
ULUS, CUMHURİYET'İNE
SESLENİYOR

Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923 gününde her yılın 29 Ekim gününü Cumhuriyet bayramı olan Türk milletine armağan etmiştir ve "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" demiştir. Bu kutlu yola "Cumhuriyet Fazilettir" diyerek çıktın. Bize ve geleceğe armağan ettiğin en önemli miraslardan biri de fakatsız Cumhuriyettir. Bizler senin ışığında gitmeye her daim devam edeceğiz.
devamını görSoydan ARAS
29 EKİM 1923'ten bugüne 100 yıl geçmiş. Bu döneme denk gelmiş hayatım için çok mutlu ve gururlu hissediyorum. Yüzyılda ilerleyişin ve bağımsızlığın ilelebet devam etmiş olmasından dolayı çok mutluyum ve devam etmesi için kanımın son damlasına kadar çalışacağım. Daha nice nice yüzyıllara, ne mutlu Türküm diyene! Bugün için minnettar olduğumuz kurucumuza, Sayın ATAM'a ve bugünlere gelmemize destek olan tüm liselerimize teşekkür ederim. İyi ki doğdun Cumhuriyet!
devamını görElif BÜYÜKKALKAN
Cumhuriyetimize sahip çıkmak en büyük görevimiz olmalı…. Bu millet cumhuriyet için çok kanlar döktü…. Ve biz onu koruyan olmalıyız…. Çocuklarımız için…. Naz için… Ada için…. Defne içi….
devamını görAslı ÖZ
Sevgili Cumhuriyet, Sana minnettarım! Sana baktığımda neler görüyorum biliyor musun? Ataların önemini, geleneğin gücünü, mayanın belirleyiciliğini ve nicelerini. Sen kimlerin mirasısın? Biz kimlerin temsilcileriyiz? Çok güzeliz çok… Tarihimizle, bugünümüzle, DNA’mızla çok güzeliz. Evet kabul bazı şeyleri elimize yüzümüze bulaştırdık, bazı işlerde çuvalladık ama biliyor musun hep yeniden başladık ve geleceğimize yürümeye devam ettik. Takılıp kalmadık hiçbir realitenin içinde. Senin sofrandan şampiyonlar çıktı, bilim insanları çıktı, sanatçılar çıktı. Senin için çalışan, senin değerlerinle yaşayan, seni geleceğe taşıyan milyonlarca insan çıktı. Senin sokaklarında âşık olduk, senin sokaklarında boylarımızı uzattık, senin sokaklarında oyunlar oynayıp senin sokaklarında şen kahkahalar attık, çok ama çok güzel şarkılar çaldık sokaklarında. Bil ve kıvanç duy! Ben biliyor ve bizimle kıvanç duyuyorum. Ey kendini gerçekleştirmelerin Cumhuriyet’i! Bil, ebediyet makamı seninle… Biz, seninle!
devamını görSerda Kranda KAPUCUOĞLU
Cumhuriyet özgürlüktür, yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.
devamını görDerya ŞİŞLİ
Bu Türkiye’min tek bir onur duyduğu, dünyanın kıskandığı ulu önder Mareşal Mustafa Kemal Paşa ATATÜRK'ü var ve ulu önder atam ve silah arkadaşlarına bu Türkiye’nin borcu var. Bizler bu cumhuriyeti kurup özgürce bir birey olarak yaşıyorsak kimse unutmasın ki Atatürk’ümün sayesinde. Mekânın cennet olsun Atam. Nur içinde yat, şunu herkes iyi bilsin ki dünya döndükçe bu cumhuriyet ilelebet yaşayacak. Saygılarımla.
