
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Cumhuriyet ‘i 100. Yılında anmak değil,her zaman her yerde duygu ve özgür düşüncelerimizle ifade etmek gerekir. Bizlere emanet edilmiş kültürümüzü, fikrimizi, özümüzü önemseten Cumhuriyetimize saygı göstererek minnettarımız ATATÜRK ‘ü unutturmamalıyız. İnsanlık, medeniyet, saygı, Cumhuriyeti önemseyenlerde vardır. Cumhuriyet özgürlüklerini yaşamak, ATATÜRK’e sahip olmak onurdur. Torunlarım 5-8-9 yaşlarında Atamızın bizim için mücadele eden ruhunu anlatmaktayım, Cumhuriyetimizin 100. Yılını onlarla kutlamak nasip olduğu için gurur duyuyorum. Cumhuriyetimize sahip çıkmayan evlat, torun benim olamaz. Şimdi tam zamanı Saygıyla minnetle anıyoruz CUMHURİYETİN Kurucusu M.KEMAL ATATÜRK ‘e sahip çıkmayan,kendini kaybeden dir. Ver elini, dinle kalbini, gözlerini aç Çünkü bizler CUMHURİYET’in 100.yılında yeniliklerle tekrar var oluyoruz. Gençler, çocuklar, anneler, babalar Aneaneler, babaaneler dedeler sizlere çok iş düşüyor. Ben buradayım. Siz neredesiniz?
devamını görFatma Aliye SÖZCÜ
Sevgili cumhuriyet; Ben Cumhuriyet'in son 100 yılının son çeyreğine tanık oldum. İyi ki varsın annemin, kız kardeşimin, ninemin hakkı varsa sana borçluyuz. Senin sayende bölgesinde parlayan bir yıldız gibi, tüm ülkelere ışık tutan deniz feneri gibi yol gösteriyoruz. Kafamı yukarı kaldığımda Atamın bize bıraktığı en büyük mirassın. Ne mutlu ki bize bu mirası bir yüzyıl daha ileriye taşıma fırsatı verdi, bizi o hamuru yoğurma fırsatı tanıdı... Ne mutlu bize ki bu ulu günlere tanık olduk; Cumhuriyet'i gelecek nesillere aktaracağız, onlar için üzerine koyarak ileri taşıyacağız, bir genç kızın işlediği nakış gibi özümüze işleyeceğiz, ruhumuza kadar geçecek. Bize tanıdığı tüm imkânları, ilimi, matematiği, müspet ilimleri rehber kılmak için kullanacağımızdan hiç şüphen olmasın. Cumhuriyeti siz kurdunuz ama yüceltecek, ileri taşıyacak olanlar da bizleriz; buna şüpheniz olmasın, emanetiniz emanetimizdir. İlebet payidar kalacaktır. Türkiye cumhuriyeti var oldukça
devamını görSerap AKPINAR
“ÇAĞDAŞ UYGARLIĞI YAKALAMAK VE AŞMAK” İnsanlık tarihinde 100 yıl çok kısa ve düz bir yoldur. Ama bir devlet için yeterince uzun ve karmaşık ayrıntılarla, güçlüklerle doludur. Elbette o ayrıntılarda birtakım anlaşmazlıklar veya görüş ayrılıkları olsa bile Cumhuriyet’e giden yolu açan bağımsızlık savaşına katılan kahramanların fedakârlıkları ve efsanevi zaferleri sonsuza kadar unutulmayacaktır. Aynı şekilde kurtuluşun ve kuruluşun öncü lideri ile kahramanlar kuşağının mirası ulusal ve evrensel değerler, 100 yıl sonra canlılık ve geçerliliklerini koruyabiliyorlarsa bu muhteşem bir kadirbilirliktir. Rütbe ve makam farkı gözetmeksizin, kadın-erkek-çocuk ayırımı yapmaksızın her birine ayrı ayrı şükranlarımızı, teşekkürlerimizi sunuyoruz. Cumhuriyetimizin aziz yurttaşları her geçen yıl yenilenen ve güçlenen bir bağlılıkla vatanın özgürleştirilmesi; ulusal ve evrensel değerleri koruma ve inşa sürecinde sorumluluk alma gayretlerini sürdüreceklerdir. Türk Milli Mücadelesi’nin ve Türk aydınlanmasının en büyük eseri “Türkiye Cumhuriyeti” üzerine düşünürken (muhasebe yaparken) bütün yaşananların, her şeyiyle “bizim tarihimiz” olduğu hakikatine kendimizi alıştırmalıyız. 