
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Saygıdeğer Gelecek Nesil, Bu mektubu, Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılını kutladığımız bu özel günde yazıyorum. Umarım, bu satırları okuyan sizler, ülkemizin bugünkü güzelliklerini ve başarılarını yaşayan ve daha da ileri taşıyan nesiller olursunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bağımsızlık ve özgürlük için cesurca mücadele ettiler ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken büyük fedakârlıklarda bulundular. Bu sebeple; Cumhuriyetimiz, bizim için büyük bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak ve onu daha da yüceltmek görevimizdir. Kendi adıma, Cumhuriyetimizin değerlerine, laikliğe, demokrasiye, insan haklarına ve eşitliğe olan inancımı her zaman koruyacağımı ve savunacağımı taahhüt ediyorum. İki kızımın da aynı emaneti gururla taşıyacağına inanıyorum ve onlara da bu sorumluluğu aktaracağım. Unutmayın; "Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır." Ne Mutlu Türk'üm Diyene ! Saygı, Sevgi, Muhabbetlerimle.
devamını görGökay DÜZAY
“Kimsesiz çocuklar için ne mümkünse veriniz.” Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te bugün; Açlığın ülkenin utancı olarak görüldüğü, çocukların kimsesiz bırakıldığı, artık işleyemediği topraklarından bir lokma için bilmedikleri şehirlerin gökdelenlerinde canlarını bırakıp yine kendi topraklarına dönenlerin kimsesiz gömüldüğü, kimsesizlerin kimsesi 2023’ün Cumhuriyeti. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te dün; 1925 yılında Uşak’ta bir yetim yurdunda kalan kimsesiz çocuk Aziz, yurda yerleştirildiği için mutludur yurda ziyarete gelen Atatürk’e kimsesizliği şöyle tarif eder: “Babamı şahadet, annemi yoksulluk aldı. Uşak yetimleri adına yüz binlerce teşekkür ve yüz binlerce selam." Atatürk gözyaşlarını tutamaz. Aziz çocuğun, annesini yoksulluğun aldığını söyleme hakkıdır Cumhuriyet, 1928’de Atatürk, Emlak Eytam Bankası'na kimsesizler için yatırılan paranın müjdesini “Cumhuriyetin bilhassa kimsesizlerin kimsesi olduğunu yeniden ispat eden bu neticeyi memnuniyetle takdirinize arz ederim” der alkışlar arasında. Halk için yapılan inşaatları desteklemek ve yetim haklarını korumak için kurulan "Emlak ve Eytam Bankası"nın hakları son olarak bugünün TOKİ’sine geçmiştir. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te bugün; Bugünün TOKİ’si depremde yetim kalan çocuklara, üniversite öğrencilerine, kirasını ödeyemeyenlere bedelsiz konutlar, yurtlar, rehabilitasyon merkezleri, ücretsiz kreşler yapmıyor. Rezidansların, AVM’lerin, imara açılan ormanların, acil kamulaştırılan arazilerin yeni sahiplerinin kimsesi bugünkü Cumhuriyet. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te dün; Mustafa Kemal Atatürk, çocukların haklarını korumak için 1928’de imzaladığı Cenevre Bildirgesi : “Acıkan çocuk beslenmeli, hasta çocuk tedavi edilmeli, terk edilen çocuklar korunmalı, herhangi bir felaket anında öncelikle çocuğa yardım yapılmalı, her türlü istismara karşı korunmalı.” Atatürk çocukları korumak, beslemek, eğitmek, ihmal ve istismarı engellemek için sonradan adı Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu olarak değişen Himaye-i Etfal Cemiyeti’ni kurup, yokluğa, yoksulluğa ve kimsesizliğe savaş açıyor “Kimsesizlerin Cumhuriyeti”nde. Çocukların yaşam hakkı, eğitimi, sağlıklı bir nesil hedefiyle kurulan Cemiyet suç işleyen, dilenen, engelli, kimsesiz, yoksul, ihtiyacı olan her çocuğa kucak açıyor. Talebe sofraları, aşevleri, yetim evleri, bakıcı okulları, hemşire kolejleri... Hatta bir milyona yakın nüfuslu İstanbul’da yetersiz beslenen 6 bin çocuk için Cumhuriyet gazetesine ilan veriliyor “Kimsesiz çocuklar için ne mümkünse veriniz.” 1929 yılının karakışında yoksul çocukların giyimi meselesi tüm ülkenin gündemi. 