ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Cumhuriyetimizin 100. yılında bu mektubu yazarken geçmişte bize bu ülkeyi bırakan insanlara minnet duygularımı ifade ederek başlamak istiyorum. Bütün dünya savaş halindeyken Cumhuriyet’i ilmek ilmek işleyerek ilan eden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını gelecek nesillere aktarmayı bir borç biliyorum. Ne zaman sokağa çıkıp özgürce bisiklet sürsem, evimde huzurlu hissetsem ya da hayallerimi hedeflerimi düşünsem hep aklıma onlar ve kurdukları Cumhuriyet geliyor. Cumhuriyeti ilan etmek tarihsel olarak gelinen noktada bir mecburiyetti. Ne mutlu bize ki Cumhuriyet’i kuran neslin devamıyız. Önce Kurtuluş Savaşı ve sonrasında Cumhuriyet Devrimi ile bütün ezilen, haksızlığa uğrayan ve işgal edilen ülkelere örnek olduk. Bu gurur hepimize yeter. Son olarak ülkemizde yaşayan bütün gençlerin sloganı olmasını istediğim cümle: “Birinci vazifemiz ilelebet hatırımızda.” Sonucu ne olursa olsun Cumhuriyeti koruma ve gelecek nesillere aktarma inancımızdan bir karış geri adım atmayacağız.

    devamını gör
    Gürhan YÜCEL
  • Ben demokrasi âşığı avukat bir baba ve 1921 doğumlu, hayata 99 yıl boyunca tutkuyla sarılan, yüzlerce öğrenciye ışık tutmuş Cumhuriyet kadını bir edebiyat öğretmeninin kızıyım. Çok şanslıydım ki Cumhuriyet’i hissederek, sindire sindire öğrendim, yaşadım. Küçüklere sevgi, büyüklere saygıyla başlayan öğreti, eğitim vurgusuyla devam etti. Dört kız kardeş olarak hep daha fazla çalışmamız, örnek olmamız, kendi ayaklarımız üzerinde durup ülkemize faydalı olmamız öğretildi. İş hayatında da bir kadın olarak ailemden aldığım Cumhuriyet değerleriyle var oldum ve bu sayede erkeklerle çevrili bir dünyada kendimi daha güvende hissettim, diyebilirim. Yayıncılık sektöründe kadınları duyulur, görünür kılma konusunda bana en büyük ilhamı yine Cumhuriyet verdi. Evimizde her zaman milli bayramlar büyük coşkuyla, aktif katılımla kutlandı. Ata’nın kazandıkları, devrimleri hep anlatıldı, hissettirildi. Demokrasiye sahip çıkmanın bir yolu olarak hep seçimlere katılındı, sandıkların sahibi olundu. İtiraf etmeliyim ki bu Cumhuriyet kuşağı bizlerden daha sıkı sahiplendi Cumhuriyetimizi. Bizler çok şanslıyız, 100. Yıla şahitlik ettik ve biraz da hazıra konduk. İkinci yüzyılımıza geçtiğimiz bu dönemde artık hızlanmamız, koşmamız, coşmamız lazım. Artık neden olmaz’ı değil de nasıl olur’u konuşmalıyız. Yüzümüzü geçmişe değil, geleceğe dönmeliyiz. Kadın sorunsalını erkeklerin de meselesi haline getirdiğimizde, cinsiyet eşitliği yolunda büyük adımlar atmış olacağız. Erkek çocuklarımızı bu bilinç ve duyarlılıkla yetiştirmeliyiz. Kadınlarımızı parlamento dahil, her yerde, her konuda ön sıralarda, aktif olarak görmeliyiz. Ülkemizi daha parlak, adaletli bir geleceğe taşımalıyız. Hızlanmalıyız, gençlere daha iyi örnek olmalıyız. Sanatta, bilimde, teknolojide öne çıkmalı, beyin göçünü tersine çevirebilmeliyiz. Hep beraber medeni yaşam standardını yakalamalıyız. Farklılıklarımız fırsatımız olmalı, bu güzel Anadolu’da hepimize, her renge yer var. Daha çok çalışarak ve paylaşarak büyümeliyiz. Norm Ender’in dediği gibi, Parlasın 100 Yaşındaki Cumhuriyetimiz!

    devamını gör
    Gülgün ADIGÜN ÇARKOĞLU
  • Atamızın büyük emaneti olan Cumhuriyetimiz'in 100.yılına şahit olmuş bir nesilde olduğum için gurur ve sevinç duyduğum gibi, Atatürk'ün gölgesi altındaki ilk yıllarına da şahit olamadığım için üzüntü ve özlem duyuyorum. Bu özlem duygum ne zaman aklıma gelse onun "Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir" sözünü hatırlıyorum. Evet onun yüzünü göremesem de onun fikirlerini ve ideallerini benimsediğim için diyorum ki ben onunla tanıştım. Gençliğe Hitabesinde bahsettiği gibi bizi Cumhuriyet'ten koparmaya çalışan birçok iç ve dış düşmanlarla karşılaştığımız bu zamanda ilk yılından 100.Yılına kadar bu ilkeleri benimseyen ve bu asil emanete sahip çıkabilmiş insanlardan biri olduğumu hissediyorum. Daha kaç Cumhuriyet bayramı görebilirim bilmiyorum ama bu 100 yılda olduğu gibi gelecek daha nice 100 yıllarda dahi tüm engellemelere ve hainlere karşı durabilmiş nice Atatürkçü nesiller olacağından da eminim ve bu yüzden içim çok rahat. Nice 100 yıllara.

