ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Canım ülkem Türkiye'm; 100 yaşına giriyorsun, seninle büyümek, dilini, tarihini öğrenmek benim için büyük bir onur ve şereftir. Havana, denizine, toprağına, sahip olduğun tüm özelliklere ve güzelliklere, en önemlisi gücüne hayran kalmamak mümkün değil. Bu güzelliklere sahip olman kolay olmadı, bunu biliyorum ve sana layık bir vatandaş olmak için çabalıyorum. İyi ki doğdun, iyi ki varsın, sonsuza kadar var olacaksın canım ülkem...

    devamını gör
    Esra POLAT
  • Yüz Yaşını kutladığımız bu günlerde hem Cumhuriyet’e her gün artan bağlılığım ve hayranlığımı anlatmak, hem de gelecek nesillere duygu ve düşüncelerimi aktarmak isterim. Bundan 100 yıl önce, dışardan bakan biri, savaşlardan bitap düşmüş, yoksun ve harap bu topraklarda tam bağımsız, çağdaş uygarlık düzeyini hedefleyen bir Cumhuriyet kurulacağını; bu genç Cumhuriyet’in, yüzyılların bitkinliğinden laiklik ve bilime inançla silkinip kurtulacağını; hızla kalkınıp, gelişip demokratik ülkeler ailesinin bir üyesi olacağını hayal bile edemezdi. Ama hayal edilemeyen, gerçeğimiz oldu. Ve bugün, gururla, kıvançla, geleceğe güvenle Cumhuriyet’imizin 100. yaşını kutluyoruz. Cumhuriyet’in 1923’ten bu yana, başta II. Dünya Savaşı, sonra Soğuk Savaş yılları, nice küresel kriz ve felaket yaşayan dünyamızda ayakta kalma, değişen koşullar ve yönetimlerle yaşama becerisinden dersler çıkarmamız gerekiyor. Daha da önemlisi, “bu yaşam enerjisinin sırrı, kaynağı ne?” diye sormamız gerekiyor. 100. Yaş Günü’nde, meydanlara, caddelere, sahnelere, sosyal medya platformlarına taşan çoşkulu kutlamaları izlerken bu sorunun cevabını şöyle verdim: Cumhuriyet’in 100 yaşına rağmen bitmeyen enerjisinin sırrı, sanırım, gençlerle arasındaki o hiç eksilmeyen, zayıflamayan ilişki; o hiç kopmayan bağ. Gençlerimiz Cumhuriyet’te gurur duydukları geçmişlerini, güvenle baktıkları yarınlarını görüyor, sönmeyen umutlarını, keşfedecekleri yeni dünyaların anahtarını buluyorlar. Cumhuriyet’le yaşadığımız ilk yüzyılımız birçok hayalin gerçeğe dönüştüğü, başarılarla dolu, olağanüstü bir dönem oldu… Vatandaşlıkta eşitliğin, kadın haklarının, sosyal adaletin, akıl ve bilimin, kısacası çağdaş medeniyete giden yolun kapılarının açıldığı; ekonomide, eğitimde, sağlıkta önemli mesafe aldığımız bir dönem… Şimdi önümüzde ilkinden çok farklı, yaşamsal krizler ve tehditlerle karşı karşıya yeni bir yüzyıl var. Bu aynı zamanda bilim ve teknolojide büyük sıçramalar eşiğinde olduğumuz bir yüzyıl. Cumhuriyet sayesinde, Türkiye’nin yeni yüzyılına kendimize güvenerek ve cesaretle başlıyoruz. Ancak özgüvenimiz önümüzdeki ciddi sınavları gözardı etmemize neden olmamalı. İklim krizinin doğamız ve tarımımızı vuran etkileriyle nasıl başa çıkacağız, yetkinlik üreten bir eğitim sistemi, liyakata dayalım bir yönetişim sistemini nasıl oluşturacağız, yaşlanan nüfusun zorladığı sosyal güvenlik sistemimizi nasıl reforme edeceğiz, sanayimizin yeşil dönüşümünü nasıl gerçekleştireceğiz? Ve bütün bu sorunlara çözüm ararken, dengelerin toptan değiştiği, yeniden kurulduğu dünyada kimlerle birlikte yürüyeceğiz? Bu kapsamlı sorulara cevap vermek sadece siyasetin yükleneceği bir sorumluluk değil, zaten olmamalı da. İş dünyası ve sivil toplum bu arayış seferberliğinin temel paydaşları olmalı. Artık hedefimiz, kökenleri, inançları, tercihleri ne kadar farklı olursa olsun insanlarımızın her birinin, ortak hayal ve ortak akıl peşinde koştuğu, geride kalmadığı, yoksunlaşmadığı, yoksullaşmadığı bir yüzyıl. İşte bu inanç ve duygularla, 100. yaşını kutladığımız Cumhuriyet’imize daha nice sağlıklı, huzurlu yaşlar diliyorum. Aynı zamanda 87. yıldönümünü kutladığımız Laiklik ilkesini, 78 yaşındaki çok partili Demokrasi’mizi de unutmuyorum. Bu üç “kardeş”in birbirinden güç alarak, sağlıklı gelişmesi bizi daha aydınlık yarınlara ulaştıracak.