devamını görHakan BURMABIYIK
İzmir’in bir kıyı kasabasında, asırlık bir zeytin ağacının gölgesinde yazıyorum bu mektubu sana… Ben o günleri görmedim ama o gördü. Ondan mıdır bilmem, Cumhuriyet’e mektup yazıyorum dediğimde, bir yel esti ve avuçlarıma zeytin dalı düşüverdi. Barışın simgesi zeytin dalı. O an anladım. Cumhuriyet, barıştı. Cumhuriyet karanlığı aydınlığa taşıyan bir güneşti. Bağımsızlık Türk Milletinin karakteriydi ve tarih boyunca hep bir şekilde küllerimizden tekrar tekrar doğmayı bilmiştik. Ama seçtiğimiz yönetim şekilleriyle hep acıyla son bulan bir destanın parçası olmaktan kaçamamıştık. Neyse ki; bu makûs talihimizi değiştirecek kahraman içimizdeydi. O aydınlığa bakan masmavi gözleriyle Türkün karakterine uygun, bizi ilelebet yaşatacak yönetim biçimini ilan etti. CUMHURİYET… Cumhuriyet sen, benim atalarımın kanı, benim ve nesillerimin nefesisin. Sen, benim karakterimsin. 100. Yılın kutlu olsun. Bu yüz yaşında bedenimle, diğer yüz yaşlarında ruhumla gülümseyeceğim sana. Nice yaşlara…
devamını görGül KABACAOĞLU
Cumhuriyetimizin ilk yüzyılını, birçok hayalin gerçeğe dönüştüğü, başarılarla dolu, olağanüstü bir dönem olarak geride bırakarak, yeni yüzyıla daha büyük hedefler, tükenmeyecek bir iyimserlik ve umutla başlıyoruz. Başarılarımızı kutlarken, onları kalıcı kılacak; yeni başarılar için hepimize ilham verecek fikirleri aramaya da devam ediyoruz. Yirminci yüzyılın başlarında, pek çok ulustan önce vatandaşlıkta eşitliğin, sosyal hak ve adaletin, laikliğin, akıl ve bilimin, modernleşmeyle çağdaş medeniyete giden yolun kapılarını açan Cumhuriyetimizi, özgürlük, refah ve mutluluğun çok daha arttığı, adilce paylaşıldığı bir yer olarak korumayı ve geliştirmeyi ortak sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Türkiye hiç kuşkusuz yeni ve güçlü hikâyelerin yaratıldığı son derece bereketli bir coğrafya üzerinde bulunuyor. Güçlü bir yeni hikâye konusunda bugün henüz tam olarak hayal ettiğimiz noktada olmadığımızı düşünebiliriz. Ama arayışımız da çabamız da içinden geçtiğimiz güç koşullara rağmen sürecek. Karşı karşıya olduğumuz koşullar nasıl olursa olsun, geleceğin bugünden çok daha iyi olacağına duyduğumuz inançla çalışacağız. Başarısını, “yarattığı toplumsal değer ile ölçen” kurucumuz Merhum Nejat Eczacıbaşı’nın inanç ve heyecanı, bugün de hepimizin “ruhuna canlılık ve ilham” veriyor. Türkiye’nin girişimcilik potansiyeline ve iyi yetişmiş insan gücüne dayanan bir atılımla, karşılaşacağı güçlükler ne olursa olsun, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında daha da ayrıcalıklı bir konuma gelebileceğine inanıyoruz. Geçmişte olduğu gibi, gelecek kuşakların da kendi başarı hikâyelerini yazmaya devam edeceğine koşulsuz bir güven duyuyoruz. Hayallerimize ve yeni başarı hikâyelerimize demokrasimizin ve ortak aklı aramayı mümkün kılan ifade özgürlüğünün güç ve cesaret verdiğini biliyoruz. Bu vesileyle bugün ülkemizin ulaştığı noktayı mümkün kılan başta Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları olmak üzere, Cumhuriyet hayaline ortak olmuş tüm paydaşlarımızı bir kez daha saygı ve minnetle anıyorum.
devamını görBülent ECZACIBAŞI
100 yıl sürdü, 1000 yıl da sürecek. Türkiye Cumhuriyeti ebediyen devam edecek!
devamını görMehmed EMİN
