ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Sevgili Atatürk! Bir kadın olarak bu yüzyıla yakışır bir yaşam sürüyorsam bu sizin kurduğunuz Cumhuriyet sayesindedir. Bize armağan ettiğiniz bu yönetim şeklinin ilelebet sürmesi için yaşamım boyunca elimden gelen tüm çabayı göstermeye söz veriyorum.

    devamını gör
    Zeynep EVİRGEN
  • Bir kadın olarak okuyabildiysem O'nun sayesinde.. Bir kadın olarak çalışabiliyorsam O'nun sayesinde.. Bir kadın olarak oy kullanabiliyorsam O'nun sayesinde.. Cumhuriyet'imizi koruyabildiğimiz ve Mustafa Kemal Atatürk'ün aziz hatırasını yaşatabildiğimiz nice yıllara! Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun!

    devamını gör
    Damla YILDIZ
  • Sevgili Atam; Sen beni ayakta tutan gurur, sen benim adil yanım, sen eşitliğim, sen taşı toprağısın memleketimin. Ben bunca zaman yürüdüğü yolu senin izinden gitmiş, küçük bir ağacım sadece. Gövdesi sağlam, fırtınaya karşı dimdik duran, rüzgârda tohumlarımı yeniden topraklara karıştırıp seni yeniden çoğaltan. Filizler de büyüyecek, yetişecekler bize ve bir bakmışsın koca bir orman yaratmışız senden. Öyle bir orman ki çakmak çaksan yanmayacak. Budasalar inadına gürleşecek dallar. Ve dökseler beton üzerimize, yine de kök salacak ve gövdesi sonsuzluğa dayanacak. Tıpkı senin gibi yok olmayacak, olamayacak sonsuz bir orman. İçimize çektikçe o nefesi, hayat daha da anlamlı olacak. Sevgili Atam bu teşekkür, bu minnet, bu hasret sana. Sen benim egemenliğim, bağımsızlığımsın. En güzel evim, vatanımsın. Kurduğun Cumhuriyet'in izinde, ışığında 100 yıldır seninle aydınlandık ve sonsuza dek aydınlanmaya devam edeceğiz. Bu meşale elden ele geçmeye devam edecek ve Cumhuriyet ilelebet payidar kalacak.

    devamını gör
    Fatma DEMİR
  • Ey Ulu Atatürk, Seni hiç görmedim. Seni hiç duymadım. Başımı okşarken ellerini hiç hissetmedim. Oysa ne çok isterdim dünyanın bir ucundan altın madalyamla geri döndüğümde, onu heyecanlı bir çocuk gibi sana göstermeyi. Masmavi gözlerinde benimle aynı heyecanı ve mutluluğu görmeyi. Aferin kızım dediğini duymayı… Olsun. Bir zamanlar bu topraklarda yaşadığını, savaştığını, bir ulusu ayağa kaldırmak için oradan oraya koşturduğunu bilmek, seni sevmek ve seni yaşamak için yetiyor bize. Senin kararlılığın, disiplinin ve başardıkların, her antrenmanda ve her yarışmamda önümde uzayan kulvara ışık oluyor. Ey yüce Cumhuriyet, Nice 100 yaşlarımız olsun! Büyük Türk milletinin sporda, bilimde, sanatta, teknolojide kutlayacağı nice zaferlerle dolu olsun. Geride bıraktığımız 100 yılda çok zorlukla karşılaştık, ama yılmadan devam ettik ve çok yol kat ettik. Şanlı zaferler kolay kazanılmıyor biliyoruz. Emek istiyor, fedakârlık istiyor, kararlılık istiyor. Ben, Sümeyye Boyacı, ülkesine yüzme branşında ilk Dünya ve Avrupa madalyalarını kazandırmış profesyonel bir sporcu olarak bununla yetinmediğimi açıkça söylüyor, ülkeme daha çok gurur yaşatmak için eskisinden fazla emek vereceğime, daha çok fedakârlık edeceğime ve kararımdan dönmeyeceğime söz veriyorum. Ey güzel ülkemin güzel insanları, Karanlığın boğuculuğu üzerimize çöktüğünde, gözlerimize perde çektiğinde, toparlanıp ayağa kalmak ve perdeleri yırtıp atmak için ihtiyacımız olan şey çok da uzağımızda değil. İnsan gelişirse toplum gelişir. Mesleğimiz ve hedeflerimiz ne olursa olsun, en iyisini başarmak için çabalayalım ve Atamızın bize mirası olan, muasır medeniyetler seviyesine erişmeye daha çok gayret gösterelim. Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda halihazırda mevcut zaten. Sevgilerimle,

