ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Yüce Atatürk; Zifiri karanlıkta söküp aldığın Cumhuriyet Güneşini damarlarımızdaki asil kana hapsettin... O kan bizi biz yapandı. Atatürk'ü düşündüğümde denizler, yeşiller, sonsuzluk derim. Mavi gözlerindeki umudu evrendeki her noktada hissederim. Sen Anadolu'nun her hücresi Sen 81 il... Sen yurtta sulh cihanda sulh diyerek dünyada barışı simgeleyen, Sen Türk gencinin kalbisin... Atatürk ilke ve inkılapları bize yol gösteren tek ışık, yönümüzü bulduğumuz pusula, tüm kapıları açan tek anahtardır. Seni anlamak ve seni yaşamak düşüncelerinde var olmak.1000 kelime ile anlatılamayacak kadar derin ve yoğun ki; bu anca hissedilir ve yaşanabilir ama her şeyi tek bir kelime ile açıklarsam Cumhuriyetin bana verdiği bu özgürlük, egemenlik ile Cumhuriyeti halkına emanet eden "ATATÜRK" derim. Bize emanet ettiğin Cumhuriyet kalbimize bıraktığın bu bayrak yürekten yüreğe nesilden nesle ilelebet yaşayacak... Çünkü bu bir sonsuzluk.... Seni seviyorum. Ne mutlu Türküm diyene..!!

    devamını gör
    Neşe BİRDAL
  • Küllerinden yeniden doğan modern bir ülke Türkiye Cumhuriyeti 100 yıllık süreçte ulusal bağımsızlığını elde etmiş, ulusal egemenliğini yönetici sınıfların elinden alarak tüm topluma mâl ettirebilmeyi başarmıştır. Siyasal ve toplumsal yaşamda meydan gelen dönüşümler toplumun birçok kesiminde kabul görmüş ve hayatın her alanında uygulamaya konmuştur. Bu siyasal ve toplumsal dönüşümlerin zamanla toplumun farklı düşünce yapısına sahip kesimleri tarafından eleştirilmeye ve tartışılmaya açılması ile ülkemiz farklı ideolojik ve siyasi grupların ortaya çıkmasını sağlamıştır. Yeni ideolojik ve siyasi grupların kurulması, geçmiş dönemlerde ülkemizin yaşamış olduğu siyasi, iktisadi, toplumsal olaylar sayesinde demokrasi bilincinin yerleşmiş olması Türk toplumu açısından büyük kazanım olarak ülke tarihinde yerini almıştır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına giderken bu demokrasi bilincini toplumun tüm kesimlerine ulaştırabilmek, zihin ve akıl dünyasına yerleştirebilmek en büyük hedefimiz olmalıdır.

    devamını gör
    Berkay TÜRKMEN
  • 42 yaşında, Atatürk’ün izinde bir Cumhuriyet kadını olarak, o kadar çok şey söylemek, yazmak isterim ki! Ama tüm kelime ve sözcükler Atam Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarına olan sevgimi, saygımı ve sonsuz minnetimi anlatmaya yetersiz kalıyor. O kadar şanslıyız ki Atatürk’ümüz ve bizlere armağan ettiği devrimleri ve CUMHURİYETİMİZ var. 100.yılımızın gurur ve sevinci tarifsiz, keşke şuan yaşanan ortam da olmasaydık, layık olduğu muasır medeniyetler seviyesinde ola bilseydik. Her şeye rağmen yolun yolumuz devrimlerin inkılapların ışığımızdır Aram. Çok yaşa CUMHURİYET ilelebet payidar ♥️