    devamını gör
    Orhan ÖZDEMİR
  • 100 yıldır olduğu gibi ilelebet payidar kalacak ülkeme: Biz Ata’mızın verdiği vazifeyi layıkıyla yerine getirmek için çabalıyoruz. Fakat bir yerlerde hâlâ hainler mevcut. Onlar daimi istikbalimize göz dikmişlerdir. Bizi hassas noktamız olan memleket sevdası ve din hususlarında adeta zehirlemek için, yılan gibi dolaşmaktadırlar. Yapmamız gereken laiklikten vazgeçmemektir. Kuşaktan kuşağa geçmesi gereken değerimiz; yöneticimiz değil, sadece vatan sevgimiz olmalıdır. Egemenliğimizin kaynağı milletimizdir. Bunu gelecek nesillere aktarmanın hassasiyetine varmalıyız. Cumhuriyet’in ilanının, Türk halkının muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için en büyük adım olduğunu bilmeliyiz. Bu adımdan geri dönmek demek; egemenliğe erişmek için kan, ter döken milli mücadele kahramanlarımızın emeklerini boşa çıkarmak demektir. "Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz’’ deyip yarın gerçekten Cumhuriyet'i ilan eden Mustafa Kemal Atatürk’ten ve silah arkadaşlarından biz razıyız, Allah da razı olsun.

    devamını gör
    Tuğba ŞENSOY
  • Koskoca bir asır geçmiş Türkiye Cumhuriyeti kurulalı, dile kolay. Cumhuriyetle yaşadığım her gün için minnettarım, okula gidebildiğim için, oy kullanabildiğim için minnettarım. Ülkeme olan sevgim benim damarlarımda akıyor, “Memleketim” şarkısını her duyduğumda ağlayışımdan, bu yazıyı yazarken ağlayışımdan belli. Ben daha üniversite eğitiminin başında bir öğrenciyim ve hayat beni nereye sürüklerse sürüklesin, Türkiye dışında başka nerede bulunup okursam okuyayım, her şekilde, ateş topuna döndüğüm an geri döneceğim. Bu ülke sahipsiz değil, burası benim ülkem. Ellerim her zaman uzanacak buraya, Atam rahat uyuyacak.

    devamını gör
    Defne Zeren YÖNDEM
  • Cumhuriyet 100.yılında. Ne mutlu bize ki böyle bir büyük devrimci aydın ve100 yıl sonrasını gören Mustafa Kemal Atatürk'ümüz var. O böyle ileriyi görmeseydi bu memleket çok daha kötü olurdu. Unutturmaya çalıştılar olmadı, bayramları kutlamayı yasakladılar olmadı. Ne mutlu Türküm diyecek daha çok gencimiz var. İçimizde yaşattığımız ATATÜRK sevgimiz hiç bitmesin. Saygıyla ve sevgiyle daha nice yüzyıllara.

    devamını gör
    Necmiye KAYRAK
  • Bu Türkiye’min tek bir onur duyduğu, dünyanın kıskandığı ulu önder Mareşal Mustafa Kemal Paşa ATATÜRK'ü var ve ulu önder atam ve silah arkadaşlarına bu Türkiye’nin borcu var. Bizler bu cumhuriyeti kurup özgürce bir birey olarak yaşıyorsak kimse unutmasın ki Atatürk’ümün sayesinde. Mekânın cennet olsun Atam. Nur içinde yat, şunu herkes iyi bilsin ki dünya döndükçe bu cumhuriyet ilelebet yaşayacak. Saygılarımla. 

    devamını gör
    Hakan BURMABIYIK
  • İMKANSIZI İSTEMEYE CÜRET EDEN KURUCULARA 19 Mayıs 1919’da başlayan ölüm kalım savaşını “Meclis Hükümeti” ile sürdürmek, şüphesiz adı konmamış cumhuriyet kararıydı. O zamanlar, bir anlamda imkânsızı istemekti bu. En büyük projeniz ise, neredeyse yok olmuş bir halkı yeniden var etmekti. Savaşla ve devletin ilgisizliğiyle, tarla sürecek genç nüfusun kalmadığı; onların da harp malulü ya da veremden, sıtmadan hasta olduğu 12 milyona inmiş nüfus. Dört yandan gelen saldırılar… Dahası 1000 yılda 1 yılını savaşsız geçirmemiş, sabanına sarılacak vakit bulamamış bir halka barış sözü verip; “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” dediğinizde... Kim bilir, sizin aranızda bile bunun imkânsız olduğunu düşünenler olmuştur. Şimdi, sağlıklı kadın ve erkeklerden oluşan; modern tarımı sanayisi olan 85 milyonluk ülkeyiz. Eseri geriye doğru silmeye çalışanlar hâlâ mevcut. Yine de Cumhuriyet’in ölümsüz olduğuna ve bizlerin Cumhuriyet’in kazanımlarını koruyacağına yürekten inanıyorum. Müsterih olun!

    devamını gör
    Cüneyt AKMAN
  • Bu kutlu yola "Cumhuriyet Fazilettir" diyerek çıktın. Bize ve geleceğe armağan ettiğin en önemli miraslardan biri de fakatsız Cumhuriyettir. Bizler senin ışığında gitmeye her daim devam edeceğiz büyük Atatürk. "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" sözü bizim için her gün içtiğimiz sudan farksızdır.

    devamını gör
    Yusuf SURAL