ULUS, CUMHURİYET'İNE

SESLENİYOR   

  • Karanlık zamanlar aydınlıkla buluşmak için güneşe ihtiyaç duyar, bu yüzden de Cumhuriyet’e sahip olmak yetmez. Cumhuriyet'i, Cumhuriyet gibi yaşamak ister. Atamızın adımları adımlarımız, Cumhuriyet ise kanatlarımız olsun.1 asır geçti... Sıra 100 asır, 1.000 asır, 10.000 asırlarda... Duraksasa bile ilerleyen uygarlık tarihinde, Yaşasın Cumhuriyet'in 100. Yılı!

    devamını gör
    Özlem YAKAR
  • Sevgili Cumhuriyet, özellikle biz kadınlar için önemin daha da büyük. Senin kıymetini senin varlığını tam yaşayamamış hemcinslerim tam ifade edemeyebilir. İzmirli bir kadın olarak, son yıllarda yaşanan, kadını sadece eşya ya da cinsel obje gören bu yönetim zihniyetini 100 yıl önce görüp, bizlere Cumhuriyet'i armağan eden ve bu uğurda kanlarını döken Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını; cepheye mermi taşıyan, bayrak diken, aş yapan tüm kadınlarımızı rahmet ve minnet ile anıyorum. Cumhuriyet bayrağını aynı bilinçle benden sonra gelecek kuşaklara vermek için bu uğurda ne yapmak gerekirse yapan ve yapabilecek bir Cumhuriyet kadını olarak, YAŞASIN CUMHURİYET...

    devamını gör
    Tayibe ERLERTÜRK
  • Şu an özgürce kadın işletmeci olarak işimi yapabiliyorsam, arabamı özgürce kullanıp özgürce tek başıma tatile çıkabiliyor, yemeğe gidebiliyorsam, Atam sayende. Cumhuriyet'in hak, hukuk, adalet, laiklik ilkeleriyle yönetildiği bir ülkede 100 yıldır Müslüman olarak yaşayabiliyorsam, Atam sayende. Sen rahat uyu Atam. Biz değerlerine çocuklarımızla torunlarımızla daha büyük bir güç olarak sahip çıkacağız.

    devamını gör
    Gaye Münire GÜNGÖR
  • Atatürk'ü anmadan Cumhuriyet kutlaması olur mu? Cumhuriyet, mavi gözlü devin bu ülkeye atmış olduğu tohumdur. Hepimiz bu tohumdan serpildik, dal olduk. Arada (özellikle son 20 yıllık süreçte) hastalıklı dallar çıkmış olsa da o dalları kesip Cumhuriyet ağacımızı daha da büyüteceğiz/yücelteceğiz.... YAŞASIN CUMHURİYET.. İLELEBET....

    devamını gör
    Temel KAPLAN
  • SEN DOĞMADAN BİRAZ ÖNCE CUMHURİYET Mektuba seni seninle anlatarak başlamam icap eder. Bir ideal veya kurtuluş reçetesi olarak devlet aygıtından ve yönetim biçiminden medet ummak tuhaf kaçabilir. Bu her ne kadar kâğıt üstünde sapmadan uzak bir okuma gibi görünse de, bu toprakların hakikat ve yaşam arasında kurduğu asırlık bilinci yok saymak pek akla yatkın değil. Cumhuriyeti ve getirdiği ikbali görmemek, halk inkılâplarına dair doğru bir okuma da getirmiyor. Cumhuriyet tam da bu yüzden bir devlet aygıtından ve yönetim şemasını biçimlendirmekten çok daha öte anlamlar taşıyor. Issız bir adada bulunduğunuzu ve sahil hattından alabildiğine uzanan ufuk çizgisine hâkim olduğunuzu varsayın. Önünüzde etraflıca dizdiğiniz taşlar ve ortasında ısınmanızı sağlayacak olan çıra parçaları... Ateş harlanmalı, harlanmalı ki ısınabilesiniz. Isınmadan ufuk çizgisine bakıp düşleyemezsiniz. Çıra bol olsun, bol olsun ki sonrasında yemek pişirebilesiniz. Aç kaldıkça başınızı kaldırmanız güçleşecek ve karşıya bakamayacaksınız. Cumhuriyet işte bu metaforun tam ortasında tutuşan ilk kıvılcım. Sizi ısıtan, doyuran ve ufka bakıp idealinize erişmeyi denemenizi sağlayan bir miras. Biraz öncesinde ise harp sahasında yürekte yanmış. O kıvılcım, kıymetli bir ideali ve itirazı fark edip uzak diyarlardan saldırıya geçenlere karşı, yokluğun ve hiçliğin ortasında savaşanlara kalkan olan har. Bu bakiye, kuruluş yılları itibarıyla salt bir kıvılcım da değil... O ufuk çizgisinin de ta kendisi. Hem yurttaş hem de özgür birey olma haline tasvir edilen bilincin aynası. Cumhuriyet iyi ki var, yaralarını onaracak ve onu kaybetme tehlikesiyle yoğrulanlara tekrar bir kıvılcım sunacak. Mustafa Kemal Atatürk bir ideali ve kurtuluş reçetesini aklına yazıp imzaladığında, onunla birlikte kıvılcımı harlayan bilinçlerin içinde var oldu. Bu daimi nefer olma hali, Cumhuriyet için ne aygıt ne de yönetim biçimi, bizatihi sathı müdafaa üzerinden bir incelemeyi hak ediyor. Satıh vatandır, çizgisi tam da sensin; Cumhuriyet. Bir başka yüzyıla açılan kapıda, senin muvaffakiyetini taçlandıracak patikayı Kocatepe'den Meclis'e adım adım öğrendik... Cumhuriyet var ol; yaralarını ve yamalarını onaracak bilinç, Samsun'a sen doğmadan biraz önce ayak basan bir büyük neferin mirası.