    devamını gör
    Bedriye SAĞLAM
  • Atatürk, "biz" demektir. O hepimizin özünde var olan onurlu, özgür, asil bir yaşam arzusunun, en diri fikirlerin sembolüdür. Bitmeyen umut, ayrımsız sevgidir. Bağımsız, refah içinde yaşayan bir millet için tereddütsüz feda edilmiş bir ömürdür. Bu fikirlerin, duyguların kaynağı öyle saf, öyle kuvvetli, öyle zamansızdır ki, yıllar geçtikçe, yok edilmeye çalışıldıkça ekilen tohumlar daha güçlü yeşeriyor. 7'den 70'e hepimizin gönlümüzde coşan sevgi, gözlerimizden taşıyor. Cumhuriyet, eşsiz dehanın en büyük eseridir. Milletine onurlu bir yaşam için sunduğu modeldir. Kimsenin soyuna, sopuna, cinsiyetine bakmadan fırsat eşitliği sunan, bilimin, modern dünyanın, sanatın kapılarını açan, herkesin hakkını veren bir yapıdır. Bu haklar, öyle ileriyi gören bir vizyonla sunulmuştur ki, aradan neredeyse 100 yıl geçmesine rağmen kullandığı hakkın önemini hâlâ kavrayamayanlar var. Atatürk, kalıpları, dogmaları reddeder. Onun değişmez tek bir doğrusu yoktur. Pusulası akıl ve bilimdir. Milletine de bunu öğütler. Milletinin aklına da, yüreğine de güvenir. Cumhuriyetin hedefini muasır medeniyetler seviyesi olarak belirler. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetişsin ister. Türk istiklalini ve Cumhuriyeti ilelebet muhafaza ve müdafaa etme görevini Türk gençliğine verir. Kan gölüne dönen, ateş çemberi coğrafyada, genç cumhuriyetin en güçlü zırhlarından biri, "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesi olacaktır. 100 yıldır bölgede ve dünyada olup bitenlere baktığımızda ülkemizin nelerden korunduğunu görüyoruz. Cumhuriyetin 100. yılında Atatürk'ün vizyonunun, hayallerinin gerisindeyiz. Bunda hepimizin sorumluluğu var. Ancak umutsuzluk yok. Dualite dünyasında her şey zıddıyla görünür. Okun daha ileri gitmesi için yayın geri çekilmesi gerekir. Yeter ki hedefimizi unutmayalım. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Bu uğurda muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

    devamını gör
    Sema BİNGÖL
  • Bu dünya düzeninde 100. yılımızı kutlayıp ikinci yüzyıla vardığımız bu dönemde, Bu vatanın neden zorluklarla Yüzyıl önce inşasına başlamış olduğunu daha iyi kavrayabilmemiz gerekiyor! Bu kutlu mutlu günü büyük bir coşkuyla kutladık. Birlik olduk, Sevgi seli olduk, Yollara taştık... Türkiye'nin dört bir yanında coşkuyla kutladık! Kimimiz atamızın huzuruna çıktı, Ziyaretine gitti. Kimimiz gerçekleştirilen coşkulu kutlamalara katıldı. Kimimiz çalıştığı yerden kalben o kutlamalara katıldı. Kimimiz evinden çıkamadı, ekranlardan seyretti, coşkuyla kalben o kutlamalara katıldı! Herkesin içinde o coşkuyla birlikte tek bir düşünce belirdi eminim: Türkiye Cumhuriyeti ilelebet kıyamete kadar Payidar kalsın! Bu birlik beraberliği her daim ayakta tutmak hepimizin elinde! Gelecek nesillere daha iyi bir Türkiye Cumhuriyeti inşa etmek boynumuzun borcu! Birlik beraberlik içinde laikliğe sahip çıkmalıyız. Özgürlüğün simgesi Laiklik! Ve Atamız Mustafa Kemal Atatürk ilkelerinin izinden ayrılmamak.