1930’lu yıllarda, yoksul çocukların eğitimi için Çocuk Kütüphaneleri açıyorlar. Kütüphaneye devam eden çocuklara her akşam, bisküvi, incir ve üzümden bir kahvaltı, oyun oynamaları ve eğlenmeleri için de çocuk bahçeleri kuruyorlar. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te bugün; Bugünün Cumhuriyet’inde çocuklar için okul yemeği yok, 10 milyon çocuk ağır yoksulluk koşulları içinde, 1,5 milyon kız çocuğu eğitim dışında, laik bilimsel eğitim yerine karma eğitim tartışılıyor, yüzbinlerce suça sürüklenen çocuk, milyonlarca çocuk işçi. Her beslenme saatinde arkadaşlarının yanından ayrılıp okulun etrafında beş tur atan 11 yaşındaki Ali’nin mi kimsesi, yoksa okul yemeğine ayrılacak kaynağın aktarıldığı bir avuç zenginin mi kimsesi olmuş bugünkü Cumhuriyet. Bizler hala 95 yıl önce imzalanan Cenevre Sözleşmesindeki çocuklar için okul yemeği kampanyasını sürdürüyoruz. Barınamayan, beslenemeyen artık “geçinmeye odaklanan” üniversite öğrencilerinin mi kimsesi bugünün Cumhuriyeti. Yoksa, onca yıl memleketin kalkınması için çalışan ama bugün çalışmanın huzurunu değil acısını çeken emeklinin mi kimsesi bugünkü Cumhuriyet. Kimsesizlerin Kimsesi Cumhuriyet’te dün; 1932 yılında “kimsesizlerin kimsesi olsun” diye Atatürk’ün isteği ile kurulan halkevlerinde sağlıklı yetişsin diye çocuklar, sağlık taraması, bir insanın alması gereken besin değerini hesaplarlarmış, öğrenci yurtlarında kalanlar için sıcak yemek, cezaevlerinde eğitim, köyden gelen işçilere barınak kurarlarmış. Şimdi yeniden kimsesizlerin kimsesi olsun diye ikinci yüzyılında Cumhuriyete, 2 yaşında kimsesiz bir çocuk gibi sıkı sıkı sarılarak, örgütlenip, dayanışarak yeniden umutla büyüteceğiz.
devamını görHacer FOGGO
Türklerin meşalesine; Türk ulusunu temsil etmek için yüzyıl önce Atatürk tarafından kuruldun. Büyük bir coşku ve sevinçle karşıladık gelişini. Bayraklar astık, marşlar söyledik yurdun her köşesinde. Zorlu ve karanlık günlerden geçtik, seni görmek için. Cumhuriyeti kolay kazanmadık. Senin uğruna binlerce, yüzlerce şehit verdik. İsmin her söylendiğinde coşku ve hüzün uyanır içimizde. O şehitler adına kadınlar, erkekler, çocuklar ve yaşlılar her 23 Ekim haykırırız adını göklere, belki sesimizi duyuyorlardır diye. Bize bir pusula olan, yolumuzu aydınlatan bu meşaleyi en yukarı taşımak için tüm halk olarak çabalayıp senin ışığınla tüm milletleri aydınlatmayı başaracağız. Adını şanına yakışır bir şekilde göklere altın harflerle kazıyacağız. Atamızı, şehitlerimizi ve ulusumuzu en iyi şekilde temsil edeceğiz. Üzerinden bir asır geçmesine rağmen yüksek sesle adını hep bir ağızdan söyleyeceğiz. Dedemizden bize kalan bu meşaleyi biz de diğer nesillere aktaracağız. Asırlarca devam etmen dileğiyle.
devamını görAbdulkadir HAMAN
Canım Atam, Cumhuriyetimiz kuruluşunu görmesek de öğrendiklerimizle, okuduklarımızla, anlatılanlarla azmini, mücadeleni, vatan sevgini hep içimizde hissedip tıpkı senin gibi vatan, toprak, ay yıldızlı bayrağımızın gururu ve onuruyla yaşayıp çocuklarımızı da senin ilke, inkılaplarına, Türk halkı için kurduğun hayallerine uygun yetiştirmeye, Türk kadını olarak bize verdiğin bu büyük hediyeye sahip çıkmaya çalıştık. Bazen yorulduk, bazen Atam bunca şeyi kimin için niye yapmış dedik, bazen imkânsızı nasıl başardığını düşündük; sonra senin müthiş öngörülü zekânla 100 yıl önce bize bıraktığın yol haritan, Gençliğe Hitabenle karşımıza çıkacak dahili ve harici düşmanlarımızın olacağını, aradığımız gücün damarlarımızdaki asil Türk kanı olduğunu hatırlayıp emanetine sıkı sıkı sarıldık. Bir kadın olarak 100 yıl önce hiçbir ülkenin vermediği değerleri kadınlara verdiğin için sonsuz minnet duyuyoruz. Bir Türk kadını, bir kız annesi olarak sana söz emanetin emanetimizdir. Yaşasın CUMHURİYET!