    devamını gör
    Can COŞKUN
  • Canım Atam, zorluklar içinde geçen birkaç yıl yaşadım ülkemiz gibi ama içimden seni hiç eksik etmedim. Artık şikâyet etmiyorum, biliyorum ki sen bir kere bile şikâyet etmedin, bir kere bile küsmedin, insanını hep sevdin. Şimdi yaşadığım tüm zorluklara rağmen ben de şikâyet etmemeyi, insanımı sevmeyi seçiyorum. Birlik olacağımıza olan inancımı senin cesaretinden alıyorum, seni çok seviyorum. Evladın Sinem.

    devamını gör
    Sinem ÖZEN
  • Özlem, sevgi ve saygı ile andığımız Atamızın en büyük armağanı olan sen, sevgili Cumhuriyetimiz! 100. yılımız kutlu olsun. Sonsuza dek bizimle olman dileğiyle...

    devamını gör
    Bilge TOBAL
  • Özgürlüğümüzün ve hürriyetimizin kolay kazanılmadığı bu topraklarda, Cumhuriyet, yeni nesle daha çok anlatılmalı ki ilelebet yaşasın. Bu refah, huzur dolu yaşamı, Mustafa Kemal'in önderliğinde tüm imkânsızlıklara rağmen inancını yitirmeden mücadele eden, aziz şehitlerimize ve nice isimsiz kahramanlara borçluyuz. Bizlere düşen de daha çok çalışıp daha çok üretip, daha bağımsız ekonomi ile bunu sürdürebilmek. Yüce rabbim bu topraklarda bir daha İstiklal Marşı yazdıracak günler yaşatmasın.

    devamını gör
    Nihal Hande TATLI
  • Saygıdeğer Gelecek Nesil, Bu mektubu, Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılını kutladığımız bu özel günde yazıyorum. Umarım, bu satırları okuyan sizler, ülkemizin bugünkü güzelliklerini ve başarılarını yaşayan ve daha da ileri taşıyan nesiller olursunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bağımsızlık ve özgürlük için cesurca mücadele ettiler ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken büyük fedakârlıklarda bulundular. Bu sebeple; Cumhuriyetimiz, bizim için büyük bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak ve onu daha da yüceltmek görevimizdir. Kendi adıma, Cumhuriyetimizin değerlerine, laikliğe, demokrasiye, insan haklarına ve eşitliğe olan inancımı her zaman koruyacağımı ve savunacağımı taahhüt ediyorum. İki kızımın da aynı emaneti gururla taşıyacağına inanıyorum ve onlara da bu sorumluluğu aktaracağım. Unutmayın; "Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır." Ne Mutlu Türk'üm Diyene ! Saygı, Sevgi, Muhabbetlerimle.

    devamını gör
    Gökay DÜZAY