin habercisiydi. Bu yolda eğitim çok önemliydi. Atatürk’ün de dediği gibi: “Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, millet ve memleket sevgisini, şerefi, bağımsızlığı öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için takip edilecek en uygun, en güvenli yolu öğretir. Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmaları lazımdır. Bunu sağlayan okuldur.” Atatürk, kızların da erkekler gibi okumasını ve öğrenmesini istedi. “Güçlü bir ülke sadece güçlü erkeklerden değil, aynı zamanda bilgili ve güçlü kadınlardan da oluşur. Bu yüzden de bugün sizlerin eğitimi çok önemli!” Bunların hepsini bu dönüm noktasına borçluyuz.

    devamını gör
    Neval YILDIZ
  • Sevgili Cumhuriyet; Yıllar önce okuma yazmayı ilk öğrendiğim yıllarda dedem bana "otur kızım, al kâğıt kalem" dedi. "Ne yapacağım dede?" diye sorduğumda söylediklerimi yaz dedi. "Sevgili torunum" diye başlayan kâğıtlarla mektuplar yazdım. Ne yazdığımı hiç hatırlamadığım mektuplar bu yılda, yani Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında bize ulaştı. Okudum, ağladım, mutlu oldum. Bir sürü duyguyu birlikte yaşadım. Meğerse dedemin tam 20 önce yazdırdığı mektuplar bugün elimize, biz torunlarına ulaştı. 20 yıl sonra yüzüncü yıl için bize mutluluğumuza dair mektup yazdırmış. Yüzüncü yıl bana hem sevinci hem de değeri anlattı. Cumhuriyetin değerini bir kez daha dedemin sayesinde daha anlamlı kıldım. Şimdi düşünüyorum da ben de ilerideki nesiller için mektubun değerini, Cumhuriyetin anlamını bu şekilde taşıyacağım. Cumhuriyet sen nelere kadirsin. Olmasaydın dedemden bana gelen mektup da olmazdı. Yaşadığım olay gerçektir ve ben de bu mektubu bu olaydan dolayı yazmaya karar verdim. Sevgilerimle...

    devamını gör
    Özge Sultan ŞENER