100 yıllık zaman diliminde cumhuriyetimizi yöneten hükümetlerimizin büyük meziyetleri kadar kimi önemli kusurları da olduğunu biliyoruz. Dün olduğu gibi bugün de yurttaşlar olarak farklı inançlarımız, düşüncelerimiz, beklentilerimiz vardır ve olacaktır; ama hepimiz aynı geminin yolcularıyız. Cumhuriyetimizin 100 yıl önce kuruluş sürecinde belirlenen stratejik hedeften hiçbir şekilde sapma gösterilmemelidir. Kurucu liderimiz Kemal Atatürk’ün özgün anlatımıyla “çağdaş uygarlığı yakalamak ve aşmak” olarak gösterilen bu stratejik hedef titizlikle sürdürülmelidir. Ancak bu stratejik hedeften ayrılmadan bütün yurttaşlarımızın insan haklarına dayalı bir hukuk düzeninde yaşaması herkes için erişilebilir kılınabilir. Cumhuriyetimizin ikinci 100 yılında “geniş” düşünen, “bol” üreten ve adaletine “güvenilen” bir cumhuriyetin yurttaşları olmak bize daha çok yakışacaktır.
devamını görProf. Dr. Hikmet ÖZDEMİR
CUMHURİYET, Anadolu'nun kadim topraklarına 100 yıldır her gün doğan güneş. Sana ve ATA'ma ne kadar teşekkür etsek az gelir. Hayattaki ilk ve en büyük hayranlığım sana ATA'M. 100 sene önce bu topraklarda yaşayanların ama en çok kadınların, kız ya da erkek çocuklarının farklılığı ya da farkındalığı yüksek olan herkesin kutup yıldızı sen oldun CUMHURİYET. İyi ki varsın Cumhuriyet, iyi ki varsın ATAM. Bugün kendi ayaklarımın üstünde durabiliyorsam bir Cumhuriyet kadını olarak bunu size borçluyum. Şimdi ise Cumhuriyet'in 2 .asrında tek bir hayalim var; liyakatin esas olduğu, kimsenin ayrışmadığı, herkesin daha eşit yaşadığı, daha özgür yaşadığı, kimsenin dış görünüşünden ya da düşünesinden yargılanmadığı yarınlar bırakmak geleceğe. Daha nice 100 yıllara CUMHURİYET, Parla 100 yaşındasın!
devamını görRengin PARLAK
Mavi gözlü bir komutan, beraberinde Türkiye'nin umutları, silah arkadaşları ve karşında bir dünya düşman. Bir an bile ürkmeden, vazgeçmeden, nice zorluklar ile yapılan fedakârlıklar, sonucunda ise armağan edildi bize bu vatan. Tıpkı o dönemde Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna tanık edenler gibi 100. Yılı'na bizzat şahit olmanın ve onu en güzel biçimde yaşatacak olmanın gururunu yaşıyorum. Evlatlarıma bırakacağım en büyük miras hiç şüphesiz Cumhuriyetimize sahip çıkmak olacaktır. Son sözlerimi Atamızın bir sözü ile bitirmek isterim "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır".
devamını görMilen Su BALCI
Canım Atam, Ben sana atam demem "babam" derim, herkese böyle tanıdık mı gelirsin, sanki kendi babası gibi bilmem ama benim babam dedem gibisin. Sana bakınca, resimlerini görünce bir hoş olurum. Ne olur bana anlamam, bir insan nasıl sever bir insanı bu kadar tanımadan? Nasıl bu kadar önemser, kalbi küt küt atar? Her 10 Kasım'da neden bu kadar ağlar? Sana olan sevgimi saygımı anlatmanın bir yolu yok; ömür boyu en büyük şansımız olarak kalacaksın. Canım Cumhuriyetim sen varsan biz varız; ne olur her gün daha da güçlü ol, bize sahip çık, ben sana hep sahip çıkacağım ama sen de bizi bırakma, bize sıkı sıkıya tutun. Sensiz ne olurduk görmek o kadar kolay ki Allah'ıma şükrediyorum babam için, senin için. Canım Cumhuriyetim bu ay 100 yaşına girdin, nice 100 yıllar göresin, hep daha fazla coşkuyla yaşayasın. İyi ki varsın, Allah sana ölümsüzlük versin. Seni çok seven Dilay...