devamını görEsin ÇITAK
Atam, açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Ne mutlu Türk’üm diyene… İnkılaplarla ve Cumhuriyetle bu ülkede özgürce yaşıyorsak senin sayende. İzmir'in dağlarında çiçekler açar ve adını her mücevher taşa yazıp bu yolda istikbal göklerdedir diye yürüyüp, asla vazgeçmemeyi sonuna kadar devam etmeyi, zorluklarla mücadele etmeyi senden öğrendik. İyi ki sen Atam iyi ki… Saygı ve minnetle...
devamını görAyşe Esra ÇETİNER
Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetimiz 100. yaşında. Ne kadar kötü zamanlardan geçsek de 100. yıl için bunları bir nebze de olsun göz ardı edebildik. 100. yıl çok güzel kutlandı, bunu okuyan kendim veya kendimle birlikte çocuklarım. Her zaman Atatürk'ün izinden gitmeyi unutmayın. Değerlerimize ve Atatürk'ün değerlerine sahip çıkın, onu anmayı, sevmeyi asla ama asla unutmayın. Çünkü bu cumhuriyet kolay bir şekilde kurulmadı, kolay bir şekilde de yıkılmayacaktır. Türk'ün yolunun cumhuriyet olduğunu unutmayın.
devamını görMedine CAN
Canım Atatürk'üm, iyi ki bu Cumhuriyet'i 100.yıl önce kurdun. Sana ne kadar minnet etsek az. Lise yıllarımdaki "İnanın Mustafa Kemaller Ölmez" şiiri aklıma geliyor, her özel bayramında. İyi ki senin gibi bir lider bu Türkiye'den geçmiş. Seni çokkk seviyorumm. Saygıyla ve minnetleee☀️
devamını görDilek ERGÜL
Özgürlüğümüzün ve hürriyetimizin kolay kazanılmadığı bu topraklarda, Cumhuriyet, yeni nesle daha çok anlatılmalı ki ilelebet yaşasın. Bu refah, huzur dolu yaşamı, Mustafa Kemal'in önderliğinde tüm imkânsızlıklara rağmen inancını yitirmeden mücadele eden, aziz şehitlerimize ve nice isimsiz kahramanlara borçluyuz. Bizlere düşen de daha çok çalışıp daha çok üretip, daha bağımsız ekonomi ile bunu sürdürebilmek. Yüce rabbim bu topraklarda bir daha İstiklal Marşı yazdıracak günler yaşatmasın.
devamını görNihal Hande TATLI
BENİM CUMHURİYETİM
devamını gör
Siz nasıl bilirsiniz bilmem ama Cumhuriyet benim için şefkat, sevgi ve umuttur. Bunu çocukluk dönemimdeki sıkıntılı ve yoksul günlerimde öğrendim. Cumhuriyet sevgisi Atatürk’ün söylemlerinde, bayramlarda dalgalandırdığımız kırmızı ay yıldızlı bayraklarda, stadyumlarda yaptığımız törenlerde gelişti. Ben de Cumhuriyet’in bir bekçisi olabilirim diye düşündüm. Ben de Ulu Önder’in bize çizdiği aydınlık yolda yükselebilirim diye heveslendim. Hiç başaramam diye endişeye kapılmadım. Anadolu’nun ücra bir köşesinde doğmuş, okuma yazma bilmeyen bir aileden çıkmış bir çocuğun bu yolda yol alamayacağını aklıma bile getirmedim. Çünkü Cumhuriyet sevecen, şefkatli, teşvik edici ve her şeyden önce adildi. İnsanları ayırmıyor, ötekileştirmiyor, hak edene yükselme yolunu çağdaş ufuklarına kadar açıyordu.
Yaşasın Atatürk Cumhuriyeti!Prof. Dr. Naci GÖRÜR