    devamını gör
    Sümeyye BOYACI
  • “Cumhuriyet özgürlük, insanca varlık yolu” “Çıktık açık alınla 10 yılda her savaştan” diye başlayan o şahane marşı ne çok severiz. Ama ben “Müjdeler var yurdumun toprağına taşına” diye başlayan 50. Yıl Marşı’nı ayrı bir severim. Belki 50. yılda çocuk olduğum ve 50. Yıl’daki kutlama coşkusunun tanığı olduğum için; yalnızca tanığı da değil kutlamada görevim de olduğu için. Haftalar öncesinden öğretmenlerimiz Cumhuriyet 50. Yıl rontunu hazırlamak üzere eşit sayıda kız ve erkek öğrenciyi belirleyip boylarına göre eşleştirdiler. Şehirdeki müzik ve beden eğitimi öğretmenleri de ortak çalışarak bir koreografi belirledi. Ben de o öğrencilerden biriydim. Başladık çalışmalara. Tabii kıyafetler de dikildi. Teyzem terziydi zaten, evde diktik benimkini. Kızlar üçe bölünmüştü; yeşil, mavi ve pembe kumaşlardan volanlı eteklerimiz ve yeleklerimiz vardı, kenarları sutaşlarıyla işliydi. Benimki yeşildi. Beyaz da bluzlar giyecektik. Erkekler ise siyah takım giyecekti. Günlerce büyük bir heyecanla hazırlanıp, 15-20 dakikalık rontumuzu sunduk. Burdurlular alkışlarla şahane bir ilgi göstermişti rontumuza. Burdur’da 1973 yılı, 29 Ekim’inde Gazi İlkokulu’nda Cumhuriyetimizin 50. Yılı’nı coşkuyla kutladık. Ben 50. Yıl Marşı’nın “toprağına taşına” müjdesine neşelenirdim; “kurduna kuşuna” diye de ilave ederim içimden. Ama en çok “Cumhuriyet özgürlük, insanca varlık yolu” dizelerini severim. Çünkü “özgürlük” ve “insanca varlıktır” Cumhuriyet’i Cumhuriyet yapan. Bugün bilirim ki bizler Anadolu’nun küçük bir ilinde o gün ront yaparken, ülkenin başka yerlerinde 50 yıla gelene dek, insan yapımı ne acılar, felaketler yaşanmıştır. Ve o günden bugüne gelene dek, 50 yılda daha ne acılar yaşanacak ve yaşatılacaktır. Bu yüzden Cumhuriyet’in ikinci asrına girerken, özgür bir ülke için canlarını veren isimsiz ve isimli kahramanlara borcumuz, insan yapımı felaketlerle artık Cumhuriyet’imize söz söyletmemek, halel getirtmemektir. Geçmişe borcumuz, gelecek kuşaklara teminatımızdır. Cumhuriyet herkes için, tıpkı 9 yaşındaki bir kızın rengârenk hatırası kadar huzurlu ve neşeli olmalıdır. Dizenin devamındaki gibi, Cumhuriyet Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolundan sapmamaktır.

    devamını gör
    Melda ONUR
  • Sevgili Cumhuriyet, Bugün tam 100 yaşındasın.Kalbim kıpır kıpır içim coşkuyla dolu.Seni sonsuza dek yaşatabilmek için bizden sonraki nesillere ne kadar önemli olduğunu tekrar tekrar anlatıyoruz.İnanıyorum ki nice 100 yıllar göreceksin. Canım ATAM , bugün bu topraklarda özgür, ayakları yere basan, kendi fikirlerini korkmadan ifade edebilen bir kadın olarak yaşayabiliyorsam, hepsi senin sayende. Sana sonsuz minnet ve saygılarımı sunuyorum. Daima izinde yaşayacağıma ve seni yaşatacağıma söz veriyorum. Nice 100 yılları hep birlikte coşkuyla kutlayacağız. YAŞASIN CUMHURİYET...