    devamını gör
    Arzuhan Doğan Yalçındağ
  • Yüzüncü Yıl Marşı, destanlarla yazılmış tarihimiz, kahraman ve çalışkan milletimiz, özgürce dalgalanan bayrağımız, geçmişten geleceğe umudumuz. Yaşa, var ol canım Anadolu’m. Adalet ve demokrasidir varlığım, sevgi ve barıştır kardeşliğim, şehit kanlarıyla sulanmış toprağım, bu aziz vatandadır egemenliğim. Yaşa var ol yüzyıllarca Cumhuriyetim, Türk doğdun, Türk olarak öleceksin, şehit evladı olduğunu bileceksin, çağdaş, kalkınmış bir ülke yapacaksın, önderimiz Atatürk’ü seveceksin. Yaşa var ol yüzyıllarca Türkiye'm.

    devamını gör
    Turgut KÖK
  • 100. Yılı yaşamak bize nasip oldu. 200. Yılın coşkusu da umarım sizlere nasip oluyordur. Ülkemin her köşesinde Cumhuriyet şiirleri söyleniyordu. Böyle bir ülke bırakmak için elimizden geleni yapıyoruz. Fakat bunu başaramadık ise sizden özür diliyorum. Bunun sebepleri bizleriz, bunun için hedef şaşırtmaya gerek yoktur. Sizler bizim yaptığımız yanlışları yapmayınız. Mavi Gözlü Dev'in gösterdiği hedeften ayrılmayın. O ki dünyanın saygı duyduğu, övgülerine mazhar olan bir lider. Bu ülke onun bize emaneti idi, biz sadece bayrağı taşıdık. Karamsarlığımı hoş görün, çetin kaygılar içerisindeyim. Bunun benim hüsnükuruntum olarak kalması dileğiyle, sevinçle, huzurla, Atatürk yolunda nice yüzyıllara. Cumhuriyet 200 yaşında ve sizler iyi ki varsınız.

    devamını gör
    Emre KAYKISIZ
  • Bıraktığın kutsal mirasın CUMHURİYET’e evlatların ilelebet sahip çıkacaklardır ATAM… Rahat uyu, vatanımızın yılmaz bekçileri gençler senin açtığın yolda, gösterdiğin ülküde yürüyorlar ve yürüyeceklerdir…

    devamını gör
    Tuna YÜKSEL
  • İMKANSIZI İSTEMEYE CÜRET EDEN KURUCULARA 19 Mayıs 1919’da başlayan ölüm kalım savaşını “Meclis Hükümeti” ile sürdürmek, şüphesiz adı konmamış cumhuriyet kararıydı. O zamanlar, bir anlamda imkânsızı istemekti bu. En büyük projeniz ise, neredeyse yok olmuş bir halkı yeniden var etmekti. Savaşla ve devletin ilgisizliğiyle, tarla sürecek genç nüfusun kalmadığı; onların da harp malulü ya da veremden, sıtmadan hasta olduğu 12 milyona inmiş nüfus. Dört yandan gelen saldırılar… Dahası 1000 yılda 1 yılını savaşsız geçirmemiş, sabanına sarılacak vakit bulamamış bir halka barış sözü verip; “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” dediğinizde... Kim bilir, sizin aranızda bile bunun imkânsız olduğunu düşünenler olmuştur. Şimdi, sağlıklı kadın ve erkeklerden oluşan; modern tarımı sanayisi olan 85 milyonluk ülkeyiz. Eseri geriye doğru silmeye çalışanlar hâlâ mevcut. Yine de Cumhuriyet’in ölümsüz olduğuna ve bizlerin Cumhuriyet’in kazanımlarını koruyacağına yürekten inanıyorum. Müsterih olun!

    devamını gör
    Cüneyt AKMAN
  • Sevgili atam bize cumhuriyeti armağan ettiğin için sana ne kadar teşekkür etsek az. İyi ki bize cumhuriyeti kurmuşsun biz yaşatacağız

    devamını gör
    Ecren KESKİN
  • Biz; Cumhuriyete doğmuş, bütün nimetlerinden yararlanmış, okumuş, saygı görmüş, oy kullanmış, mirasını almış, resmî nikahı kıyılmış, sokağa tek başına çıkabilmiş, çalışıp parasını kazanmış, mutsuz olduğu ortamdan, insandan, işten, eşten vazgeçebilmiş “Cumhuriyet Kızları”yız. Tüm bunların olmadığı bir yaşam, bizim için yalnızca televizyonda yaşanır, başka ülkelerin başka hayatlarında…Seni bize armağan eden ATAM’a, bizi sarıp sarmalayan özgürlüğe, mecbur kalırsak seni nasıl koruyacağımızı bize bizzat cephedeki kahramanlıklarıyla öğreten kahraman atalarımıza binlerce teşekkür ediyoruz. Minnetimiz sözcüklere sığmaz. Çok okuyan, tarihini satır satır içine sindiren ATATÜRK’ün, Cumhuriyet'in kızları olarak, bilmekle kalmadık; bir ömür hiç yılmadan öğrettik, destekledik, yeni nesillere aktardık seni. Sen hep yaşa, çok yaşa! Biz ATAmıza söz verdik; sen rahat uyu, bekçisiyiz biz CUMHURİYET’in dedik. Sözümüz söz, ömrümüzün son gününe kadar, kanımızın son damlasına kadar da koruyacağız. 

    devamını gör
    Yasemin GÜRSU
  • Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve tüm aziz şehitlerimizi en derin saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. İyi ki bu vatanı bizlere yurt yapmışsınız. Türk olmaktan her zaman büyük ve onur duyuyorum. Ecdadımı ve atamı biliyorum. Bugün bu topraklarda rahat ve huzurlu bir şekilde yaşıyorsak bunu sizlere borçluyuz. Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır sözünü şiar edinmiş bir Türk milliyetçisi olarak Cumhuriyetimize ilelebet sahip çıkacağız. Ne Mutlu Türküm Diyene!

    devamını gör
    Bilge YAMAN