    devamını gör
    Hicran ERTÜL
  • Bu yıl Cumhuriyet'in 100. yıl dönümünde kızım Sude Suna sordu, "Anne sen de mektup yazdın mı, hiç kaçırmazdın?" dedi... Yazmadığıma çok üzüldüm...şimdi yazıyorum...Ben Türk olmaktan gurur duyuyorum. İnşallah ileride torunlarım bu yazıyı okurlar...Sonsuza dek Mustafa Kemal Atatürk'ün izindeyiz... Bu vatanın toprakları kolay kazanılmadı... Bunu hiç unutmayın evlatlarım, torunlarım.., İlelebet bu Türk tarihindeki topraklar böyle kalacaktır. Bizler Türk'üz ve bundan gurur duyuyoruz... Ne mutlu Türküm diyene... Ülkemi çok seviyorum... Başka bir Türkiye yok... sevgili kızlarım MÜBERRA TORUN VE SUDE SUNA TORUN'UN çocukları ya da bundan sonraki gelen ve hiç tanıma imkânım olmayacak torunlarım, sizleri seviyorum... Siz benim canımsınız, kanımsınız. Rabbim sizleri hep mutlu etsin... Bu dünya bir gölgelik kadar kısa... Hiçbir şeyi kafanıza takmayın. Hep mutlu olun, sağlığınıza dikkat edin ve bu ruhta bir büyükannemiz varmış, bu dünyadan geçmiş diye hep gurur duyun.

    devamını gör
    Emel TORUN
  • 100 yıldır olduğu gibi ilelebet payidar kalacak ülkeme: Biz Ata’mızın verdiği vazifeyi layıkıyla yerine getirmek için çabalıyoruz. Fakat bir yerlerde hâlâ hainler mevcut. Onlar daimi istikbalimize göz dikmişlerdir. Bizi hassas noktamız olan memleket sevdası ve din hususlarında adeta zehirlemek için, yılan gibi dolaşmaktadırlar. Yapmamız gereken laiklikten vazgeçmemektir. Kuşaktan kuşağa geçmesi gereken değerimiz; yöneticimiz değil, sadece vatan sevgimiz olmalıdır. Egemenliğimizin kaynağı milletimizdir. Bunu gelecek nesillere aktarmanın hassasiyetine varmalıyız. Cumhuriyet’in ilanının, Türk halkının muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için en büyük adım olduğunu bilmeliyiz. Bu adımdan geri dönmek demek; egemenliğe erişmek için kan, ter döken milli mücadele kahramanlarımızın emeklerini boşa çıkarmak demektir. "Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz’’ deyip yarın gerçekten Cumhuriyet'i ilan eden Mustafa Kemal Atatürk’ten ve silah arkadaşlarından biz razıyız, Allah da razı olsun.