    devamını gör
    Gülsemin AKMAN
  • Saltanat nedeniyle ihmal edilmiş köylü Anadolu’ndan “çağdaş Türkiye” inşa etmiş Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Ruhu şad olsun. Atatürk ilkelerine sadık kalmış ve bu ilkelerle çocuklarını büyüten, eğiten ebeveynlerimizin bize verdiği sorumluluk birlikte yaşadığımız bu topluma hizmet etmek… İçinde yaşadığımız bu toplumda Atatürk’ün devrimleriyle sağlanan ve kadınlara verilen haklarla kadın-erkek eşitliği, insan hakları, adalet ve özgürlüğün olduğu, güvenlik içinde, özetle çağdaş yaşam Atatürk’ün bizlere armağan ettiği Türkiye Cumhuriyeti'nin özüdür. Saltanat nedeniyle ihmal edilmiş Anadolu insanını yanına katarak yaptığı mücadele, kelimelerle bile ifadesi çok zor bir meydan okumadır. Elde edilen, içinde yaşadığımız bu Cumhuriyet doğada bize nefes veren bir ağaçtır. Rahat nefes almamızı sağlayan bu koca ağacı yaşatmak bizim boynumuzun borcudur. Şimdilik yaşı 100 olan bu ağacımızın yaşı insan yaşıyla kıyaslanamayacak ölçüde çok gençtir ve ömrü sonsuz olmalıdır ve olacaktır tüm insanlık için. 

    devamını gör
    Öznur Sevim EVRANOSOĞLU
  • “Her eğitimli kadının bu Cumhuriyet’e borcu var.”
    Prof. Dr. Türkan Saylan

    Biricik Atatürk;

    Bu yıl Cumhuriyetimizin 100. yaşını kutluyoruz, ne büyük gurur… Bugün sayenizde bu özgür topraklarda yaşayan bir kadın olarak size ve bu vatan için kanıyla canıyla savaşan tüm atalarımıza bir kez daha teşekkür edebilmenin kıvancını yaşıyorum…

    Duygularımı sorarsanız: İnat, umut, kimi zaman değişmeyen bazı huylarımıza kızgınlık, bugün daha ileride olmayışımıza duyduğumuz üzüntü ama en çok liderimiz Atatürk’e, size, artan büyük bir hayranlık…

    1920’ler ve 30’larda dünyada faşizm yükselirken, sizin sayenizde ülkemizde kültür devrimi yaşanıyordu. Onca imkânsızlık ve cehalete rağmen ama en önemlisi az sayıda insanla yaptıklarınız mucize gibi... Cumhuriyet’i kurduğunuzda okuma yazma oranı yüzde 5 bile değilken, kızları söylemiyorum bile, bugün bu ülkenin büyük çoğunluğu eğitimli insanlardan oluşuyor. Öte yandan 100 yıl sonra size bu mektubu yazarken, Türkiye için düşlediklerinizin çok çok gerisinde olmaktan mahcubiyet ve üzüntü duyuyorum… Ve fakat tıpkı sizin dediğiniz gibi, “Umutsuz durumlar yoktur. Umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.” Hiç merak etmeyin, emanetinizin bekçisiyiz.

    Sevgili Atatürk, sizin bilime ve kadına verdiğiniz önemi biliyoruz. Ve son yıllarda yaşadıklarımızdan sonra artık hem sizin hem devrimlerinizin değerini çok iyi anladığımıza inanıyorum. Keşke bedeli bu kadar ağır olmasaydı… Ben kendi adıma devrimlerinizi ve kadına verdiğiniz kıymeti kitaplarımla gelecek nesillere aktarmayı görev bildim. Çünkü bir ülkede kadın özgürse o ülke de özgürdür, ileridir. Kurduğunuz Cumhuriyet, kadını özgürleştirmekle kalmamış, çoğu ülkedeki hemcinslerimizden önce haklarına da kavuşturmuştu. Ondan öncesi hayvanların sayılıp kadınların sayılmadığı topraklarda kapalı kapıların ardında çarşaf altında hapis bir hayat demekti… Dünyada çağdaşınız olup da sizden başka kadına gerçekten bu kadar değer veren başka bir lider bilmiyorum. Size minnettarım.
    Kadına varoluş hakkı verdiği için kadın devrimidir Cumhuriyet. Tam da bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti, ikinci yüzyılında bilimin ışığında ve kadınların ellerinde yükselen bir ülke olacaktır.

    Yaşasın Cumhuriyet!

    devamını gör
    Özlem ÖZDEMİR
  • Bizlere emanet edilen CUMHURİYET ilelebet payidar kalacaktır. 75. yılını da yaşadım. 100.yılını da yaşıyorum. Ne mutlu bana… Ne mutlu Türküm diyene.

    devamını gör
    İnci ALTINTAŞ