devamını görDilay TÜRK
CUMHURİYET’E, Gelecek yüzyılın cumhuriyet çocuklarına; Cumhuriyet’in 100. yıl dönümündeyiz. Zor şartlarda ve imkânsızlıklar içinde, ellerimizle yarattığımız Cumhuriyet, özellikle son 20 yılda çok büyük saldırılara uğradı. Ne yazık ki Cumhuriyet’le birlikte elde ettiğimiz tüm kazanımlarımız tehdit altında. En temel hakkımız olan yaşam hakkımız dahi yok ediliyor; liyakatsiz yönetimler bizi hiçe sayıyor. Siz çocukların eğitim hakkı gasp ediliyor. Gençlerimiz, çocuklarımız eşit koşullarda eğitim göremiyor. Sağlık hakkımız artık ticarethane gibi işleyen kurumların ellerinde. Bozuk sistemin içinde hem hastalar hem de fedakâr doktorlarımız, hemşirelerimiz ayrı ayrı zarar görüyor. Özel hastanelere imkânı yetmeyenler sürünüyor, hayatını kaybediyor. Düşüncelerimizi açıkça söylediğimizde, toplanıp ifade ettiğimizde bize düşman gibi davranıyorlar. Oysa Cumhuriyet değil miydi bize düşüncelerimizi ortaya koyabilmek için toplanıp yürüyüş yapma özgürlüğü veren? Şimdi adalet dahi arayamıyoruz. Esaret altındaki mahkemelerde suçluları değil, hak arayanları cezalandırıyorlar artık. Ve tüm bunlar olurken basın da bağımsızlığını yitirdi. Gerçekleri anlatmaktan korkmayan basın kurumları ise tüm zor şartlara rağmen halkın doğru bilgi ve haber alma hakkından mahrum kalmaması için adeta savaşıyor. Çok üzgünüm bunları sizlere anlattığım için. Çok üzgünüm değerlerimize böyle saldırıldığı, geldiğimiz bu halden bahsettiğim için. Özür dilerim kendi adıma, kontrolü bu kadar kaybedip meydanı gericilere, sömürenlere bıraktığımız için. Size bir Cumhuriyet kadını olarak söz veriyorum. Artık silkelenme vakti. Artık ayağa kalkma vakti. Artık bu Cumhuriyet’i emek ve dayanışmayla taçlandırma vakti. Cumhuriyet kadını olmaktan her zaman gurur duydum. Tüm bu gerici, insanı ve emeği hiçe sayan tutumlara rağmen hâlâ özgürüm. Bu nedenledir ki kendimi bildim bileli, sımsıkı sarılırım Cumhuriyet’in aydınlanmacı, ilerici değerlerine. Şimdi tırnaklarımızla kazıyarak elde ettiğimiz seçme ve seçilme hakkımız sayesinde kazanımlarımızı güçlendirmek adına hem seçmeye hem seçilmeye gönüllüyüm. Bu uğurda elini taşın altına koymuş kadınlardan biriyim. Sizin aydınlık yarınlarınız için yeniden kazanacağız laikliği… Eğitimin ve bilimin öncülüğünde eşit şartlarda eğitim almanızı sağlayıp, taşıyacağız ülkemizi olması gereken yere. Kadınlar güçlerini daha çok koyacaklar ortaya. Ve biz sokaklarda, meydanlarda daha özgür, daha kardeşçe, daha bağımsız olacağız. Nasıl ki en zor şartlar altında doğduysa bu Cumhuriyet, şimdi de 100. yılından itibaren daha da güçlendirip bilimle, eğitimle, akılla yürüyeceğiz gelecek yüzyıllara. Değerlerimize sımsıkı sarıldık, dayanışmamız ve emeğimizle daha güzel yarınlar kuracağız. Cumhuriyet’in 100. yaşı en çok sizin için kutlu olsun. Yaşasın Cumhuriyet.