    devamını gör
    Tuğba ŞENSOY
  • Atatürk ve Cumhuriyet, yüreğimde sıcacık bir sevgiyle yanıp tutuşan iki kutsal değerdir. Atatürk'ün vizyonu ve Cumhuriyetimizin ışığı, sadece geçmişin değil, aynı zamanda geleceğin rehberidir. Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ne en büyük armağanlarından biri de kadınlardır. "Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir’’ diyerek kadının toplum ve medeniyet içindeki yerini takdir etmiştir. Türk kadınına her zaman güvenerek toplumda hak ettiği yere gelebilmesi için öncü olmuştur. Bugün Cumhuriyetimizin 100. yılında ben bir Türk kadını olarak, Atatürk'ün görünür kılınması için verdiği mücadelesini temsil etmekten gurur duyuyor ve bu mirası taşımanın sorumluluğunu hissediyorum. Ayrıca voleybol branşındaki başarılarımız yoluyla, geniş kitlelere ulaşarak Cumhuriyet’in temel değerlerini yüceltmeyi amaçlıyoruz. *Cumhuriyetin Işığında Voleybolun Rolü Cumhuriyet dönemi, sosyal eşitlik ve kadın hakları konusunda önemli adımların atıldığı bir dönemdir. Her alanda kadınların varlığı belirginleşmeye başlamıştır. Atatürk’ün sporu ve sporcuyu desteklemesi, aynı zamanda kadınların toplumda daha etkin bir rol oynamasını teşvik etmiştir. Voleybol, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin herkesin katılımına açık bir spor dalı olması nedeniyle, kadınların spor yapma ve rekabet etme hakkını spor alanlarında daha görünür kılmıştır. Bu bilinçle voleybol sahalarında sergilediğimiz başarılarla genç kızlara örnek olmayı ve onları spora teşvik etmeyi hedefliyoruz. Benim hikâyemde spor, Cumhuriyet’in özgürlük, eşitlik, adalet gibi değerlerini sahaya taşımanın bir yolu haline geldi. Voleybol, sadece bir oyun değil, aynı zamanda Atatürk’ün mirasını yaşatma ve Cumhuriyet’i temsil etme aracı oldu. Her vuruşumda, sahadaki varlığımı Cumhuriyet’in ışığında hissediyorum. *Olimpik Sporcu Apoleti: Uluslararası Temsilin Gururu Bu süreçte, Olimpik Sporcu Apoleti'ni taşıma şansına eriştik. Uluslararası arenada ülkemizi temsil etmek, sadece sporcu olarak değil, aynı zamanda Atatürk'ün izindeki kadınlar olarak da büyük bir gurur kaynağı oldu. Bu apolet, sadece bireysel bir başarı değil, aynı zamanda ülkemizi dünya sahnesinde temsil etmenin sorumluluğunu taşımak anlamına geliyor. Spor toplumların aynasıdır ve sembolik olarak kültürel bir elçidir. Bu bağlamda Olimpik bir sporcu olarak; ülkemizi yalnızca müsabık değil aynı zamanda bir kültür köprüsü oluşturma görevini de temsil ettiğimizin bilincindeyiz. *Spor, Kadın Hakları ve Toplumsal Değişim Günümüzde kadın hakları; özellikle sporda 100 yıllık varoluş mücadelesinin sonunda gelinen noktada, geleneksel toplumsal normların dışında bir gelişim göstermektedir. Spora eşit katılım ve erişim ile gelen ve özellikle kadınların başarıları ışığında toplumda genel bir bilinçlenme ve değişim sürecini tetiklemiştir. Bu doğrultuda ben “Mavi Şimşek” olarak Cumhuriyet’in ışığında voleybolun gücünü kullanarak, kadın haklarına olan inancımı ve toplumsal değişimde etkili olma misyonunu taşıyorum. Kız çocuklarına, sporun sadece bir aktivite olmanın ötesinde, bir toplumu değiştirme aracı olabilecek güce sahip olduğunu göstermek istiyorum. *Atatürk'ün İzindeki Kadınlar Olarak Sorumluluk Cumhuriyetimizin 100. yılında, bir Türk kadını olarak, bir Cumhuriyet kadını olarak, milli bir voleybolcu olarak, Cumhuriyetin değerlerini sadece saha içinde değil, aynı zamanda günlük hayatımızda da yaşatma sorumluluğunu taşıyoruz. Sporun görünen yüzünün ötesinde, toplumsal değişimin birer temsilcisi olarak sorumluluklarımızın farkındayız ve bu yolda her bir adımımız Cumhuriyetimizin ışığını daha da parlak kılma gayretiyle atılıyor. Sorumluluklarımızın bilinci, Atatürk'ün sevgisi ve Cumhuriyetimizin gücüyle, daha nice 100 yılların kadınlarına ilham olmayı sürdüreceğiz.

    devamını gör
    Meryem BOZ
  • Canım ATAM, Neler düşündün, ne zorluklar aştın, neler planladın ve ne güzel gerçekleştirdin... Senin bir fotoğrafın, senin bir sözün, yahut sana ait herhangi bir sey karşıma çıktığında mutluluktan, gururdan gözyaşlarıma hiçbir zaman engel olamıyorum. Her daim "iyi ki"miz olarak var olacaksın.

    devamını gör
    Funda ERDEM