devamını görMısra ÖZ
CUMHURİYET’E MEKTUBUMUZ VAR
devamını gör
Ben, 29 Ekim 1943’te doğmuşum. Cumhuriyet’in 100. yılı, benim de hayatımın 80. yılı oluyor. Ben bu tarihte hep iki mutluluğu bir arada yaşarım. Küçüktüm. Fatih’teki parkta havai fişek gösterileri vardı. Annem, ablam ve ben tramvayla parka gittik. Benim için, doğum günüm nedeniyle bu kadar masrafa girmelerine şaşırdım. Yıllarca 29 Ekim kutlamalarını, benim doğum günüm kutlamaları sandım. Ta ki küçük arkadaşım Selahattin bana: “Oğlum seninle alakası yok, Cumhuriyet Bayramı için bunlar” diyene kadar.
Çok şeyi başardı Cumhuriyet. Ümmetten millete geçişin temelleri atıldı. Mustafa Kemal ve arkadaşları çok çalıştılar. Lozan’la da ülkemin konumu resmiyete bağlandı. Artık bir Türkiye Cumhuriyet’i vardı dünyada. Bir liranın doksan sent olduğu bir ülke. Lozan derken İsmet İnönü’yü ve arkadaşlarını anmadan geçemem. Onlar Cumhuriyet’in kurucu kadrolarıdır. Cepheden Cumhuriyet’e yürüyen yolda büyük emek verdiler. Hepsine gönül borcumuz var. Ta Çanakkale’den başlayarak Ankara’ya uzanan yolda ve de çok kısa sürede büyük yol kat etti Cumhuriyet. Harf devrimi, kıyafet devrimi, sanayi devrimi (ki Atatürk tarıma dayalı sanayi düşüncesinde büyük işler yaptı) devrin sıkıntılı koşulları altında başarılması çok güç olan işlerdi. İkinci Dünya Savaşı’na ülkeyi sokmayan devrin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, salt “Lozan Kahramanı” olarak değil, Atatürk’ün en yakınındaki ikinci adam olarak da büyük işler yapmıştır. Ülkemizde demokrasinin kuruluşunu başlatmış, bu uğurda kendi siyasi hayatını riske atmıştır. Onun, “Evet, ben kaybettim ama demokrasi kazandı” sözü önemlidir.
100. yılında bu güzel bayramı bize armağan eden Atatürk ve onun arkadaşlarına şükran borcumuz var.Müjdat GEZEN
Merhaba Cumhuriyet, Arşivdeki mektuplara baktım. Her birinde senden bir parça, sende onlardan bir parça var... Yaşam kalitesini yükselttin, 100 yıl içinde milyonlarca destekleyici şahidin oldu. Başka şahitlerin de oldu; senin güçlenmeni engelleyen etkenlere "Dur" diyebilecekken "Dur" demeyen... Gençliğe emanet edildin... Yıllar önce rüyamda Mustafa Kemal Atatürk'ü görmüştüm; bana: "Ne zaman çağırsan gelirim" demişti. Bu rüyanın anlamını daha yeni anlıyorum. Atatürk bu sözünde, senden bahsediyordu. Cumhuriyet, ne zaman çağırsam gelirsin, değil mi? Doğar doğmaz beni korumaya başladın. Yine ve her zaman beni yaşatırsın, değil mi? Sen, kendi kendini yenileyip geliştirebilen bir varlık olarak yaşama kavuştun. Türk milletini kucakladın. Bazı dönemler zorluydu, acılıydı, acıklıydı. Şimdi söz ver ve sor lütfen: "Daha güçlü olacaksın, değil mi?" Eminim, olacağız. Sonsuza kadar korunacaksın. Eşsiz bir eser olarak kalacaksın. İyi ki doğdun, iyi ki varsın!
devamını görİpek Kışlalı
